Öğrenme hedefi
Leonardo da Vinci'nin Milano'daki Santa Maria delle Grazie manastırının yemekhanesine yaptığı Son Akşam Yemeği'nin hangi anı gösterdiğini, on iki havarinin nasıl gruplandığını ve resmin yapıldığı günden bu yana başına gelenleri açıklayabileceksin. Leonardo'nun seçtiği dramatik anı ve havarilerin tepkilerini kompozisyonun iskeleti üzerinde gösterebilecek; resmin neden bu kadar erken bozulduğunu ve bozulmanın ilk tanıklarını anlatabilecek; kapı açılmasından bombardımana uzanan insan kaynaklı hasarları sıralayabilecek; 1999'da biten restorasyonun neyi geri getirdiğini ve neden tartışıldığını değerlendirebilecek ve bir figürün yüzünü gölgede bırakmanın, ten rengini ahlaki bir anlamla yüklemekten nasıl ayrılması gerektiğini tartışabileceksin.
Kanca
Yapıldığı gün çürümeye başlayan başyapıt
1517'de, Leonardo henüz hayattayken, Milano'yu ziyaret eden bir din adamı yemekhanedeki büyük duvar resmini gördü ve onun bozulmaya başladığını not etti. On beş yıl sonra bir başka ziyaretçi, çocukken gördüğü resmin artık bulanık ve renksiz olduğunu yazdı. 1550'lerde Giorgio Vasari, figürlerin tanınamadığını, geriye bir leke yığını kaldığını söyledi. Resim yalnızca yarım yüzyılda bu hâle gelmişti. Ama bugün, dünyanın en çok tanınan resimlerinden biri olarak, her gün kısa ziyaret dilimleriyle izleyicilerini kabul ediyor. Neredeyse yok olmuş bir resim, nasıl olup da bu kadar güçlü bir imge olarak kaldı?
Bağlam
Milano'daki Santa Maria delle Grazie manastırının eski yemekhanesinde, odanın bir ucundaki duvarın tamamını yaklaşık 460 × 880 santimetrelik bir resim kaplar. Resim, Milano dükü Ludovico Sforza'nın kiliseyi ve manastırı yenileme programının bir parçası olarak ısmarlandı ve kaynaklara göre 1495 ile 1498 arasında yapıldı. Leonardo, taş duvarı bir hazırlık katmanıyla kaplayıp bu kuru yüzeye temperayla boyadı; bu deneysel yöntem, freskin tersine, boyanın duvara sağlam tutunmasını engelledi.
Resimde, uzun bir masanın arkasında, izleyiciye dönük oturan on üç kişi vardır: ortada İsa, iki yanında altışar havari. Arkalarında üç pencereli bir duvar, pencerelerden görünen açık bir manzara ve iki yanda, derinliğe doğru uzanan duvar halıları. Masanın alt ortasında, resmin içine açılmış kemerli bir kapı boşluğu durur. Bu boşluk Leonardo'nun değil, resmin sonraki hayatının bir izidir.
Ana anlatım
Leonardo hangi anı seçti?
Dramatik an (dramatic moment), bir hikâyenin en yüksek gerilim noktasının, bir olayın hemen öncesinin ya da hemen sonrasının seçilerek, izleyicinin hikâyenin geri kalanını o tek andan çıkarabileceği biçimde resmedilmesidir. Son Akşam Yemeği, manastır yemekhaneleri için geleneksel bir konuydu; birçok ressam onu ya ekmeğin ve şarabın kutsandığı ayin anı olarak ya da sakin, sıralı bir yemek sahnesi olarak göstermişti. Leonardo ise, İncil'deki anlatıma göre İsa'nın «İçinizden biri bana ihanet edecek» dediği anın hemen sonrasını seçti.
Bu cümle masada bir dalga gibi yayılır. Havariler şaşkınlıkla ellerini kaldırır, birbirine döner, kimi geri çekilir, kimi öne eğilir, kimi göğsünü göstererek «ben mi?» diye sorar gibidir. İsa ise bu hareketin ortasında, kollarını masaya doğru açmış, sakin ve hareketsiz durur. Onun durgunluğu ile çevresindeki hareket arasındaki karşıtlık, resmin temel gerilimini kurar.
Üçlü gruplama (grouping in threes), bir kalabalık figür grubunun, ritim ve okunurluk sağlamak için üçerli küçük birimlere ayrılmasıdır. Leonardo on iki havariyi dört gruba ayırır: İsa'nın iki yanında ikişer üçlü. Her üçlü kendi içinde bir hareket ve tepki birimi oluşturur ve gruplar birbirine kollar, eğilen omuzlar ve bakışlarla bağlanır. İsa'nın arkasında üç pencere vardır; kollarını açmış bedeni ise tabanı masada olan bir üçgen oluşturur. Tek kaçış noktalı perspektifin kuralına uygun olarak tavan kirişlerinin ve duvar halılarının derinlik çizgileri İsa'nın başında birleşir; göz bu yüzden her dolaşmadan sonra merkeze döner.
Leonardo'nun bir yeniliği de Yahuda'nın yeridir. Pek çok eski resimde Yahuda, masanın öbür yanında, izleyiciye yakın ve diğerlerinden ayrı oturtulurdu. Leonardo onu öbür havarilerle aynı yana, İsa'nın sağındaki gruba yerleştirdi. Yahuda'yı onu çevreleyenlerden ayıran, oturduğu yer değil, duruşu ve ışıktır: geriye doğru çekilmiş bir beden, elinde sıkıca tuttuğu bir kese ve gölgede kalan bir yüz.
Neden yapıldığı gün çürümeye başladı?
Leonardo'nun duvara tempera ile, kuru bir hazırlık katmanı üzerine çalışması, ona yavaş ve düşünerek çalışma, bir figürü defalarca değiştirme olanağı verdi. Aynı seçim resmin kısa ömrünün de nedeni oldu. Boya, freskte olduğu gibi sıvanın içine işleyip duvarın bir parçası olmadı; duvarın üstünde ince bir kabuk olarak kaldı. Yemekhanenin nemi, duvarın arkasındaki mutfaktan geldiği aktarılan buhar ve mevsimlerin sıcaklık değişimleri, bu kabuğun kalkmasına ve pul pul dökülmesine yol açtı.
Bozulmanın tanıkları erken tarihlidir. 1517'de, resmin bitişinden yirmi yıl bile geçmeden, boya pul pul kalkmaya başlamıştı. 1532'de Gerolamo Cardano, kaynaklara göre resmi çocukken gördüğü hâline kıyasla bulanık ve renksiz bulduğunu yazdı. Vasari 1556'da, yani resmin bitişinden altmış yıl bile geçmeden, onu figürlerin tanınamadığı bir leke yığını olarak betimledi. On altıncı yüzyılın ikinci yarısında ressam ve yazar Gian Paolo Lomazzo ise resmin tamamen harap olduğunu söyledi.
Erken kopya (early copy), bir eserin, özgün hâli henüz görece iyi korunmuşken, çoğu zaman sanatçının çevresinden ya da yakın kuşağından biri tarafından yapılmış tıpkı ya da yakın kopyasıdır. Son Akşam Yemeği'nin bugün kaybolmuş ayrıntıları, büyük ölçüde bu kopyalardan bilinir. Kaynaklara göre on altıncı yüzyıldan kalan ve bugün Belçika'daki Tongerlo Manastırı'nda korunan tuval üzerine yağlı boya bir kopya, özgün resimde artık görülemeyen pek çok ayrıntıyı gösterir. Restoratörler de, kayıp bir alanı yorumlarken, bu tür kopyalara başvurur.
İnsanlar resme ne yaptı?
Resmin başına gelenlerin bir bölümü doğanın değil, insanların işiydi. 1652'de, figürler zaten tanınmaz hâldeyken, duvara resmin alt ortasından bir kapı açıldı; kapı sonra yeniden örüldü, ama bıraktığı kemerli iz bugün de görülür. Kaynaklara göre erken kopyalar, İsa'nın ayaklarının bu bölgede, yaklaşan çarmıha gerilmeyi anıştıran bir duruşta olduğunu gösterir; o ayaklar kapıyla birlikte kayboldu.
Yeniden boyama (overpainting), bir eserin hasar görmüş ya da solmuş alanlarının, sonraki bir ressam ya da onarımcı tarafından özgün boyanın üstüne yeni boya sürülerek doldurulmasıdır. On sekizinci yüzyılda resim iki kez büyük ölçüde yeniden boyandı; kaynaklara göre bu onarımlardan biri, havarilerin üçü dışında bütün yüzlerini yeniden boyamışken kamuoyunun tepkisiyle durduruldu. 1796'da yemekhane, Fransız birliklerince cephanelik ve ahır olarak kullanıldı; askerlerin resme taş attığı, merdivenlere çıkıp havarilerin gözlerini kazıdığı aktarılır. 1800'de şiddetli bir yağmurun ardından odayı su bastı. 1821'de resmi duvardan bütün olarak sökmek için bir uzman çağrıldı; kaynaklara göre deneme resmin bir bölümüne zarar verince bırakıldı.
En büyük tehlike ise İkinci Dünya Savaşı'nda geldi. 15 Ağustos 1943'te yemekhane, müttefik uçaklarının bombardımanında vuruldu; odanın bir bölümü yıkıldı. Resmin önüne yerleştirilmiş kum torbaları duvarı şarapnel parçalarından korudu; ama kaynaklara göre sarsıntı da resme zarar vermiş olabilir. Yıkılmış bir odanın içinde, açıkta kalmış bir duvar ve üstünde yarı silinmiş bir başyapıt kaldı.
Bugün baktığımız resim ne kadar Leonardo'nun?
Restorasyon (restoration), bir eserin bozulmasını durdurmak, önceki onarımların zararlı eklerini gidermek ve özgün malzemeyi olabildiğince korunmuş ve okunur hâle getirmek için yapılan bilimsel ve uygulamalı çalışmadır. Son Akşam Yemeği'nin en kapsamlı restorasyonu, 1978'de başladı ve Pinin Brambilla Barcilon'un yönetiminde yirmi bir yıl sürdü. Restoratörler kir ve kirlilik katmanlarını temizledi ve on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda sürülen boyaları kaldırdı. Resim 28 Mayıs 1999'da yeniden izleyiciye açıldı.
Temizlik, resmin geri kalanından daha az boya ortaya çıkardı; özgün katmanın büyük bölümü yüzyıllar önce dökülmüştü. Kaynaklara göre kayıp alanlar, özgün olmadıklarını belli edecek ama göze fazla batmayacak yumuşak ve donuk renklerle dolduruldu. Restorasyonun ardından renkler, tonlar ve hatta bazı yüzlerin biçimi, izleyicilerin alıştığı eski görüntüden belirgin biçimde farklılaştı ve bu durum sanat tarihçileri arasında ciddi bir tartışma yarattı. Resmi başka bir yere taşımak mümkün olmadığı için, yemekhane iklimi denetlenen kapalı bir mekâna dönüştürüldü; kaynaklara göre ziyaretçiler önceden randevu alarak ve yalnızca on beş dakika içeride kalabiliyordu.
Bugün baktığımız yüzler, bu yüzden katman katman bir tarihin toplamıdır: Leonardo'nun kalan boyası, kayıp alanları dolduran nötr renkler ve eski kopyalardan öğrenilen ayrıntılar. Bu, ten için de geçerlidir. Havarilerin yüzlerinde bugün gördüğümüz sıcak kahverengiler, kızılımsı ve zeytinimsi tonlar, özgün paletin kalıntılarıdır, ama her yüzde aynı oranda korunmamıştır.
Yahuda'nın yüzü ise özellikle dikkatle okunmalıdır. Onun yüzü, çevresindekilerden farklı olarak gölgededir ve bu gölge onu diğerlerinden ayırır. Bu, ışıkla kurulan bir ayrımdır, ten rengiyle değil. Sanat tarihinde kötülüğü ya da ihaneti koyu tenle, iyiliği ve saflığı açık tenle eşleyen imgeler uzun süre üretildi ve bu eşleşme gerçek insanlara karşı önyargıları besledi. Bir figürü gölgede bırakmak ile bir insanın tenini ahlaki bir yargının taşıyıcısı yapmak arasındaki farkı görmek, hem bu resmi doğru okumak hem de bugün figür boyarken bu eski alışkanlığı sürdürmemek için önemlidir. Farklı tenlerden figürler boyarken, ışığın ve gölgenin dramatik işlevini, tenin kendisinden ayrı düşünmek gerekir.
Uygulama
Bu taslak, dramatik bir anın gruplarla nasıl kurulduğunu ve bir yüzü gölgede bırakmanın, o kişinin ten rengini değiştirmekten nasıl ayrıldığını kendi elinle görmeni amaçlar.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışResmi fresk sanmak.
Leonardo kuru bir hazırlık katmanı üzerine tempera ile çalıştı; boya duvara işlemedi ve bu yüzden erken dökülmeye başladı.
Yaygın yanlışBugünkü görüntüyü tamamen Leonardo'nun elinden çıkmış sanmak.
Özgün katmanın büyük bölümü kayboldu; kayıp alanlar restorasyonda nötr renklerle dolduruldu.
Yaygın yanlışAlttaki kemerli boşluğu kompozisyonun bir parçası sanmak.
Bu iz, 1652'de duvara açılan ve sonra örülen bir kapıdan kalmıştır.
Yaygın yanlışYahuda'nın gölgedeki yüzünü onun ten rengi gibi okumak.
Leonardo onu ışıkla ayırır; bir figürü gölgede bırakmak ile bir teni ahlaki yargıyla yüklemek aynı şey değildir.
Kapanış
Neredeyse yok olmuş bir resim nasıl bu kadar güçlü bir imge olarak kaldı? Önce, Leonardo'nun seçtiği anın gücüyle: İsa'nın ihaneti duyurduğu cümlenin ardından masaya yayılan tepkiler, dört üçlü gruba ayrılmış ve merkezde hareketsiz bir figüre bağlanmış hâlde, yüzyıllardır okunabiliyor. Sonra, onu hatırlayan ve kopyalayanlar sayesinde: kuru duvara yapılan resim 1517'de dökülmeye başladı, Vasari'nin zamanında bir leke yığınına dönüştü; ama erken kopyalar kaybolan ayrıntıları taşıdı. Bir kapı resmin alt ortasını kesti, yeniden boyamalar yüzleri değiştirdi, askerler ve su onu yaraladı, 1943'te kum torbaları onu bombardımandan korudu. 1999'da biten yirmi bir yıllık restorasyon, geriye kalan özgün boyayı ortaya çıkardı ve kayıpları saklamadan gösterdi. Ödevde dört grubu, merkezdeki üçgeni ve kaçış noktasına koşan çizgileri bir şemaya indirerek, harap bir yüzeyde bile ayakta kalan yapıyı kendi elinle ortaya çıkaracaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Dramatik an | Dramatic moment | Bir hikâyenin en yüksek gerilim noktasının seçilerek, geri kalanının o andan okunacağı biçimde resmedilmesi |
| Üçlü gruplama | Grouping in threes | Kalabalık bir figür grubunun ritim ve okunurluk için üçerli birimlere ayrılması |
| Restorasyon | Restoration | Bozulmayı durdurup zararlı ekleri gideren ve özgün malzemeyi koruyup okunur kılan çalışma |
| Erken kopya | Early copy | Bir eserin özgün hâli görece korunmuşken yapılmış, kayıp ayrıntıları taşıyabilen kopya |
| Yeniden boyama | Overpainting | Hasarlı ya da solmuş alanların özgün boyanın üstüne yeni boya sürülerek doldurulması |
Ödev
Eserin kompozisyon iskeletini çiz ve göz yolunu işaretle.
- Resmi, masanın yatay çizgisini ve üç pencereyi gösteren basit bir şemaya indir; kemerli kapı boşluğunu da kesik bir çizgiyle işaretle ki özgün kompozisyondan ayrı dursun.
- On iki havariyi dört küçük daire kümesi olarak çiz ve İsa'nın açık kollarının oluşturduğu üçgeni kalın bir çizgiyle belirt.
- Tavan kirişlerinin ve duvar halılarının derinlik çizgilerini merkeze kadar uzat; ardından bakışının bir gruptan ötekine nasıl geçtiğini, her grup için bir ok ve her okun yanına o gruptaki baskın jesti yazarak göster.
- Şemanın altına, kaybolan alanlara rağmen iskeletin neden hâlâ okunabildiğini açıklayan iki cümle ekle.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Dört grubu, merkezdeki üçgeni ve derinlik çizgilerini birbirine bağlı bir sistem olarak gösterdin mi?
- Oran ve Çizim: Masanın uzunluğunu, pencerelerin genişliğini ve grupların aralıklarını birbirine göre ölçerek yerleştirdin mi?
- Değer (Ton): Yahuda'nın gölgedeki yüzünü ve pencerelerin aydınlığını, göz yolunun durakları arasında hesaba kattın mı?
- Bitmişlik ve Sunum: Leonardo'nun kompozisyonuna ait olanlarla sonradan eklenmiş izleri şemanda açıkça ayırdın mı?
Kendini sına
1. Leonardo resimde hangi anı seçti?
- A) Ekmeğin ve şarabın kutsandığı ayin anını.
- B) Yemeğin sona erdiği sessiz anı.
- C) İsa'nın «İçinizden biri bana ihanet edecek» dediği anın hemen sonrasını.
- D) Havarilerin sofraya oturduğu anı.
2. Havariler resimde nasıl gruplanmıştır?
- A) Dört üçlü grup hâlinde, İsa'nın iki yanında ikişer grup.
- B) Hepsi tek bir sırada, aralarında boşluk bırakılmadan.
- C) Altışarlı iki ayrı masada.
- D) Rastgele, hiçbir düzen olmadan.
3. Masanın alt ortasındaki kemerli boşluk neyin izidir?
- A) Leonardo'nun bitirmediği bir alanın.
- B) 1943 bombardımanının.
- C) 1999 restorasyonunun.
- D) 1652'de duvara açılıp sonra örülen bir kapının.
4. Erken kopyalar neden önemlidir?
- A) Özgünden daha değerli oldukları için.
- B) Özgün resimde artık görülemeyen ayrıntıları taşıyabildikleri için.
- C) Leonardo'nun kendisi yaptığı için.
- D) Hepsi aynı yerde saklandığı için.
5. Yahuda'nın yüzünü diğerlerinden ayıran nedir?
- A) Farklı bir ten rengiyle boyanması.
- B) Masanın öbür yanına oturtulması.
- C) Işıkla kurulan bir ayrım; yüzün gölgede kalması.
- D) Hiç boyanmamış olması.
Cevaplar
- C — Bu seçim, masaya yayılan tepkileri ve merkezdeki durgunluğu aynı anda göstermesini sağladı.
- A — Her üçlü kendi içinde bir hareket ve tepki birimi oluşturur.
- D — Kaynaklara göre İsa'nın ayakları da bu kapıyla birlikte kayboldu.
- B — Restoratörler de kayıp alanları yorumlarken bu kopyalara başvurur.
- C — Leonardo onu öbür havarilerle aynı yana oturttu ve ışıkla ayırdı.
Referans görseller
- Özgün animasyon: «İçinizden biri bana ihanet edecek» cümlesinin masada dalga gibi yayılması; dört grubun sırayla tepki vermesi.
- Özgün animasyon: 1498'den 1999'a zaman çizgisi; pullanma, 1652 kapısı, yeniden boyamalar, 1943'teki yıkık oda ve kum torbaları, restorasyon.
- Özgün animasyon: aynı yüzün aydınlıkta ve gölgede gösterilmesi; farklı tenlerde gölgenin yalnızca değeri değiştirdiği, tenin rengini değiştirmediği bir karşılaştırma.
Sonraki derse köprü
Leonardo, bir İncil hikâyesinin tek bir anını, on üç figürün yüzlerinde ve ellerinde okunur kıldı. Aynı yıllarda Alp'lerin kuzeyinde, Brabant'ta bir ressam, tek bir anı değil, bütün bir dünyayı üç panoya yayılan bir resimde gösterdi: cenneti, sayısız çıplak insanın ve tuhaf yaratıkların doldurduğu bir bahçeyi ve karanlık bir cehennemi. Sonraki derste Hieronymus Bosch'un Dünyevi Zevkler Bahçesi'ni ve bu kâbus gibi resmin ne anlattığını ele alıyoruz.