İçeriğe geç

Ders 6.4.01 · Seviye 6 — Uzmanlık ve Profesyonel Pratik

Bir tablonun ömrü

Bir tablo neden 500 yıl, öteki 5 yıl yaşar?

6.4 Konservasyon ve Kalıcılık

1.935 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · Animasyon, 9 dk video senaryosu · Uzman

  • kendinden kusur
  • bağıl nem
  • higroskopik malzeme
  • önleyici koruma
  • durum raporu

Önce okunması önerilen: 3.2.03 Işık haslığı, opaklık, şeffaflık

Öğrenme hedefi

Bir resmin kalıcılığını etkileyen etkenleri açıklayabileceksin. Taşıyıcının, zeminin ve boya katmanının bir resmin ömrünü nasıl belirlediğini kendinden kusur kavramıyla anlatabilecek; bağıl nemin ve sıcaklık değişimlerinin higroskopik malzemeler üzerindeki etkisini tarif edebilecek; ışık, kirlilik ve insan elinin payını ayırt edebilecek; kendi resimlerin için önleyici koruma kararları alabilecek, bir durum raporu tutabilecek ve portrelerde tenleri kuran ince katmanların neden ilk etkilenen yerler arasında olduğunu açıklayabileceksin.

Kanca

Bir tablo neden 500 yıl, öteki 5 yıl yaşar?

Flaman ustalarının meşe panolara yaptığı bazı portreler, beş yüzyıl sonra bile neredeyse boyandıkları günkü parlaklıkla müze duvarlarında durur. Oysa yirminci yüzyılda yapılmış bazı resimler, daha ressamları hayattayken çatlamaya, kabarmaya ya da renk değiştirmeye başladı. Bu fark şansla açıklanamaz. Bir resmin ömrü, üzerine boyandığı yüzeyden içindeki boyaya, asıldığı odanın havasından onu taşıyan ellere kadar bir dizi kararın toplamıdır; bu kararların bir bölümü ressamın, bir bölümü ise resmin sonraki sahiplerinin elindedir.

Bağlam

Oslo'daki Munch Müzesi'nin koleksiyonunda, Edvard Munch'ın Çığlık motifinin yaklaşık 1910'da yaptığı bir versiyonu bulunur. Resim karton üzerine tempera, yağlı boya ve pastelin birlikte kullanıldığı karışık bir teknikle yapılmıştır. 2004 yazında silahlı soyguncular onu müzeden çaldı; resim 2006'da Oslo polisi tarafından bulundu ve müzeye döndü. Çalınmadan önce de bazı bozulma belirtileri taşıyan resim, bu olaydan sonra daha da kırılgan hâle geldi.

2020'de yayımlanan uluslararası bir çalışma, resmin sarılarını ayrıntılı olarak inceledi. Araştırmacıların bulgularına göre gün batımı gökyüzündeki ve ortadaki figürün boynundaki kadmiyum sarısı fırça izleri kırık beyaza dönmüş, göldeki kalın ve örtücü sarı boya ise pul pul kalkmaya başlamıştı. Çalışmanın sonucuna göre bozulmanın asıl nedeni ışık değil nemdi: kadmiyum sülfür, klorür bileşikleriyle birlikte çok nemli ortamda kadmiyum sülfata dönüşüyordu. Araştırmacılar resmin yüzde 45 ya da daha düşük bağıl nemde tutulmasını önerdi; müze de resmi uzun süredir ışığı ve nemi denetlenen bir depoda, büyük ölçüde sergi dışında saklıyor.

Ana anlatım

Bir tablonun ömrünü ne belirler?

Bir resim tek bir malzeme değil, birbirine yapışmış katmanlardan oluşan bir yapıdır. En altta taşıyıcı vardır: ahşap bir pano, gerilmiş bir tuval, bir karton ya da bir duvar. Onun üstünde zemin, yani tutkal ve astar katmanları; en üstte de pigment ile bağlayıcıdan oluşan boya katmanları durur. Bu katmanlardan her biri zamanla kendi yolunda değişir ve bir resmin ömrü, bu değişimlerin birbirine ne kadar uyum sağladığına bağlıdır.

Kendinden kusur (inherent vice), bir malzemenin ya da bir yapının, dış bir etken olmadan da zamanla bozulmasına yol açan kendi içindeki eğilimidir. Asitli bir kartonun sararması, yağlı üzerine yağ kuralına uymayan katmanların çatlaması, birbirine uyumsuz bağlayıcıların ayrılması ya da deneysel bir karışımın beklenmedik tepkimeleri bu türden kusurlardır. Çığlık'ın 1910 versiyonu bu açıdan öğreticidir: karton taşıyıcı, farklı bağlayıcıların bir arada kullanılması ve sarı boyanın içinde bulunan klorür bileşikleri, resmin daha baştan kırılgan bir yapıya sahip olmasına katkıda bulundu.

Flaman ustalarının meşe panoları ise bunun tersini gösterir. Özenle kurutulmuş ahşap, ince ve sağlam bir tebeşir zemin, yavaş yavaş kurulan ince yağlı katmanlar ve kararlı pigmentler, dış koşullar da elverişli olduğunda yüzyıllar boyunca bir arada kalabilir. Bu, eski ustaların her zaman daha iyi olduğu anlamına gelmez; aynı dönemden kalan birçok panonun da çatladığını, çürüdüğünü ya da kaybolduğunu unutmamak gerekir. Ama ayakta kalanlar, uyumlu malzemelerin uzun bir ömrün ilk koşulu olduğunu gösterir.

Nem ve sıcaklık bir resme ne yapar?

Bağıl nem (relative humidity), havadaki su buharının, o sıcaklıkta havanın taşıyabileceği en fazla su buharına oranıdır ve yüzde olarak ifade edilir. Aynı miktarda nem, soğuk bir odada daha yüksek, sıcak bir odada daha düşük bir bağıl nem demektir.

Higroskopik malzeme (hygroscopic material), çevresindeki havadan nem çekip veren ve bu sırada boyutları değişen malzemedir. Ahşap, tuval bezi, kâğıt, karton ve hayvansal tutkal bu türdendir. Nem yükseldiğinde şişer, düştüğünde büzülürler. Boya katmanı ise zamanla sertleşir ve bu hareketi aynı ölçüde izleyemez. Sonuç, önce ince çatlaklar, sonra kabarmalar ve en sonunda boyanın taşıyıcıdan kopmasıdır. Tuvaller nemle gevşeyip kuruyla gerilebilir; panolar eğilebilir ya da lif yönünde yarılabilir.

Nemin kimyasal etkisi de vardır. Çığlık'taki sarıların değişimi bir kimyasal tepkimenin sonucudur ve bu tepkime, araştırmacıların bulgusuna göre, karanlıkta da sürebilmektedir. Çok nemli ortamlarda küf ve böcekler de devreye girebilir. Bu yüzden müzeler bağıl nemi dar bir aralıkta ve olabildiğince sabit tutmaya çalışır: bir resim için en tehlikeli olan çoğu zaman belirli bir nem düzeyinden çok, nemin hızla ve sık sık değişmesidir.

Munch'ın bazı resimlerini Ekely'deki evinin bahçesinde yağmura, kara ve güneşe açık bıraktığı, buna «at tedavisi» dediği, biyografi yazarlarınca uzun süre anlatıldı. Ekely koleksiyonu üzerine yapılan daha yeni araştırmalar ise bu hasarların çoğunun bilinçli bir sanatsal yöntemden değil, yetersiz saklama koşullarından ve özensizlikten kaynaklandığını ileri sürüyor. Her iki durumda da aynı ders çıkar: resmin çevresi, resmin kendisi kadar belirleyicidir.

Işık, kirlilik ve insan eli neyi değiştirir?

Işık haslığı dersinde ışığın bazı pigmentleri nasıl soldurduğunu görmüştük. Işığın etkisi birikimlidir: bir resmin aldığı toplam ışık miktarı, yani yoğunluğu ile süresinin çarpımı önemlidir. Bu yüzden hassas eserler loş ışıkta ve sınırlı sürelerle sergilenir; doğrudan güneş ve güçlü morötesi ışık en büyük tehlikedir.

Havadaki kirleticiler de resimlerin yüzeyinde birikir. Mum ve yağ lambası isi, sigara dumanı, mutfak buharı ve kent kirliliği, yüzeyde yapışkan, koyu bir tabaka bırakabilir. Eski kiliselerdeki pek çok resmin kararmış görünmesinin bir nedeni budur.

İnsan eli ise çoğu zaman en ani hasarın kaynağıdır. Taşıma sırasında çarpılan köşeler, tuvalin arkasından bastırılan parmak izleri, yanlış paketleme, sıcak bir radyatörün ya da şöminenin üstüne asılmak ve elbette hırsızlık, bir resmin birkaç dakika içinde onarılması güç biçimde zarar görmesine yol açabilir.

Bir ressam resminin ömrünü nasıl uzatır?

Önleyici koruma (preventive conservation), bozulmayı başladıktan sonra onarmak yerine, çevre, saklama, sergileme ve taşıma koşullarını düzenleyerek onu önceden yavaşlatan uygulamaların bütünüdür. Bir ressam için önleyici koruma, resim bittiğinde değil, malzeme seçildiğinde başlar: kararlı bir taşıyıcı, iyi hazırlanmış bir zemin, ışık haslığı yüksek pigmentler ve yağlı üzerine yağ gibi kurallara uyan bir katman düzeni.

Resim bittikten sonra da basit kararlar büyük fark yaratır. Resmi dış duvara, banyoya, mutfağa, radyatörün ya da şöminenin üstüne asmamak; doğrudan güneş alan bir duvardan uzak tutmak; tuvalin arkasını bir arka panoyla korumak; depolarken resimleri dik, birbirinden ayrılmış ve yerden yükseltilmiş biçimde saklamak; taşırken resmi çerçevenin iki yanından tutmak bunlar arasındadır.

Durum raporu (condition report), bir eserin belirli bir andaki fiziksel durumunu, malzemelerini, hasarlarını ve değişikliklerini yazılı ve görsel olarak kaydeden belgedir. Müzeler her ödünç verme ve taşımada bu raporu tutar. Bir ressam da kendi resimleri için basit bir durum raporu tutabilir: taşıyıcının ve zeminin türü, kullandığı pigmentlerin ve bağlayıcıların adları, katmanların sırası, bitiş tarihi ve varsa sonraki değişiklikler. Bu kayıt, yıllar sonra resmin başına geçecek bir konservatöre, tahmin etmek yerine bilmek imkânı verir.

Portrelerde bu kayıt özellikle önemlidir. Tenler çoğu zaman bir resmin en ince ve en katmanlı bölgeleridir: açık bir tenin pembe geçişleri ya da koyu bir tenin derinliğini kuran sıcak kızıl, mor ve altın sırlar, birkaç mikronluk şeffaf katmanlardan oluşabilir. Bu ince katmanlar ışıktan, temizlik sırasında kullanılan çözücülerden ve kimyasal değişimlerden ilk etkilenen yerler arasındadır. Çığlık'ta beyazlaşan sarının bir kısmının figürün boynunda olması, bozulmanın bir figürün ten ve renk dengesini de değiştirebileceğini gösterir. Hangi ten karışımında hangi pigmenti kullandığını kaydetmek, o tenin gelecekte doğru biçimde korunmasına yardım eder.

Uygulama

Bu kısa incelemeden çıkan notlar, bir durum raporunun ilk sayfası olur ve resmin ömrünü uzatmak için hangi kararı ilk vermen gerektiğini gösterir.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışKalıcılığı yalnızca pigmentin ışık haslığına bağlamak.
Doğrusu

Işık önemli bir etkendir, ama Çığlık'ın sarılarında görüldüğü gibi nem, bağlayıcılar, taşıyıcı ve saklama koşulları da en az onun kadar belirleyicidir.

Yaygın yanlışResmi ısı kaynaklarının, dış duvarların ya da banyo ve mutfak gibi nemli odaların yakınına asmak.
Doğrusu

Hızlı sıcaklık ve nem değişimleri, higroskopik taşıyıcıları sürekli şişirip büzerek çatlaklara ve kabarmalara yol açar.

Yaygın yanlışKullandığın malzemeleri hiçbir yere not etmemek.
Doğrusu

Durum raporu olmayan bir resim, yıllar sonra onu koruyacak kişiyi tahmin yürütmek zorunda bırakır; özellikle ince katmanlarla kurulmuş tenlerde bu tahmin pahalıya patlayabilir.

Kapanış

Bir tablo neden 500 yıl, öteki 5 yıl yaşar? Çünkü bir resmin ömrü, taşıyıcısının, zemininin ve boya katmanlarının birbirine ne kadar uyduğuna, içinde taşıdığı kendinden kusurlara ve maruz kaldığı nem, sıcaklık, ışık, kirlilik ve insan eline bağlıdır. Edvard Munch'ın yaklaşık 1910 tarihli Çığlık'ında gökyüzündeki ve figürün boynundaki kadmiyum sarısının beyazlaşması, nemin tek başına bir resmin renklerini nasıl değiştirebileceğini gösterir. Önleyici koruma bu süreçleri başlamadan yavaşlatır; bir ressamın tuttuğu durum raporu ise resmin geleceğini tahminden kurtarır. Ödevde kendi malzemelerini kalıcılık açısından değerlendireceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Kendinden kusurInherent viceBir malzemenin ya da yapının dış etken olmadan da zamanla bozulmasına yol açan kendi içindeki eğilim
Bağıl nemRelative humidityHavadaki su buharının, o sıcaklıkta taşınabilecek en fazla su buharına yüzde oranı
Higroskopik malzemeHygroscopic materialHavadan nem çekip veren ve bu sırada boyutları değişen malzeme
Önleyici korumaPreventive conservationBozulmayı çevre, saklama, sergileme ve taşıma koşullarını düzenleyerek önceden yavaşlatan uygulamalar
Durum raporuCondition reportBir eserin belirli bir andaki fiziksel durumunu, malzemelerini ve hasarlarını kaydeden belge

Ödev

Malzemelerini kalıcılık açısından değerlendir.

  1. Kullandığın taşıyıcıları, zeminleri, boyaları ve bağlayıcıları tek bir listede topla; her birinin adını, üreticisini ve varsa ışık haslığı derecesini yaz.
  2. Her malzemenin olası kendinden kusurlarını not et: asitli bir kâğıt ya da karton, ucuz bir tuval bezi, ışık haslığı düşük bir pigment ya da uyumsuz bir bağlayıcı karışımı.
  3. Bitirdiğin bir resim için basit bir durum raporu hazırla: taşıyıcı, zemin, katman sırası, ten karışımlarında kullandığın pigmentler, bitiş tarihi ve bugünkü görünür durum.
  4. Bu değerlendirmeden yola çıkarak malzemelerinde ya da saklama koşullarında yapacağın en az iki değişikliği gerekçeleriyle yaz.

Kendini değerlendir

  • Teknik ve Malzeme: Listen, taşıyıcıdan bağlayıcıya kadar resmin bütün katmanlarını kapsıyor mu?
  • Değer (Ton): Işık haslığı düşük pigmentlerin resimdeki değer ilişkilerini zamanla nasıl bozabileceğini düşündün mü?
  • Bitmişlik ve Sunum: Durum raporun, yıllar sonra başka birinin anlayabileceği açıklıkta mı?
  • Tenleri kuran karışımlarda hangi pigmentin en kırılgan olduğunu fark ettin mi?

Kendini sına

1. Kendinden kusur neyi anlatır?

  • A) Bir resmin taşınırken gördüğü hasarı.
  • B) Bir malzemenin dış etken olmadan da zamanla bozulmasına yol açan kendi içindeki eğilimini.
  • C) Bir ressamın teknik hatalarını eleştirmeyi.
  • D) Bir müzenin sergileme hatasını.

2. 2020 çalışmasına göre Çığlık'ın 1910 versiyonundaki sarıların bozulmasının asıl nedeni nedir?

  • A) Doğrudan güneş ışığı.
  • B) Soygun sırasında resmin düşürülmesi.
  • C) Klorür bileşikleriyle birlikte yüksek nem.
  • D) Resmin vernikle kaplanması.

3. Higroskopik bir malzeme nem değişimlerinde nasıl davranır?

  • A) Havadan nem çeker ya da verir ve bu sırada boyutları değişir.
  • B) Hiç etkilenmez.
  • C) Yalnızca rengini değiştirir.
  • D) Her zaman sertleşir.

4. Önleyici koruma neyi amaçlar?

  • A) Hasarı ortaya çıktıktan sonra onarmayı.
  • B) Resmi yeniden boyamayı.
  • C) Resmi yalnızca depoda saklamayı.
  • D) Bozulmayı çevre, saklama, sergileme ve taşıma koşullarını düzenleyerek önceden yavaşlatmayı.

5. Portrelerde tenleri kuran katmanlar neden özellikle dikkat ister?

  • A) Tenler her zaman kalın boyandığı için.
  • B) Tenler çoğu zaman ince ve şeffaf katmanlardan oluştuğu için ışıktan, çözücülerden ve kimyasal değişimlerden ilk etkilenen yerler arasındadır.
  • C) Ten renkleri hiç solmadığı için.
  • D) Tenler yalnızca açık renklerle boyandığı için.

Cevaplar

  1. B — Asitli bir kartonun sararması ya da uyumsuz katmanların çatlaması bu türdendir.
  2. C — Araştırmacılar bozulmanın karanlıkta da sürebildiğini gösterdi.
  3. A — Ahşap, tuval, kâğıt ve tutkal bu türden malzemelerdir.
  4. D — Koruma, resim bittiğinde değil malzeme seçildiğinde başlar.
  5. B — Hangi ten karışımında hangi pigmentin kullanıldığını kaydetmek bu katmanların korunmasına yardım eder.

Referans görseller

  • Özgün animasyon: bir resmin katmanlarının kesiti; taşıyıcı, zemin ve boya katmanlarının nem değişimlerinde farklı hızlarda şişip büzülmesi.
  • Özgün animasyon: kadmiyum sarısı bir fırça izinin yüksek nemde zamanla kırık beyaza dönmesi; ışık kapalıyken bile sürmesi.
  • Özgün animasyon: açık ve koyu tenli iki portrede ince sır katmanlarının kesiti ve önce etkilenen yerlerin işaretlenmesi.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir resmi dış dünyadan koruyan koşulları konuştuk; ama resmin yüzeyinin kendisi de bir koruma katmanı taşıyabilir. Birçok ressam, resmini bitirdikten sonra onu toza, kire ve neme karşı saydam bir katmanla kaplar. Sonraki derste bu katmanın, yani verniğin ne işe yaradığını, hangi riskleri taşıdığını ve ne zaman sürülmesi gerektiğini ele alıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu dersi içeren rotalar

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:40 · Kanca (animasyon). Yan yana iki resim; biri yüzyıllar içinde neredeyse hiç değişmiyor, öbürü birkaç yılda çatlıyor. Soru ekranda.
  • 0:40–1:50 · Bağlam (görüntü). Munch Müzesi'nden Çığlık; 2004 soygunu ve 2006'da bulunuşu; 2020 çalışması ve beyazlaşan sarılar.
  • 1:50–3:20 · Kendinden kusur (animasyon). Taşıyıcı, zemin ve boya katmanı; uyumlu ve uyumsuz yapılar.
  • 3:20–5:00 · Nem ve sıcaklık (animasyon). Bağıl nem; higroskopik malzemeler; çatlak ve kabarma; Ekely rivayeti ve yeni araştırmalar.
  • 5:00–6:10 · Işık, kirlilik, insan eli (animasyon). Birikimli ışık; is ve duman; taşıma hasarları.
  • 6:10–8:20 · Önleyici koruma ve durum raporu (animasyon). Asma ve saklama kararları; bir durum raporu formu; ten katmanlarının kaydı.
  • 8:20–9:00 · Kapanış (animasyon). Bir resmin arkasına iliştirilmiş durum raporu kartı.