Öğrenme hedefi
Kırık renk tekniğiyle titreşen ışık etkisi yaratabileceksin. Claude Monet'nin nesneleri adlarıyla değil renk lekeleri olarak görme önerisini açıklayabilecek; renklerin paletten tam karıştırılmadan, tuvalde yan yana ya da üst üste karışmamış darbelerle konmasının yüzeye neden bir titreşim verdiğini gösterebilecek; siyahsız bir paletle renkli karanlıklar kurabilecek; manzaradaki figürlerin tenini çevrenin renkleriyle birlikte ele alarak kırık renkle bir manzara boyayabileceksin.
Kanca
Yakından noktalar, uzaktan ışık.
Velázquez'in serbest lekeleri, uzaktan bakıldığında doğru değerlerde birleşen bir kumaşa dönüşüyordu. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Fransa'da bir grup ressam bu fikri renge uyguladı. Claude Monet ve arkadaşları nehir kıyılarına, bahçelere, tren istasyonlarına çıktı; suyun üzerindeki kıpırtıyı, yaprakların arasındaki güneşi, sisin içindeki bir köprüyü boyamaya çalıştı. Bu ışığı yakalamak için renkleri paletin üzerinde düzgünce karıştırıp pürüzsüz yüzeyler kurmak yerine, onları kısa, ayrı ve çoğu zaman saf dokunuşlar hâlinde tuvale koydular. Yakından bakıldığında bu dokunuşlar birbirinden kopuk renk parçalarıdır; birkaç adım geriden ise ışık titreşmeye başlar. Bu ders, o titreşimin nasıl kurulduğunu inceliyor.
Bağlam
1869 yazında Monet ile arkadaşı Pierre-Auguste Renoir, Paris'in yakınında, Seine nehri üzerindeki La Grenouillère adlı bir yüzme ve kayık yerine şövalelerini kurdu. Metropolitan Müzesi, iki ressamın burada yan yana çalıştığını ve Monet'nin resminin Stockholm'deki Nationalmuseum'da bulunan Renoir resmine çok benzediğini belirtir. Monet'nin La Grenouillère adlı resmi bugün Metropolitan'ın koleksiyonundadır; yağlı boya tuval 74,6 × 99,7 santimetredir.
Resimde bir iskele, küçük yuvarlak bir ada, üzerinde gezinen ve yüzen insanlar, kıyıya bağlı kayıklar ve öndeki geniş su yüzeyi görülür. Suyun yüzü, düzgün bir yansıma olarak değil, yatay, kalın ve kısa darbelerin yan yana dizilmesiyle kurulmuştur: koyu yeşiller, maviler, sarımsı açık lekeler ve beyazımsı parıltılar birbirinin yanına bırakılmış, karıştırılmamıştır. Yakından bakıldığında bu darbeler bir fırçanın izlerinden başka bir şey değildir; biraz uzaklaşınca su hareket etmeye, ışık kırılmaya başlar. Resim, Monet'nin daha sonra geliştireceği çalışma biçiminin erken ve açık bir örneğidir.
Ana anlatım
Nesneyi değil, renk lekesini görmek ne demektir?
Renk lekesi (colour patch), bir sahnede nesnelerin adlarından bağımsız olarak, belirli bir renge, değere ve biçime sahip olarak görülen bir yüzey parçasıdır. Amerikalı ressam Lilla Cabot Perry, Monet'nin yanında Giverny'de çalıştığı yılları 1927'de yayımlanan bir yazısında anlatır. Perry'nin aktardığına göre Monet ona, dışarıda resim yaparken önündeki nesneleri, bir ağacı, bir evi, bir tarlayı unutmaya çalışmasını ve yalnızca «burada küçük bir mavi kare, burada pembe bir dikdörtgen, burada sarı bir çizgi var» diye düşünüp her birini tam göründüğü renkte ve biçimde boyamasını öğütlemiştir.
Bu öğüt ilk bakışta basit görünür, ama bir alışkanlığı kırar. Bir ağacı «ağaç» olarak düşündüğümüzde, zihnimiz bize onun yeşil olduğunu söyler; oysa akşam ışığında aynı ağacın bir yanı turuncumsu, bir yanı morumsu bir mavi olabilir. Değer skalası ve renk derslerinde, gözün bildiği ile gördüğü arasındaki farkı birçok kez yaşadın. Renk lekesi düşüncesi bu farkı sistemli bir yönteme dönüştürür: her yüzey parçasını, adını unutarak, yalnızca rengi, değeri ve biçimiyle ele almak.
Uygulamada bu, sahneyi birkaç büyük renk lekesine bölmekle başlar. Gökyüzü, suyun uzak kısmı, suyun yakın kısmı, ağaçların ışıklı kütlesi, gölgeli kütlesi, kıyı. Her biri için önce tek bir ortalama rengi bulursun; ardından bu geniş alanların içinde ikinci bir kat, daha ufak lekeler belirmeye başlar. Monet'nin ünlü öğüdündeki «kare», «dikdörtgen» ve «çizgi», bu küçük lekelerin biçimini de düşünmeni ister: suyun üstündeki bir parıltı uzun ve yataydır, bir yaprak kümesindeki güneş kısa ve kırıktır.
Kırık renk yüzeyi nasıl titreştirir?
Kırık renk (broken colour), renklerin paletin üzerinde tamamen karıştırılıp tek düze bir ton hâline getirilmek yerine, tuvale ayrı ayrı, kısa darbeler hâlinde konarak alttaki ya da yandaki renklerin arasından görünmeye bırakıldığı boyama biçimidir. Karışmamış darbe (unblended stroke), tuvale konduktan sonra komşu darbelerle ovalanıp birleştirilmeyen ve kendi rengini, kenarını ve yönünü koruyan tek bir fırça izidir.
Bir yüzeyi tek bir düz renkle boyadığında göz, üzerinde dinlenecek bir çeşitlilik bulamaz; yüzey durgun ve düz görünür. Aynı yüzeyi, birbirine değer olarak yakın ama renk olarak biraz farklı birkaç karışmamış darbeyle kurduğunda, göz bu farklar arasında gidip gelir. Uzaktan bu darbeler bir ortalama renk olarak okunur, ama o ortalama renk canlı ve kıpırtılıdır. Titreşim dediğimiz etki buradan doğar: göz renkleri tam birleştiremez, onların arasındaki farkı hisseder.
Bir çayırı düşün. Onu sarımsı bir yeşil, mavimsi bir yeşil ve biraz okrla, darbeleri yan yana dizerek boyayabilirsin. Aynı çayırı önce düz bir yeşille örtüp, bu katman kuruduktan ya da hâlâ ıslakken, üzerine onu tam kapatmayan kırık bir sarı sürerek de kurabilirsin; üçüncü seviyede tanıdığın kuru fırça örtüsünün daha hızlı ve daha renkli bir akrabası. Bir de fırçaya iki rengi karıştırmadan alıp tek darbede ikisini birden bırakmak var: darbe ilerledikçe renk değişir ve çimenin yaprakları kendiliğinden çeşitlenir.
Kırık renk için ıslak boyanın içinde çalışmak, alla prima dersinde gördüğün becerileri ister. Bir darbeyi ıslak bir alanın üstüne koyarken fırçayı bastırırsan renkler karışır ve bulanıklaşır; hafif ve kararlı bir dokunuşla koyarsan darbe üstte kalır ve rengini korur. Fırçanın temizliği de önemlidir: bir renkten öbürüne geçerken fırçayı silmek, darbelerin saf kalmasını sağlar. Bu yüzden kırık renkle çalışırken çok sayıda fırça kullanmak ve her renk ailesi için ayrı bir fırça ayırmak işi kolaylaştırır.
Darbenin yönü ve büyüklüğü de anlam taşır. La Grenouillère'deki su, yatay ve kısa darbelerle kurulmuştur; bu yön, suyun düz yüzeyini ve dalgacıkların uzanışını anlatır. Ağaçların yaprakları ise daha kısa, daha kırık ve farklı yönlerde darbelerle verilir. Fırça darbesi dağarcığı dersinde gördüğün biçimi izleyen darbe düşüncesi, kırık renkte hem biçimi hem de ışığın hareketini taşır.
Siyah kullanmadan karanlık nasıl kurulur?
Siyahsız palet (black-free palette), karanlık değerlerin siyah pigmentle değil, koyu renklerin, örneğin koyu mavilerin, morların, yeşillerin ve kırmızıların karıştırılmasıyla kurulduğu palettir. İzlenimci ressamların birçoğu, karanlığın da bir renk taşıdığı düşüncesiyle siyahı paletlerinden çıkarmayı ya da çok az kullanmayı denedi.
Renkli karanlık (chromatic dark), siyah yerine koyu ve doygun renklerin karışımıyla elde edilen, uzaktan koyu okunan ama içinde belirgin bir renk taşıyan değerdir. Örneğin koyu bir mavi ile koyu bir kırmızının ya da bir yeşil ile bir kırmızının karışımı, çok koyu ama renkli bir ton verir. Bu karanlıklar, kırık renkli bir yüzeyde ışıklı bölgelerle aynı dili konuşur: onlar da titreşir. Siyahla karartılmış bir gölge ise çevresindeki renkli darbelerin arasında ölü ve delik gibi görünebilir.
Günün saatleri ve mevsimler dersinde tamamlayıcı gölge düşüncesini görmüştün: sıcak bir ışığın gölgesi serinleşir, serin bir ışığın gölgesi ısınır. Kırık renkli bir manzarada bu gölgeler, siyahın değil, tamamlayıcı renklerin ve gökyüzünün yansımasının karışımıyla kurulur. Güneşli bir öğleden sonra bir ağacın gölgesi, çimenin yeşili, gökyüzünün mavisi ve biraz mor bir dokunuşla kurulabilir. Bu, gölgeye hem koyuluk hem de ışık verir.
Siyahsız çalışmanın bir sınırı da vardır: bazı çok koyu değerlere renkli karışımlarla ulaşmak zor olabilir ve karışımlar çamurlaşabilir. Bunu önlemek için koyu renkleri az sayıda ve temiz pigmentlerle karıştırmak, karışımı fazla çalıştırmamak ve gerektiğinde değeri biraz daha açık kabul etmek gerekir. Monet'nin resimlerinde de karanlıklar çoğu zaman gerçek sahnedekinden daha açık ve daha renklidir; bu, bir tercihtir ve resmin bütününe bir aydınlık verir.
Açık havadaki figürlerde ten nasıl kırılır?
Monet'nin manzaralarındaki figürler çoğu zaman küçüktür ve birkaç renk lekesiyle verilir; ama kırık renkle bir figürü daha yakından boyadığında, ten de çevrenin renklerini taşır. Açık havada bir yüz, üstten gökyüzünün serin mavisini, alttan çimenin ya da toprağın yansıyan rengini, yandan güneşin sıcaklığını alır. Kırık renk bu karışımı yan yana konan darbelerle göstermeye çok uygundur.
Açık bir tende güneşe dönen yüzeyler sıcak ve açık, sarımsı ya da pembemsi darbelerle; gökyüzüne dönen üst yüzeyler, alın ve burun sırtının üstü, hafifçe mavimsi darbelerle; alta dönen yüzeyler, çene altı ve boyun, çimenden yansıyan yeşilimsi bir dokunuşla kurulabilir. Tehlike, bu renkli darbeleri fazla doygun yapıp teni bir renk kataloğuna çevirmektir. Darbelerin değerlerini birbirine yakın tutmak, uzaktan tek bir ten olarak okunmalarını sağlar.
Koyu bir tende açık havanın yansımaları çoğu zaman daha belirgin görünür. Gökyüzüne dönen düzlemlerde serin ve açık bir mavi ya da gümüşümsü parlaklık, derinin sıcak ve derin rengiyle yan yana konduğunda güçlü bir titreşim kurar. Güneşin vurduğu yüzeylerde ten, beyaz katılarak değil, sarı toprak ve turuncuya çalan kırmızılarla ısıtılarak açılır; gölgeli bölgelerde ise siyah yerine derin morlar, kırmızımsı kahverengiler ve çevreden yansıyan yeşiller kullanılır. Böylece koyu ten, renkli karanlıklarla kurulmuş, canlı bir yüzey olarak kalır.
Orta tonlu tenlerde ise çimenin yeşili ile tenin sıcaklığı birbirine yakın bir değerde buluşabilir; burada figürün çevreden ayrılması için darbelerin sıcaklık farkına ve kenarlardaki birkaç kararlı dokunuşa dikkat etmek gerekir. Her durumda sorulacak soru aynıdır: bu tenin her düzlemi hangi ışığı ve hangi çevreyi görüyor, ve bunu hangi renk lekesiyle gösterebilirim?
Uygulama
- Malzeme: astarlanmış, orta büyüklükte bir tuval; açık ve sıcak bir zemin; siyahsız bir palet (titanyum beyazı, kadmiyum sarısı ya da güvenli bir karşılığı, bir sıcak kırmızı, alizarin ya da kinakridon kırmızısı, ultramarin, bir yeşil); en az altı temiz fırça ve bir bez.
- Açık havada, içinde su, yaprak ya da gökyüzü bulunan bir sahne seç; güneşin yönünü not et ve yaklaşık bir saat içinde bitirmeyi hedefle, çünkü ışık değişecek.
- Sahneyi dört beş büyük renk lekesine böl ve her birinin ortalama rengini ince bir katmanla koy; nesnelerin adlarını değil, renklerini ve biçimlerini düşün.
- Her büyük lekenin içine, değer olarak yakın ama renk olarak farklı karışmamış darbeler ekle; suyu yatay, yaprakları kısa ve kırık darbelerle kur.
- Gölgeleri siyahla değil, tamamlayıcı renkler ve gökyüzünün yansımasıyla kur; her renk ailesi için ayrı fırça kullan ve darbelerin üstünden geçme.
- Üç dört adım geri çekilip yüzeyin titreşip titreşmediğine bak; düz görünen bir alan varsa içine birkaç farklı renkte darbe ekle, fazla karışık bir alan varsa bir leke ile sadeleştir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışDarbeleri tuvalde ovalayıp birleştirmek.
Renkler birbirine karışır, yüzey düzleşir ve titreşim kaybolur. Darbeyi hafifçe koy ve üstünden geçme.
Yaygın yanlışKırık renkleri değer olarak çok farklı seçmek.
Yüzey titreşmek yerine lekeli ve dağınık görünür. Yan yana konan renkleri değer olarak birbirine yakın tut, farkı renkte kur.
Yaygın yanlışGölgeleri siyahla koyulaştırmak.
Gölgeler renkli darbelerin arasında delik gibi durur. Karanlıkları koyu ve renkli karışımlarla kur.
Kapanış
Yakından noktalar, uzaktan ışık. Monet'nin yolu, nesneleri adlarıyla değil renk lekeleri olarak görmekle başlar; Perry'nin aktardığı öğüt bunu bir mavi kare, pembe bir dikdörtgen ve sarı bir çizgiyle özetler. Renkler paletin üzerinde değil, tuvalde, karışmamış darbeler hâlinde yan yana ve üst üste konur; değer olarak yakın ama renk olarak farklı bu darbeler uzaktan titreşen bir ışığa dönüşür. Siyahsız bir palet, karanlıkları da renkli tutar. La Grenouillère'deki su, 1869 yazında Renoir'la yan yana çalışırken kurulmuş bu yöntemin erken bir örneğidir. Ödevde kırık renkle bir manzara boyayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Kırık renk | Broken colour | Renklerin tamamen karıştırılmadan kısa ve ayrı darbelerle konup birbirinin arasından görünmesi |
| Renk lekesi | Colour patch | Nesnenin adından bağımsız olarak rengi, değeri ve biçimiyle görülen yüzey parçası |
| Karışmamış darbe | Unblended stroke | Konduktan sonra komşularıyla ovalanmayan ve kendi rengini, kenarını, yönünü koruyan fırça izi |
| Siyahsız palet | Black-free palette | Karanlıkların siyahla değil koyu renklerin karışımıyla kurulduğu palet |
| Renkli karanlık | Chromatic dark | Koyu ve doygun renklerin karışımıyla elde edilen, içinde belirgin renk taşıyan koyu değer |
Ödev
Kırık renkle bir manzara boya.
- İçinde su, yaprak ya da gökyüzü bulunan bir sahneyi açık havada, yaklaşık bir saatlik bir ışık içinde seç.
- Sahneyi büyük renk lekelerine böl, sonra her lekenin içini değer olarak yakın, renk olarak farklı karışmamış darbelerle kur.
- Siyah kullanmadan, gölgeleri ve karanlıkları renkli karışımlarla boya; darbelerin yönünü biçime göre seç.
- Çalışmanın yanına kullandığın paleti, kaç fırça kullandığını ve hangi alanın uzaktan en çok titreştiğini anlatan birkaç cümle yaz.
Kendini değerlendir
- Teknik ve Malzeme: Darbeler karışmamış, temiz ve kendi renklerini koruyor mu?
- Değer (Ton): Yan yana konan renkler değer olarak birbirine yakın mı; gölgeler renkli karanlıklarla mı kurulmuş?
- Kompozisyon: Darbelerin yönü suyun, yaprakların ve gökyüzünün biçimini ve hareketini anlatıyor mu?
- Uzaktan baktığında hangi alan titreşti, hangisi düz kaldı?
Kendini sına
1. Lilla Cabot Perry'nin aktardığına göre Monet dışarıda resim yaparken ne öğütledi?
- A) Nesneleri tek tek adlarıyla çizmeyi.
- B) Nesneleri unutup küçük renk lekelerini tam göründükleri renkte ve biçimde boyamayı.
- C) Yalnızca siyah ve beyazla çalışmayı.
- D) Resmi atölyede fotoğraftan bitirmeyi.
2. Kırık renk nedir?
- A) Renklerin tamamen karıştırılmadan kısa ve ayrı darbelerle konup birbirinin arasından görünmesi.
- B) Kırılmış bir fırçayla boyamak.
- C) Resmin yalnızca tek renkle boyanması.
- D) Kurumuş boyanın çatlaması.
3. Kırık renkli bir yüzeyde titreşim neden oluşur?
- A) Boya ıslak kaldığı için.
- B) Resim çok büyük olduğu için.
- C) Değer olarak yakın ama renk olarak farklı darbeler göz tarafından tam birleştirilemediği için.
- D) Siyah kullanıldığı için.
4. Siyahsız bir palette karanlıklar nasıl kurulur?
- A) Karanlık hiç kullanılmaz.
- B) Yalnızca beyazla.
- C) Tuvali boş bırakarak.
- D) Koyu ve doygun renklerin, örneğin koyu mavi ile kırmızının karışımıyla.
5. Açık havada koyu bir teni kırık renkle boyarken gökyüzüne dönen düzlemler nasıl verilebilir?
- A) Serin ve açık bir mavi ya da gümüşümsü bir parlaklıkla, tenin sıcak rengiyle yan yana konarak.
- B) Siyahla.
- C) Tüm teni beyazla açarak.
- D) Hiç boyamayarak.
Cevaplar
- B — Öğüt, bir ağacı ya da evi değil, mavi bir kareyi ve pembe bir dikdörtgeni görmeyi ister.
- A — Renkler tuvalde karışmamış darbeler olarak kalır ve birbirinin arasından görünür.
- C — Göz farklar arasında gidip gelir ve ortalama renk canlı, kıpırtılı okunur.
- D — Renkli karanlıklar ışıklı darbelerle aynı dili konuşur ve delik gibi görünmez.
- A — Serin yansıma ile sıcak ten arasındaki fark güçlü bir titreşim kurar ve biçimi okutur.
Referans görseller
- Özgün şema: aynı yeşil alanın düz tek renkle ve değer olarak yakın üç farklı yeşilin karışmamış darbeleriyle boyanmış hâli; yakından ve uzaktan görünüş.
- Özgün çekim: yarım yüklenmiş fırçayla tek darbede iki rengin konması; ıslak alan üstüne hafif dokunuş.
- Özgün çekim: siyahsız paletle renkli karanlıkların karıştırılması; açık havada farklı tenlerde gök ve çimen yansımalarının darbelerle kurulması.
Sonraki derse köprü
Monet renkleri sezgiyle, açık havada ve hızla yan yana koydu. Sonraki derste bu yan yana koymayı bir yönteme dönüştüren Georges Seurat'ya geçiyoruz: renk kuramından yola çıkarak küçük ve düzenli noktalarla çalışan pointilizme ve gözün iki rengi paletteki karışımdan farklı biçimde nasıl birleştirdiği sorusuna.