Öğrenme hedefi
Resim öğretiminin temel pedagojik ilkelerini uygulayabileceksin. Usta bir ressamın neden her zaman iyi bir öğretmen olmadığını bilginin laneti kavramıyla açıklayabilecek; bir öğrencinin tek başına yapabildiği ile yardımla yapabildiği arasındaki yakınsal gelişim alanını gözlemleyebilecek; bir beceriyi gösterme, birlikte yapma ve bağımsız deneme adımlarıyla iskele kurarak öğretebilecek; öğrenme sürecinde yol gösteren biçimlendirici geri bildirim verebilecek; hedefi, adımları ve değerlendirmesi olan tek derslik bir ders planı yazabilecek ve ten rengi karıştırmayı tek bir «ten rengi» tarifi yerine bütün tenleri kapsayan bir yöntem olarak öğretebileceksin.
Kanca
İyi ressam iyi öğretmen midir?
Bir tuvalin başında yıllarını geçirmiş bir ressam, bir yüzün gölgesini birkaç fırça darbesiyle kurabilir, doğru rengi düşünmeden karıştırabilir, bir kompozisyonun neden dengesiz olduğunu bir bakışta görebilir. Ama aynı ressam bir öğrencinin başına geçtiğinde, bu becerilerin neredeyse hiçbirini kelimelere dökemeyebilir. «Bak, şöyle yap» der ve öğrencinin neden yapamadığını anlamaz. Resim yapmak ile resim öğretmek birbirine yakın ama ayrı becerilerdir: biri tuvale bakar, öbürü tuvalin başındaki kişiye.
Bağlam
Fransız ressam Jean-Siméon Chardin, 1730'ların ortasında bir ev içinde geçen küçük bir sahne boyadı: Genç Öğretmen. Yaklaşık altmış iki santimetre yüksekliğinde, altmış yedi santimetre genişliğindeki bu küçük tuval, National Gallery koleksiyonunun sessiz köşelerinden biridir. Bir masanın arkasında duran, on üç on dört yaşlarında görünen bir kız, önündeki açık kitabın üstünde, ince, sivri bir metal çubukla, belki bir örgü şişiyle, bir harfi gösterir. Masanın öbür yanındaki küçük çocuk başında koruyucu bir başlıkla eğilmiş, minik eliyle onun hareketini taklit eder.
Müzenin açıklamasına göre sahne bir okulu değil, bir evde, büyük bir kardeşin ya da kuzenin küçük bir çocuğa okumayı öğrettiği bir anı gösterir. Chardin'in fırçası öğretmenin yüzünü net, çocuğun yüzünü ise hafif bulanık boyar; müze bu farkı, henüz biçimlenmekte olan bir benliğin izi olarak okur. Resmin merkezinde bir bilgi değil, iki elin aynı noktaya uzandığı bir an vardır: öğreten gösterir, öğrenen dener.
Ana anlatım
Usta neden kendi bildiğini anlatamaz?
Bilginin laneti (curse of knowledge), bir konuyu iyi bilen kişinin, onu henüz bilmeyen birinin ne bildiğini ve neyi bilmediğini hayal etmekte zorlanmasıdır. Kavram, iktisatçılar Colin Camerer, George Loewenstein ve Martin Weber'in 1989'da yayımlanan bir çalışmasıyla yaygınlaştı: daha çok bilgiye sahip olanlar, daha az bilenlerin yargılarını tahmin ederken kendi bilgilerini bir kenara koyamıyordu.
Psikoloji öğrencisi Elizabeth Newton'ın 1990'daki deneyi bu etkiyi somut biçimde gösterir. Deneyde bir grup, «İyi ki doğdun» gibi tanınmış şarkıların ritmini masaya parmaklarıyla vurdu; öbür grup şarkıları tahmin etmeye çalıştı. Ritmi vuranlar, dinleyicilerin yarısının şarkıyı bileceğini tahmin etti; oysa dinleyiciler yüz yirmi şarkının yalnızca üçünü doğru tahmin edebildi. Ritmi vuran kişi kafasında melodiyi duyuyordu; dinleyici ise yalnızca tıkırtıları.
Usta bir ressam da bir öğrenciye «ışığı gör» ya da «rengi ısıt» dediğinde, kafasında yıllarca biriktirdiği bir melodiyi duyar; öğrenci ise yalnızca kelimeleri. Bu yüzden iyi bir öğretmen, bir beceriyi öğrencinin gözüyle yeniden parçalara ayırmak zorundadır: bir gölgeyi kurmak için önce neye bakılır, hangi renkten başlanır, nerede durulur? Kendi çalışma sürecini adım adım yazıya dökmek, bu parçaları görünür kılmanın basit bir yoludur.
Yüksek sesle düşünmek de aynı işi görür. Bir ressam gösterirken yalnızca fırçayı değil, kararlarını da anlatabilir: «Önce en koyu yeri buluyorum, çünkü diğer değerleri ona göre ayarlayacağım», «Burada durup geri çekiliyorum, çünkü yakından bakınca kenarları abartıyorum.» Bu cümleler, ustanın kafasında sessizce akan soruları öğrencinin duyabileceği bir hâle getirir. Öğrencilerden de aynı şeyi istemek, yani çalışırken ne düşündüklerini kısaca söylemelerini istemek, öğretmene onların nerede takıldığını gösterir.
Öğrenci nerede ve nasıl ilerler?
Rus psikolog Lev Vigotski'nin çalışmalarına dayanan yakınsal gelişim alanı (zone of proximal development), bir öğrencinin tek başına yapabildiği ile daha deneyimli birinin yardımıyla yapabildiği arasındaki alandır. Öğrenme en çok bu alanda gerçekleşir: öğrencinin zaten tek başına yapabildiği şeyler onu geliştirmez, yardımla bile yapamayacağı şeyler ise onu yıldırır.
Bir resim öğretmeni için bu, her öğrencinin nerede durduğunu gözlemlemek demektir. Bir öğrenci basit bir küreyi değerleriyle kurabiliyor ama bir yüzü kuramıyorsa, ona doğrudan bir portre vermek yerine, önce yüzü birkaç büyük düzleme ayıran bir çalışma vermek, onu yakınsal gelişim alanında tutar. Bir grubun içinde öğrenciler farklı yerlerde duracağı için, aynı konuyu farklı zorluk düzeylerinde sunmak ders planlamanın önemli bir parçasıdır.
İskele kurma (scaffolding), öğretmenin bir beceriyi öğretirken başta çok destek verip öğrenci ilerledikçe bu desteği adım adım azaltmasıdır; kavram, psikologlar David Wood, Jerome Bruner ve Gail Ross'un 1976'daki bir çalışmasıyla yaygınlaştı. Resim öğretiminde bu çoğu zaman üç adımda işler: önce öğretmen bir beceriyi yüksek sesle düşünerek gösterir; sonra öğrenciyle birlikte, öğrenci fırçayı tutarken yanında durarak yapar; en sonda öğrenci aynı beceriyi tek başına dener. Chardin'in resmindeki iki el, bu geçişin tam ortasındadır: öğretmenin eli hâlâ gösterir, ama çocuğun eli artık kendi hareketini yapmaktadır.
Geri bildirim nasıl verilir?
Biçimlendirici geri bildirim (formative feedback), bir öğrencinin çalışması sürerken, ona neyi iyi yaptığını, neyi geliştirebileceğini ve bir sonraki adımda ne deneyebileceğini gösteren ve bir not vermekten çok öğrenmeyi yönlendirmeyi amaçlayan geri bildirimdir. Atölye eleştirisi dersinde gördüğün betimleyici geri bildirim, bu yaklaşımın bir parçasıdır; öğretmen için fark, geri bildirimin zamanıdır: resim bittikten sonra değil, hâlâ değiştirilebilirken verilir.
İyi bir biçimlendirici geri bildirim, çoğu zaman tek bir şeye odaklanır. Bir öğrencinin resminde on sorun görmek mümkündür; ama ona hepsini birden söylemek, onu boğar. En önemli ve bir sonraki adımda düzeltilebilecek tek bir noktayı seçmek, örneğin «gölgelerin değerleri birbirine çok yakın, en koyu gölgeyi bir adım daha koyulaştır», öğrencinin elinde işe yarar bir araç bırakır. Öğrencinin tuvaline doğrudan müdahale etmek de dikkat ister: bir düzeltmeyi göstermek için bir kâğıt parçası ya da ayrı bir tuval kullanmak, öğrencinin kendi resmini kendi eliyle düzeltmesine yer bırakır.
Ten rengi nasıl öğretilir?
Resim öğretmenlerinin sık düştüğü bir tuzak, «ten rengi» için tek bir karışım öğretmektir: biraz beyaz, biraz kırmızı, biraz sarı. Böyle bir tarif yalnızca belirli bir açık teni karşılar ve öğrencilere, farkında olmadan, bir tenin «normal» sayıldığını öğretir. Boya ve boya kalemi üreticileri de uzun süre tek bir açık tonu «ten rengi» diye adlandırdı; örneğin ABD'li boya kalemi üreticisi Crayola, 1962'de «flesh» (ten) adını taşıyan kalemin adını, dönemin sivil haklar hareketinin etkisiyle «peach» (şeftali) olarak değiştirdi.
İyi bir ten öğretimi tarif değil yöntem öğretir: her teni önce değerine, sonra sıcaklığına ve alt tonuna göre gözlemlemek, sonra birkaç temel renkle bu değer ve sıcaklığı kurmak. Aynı derste açık, orta, koyu ve çok koyu tenlerden örnekler göstermek, farklı tenlerden modeller ve referanslarla çalışmak ve her öğrencinin kendi teninden ya da yakınlarının tenlerinden başlamasına izin vermek, sınıftaki herkesin kendini resmin içinde görebilmesini sağlar.
Bir ders planı (lesson plan), bir dersin öğrenme hedefini, gerekli malzemeleri, adımlarını ve sürelerini, öğrencilerin neyi deneyeceğini ve öğrenmenin nasıl değerlendirileceğini önceden belirleyen yazılı plandır. İyi bir ders planı, bu dersteki bütün ilkeleri birleştirir: bilginin lanetine karşı adım adım bir süreç, yakınsal gelişim alanına göre ayarlanmış zorluk, iskele kurmanın üç adımı ve süreç içinde verilecek biçimlendirici geri bildirim.
Uygulama
Bu kısa deneme, bilginin lanetinin bir öğretmende nasıl çalıştığını ve senin için görünmez olan adımları nasıl ortaya çıkarabileceğini doğrudan gösterecek.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışBir beceriyi yalnızca göstererek öğrettiğini sanmak.
Öğrenci ustanın hızını ve sezgisini göremez; yalnızca sonucu görür. Beceriyi adımlara ayır, yüksek sesle düşünerek göster ve birlikte yap.
Yaygın yanlışHer öğrenciye aynı zorlukta görev vermek.
Bazıları sıkılır, bazıları yılır. Öğrencinin yakınsal gelişim alanına göre görevi ayarla.
Yaygın yanlışGeri bildirimde bütün sorunları birden söylemek ya da öğrencinin tuvalini kendin düzeltmek.
Öğrenci boğulur ya da kendi elinden öğrenemez. Tek bir sonraki adıma odaklan ve düzeltmeyi ayrı bir yüzeyde göster.
Yaygın yanlışTen için tek bir «ten rengi» tarifi öğretmek.
Yalnızca belirli bir açık ten karşılanır ve öğrencilere bir ten «normal» diye öğretilir. Değer, sıcaklık ve alt ton üzerinden bütün tenleri kapsayan bir yöntem öğret.
Kapanış
İyi ressam iyi öğretmen midir? Her zaman değil. Bilginin laneti, bir beceriyi iyi bilen kişinin onu bilmeyene nasıl göründüğünü unutmasına yol açar; iyi bir öğretmen bu yüzden kendi sürecini adım adım görünür kılar. Öğrenme, öğrencinin tek başına yapabildiği ile yardımla yapabildiği arasındaki yakınsal gelişim alanında gerçekleşir; iskele kurma bu alanda desteği adım adım azaltır ve biçimlendirici geri bildirim öğrenciyi süreç içinde yönlendirir. Jean-Siméon Chardin'in Genç Öğretmen'inde aynı noktaya uzanan iki el, öğretmenin gösterdiği ile öğrencinin denediği arasındaki bu anı yakalar. Teni tek bir tarifle değil, bütün tenleri kapsayan bir yöntemle öğretmek ise sınıftaki herkesin kendini resmin içinde görmesini sağlar. Ödevde tek derslik bir ders planı yazacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Bilginin laneti | Curse of knowledge | Bir konuyu bilen kişinin, onu henüz bilmeyen birinin bakışını hayal etmekte zorlanması |
| Yakınsal gelişim alanı | Zone of proximal development | Öğrencinin tek başına yapabildiği ile yardımla yapabildiği arasındaki alan |
| İskele kurma | Scaffolding | Başta çok destek verip öğrenci ilerledikçe desteği adım adım azaltma |
| Biçimlendirici geri bildirim | Formative feedback | Çalışma sürerken öğrenmeyi yönlendirmek için verilen, bir sonraki adımı gösteren geri bildirim |
| Ders planı | Lesson plan | Bir dersin hedefini, malzemelerini, adımlarını, sürelerini ve değerlendirmesini belirleyen yazılı plan |
Ödev
Tek derslik bir ders planı yaz.
- Öğretmek istediğin tek bir beceri seç ve bir cümlelik bir öğrenme hedefi yaz; «ders sonunda öğrenci … yapabilecek» biçiminde, gözlemlenebilir bir fiille.
- Hedef öğrencilerini tanımla: yaşları, deneyim düzeyleri ve bu beceriye yakın olarak zaten neleri yapabildikleri; aynı görev için daha kolay ve daha zor iki çeşitleme ekle.
- Dersi gösterme, birlikte yapma ve bağımsız deneme adımlarıyla, her adımın süresi ve malzemeleriyle birlikte yaz; beceri ten ya da figür içeriyorsa farklı tenlerden örnekleri nasıl kullanacağını belirt.
- Ders sırasında hangi noktada ve nasıl biçimlendirici geri bildirim vereceğini ve ders sonunda öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini neye bakarak anlayacağını yaz.
Kendini değerlendir
- Bitmişlik ve Sunum: Ders planı hedef, adımlar, süreler, malzemeler ve değerlendirme bölümleriyle eksiksiz ve okunaklı mı?
- Teknik ve Malzeme: Planladığın malzemeler ve teknik adımlar hedef öğrencilerin düzeyine uygun mu?
- Değer (Ton): Beceri değer ya da renk içeriyorsa, adımlar bu kavramları öğrencinin gözüyle parçalara ayırıyor mu?
- Planı yazarken hangi adımı senin için «kendiliğinden» olduğu için atladığını fark ettin?
Kendini sına
1. Bilginin laneti neyi anlatır?
- A) Bir konuyu bilen kişinin, onu bilmeyen birinin bakışını hayal etmekte zorlanmasını.
- B) Öğrencilerin her zaman öğretmenden daha az bilmesini.
- C) Bilgili kişilerin öğretmeyi reddetmesini.
- D) Bir konunun öğrenilemez olmasını.
2. Yakınsal gelişim alanı nedir?
- A) Öğrencinin zaten tek başına yapabildiği şeylerin alanı.
- B) Öğrencinin yardımla bile yapamayacağı şeylerin alanı.
- C) Sınıfın fiziksel düzeni.
- D) Öğrencinin tek başına yapabildiği ile yardımla yapabildiği arasındaki alan.
3. İskele kurmanın resim öğretimindeki yaygın üç adımı hangisidir?
- A) Not verme, eleştirme, tekrar ettirme.
- B) Gösterme, birlikte yapma, bağımsız deneme.
- C) Okuma, ezberleme, sınav.
- D) Kopyalama, izleme, bekleme.
4. İyi bir biçimlendirici geri bildirim neye odaklanır?
- A) Resimdeki bütün sorunlara aynı anda.
- B) Yalnızca bitmiş resme verilecek bir nota.
- C) En önemli ve bir sonraki adımda düzeltilebilecek tek bir noktaya.
- D) Öğretmenin öğrencinin tuvalini düzeltmesine.
5. Ten rengi öğretiminde neden tek bir karışım tarifi yetersizdir?
- A) Yalnızca belirli bir açık teni karşılar ve öğrencilere bir teni «normal» diye öğretir; bunun yerine değer, sıcaklık ve alt ton üzerinden bir yöntem öğretilmelidir.
- B) Tarifler her zaman çok pahalıdır.
- C) Ten rengi resimde önemsizdir.
- D) Öğrenciler karışım yapmayı sevmez.
Cevaplar
- A — Newton'ın ritim deneyinde vuranlar kafalarında melodiyi duyuyordu, dinleyiciler yalnızca tıkırtıları.
- D — Öğrenme en çok bu alanda gerçekleşir.
- B — Destek, öğrenci ilerledikçe adım adım azaltılır.
- C — Tek bir odak, öğrencinin elinde işe yarar bir araç bırakır.
- A — Farklı tenlerden örnekler ve modeller sınıftaki herkesin kendini görmesini sağlar.
Referans görseller
- Özgün animasyon: ritim vuran bir kişinin kafasında duyduğu melodi ile dinleyicinin duyduğu tıkırtılar; aynı durumun bir ustanın «ışığı gör» cümlesinde tekrarı.
- Özgün animasyon: bir öğrencinin tek başına yapabildiği, yardımla yapabildiği ve yapamadığı işlerin üç halka olarak gösterilmesi ve iskelenin adım adım kaldırılması.
- Özgün animasyon: tek bir «ten rengi» tüpünün yerini, değer ve sıcaklığa göre açık, orta, koyu ve çok koyu tenleri kuran bir karışım yöntemine bırakması.
Sonraki derse köprü
Bir ders planının en önemli sorusu, öğrencinin kim olduğudur. Çocuklar resim yaparken yetişkinlerden çok farklı biçimde düşünür ve görür; bir yetişkine yardımcı olan bir düzeltme, bir çocuğun kendi dilini kurmasını engelleyebilir. Sonraki derste çocuklarla resim çalışmayı, çocuk çizimlerinin gelişim evrelerini ve bir yetişkinin çocuğun resmine ne zaman ve nasıl katılması gerektiğini ele alıyoruz.