Öğrenme hedefi
Büyük formatta planlama ve üretim yapabileceksin. Bir resmi büyütmenin yalnızca her şeyi ölçekle çarpmak olmadığını, bakış mesafesinin, fırçanın, değerlerin ve kompozisyonun büyük bir yüzeyde neden farklı davrandığını açıklayabilecek; büyük bir çalışmayı küçük ölçekli eskizlerle ve gerektiğinde bir maketle nasıl planlayacağını anlatabilecek; geniş bir yüzeyi yönetilebilir çalışma bölgelerine ayırabilecek; resmi hem uzaktan hem yakından okunacak biçimde tasarlayabilecek ve figürlü büyük bir kompozisyonda farklı tenleri bu ölçekte tutarlı biçimde düşünerek ölçekli bir eskiz hazırlayabileceksin.
Kanca
Tuval büyüyünce her şey neden değişir?
Şimdiye kadar yaptığın resimlerin çoğu, kolunun uzunluğunda durup bütünüyle görebildiğin boyutlardaydı. Bir tuval senden uzun, kulaç açtığında bile kenarlarına ulaşamayacağın kadar geniş olduğunda, her şey değişmeye başlar: resmin tamamını görmek için odanın öbür ucuna gitmen gerekir, bir fırça darbesi yüzeyde kaybolur, iyi bir küçük eskizin cesur kararları büyük yüzeyde boş ve düz görünebilir. Bu ders, büyük formatın neden ayrı bir düşünme biçimi istediğini ve bir resmi bu ölçeğe nasıl taşıyacağını ele alıyor.
Bağlam
Fransız ressam Théodore Géricault'nun 1818–1819 yıllarında boyadığı Medusa'nın Salı, Louvre'un en büyük tuvallerinden biridir. Yağlı boya tuval 4,91 metre yüksekliğinde ve 7,16 metre genişliğindedir; müzede INV 4884 numarasıyla kayıtlıdır. Resim, 1816'da Batı Afrika kıyılarında karaya oturan Fransız firkateyni Méduse'un yolcularından bir kısmının, günlerce bir sal üzerinde sürüklenmesini anlatır. Salın üzerinde ölüler, yaşamla ölüm arasındaki insanlar ve ufukta beliren bir gemiye doğru bir örtü sallayan figürler vardır.
Louvre'un kaydına göre Géricault bu resmi Paris'te, rue du Faubourg-du-Roule 80 numarada kiraladığı bir atölyede boyadı; tuvali 24 Şubat 1818'de bir tüccardan 440 franka satın aldı. Kaynaklara göre ressam, felaketten kurtulanlarla konuştu ve salın marangozlarından birine salın küçük ölçekli bir maketini yaptırarak üzerine balmumu figürler yerleştirip kompozisyonu denedi. Resim 1819 Salonu'nda «Bir Deniz Kazası Sahnesi» adıyla sergilendi. Müzeye göre önce bir kapının üstüne asıldı, Ekim 1819'un sonunda daha belirgin bir yere taşındı. Salın tepesinde, bir fıçının üzerinde durup örtüyü sallayan figürün modeli, Getty Müzesi'nin anlatımına göre Paris'te akrobat ve model olarak çalışan Haitili Joseph'tir.
Ana anlatım
Büyük format neden ayrı bir düşünme biçimi ister?
Büyük format (large format), bu derste, ressamın bütününü kolunun ulaştığı bir mesafeden göremediği ve üzerinde çalışırken ondan uzaklaşıp yaklaşmak zorunda kaldığı, genellikle insan boyuna yaklaşan ya da onu aşan boyutlardaki resimdir. Büyük formatı küçük bir resmin büyütülmüş hâli sanmak, en sık düşülen yanılgıdır.
İlk değişiklik bakış mesafesindedir. Küçük bir resim tek bir bakışta, yakından görülür; büyük bir resim ise izleyiciye farklı mesafelerden farklı şeyler söyler. Uzaktan bakan biri önce kompozisyonun büyük kütlelerini, yönlerini ve değer düzenini okur; yaklaştıkça figürler, yüzler ve dokular belirir; en yakında fırçanın izleri görünür. Velázquez dersinde gördüğün okuma mesafesi düşüncesi, burada tek bir mesafe değil, bir mesafeler dizisi olur.
İkinci değişiklik fırçada ve boyadadır. Küçük bir panoyu dolduran bir darbe, büyük bir tuvalde küçük bir leke olarak kalır. Büyük yüzeyler geniş fırçalar, daha çok boya ve daha geniş kol hareketleri ister; bilekten gelen küçük hareketler, uzaktan bakıldığında titrek ve tedirgin görünebilir. Aynı zamanda boyanın miktarı ve kuruma süresi bir planlama sorunu olur: geniş bir alanı tek oturumda bitirmek, ıslak kenarların ne zaman birleşeceğini önceden düşünmeyi gerektirir.
Üçüncü değişiklik değerlerde ve renktedir. Küçük bir eskizde iki değer arasındaki küçük bir fark yeterli görünebilir; büyük bir yüzeye yayıldığında aynı fark kaybolabilir ve alan düz, boş bir düzleme dönüşür. Tersine, küçük eskizde uyumlu görünen doygun bir renk, büyük bir alanı kapladığında bütün resmi ele geçirebilir. Bu yüzden büyük formata geçerken değer ve renk kararlarını yeniden sınamak gerekir.
Büyük bir resim nasıl planlanır?
Ölçekli eskiz (scale sketch), son resmin oranlarını birebir taşıyan ama çok daha küçük boyuttaki, kompozisyonun, değer düzeninin ve ana renklerin çözüldüğü hazırlık çalışmasıdır. Küçük eskiz dersinde avuç içi büyüklüğündeki çalışmaları görmüştün; ölçekli eskiz, bu fikri son resmin tam oranlarına bağlar. Büyük bir tuvalin en-boy oranı 7,16'ya 4,91 ise, eskiz de aynı orana uymalıdır; aksi hâlde eskizde çözülen kompozisyon, büyük tuvale geçtiğinde kayar.
Büyük bir resim için genellikle birden fazla ölçekli eskiz yapılır: önce yalnızca kütlelerin ve yönlerin denendiği değer eskizleri, sonra renk ve ışığın denendiği renk eskizleri, sonra da figürlerin ya da önemli parçaların ayrı çizimleri. Duvar resmine giden süreçte gördüğün aktarım yöntemleri, ızgara ya da kartonla büyütme, bu hazırlığın ardından gelir; burada önemli olan, aktarılacak şeyin önceden yeterince çözülmüş olmasıdır.
Maket (maquette), karmaşık bir sahnenin ışığını, figürlerin birbirine göre yerlerini ve perspektifi denemek için kurulan küçük ölçekli üç boyutlu modeldir. Géricault'nun salın bir maketini yaptırıp üzerinde balmumu figürlerle kompozisyonu denediği aktarılır. Bir maket, bir sahneyi farklı açılardan görmeye, ışığı gerçek bir lamba ile denemeye ve figürlerin birbirinin önüne nasıl geçtiğini anlamaya yardım eder. Bugün bir maket, kil figürler, küçük tahta mankenler ya da kartondan bir sahne olabilir.
Planlamanın son adımı, tuval boyutunun kendisini sorgulamaktır. Büyük bir tuval bir tercih değil bir iddiadır: izleyiciyi sahnenin içine çeker, figürleri gerçek boyutlarına yaklaştırır ve güçlü bir etki yaratır. Ama aynı konu, daha küçük bir tuvalde daha yakın, daha özel bir etki de verebilir. Hangi boyutun konuna uyduğuna, ölçekli eskizleri farklı boyutlarda hayal ederek karar vermek gerekir.
Geniş bir yüzey nasıl yönetilir?
Çalışma bölgesi (working zone), büyük bir yüzeyin, ressamın bir oturumda ya da bir konumdan rahatça ulaşıp bitirebileceği, kompozisyonun doğal sınırlarına göre belirlenmiş bölümüdür. Büyük bir tuvali tek seferde bir uçtan öbürüne boyamak yerine, onu bölgelere ayırmak, hem fiziksel olarak hem de dikkat açısından işi yönetilebilir kılar.
Bölgeleri kompozisyonun kendi çizgileri boyunca belirlemek önemlidir: bir figür grubunun kenarı, bir ufuk çizgisi ya da bir gölge alanının sınırı, iki oturum arasındaki birleşme yerini gizler. Bölgeleri rastgele dikdörtgenler olarak belirlemek, kuruyan ve ıslak boyanın birleştiği yerlerde görünür izler bırakabilir. Her bölgenin başında ve sonunda, komşu bölgelerle değer ve renk ilişkisini kontrol etmek, resmin parçalar hâlinde değil bir bütün olarak ilerlemesini sağlar.
Büyük bir resimde en sık karşılaşılan sorunlardan biri, bir bölgeyi fazla bitirmek ve öbür bölgelerle uyumunu kaybetmektir. Bunu önlemenin yolu, resmin tamamını önce kaba bir katmanla kaplamak, sonra bütün bölgeleri aşağı yukarı aynı bitmişlik düzeyinde ilerletmektir. Sık sık odanın öbür ucuna gidip resme bütün olarak bakmak, büyük formatta bir alışkanlık değil, bir zorunluluktur.
Resim uzaktan ve yakından nasıl okunur?
İki mesafeli okuma (two-distance reading), büyük bir resmin hem uzaktan, büyük kütleleri ve değer düzeniyle, hem de yakından, figürleri, yüzleri ve dokularıyla anlamlı olacak biçimde tasarlanmasıdır. Uzaktan okunacak katman için kompozisyonun ana çizgileri, açık ve koyu kütlelerin dağılımı ve renk vurgularının yerleri belirleyicidir. Yakından okunacak katman için ise figürlerin anlatımı, ellerin, yüzlerin ve ayrıntıların inceliği önemlidir.
Medusa'nın Salı'nın 1819 Salonu'nda önce bir kapının üstüne asılması ve sonra daha belirgin bir yere taşınması, bu iki mesafenin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Yükseğe asılmış büyük bir resim, uzaktan okunacak katmanıyla izleyiciye ulaşır; yakından okunacak katmanı ise kaybolur. Resmin aşağı indirilmesi, iki katmanın birlikte görülmesini sağlar.
Büyük bir figürlü kompozisyonda tenler de bu iki mesafede düşünülmelidir. Uzaktan, figürlerin tenleri kompozisyonun değer kütlelerinin bir parçasıdır: açık tenler ışıklı bir grup, koyu tenler koyu bir vurgu, orta tonlar ara bir değer olarak okunur. Medusa'nın Salı'nda salın tepesindeki koyu tenli figür, gökyüzünün açık fonuna karşı resmin en güçlü siluetlerinden birini oluşturur ve bakışı kompozisyonun doruğuna taşır. Yakından ise her ten, kendi ışığını, sıcaklığını ve ayrıntısını taşımalıdır; koyu bir teni uzaktan güçlü bir siluet olarak kullanırken, yakından bakıldığında onu düz bir koyu leke olarak bırakmamak, ışığa dönen düzlemlerdeki parlaklıkları, yansıyan renkleri ve kas yapısını da işlemek gerekir. Açık tenler için de aynı ilke geçerlidir: uzaktan tek bir ışıklı kütle, yakından her biri kendi ışığına ve rengine sahip bedenler.
Büyük bir resimde farklı tenleri tutarlı tutmanın bir yolu, ölçekli eskizde her figür için bir ten değeri ve sıcaklığı belirleyip bunu bir renk kartına işlemektir. Birkaç hafta ya da ay süren bir çalışmada, ışık koşulları ve ressamın gözü değişebilir; renk kartı, aynı figürün tenini farklı oturumlarda aynı değerde ve sıcaklıkta tutmaya yardım eder.
Uygulama
Bu kısa deneme, büyük bir resmin fırça tuvale değmeden önce küçük ölçekte ve iki mesafede çözülmesi gerektiğini kendi elinle görmeyi amaçlıyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışKüçük eskizi oranlarını kontrol etmeden büyütmek.
Kompozisyon büyük tuvalde kayar, boşluklar ve sıkışmalar oluşur. Ölçekli eskizi son tuvalin en-boy oranına birebir uydur.
Yaygın yanlışBir bölgeyi bitirip öbürlerine geçmek.
Resim parçalı görünür, bölgeler birbirine uymaz. Önce bütün yüzeyi kaba bir katmanla kapla, sonra bölgeleri birlikte ilerlet.
Yaygın yanlışYalnızca yakından bakarak çalışmak.
Uzaktan okunacak büyük kütleler ve değer düzeni kaybolur. Sık sık odanın öbür ucuna gidip resme bütün olarak bak.
Kapanış
Tuval büyüyünce her şey neden değişir? Çünkü büyük bir resim tek bir mesafeden değil, bir mesafeler dizisinden okunur; fırça, boya, değer ve renk kararları bu ölçekte başka türlü davranır. Büyük bir resim, son tuvalin oranlarını taşıyan ölçekli eskizlerle, gerektiğinde bir maketle, kompozisyonun kendi çizgilerine göre belirlenmiş çalışma bölgeleriyle ve hem uzaktan hem yakından okunacak biçimde planlanır. Géricault'nun 4,91 × 7,16 metrelik Medusa'nın Salı, maketle denenmiş bir kompozisyonun, uzaktan güçlü siluetleri ve yakından ayrıntılı bedenleriyle büyük bir ölçekte nasıl kurulduğunu gösterir. Ödevde büyük format için ölçekli bir eskiz hazırlayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Büyük format | Large format | Ressamın kol mesafesinden bütünüyle göremediği, insan boyuna yaklaşan ya da onu aşan boyuttaki resim |
| Ölçekli eskiz | Scale sketch | Son resmin oranlarını birebir taşıyan, kompozisyonun ve değerlerin çözüldüğü küçük hazırlık çalışması |
| Maket | Maquette | Bir sahnenin ışığını ve figürlerin yerlerini denemek için kurulan küçük ölçekli üç boyutlu model |
| Çalışma bölgesi | Working zone | Büyük bir yüzeyin, kompozisyonun sınırlarına göre belirlenmiş ve bir oturumda bitirilebilen bölümü |
| İki mesafeli okuma | Two-distance reading | Bir resmin hem uzaktan büyük kütleleriyle hem yakından ayrıntılarıyla anlamlı olacak biçimde tasarlanması |
Ödev
Büyük format için ölçekli bir eskiz hazırla.
- En az bir buçuk metre genişliğinde bir resim tasarla ve en-boy oranını belirle.
- Bu oranı birebir koruyarak bir değer eskizi, bir renk eskizi ve figürlerin ya da önemli nesnelerin yerlerini gösteren bir düzen eskizi hazırla.
- Eskizin üzerine çalışma bölgelerini kompozisyonun kendi çizgilerine göre işaretle; figür varsa her figürün ten değerini ve sıcaklığını bir renk kartına yaz.
- Eskizleri uzaktan ve yakından bakarak değerlendir ve iki mesafede neyin okunduğunu anlatan birkaç cümle ekle.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Ölçekli eskiz son tuvalin oranlarını birebir taşıyor mu; uzaktan büyük kütleler okunuyor mu?
- Değer (Ton): Değer farkları büyük bir yüzeye yayıldığında da okunacak kadar belirgin mi?
- Teknik ve Malzeme: Çalışma bölgeleri kompozisyonun kendi çizgilerine göre mi belirlenmiş?
- Eskizi uzaktan ve yakından gördüğünde hangi kararını değiştirmek istedin?
Kendini sına
1. Büyük formatta bakış mesafesi nasıl değişir?
- A) Tek bir mesafeden görülür.
- B) Bakış mesafesinin hiçbir önemi yoktur.
- C) Resim yalnızca yakından görülür.
- D) Resim farklı mesafelerden farklı şeyler söyler; uzaktan kütleler, yakından ayrıntılar okunur.
2. Ölçekli eskiz neden son tuvalin oranlarını birebir taşımalıdır?
- A) Aksi hâlde eskizde çözülen kompozisyon büyük tuvale geçerken kayar.
- B) Eskiz daha hızlı kurusun diye.
- C) Oranların hiçbir önemi yoktur.
- D) Tuval daha ucuz olsun diye.
3. Géricault Medusa'nın Salı için maketi nasıl kullandı?
- A) Resmi maketin üzerine boyadı.
- B) Maketi sergide resmin yanına koydu.
- C) Salın küçük ölçekli maketinde balmumu figürlerle kompozisyonu denedi.
- D) Hiç maket kullanmadı.
4. Çalışma bölgeleri nasıl belirlenmelidir?
- A) Rastgele eşit dikdörtgenler olarak.
- B) Kompozisyonun kendi çizgileri boyunca, örneğin bir figür grubunun kenarına ya da bir ufuk çizgisine göre.
- C) Her gün farklı bir köşeden başlayarak.
- D) Yalnızca tuvalin ortasında.
5. Büyük bir figürlü kompozisyonda koyu bir teni uzaktan güçlü bir siluet olarak kullanırken yakından ne yapılmalıdır?
- A) Onu düz bir koyu leke olarak bırakmak.
- B) Uzaktan görünmeyeceği için hiç boyamamak.
- C) Işığa dönen düzlemlerdeki parlaklıkları, yansıyan renkleri ve kas yapısını da işlemek.
- D) Teni açarak siluetini zayıflatmak.
Cevaplar
- D — Büyük bir resim bir mesafeler dizisiyle okunur ve her mesafe için ayrı düşünülmelidir.
- A — Oran farkı, eskizde dengeli duran boşlukları büyük tuvalde sıkıştırır ya da genişletir.
- C — Maket, ışığı, perspektifi ve figürlerin birbirine göre yerlerini üç boyutta denemeye izin verir.
- B — Kompozisyonun kendi sınırları, iki oturum arasındaki birleşme yerlerini gizler.
- C — Uzaktaki güçlü siluet ile yakındaki ayrıntılı beden, iki mesafeli okumanın iki katmanıdır.
Referans görseller
- Özgün animasyon: aynı resmin odanın öbür ucundan, orta mesafeden ve yakından görünüşü; her mesafede okunan katman.
- Özgün animasyon: küçük bir eskizin oranları korunarak ve korunmadan büyütülmesi; kompozisyonun kayması.
- Özgün animasyon: büyük bir tuvalin kompozisyonun çizgilerine göre çalışma bölgelerine ayrılması; farklı tenlerin uzaktan siluet, yakından ayrıntı olarak okunması.
Sonraki derse köprü
Medusa'nın Salı'nda onlarca beden tek bir yükselen hareketin içinde birleşir. Sonraki derste bu soruyu doğrudan ele alıyoruz: çok figürlü bir kompozisyonda kalabalığı dağılmadan nasıl yöneteceğini ve Rubens'in büyük sahnelerindeki figürleri hangi hareketlerle ve gruplarla bir arada tuttuğunu.