Öğrenme hedefi
Alçı modelden ince ton geçişlerini çizebileceksin. Beyaz bir alçının neden akademik eğitimin temel çalışma nesnesi olduğunu açıklayabilecek; bir alçıyı tek bir ışık altında kurup ışık ve gölge gruplarını ayırabilecek; gölge sınırını ve hemen yanındaki çekirdek gölgeyi bulabilecek; biçimin yön değiştirdiği düzlemleri yarı tonların basamaklarıyla gösterebilecek; kenarları keskin, yumuşak ya da kayıp olarak ayırt edebilecek ve bir alçı çalışmasını birkaç oturuma yayılan bir plana göre sürdürebileceksin.
Kanca
Neden beyaz bir alçı kafa çizilir?
Canlı bir yüz, renkleri, ifadesi ve hareketiyle çok daha ilginç görünür. Buna rağmen akademik atölyelerde öğrenciler haftalarca, bazen aylarca, renksiz ve kıpırtısız bir alçı başın ya da bir heykel parçasının karşısında oturur. Bir önceki derste bir plakanın düz yüzeyini kopyaladın; şimdi üç boyutlu bir biçimin karşısındasın, ama o biçim hiç kıpırdamayacak ve hiçbir renk taşımayacak. Bu ders, bu sadeliğin neden bu kadar değerli olduğunu ve bir alçıdaki ince ton geçişlerini nasıl göreceğini ve çizeceğini ele alıyor.
Bağlam
Vatikan Müzeleri'nin Pio-Clementino bölümünde, 1,59 metre yüksekliğinde mermer bir gövde durur: Belvedere Torsosu. Üzerinde «Atinalı Nestor oğlu Apollonios» imzası vardır; bugün araştırmacılar onu, daha eski bir Yunan eserinin İÖ 1. yüzyıl ya da İS 1. yüzyılda yapılmış bir kopyası olarak kabul eder. Başı, kolları ve bacaklarının alt kısmı eksik olan bu oturan erkek figürünün kimi temsil ettiği tartışmalıdır; Vatikan Müzeleri, onun kendi ölümünü düşünen Telamonoğlu Aias olabileceği görüşünü benimser.
Michelangelo bu gövdeye büyük hayranlık duydu; öyle ki eser, onun yaşamı boyunca «Michelangelo'nun okulu» diye anıldı. Rivayete göre Papa II. Julius eserin tamamlanmasını istediğinde Michelangelo bunu reddetti ve onu Sistine Şapeli'ndeki bazı figürler için bir esin kaynağı olarak kullandı. Torsonun güçlü kasları ve dönen duruşu, gravürler, çizimler ve kopyalar aracılığıyla Avrupa'daki sanatçılara ulaştı. Başı ve kolları olmayan bu gövde, bir figürü ifadesi ve hikâyesi olmadan, yalnızca biçimi, ışığı ve gölgesiyle incelemek için yüzyıllar boyunca bir model oldu. Vincent van Gogh bile 1886'da Anvers Akademisi'nde kısa bir süre, yaklaşık altı hafta, antik heykellerin alçı kopyalarını çizdi; ama akademinin ince taramaya dayalı yöntemini kendi hacimli ve ifadeli çizgisine uzak buldu.
Ana anlatım
Alçı neden beyazdır ve neden hareketsizdir?
Alçı bir döküm, akademik eğitimde bir heykelin ya da bir canlı modelin yerine geçen bir araçtır ve onu değerli kılan özellikleri, onu ilk bakışta sıkıcı gösteren özelliklerle aynıdır. Beyaz ve tek renkli olduğu için, üzerindeki bütün değer farkları yalnızca ışıktan ve biçimden gelir. Bir yüzün yanaklarındaki kızarıklık, dudaklarının rengi ya da saçının koyuluğu gibi yerel renkler yoktur; bir bölge koyuysa, bu onun ışıktan uzaklaştığını, çukur olduğunu ya da gölgede kaldığını gösterir. Bu, gözün yalnızca biçimi ve ışığı okumayı öğrenmesini sağlar.
Alçı hareket etmez, yorulmaz ve ifadesini değiştirmez. Aynı ışık altında günlerce aynı biçimde kalır. Bu sayede bir öğrenci, canlı bir modelin birkaç dakikalık pozunda asla göremeyeceği ince değer farklarını saatlerce inceleyebilir ve çizimini defalarca düzeltebilir. Bir önceki derste plakanın sabit bir öğretmen olduğunu söylemiştik; alçı ise üç boyutlu, sabit bir öğretmendir.
Akademik eğitimin tarihini anlattığımız derste de vurguladığımız gibi, alçının beyazı bir güzellik ya da ten ideali değil, bir çalışma aracıdır. Alçıda öğrenilen şey, ışığın bir biçimin üzerinde nasıl dağıldığı ve değerlerin nasıl gruplandığıdır. Bu bilgi, sonra her tenden ve her yaştan canlı modele taşınacaktır; ışığın bir yanağın üzerinde nasıl döndüğü, o yanağın rengi ne olursa olsun, aynı ilkelere uyar.
Alçının bir başka yararı, ölçmeyi kolaylaştırmasıdır. Kıpırdamayan bir biçimde bir noktanın öbürünün tam altında olup olmadığını bir çekülle kontrol etmek, iki uzunluğu kolunu uzatıp kalemle karşılaştırmak ve açıları tartmak, her seferinde aynı sonucu verir. Bu, öğrencinin kendi ölçme hatalarını görmesini ve düzeltmesini sağlar; canlı bir modelde ise bir hatanın ölçümden mi yoksa modelin kıpırdamasından mı geldiğini anlamak çoğu zaman zordur.
Alçı bulmak her zaman kolay değildir. Birçok sanat okulunda ve bazı müzelerde alçı koleksiyonları bulunur; sanat malzemesi satan yerlerde küçük alçı kafalar, eller ya da basit geometrik biçimler bulunabilir. Bunların yanında, beyaza boyanmış basit bir heykelcik ya da beyaz bir yumurta bile, tek bir ışık altında alçı çalışmasının ilkelerini öğretmeye yeter.
Işık nasıl kurulur ve değerler nasıl gruplanır?
Bir alçı çalışmasında ışık, genellikle tek bir kaynaktan, biraz yukarıdan ve yandan gelecek biçimde kurulur. Işığın anatomisi dersinde ve tek ışık kaynağıyla çalıştığın derslerde gördüğün gibi, tek ve yönlü bir ışık biçimi en açık biçimde gösterir: bir yanı aydınlanır, öbür yanı gölgede kalır ve ikisinin arasındaki geçiş, biçimin nasıl döndüğünü anlatır. Birden fazla ışık kaynağı ya da odadaki dağınık ışık, gölgeleri karıştırır ve biçimi düzleştirir. Alçının arkasına koyu ya da orta değerde bir fon koymak, onun beyaz kenarlarını okunur kılar.
Değer grupları (value groups), bir biçimin üzerindeki bütün değerlerin, ışık alan bölge ile ışık almayan bölge olarak iki büyük gruba ayrılmasıdır. Işık grubunda parlama, açık tonlar ve yarı tonlar; gölge grubunda ise çekirdek gölge, yansıyan ışık ve düşen gölge bulunur. Alçı çiziminin en önemli kuralı, bu iki grubun birbirine karışmamasıdır: gölge grubundaki en açık değer, genellikle ışık grubundaki en koyu yarı tondan daha koyu kalır. Bu sınır korunduğunda biçim, gözü kısarak bakıldığında bile açıkça okunan iki büyük bölgeden oluşur.
Işığın anatomisi dersinde tanıdığın gölge sınırı, ışık grubunun bittiği ve gölge grubunun başladığı çizgidir; ışığın biçime teğet geçtiği yerde oluşur. Bu çizginin yeri ve biçimi, bir alçının hacmini anlatan en önemli bilgidir: yuvarlak bir yanakta yumuşak ve kıvrımlı, keskin bir çene hattında daha belirgin ve düz olur. Bir önceki derste bir plakanın gölge şeklini çizdiğin gibi, burada da gölge sınırı, konturla aynı özenle, önce kısa ve düz parçalarla kurulup sonra yumuşatılır.
Yansıyan ışık, gölgenin içinde çevredeki yüzeylerden geri dönen zayıf ışıktır. Alçıda bu yansıma çoğu zaman şaşırtıcı derecede parlak görünür ve öğrenciler onu fazla açık çizer. Oysa gölge grubunun bütünlüğünü korumak için, yansıyan ışığı ışık grubundaki değerlerden koyu tutmak gerekir. Gözü kısarak bakmak, bu karşılaştırmayı kolaylaştırır: kısılmış gözle bakıldığında yansıma, gölgenin içinde kaybolur ve iki grup açıkça ayrılır.
İnce ton geçişleri nasıl çizilir?
Çekirdek gölge (core shadow), gölge sınırının hemen gölge tarafında, yansıyan ışığın ulaşmadığı en koyu şerittir. Çoğu zaman gölgenin geri kalanından daha koyudur, çünkü ne doğrudan ışık alır ne de çevreden yansıyan ışık ona ulaşır. Çekirdek gölgeyi doğru yere ve doğru genişlikte çizmek, biçime güçlü bir hacim kazandırır; ama onu bir çizgi gibi sert çizmek, biçimi kesik gösterir.
Düzlem değişimi (plane change), bir yüzeyin yön değiştirdiği ve bu yüzden ışığı farklı bir açıyla aldığı yerdir. Bir alçı başta alnın ön yüzü ile yan yüzü, burnun sırtı ile yanları, elmacık kemiğinin önü ile altı, farklı düzlemlerdir. Yarı ton basamakları (halftone steps), ışık grubundaki yarı tonların düzlem değişimlerine göre sıralanmış değer adımlarıdır ve bu değişimlerin haritasını çıkarır: ışığa doğrudan bakan düzlem en açık, ışıktan uzaklaşan her düzlem bir basamak daha koyu olur. Anatomi derslerinde gördüğün düzlem yaklaşımları, bir yüzü birkaç büyük düzleme ayırarak bu basamakları görmeyi kolaylaştırır.
İnce ton geçişi (subtle value transition), bir düzlemden öbürüne geçerken değerin çok küçük adımlarla değişmesidir. Alçı çiziminin asıl zorluğu buradadır: ışık grubunun içindeki yarı tonlar birbirine çok yakındır ve aralarındaki farkı abartmak, yüzeyi lekeli ve parçalı gösterir. Bu geçişleri çizmek için, önce en büyük düzlemleri birkaç değerle ayırmak, sonra her birinin içinde daha küçük farkları eklemek gerekir. Sert kurşun kalemler ince ve açık değerleri, yumuşak olanlar koyuları kurar; hamur silgi ışıkları kaldırmak ve geçişleri yumuşatmak için kullanılır. Taramanın yönünü biçimin eğrisini izleyecek biçimde tutmak, geçişleri daha doğal gösterir.
Kenarlar da ton geçişlerinin bir parçasıdır. Bir alçıda bazı kenarlar keskindir, örneğin bir kulağın ya da burun kanadının kenarı; bazıları yumuşaktır, örneğin bir yanağın fonla birleştiği yer; bazıları ise gölgenin fonla aynı değerde olduğu yerde tamamen kaybolur. Bu farkları gözlemlemek ve çizimde korumak, bir alçıya hem hacim hem de hava kazandırır.
Uzun süreli bir alçı çalışması nasıl sürdürülür?
Bir alçı çalışması, akademik atölyelerde çoğu zaman birçok oturuma yayılır. İlk oturumda sight-size ya da karşılaştırmalı ölçmeyle bir blok çizim kurulur ve gölge sınırı yerleştirilir. İkinci oturumda gölge grubu tek bir değerle doldurulur ve ışık grubundaki büyük düzlemler ayrılır. Sonraki oturumlarda yarı tonlar, çekirdek gölge, yansıyan ışık ve kenarlar adım adım inceltilir. Her oturumun başında çizime taze bir gözle bakmak, bir önceki oturumda gözden kaçan hataları ortaya çıkarır.
Uzun süreli çalışmanın bir tuzağı, gözün yorulmasıdır. Aynı alçıya saatlerce bakan göz, değerleri ayırt etmekte zorlanmaya başlar ve öğrenci çoğu zaman her şeyi giderek koyulaştırır. Bunu önlemek için kısa aralar vermek, çizimden uzaklaşıp bütüne bakmak, çizimi bir aynada ters çevirerek görmek ve gözü kısarak iki büyük değer grubunu kontrol etmek gerekir. Işık grubunun bütün olarak gölge grubundan açık kaldığını her oturumda doğrulamak, uzun bir çalışmanın dağılmasını önler.
Alçıdan öğrenilen değer grupları, canlı modele geçildiğinde çok farklı tenlerde de işe yarar, ama değer aralığı değişir. Açık tenli bir modelde ışık grubu alçıya yakın açık değerlerden oluşabilir. Koyu tenli bir modelde ise ışık grubunun en açık düzlemleri bile orta değerde kalabilir; ışık ve gölge grupları arasındaki fark daha küçük görünür ve biçim çoğu zaman gölgenin içindeki yansıyan ışıkla ve parlamaların keskinliğiyle okunur. Alçıda iki grubu ayırmayı öğrenen göz, bu farklı aralıklarda da aynı düzeni arar ve bulur.
Uygulama
- Malzeme: bir alçı baş, bir alçı el ya da beyaza boyanmış basit bir heykelcik; tek bir lamba, koyu ya da orta değerde bir fon, pürüzsüz bir kâğıt, H'den 4B'ye birkaç kalem ve yoğrulabilir bir silgi; bu çalışmayı birkaç güne yay.
- Alçıyı fonun önüne yerleştir ve lambayı biraz yukarıdan ve yandan gelecek biçimde ayarla; odadaki öbür ışıkları kapat.
- Blok çizimi kur, ardından gölge sınırını kısa düz parçalarla yerleştir.
- Gölge grubunu tek bir değerle doldur; gözünü kısarak iki grubun ayrıldığını doğrula.
- Işık grubundaki büyük düzlemleri birkaç değerle ayır, ardından çekirdek gölgeyi, yansıyan ışığı ve ince yarı ton geçişlerini ekle.
- Kenarları keskin, yumuşak ve kayıp olarak ayırt et; her oturumun sonunda çizimi fotoğrafla ve ertesi gün taze bir gözle kontrol et.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışYansıyan ışığı fazla açık çizmek.
Gölge grubu bölünür ve biçim düzleşir. Yansımayı ışık grubundaki değerlerden koyu tut.
Yaygın yanlışYarı ton farklarını abartmak.
Işık grubu lekeli ve parçalı görünür. Büyük düzlemlerden başla ve farkları küçük adımlarla ekle.
Yaygın yanlışYorulmuş gözle devam etmek.
Göz değerleri ayırt edemez ve her şey koyulaşır. Ara ver, uzaklaş, gözünü kısarak iki grubu kontrol et.
Kapanış
Neden beyaz bir alçı kafa çizilir? Çünkü tek renkli ve kıpırdamayan bir döküm, yerel rengin ve hareketin karmaşıklığı olmadan yalnızca ışığı ve biçimi gösterir. Tek bir ışık altında değerler ışık ve gölge grubu olarak ayrılır; gölge sınırı hacmin sınırını, çekirdek gölge onun en koyu şeridini, düzlem değişimleri ise yarı tonların basamaklarını belirler. İnce ton geçişleri büyük düzlemlerden küçük farklara doğru kurulur, kenarlar keskin, yumuşak ya da kayıp olarak ayırt edilir ve uzun bir çalışma yorulmuş göze karşı korunur. Belvedere Torsosu, başı ve kolları olmadan da yalnızca biçimi ve ışığıyla yüzyıllarca bir okul olmuştur. Ödevde kendi alçı çalışmana başlayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Değer grupları | Value groups | Biçim üzerindeki değerlerin ışık grubu ve gölge grubu olarak ikiye ayrılması |
| Çekirdek gölge | Core shadow | Gölge sınırının hemen gölge tarafındaki, yansıyan ışığın ulaşmadığı en koyu şerit |
| Düzlem değişimi | Plane change | Yüzeyin yön değiştirdiği ve ışığı farklı açıyla aldığı yer |
| İnce ton geçişi | Subtle value transition | Bir düzlemden öbürüne değerin çok küçük adımlarla değişmesi |
| Yarı ton basamakları | Halftone steps | Işık grubundaki yarı tonların düzlem değişimlerine göre sıralanmış değer adımları |
Ödev
Bir alçı çalışmasına başla.
- Bir alçı ya da beyaz bir heykelcik seç ve tek bir ışıkla, koyu ya da orta değerde bir fonun önünde kur.
- Blok çizimi ve gölge sınırını yerleştir, gölge grubunu tek bir değerle doldur.
- Işık grubundaki büyük düzlemleri, çekirdek gölgeyi, yansıyan ışığı ve en az birkaç ince yarı ton geçişini ekle.
- Çalışmanın en az iki oturumunun fotoğrafını çek ve değer gruplarını nasıl koruduğunu birkaç cümleyle yaz.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Işık ve gölge grupları gözü kısarak bakıldığında açıkça ayrılıyor mu; yansıyan ışık gölge grubunda kalıyor mu?
- Oran ve Çizim: Blok çizim ve gölge sınırı alçıyla örtüşüyor mu?
- Kenar ve Ayrıntı: Keskin, yumuşak ve kayıp kenarlar ayırt edilmiş mi?
- Teknik ve Malzeme: Kurşun kalem sertlikleri ve hamur silgi ince geçişler için doğru kullanılmış mı?
Kendini sına
1. Akademik eğitimde alçının beyaz olmasının yararı nedir?
- A) Daha ucuz olması.
- B) Değer farklarının yalnızca ışıktan ve biçimden gelmesi.
- C) Güzellik idealini temsil etmesi.
- D) Daha hafif olması.
2. Gölge grubundaki yansıyan ışık nasıl çizilmelidir?
- A) Işık grubundaki değerlerden koyu tutularak.
- B) Parlama kadar açık.
- C) Hiç çizilmeden.
- D) Siyah olarak.
3. Çekirdek gölge nerede bulunur?
- A) Işık grubunun ortasında.
- B) Fonda.
- C) Düşen gölgenin ucunda.
- D) Gölge sınırının hemen gölge tarafında.
4. Işık grubundaki yarı tonlar neyi gösterir?
- A) Alçının rengini.
- B) Düzlem değişimlerini, yani yüzeyin ışıktan uzaklaşma basamaklarını.
- C) Fonun değerini.
- D) Yansıyan ışığı.
5. Koyu tenli bir canlı modelde ışık grubu nasıl görünebilir?
- A) Alçıdaki kadar açık.
- B) Gölge grubundan daha koyu.
- C) En açık düzlemleri bile orta değerde kalarak, gölgeyle arasındaki fark daha küçük.
- D) Hiç görünmez.
Cevaplar
- B — Yerel renk olmadığı için koyuluk ve açıklık yalnızca ışığın biçimle ilişkisini gösterir.
- A — Gölge grubunun bütünlüğü, içindeki en açık değerin bile ışık grubundan koyu kalmasına dayanır.
- D — Bu şerit ne doğrudan ışık ne de yansıyan ışık alır; bu yüzden gölgenin en koyu yeridir.
- B — Işığa bakan düzlem en açık, ondan uzaklaşan her düzlem bir basamak daha koyudur.
- C — Değer aralığı tene göre değişir, ama iki grubu ayırma ilkesi aynı kalır.
Referans görseller
- Özgün çekim: bir alçı başın tek lambayla kurulması; koyu fon; odadaki öbür ışıkların kapatılması.
- Özgün çekim: gölge sınırının çizilmesi, gölge grubunun tek değerle doldurulması, çekirdek gölge ve yansıyan ışık.
- Özgün şema: bir alçı yüzün düzlemleri ve yarı ton basamakları; aynı ışık düzeninde açık ve koyu tenli iki canlı modelin değer aralıkları.
Sonraki derse köprü
Alçı çalışması, doğru bir blok çizimle başlar ve bu blok çizimin doğruluğu ölçmeye bağlıdır. Sonraki derste ölçmeyi en ileri noktasına taşıyan yönteme dönüyoruz: modelin ve çizimin aynı boyutta, yan yana durduğu ve bir bakış noktasından milimetrik karşılaştırmaların yapıldığı ileri düzey bir çalışma düzenine.