İçeriğe geç

Ders BL.05 · Paralel Hatlar

Sahte tablolar

Bir sahtekâr nasıl yakalanır?

BL Resmin Bilimi

2.200 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · Animasyon, 12 dk video senaryosu · Herkes

  • sahtecilik
  • anakronik malzeme
  • yapay yaşlandırma
  • kurşun-210 tarihlendirmesi
  • uzman onayı

Öğrenme hedefi

Bir sahte tablonun hangi izlerle yakalandığını, yirminci yüzyılın en ünlü sahtecilik vakalarından birini baştan sona izleyerek açıklayabileceksin. Bir sahtekârın uzmanları nasıl ikna ettiğini, onların beklentilerinden ve dönemin bilgisinden nasıl yararlandığını anlatabilecek; bir boyanın icat tarihinin, yapay yaşlandırmanın bıraktığı izlerin ve kurşunun içindeki radyoaktif elementlerin bir resmi nasıl ele verdiğini gösterebilecek; uzman görüşü ile bilimsel incelemenin bir özgünlük kararında nasıl birbirini tamamladığını tartışabilecek; ünlü bir sahtecilik vakasını araştırabilecek ve bir ten karışımındaki beyaz pigmentin, hem bir resmin tarihini ele verebileceğini hem de farklı tenlerin sıcaklığını ve canlılığını nasıl değiştirdiğini değerlendirebileceksin.

Kanca

Bir sahtekâr nasıl yakalanır?

1937'de Hollanda'nın en saygın uzmanlarından biri, uzun süredir kayıp olduğu düşünülen büyük bir Vermeer bulunduğunu duyurdu. Resim bir müzeye alındı, ziyaretçiler önünde bir kutsal emanet gibi sergilendi, sanat dergileri onu bir başyapıt diye övdü. Birkaç yıl sonra aynı elden çıkan başka bir «Vermeer», savaş sırasında Nazi yönetiminin en güçlü adlarından birinin koleksiyonuna girdi. Savaş bittiğinde, bu resmi satan kişi ulusal bir hazineyi düşmana satmakla suçlandı ve ölüm cezasıyla karşı karşıya kaldı. Kendini kurtarmak için şaşırtıcı bir itirafta bulundu: resimleri Vermeer değil, kendisi yapmıştı. Uzmanları yıllarca kandıran bir sahtekârı sonunda ne yakaladı: bir göz mü, bir laboratuvar mı, yoksa kendi ağzından çıkan sözler mi?

Bağlam

Kaynaklara göre bu vakanın kahramanı, 1889'da doğmuş, kendi resimleri eleştirmenlerce küçümsenen Hollandalı bir ressamdı. Resimlerinin değer görmemesine öfkelenerek, yeteneğini kanıtlamak için Hollanda Altın Çağı ustalarının, özellikle Johannes Vermeer'in üslubunda resimler yapmaya başladı. Kaynaklara göre dönemin uzmanları, Vermeer'in gençliğinde İtalya'da eğitim görmüş olabileceğini ve onun bilinmeyen, dinsel konulu erken resimlerinin bulunabileceğini düşünüyordu. Sahtekâr bu beklentiye göre çalıştı: kaynaklara göre İtalyan ressam Caravaggio'nun Emmaus'ta Akşam Yemeği'ni model alarak, 1937'de Emmaus'ta İsa ve Havariler adlı büyük bir resim yaptı. Saygın bir sanat tarihçisi ve koleksiyoncu resmi gerçek bir Vermeer olarak onayladı ve resim Rotterdam'daki Boijmans Van Beuningen Müzesi'ne kazandırıldı.

Referans görsel olarak, bu beklentinin kaynağını anlamaya yardım eden gerçek bir erken Vermeer'i kullanıyoruz: Edinburgh'daki İskoçya Ulusal Galerisi'nde bulunan İsa, Marta ile Meryem'in Evinde. Kaynaklara göre 1655 dolaylarında tamamlanan bu resim, Vermeer'in bilinen en büyük tablosudur ve onun açıkça dinsel konulu çok az resminden biridir. Resimde sağda oturan İsa elini uzatarak konuşur; ortada, elinde ekmek sepetiyle ayakta duran Marta ona eğilir; solda Meryem, çenesini eline dayamış, oturup onu dinler. Kaynaklara göre resmin pigmentleri, kök boya lakı, sarı okra, zinober ve kurşun beyazı gibi Barok döneminin boyalarıdır. Bir sahtekârın taklit etmeye çalıştığı «erken Vermeer», işte bu türden bir resimdi.

Ana anlatım

Sahtekâr uzmanları nasıl ikna etti?

Sahtecilik (forgery), bir eserin başka bir sanatçının ya da başka bir dönemin eseriymiş gibi, aldatma amacıyla yapılması ya da sunulmasıdır. Bir kopyadan ya da bir ustanın üslubunda yapılmış bir çalışmadan farkı, niyettedir: sahtecilik, alıcıyı ve izleyiciyi eserin kökeni hakkında yanıltmayı amaçlar. Ustaların eserlerini kopyalamanın bir öğrenme yolu olduğu, usta kopyası dersinde işlendi; sahtecilik ise bu becerinin aldatma için kullanılmasıdır.

Uzman onayı (expert endorsement), bir eserin belirli bir sanatçıya ait olduğunun, o sanatçı konusunda saygınlık kazanmış bir uzman tarafından bildirilmesidir. Kaynaklara göre bu vakada sahtekâr, en saygın Vermeer uzmanlarından birinin uzun süredir savunduğu bir düşünceyi, Vermeer'in İtalyan etkisi taşıyan dinsel resimler yapmış olabileceği düşüncesini hedef aldı. Uzmana, beklediği resmi sundu. Bu, sahteciliğin en güçlü aracıdır: izleyicinin görmek istediğini göstermek. Bir uzmanın onayı bir kez verildiğinde, müzeler, koleksiyoncular ve basın bu onayın üzerine güvendi. Kaynaklara göre sahtekâr, sonraki yıllarda aynı üslupta başka resimler de yaptı ve bunlardan büyük bir servet kazandı.

Sahtekârın başarısında sabrın payı da büyüktü. Kaynaklara göre dönemin boyalarını eski tariflere göre hazırlamaya çalıştı, Vermeer'in kullandığı düşünülen türde fırçalar edindi ve on yedinci yüzyıldan kalma değersiz bir resim satın alıp onun tuvalini kullandı. Böylece hem tuval hem de germe çerçevesi gerçekten eski oldu.

Bir resim nasıl eski gösterilir?

Yapay yaşlandırma (artificial ageing), yeni yapılmış bir resmin yüzeyine, çatlaklar, kirlenmiş vernik, solmuş renkler ya da yıpranmış kenarlar gibi yaşlılık izleri kazandırılmasıdır. Yağlı boya birkaç yüzyılda yavaş yavaş sertleşir; yeni bir resmin boyası ise yıllarca yumuşak kalabilir ve alkolle kolayca çözülebilir. Kaynaklara göre sahtekâr bu sorunu, boyasına sonradan sertleşen yapay bir reçine, fenol formaldehit, yani Bakalit katarak ve resmi bir fırında yüz ile yüz yirmi derece arasında pişirerek çözdü. Sonra resmin üzerinde bir silindir yuvarlayarak çatlakları çoğalttı ve bu çatlakları Çin mürekkebiyle doldurarak onlara eski bir kir görünümü verdi.

Bu yöntemler gözü kandırabildi, ama maddenin kendisini değiştiremedi. Gerçekten eski bir resimde çatlaklar, katmanların yüzyıllar boyunca nemle, sıcaklıkla ve taşıyıcının hareketiyle birlikte büzülmesinden oluşur ve çoğu zaman bütün katmanlardan geçen düzensiz bir ağ çizer. Yapay çatlaklar ise çoğu zaman yalnızca yüzeydedir ya da fazla düzenli bir desen oluşturur. Bir resmin eskiliğini, yalnızca yüzeyine bakarak değil, katmanlarının içine bakarak anlamak gerekir.

Laboratuvar sahtekârı nasıl yakaladı?

Savaştan sonra sahtekâr, ulusal bir hazineyi düşmana satmakla suçlandı. Kaynaklara göre suçlamadan kurtulmak için resmin sahte olduğunu itiraf etti ve iddiasını kanıtlamak için, 1945'in ikinci yarısında, gazetecilerin ve mahkemenin atadığı tanıkların önünde Vermeer üslubunda yeni bir resim yaptı. Ama mahkeme, bir itirafla ve bir gösteriyle yetinmedi; bilimsel bir inceleme istedi.

Anakronik malzeme (anachronistic material), bir eserin iddia edilen tarihinde henüz icat edilmemiş ya da kullanılmayan bir malzemedir; böyle bir malzemenin bulunması, eserin o tarihte yapılamayacağını gösterir. Kaynaklara göre Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Müzeleri'nin kimya laboratuvarının yöneticisi Paul Coremans'ın başkanlığındaki uluslararası bir kurul, resimlerin boyasında yirminci yüzyılda icat edilmiş fenol formaldehit reçineleri buldu; sahtekârın atölyesinde de bu maddeden bir şişe ele geçirilmişti. On yedinci yüzyılda yaşamış bir ressamın bu maddeyi kullanması mümkün değildi. Kaynaklara göre sahtekâr 1947'de mahkûm edildi ve iki aydan kısa bir süre sonra, kalp krizleri sonucu öldü.

Kurşun-210 tarihlendirmesi (lead-210 dating), kurşun beyazı pigmentinde bulunan ve zamanla bozunan radyoaktif kurşun-210'un, onu sürekli yenileyen radyum-226'ya oranını ölçerek, boyanın yaklaşık ne zaman üretildiğini tahmin eden yöntemdir. Kurşun beyazı üretilirken radyumun çoğu ayrılır; bu yüzden yeni üretilmiş bir boyada kurşun-210, radyumun sürdürebileceğinden çok daha fazladır ve birkaç on yıl içinde azalarak dengeye yaklaşır. Kaynaklara göre 1967'de Pittsburgh'daki Carnegie Mellon Üniversitesi'nde yapılan incelemeler, Emmaus resminin kurşun beyazında bu dengenin çok uzağında, yeni üretilmiş bir boyaya özgü değerler buldu; on yedinci yüzyıl Hollanda resimlerindeki kurşun beyazında ise değerler dengeye yakındı. Böylece, itiraftan yirmi yıl sonra, fizik de resmin yeni olduğunu doğruladı. Kaynaklara göre 1977'de Hollanda'nın adli laboratuvarları da gaz kromatografisi gibi yeni yöntemlerle altı resmin kökenini bir kez daha sınadı ve aynı sonuca vardı.

Bu vaka bir özgünlük kararının nasıl kurulduğunu gösterir. Uzmanın gözü, eserin üslubunu, konusunu ve kalitesini değerlendirir; ama beklentiyle yanılabilir. Belgeler ve eserin sahiplik geçmişi, eserin nereden geldiğini izler. Laboratuvar ise malzemenin yaşını ve kimyasını sınar. Bugün bir eserin özgünlüğüne bu üç yolun birlikte bakılarak karar verilir; hiçbiri tek başına yetmez.

Tendeki beyaz, bir resmin tarihini ve tenin canlılığını nasıl belirler?

Bir sahtekârı en çok ele veren yerlerden biri, beyaz boyadır. On yedinci yüzyıl ressamları beyaz olarak neredeyse yalnızca kurşun beyazını kullanırdı. Kaynaklara göre bugün en yaygın beyaz olan titanyum beyazı ancak yirminci yüzyılın başlarında ticari olarak yaygınlaştı; bu yüzden eski olduğu iddia edilen bir resimde titanyum beyazı bulunması, anakronik bir malzemenin açık bir işaretidir. Bir yüzün ışıklı bölgeleri beyazın en yoğun kullanıldığı yerler olduğu için, teknik incelemeler çoğu zaman tende başlar.

Beyaz pigment seçimi, yalnızca bir resmin tarihini değil, tenin görünüşünü de belirler. Kurşun beyazı yağla karıştığında yarı saydam ve sıcak bir beyaz verir; ten karışımlarına bir içten ışıma kazandırır. Kurşun beyazı zehirli olduğu için bugün çoğu ressam onun yerine başka beyazlar kullanır. Titanyum beyazı çok örtücü ve serindir; çinko beyazı daha saydam ve serindir. Aynı ten karışımı, hangi beyazla açıldığına göre farklı bir sıcaklık ve canlılık kazanır.

Bu fark farklı tenlerde ayrı sonuçlar verir. Açık bir tende ışıklı bölgeleri yalnızca titanyum beyazıyla açmak, teni tebeşir gibi donuk ve kanlılığını yitirmiş gösterebilir; beyazı biraz sıcak bir sarı ya da kırmızıyla kırmak, tenin canlılığını korur. Buğdayı andıran, alttan yeşile çalan bir tende, fazla titanyum beyazı teni griye çekip çamurlu gösterebilir; ışıklı yüzeyleri beyazla değil, daha açık bir okra ya da sıcak bir sarıyla kurmak çoğu zaman daha iyi sonuç verir. Koyu bir tende ise beyaz çok az kullanılmalıdır; saf beyazla yapılan ışıklar yüzü küllü ve hastalıklı gösterebilir. Koyu bir tenin parlak ışıkları, çoğu zaman sıcak bir okra, açık bir kırmızı ya da ışığın rengini taşıyan az miktarda beyazla kurulur. Her tende beyaz, bir ışık kaynağı değil, dikkatle ölçülen bir baharat gibi kullanılmalıdır.

Uygulama

Altı lekeyi gün ışığında karşılaştır ve hangi açma yolunun teni tebeşirleştirdiğini, hangisinin griye çektiğini, hangisinin canlı tuttuğunu bir cümleyle yaz; bu karşılaştırma, beyazın bir tende ne kadar ve nasıl kullanılacağına kendi gözünle karar vermeni sağlar.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışSahteciliği yalnızca iyi bir el becerisi sanmak.
Doğrusu

Sahtekârlar çoğu zaman uzmanların beklentilerini ve dönemin bilgisindeki boşlukları hedef alır.

Yaygın yanlışBir uzmanın onayını kesin kanıt saymak.
Doğrusu

Uzman gözü değerlidir ama yanılabilir; belgeler ve laboratuvar incelemesi onu tamamlar.

Yaygın yanlışÇatlaklı ve kirli bir yüzeyi eskiliğin kanıtı saymak.
Doğrusu

Çatlaklar ve kir yapay olarak da üretilebilir; katmanların içine bakmak gerekir.

Yaygın yanlışTen ışıklarını her zaman saf beyazla açmak.
Doğrusu

Özellikle koyu tenlerde saf beyaz yüzü küllü gösterebilir; ışıkları sıcak açık renklerle kur.

Kapanış

Bir sahtekâr nasıl yakalanır? Bu vakada önce kendi itirafıyla, sonra bir laboratuvarla. Yirminci yüzyılın başında kendi resimleri küçümsenen Hollandalı bir ressam, Vermeer uzmanlarının beklediği dinsel ve İtalyan etkili «erken Vermeer»i onlara sundu; eski bir tuval, yapay reçine, fırın ve yapay çatlaklarla resimlerini yaşlandırdı. Saygın bir uzmanın onayı, sahteyi bir müzeye taşıdı. Savaştan sonra, vatana ihanetle suçlanan sahtekâr resimleri kendisinin yaptığını itiraf etti; Coremans'ın kurulu, boyada yirminci yüzyıla ait reçineleri buldu; 1967'de kurşun-210 ölçümleri de boyanın yeni olduğunu doğruladı. Özgünlük kararı, uzman gözünün, belgelerin ve laboratuvarın birlikte çalışmasıyla verilir. Tendeki beyaz ise hem bir resmin tarihini ele verebilir hem de farklı tenlerin canlılığını belirler; beyaz her tende ölçülü kullanılmalıdır. Ödevde ünlü bir sahtecilik vakasını araştıracaksın.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
SahtecilikForgeryBir eserin başka bir sanatçının ya da dönemin eseriymiş gibi aldatma amacıyla yapılması ya da sunulması
Anakronik malzemeAnachronistic materialBir eserin iddia edilen tarihinde henüz icat edilmemiş ya da kullanılmayan malzeme
Yapay yaşlandırmaArtificial ageingYeni bir resme çatlak, kir, solgunluk ve yıpranma gibi yaşlılık izlerinin kazandırılması
Kurşun-210 tarihlendirmesiLead-210 datingKurşun beyazındaki radyoaktif kurşun-210 ile radyum-226 oranından boyanın üretim zamanını tahmin eden yöntem
Uzman onayıExpert endorsementBir eserin belirli bir sanatçıya ait olduğunun saygın bir uzman tarafından bildirilmesi

Ödev

Ünlü bir sahtecilik vakasını araştır.

  1. Bir müzenin açıklamasından, bir mahkeme kaydından, bir konservasyon raporundan ya da güvenilir bir yayından, bir sahtecilik vakası seç; vakanın yılını, sahte çıkan eserin adını, bulunduğu yeri ve bilgiyi aldığın yeri kaydet.
  2. Sahtekârın uzmanları ya da alıcıları hangi yollarla ikna ettiğini, örneğin bir uzmanın beklentisini, uydurma bir sahiplik geçmişini ya da yapay yaşlandırmayı, iki cümleyle açıkla.
  3. Sahteliğin hangi kanıtla ortaya çıktığını belirle: bir itiraf mı, bir belge mi, anakronik bir malzeme mi, bilimsel bir tarihlendirme mi; bu kanıtın neden güvenilir olduğunu açıkla.
  4. Vakadan, bir eserin özgünlüğüne karar verirken uzman gözünün, belgelerin ve laboratuvarın rolü hakkında çıkardığın dersi iki cümleyle yaz.

Kendini değerlendir

  • Kaynak: Vakayı doğrulanabilir ve güvenilir bir kaynaktan araştırıp kaynağını belirttin mi?
  • Yöntem: Sahtekârın kullandığı yolları ve sahteliği ortaya çıkaran kanıtı açıkça ayırt edebildin mi?
  • Bilim: Kullanılan bilimsel yöntemin neyi ölçtüğünü ve neden işe yaradığını doğru açıkladın mı?
  • Yorum: Vakadan çıkardığın dersi abartmadan ve genellemeden kaçınarak yazdın mı?

Kendini sına

1. Sahteciliği bir kopyadan ayıran nedir?

  • A) Kullanılan boyanın kalitesi.
  • B) Eserin büyüklüğü.
  • C) Eserin kökeni hakkında alıcıyı ve izleyiciyi yanıltma niyeti.
  • D) Eserin bir müzede sergilenmesi.

2. Bu vakada sahtekâr uzmanları nasıl ikna etti?

  • A) Uzmanların beklediği dinsel ve İtalyan etkili bir «erken Vermeer» sunarak.
  • B) Resimlere Vermeer'in imzasını kazıyarak.
  • C) Uzmanlara para vererek.
  • D) Resimleri yalnızca fotoğraflarla göstererek.

3. Coremans'ın kurulu boyada neyi buldu?

  • A) Ultramarin mavisi.
  • B) Kurşun beyazı.
  • C) Altın varak.
  • D) Yirminci yüzyılda icat edilmiş fenol formaldehit reçinelerini.

4. Kurşun-210 tarihlendirmesi neyi ölçer?

  • A) Tuvalin dokunma biçimini.
  • B) Kurşun beyazındaki radyoaktif kurşun-210 ile radyum-226 arasındaki dengeyi.
  • C) Vernik katmanının kalınlığını.
  • D) Çatlakların uzunluğunu.

5. Koyu bir tende ışıkları kurarken neden saf beyazdan kaçınılmalıdır?

  • A) Saf beyaz koyu tende yüzü küllü ve hastalıklı gösterebilir.
  • B) Saf beyaz çabuk kurur.
  • C) Saf beyaz pahalıdır.
  • D) Saf beyaz tuvale yapışmaz.

Cevaplar

  1. C — Bir ustanın üslubunda çalışmak öğretici olabilir; sahtecilik ise kökeni gizlemeyi amaçlar.
  2. A — Sahtekâr, saygın bir uzmanın uzun süredir savunduğu düşünceyi doğrular gibi görünen bir resim yaptı.
  3. D — On yedinci yüzyılda yaşamış bir ressamın bu maddeyi kullanması mümkün değildi.
  4. B — Yeni üretilmiş boyada kurşun-210 radyumun sürdürebileceğinden çok daha fazladır.
  5. A — Koyu bir tenin ışıkları sıcak bir okra, açık bir kırmızı ya da az bir beyazla kurulur.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: bir uzmanın beklentisi ile bir sahtekârın ona göre kurduğu resim arasındaki ilişkinin şematik bir akış çizelgesi; sahte eserin kendisi gösterilmez.
  • Özgün şema: eski bir resimdeki doğal çatlak ağı ile yapay olarak üretilmiş, yalnızca yüzeyde kalan çatlakların kesitte karşılaştırılması; kurşun-210 ile radyum-226 arasındaki dengenin zamanla değişen bir grafiği.
  • Özgün animasyon: pembe beyaz, zeytinimsi ve koyu kahve üç ten karışımının, yalnızca titanyum beyazıyla, beyaz ve okrayla ve beyazsız sıcak renklerle açılması; tebeşirleşen, grileşen ve canlı kalan ışıklar.

Sonraki derse köprü

Sahtekâr Vermeer'in pigmentlerini, fırçalarını ve konularını taklit edebildi; ama bazı şeyleri taklit etmek çok daha zordur. Bunlardan biri, bir portrenin bakışının izleyici üzerindeki etkisidir. Bazı portrelerin gözleri, odanın neresinde durursanız durun sizi izliyor gibi görünür. Sonraki derste bu etkinin nereden geldiğini, düz bir yüzeyde boyanmış bir bakışın neden bizi takip ediyor gibi göründüğünü ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu dersi içeren rotalar

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 · Kanca (animasyon). 1937'nin büyük keşfi; savaş sonrası suçlama; itiraf; soru ekranda.
  • 0:50–2:30 · Bağlam (görüntü). Küçümsenen bir ressam; «erken Vermeer» beklentisi; Edinburgh'daki gerçek erken Vermeer ve pigmentleri.
  • 2:30–4:40 · İkna (animasyon). Sahtecilik ve uzman onayı; beklentiye göre resim yapmak; eski tuval, fırçalar ve tarifler.
  • 4:40–6:30 · Yapay yaşlandırma (animasyon). Bakalit ve fırın; yuvarlanan tuval ve mürekkepli çatlaklar; doğal ve yapay çatlak ağı.
  • 6:30–9:00 · Laboratuvar (animasyon). Tanıklar önünde yapılan resim; Coremans'ın kurulu; anakronik reçine; 1967 kurşun-210 ölçümleri; üç yolun birlikteliği.
  • 9:00–11:20 · Beyaz ve ten (animasyon). Kurşun beyazı ve titanyum beyazı; tende beyazın sıcaklığı; üç tende ışıkları kurmak.
  • 11:20–12:00 · Kapanış (animasyon). Bir boya lekesinin içine yakınlaşılır; kurşun atomlarının zamanla azalan ışıltısı.