İçeriğe geç

Ders BT.11 · Paralel Hatlar

İnci Küpeli Kız

Bu bir portre değilse nedir?

BT Bir Tablo, Bir Hikâye

2.101 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · Animasyon, 10 dk video senaryosu · Herkes

  • tronie
  • Türk usulü giysi
  • aynasal parıltı
  • vasiyetle bağış
  • tipleme

Öğrenme hedefi

Johannes Vermeer'in Lahey'deki Mauritshuis'te bulunan İnci Küpeli Kızının neden bir portre olarak değil, bir «tronie» olarak yapıldığını, yüzyıllar boyunca hangi adlarla anıldığını ve bugünkü ününe nasıl ulaştığını açıklayabileceksin. Tronie kavramını bir sipariş portresinden ayırabilecek; resmin 1881'deki satışından müzeye bağışlanmasına uzanan yolunu anlatabilecek; incinin ve türbanın resimde ne işlev gördüğünü ve «Türk usulü» giysinin dönemin Avrupa'sında neyi ifade ettiğini tartışabilecek; kompozisyonun gözü yüz, inci ve türban arasında nasıl dolaştırdığını çizebilecek ve bir tip olarak kurulmuş bir yüzün tenini boyarken gerçek bir modelin gözleminden neden vazgeçmemek gerektiğini değerlendirebileceksin.

Kanca

Bu bir portre değilse nedir?

Karanlık bir fonun önünde genç bir kadın, omzunun üstünden bize döner. Dudakları hafifçe aralanmıştır, gözleri doğrudan bize bakar. Başında mavi ve sarı kumaştan sarılmış bir türban, kulağında ışığı yakalayan iri, damla biçimli bir inci vardır. Yüzü o kadar canlıdır ki, bir anlığına onu tanıdığımızı düşünürüz. Ama kim olduğunu bilmiyoruz: adı hiçbir belgede yazılı değildir, bu resmi kimin ısmarladığı da bilinmez. Belki de hiç kimse onu bir portre olarak ısmarlamadı. Bu yüz gerçek bir kişinin mi, bir hayalin mi, yoksa ressamın bir yüz türü üzerine yaptığı bir alıştırmanın mı?

Bağlam

Lahey'deki Mauritshuis müzesinde asılı tuval, beklenenden çok daha küçüktür: yalnızca 44,5 × 39 cm. Kaynaklara göre resim yaklaşık 1665 tarihlidir, «IVMeer» imzasını taşır ama tarihsizdir; 1902'den beri Mauritshuis'in koleksiyonundadır. Vermeer, Delft'te yaşamış ve kaynaklara göre bugün kendisine atfedilen yalnızca otuz beş kadar resim bırakmış bir ressamdır; resimlerinin çoğu, bir odanın içinde, pencereden gelen ışıkla aydınlanan kadınları gösterir.

İnci Küpeli Kız bu resimlerin arasında sıra dışıdır. Bir oda, bir pencere, bir masa ya da bir uğraş yoktur; yalnızca bir baş, bir omuz ve karanlık bir fon vardır. Figür bizi seyrettiğimiz bir anın içinde değil, bize doğrudan dönmüş olarak gösterilir. Bu yakınlık, resmin bugün dünyanın en tanınan imgelerinden biri hâline gelmesinde büyük rol oynar.

Ana anlatım

Portre değilse nedir?

Tronie (tronie), on yedinci yüzyıl Hollanda'sında, belirli bir kişinin benzerliğini kayda geçirmek için değil, bir yüz tipini, bir ifadeyi, bir karakteri ya da ilginç bir giysiyi incelemek ve satmak için yapılan baş ya da yarım boy resimlerine verilen addır. Bir sipariş portresinde model ücreti öder ve kendisinin tanınmasını ister; bir tronide ise model çoğu zaman adsızdır ve resim, açık piyasada, bir yüz ya da bir kostüm çalışması olarak satılır. Kaynaklara göre İnci Küpeli Kız bu türün bir örneğidir.

Resmin tarihi de bunu destekler. Kaynaklara göre Vermeer'in ölümünden sonra, 1676'da hazırlanan envanterde «Türk usulü boyanmış iki tronie» kaydı vardır; bu resmin onlardan biri olabileceği düşünülür. 1696'da Amsterdam'daki bir satışın kataloğunda, «antik giysiler içinde, olağanüstü ustalıklı bir tronie» diye betimlenen bir resim de, kaynaklara göre bu eser olabilir. Resim Mauritshuis'e geldikten sonra Türbanlı Kız adıyla anıldı; bugünkü İnci Küpeli Kız adı ise kaynaklara göre 1990'larda yerleşti.

Modelin kimliği bu yüzden hâlâ tartışmalıdır. Kaynaklara göre bazı yazarlar onu Vermeer'in büyük kızı Maria olarak görmüştür; başka bir sanat tarihçisi, ressamın başlıca hamisinin kızı olabileceğini öne sürmüştür; başkaları ise onun gerçek bir kişi değil, hayalî bir figür, bir kâhin kadın ya da Kutsal Kitap'tan bir karakter olabileceğini düşünür. Bu önerilerin hiçbiri kanıtlanmış değildir. Tipleme (typification), bir figürün, belirli bir bireyi değil, bir yaşı, bir karakteri, bir duyguyu ya da bir toplumsal türü temsil edecek biçimde genelleştirilerek resmedilmesidir. Tronie bu tiplemenin bir aracıdır: resim, kim olduğundan çok, nasıl göründüğüyle ilgilenir.

İki gulden otuz sentlik bir başyapıt nasıl müzeye girdi?

Vasiyetle bağış (bequest), bir kişinin ölümünden sonra mülkünün bir bölümünü, vasiyetnamesiyle belirli bir kişiye ya da kuruma bırakmasıdır. Kaynaklara göre resim 1881'de Lahey'de bir açık artırmada, koleksiyoncu Arnoldus Andries des Tombe tarafından yalnızca iki gulden ve otuz sentlik bir alıcı payıyla satın alındı. Satın alma, Vermeer'in nadir eserlerinin yurt dışına satılmasını önlemeye çalışan sanat tarihçisi Victor de Stuers'in öğüdüyle yapılmıştı. Kaynaklara göre resim o sırada kötü durumdaydı ve boya katmanının bazı bölümleri yüzeyden ayrılmıştı.

Des Tombe'nin mirasçısı yoktu. Kaynaklara göre ölümünden sonra, 1902'de, vasiyetiyle bu resmi ve başka resimlerini Mauritshuis'e bağışladı. Resim böylece, bir müzayedede neredeyse değersiz görülen bir tuvalden, bir ulusal müzenin en değerli eserlerinden birine dönüştü. Hollanda'nın işgal altında kaldığı savaş yıllarında resim, kaynaklara göre önce müzenin altındaki bomba sığınağında, sonra Maastricht yakınlarındaki mağaralarda saklandı ve kurtuluşa kadar orada kaldı.

Sonraki yüzyılda resmin ünü hızla büyüdü. Kaynaklara göre 1994'te yapılan restorasyon, renklerdeki ince ayrımları ve kızın izleyiciye yönelen bakışının yakınlığını yeniden görünür kıldı. Resim uzun yıllar dünyanın farklı müzelerinde sergilendi ve 2014'ten beri, kaynaklara göre, kalıcı olarak Mauritshuis'te kalıyor.

İnci ve türban neyi anlatıyor?

Aynasal parıltı (specular highlight), parlak ve pürüzsüz bir yüzeyde ışık kaynağının doğrudan yansıdığı, çoğu zaman küçük, keskin ve en açık değerdeki ışık noktasıdır. İnci, resimde birkaç fırça dokunuşundan oluşur: üst kısımda bir aynasal parıltı, alt kısımda beyaz yakanın incinin yüzeyine yansıyan soluk ışığı. Kaynaklara göre incinin bir dış çizgisi ve onu kulağa asacak bir kancası yoktur; göz, bu birkaç ışık lekesinden bir inciyi kendisi kurar. Kaynaklara göre 2014'te Hollandalı bir astrofizikçi, parıltının biçimine, damla biçimine ve boyutuna bakarak bu küpenin bir inciden çok cilalı kalaydan yapılmış olabileceğini öne sürdü. Soru açık kalmıştır; ama resim, bir nesnenin kimliğini ışığın nasıl yansıdığıyla belirlediğimizi gösterir.

Türk usulü giysi (Turkish-style dress), 1500'ler ve 1600'lerin Avrupa'sında, Osmanlı İmparatorluğu'yla yapılan savaşların, ticaretin ve diplomatik ilişkilerin etkisiyle moda hâline gelen, türban, kaftan ve benzeri giysilerin, çoğu zaman gerçek Osmanlı giysisinden çok Avrupalı bir hayal gücüyle yeniden yorumlanmasıdır. Kaynaklara göre Vermeer'in ölümünden sonraki envanterde anılan «Türk usulü» tronieler bu modaya bağlanır. Kızın başındaki türban, bir Osmanlı kadınının gerçek başörtüsünü değil, Delftli bir ressamın egzotik bulduğu bir kumaş düzenlemesini gösterir. Türbanın koyu mavisi, kaynaklara göre Afganistan'dan getirilen lapis lazuli taşından yapılan pahalı doğal ultramarin pigmentiyle boyanmıştır.

Bu giysi, yüzü sıradan bir Delft sokağından alıp zamansız ve uzak bir yere taşır. Aynı zamanda, bir Avrupalının «Doğu»yu nasıl hayal ettiğini de kayda geçirir. Türkiye'den bakan bir izleyici için bu türban, bir kültürün başka bir kültürce nasıl kostüme dönüştürüldüğünü görmenin küçük ama açık bir örneğidir.

Göz yüzde nasıl dolaşır ve bu ten kime aittir?

Resmin iskeleti basit ve güçlüdür. Yüz, tuvalin dikey ekseninin biraz sağında durur; omuz, sol alttan yukarı doğru bir çapraz çizer; türban tepede, sarı kumaşın ucu ise başın arkasından aşağıya sarkar. Başın dönüşü, omzun çaprazıyla birlikte bir S hareketi kurar. Göz çoğu izleyicide önce gözlere, sonra aralık dudaklardaki küçük ıslak parıltıya, oradan inciye iner. İnciden yakanın beyazına, sonra yukarıya, türbanın mavisine çıkar ve yeniden yüze döner. Karanlık fon, bu dolaşmayı hiçbir şeyin bölmediği bir sessizlik sağlar.

Kaynaklara göre yüz ve kumaşlar büyük ölçüde toprak boyalarla, doğal ultramarinle, kemik ve kömür siyahıyla ve kurşun beyazıyla boyanmıştır. Yüzün ışık alan yanı açık ve sıcak bir ten tonunda, gölgedeki yanı ise yumuşak ve serin geçişlerle kurulmuştur; burun ile yanak arasındaki sınır neredeyse görünmez. Kaynaklara göre yüzde kaş bulunmaması ve fonun düz görünmesi, uzun süre Vermeer'in gerçek bir kişi değil, idealleştirilmiş ya da soyut bir yüz boyadığı düşüncesine yol açtı. Oysa 2018'deki teknik araştırma, göz kapaklarında ince kirpiklerin boyanmış olduğunu gösterdi ve kaynaklara göre araştırmacılar, Vermeer'in gerçek bir mekânda gerçek bir kişiyi boyadığı sonucuna vardı.

Bu, ten boyama için önemli bir derstir. Bir yüzü bir tip olarak, bir karakter ya da bir düşünce olarak resmetsen bile, tenini gerçek bir kişinin gözleminden kurmak onu canlı tutar. Tronie adsızdır, ama teni hayalî değildir. Bugün bir tronie ya da bir karakter başı yaparken, modelin tenini, ister solgun ister esmer, ister zeytinimsi ister koyu olsun, bir kalıbın ya da bir güzellik idealinin rengine çevirmek yerine, onun kendi ışık ve gölge geçişleriyle boyamak, figüre hem bir tipin genelliğini hem de bir insanın varlığını birlikte verir.

Uygulama

Bu çalışma, bir tronie gibi adsız bir yüz yaparken bile tenin gerçek bir insanın gözleminden gelmesinin, yüze nasıl bir canlılık kattığını kendi elinle görmeni amaçlar.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışResmi bir sipariş portresi sanmak.
Doğrusu

Kaynaklara göre bu bir tronie, yani belirli bir kişinin benzerliği için değil, bir yüz tipi için yapılmış bir resimdir.

Yaygın yanlışModelin kimliğini kesin olarak bildiğimizi söylemek.
Doğrusu

Önerilen adların hiçbiri kanıtlanmamıştır.

Yaygın yanlışTürbanı gerçek bir Osmanlı giysisi sanmak.
Doğrusu

«Türk usulü» giysi, Avrupalı bir hayal gücüyle yeniden yorumlanmış bir moda ve kostümdü.

Yaygın yanlışAdsız ya da tipleştirilmiş bir yüzün tenini bir kalıba göre boyamak.
Doğrusu

2018 araştırmasına göre Vermeer gerçek bir kişiyi boyadı; tip bile gözlemden beslenir.

Kapanış

Bu bir portre değilse nedir? Kaynaklara göre bir tronie: belirli bir kişinin benzerliğini değil, bir yüz tipini, bir ifadeyi ve «Türk usulü» bir giysiyi inceleyen, açık piyasada satılmak üzere yapılmış bir baş resmi. Adı yüzyıllar içinde değişti, modelinin kimliği hiç kesinleşmedi. 1881'de iki gulden ve otuz sente satın alındı, 1902'de vasiyetle Mauritshuis'e bağışlandı, savaşta sığınaklarda ve mağaralarda saklandı ve sonunda dünyanın en tanınan yüzlerinden biri oldu. İnci, birkaç aynasal parıltıdan kurulmuş bir ışık oyunudur; türban, Avrupa'nın Osmanlı'yı nasıl hayal ettiğinin bir izidir. 2018'de bulunan ince kirpikler ise, adsız bir tipin bile gerçek bir insanın gözleminden doğduğunu hatırlatır. Ödevde gözden dudağa, inciye ve türbana uzanan döngüyü ve omzun çaprazını çizerek, bu küçük tuvalin gözü nasıl tuttuğunu göstereceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
TronieTronieBelirli bir kişinin benzerliği için değil, bir yüz tipi ya da ifadesi için yapılan baş resmi
Türk usulü giysiTurkish-style dressAvrupa'da Osmanlı etkisiyle moda olan, Avrupalı hayal gücüyle yeniden yorumlanmış türban ve kaftanlar
Aynasal parıltıSpecular highlightParlak bir yüzeyde ışık kaynağının doğrudan yansıdığı küçük ve en açık ışık noktası
Vasiyetle bağışBequestBir kişinin ölümünden sonra mülkünü vasiyetnamesiyle bir kişiye ya da kuruma bırakması
TiplemeTypificationBir figürün bir bireyi değil, bir karakteri ya da türü temsil edecek biçimde genelleştirilmesi

Ödev

Eserin kompozisyon iskeletini çiz ve göz yolunu işaretle.

  1. Resmin neredeyse kare çerçevesini küçük bir kâğıda çiz ve yüzü bir oval, türbanı üstte bir yarım daire, omzu sol alttan yukarıya uzanan bir eğri olarak yerleştir.
  2. Başın dönüşüyle omzun çaprazının birlikte kurduğu S hareketini tek bir akıcı eğriyle göster.
  3. Gözler, dudaklardaki parıltı, inci, yaka ve türban için beş küçük nokta koy; bakışının bu beş nokta arasında dönüp dolaştığı yolu, kapalı bir döngü olarak çiz ve döngünün en çok hızlandığı yeri bir çift çizgiyle vurgula.
  4. Çiziminin yanına, karanlık fonun bu döngüyü nasıl koruduğunu ve gözün neden resmin dışına kaçmadığını anlatan iki cümle yaz.

Kendini değerlendir

  • Kompozisyon: Yüzün, türbanın ve omzun yerlerini ve onları bağlayan S hareketini resimdeki düzene uygun çizdin mi?
  • Değer (Ton): Beş noktanın her birinin, karanlık fonun karşısında ne kadar açık olduğunu değerlendirdin mi?
  • Kenar ve Ayrıntı: İncinin dış çizgisi olmadan, yalnızca parıltılarla okunduğunu çiziminde gösterebildin mi?
  • Bitmişlik ve Sunum: Döngünün yönünü ve en hızlı bölümünü okunur biçimde işaretledin mi?

Kendini sına

1. Tronie nedir?

  • A) Bir evlilik belgesi.
  • B) Belirli bir kişinin benzerliği için değil, bir yüz tipi ya da ifadesi için yapılan baş resmi.
  • C) Bir sunak panosu.
  • D) Bir manzara resmi türü.

2. Kaynaklara göre resim 1881'de ne kadara satın alındı?

  • A) İki gulden ve otuz sentlik bir alıcı payıyla.
  • B) Bir milyon gulden.
  • C) Bin altın.
  • D) Hiç satılmadı.

3. Kaynaklara göre Vermeer'in ölümünden sonraki envanterde hangi kayıt vardı?

  • A) «Bir kraliçenin portresi.»
  • B) «İnci küpeli bir kız.»
  • C) «Türk usulü boyanmış iki tronie.»
  • D) «Bir deniz manzarası.»

4. İnci resimde nasıl kurulmuştur?

  • A) Keskin bir dış çizgiyle ve bir kancayla.
  • B) Gerçek bir incinin tuvale yapıştırılmasıyla.
  • C) Altın varakla.
  • D) Dış çizgisi olmadan, birkaç aynasal parıltı ve yansımayla.

5. 2018 araştırmasında bulunan kirpikler ten boyama için neyi hatırlatır?

  • A) Adsız ya da tipleştirilmiş bir yüzün bile gerçek bir modelin gözleminden beslenmesi gerektiğini.
  • B) Kaşların her zaman boyanması gerektiğini.
  • C) Tenin yalnızca tek bir renkle boyanabileceğini.
  • D) Tronielerin hiç ten içermediğini.

Cevaplar

  1. B — Bir tronide model çoğu zaman adsızdır ve resim açık piyasada satılır.
  2. A — Satın alma, Vermeer'in eserlerinin yurt dışına satılmasını önlemek isteyen de Stuers'in öğüdüyle yapıldı.
  3. C — Bu resmin o iki tronieden biri olabileceği düşünülür.
  4. D — Göz, bu birkaç ışık lekesinden bir inciyi kendisi kurar.
  5. A — Araştırmacılar Vermeer'in gerçek bir mekânda gerçek bir kişiyi boyadığı sonucuna vardı.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: 1676 envanterindeki «Türk usulü iki tronie» satırından 1881 müzayedesine ve 1902 bağışına uzanan zaman çizgisi.
  • Özgün animasyon: incinin önce yalnızca iki parıltıya indirgenmesi, sonra gözün onu yeniden bir inci olarak kurması.
  • Özgün animasyon: aynı yüzün bir güzellik kalıbının tek rengiyle ve gerçek bir modelin sıcak ve serin geçişleriyle boyanmış iki hâlinin yan yana gösterilmesi; farklı tenlerde karşılaştırma.

Sonraki derse köprü

Vermeer'in kızı, karanlık bir fonun önünde sakin ve ışıklı bir yüzle bize döner. Yüz elli yıl sonra, Madrid yakınlarında, yaşlı ve sağır bir ressam kendi evinin duvarlarına bambaşka yüzler boyadı: karanlığın içinden çıkan, dehşet ve delilik taşıyan, kimse görsün diye yapılmamış imgeler. Bunların en ünlüsünde, gözleri fal taşı gibi açılmış bir dev, kendi çocuğunu yer. Sonraki derste Goya'nın Oğlunu Yiyen Satürn'ünü ve ressamın evinin duvarlarına neden kâbuslar boyadığını ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 · Kanca (animasyon). Karanlık fondan dönen yüz; türban ve inci; soru ekranda.
  • 0:50–1:50 · Bağlam (görüntü). Mauritshuis; küçük tuval; Vermeer'in az sayıdaki resmi.
  • 1:50–3:40 · Tronie (animasyon). Portre ile tronie farkı; 1676 envanteri ve «Türk usulü»; değişen adlar; tartışmalı kimlik.
  • 3:40–5:20 · İki gulden otuz sent (animasyon). 1881 müzayedesi; de Stuers ve des Tombe; 1902 bağışı; savaş yılları.
  • 5:20–7:20 · İnci ve türban (animasyon). Aynasal parıltı; kancasız inci; Türk usulü giysi ve Avrupa'nın Doğu hayali; ultramarin.
  • 7:20–9:30 · Yüz, döngü ve ten (animasyon). S hareketi; gözden inciye döngü; kirpikler ve gerçek model; tipte bile gözlemden gelen ten.
  • 9:30–10:00 · Kapanış (animasyon). Yüz karanlıkta kalır, yalnızca inci parlar.