İçeriğe geç

Ders BL.02 · Paralel Hatlar

Optik illüzyonlar

Ressamlar gözünüzü nasıl kandırır?

BL Resmin Bilimi

1.943 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · Animasyon, 10 dk video senaryosu · Herkes

  • göz aldatmacası
  • pareidolia
  • çift imge
  • Mach bantları
  • yüz düzeni

Öğrenme hedefi

Ressamların, beynin görme sırasında yaptığı tahminleri ve kısayolları bilerek kullanarak düz bir yüzeyde nasıl yanılsamalar kurduğunu açıklayabileceksin. Boyalı bir çerçeve ve üstüne konmuş bir sinekle resmin sınırını gerçek dünyaya taşıyan göz aldatmacasını tanıyabilecek; beynin yüz görme eğiliminin, meyvelerden ve sebzelerden kurulan başlarda nasıl kullanıldığını anlatabilecek; iki değerin buluştuğu kenarda gözün gördüğü parlak ve koyu şeritleri ve ressamların bunları nasıl kullandığını gösterebilecek; basit bir illüzyon çizimi kurabilecek ve yüzü yüz olarak okumamızı sağlayan açık-koyu düzeninin farklı tenlerde ve farklı ışıklarda nasıl korunacağını değerlendirebileceksin.

Kanca

Ressamlar gözünüzü nasıl kandırır?

On beşinci yüzyıl ortasında yapılmış küçük bir portrenin alt kenarında, boyalı çerçevenin üstünde bir sinek durur. Resme bakan kişinin eli, bir an için onu kovmak ister. Bundan yüz yılı biraz aşkın bir süre sonra bir saray ressamı, elmalardan, armutlardan, üzümlerden ve kabaklardan bir insan başı kurar; uzaktan bir yüz, yakından bir meyve sepeti görürüz. İki gri şerit yan yana konduğunda, aralarındaki kenarda orada olmayan parlak ve koyu çizgiler belirir. Bir önceki derste beynin eksik bilgiyi nasıl tamamladığını gördük. Peki ressamlar bu tamamlamayı nasıl kışkırtır, yönlendirir ve bazen bilerek yanıltır?

Bağlam

New York'taki Metropolitan Sanat Müzesi'nde, Petrus Christus'un 1446 tarihli Bir Kartuzyen Keşişin Portresi bulunur. Müzenin kaydına göre meşe pano üzerine yağlı boyayla yapılmış, yaklaşık 29,2 × 21,6 santimetrelik küçük bir resimdir. Müzenin yayımladığı bir yazıya göre bu, Christus'un imzalı ve tarihli eserlerinin en eskisidir ve Kartuzyen tarikatının bir üyesini gösterir. Beyaz cüppeli, sakallı bir adam, sıcak kırmızı bir odanın köşesinde durur. Resmin çevresinde boyanmış bir çerçeve vardır; bu çerçevenin alt kenarında, kaynaklara göre «Petrus Christus beni 1446 yılında yaptı» anlamına gelen, yazıtı andıran bir yazı ve bu kenarın üstünde küçük bir sinek görülür.

Christus, kaynaklara göre Brugge'de çalışan ve Jan van Eyck'ten etkilenen bir ressamdı. Düz bir yüzeyde derinlik kurmanın ipuçları, Zeuxis ile Parrhasius'un eski öyküsü ve bir tablonun arkasını gösteren göz aldatmacası, iki boyuttan üç boyuta geçişi ele alan derste; Müller-Lyer ve Ponzo çizgileri de göz kararı ile ölçümü karşılaştıran derste işlendi. Burada, üç başka illüzyona ve ressamların onları nasıl kullandığına bakıyoruz.

Ana anlatım

Resmin sınırı nasıl kaybolur?

Göz aldatmacası (trompe-l'œil), bir resmin, izleyiciye bir an için boyalı bir yüzey değil gerçek bir nesne ya da mekân gördüğünü düşündürecek kadar inandırıcı biçimde yapılmasıdır; çoğu zaman resmin sınırını, çerçevesini ya da izleyicinin bulunduğu mekânı hedef alır. Müzenin yazısına göre Christus, Van Eyck'in kullandığı boyalı çerçeve düşüncesini, izleyici ile model arasında bir pencere gibi kullandı ve mekânın yanılsamasını bu pencerenin iki yanına uzattı. Keşişi sıcak bir ışıkla aydınlanan bir odanın köşesine yerleştirdi ve onun «gerçek» varlığını, boyalı çerçevenin üstüne bir anlığına konmuş gibi duran sinekle güçlendirdi.

Sinek küçük bir ayrıntıdır, ama işi büyüktür. Resmin içindeki bir şey olarak değil, resmin önündeki, bizim dünyamıza ait bir şey olarak okunur. Beyin, bir sineğin gerçek boyutunu ve bir yüzeye nasıl konduğunu iyi bilir; bu bilgiyi resmin çerçevesine uygulayınca çerçeveyi de gerçek bir nesne sanar. Böylece resmin sınırı bulanıklaşır: boyalı çerçeve gerçek çerçeveyle, boyalı oda izleyicinin odasıyla birleşir. Kaynaklara göre boyalı sinekler, on beşinci yüzyıldan itibaren Kuzey Avrupa'daki bazı portrelerde görülür; neden kullanıldıkları üzerine ressamın becerisini gösterme, geçiciliği hatırlatma ya da koruyucu bir işaret gibi farklı yorumlar yapılmıştır. Hangisi olursa olsun, sinek izleyicinin gözünü resmin kenarına, gerçek ile boyanmış olanın buluştuğu yere çağırır.

Beyin nerede yüz görür?

Pareidolia (pareidolia), beynin anlamsız ya da rastgele desenlerde, bulutlarda, prizlerde, duvar lekelerinde ya da ağaç kabuklarında tanıdık biçimler, özellikle yüzler görme eğilimidir. Yüz, insan için en önemli görsel işaretlerden biri olduğu için beyin, iki koyu noktanın altında bir üçüncü koyu çizgi gördüğünde çoğu zaman hemen bir yüz tahmin eder. Kaynaklara göre Leonardo da Vinci de ressamlara, lekeli duvarlara bakıp orada manzaralar, savaşlar ve yüzler hayal etmeyi, bunu yeni buluşlar için bir kaynak olarak kullanmayı öğütlemiştir.

Çift imge (double image), aynı biçimler bütününün iki ayrı şey olarak, örneğin hem bir yüz hem de bir meyve yığını ya da bir manzara olarak okunabildiği resimdir. Kaynaklara göre on altıncı yüzyılda Viyana ve Prag'daki Habsburg sarayında çalışan İtalyan ressam Giuseppe Arcimboldo, mevsimleri ve doğanın öğelerini, meyvelerden, sebzelerden, çiçeklerden, balıklardan ve hayvanlardan kurulmuş insan başlarıyla gösteren resimler yaptı. Uzaktan bakınca bu başlar profilden görülen yüzlerdir; yaklaşınca bir armut burna, bir elma yanağa, bir meyve kabuğu dudağa dönüşür. Bu resimler, beynin yüz görmek için ne kadar az bilgiye ihtiyaç duyduğunu ve ne kadar hevesle bir yüz kurduğunu gösterir.

Kenarda olmayan çizgiler nereden gelir?

Mach bantları (Mach bands), iki farklı açıklıktaki yüzeyin buluştuğu kenarda, açık tarafın hemen kenarında daha parlak, koyu tarafın hemen kenarında ise daha koyu bir şerit görülmesi yanılsamasıdır; bu şeritler ölçüldüğünde orada yoktur. Kaynaklara göre bu olguyu on dokuzuncu yüzyılda Avusturyalı fizikçi Ernst Mach tanımladı. Bir açıdan bakıldığında bu, gözün kenarları keskinleştirme eğilimidir: sinir sistemindeki bazı süreçler, kaynaklara göre, komşu bölgeler arasındaki farkı abartarak kenarların daha kolay fark edilmesini sağlar.

Ressamlar bu eğilimi, adını bilmeden de olsa, uzun süredir kullanır. Koyu bir biçimin açık bir zeminle buluştuğu yerde zemini biraz daha açarak ya da açık bir biçimin koyu zeminle buluştuğu yerde zemini biraz daha koyulaştırarak, kenarı güçlendirir ve biçimi öne çıkarırlar. Resim dilinde bu, bir kenarın «yanan» ya da «parlayan» bir çizgiyle sarılması gibi görünür. Tersine, iki değer yavaşça birbirine geçirildiğinde kenar kaybolur ve biçim zemine gömülür. Bir ressam, hangi kenarı keskinleştirip hangisini kaybettireceğine karar vererek, izleyicinin gözünü nereye çekeceğini de belirler. Christus'un portresinde beyaz cüppenin kırmızı zeminle buluştuğu kenar, bu karşıtlıkla güçlenir ve figür zeminden kopar.

Yüzü yüz yapan düzen her tende nasıl korunur?

Yüz düzeni (face configuration), bir yüzün ilk bakışta yüz olarak tanınmasını sağlayan, iki göz çukurunun, burnun ve ağzın birbirine göre açık-koyu düzenidir; göz çukurları ve ağız çoğu zaman alından, elmacık kemiklerinden ve burun sırtından daha koyu okunur. Arcimboldo'nun başları bu düzeni birkaç meyveyle bile kurabildiği için yüz gibi görünür. Aynı düzen, bir portrede yüzün uzaktan bile okunabilmesini sağlar.

Bu düzen ışığa ve tene göre farklı sınanır. Açık bir tende düz, önden gelen bir ışık göz çukurlarını ve burun altını fazla aydınlatabilir; yüz o zaman bir maske gibi düzleşir ve düzen zayıflar. Burada göz çukurlarındaki ve ağız çevresindeki küçük koyulukları korumak gerekir. Esmer ya da bal renkli, orta tonlu bir tende gölgeler ile ara tonlar birbirine yakın değerlerde kalabilir; göz çukurunu, burun sırtındaki ışığı ve dudak çizgisini birbirinden bir iki basamak ayırmak düzeni canlı tutar. Koyu bir tende, özellikle koyu bir zemin ve loş bir ışıkta, yüzün içindeki değer aralığı daralabilir; burada alnın, elmacık kemiklerinin ve burun sırtının ışıklı yüzeyleri, gözdeki ışık noktaları ve dudakların kenarı, düzeni okunur kılan asıl işaretlerdir. Her üç durumda da yüzü yüz yapan, doğru ten rengi kadar, bu küçük açık-koyu düzeninin korunmasıdır.

Uygulama

İki denemenin yanına, beyninin nerede bir kenar, nerede bir yüz tahmin ettiğini ve bunun için ne kadar az işarete ihtiyaç duyduğunu bir cümleyle yaz; bu gözlem, kendi resimlerinde izleyicinin beynini nasıl yönlendirebileceğini gösterir.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışGöz aldatmacasını yalnızca bir hüner gösterisi saymak.
Doğrusu

Christus'un sineği gibi, bir göz aldatmacası resmin sınırını ve izleyiciyle ilişkisini de sorgular.

Yaygın yanlışArcimboldo'nun başlarını yalnızca birer şaka olarak görmek.
Doğrusu

Bu resimler beynin yüz görme eğilimini ve bir sarayın bilgi ve bolluk imgesini birlikte kullanır.

Yaygın yanlışBir kenardaki parlak ya da koyu şeridi ölçülmüş bir değer sanmak.
Doğrusu

Mach bantları gözün eğilimidir; boyarken kenarın iki yanını ayrı ayrı karşılaştır.

Yaygın yanlışBir portrede yalnızca ten rengine odaklanıp yüz düzenini ihmal etmek.
Doğrusu

Göz çukurları, burun sırtı ve dudaklar arasındaki açık-koyu farkı her tende korunmalıdır.

Kapanış

Ressamlar gözünüzü, beynin görme sırasında yaptığı tahminleri ve kısayolları bilerek kullanarak kandırır. Petrus Christus, 1446'da küçük bir portrenin boyalı çerçevesine bir sinek kondurarak resmin sınırını izleyicinin dünyasına taşıdı; müzenin yazısına göre bu, keşişin «gerçek» varlığını güçlendiren bir göz aldatmacasıydı. Arcimboldo, meyvelerden ve sebzelerden kurduğu başlarla, beynin birkaç koyu noktadan bile hevesle bir yüz kurduğunu gösterdi. Mach'ın tanımladığı kenar şeritleri ise ressamların kenarları keskinleştirip kaybettirerek gözü yönlendirmesinin bilimsel bir açıklamasını sunar. Bütün bu illüzyonlar, beynin gördüğünü tamamlama biçimini ressamın lehine çevirir. Bir yüzü yüz yapan açık-koyu düzeni de her tende ve her ışıkta ayrı bir dikkatle korunmalıdır. Ödevde bu ilkelerden birini kullanan basit bir illüzyon çizimi yapacaksın.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Göz aldatmacasıTrompe-l'œilResmin, izleyiciye bir an için gerçek bir nesne ya da mekân gördüğünü düşündürecek kadar inandırıcı yapılması
PareidoliaPareidoliaBeynin rastgele desenlerde tanıdık biçimler, özellikle yüzler görme eğilimi
Çift imgeDouble imageAynı biçimler bütününün iki ayrı şey olarak okunabildiği resim
Mach bantlarıMach bandsİki farklı açıklıktaki yüzeyin kenarında görülen, ölçüldüğünde orada olmayan parlak ve koyu şeritler
Yüz düzeniFace configurationGöz çukurları, burun ve ağız arasındaki, yüzün yüz olarak tanınmasını sağlayan açık-koyu düzen

Ödev

Basit bir illüzyon çizimi yap.

  1. Bu derste gördüğün üç ilkeden birini seç: bir göz aldatmacası, bir çift imge ya da kenar karşıtlığıyla güçlendirilmiş bir biçim.
  2. Seçtiğin ilkeye göre küçük bir çizim tasarla: örneğin kâğıdın kenarına düşen bir gölgeyle kâğıttan dışarı taşan bir ataş, nesnelerden kurulmuş bir yüz ya da kenarı bilerek parlatılmış koyu bir biçim.
  3. Çizimi kurşun kalem, kömür ya da tek renk boyayla yap; illüzyonun çalışması için gerekli olan en az işareti bulmaya çalış ve gereksiz ayrıntıları çıkar.
  4. Çizimini birine göster ve ilk tepkisini not et; illüzyonun işe yarayıp yaramadığını ve neden öyle olduğunu iki cümleyle yaz.

Kendini değerlendir

  • Fikir: Seçtiğin illüzyon ilkesi çiziminde açıkça tanınabiliyor mu?
  • Ekonomi: İllüzyonu kurmak için gereken işaretleri azaltıp gereksiz ayrıntıları çıkarabildin mi?
  • Değer (Ton): Kenar karşıtlıklarını ve gölgeleri illüzyonu güçlendirecek biçimde kullandın mı?
  • Gözlem: Birinin ilk tepkisini dürüstçe not edip illüzyonun işleyişini açıklayabildin mi?

Kendini sına

1. Christus'un portresindeki sinek ne işe yarar?

  • A) Resmin çürüdüğünü gösterir.
  • B) Resmin sınırını izleyicinin dünyasına taşıyarak göz aldatmacasını güçlendirir.
  • C) Ressamın imzasının yerine geçer.
  • D) Keşişin adını simgeler.

2. Pareidolia nedir?

  • A) Bir renk karışımı tekniği.
  • B) Gözün sıçramalı hareketi.
  • C) Beynin rastgele desenlerde tanıdık biçimler, özellikle yüzler görme eğilimi.
  • D) Bir gravür türü.

3. Arcimboldo'nun başları neyi gösterir?

  • A) Beynin birkaç işaretten bile hevesle bir yüz kurduğunu.
  • B) Meyvelerin her zaman yuvarlak olduğunu.
  • C) Portrelerin yalnızca önden yapılabileceğini.
  • D) Sarayın meyve yetiştirdiğini.

4. Mach bantları hakkında hangisi doğrudur?

  • A) Ölçüldüklerinde kenarda gerçekten vardır.
  • B) Yalnızca renkli yüzeylerde görülür.
  • C) Yalnızca karanlıkta görülür.
  • D) İki farklı açıklıktaki yüzeyin kenarında görülen, ölçüldüğünde orada olmayan şeritlerdir.

5. Koyu bir tende, loş ışıkta yüz düzenini okunur kılan asıl işaretler nelerdir?

  • A) Yalnızca saçın biçimi.
  • B) Yüzün tamamını açık boyamak.
  • C) Alnın, elmacık kemiklerinin ve burun sırtının ışıklı yüzeyleri, gözdeki ışık noktaları ve dudak kenarları.
  • D) Arka planı siyah bırakmak.

Cevaplar

  1. B — Beyin sineği gerçek sanınca boyalı çerçeveyi de gerçek bir nesne gibi okur.
  2. C — Bulutlarda, prizlerde ya da duvar lekelerinde yüz görmek bu eğilimin örnekleridir.
  3. A — Uzaktan bir yüz, yakından meyve ve sebzeler; aynı biçimler iki ayrı şey olarak okunur.
  4. D — Gözün kenarları keskinleştirme eğilimidir; ressamlar bunu kenarları güçlendirmek için kullanır.
  5. C — Yüzün içindeki değer aralığı daraldığında bu küçük işaretler düzeni ayakta tutar.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: boyalı çerçevenin önce resmin bir parçası, sonra gerçek çerçevenin devamı gibi okunması; sineğin kanat çırpacakmış gibi durması.
  • Özgün şema: meyve, sebze ve çiçek biçimlerinden kurulan, uzaklaştıkça bir profil yüze dönüşen, yakınlaştıkça yeniden meyvelere ayrışan özgün bir baş çizimi.
  • Özgün animasyon: yan yana iki gri şerit ve kenarlarında beliren Mach bantları; ardından açık, buğday ve koyu tenli üç yüzde göz çukurları, burun sırtı ve ağız düzeninin farklı ışıklarda korunması.

Sonraki derse köprü

Christus ve onu derinden etkileyen Van Eyck, bir sineğin kanadını, bir cüppenin kıvrımını ve bir çerçevenin ahşabını öylesine inandırıcı boyadı ki, yüzyıllar sonra bir soru ortaya çıktı: bu kadar kesin ayrıntıları yalnızca göz ve el mi yakaladı, yoksa ressamlar aynalar ya da mercekler gibi optik araçlardan yararlandı mı? Sonraki derste, 2000'lerin başında bir ressam ile bir fizikçinin ortaya attığı bu tartışmalı tezi ve iki tarafın kanıtlarını ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:45 · Kanca (animasyon). Çerçevedeki sinek; meyvelerden bir baş; iki gri şerit; soru ekranda.
  • 0:45–1:40 · Bağlam (görüntü). Met'ten Christus'un portresi; boyalı çerçeve, yazı ve sinek; önceki derslere kısa bir bağ.
  • 1:40–3:40 · Göz aldatmacası (animasyon). Boyalı çerçeve bir pencere; sinek ve resmin sınırı; boyalı sineklerin yorumları.
  • 3:40–5:30 · Yüz görme (animasyon). Pareidolia; Leonardo'nun lekeli duvarı; çift imge ve meyvelerden kurulan başlar.
  • 5:30–7:10 · Kenar şeritleri (animasyon). Mach bantları; kenarı güçlendirmek ve kaybettirmek; cüppe ile kırmızı zemin.
  • 7:10–9:20 · Yüz düzeni ve ten (animasyon). Göz çukurları, burun ve ağız; farklı ışıklarda ve farklı tenlerde düzeni korumak.
  • 9:20–10:00 · Kapanış (animasyon). Sinek çerçeveden havalanır gibi olur, sonra yine boyalı bir leke olarak kalır.