Öğrenme hedefi
Suluboyayla botanik detay çalışabileceksin. Botanik suluboyanın, suluboya derslerinde öğrendiğin tekniklerden hangilerini, neden daha küçük ve denetimli bir ölçekte kullandığını açıklayabilecek; bir yaprak ya da çiçek için gözlemlenen renklere karşılık gelen yeşilleri ve çiçek renklerini karıştırabilecek; yaprağı damarlarının arasındaki bölmeler hâlinde, açık renkten koyuya katmanlayarak boyayabilecek; damarları ve parlaklıkları boşluk bırakarak koruyabilecek ve bir çiçeğin taç yapraklarını saydamlığını ve üst üste binişini okunur kılacak biçimde boyayabileceksin.
Kanca
Kusursuz bir gül yaprağı nasıl boyanır?
Bir gül yaprağına yakından bak: kenarında küçük dişler, yüzeyinde parlayan bir ışık, orta damarından iki yana açılan ince damarlar, üst yüzünde koyu ve serin bir yeşil, kıvrıldığı yerde açık ve gri bir alt yüz. Bunların hepsi bir avuç içi kadar alanda, suyla çalışan ve kolayca kontrolden çıkan bir boyayla yakalanmak zorundadır. Geniş bir gökyüzü lavisinde işe yarayan serbestlik, burada her damarı ve her dişi silebilir. Bu ders, suluboyayı bir yaprağın ya da bir çiçeğin ayrıntılarına sadık kalacak kadar nasıl denetleyeceğini ele alıyor.
Bağlam
Fransız botanik ressamı Pierre-Joseph Redouté'nin Güller (Les Roses) adlı eseri, 1817 ile 1824 arasında Paris'te yayımlandı ve 169 levhadan oluşur. Levhalar, Redouté'nin çizimlerinden noktalı gravürle hazırlanmış, renkli basılmış ve elle tamamlanmıştır. Kaynaklara göre güller, İmparatoriçe Joséphine'in Malmaison'daki bahçesi başta olmak üzere dönemin önemli gül yetiştiricilerinin bahçelerinden ve Fransız kraliyet bahçelerindeki örneklerden çizildi. Kitap büyük ilgi gördü ve Redouté'ye «güllerin Rembrandt'ı» lakabını kazandırdı.
Redouté'nin levhalarında her gül, bir portre gibi kendine özgüdür. Taç yaprakları birbirinin üstüne binerken, önde olanın kenarı arkadakinin üzerinde açık bir çizgi gibi durur; yapraklar dişli kenarları ve damarlarıyla açıkça okunur; dikenler, tomurcuklar ve açmış çiçekler aynı dalda bir arada görülür. Noktalı gravür, düz çizgiler yerine sayısız küçük noktayla ton kurduğu için, taç yapraklarının yumuşak geçişlerini ve saydamlığını çizgi izi bırakmadan aktarabilir. Redouté'nin baskıya geçmeden önceki asıl çizimleri de suluboyadır ve bu ders, onun levhalarında görülen saydamlığı ve açıklığı suluboyayla nasıl kurabileceğini ele alıyor.
Ana anlatım
Botanik suluboyayı farklı kılan nedir?
Botanik suluboya (botanical watercolour), bir bitkiyi bilimsel doğruluğunu koruyarak, biçimini, rengini ve ayrıntılarını suluboyanın saydamlığıyla gösteren resim türüdür. Suluboya derslerinde gördüğün teknikler burada da geçerlidir: ıslak üzerine ıslak, ıslak üzerine kuru, katmanlama, beyazı korumak. Değişen, bu tekniklerin ölçeği ve amacıdır. Bir manzarada geniş bir lavi gökyüzünü birkaç saniyede kurar; bir yaprakta ise aynı teknik, iki damar arasındaki küçük bir bölmeye sığmak zorundadır. Serbestlik yerini denetime bırakır.
Bu denetim, kâğıt ve fırça seçimiyle başlar. Suluboya malzemesi dersinde gördüğün kâğıt yüzeylerinden, pürüzsüz yüzeyli sıcak preslenmiş kâğıt, ince çizgileri ve keskin kenarları daha kolay taşıdığı için botanik çalışmada sık tercih edilir. İyi bir sivri uca sahip, orta boy yuvarlak bir fırça, hem küçük alanları doldurabilir hem de ince bir kenar çizebilir; ayrıca çok küçük ayrıntılar için ince bir fırça yararlıdır. Boyaya fırçayı batırmadan önce fazla suyunu bir bezle almak, küçük alanlarda suyun taşmasını önler.
Botanik suluboya aynı zamanda sabır ister. Her katmanın, bir sonrakinden önce tamamen kuruması gerekir; aksi hâlde yeni boya alttakini kaldırır ya da istenmeyen çiçeklenmeler oluşturur. Bir yaprağı bir oturuşta bitirmek yerine, onu birkaç kısa oturuşta, katman katman ilerletmek, hem kontrolü hem de rengin berraklığını korur.
Botanik bir resimde ışık, bilimsel illüstrasyonun geleneğine uyarak genellikle tek bir yönden, çoğu zaman sol üstten gelir ve bütün yapraklarda, çiçeklerde ve saplarda tutarlı tutulur. Gölgeler ise gri ya da siyahla değil, nesnenin kendi renginin daha koyu ve daha serin bir hâliyle kurulur. Bir yeşil yaprağın gölgesi, aynı yeşile biraz daha mavi ve çok az tamamlayıcı kırmızı eklenerek koyulaştırılabilir; pembe bir taç yaprağın gölgesi ise pembenin kendisinden ve ona eklenen serin bir morumsu tondan kurulur. Böylece gölgeli bölgeler de renkli ve saydam kalır, resim çamurlaşmaz. Işığın doğrudan vurduğu yerler ise en açık kalır ve çoğu zaman kâğıdın beyazından ya da çok açık bir ilk katmandan gelir.
Yeşiller nasıl karıştırılır?
Yeşil karıştırma (mixing greens), bir bitkinin gözlemlenen yeşillerini, tüpten çıktığı gibi kullanılan tek bir yeşil yerine, farklı sarılar, maviler ve kırıcı renklerle karıştırarak elde etmektir. Tüpten çıkan birçok yeşil, doğadaki yaprakların çoğundan daha doygun ve daha yapay görünebilir. Bir yaprağın yeşilini kurmak için, hangi sarının ve hangi mavinin kullanıldığı önemlidir: sıcak bir sarı ile serin bir mavi, soğuk bir sarı ile sıcak bir mavinin verdiğinden farklı bir yeşil verir. Birkaç sarı ve mavi ile küçük bir karışım çizelgesi yapmak, hangi eşleşmenin hangi yeşili verdiğini görmenin en güvenilir yoludur.
Doygunluğu düşürmek için yeşile çok az bir kırmızı ya da kırmızımsı bir kahverengi eklenebilir; tamamlayıcı renk yeşili griye yaklaştırır ve yaprağın doğal görünmesine yardım eder. Yaprağın üst yüzü genellikle daha koyu ve daha serin, alt yüzü daha açık, daha soluk ve bazen grimsidir; kıvrılan bir yaprakta bu iki yeşil yan yana görülür. Yeni açmış bir yaprak sarımsı bir yeşil, yaşlı bir yaprak daha koyu ve daha mavimsi bir yeşil olabilir; sonbaharda aynı yaprak sarıya, turuncuya ve kahverengiye döner.
Yaprağın yüzeyi de rengi değiştirir. Parlak ve mumlu bir yaprak, üzerine düşen gökyüzünün ya da pencerenin ışığını yansıtır; bu yüzden en parlak yerinde yeşil neredeyse kaybolur ve yerini açık, hafif mavimsi ya da beyaz bir parıltıya bırakır. Gül yaprağı gibi yarı parlak bir yüzeyde bu parıltı daha yumuşak ve dağınıktır. Mat ve tüylü bir yaprakta ise keskin bir parlaklık görülmez; ışık yüzeyde yumuşak ve eşit dağılır, kenarlarda ince tüyler ışığı yakalayarak açık bir hale oluşturabilir. Bu farkları gözlemlemek ve parlaklığın biçimini, büyüklüğünü ve keskinliğini doğru kurmak, bir türün yaprak yüzeyini tanımayı da kolaylaştırır; çünkü yüzeyin parlak ya da tüylü olması, bazı bitkilerde tanı özelliklerinden biridir.
Bir önceki derste gördüğün renk kodu burada işe yarar. Bir karışımı bulduğunda, onu bir renk çizelgesinde küçük bir kareye sürüp hangi boyalardan ve hangi oranlarda yapıldığını yazmak, aynı yeşili daha sonra yeniden kurmanı sağlar. Kullanılan pigmentlerin ışık haslığına bakmak, bir botanik resmin yıllar sonra da aynı renkleri taşımasını güvenceye alır; özellikle bazı parlak kırmızılar ve pembeler ışıkta solabileceği için, bir gülü boyarken bu bilgi önemlidir.
Bir yaprak nasıl katmanlanır?
Bölme bölme boyama (painting section by section), bir yaprağı ya da taç yaprağını, damarlarının ya da kıvrımlarının ayırdığı küçük alanlar hâlinde, her birini ayrı ayrı ıslatıp boyayarak ilerleme yöntemidir. Bütün yaprağı bir kerede ıslatmak, suyun ve boyanın damarların üzerinden akmasına ve ayrıntıların kaybolmasına yol açar. Oysa yalnızca iki damar arasındaki bir bölmeyi temiz suyla ıslatıp ona boya bırakmak, o küçük alanda yumuşak bir geçiş kurmanı, damarların ise kuru ve korunmuş kalmasını sağlar. Yan yana iki bölmeyi aynı anda ıslatmamak, aralarındaki sınırın keskin kalmasını sağlar.
Negatif damar (negative vein), bir yaprağın açık renkli damarlarının, çevrelerindeki alanlar boyanıp damarın kendisi boş bırakılarak gösterilmesidir. Açık damarı sonradan beyaz bir boyayla çizmek, çoğu zaman kalın ve donuk bir çizgi bırakır; onu baştan korumak ise damarın ışığını kâğıdın beyazından ya da ilk açık katmandan alır. Beyazı korumak dersinde gördüğün maskeleme sıvısı çok ince damarlarda kullanılabilir, ama sıvının kenarı keskin olduğundan, birçok botanik ressamı damarların çevresini fırçayla dikkatle boyamayı tercih eder. Hangisinin seçileceği, damarın genişliğine ve istenen kenara göre bir karardır.
Katmanlama, açıktan koyuya ilerler. İlk katman, yaprağın en açık rengini bütün bölmelere verir ve parlaklıkların yerlerini boş bırakır. İkinci ve üçüncü katmanlar, gölgeli bölgeleri, orta damarın iki yanında hafifçe çöken yüzeyi ve yaprağın kıvrıldığı yerleri koyulaştırır. Son olarak, kuru fırçayla ince bir doku, küçük lekeler ya da tüyler eklenebilir. Yaprağın kenarı çoğu zaman keskin tutulur; ama gölge tarafında kenarı hafifçe yumuşatmak, yaprağın hacmini ve düzlemden uzaklaşan yüzünü anlatır.
Küçük hatalar da düzeltilebilir. Bir bölme fazla koyu kaldıysa, beyazı korumak dersinde gördüğün kaldırma yöntemiyle, temiz ve hafif nemli bir fırçayla boya yumuşatılıp bir kâğıt havluyla alınabilir; ama pürüzsüz botanik kâğıdında bu işlem yüzeyi örseleyebileceği için az ve dikkatle yapılmalıdır. Bir damarın üzerine taşan bir boya, kuruduktan sonra çok ince ve nemli bir fırçayla kaldırılabilir. En güvenilir düzeltme ise hatayı önlemektir: boyayı her zaman olması gerekenden biraz daha açık başlatmak, çünkü koyulaştırmak her zaman açmaktan kolaydır.
Bir gülün taç yapraklarında aynı ilke, daha da ince bir biçimde uygulanır. Pembe ya da kırmızı bir taç yaprağı, çok açık bir ilk katmanla başlar; üst üste binen taç yapraklarından öndekinin kenarı açık bırakılır, arkadaki onun hemen arkasında biraz daha koyu tutulur. Bu küçük değer farkı, Redouté'nin levhalarında görüldüğü gibi, taç yapraklarının sıralanışını okunur kılar. Beyaz bir çiçekte ise çiçeğin kendisi neredeyse boyanmaz; biçim, gölgelerinde kullanılan açık griler, soluk morlar ya da soluk sarılar ve arkasındaki yapraklarla kurulur.
Noktalı gravür (stipple engraving), tonun çizgilerle değil, metal levhaya açılmış sayısız küçük noktayla kurulduğu çukur baskı yöntemidir. Noktalar sıklaştıkça ton koyulaşır ve geçiş, çizgi izi bırakmadan yumuşak kalır. Redouté'nin levhalarındaki taç yaprak geçişleri bu yöntemle basılmıştır. Suluboyada bu yumuşaklığa ulaşmanın yolu, ince ve saydam katmanları sabırla üst üste koymak ve fırça izlerinin kurumadan birleşmesine izin vermektir.
Uygulama
- Malzeme: bir gül yaprağı ya da başka bir bitkiden taze bir yaprak ve çiçek, sıcak preslenmiş suluboya kâğıdı, sivri uçlu bir yuvarlak fırça ve ince bir fırça, iki sarı, iki mavi ve bir kırmızı ya da kırmızımsı kahverengi, iki su kabı, bir bez, sert bir kurşun kalem; iki saat ayır.
- Önceki derste yaptığın gibi yaprağı ölç ve ince, açık bir kurşun kalem çizgisiyle kâğıda aktar; damarları ve parlaklıkların yerlerini hafifçe işaretle.
- Bir karışım çizelgesinde sarı ve mavi eşleşmelerinden yeşiller karıştır, gözlediğin yaprağa en yakın üst yüz ve alt yüz yeşillerini bul ve numaralandır.
- Yaprağı bölme bölme boya: bir bölmeyi temiz suyla ıslat, açık yeşili bırak, yanındaki bölmeye geçmeden önce kurumasını bekle; damarları ve parlaklıkları boş bırak.
- İkinci ve üçüncü katmanlarla gölgeleri ve kıvrımları koyulaştır; kuru fırçayla son ayrıntıları ekle ve gölge tarafında kenarı hafifçe yumuşat.
- Çiçeğin bir taç yaprağını açık bir katmanla başlat, üst üste binen taç yapraklarını değer farkıyla ayır ve her karışımın numarasını kenara not et.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışBütün yaprağı bir kerede ıslatmak.
Su ve boya damarların üzerinden akar ve ayrıntılar kaybolur. Yaprağı damarların ayırdığı bölmeler hâlinde boya.
Yaygın yanlışTüpten çıkan yeşili olduğu gibi kullanmak.
Doygun ve yapay bir yeşil doğal yaprağa benzemez. Sarı ve mavi karıştır ve gerekirse çok az kırmızıyla kır.
Yaygın yanlışAçık damarları sonradan beyazla çizmek.
Kalın ve donuk bir çizgi kalır. Damarları baştan boş bırakarak koru.
Kapanış
Kusursuz bir gül yaprağı nasıl boyanır? Suluboyanın bildiğin teknikleriyle, ama küçük ve denetimli bir ölçekte: pürüzsüz bir kâğıtta, sivri bir fırçayla, fazla suyu alınmış boyayla. Yeşiller tüpten değil, sarı ve maviden karıştırılır, gerekirse tamamlayıcı bir kırmızıyla kırılır ve her karışım numaralanır. Yaprak, damarlarının ayırdığı bölmeler hâlinde, açıktan koyuya katmanlanır; damarlar ve parlaklıklar baştan boş bırakılır; taç yaprakları küçük değer farklarıyla birbirinden ayrılır. Redouté'nin Gülleri, bir çiçeğin saydamlığının ve ayrıntısının sabırla kurulan ince katmanlardan doğduğunu gösterir. Ödevde bir çiçeği botanik üslupta boyayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Botanik suluboya | Botanical watercolour | Bir bitkiyi bilimsel doğrulukla, suluboyanın saydamlığıyla gösteren resim türü |
| Yeşil karıştırma | Mixing greens | Gözlenen yeşilleri sarı, mavi ve kırıcı renklerle karıştırarak elde etmek |
| Bölme bölme boyama | Painting section by section | Yaprağı damarların ayırdığı küçük alanlar hâlinde ayrı ayrı boyamak |
| Negatif damar | Negative vein | Açık damarın çevresi boyanıp kendisi boş bırakılarak gösterilmesi |
| Noktalı gravür | Stipple engraving | Tonun metal levhaya açılmış küçük noktalarla kurulduğu çukur baskı |
Ödev
Bir çiçeği botanik üslupta boya.
- Taze bir çiçek dalı seç; bir çiçeği, bir tomurcuğu ve en az iki yaprağı içeren bir kompozisyonu ölçerek kurşun kalemle aktar.
- Bir karışım çizelgesinde yaprak ve çiçek renklerini karıştır ve numaralandır; kullandığın pigmentlerin ışık haslığını not et.
- Yaprakları bölme bölme ve katman katman boya; damarları ve parlaklıkları koru; çiçeğin taç yapraklarını değer farklarıyla ayır.
- Resmin yanına bitkinin adını, tarihi, yeri, bir ölçek çubuğunu ve renk çizelgeni ekle.
Kendini değerlendir
- Teknik ve Malzeme: Katmanlar temiz ve saydam mı; istenmeyen çiçeklenmeler ve taşmalar var mı?
- Kenar ve Ayrıntı: Damarlar ve kenar dişleri korunmuş ve okunur mu?
- Değer (Ton): Yaprağın üst ve alt yüzü, taç yapraklarının üst üste binişi değer farklarıyla ayrışıyor mu?
- Gözlediğin yeşile en yakın karışımı bulmak için kaç deneme yaptın ve hangi eşleşme işe yaradı?
Kendini sına
1. Botanik suluboyada yaprağı neden bölme bölme boyarız?
- A) Daha hızlı bitirmek için.
- B) Suyun ve boyanın damarların üzerinden akıp ayrıntıları silmesini önlemek için.
- C) Daha az boya kullanmak için.
- D) Kâğıdı korumak için.
2. Doygun bir yeşili doğallaştırmak için ne eklenebilir?
- A) Çok az kırmızı ya da kırmızımsı bir kahverengi.
- B) Daha fazla mavi.
- C) Beyaz guaj.
- D) Siyah mürekkep.
3. Negatif damar nedir?
- A) Damarın siyahla çizilmesi.
- B) Damarın hiç gösterilmemesi.
- C) Damarın beyaz boyayla sonradan çizilmesi.
- D) Damarın çevresi boyanıp kendisinin boş bırakılması.
4. Üst üste binen taç yaprakları nasıl ayrılır?
- A) Hepsini aynı değerde boyayarak.
- B) Aralarına siyah bir kontur çizerek.
- C) Öndekinin kenarını açık bırakıp arkadakini biraz daha koyu tutarak.
- D) Taç yapraklarını ayrı kâğıtlara boyayarak.
5. Redouté'nin Güller levhaları hangi yöntemle basıldı?
- A) Noktalı gravürle, renkli basılıp elle tamamlanarak.
- B) Litografiyle.
- C) Serigrafiyle.
- D) Linol baskıyla.
Cevaplar
- B — Yalnızca iki damar arasındaki bölmeyi ıslatmak, damarları kuru ve korunmuş tutar.
- A — Tamamlayıcı renk yeşilin doygunluğunu düşürür ve onu doğal yapraklara yaklaştırır.
- D — Damarın ışığı, çevresi boyanırken korunan kâğıttan ya da ilk açık katmandan gelir.
- C — Küçük bir değer farkı, taç yapraklarının önde ve arkada sıralanışını okunur kılar.
- A — Küçük noktalarla kurulan ton, taç yapraklarının yumuşak geçişlerini çizgisiz aktarır.
Referans görseller
- Özgün çekim: sarı ve mavi eşleşmelerinden yapılan yeşil karışım çizelgesi; tamamlayıcı kırmızıyla kırılmış yeşiller.
- Özgün çekim: bir gül yaprağının bölme bölme boyanması; damarların boş bırakılması; açıktan koyuya üç katman.
- Özgün çekim: üst üste binen taç yapraklarının değer farkıyla ayrılması; beyaz bir çiçeğin gölgelerle kurulması.
Sonraki derse köprü
Bir yaprağın damarlarını ve bir çiçeğin taç yapraklarını sabırla boyamayı öğrendin. Sonraki derste bitkilerden canlılara geçiyoruz: bacaklarını, kanatlarını ve simetrisini ölçerek, bir türü başka türlerden ayıran ayrıntılarla bir böceği ya da bir hayvanı çizmeye.