Öğrenme hedefi
Optik karışım ilkesini kendi resminde uygulayabileceksin. Pointilizm ile divizyonizm arasındaki farkı açıklayabilecek; Georges Seurat'nın renk kuramından yararlanarak bir yüzeyin rengini yerel renk, ışık ve komşu renklerin etkisi gibi bileşenlere nasıl ayırdığını anlatabilecek; noktanın büyüklüğünü okuma uzaklığına göre seçebilecek; değeri renkten önce kurmanın neden şart olduğunu gösterebilecek ve farklı tenleri noktalarla boyarken değeri koruyarak küçük bir pointilist çalışma yapabileceksin.
Kanca
Gözünüz boyayı nasıl karıştırır?
Monet'nin kırık renkleri bir gözlemin anlık kaydıydı. Birkaç yıl sonra genç bir Parisli ressam, Georges Seurat, aynı fikri bir yönteme dönüştürmeye girişti. Renkleri paletin üzerinde karıştırmak yerine küçük, düzenli dokunuşlar hâlinde tuvale koydu ve karışımı izleyicinin gözüne bıraktı. Işıkta ve boyada karıştırma dersinde bu karışımın fiziğini, yani gözün küçük renk lekelerini alanlarına göre bir ortalamada birleştirdiğini görmüştün. Bu ders o bilginin fırçaya nasıl döküldüğünü soruyor: hangi noktayı, hangi büyüklükte, nereye koymak gerekir?
Bağlam
Seurat'nın 1887–1888 yıllarında yaptığı Sirk Gösterisi (Parade de cirque), bugün Metropolitan'ın koleksiyonundadır. Yağlı boya tuval 99,7 × 149,9 santimetredir. Müzeye göre resim, Paris'teki Nation Meydanı'nda kurulan Corvi Sirki'nin, içeri seyirci çekmek için kapının önünde verdiği kısa ücretsiz gösteriyi anlatır ve Seurat'nın ilk gece sahnesi, halk eğlencesini konu alan ilk resmidir.
Gaz lambalarının aydınlattığı bir sahnede bir trombon çalan figür ortada, katı ve neredeyse kıpırtısız durur; önde seyircilerin başları siluet gibi dizilir. Müzenin betimlemesine göre resim, ağırlıkla mor-gri, mavi-gri, turuncu ve yeşil renk noktalarıyla ve Seurat'nın kurallarını incelediği bir çizgi düzeniyle kurulmuştur. Gece sahnesi, pointilizmin yalnızca güneşli öğleden sonralar için değil, loş ve yapay bir ışık için de kullanılabileceğini gösterir: noktalar burada parlaklığı değil, sisli ve titrek bir gece havasını kurar.
Ana anlatım
Pointilizm ile divizyonizm aynı şey mi?
Pointilizm (pointillism), renklerin tuvale küçük ve birbirinden ayrı noktalar ya da kısa dokunuşlar hâlinde konarak uzaktan gözde birleşmeye bırakıldığı boyama tekniğidir. Adı, Fransızca «nokta» anlamındaki point sözcüğünden gelir ve fırçanın yüzeye bıraktığı izin biçimini anlatır.
Divizyonizm (divisionism), bir rengin paletin üzerinde karıştırılmak yerine bileşenlerine ayrılıp bu bileşenlerin tuvalde ayrı ayrı yan yana konmasını öngören renk yöntemidir. Seurat'nın yakın arkadaşı ve yöntemin önde gelen savunucusu Paul Signac, 1899'da yayımladığı Eugène Delacroix'dan Yeni İzlenimciliğe kitabında «pointilist» adını reddetti ve Yeni İzlenimci ressamın nokta koymadığını, böldüğünü yazdı. Signac için önemli olan fırçanın izinin biçimi değil, rengin bölünmesiydi.
Bu ayrım bugün de yararlıdır. Pointilizm bir dokunuş tekniğidir; divizyonizm ise bir renk düşüncesidir. Bir yüzeyi noktalarla boyayıp her noktada aynı karışık rengi kullanırsan pointilist bir doku elde edersin, ama divizyonist bir renk kurmuş olmazsın. Tersine, rengi bileşenlerine ayırıp bunları kısa, yan yana darbelerle de koyabilirsin; o zaman noktasız bir divizyonizm yapmış olursun. Monet'nin kırık renginde de bu düşüncenin tohumu vardı; Seurat ve Signac onu daha düzenli ve kurama dayalı bir yönteme çevirdi.
Seurat'nın ve çevresinin yararlandığı kaynaklar arasında Fransız kimyacı Michel-Eugène Chevreul'ün 1839'da yayımlanan eşzamanlı renk karşıtlığı yasası ve Amerikalı fizikçi Ogden Rood'un 1879'da yayımlanan Modern Chromatics kitabı sayılır. Chevreul, yan yana konan iki rengin birbirini nasıl etkilediğini, Rood ise renklerin ışık olarak ve boya olarak nasıl karıştığını tartışmıştı. Işıkta ve boyada karıştırma dersinde gördüğün gibi, Seurat'nın noktalardan beklediği parlaklık her zaman gerçekleşmez: tamamlayıcı iki rengin noktaları uzaktan griye yaklaşabilir. Ama orta uzaklıkta noktalar tam birleşmez ve yüzey titreşir; resmin canlılığı bu ara bölgeden gelir.
Bir rengi bileşenlerine nasıl ayırırsın?
Yerel renk (local colour), bir yüzeyin nötr ve beyaz bir ışık altında görülen kendi rengidir; bir portakalın turuncusu, bir çayırın yeşili. Renk bileşenleri (colour components), divizyonist yöntemde bir yüzeyin görünen rengini oluşturduğu düşünülen ayrı katkılardır: yüzeyin yerel rengi, üzerine düşen ışığın rengi, çevreden yansıyan renkler ve komşu renklerin eşzamanlı kontrastla doğurduğu karşıt etki.
Pratikte bu, bir yüzeyi boyarken tek bir karışım aramak yerine birkaç ayrı renk seçmek demektir. Güneşli bir çayırı düşün. Yeşil noktalar yerel rengi verir. Güneş ışığının sıcaklığını birkaç sarı ve turuncu nokta taşır. Gölgeli bölgelerde gökyüzünün yansımasını mavi noktalar, yeşilin tamamlayıcısından doğan karşıt etkiyi ise az sayıda kırmızımsı mor nokta verir. Bu noktalar uzaktan birleşir ve tek bir ışıklı yeşil gibi okunur; ama bu yeşilin içinde ışık, gölge ve hava vardır.
Her bileşen için oran önemlidir. Yerel renk çoğu zaman noktaların en büyük payını alır; ışığın ve yansımanın noktaları daha az, karşıt renk noktaları ise en az sayıdadır. Karşıt noktalar fazla olduğunda yüzey grileşir; hiç olmadığında renk düz ve durgun kalır. Bir yüzeyi boyamadan önce küçük bir kâğıt parçasında dört beş noktalık bir deneme yapmak ve ona birkaç adım uzaktan bakmak, oranları bulmanın en kısa yoludur.
Nokta ölçeği ve değer resmi nasıl yönetir?
Nokta ölçeği (dot scale), bir pointilist resimde noktaların büyüklüğünün resmin boyutuna ve okunacağı uzaklığa göre seçilmesidir. Velázquez dersinde okuma mesafesini görmüştün; burada aynı düşünce daha kesin bir biçim alır. Noktalar okuma uzaklığında gözün ayırt edebileceğinden büyükse birleşmez ve yüzey bir mozaik gibi görünür. Çok küçükse yüzey titreşimini kaybeder ve düz bir karışım gibi okunur. Küçük bir çalışmada birkaç milimetrelik noktalar, kolun uzunluğu kadar bir uzaklıktan bile titreşebilir; iki metrelik bir tuvalde daha büyük dokunuşlar gerekebilir.
Noktaların büyüklüğü resmin içinde de değişebilir. Ön plandaki yüzeylerde biraz daha büyük, uzaktaki yüzeylerde daha küçük noktalar derinlik izlenimini destekler. Bir biçimin kenarında noktaları sıklaştırmak ya da küçültmek, o kenarı keskinleştirir; seyreltmek yumuşatır.
Pointilizmin en sık gözden kaçan kuralı şudur: noktalar değeri değiştirmez, yalnızca rengi titreştirir. Bir yüzeyin ne kadar açık ya da koyu okunacağı, o yüzeydeki noktaların değerlerinin ortalamasına bağlıdır. Açık bir yüzeye birkaç koyu nokta koyarsan yüzey kararır; koyu bir yüzeye birkaç açık nokta koyarsan açılır. Bu yüzden bir yüzeydeki bütün noktaları, farklı renklerde olsalar bile, aşağı yukarı aynı değer ailesinde tutmak gerekir. Seurat'nın konte kalemiyle yaptığı ve yalnızca değerlerden oluşan çizimleri, onun resimlerindeki bu değer düzeninin hazırlığı olarak okunabilir. Kendi çalışmanda da önce küçük bir değer eskizi yapmak ve her bölgenin değerini belirlemek, noktalara geçmeden önceki en önemli adımdır.
Noktalarla farklı tenler nasıl boyanır?
Pointilist bir ten, divizyonizmin bütün sorunlarını küçük bir alanda toplar. Tenin değeri korunmazsa yüz ya lekeli bir yüzeye dönüşür ya da biçimini yitirir.
Açık bir tende yerel rengin noktaları, sıcak pembeler, okrlar ve açık turuncular, en büyük payı alır. Işıklı yanda sarı ve açık turuncu noktalar ışığı, gölgeli yanda az sayıda mavi ve mor nokta yansımayı ve karşıt etkiyi verir. Tehlike, gölgede mavi ve mor noktaları çoğaltıp yüzü morarmış göstermektir; karşıt noktaları seyrek tutmak ve değerlerini tenin gölge değerine yakın seçmek bunu önler.
Koyu bir tende önce değer ailesini belirlemek gerekir. Işıklı yanda bile noktaların çoğu orta ve koyu değerde olmalıdır; bu ailenin içinde derin kırmızılar, kızıl kahverengiler, koyu okrlar ve morlar yerel rengi taşır. Işığın vurduğu düzlemlerde değeri yükseltmek için beyazlı ve açık noktalar koymak yerine, daha açık ama doygun sıcak renklerin noktalarını artırmak, tenin griye ve toza dönmesini önler. Yüzeyin en parlak yerlerinde, alnın ön yüzünde ya da elmacık kemiğinin üstünde, birkaç serin ve açık nokta ışığın yansımasını verir; bunları küçük tutmak ve birbirine yakın kümeler hâlinde koymak, parlaklığı bir çizgi gibi okutur. Gölgeli bölgelerde koyu mavi ve mor noktalar, siyah kullanmadan derinlik kurar.
Orta tonlu tenlerde yerel renk noktaları zeytin yeşiline ve altın sarısına yaklaşan okrlardan seçilebilir; gölgede birkaç kırmızımsı nokta, yeşilimsi alt tonu dengeler. Hangi tende çalışırsan çalış, noktalara başlamadan önce yüzün değer eskizini yap, her bölge için değer ailesini belirle ve renk bileşenlerini bu ailenin içinde seç.
Uygulama
- Malzeme: kenarları 20–25 santimetre arasında bir pano ya da kalın bir kâğıt; akrilik ya da gouache; birkaç küçük yuvarlak fırça ya da pamuklu çubuklar; sınırlı bir palet (beyaz, bir sarı, bir sıcak kırmızı, bir serin kırmızı, ultramarin, bir yeşil).
- Güneşli bir duvarın önüne tek bir meyve ya da tek bir kupa koy; önce yalnızca değerlerden oluşan küçük bir eskiz yap.
- Ana yüzeylerin her biri için yerel rengi, ışığın rengini, gölgedeki yansımayı ve karşıt rengi yazan küçük bir renk tablosu hazırla.
- Bir kâğıt parçasında her yüzey için dört beş noktalık bir deneme yap ve birkaç adım uzaktan bak; oranları ayarla.
- Önce yerel rengin noktalarını koy, sonra ışık ve yansıma noktalarını, en son az sayıda karşıt nokta ekle; her bölgede noktaları değer ailesinin içinde tut.
- Noktaları ön planda biraz daha büyük, uzakta daha küçük tut; birkaç adım geriden bakıp yüzeyin birleşip birleşmediğini ve değerlerin eskizle uyuşup uyuşmadığını kontrol et.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışAynı yüzeyde farklı değerlerde noktalar kullanmak.
Yüzey lekeli görünür ve biçim bozulur. Noktaları farklı renklerde ama aynı değer ailesinde seç.
Yaygın yanlışKarşıt renk noktalarını fazla koymak.
Yüzey uzaktan grileşir ve donuklaşır. Karşıt noktaları seyrek tut, en büyük payı yerel renge bırak.
Yaygın yanlışNokta ölçeğini okuma uzaklığına göre seçmemek.
Noktalar ya mozaik gibi ayrı kalır ya da titreşimsiz bir düzlüğe karışır. Denemeyi resmin okunacağı uzaklıktan bakarak yap.
Kapanış
Gözünüz boyayı nasıl karıştırır? Küçük renk noktalarını alanlarına göre bir ortalamada birleştirerek; ama orta uzaklıkta bu birleşme tam değildir ve yüzey titreşir. Seurat bu olguyu Chevreul'ün ve Rood'un renk kuramlarından yararlanan bir yönteme dönüştürdü; Signac ise yöntemin özünün noktalar değil, rengin bölünmesi olduğunu savundu. Bir yüzeyin rengini yerel renk, ışık, yansıma ve karşıt etki gibi bileşenlere ayırmak, noktaları okuma uzaklığına göre ölçeklendirmek ve her yüzeyde değeri korumak bu yöntemin temelidir. Sirk Gösterisi, bu düzenin loş bir gece ışığında bile nasıl çalıştığını gösterir. Ödevde pointilist küçük bir çalışma yapacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Pointilizm | Pointillism | Renklerin küçük ve ayrı noktalar hâlinde konup uzaktan gözde birleşmeye bırakıldığı teknik |
| Divizyonizm | Divisionism | Bir rengin bileşenlerine ayrılıp bunların tuvalde ayrı ayrı yan yana konduğu renk yöntemi |
| Nokta ölçeği | Dot scale | Noktaların büyüklüğünün resmin boyutuna ve okuma uzaklığına göre seçilmesi |
| Yerel renk | Local colour | Bir yüzeyin nötr ve beyaz bir ışık altında görülen kendi rengi |
| Renk bileşenleri | Colour components | Görünen rengi oluşturan yerel renk, ışığın rengi, yansımalar ve karşıt etki gibi ayrı katkılar |
Ödev
Pointilist küçük bir çalışma yap.
- Tek bir nesneden oluşan bir kurulum hazırla ve önce yalnızca değerlerden oluşan küçük bir eskiz hazırla.
- Her ana yüzey için yerel rengi, ışığın rengini, yansımayı ve karşıt rengi belirleyen bir renk tablosu yaz ve bir kâğıtta nokta denemesi yap.
- Çalışmayı noktalarla kur; her yüzeyde noktaları aynı değer ailesinde tut ve nokta ölçeğini okuma uzaklığına göre seç.
- Çalışmanın yanına değer eskizini, renk tablosunu ve noktaların kaç adım geriden birleşmeye başladığını yazdığın kısa bir not ekle.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Uzaktan bakıldığında her yüzeyin değeri eskizdeki değerle uyuşuyor mu?
- Teknik ve Malzeme: Noktalar temiz ve ayrı mı; ölçekleri resmin boyutuna ve okuma uzaklığına uygun mu?
- Kompozisyon: Nokta büyüklüğündeki değişim ön plan ile arka plan arasında derinlik kuruyor mu?
- Karşıt renk noktalarını azalttığında ya da artırdığında yüzeyin görünüşü nasıl değişti?
Kendini sına
1. Paul Signac pointilist adını neden reddetti?
- A) Seurat'yı hiç tanımadığı için.
- B) Noktalarla hiç çalışmadığı için.
- C) Yöntemin özünün nokta koymak değil, rengi bölmek olduğunu düşündüğü için.
- D) Yalnızca suluboyayla çalıştığı için.
2. Yerel renk nedir?
- A) Bir yüzeyin nötr ve beyaz bir ışık altında görülen kendi rengi.
- B) Bir resmin boyandığı kentin rengi.
- C) Gölgedeki yansıma.
- D) Resmin çerçevesinin rengi.
3. Bir yüzeydeki noktaların değerleri çok farklı olursa ne olur?
- A) Yüzey daha parlak görünür.
- B) Hiçbir şey değişmez.
- C) Noktalar kendiliğinden kaybolur.
- D) Yüzey lekeli görünür ve biçim bozulur.
4. Nokta ölçeği neye göre seçilmelidir?
- A) Resmin boyutuna ve okunacağı uzaklığa göre.
- B) Yalnızca fırçanın markasına göre.
- C) Her resimde aynı büyüklükte.
- D) Rastgele.
5. Koyu bir teni noktalarla boyarken ışıklı bölgeleri açmanın uygun yolu nedir?
- A) Beyaz noktaları çoğaltmak.
- B) Daha açık ama doygun sıcak renklerin noktalarını artırmak ve serin açık noktaları küçük kümelerle yalnızca en parlak yerlere koymak.
- C) Siyah noktalar eklemek.
- D) Işıklı bölgeleri boş bırakmak.
Cevaplar
- C — Signac'a göre önemli olan fırça izinin biçimi değil, rengin bileşenlerine bölünmesiydi.
- A — Divizyonist yöntemde yerel renk, bir yüzeydeki noktaların genellikle en büyük payını alır.
- D — Noktalar rengi titreştirir, ama yüzeyin değeri noktaların değer ortalamasıyla belirlenir.
- A — Çok büyük noktalar birleşmez, çok küçük noktalar titreşimini yitirir.
- B — Beyaz noktalar çoğaldıkça koyu deri küllenir; doygun ve sıcak noktalar onun derinliğini taşır.
Referans görseller
- Özgün şema: bir yeşil çayırın yerel renk, ışık, yansıma ve karşıt renk noktalarına ayrılması; bir kol boyundan ve üç adımdan bakış.
- Özgün çekim: aynı yüzeyin küçük, orta ve büyük noktalarla boyanıp farklı uzaklıklardan izlenmesi.
- Özgün çekim: farklı değer ailelerindeki tenlerin noktalarla kurulması; değer eskizi ile noktalı yüzeyin karşılaştırılması.
Sonraki derse köprü
Seurat, rengi noktalara bölüp gözde yeniden birleştirdi; biçimleri ise sade ve katı tuttu. Sonraki derste Paul Cézanne'a geçiyoruz: rengi biçimin yapısını kurmak için kullanan, nesneleri birden fazla bakış noktasından görerek masaların eğik, meyvelerin kaymaya hazır göründüğü resimler yapan ressama.