Öğrenme hedefi
Bütünlüklü bir seri geliştirip uygulayabileceksin. Bir serinin tek tek resimlerin toplamından nasıl daha fazlasını söylediğini ve bir sergi salonunda serinin tek resme göre ne kazandırdığını açıklayabilecek; kişisel temanı bir seri kurgusuna dönüştürebilecek; çok sayıda çalışma arasından seriyi taşıyacak olanları seçip gerisini eleyebilecek; serinin birliğini palet, ölçek, yüzey ve ton gibi ölçütlerle denetleyebilecek ve seriyi bir duvarda ve kısa bir sanatçı metniyle izleyiciye sunmayı planlayarak bir seri projesine başlayabileceksin.
Kanca
Sergiler neden seriyle yapılır?
İleri kompozisyon bölümünde, neyin sabit kalıp neyin değişeceğini ve eserlerin hangi ritimle birbirini izleyeceğini planlamıştın. Kişisel tema bulmak dersinde de uzun süre besleyebileceğin bir tema çekirdeği aradın. Şimdi bu ikisini bir araya getirme zamanı: bir temayı, bir galerinin duvarlarında izleyicinin karşısına çıkacak bir bütüne dönüştürmek. Bir sergi salonunda birbirinden kopuk on güzel resim, izleyiciye on ayrı şey söyler; birbirini tamamlayan on resim ise tek ve güçlü bir şey söyler. Bu ders, o bütünlüğü nasıl kuracağını ve bir serinin dünyaya nasıl çıktığını ele alıyor.
Bağlam
Alman sanatçı Käthe Kollwitz, 1893 ile 1897 yılları arasında Dokumacıların İsyanı adlı altı baskılık bir dizi üzerinde çalıştı. Dizi, çağdaş bir ortamda geçen kurgusal bir işçi isyanını anlatır ve üç litografi, Yoksulluk, Ölüm ve Komplo, ile üç asitle oyma, Dokumacıların Yürüyüşü, Ayaklanma ve Son, içerir. Kollwitz diziyi 1898 Büyük Berlin Sanat Sergisi'nde gösterdi.
Kaynaklara göre ressam Adolph Menzel, diziyi sergide altın madalyaya aday gösterdi; ama İmparator II. Wilhelm bu ödülü onaylamadı. Aktarıldığına göre imparator, madalyaların değerli erkeklerin göğsüne ait olduğunu söylemiş, diziyi de yıkıcı bulmuştu. Buna rağmen dizi, Kollwitz'in adını duyurdu ve onun sonraki yıllarda sürdüreceği temanın, yoksulların ve emekçilerin yaşamının, ilk büyük ifadesi oldu. Dizinin dördüncü baskısı Dokumacıların Yürüyüşü, bir grup dokumacının, aralarında bir kadının sırtında uyuyan bir çocukla, yorgun ve öfkeli bir yürüyüşünü gösterir; baskının nüshaları bugün MoMA'nın da aralarında bulunduğu birçok koleksiyondadır.
Ana anlatım
Bir sergi serisi tek tek resimlerden nasıl ayrılır?
Seri kurgusu (series structure), bir kişisel temanın, birbirini tamamlayan ve belirli bir sırayla okunduğunda tek bir bütün oluşturan eserler dizisine dönüştürülmesinin planıdır. Seri üretmek dersinde gördüğün sabit ve değişken öğeler, bu kurgunun yapı taşlarıdır; ama bir sergi serisi, bunlara bir yay, bir başlangıç, bir gelişme ve bir kapanış ekler.
Dokumacıların İsyanı bunun açık bir örneğidir. Altı baskı, yoksulluğun ve ölümün sessiz sahnelerinden bir komploya, oradan bir yürüyüşe ve bir ayaklanmaya, en sonunda da isyanın bedelini gösteren bir kapanışa uzanır. Her baskı tek başına güçlüdür; ama altısı birlikte, hiçbirinin tek başına anlatamayacağı bir yükselişi ve düşüşü anlatır. İzleyici bir baskıdan öbürüne geçerken hikâyeyi kendi zihninde tamamlar.
Bir sergi serisinin bu gücü, sergilerin neden çoğu zaman serilerle kurulduğunu açıklar. Bir serinin eserleri birbirini açıklar: bir resimdeki belirsiz bir öğe, yanındaki resimde anlam kazanır; bir renk, bir motif ya da bir figür, resimden resme taşınarak derinleşir. İzleyici, tek bir resmin önünde kısa bir süre durabilir; ama bir seri onu bir salon boyunca yürütür ve temanın içinde daha uzun süre tutar.
Seri için hangi çalışmalar seçilir?
Seçme ve eleme (selection and editing), bir seri için yapılmış çok sayıda çalışma arasından, temayı en iyi taşıyan ve birbirini en iyi tamamlayanları seçip geri kalanları bilinçli olarak dışarıda bırakma sürecidir. Bir seri üzerinde çalışırken, sergilenecek olandan çok daha fazla resim, eskiz ve deneme yapılır. Bunların hepsini sergilemek, seriyi zayıflatır; en güçlü resimler, zayıf olanların arasında kaybolur.
Kaynaklara göre Kollwitz da Dokumacıların İsyanı üzerinde yıllarca çalıştı ve çok sayıda hazırlık çizimi ve deneme yaptı. Sergilenen altı baskı, bu uzun sürecin süzülmüş sonucudur. Seçme ve eleme, bir resmin iyi olup olmamasından çok, serinin bütününe ne kattığına dayanır. Tek başına çok güzel bir resim, seriyi başka bir yöne çektiği ya da başka bir resmi tekrar ettiği için dışarıda bırakılabilir.
Seçim yaparken bütün çalışmaları bir duvara ya da bir masaya yan yana dizmek ve onlara birlikte bakmak işe yarar. Her resim için iki soru sor: bu resim temayı neresinden taşıyor ve bu resim çıkarılırsa seri neyi kaybeder? İkinci soruya «hiçbir şey» ya da «çok az» cevabı veriyorsan, o resim dışarıda kalabilir. Elemek zordur; ama bir serinin gücü çoğu zaman neyin sergilendiği kadar neyin dışarıda bırakıldığıyla da belirlenir.
Serinin birliği nasıl denetlenir?
Birlik ölçütleri (unity criteria), bir serinin eserlerinin tek bir bütün olarak okunmasını sağlayan ve seri boyunca bilinçli olarak korunan ortak özelliklerdir: palet, boyut ve oran, yüzey ve teknik, ton ve değer anahtarı, çerçeveleme ve sunum. Kollwitz'in dizisi litografi ve asitle oyma gibi iki farklı tekniği bir arada kullanır; ama siyah ve beyazın sınırlı paleti, yoğun karanlıklar, yakın boyutlar ve ortak bir anlatım gerilimi, altı baskıyı tek bir bütün olarak bir arada tutar.
Bir seriyi denetlemek için bu ölçütleri tek tek gözden geçirebilirsin. Paletler birbirine yakın mı, yoksa bir resim diğerlerinden kopuk bir renk dünyasında mı? Boyutlar ve oranlar bir aile oluşturuyor mu? Yüzeyler ve fırça dilleri birbirini tutuyor mu? Değer anahtarları birbirine yakın mı, yoksa bir resim çok farklı bir ışıkta mı? Bu sorulara verilen cevaplar, serinin nerede zayıfladığını gösterir.
Birlik, tekdüzelik demek değildir. Bir seride bir iki resmin bilerek farklı olması, örneğin daha büyük, daha karanlık ya da daha yalın olması, serinin ritmine bir vurgu ekleyebilir. Önemli olan, bu farkların bilinçli seçimler olması ve serinin genel birliğini bozmak yerine onu güçlendirmesidir.
Seri izleyiciye nasıl sunulur?
Sergi düzeni (exhibition layout), bir serinin eserlerinin bir duvarda ya da bir mekânda hangi sırayla, hangi aralıklarla ve hangi yükseklikte asılacağının planıdır. Seri üretmek dersinde gördüğün seri sırası, burada bir mekâna yerleşir. İzleyici bir salona girdiğinde ilk göreceği eser, temayı tanıtan açılış olmalıdır; en yoğun eser çoğu zaman bir duvarın ortasına ya da bir bakış hattının sonuna konur; kapanış eseri ise salondan çıkarken son görülen olur. Eserler arasındaki aralıklar da bir ritim kurar: sık asılan eserler bir yoğunluk, geniş aralıklarla asılan eserler bir sessizlik ve düşünme alanı yaratır.
Sanatçı metni (artist statement), bir serinin temasını, sorusunu ve yöntemini, izleyiciye kısa ve açık bir dille anlatan metindir. İyi bir sanatçı metni, eserleri açıklamaya ya da yorumlamaya çalışmaz; izleyiciye bir kapı açar. Bir iki paragraf yeterlidir: serinin neyle ilgili olduğu, seni bu temaya neyin götürdüğü ve seride hangi malzemeleri ve yöntemleri kullandığın. Metnin dili, eserlerin dili kadar dürüst ve yalın olmalıdır. «Bu seri insan varoluşunun derin gizemlerini sorguluyor» gibi geniş ve boş bir cümle yerine, «Annemin çalıştığı terzi atölyesine on iki hafta boyunca her cumartesi gittim; bu resimler oradaki ellerin, kumaşların ve öğle ışığının kaydıdır» gibi somut bir cümle, izleyiciyi eserlere çok daha güvenle yaklaştırır.
Bir seri insanları resmediyorsa, sergi düzeni de onların nasıl göründüğünü etkiler. Farklı tenlerdeki kişilerin portrelerini içeren bir seride, portrelerin aynı boyutta, aynı yükseklikte ve aynı ışıklandırmayla asılması, her birinin aynı ağırlıkla görülmesini sağlar. Sergi ışığı da tenlerin okunuşunu değiştirir: çok soğuk ya da çok zayıf bir ışık, koyu tenlerdeki renk zenginliğini ve ayrıntıyı yok edebilir. Eserleri asmadan önce onları sergi ışığında denemek, her tenin resimde olduğu gibi görünmesini sağlar.
Uygulama
Masadaki on eskizin beşe inmesi, serinin çoğaltarak değil süzerek kurulduğunu gösterir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışYapılan her çalışmayı seriye koymak.
En güçlü eserler zayıf olanların arasında kaybolur ve seri dağılır. Seriye ne kattığını sorarak seç ve gerisini bilinçli olarak dışarıda bırak.
Yaygın yanlışBirlik ölçütlerini gözden kaçırmak.
Palet, boyut ya da yüzey olarak kopuk bir resim, seriyi iki parçaya böler. Seriyi bu ölçütlerle tek tek denetle.
Yaygın yanlışSanatçı metninde eserleri açıklamaya çalışmak.
İzleyicinin kendi okuması engellenir. Metinde temayı, soruyu ve yöntemi kısa ve yalın bir dille anlat.
Kapanış
Sergiler neden seriyle yapılır? Çünkü bir seri, birbirini açıklayan ve tamamlayan eserlerle, hiçbir tek resmin anlatamayacağı bir bütünü anlatır ve izleyiciyi bir temanın içinde daha uzun süre tutar. Bütünlüklü bir seri, bir tema çekirdeğinden çıkan bir kurguyla, çok sayıda çalışmanın bilinçli seçimi ve elenmesiyle, palet, ölçek, yüzey ve tonla denetlenen bir birlikle ve izleyiciye bir kapı açan bir sergi düzeni ve sanatçı metniyle kurulur. Käthe Kollwitz'in 1898'de Berlin'de sergilenen altı baskılık Dokumacıların İsyanı, yıllar süren bir çalışmanın süzülmüş ve güçlü bir seriye dönüşmüş hâlidir. Ödevde seri projene başlayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Seri kurgusu | Series structure | Bir temanın, sırayla okunduğunda tek bir bütün oluşturan eserler dizisine dönüştürülme planı |
| Seçme ve eleme | Selection and editing | Çok sayıda çalışmadan seriyi en iyi taşıyanları seçip gerisini bilinçli olarak dışarıda bırakma |
| Birlik ölçütleri | Unity criteria | Palet, boyut, yüzey, ton ve sunum gibi serinin bütün olarak okunmasını sağlayan ortak özellikler |
| Sanatçı metni | Artist statement | Serinin temasını, sorusunu ve yöntemini kısa ve açık bir dille anlatan metin |
| Sergi düzeni | Exhibition layout | Eserlerin bir mekânda hangi sırayla, aralıkla ve yükseklikte asılacağının planı |
Ödev
Seri projene başla.
- Tema çekirdeğinden yola çıkarak en az on küçük eskiz yap ve bunları yan yana dizerek beş ya da altısını seç.
- Seçtiğin eskizleri palet, boyut, yüzey ve ton açısından denetle ve seriden kopuk duran öğeleri düzelt ya da çıkar.
- Seçtiğin eskizlerden en az birini tam boyutlu bir çalışmaya dönüştürmeye başla.
- Serinin sergi düzenini gösteren küçük bir duvar planı ve iki paragraflık bir taslak sanatçı metni hazırla.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Seçilen eskizler birbirini tamamlıyor ve bir sergi düzeninde bir yay oluşturuyor mu?
- Teknik ve Malzeme: Seri boyunca yüzey ve teknik birbirini tutuyor mu?
- Bitmişlik ve Sunum: Duvar planı ve sanatçı metni açık, kısa ve dürüst mü?
- Elediğin eskizlerden hangisini bırakmak en zoru oldu ve neden?
Kendini sına
1. Bir sergi serisi tek tek resimlerden nasıl ayrılır?
- A) Birbirini tamamlayan eserlerle, hiçbir tek resmin anlatamayacağı bir bütünü anlatır.
- B) Her zaman daha büyük resimlerden oluşur.
- C) Yalnızca bir teknik kullanır.
- D) Yalnızca çerçeveleriyle ayrılır.
2. Kollwitz'in Dokumacıların İsyanı dizisi hangi tekniklerle yapılmıştır?
- A) Yalnızca yağlı boyayla.
- B) Suluboya ve pastelle.
- C) Üç litografi ve üç asitle oymayla.
- D) Yalnızca ağaç baskıyla.
3. Seçme ve elemede hangi soru belirleyicidir?
- A) Bu resim tek başına güzel mi?
- B) Bu resim en pahalı olan mı?
- C) Bu resim en son yapılan mı?
- D) Bu resim çıkarılırsa seri neyi kaybeder?
4. Birlik ölçütleri nedir?
- A) Serinin bütün eserlerinin aynı olması.
- B) Palet, boyut, yüzey, ton ve sunum gibi serinin bütün olarak okunmasını sağlayan ortak özellikler.
- C) Sergi salonunun ölçüleri.
- D) Eserlerin fiyatları.
5. Farklı tenlerdeki kişilerin portrelerini içeren bir seriyi sergilerken ne gözetilmelidir?
- A) Portrelerin aynı boyut, yükseklik ve ışıkla asılması ve sergi ışığında tenlerin okunuşunun denenmesi.
- B) Koyu tenli portrelerin daha karanlık bir köşeye asılması.
- C) Portrelerin farklı boyutlarda basılması.
- D) Işığın mümkün olduğunca soğuk ve zayıf tutulması.
Cevaplar
- A — Eserler birbirini açıklar ve izleyiciyi bir salon boyunca temanın içinde tutar.
- C — Siyah beyazın sınırlı paleti ve yakın boyutlar iki tekniği tek bir bütün olarak bir arada tutar.
- D — Tek başına güzel bir resim de seriye bir şey katmıyorsa dışarıda bırakılabilir.
- B — Birlik tekdüzelik demek değildir; bilinçli farklar ritme vurgu ekleyebilir.
- A — Çok soğuk ya da zayıf bir ışık koyu tenlerdeki renk zenginliğini ve ayrıntıyı yok edebilir.
Referans görseller
- Özgün animasyon: altı baskının yan yana dizilmesi; yoksulluktan ayaklanmaya ve sona uzanan yay.
- Özgün animasyon: on eskizden beş ya da altısının iki soruyla seçilmesi; birlik ölçütleriyle denetim.
- Özgün animasyon: bir galeri duvarında sergi düzeni; aralıklar ve yükseklik; farklı tenlerdeki portrelerin aynı ışıkta sergilenmesi.
Sonraki derse köprü
Bir seri kurduğunda, onu başkalarının gözüyle de görmek istersin: seriyi oluşturan her resmin nasıl çalıştığını sistemli olarak okumak. Bir sonraki bölüm eleştiri ve analize ayrılıyor; ilk dersi biçimsel analiz: bir tabloyu çizgi, değer, renk ve kompozisyon üzerinden adım adım nasıl okuyacağını.