Öğrenme hedefi
Akademik resim eğitiminin tarihsel yapısını açıklayabileceksin. Sanat akademilerinin neden ve nasıl kurulduğunu, loncalardan akademiye geçişin sanatçının konumunu nasıl değiştirdiğini anlatabilecek; Paris'teki akademik eğitimin çizim kopyasından alçı dökümlere, oradan canlı modele uzanan sırasını açıklayabilecek; atölye sisteminin, yarışmaların, Roma Ödülü'nün ve türler hiyerarşisinin eğitimi nasıl biçimlendirdiğini tanıyabilecek; bu sistemin kimleri dışarıda bıraktığını tartışabilecek ve bu tarihsel yöntemi kendi çalışma planınla karşılaştırabileceksin.
Kanca
Paris Güzel Sanatlar Okulu nasıl ressam yetiştirirdi?
Bugün birçok kişi resmi kitaplardan, videolardan ya da kısa atölyelerden, kendi hızında öğreniyor. On dokuzuncu yüzyılın Paris'inde ise bir ressam adayı yıllarca süren, sıkı bir sıra izleyen ve her aşaması yarışmalarla sınanan bir eğitimden geçerdi. Aylarca yalnızca çizimleri kopyalar, sonra alçıdan antik heykelleri çizer, ancak bundan sonra canlı bir modelin karşısına oturabilirdi. Bu ders, akademik eğitimin nasıl kurulduğunu, nasıl işlediğini ve bugün ondan neyi alıp neyi bırakabileceğimizi ele alıyor.
Bağlam
Louvre'da, Louis-Léopold Boilly'nin 1798 tarihli Isabey'in Atölyesinde Sanatçıların Buluşması adlı yağlı boyası bulunur. 71,5 × 111 santimetrelik resim, o yıl Paris Salonu'nda beş yüzü aşkın başka eserle birlikte sergilendi. Resimde, ressam Jean-Baptiste Isabey'in atölyesinde toplanmış yaklaşık otuz kişi görülür: Isabey bir resim sehpasına doğru eğilmiştir, François Gérard sehpanın önünde oturur, Anne-Louis Girodet oturmuş izleyiciye bakar; heykeltıraş Antoine-Denis Chaudet, besteci Étienne Nicolas Méhul, oyuncu François-Joseph Talma ve mimarlar Charles Percier ile Pierre-François-Léonard Fontaine de oradadır.
Boilly'nin resmi, bir atölyenin yalnızca bir çalışma yeri değil, sanatçıların birbirinden öğrendiği, birbirini eleştirdiği ve desteklediği bir topluluk olduğunu gösterir. Resimdekilerin birçoğu, Fransız akademik geleneğinin içinden yetişmiş ya da onu biçimlendirmiş kişilerdir. Akademik eğitim, bir yanda kurumların, yarışmaların ve ödüllerin kurallı dünyası, öbür yanda ustaların ve öğrencilerin paylaştığı bu atölyelerin gündelik hayatı olarak iki katmanda yaşadı. Bu ders, bu iki katmanı birlikte ele alıyor.
Ana anlatım
Akademiler neden kuruldu?
Akademi (academy), sanatçıların eğitimini, sergilenmesini ve mesleki konumunu düzenleyen, çoğu zaman bir hükümdarın ya da devletin desteğini alan kurumdur. Orta Çağ'da ve Rönesans'ın büyük bölümünde ressamlar, zanaatkârlar gibi loncalara bağlıydı; bir çırak, bir ustanın atölyesinde renk öğütmekten başlayarak yıllarca çalışır ve meslek, lonca kurallarıyla korunurdu. Akademiler, resmi bir el sanatı olmaktan çıkarıp geometri, anatomi, perspektif ve tarihle beslenen entelektüel bir uğraş olarak tanımlamak isteyen sanatçıların çabasıyla doğdu. Floransa'da 1563'te, Giorgio Vasari'nin girişimiyle kurulan Accademia del Disegno bu yöndeki ilk örneklerden biridir.
Paris'te 1648'de, aralarında Charles Le Brun'ün de bulunduğu sanatçılar, loncanın kısıtlamalarından kurtulmak amacıyla Kraliyet Resim ve Heykel Akademisi'ni (Académie royale de peinture et de sculpture) kurdu. Le Brun, 1690'daki ölümüne kadar akademiye yön verdi. Akademi zamanla öğretimi ve sergileri büyük ölçüde denetim altına aldı ve üyelerine kraliyet siparişlerinde öncelik tanıdı. Devrim yıllarında, 1793'te, akademinin faaliyetleri durduruldu; sonradan yeniden canlandırıldı ve 1816'da müzik ve mimarlıkla birleşerek Güzel Sanatlar Akademisi'ne dönüştü. Öğretim ise Paris'teki Güzel Sanatlar Okulu'nda, École des Beaux-Arts'ta sürdü.
Akademilerin temel inancı, resmin öğrenilebilir kurallara dayandığı ve bu kuralların en iyi biçimde çizim yoluyla aktarılacağıydı. Bu inanç, eğitimin bütün yapısını belirledi: renk ve boya ikinci planda kalırken, çizim, yani biçimin, oranın ve değerin doğru kavranması, her şeyin temeli sayıldı.
Bu yüzden akademik eğitim yalnızca bir çizim sınıfından ibaret değildi. Öğrenciler anatomi, perspektif ve geometri üzerine dersler dinler, antik tarih ve mitolojiyi öğrenirdi; çünkü en değerli sayılan resimler, bu konularda bilgi gerektiren büyük sahnelerdi. Bir figürün kemiklerini ve kaslarını bilmek, bir sarayın merdivenlerini doğru perspektifle çizebilmek ve bir mitolojik öyküyü doğru kişilerle anlatabilmek, bir ressamın donanımının parçası sayılırdı. Anatomi ve figür derslerinde, perspektif modülünde öğrendiklerin, bu geleneğin bugün de kullandığımız mirasıdır.
Eğitim hangi sırayla ilerlerdi?
Akademik eğitim, kolaydan zora doğru ilerleyen bir sırayı izlerdi. Öğrenci önce ustaların çizimlerini ya da onlardan yapılmış baskıları kopyalardı; bu aşamada çizginin, tarama biçimlerinin ve oranların disiplinini öğrenirdi. Bir sonraki derste göreceğin Bargue plakaları, bu aşama için hazırlanmış en tanınmış kopya çizim dizisidir.
Alçı döküm çalışması (cast drawing), antik ve Rönesans heykellerinin alçıdan yapılmış kopyalarının, genellikle tek bir ışık kaynağı altında, uzun süreli olarak çizilmesidir. Beyaz ve hareketsiz bir alçı, öğrencinin rengin ve hareketin karmaşıklığına girmeden yalnızca biçime, orana ve değere odaklanmasını sağlar. Tek ışık kaynağıyla formlar dersinde gördüğün ışık ve gölge düzeni ile sight-size dersinde gördüğün karşılaştırmalı ölçme, bu aşamanın temel araçlarıydı. Öğrenci bir alçıyı günlerce, bazen haftalarca çizer, değerlerini en ince ayrıntısına kadar işlerdi. Alçının beyaz yüzeyi, yalnızca değer çalışması için seçilmiş bir araçtır; ondan bir ten ya da bir güzellik ideali çıkarmak, bu aracın amacını aşan bir okumadır.
Alçıda yeterli beceriyi kazanan öğrenci, ancak bundan sonra canlı model sınıfına geçebilirdi. Canlı model karşısında öğrenci, hareket eden, nefes alan ve teni ışıkla sürekli değişen bir bedeni, alçıda öğrendiği biçim anlayışıyla çizmeye çalışırdı. Resim, yani renk ve boya, çoğu zaman bu aşamadan sonra ve genellikle bir ustanın özel atölyesinde öğrenilirdi.
Atölye sistemi (atelier system), öğrencilerin resmi ve uygulamayı, bir ustanın yönettiği ve çoğu zaman o ustanın adıyla anılan atölyelerde, onun eleştirileri eşliğinde öğrendiği düzendir. Güzel Sanatlar Okulu'nda Jean-Léon Gérôme ve Alexandre Cabanel gibi ustalar öğretmenlik yaptı. Resmi kurumun yanında, bağımsız özel akademiler de vardı; örneğin Afrikalı Amerikalı ressam Henry Ossawa Tanner, 1891'de Paris'e gelerek Académie Julian'da Jean-Joseph Benjamin-Constant ve Jean-Paul Laurens ile çalıştı ve kaynaklara göre Paris'in sanat ortamını, Amerika'da yaşadığı ayrımcılığa göre çok daha açık buldu.
Yarışmalar ve kurallar eğitimi nasıl biçimlendirdi?
Akademik eğitimin her aşaması yarışmalarla sınanırdı. Bu yarışmaların en yükseği, 1663'te XIV. Louis döneminde kurulan Roma Ödülü'dür (Prix de Rome). Ödülü kazananlar, 1666'dan itibaren Roma'daki Fransız Akademisi'ne gönderilir ve orada antik eserleri ve Rönesans ustalarını yerinde inceleyerek çalışırdı; akademi 1803'te Napolyon'un kararıyla Villa Medici'ye taşındı. Roma Ödülü, bir ressam için resmi siparişlere ve tanınmaya açılan en önemli kapı sayılırdı.
Eğitimini tamamlayan bir ressamın kendini halka tanıtmasının başlıca yolu ise Salon'du. Salon, akademinin düzenlediği büyük resmi sergiydi ve Paris'in sanat yaşamının merkezinde yer alıyordu; Boilly'nin atölye resmi de 1798 Salonu'nda sergilenen eserler arasındaydı. Salon'a kabul edilmek, bir jürinin onayına bağlıydı ve bu jüri çoğu zaman akademinin beğenilerini yansıtırdı. Salon'da başarılı olmak siparişlere, eleştirmenlerin ilgisine ve resmi alımlara yol açabilirdi; reddedilmek ise bir ressamın eserlerinin halka ulaşmasını zorlaştırırdı. Bu yüzden akademik eğitim, yalnızca bir beceri kazanma yolu değil, sanatçının kariyerini belirleyen bütün bir kurumlar zinciriydi.
Türler hiyerarşisi (hierarchy of genres), akademik gelenekte resim türlerinin önem sırasına göre dizilmesidir. Bu sıralamada tarih resmi, yani tarihsel, dinsel ve mitolojik konuları insan figürleriyle anlatan büyük resimler en üstte yer alırdı; onu portre, gündelik hayat sahneleri, manzara ve en altta natürmort izlerdi. Bu sıralama, eğitimin figür çizimine neden bu kadar ağırlık verdiğini de açıklar: en değerli sayılan tür, insan bedenini ustalıkla çizmeyi gerektiriyordu. Önceki derslerde natürmort, manzara ve hayvan resmi gibi türlerin kendi derinliklerini gördün; akademinin bu sıralaması, bir estetik tercihin kurumsal bir kurala dönüşmesinin bir örneğidir.
Akademik sistem, kimlerin eğitime alınacağını da belirliyordu. Güzel Sanatlar Okulu kadın öğrencileri ancak 1897'de kabul etmeye başladı; o zamana kadar kadın ressamlar eğitimlerini çoğu zaman özel atölyelerde ya da özel akademilerde sürdürmek zorundaydı. Canlı model sınıflarına katılmak, uzun süre kadınlar için neredeyse olanaksızdı ve bu, onları en yüksek sayılan tür olan tarih resminden de uzak tuttu. Paul Cézanne ve Auguste Rodin gibi sonradan çok etkili olan sanatçılar okula başvurup kabul edilmedi. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren, izlenimciler başta olmak üzere birçok sanatçı akademinin kurallarına ve Salon'un jürilerine karşı çıktı. Bu eleştiriler, akademik eğitimin kurallarının bazılarını sorgulattı; ama onun çizim, gözlem ve değer üzerine kurduğu disiplin, bugün de birçok klasik atölyede yaşamaya devam ediyor.
Bugün klasik ya da akademik adıyla anılan atölyeler, bu geleneğin sırasını çoğu zaman yeni bir biçimde uygular: öğrenciler kopya çizimle başlar, alçılar ve canlı modellerle uzun süreli çalışır, sight-size gibi ölçme yöntemlerini kullanır. Farklı olan, bu atölyelerin kapılarının artık herkese açık olabilmesi, canlı model sınıflarında farklı yaşlardan, bedenlerden ve tenlerden modellerle çalışılabilmesi ve türler arasında bir üstünlük sıralaması dayatılmamasıdır. Geleneğin yöntemi ile kurumsal kuralları arasındaki bu ayrım, bu modülün bütün derslerinde yol gösterici olacak.
Uygulama
Bu kısa deneme, yüzyıllar önce kurulmuş bir eğitim sırasını kendi çalışma alışkanlıklarının yanına koyarak neyi atladığını ve neyi zaten yaptığını görmeyi amaçlıyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışAkademik eğitimi yalnızca katı ve modası geçmiş bir sistem sanmak.
Çizim, gözlem ve değer disiplini bugün de birçok atölyede öğretilir. Yöntemi ve onun kurumsal kurallarını ayrı ayrı değerlendir.
Yaygın yanlışTürler hiyerarşisini değişmez bir değer sıralaması sanmak.
Bu sıralama bir dönemin kurumsal tercihiydi. Her türü kendi amaçları ve derinliğiyle değerlendir.
Yaygın yanlışSistemin kimleri dışarıda bıraktığını görmezden gelmek.
Kadınlar ve birçok sanatçı bu eğitime uzun süre eşit biçimde ulaşamadı. Tarihi kimin içeride kimin dışarıda kaldığıyla birlikte oku.
Kapanış
Paris Güzel Sanatlar Okulu nasıl ressam yetiştirirdi? Loncadan akademiye geçişle resmi entelektüel bir uğraş olarak tanımlayan bir geleneğin içinde, çizim kopyasından alçı dökümlere, oradan canlı modele ve ancak sonra resme uzanan bir sırayla, ustaların atölyelerinde ve Roma Ödülü'nde doruğa çıkan yarışmalarla; bu sistem tarih resmini en üste koyan bir türler hiyerarşisine dayanıyor ve kadınlar başta olmak üzere birçok kişiyi uzun süre dışarıda bırakıyordu, ama çizim ve gözlem üzerine kurduğu disiplin bugün de birçok atölyede yaşamaya devam ediyor.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Akademi | Academy | Sanatçıların eğitimini, sergilenmesini ve mesleki konumunu düzenleyen kurum |
| Atölye sistemi | Atelier system | Öğrencilerin bir ustanın yönettiği atölyede onun eleştirileriyle öğrendiği düzen |
| Alçı döküm çalışması | Cast drawing | Heykellerin alçı kopyalarının tek ışık altında uzun süreli çizilmesi |
| Roma Ödülü | Prix de Rome | 1663'te kurulan ve kazananı Roma'da çalışmaya gönderen Fransız sanat ödülü |
| Türler hiyerarşisi | Hierarchy of genres | Akademik gelenekte resim türlerinin tarih resminden natürmorta uzanan önem sırası |
Ödev
Akademi yöntemiyle kendi çalışma planını karşılaştır.
- Akademik eğitimin aşamalarını, çizim kopyası, alçı döküm, canlı model ve resim olarak, bir tablonun sol sütununa yaz.
- Son altı ayda yaptığın çalışmaları bu aşamalara göre sağ sütuna yerleştir ve her aşamaya ne kadar zaman ayırdığını tahmin et.
- Akademik yöntemden alabileceğin iki uygulamayı ve bugün farklı yapmayı seçeceğin iki şeyi gerekçeleriyle yaz.
- Önümüzdeki bir ay için, eksik kalan bir aşamayı içeren kısa bir çalışma planı hazırla.
Kendini değerlendir
- Bitmişlik ve Sunum: Tablo ve çalışma planı okunaklı ve düzenli mi?
- Kompozisyon: Planında çizim, gözlem ve resim arasında dengeli bir dağılım var mı?
- Teknik ve Malzeme: Seçtiğin uygulamaların hangi beceriyi geliştireceğini açıkladın mı?
- Akademik sistemin kimleri dışarıda bıraktığını öğrenmek, onun yöntemlerine bakışını nasıl etkiledi?
Kendini sına
1. Paris'te Kraliyet Resim ve Heykel Akademisi hangi yıl kuruldu?
- A) 1563.
- B) 1648.
- C) 1793.
- D) 1897.
2. Akademik eğitimde canlı model sınıfından önce hangi aşama gelirdi?
- A) Alçı döküm çalışması.
- B) Tarih resmi.
- C) Manzara resmi.
- D) Roma Ödülü.
3. Türler hiyerarşisinin en üstünde hangi tür yer alırdı?
- A) Natürmort.
- B) Manzara.
- C) Tarih resmi.
- D) Gündelik hayat sahneleri.
4. Güzel Sanatlar Okulu kadın öğrencileri hangi yıldan itibaren kabul etmeye başladı?
- A) 1648.
- B) 1663.
- C) 1816.
- D) 1897.
5. Roma Ödülü'nü kazananlara ne sağlanırdı?
- A) Paris'te bir atölye.
- B) Roma'daki Fransız Akademisi'nde çalışma olanağı.
- C) Salon jürisinde bir yer.
- D) Kraliyet unvanı.
Cevaplar
- B — Akademi 1648'de, aralarında Le Brun'ün de olduğu sanatçıların girişimiyle kuruldu.
- A — Beyaz ve hareketsiz alçılar, canlı modelden önce biçim ve değer disiplinini öğretirdi.
- C — İnsan figürleriyle büyük konuları anlatan tarih resmi en değerli tür sayılırdı.
- D — Kadınlar o zamana dek eğitimlerini çoğu zaman özel atölyelerde sürdürmek zorundaydı.
- B — Kazananlar Roma'da antik eserleri ve Rönesans ustalarını yerinde inceleyerek çalışırdı.
Referans görseller
- Özgün şema: loncadan akademiye; Floransa 1563, Paris 1648, 1793 kapanış, 1816 Güzel Sanatlar Akademisi.
- Özgün şema: akademik eğitimin sırası; çizim kopyası, alçı döküm, canlı model, resim; yarışmalar ve Roma Ödülü.
- Özgün şema: türler hiyerarşisi merdiveni; eğitime kimlerin, hangi yıllardan itibaren alındığını gösteren bir zaman çizgisi.
Sonraki derse köprü
Akademik eğitimin ilk basamağı, ustaların çizimlerini kopyalamaktı. Sonraki derste bu basamak için hazırlanmış en tanınmış diziye, Charles Bargue'ın çizim plakalarına bakıyoruz: bu plakaların neden bu kadar çok ressamın eğitiminde yer aldığını ve onları bugün nasıl kullanabileceğini ele alacağız.