Öğrenme hedefi
Chiaroscuro ve tenebrizmle dramatik ışık kurabileceksin. Chiaroscuro ile tenebrizm arasındaki farkı açıklayabilecek; Caravaggio'nun yüksekten ve yandan gelen tek bir ışıkla, koyu bir zeminin üzerinde nasıl çalıştığını anlatabilecek; resmin büyük bölümünü karanlıkta bırakıp değerleri birkaç dar bantta toplamayı deneyebilecek; açık ve koyu tenlerin karanlık bir fondan nasıl ayrıldığını gözeterek tek ışıklı bir tenebrist çalışma kurabileceksin.
Kanca
Figürler karanlıktan nasıl çıkar?
Tiziano'da her şey, resmin tamamına yayılan sıcak bir orta değerden doğuyordu; o değer bütün sahneyi saran bir hava gibiydi. On altıncı yüzyılın son yıllarında Roma'da çalışan Michelangelo Merisi da Caravaggio o havayı neredeyse tümüyle kaldırdı. Onun resimlerinde fon çoğu zaman koyu, boş bir karanlıktır; bir yüz, bir omuz, bir el ise sert bir ışıkla o karanlıktan kopar. Bu ders, bu etkinin bir sır olmadığını, bir ışık düzeni, bir zemin seçimi ve bilinçli bir değer ekonomisi olduğunu adım adım gösteriyor.
Bağlam
1601'de Roma'da Ciriaco Mattei, Contarelli Şapeli resimleriyle adını duyurmuş olan Caravaggio'dan bir akşam yemeği sahnesi ısmarladı. Bugün National Gallery'nin koleksiyonunda (NG172) bulunan Emmaus'ta Akşam Yemeği, 141 × 196,2 santimetrelik bir yağlı boya tuvaldir. Konu, İncil'deki bir anlatıdan gelir: dirilen İsa, Emmaus'ta iki öğrencisiyle yemek masasına oturur ve ekmeği kutsadığı anda tanınır.
Resimde ışık soldan ve yukarıdan gelir; İsa'nın yüzüne ve sağdaki öğrencinin yüzüne vurur ve İsa'nın arkasındaki boş duvara, müzenin deyişiyle ters bir hale gibi duran bir gölge düşürür. İsa sakalsız ve gençtir. Öğrencilerden biri sandalyesinden fırlamak üzeredir ve dirseği izleyiciye doğru taşar; öbürü kollarını iki yana açar. Masanın ucunda bir meyve sepeti düşecekmiş gibi kenara asılı durur. Fon koyu ve ayrıntısızdır; bütün sahne, ışığın seçtiği birkaç yüzeyin üzerinde kurulur. Bu resim, Caravaggio'nun karanlık fonlu geç resimlerine göre hâlâ oldukça aydınlıktır ve bu yüzden onun ışık düzeninin nasıl çalıştığını izlemek için iyi bir başlangıçtır.
Ana anlatım
Chiaroscuro ile tenebrizm arasındaki fark nedir?
Chiaroscuro (chiaroscuro), İtalyanca «açık» ve «koyu» sözcüklerinden gelen ve bir resimde biçimi, hacmi ve derinliği ışık ile gölgenin karşıtlığıyla kurmayı anlatan terimdir. Birinci seviyede gördüğün ışık, yarı ton, gölge sınırı ve yansıyan ışık kavramları, chiaroscuronun temel sözcükleridir. Bu anlamda, bir yumurtayı tek bir lambayla çizdiğinde yaptığın iş de bir chiaroscuro çalışmasıdır. Terim geniştir: Leonardo'nun yumuşak geçişli yüzleri de, Caravaggio'nun sert karşıtlıkları da onun içine girer.
Tenebrizm (tenebrism), İtalyanca «karanlık, kasvetli» anlamındaki tenebroso sözcüğünden türeyen ve chiaroscuronun aşırı bir biçimini, yani resmin büyük bölümünün koyu bir karanlıkta bırakıldığı, figürlerin ise tek bir sert kaynağın aydınlattığı birkaç yüzeyle o karanlıktan ayrıldığı üslubu anlatan terimdir. Tenebrizmde ara tonlar daralır; ışıktan gölgeye geçiş kısa ve çoğu zaman keskindir; fon, bir mekân olmaktan çok bir boşluk gibi çalışır.
Farkı görmenin kolay bir yolu, iki resmin değerlerini birkaç gruba ayırmaktır. Birinci seviyedeki notan çalışmalarını hatırla: bir chiaroscuro resminde açık, orta ve koyu değerler aşağı yukarı dengeli dağılabilir. Tenebrist bir resimde ise yüzeyin büyük bölümü en koyu bir iki değerde toplanır; açık değerler küçük adalar gibi kalır. Gece ve yapay ışık dersinde tanıdığın düşük değer anahtarı, tenebrizmin de anahtarıdır; ama burada ışık bir mum ya da lamba gibi sahnenin içinde görünmez, çoğu zaman çerçevenin dışından gelir.
Caravaggio'nun yaşamını 1672'de yazan Giovanni Pietro Bellori, onun figürlerini hiçbir zaman gün ışığına çıkarmadığını, onları kapalı bir odanın koyu kahverengi havasına yerleştirdiğini ve bedenlerin başlıca yerlerine dikey olarak inen yüksek bir ışık kullanıp geri kalanı gölgede bıraktığını anlatır. Bellori'ye göre amaç, ışık ile karanlığın güçlü karşıtlığıyla resme kuvvet vermekti. Bellori, Caravaggio'dan sonraki kuşaktan ve onun üslubuna eleştirel bakan bir yazardır; yine de bu betimleme, resimlerde gördüğümüzle büyük ölçüde örtüşür.
Tenebrizm, Caravaggio'dan sonra İtalya'da, İspanya'da, Fransa'da ve Kuzey Avrupa'da birçok ressamı etkiledi; Caravaggio'nun izinden giden bu ressamlara çoğu zaman Caravaggiocular denir. Tenebrizmin güçlü bir anlatım aracı olması, onu her konu için uygun yapmaz. Sert karanlık, bir sahneye gerilim ve yoğunluk verir; aynı karanlık, bir kır manzarasının hafif havasını ya da bir çocuk portresinin yumuşaklığını boğabilir. Hangi konuda kullanacağın, bir kural değil, anlatmak istediğin şeye dair bir tercihtir.
Yüksek ve yandan gelen ışık nasıl kurulur?
Yüksek yan ışık (high side light), figürün önünde ve bir yanında, baş hizasının belirgin biçimde üstüne yerleştirilen ve figüre yukarıdan ve çapraz bir açıyla vuran tek ışık kaynağıdır. Bellori'nin anlattığı «yüksek ışık», bir odanın üst kısmındaki bir pencereden ya da tavana yakın bir açıklıktan gelen ışığa benzer. Birinci seviyede, bir lambayı yükseltip alçaltarak ve yanlara kaydırarak gölgelerin nasıl değiştiğini görmüştün. Burada o bilgiyi uç bir düzene taşıyoruz.
Işık yüksekten geldiğinde yüzde ve bedende belirli bir düzen oluşur. Alın, burun sırtı, elmacık kemiği, omuz ve kolun üst yüzü ışığa döner ve parlar; göz çukurları, burnun altı, çenenin altı ve boynun bir yanı derin gölgeye düşer. Işık yandan da geldiği için yüzün bir yarısı aydınlık, öbür yarısı karanlıkta kalır. Emmaus'ta Akşam Yemeği'nde İsa'nın yüzü bu düzenin açık bir örneğidir: ışık soldan ve yukarıdan gelir, yüzün sol yanı ve alnı aydınlanır, arkadaki duvara belirgin bir gölge düşer.
İkinci önemli etken, ışığın mekândaki öbür yüzeylere ne kadar yayıldığıdır. Açık renkli duvarları olan geniş bir odada ışık her yöne yansır, gölgeler dolar ve karanlık yumuşar. Caravaggio'nun resimlerindeki karanlığı elde etmek için yansımayı azaltmak gerekir: koyu bir kumaş fon, ışığın yalnızca modele düşmesini sağlayan bir perde ya da bir kutu, odadaki öbür ışıkların kapatılması. Kurulum ve ışık dersinde kurduğun ışık kutusu burada yeniden işe yarar; yalnızca iç yüzeylerini koyu tutman gerekir.
Üçüncü etken, ışığın mesafesidir. Işık kaynağı modele yaklaştıkça aydınlık, modelin kaynağa yakın yerlerinde hızla artar ve uzak yerlerinde hızla düşer. Bu, tenebrist bir etki için yararlıdır: yüz parlak kalırken bedenin aşağısı ve fon kendiliğinden kararır. Kaynağı uzaklaştırdığında ışık daha eşit dağılır ve karanlık zayıflar. Kendi kurulumunda lambayı modele yaklaştırıp uzaklaştırarak bu farkı gözünle gör; ölçü yerine, bedenin üstünden altına doğru ışığın ne kadar hızlı söndüğüne bak.
Işığın sertliği de karar gerektirir. Küçük ve çıplak bir kaynak, keskin gölge kenarları ve parlak yansımalar verir; geniş ve yumuşak bir kaynak kenarları yumuşatır. Caravaggio'nun resimlerindeki kenarlar yer yer çok keskin, yer yer karanlığın içinde kaybolmuş gibidir. Kendi çalışmanda çıplak bir ampul ile önüne ince bir bez gerilmiş bir ampulü karşılaştırmak, hangi sertliğin konuna uyduğunu gösterir.
Koyu zemin ve ton sıkıştırma resmi nasıl kurar?
Koyu zemin (dark ground), boyamaya başlamadan önce tuvale sürülen, kırmızımsı kahverengi ya da koyu toprak renkli ve orta ile koyu arasında değeri olan zemin katmanıdır. Van Eyck'ın parlak beyaz tebeşir zemininin tersine, koyu bir zemin ışığı geri yansıtmaz; resmin başlangıç değerini aşağı çeker. Tiziano'nun sıcak renk yatağı bir ara tondu; koyu zemin ise çoğu zaman gölgenin kendisi olur.
Teknik incelemelere göre Caravaggio'nun resimlerinin çoğunda kırmızımsı kahverengi, biraz saydam bir zemin bulunur ve ressam bu zemini bazı ara tonlarda ve gölgelerde açıkta bırakmıştır. Bu, iş ekonomisi açısından güçlü bir karardır: karanlık bölgeler baştan hazırdır, ressam yalnızca ışığın vurduğu yüzeyleri boyar ve gölgeye geçerken boyayı inceltip zeminin görünmesine izin verir. Aynı incelemeler, Caravaggio'nun hazırlık çizimi yapmadan doğrudan boyamaya başladığını, ama bazı biçimlerin ve kompozisyonun önemli noktalarının yerini zemine kazınmış ince çizgilerle işaretlediğini bildirir. Bu kazıma izlerinin, modellerin farklı oturumlarda aynı yere yeniden yerleştirilmesine yardım ettiği düşünülür.
Ton sıkıştırma (value compression), bir resimde gerçek sahnenin geniş değer aralığını, bilerek birkaç dar değer bandına toplamaktır. Tenebrist bir resimde gölgedeki ayrıntıların çoğu tek bir koyu banda sıkıştırılır: bir kolun gölgedeki kıvrımı, bir kumaşın karanlıktaki katlanışı, fonun bir köşesi aşağı yukarı aynı değerde kalır. Işıklı bölgede ise birkaç değer ayrılır ve ayrıntının neredeyse tamamı orada toplanır. Göz, ayrıntıyı ışıkta arar; karanlık, onu çerçeveleyen bir sessizliktir.
Bu sıkıştırmayı yaparken en sık karşılaşılan sorun, gölgenin içini fazla ayrıntılandırmaktır. Gerçek sahnede gölgenin içinde çok şey görürsün, çünkü gözün karanlığa uyum sağlar. Resimde bu ayrıntıların hepsini boyarsan karanlık bölünür ve ışıklı ada gücünü yitirir. Gözlerini kısarak bakmak, gölgedeki farkları birleştirir ve hangi ayrıntıyı bırakabileceğini gösterir. Tersine, ışıklı bölgenin içindeki farkları abartmak da tehlikelidir: ışıkta çok fazla koyu leke açarsan ışık dağılır. Işıklı adanın içindeki değerleri de birbirine yakın tutmak, onun tek bir parlak biçim olarak okunmasını sağlar.
Kenarlar bu düzenin son katmanıdır. Işığın gölgeye döndüğü yerde, örneğin yüzün yanağında, kenar keskin ve kararlı olabilir. Işık almayan bir omzun karanlık fona değdiği yerde ise kenar tamamen kaybolabilir; biçim karanlıkta erir. Bu kayıp kenarlar, karanlığın bir yüzey değil bir derinlik gibi okunmasını sağlar.
Tenebrist ışık farklı tenlerde nasıl çalışır?
Tenebrist bir düzende ten, resmin en önemli ışıklı adalarından biri olur ve her ten, karanlık fona karşı farklı bir sorun çıkarır. Açık bir tende sorun, ışığın patlamasıdır. Güçlü ve yakın bir ışık açık teni kolayca beyaza yaklaştırır; ışıklı bölge düz ve kireç gibi görünebilir. Bunun önüne geçmek için ışıklı bölgedeki en açık değeri tenin rengini taşıyan sıcak bir açık tonda tut ve saf beyazı yalnızca göz, burun ucu ya da dudak gibi yerlerdeki küçük parlamalara bırak. Işıktan gölgeye geçişte ince bir sıcak kırmızımsı bant, derinin içinden geçen ışığın izlenimini verir.
Koyu bir tende sorun, tenin değeri ile fonun değerinin birbirine yakın olmasıdır. Gölgedeki koyu ten karanlık fona karışabilir ve biçim kaybolur; bu bazen istenen bir kayıp kenardır, ama yüzün ya da bedenin okunması gereken yerlerde ayrım gerekir. Ayrımı kurmanın birkaç yolu vardır. Birincisi, ışıklı bölgedeki değerleri tenin kendi rengi içinde açmak, ama tüm teni griye çekecek kadar beyaz eklememektir; okrlar, sıcak kırmızılar ve siena, ışıklı deriyi zengin tutar. İkincisi, koyu tenlerde güçlü görünen yüzey parlamalarını, alında, elmacık kemiğinde, burun sırtında ya da omuzda, serin ve net küçük dokunuşlarla vermektir; bu parlamalar biçimi karanlıkta çizer. Üçüncüsü, gölgedeki tenin içine çevreden gelen zayıf ve sıcak bir yansıyan ışık koymak ya da fonu tenin gölgesinden bir basamak daha koyu ya da daha serin tutmaktır. Böylece değerler yakın kalsa da renk sıcaklığı farkı biçimi ayırır.
Orta tonlu tenlerde ışıklı bölge genellikle fondan kolayca ayrılır; burada dikkat edilmesi gereken, ışıktan gölgeye geçişin çamurlaşmamasıdır. Sıcak ve temiz bir geçiş bandı, ardından derin ama renkli bir gölge, teni canlı tutar. Hangi tende çalışırsan çalış, tenin değerini fona göre ölç ve karanlığın biçimi nerede yutabileceğine, nerede yutmaması gerektiğine bilinçli olarak karar ver. Modelle çalışıyorsan, kurulumu kurduğunda modelin teninin fona karşı nasıl okunduğunu gözlerini kısarak kontrol et; gerekiyorsa fonun rengini ya da ışığın açısını değiştir.
Uygulama
- Malzeme: A4 boyutlarında astarlı bir pano; umbra ve kırmızı okrla hazırlanmış koyu ve sıcak bir zemin; yedi renklik bir palet (titanyum beyazı, sarı ve kırmızı okr, umbra, siena, ultramarin, fildişi siyahı); koyu bir kumaş, tek bir çıplak lamba ve bir ışık kutusu ya da perde.
- Kurulumu yap: modeli, bir büstü ya da basit bir nesneyi koyu kumaşın önüne koy; lambayı öne, bir yana ve belirgin biçimde yükseğe yerleştir; odadaki öbür ışıkları kapat ve yansımayı perdelerle azalt.
- Zemini hazırla ve kurut; sonra ışıklı bölgelerin sınırlarını sivri bir fırça sapıyla zemine hafifçe çiz.
- Işıklı bölgeleri boya: yalnızca ışığın vurduğu yüzeyleri, birkaç yakın açık değerle kur; gölgelerin büyük bölümünde zemini açık bırak ya da çok ince bir koyu katmanla birleştir.
- Gözlerini kısarak bak; gölgedeki fazla ayrıntıyı birleştir, ışıklı adanın içinde dağınık koyu lekeleri azalt; ışıktan gölgeye dönen kenarı keskin, karanlığa değen kenarları kayıp bırak.
- Son olarak en açık iki üç vurguyu kalın boyayla yerine bastır; koyu tende serin parlamaları, açık tende sıcak geçiş bandını kontrol et.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışGölgenin içini ayrıntılandırmak.
Karanlık bölünür ve ışıklı ada gücünü yitirir. Gölgedeki farkları tek bir koyu bantta birleştir.
Yaygın yanlışOdadaki öbür ışıkları açık bırakmak.
Yansıyan ışık gölgeleri doldurur ve karanlık griye döner. Tek kaynak kullan ve yansımayı perdelerle kes.
Yaygın yanlışKaranlıktaki koyu teni beyazla kurtarmaya çalışmak.
Ten küllü ve donuk görünür, fondan ayrılmaz. Işıkları sıcak toprak renkleriyle aç, ayrımı serin parlamalar ve renk sıcaklığıyla kur.
Kapanış
Figürler karanlıktan nasıl çıkar? Yukarıdan ve çaprazdan gelen tek bir ışıkla, yansımanın kesildiği karanlık bir mekânla, gölgenin baştan hazır olduğu koyu bir zeminle ve değerlerin birkaç dar banda sıkıştırılmasıyla. Chiaroscuro ışıkla gölgenin karşıtlığını anlatan geniş bir terimdir; tenebrizm, resmin büyük bölümünü karanlıkta bırakan uç biçimidir. Bellori'nin betimlediği kapalı oda ve yüksek ışık, Emmaus'ta Akşam Yemeği'nde soldan gelen ışıkta ve İsa'nın arkasındaki gölgede görünür. Açık ve koyu tenler karanlığa karşı farklı sorunlar çıkarır ve farklı çözümler ister. Ödevde tek ışıklı bir tenebrist çalışma yapacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Chiaroscuro | Chiaroscuro | Biçimi, hacmi ve derinliği ışık ile gölgenin karşıtlığıyla kurma |
| Tenebrizm | Tenebrism | Resmin büyük bölümünü karanlıkta bırakıp figürleri tek bir sert kaynakla ayıran üslup |
| Koyu zemin | Dark ground | Boyamadan önce sürülen, orta ile koyu arasında değeri olan kırmızımsı kahverengi zemin |
| Yüksek yan ışık | High side light | Figürün önünde, bir yanında ve baş hizasının üstünde duran tek ışık kaynağı |
| Ton sıkıştırma | Value compression | Sahnenin geniş değer aralığını bilerek birkaç dar değer bandına toplamak |
Ödev
Tek ışıklı bir tenebrist çalışma yap.
- Bir modeli, bir büstü ya da bir nesneyi koyu bir fonun önüne koy ve tek bir lambayı öne, bir yana ve yükseğe yerleştir; öbür ışıkları kapat.
- Koyu ve sıcak bir zemin hazırla, ışıklı bölgelerin sınırlarını hafifçe işaretle.
- Yalnızca ışıklı yüzeyleri boya, gölgelerin büyük bölümünde zemini kullan ya da tek bir koyu bantta birleştir; en az bir kenarı karanlıkta kaybolmuş bırak.
- Çalışmanın yanına ışığın yerini gösteren küçük bir kroki ve değerleri kaç banda topladığını anlatan kısa bir açıklama ekle.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Yüzeyin büyük bölümü en koyu bir iki değerde mi; ışıklı bölgeler birkaç yakın açık değerle mi kurulmuş?
- Kenar ve Ayrıntı: Işıktan gölgeye dönen kenarlar keskin, karanlığa değen kenarlar kayıp mı; ayrıntı ışıkta mı toplanmış?
- Kompozisyon: Işıklı adalar, gözü resmin ana noktasına doğru bir sırayla götürüyor mu?
- Kurulumda ışığı yükselttiğinde ya da modele yaklaştırdığında karanlıkta ne değişti?
Kendini sına
1. Chiaroscuro ile tenebrizm arasındaki ilişki nedir?
- A) İkisi tamamen aynı anlamdadır.
- B) Tenebrizm yalnızca heykelde kullanılır.
- C) Chiaroscuro ışık ve gölge karşıtlığını anlatan geniş terimdir, tenebrizm onun resmin büyük bölümünü karanlıkta bırakan uç biçimidir.
- D) Chiaroscuro renksiz resim demektir.
2. Bellori, Caravaggio'nun ışığını nasıl betimler?
- A) Figürleri kapalı bir odanın karanlığına yerleştirip bedenlerin başlıca yerlerine inen yüksek bir ışık kullandığını anlatır.
- B) Açık havada gün ışığında çalıştığını söyler.
- C) Işığı hep aşağıdan verdiğini yazar.
- D) Resimlerinde gölge kullanmadığını belirtir.
3. Koyu zeminin tenebrist bir resimdeki yararı nedir?
- A) Işıkları kendiliğinden parlak yapar.
- B) Resmi daha hızlı kurutur.
- C) Renkleri soldurur.
- D) Karanlık bölgeleri baştan hazır tutar ve ressamın yalnızca ışıklı yüzeyleri boyamasına izin verir.
4. Ton sıkıştırma ne demektir?
- A) Resmi daha küçük bir tuvale aktarmak.
- B) Sahnenin geniş değer aralığını bilerek birkaç dar değer bandına toplamak.
- C) Boyayı spatulayla bastırmak.
- D) Bütün değerleri orta griye çekmek.
5. Koyu bir ten karanlık bir fona karşı boyanırken biçimi ayırmanın bir yolu nedir?
- A) Tüm teni beyazla açmak.
- B) Fonu tenle aynı renk ve değerde boyamak.
- C) Serin ve net yüzey parlamaları ile fonla aradaki renk sıcaklığı farkını kullanmak.
- D) Işıklı bölgeyi hiç boyamamak.
Cevaplar
- C — Her tenebrist resim bir chiaroscuro örneğidir, ama her chiaroscuro resmi tenebrist değildir.
- A — Bellori'ye göre amaç ışık ile karanlığın güçlü karşıtlığıyla resme kuvvet vermekti.
- D — Gölgeye geçerken boya incelir ve koyu zemin gölgenin kendisi olarak çalışır.
- B — Gölgedeki ayrıntılar bir koyu bantta birleşir, ayrıntı ve değer farkları ışıkta toplanır.
- C — Değerler yakın kalsa da parlamalar ve renk sıcaklığı farkı biçimi karanlıktan ayırır.
Referans görseller
- Özgün şema: aynı sahnenin chiaroscuro ve tenebrist değer haritaları; açık, orta ve koyu değerlerin yüzeydeki payları.
- Özgün çekim: tek bir lambanın yüksekliği, yönü ve mesafesi değiştikçe bir büstte ışığın ve karanlığın değişimi.
- Özgün çekim: koyu zemin üzerinde yalnızca ışıklı bölgelerin boyanması; açık, orta ve koyu tenlerin karanlık fondan ayrılması.
Sonraki derse köprü
Caravaggio'da ışık, karanlığın içinden kopan düz ve sert bir yüzeydi. Sonraki derste Rembrandt'ı ele alıyoruz: ışığın yalnızca bir değer olarak değil, tuvalin üzerinde kalınca yığılan boyanın kendisiyle, dokuyla ve kabartıyla kurulduğu bir resim anlayışını.