Öğrenme hedefi
Silüet ve şekil diliyle özgün bir karakter tasarlayabileceksin. Bir karakterin ilk bakışta neden tanındığını dış hattı, büyük biçimleri ve ayırt edici öğeleri üzerinden açıklayabilecek; çok sayıda hızlı silüetten eleme yaparak bir karakter geliştirebilecek; şekil dilini bir kural olarak değil bir çağrışım aracı olarak kullanabilecek ve tanınırlık uğruna bir insan grubunu kalıp yargıya indirgemekten kaçınabileceksin.
Kanca
Bir karakter neden ilk bakışta tanınır?
Bir perdenin ardından gelen gölgeye, bir kitabın sayfasındaki küçük bir çizime ya da bir afişin köşesindeki bir figüre bakarız ve kim olduğunu hemen biliriz; yüzünü görmeden, adını okumadan. Bu tanıma, çoğu zaman ayrıntılardan önce gelir: bir şapkanın biçimi, bir sakalın ucu, bir duruşun eğimi yeter. Bu ders, bir karakteri bu kadar hızlı tanınır kılan şeyin ne olduğunu ve onu bilinçli olarak nasıl tasarlayabileceğini ele alıyor.
Bağlam
Geleneksel Türk gölge oyunu Karagöz, 2009'da UNESCO'nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine alındı. Oyunun figürlerine tasvir denir. Tasvirler, özel olarak tabaklanıp ışık geçirecek kadar inceltilmiş deve, manda ya da sığır derisinden kesilir; ışığın daha iyi geçmesi için dış hatları boyunca delikler açılır ve kök boyalarla renklendirilir. Çubuklarla oynatılan tasvirler, arkadan verilen ışıkla beyaz bir perdeye yansır.
Perdede yüz ifadesi değişmez, göz kırpılmaz, ağız oynamaz. Seyirci karakterleri büyük ölçüde dış hatlarından, giysilerinden ve konuşmalarından tanır. Karagöz traşlı başı ve ışkırlak adı verilen başlığıyla, Hacivat yukarı doğru kıvrılan sivri sakalıyla ayırt edilir; bir kaynağın ifadesiyle karakterler perdede göründükleri anda bu işaretleriyle fark edilir. Oyunun kalabalık kadrosunda uykucu Tiryaki'den kabadayı Tuzsuz Deli Bekir'e kadar pek çok tip yer alır; bunların bir bölümü ise Arap, Acem, Rum, Ermeni, Yahudi, Frenk, Laz ya da Kastamonulu gibi bölgesel ya da etnik tiplerdir ve her biri kendi ağzıyla konuşur. Bu gelenek, bu derste hem silüetin gücünü hem de tanınırlığın bedelini düşünmek için kullanılacak.
Ana anlatım
Bir karakteri tanınır kılan nedir?
Karakter tasarımı (character design), bir öykünün, bir oyunun ya da bir görüntü dizisinin kişilerinin dış görünüşünü, bu görünüş aracılığıyla kim olduklarını anlatacak biçimde kurmaktır. İyi tasarlanmış bir karakter, ayrıntılar görünmeden önce, uzaktan ya da bir anlık bakışta tanınır. Bu tanımayı sağlayan ilk şey dış hattır.
Silüet testi (silhouette test), bir karakterin bütün iç ayrıntıları silinip yalnızca dolu bir siyah biçim olarak bırakıldığında hâlâ tanınıp tanınmadığını ve ne tür biri olduğunun sezilip sezilmediğini denetlemektir. Karagöz perdesi, bu testi yüzyıllardır sahnede yapar: tasvirlerin rengi perdeye yansısa da, bir figürü öbüründen ayıran asıl şey başlığın, sakalın, sırtın ve kolların oluşturduğu dış hattır.
Silüeti güçlü bir karakterin bedeninde, dış hattı kıran ve başka bir karakterinkine benzemeyen birkaç belirgin çıkıntı ya da girinti vardır: öne eğik bir baş, geniş bir şapka kenarı, bedenden uzaklaşan bir kol, uzun bir asa. Kollar gövdeye yapışık, bacaklar birleşik ve baş düz duruyorsa, dolu siyah biçim bir kütüğe benzer ve karakterin kim olduğunu söylemez. Jest ve hareket dersinde bir duruşun eğiminin bir figürü nasıl canlandırdığını görmüştün; karakter tasarımında aynı eğim, figürün mizacını da anlatır. Sırtı dik ve göğsü öne çıkık bir silüet ile omuzları düşmüş ve başı öne eğik bir silüet, iç ayrıntı olmadan bile iki farklı insanı düşündürür.
Şekil dili neyi söyler?
Şekil dili (shape language), bir karakterin genel biçimini oluşturan büyük şekillerin, izleyicide belirli çağrışımlar uyandırmak amacıyla seçilmesidir. Karakter tasarımında sık anılan bir yaklaşıma göre yuvarlak biçimler yumuşaklık ve sıcaklık, köşeli ve kare biçimler sağlamlık ve inat, sivri ve üçgen biçimler ise hareket, tehlike ya da kurnazlık çağrıştırabilir. Bunlar birer kural değil, bir kültürün görsel alışkanlıklarından gelen eğilimlerdir; yuvarlak bir kötü karakter ya da sivri hatlı sevimli bir karakter, beklentiyi bilerek bozduğu için ilginç olabilir.
Şekil dilinin asıl gücü karşıtlıktan gelir. Bir karakterin bedeninde büyük, orta ve küçük biçimlerin bir arada bulunması, onu tekdüze bir kütleden ayırır: iri bir gövde ile küçük bir baş, ince bacaklar ile geniş bir palto, sade bir giysi ile ayrıntılı bir aksesuar. Aynı ilke iki karakter arasında da işler. Bir ikiliden birinin yuvarlak, öbürünün uzun ve sivri olması, ikisini perdede ya da sayfada anında birbirinden ayırır; Karagöz ile Hacivat'ın farklı başları, sakalları ve duruşları da bu tür bir ayrışma sağlar.
Oranın abartılması da şekil dilinin bir parçasıdır. Figür çiziminde öğrendiğin baş ölçüsü oranları, karakter tasarımında bir başlangıç noktasıdır, bir sınır değil. Başı büyütmek bir karakteri çocuksu ya da sevimli gösterebilir; bacakları uzatmak onu zarif ya da tuhaf gösterebilir. Abartının ölçüsü, karakterin hangi dünyada yaşadığına ve ne anlatmak istediğine göre seçilir.
Ayırt edici öğe nasıl seçilir?
Ayırt edici öğe (distinguishing feature), bir karakteri öbürlerinden ayıran ve onunla özdeşleşen tek bir belirgin ayrıntıdır: bir şapka, bir aksesuar, bir saç biçimi, bir giysi ya da bir yürüyüş. Bu öğe ne kadar sade ve ne kadar karaktere özgüyse, o kadar hızlı akılda kalır.
John Tenniel'in Lewis Carroll'ın Alice Harikalar Diyarında kitabı için yaptığı çizimler, bunun kalıcı bir örneğidir. Kitap 1865'te Tenniel'in 42 çizimiyle yayımlandı; Tenniel çizimlerini doğrudan ahşap kalıplara aktardı ve bunlar Dalziel kardeşlerin atölyesinde oyulup basıldı. Carroll ile Tenniel, çizimlerin konusunu, yerini ve boyutunu birlikte ayrıntılı olarak planladılar. Tenniel'in Şapkacı'sı, bant yerine üzerinde «In this style 10/6» yazan fiyat etiketi taşıyan büyük bir silindir şapka giyer. Bu tek öğe, karakterin mesleğini, tuhaflığını ve dağınıklığını birlikte anlatır; şapka o kadar karakterle özdeşleşmiştir ki sonraki birçok uyarlama da onu korumuştur.
Ayırt edici öğeyi seçerken iki şeyi sormak yararlıdır: Bu öğe karakterin kim olduğu hakkında bir şey söylüyor mu, yoksa yalnızca süs mü? Ve silüette görünüyor mu? Yalnızca yakından fark edilen bir ayrıntı, bir karakteri uzaktan tanınır kılmaz. Tenniel'in çizimleri siyah beyaz olduğu için onun karakterleri renge değil, biçime ve değer gruplarına yaslanır; bu da iyi bir alıştırmadır. Bir karakteri önce siyah beyaz tasarlayıp sonra renklendirmek, rengin eksik bir biçimi kurtarmasına izin vermez.
Tipten karaktere nasıl geçilir?
Karakter tipi (character type), bir toplulukta hemen tanınan, önceden bilinen özelliklerle kurulmuş bir kişi kalıbıdır: kabadayı, uykucu, bilgiç, cimri. Tipler hızlı tanınır; ama bir tip ancak kendine özgü bir ayrıntı, bir çelişki ya da bir istek kazandığında bir karaktere dönüşür. Kabadayının korktuğu bir şey, bilgicin bilmediği bir konu, onları tipten çıkarır.
Karagöz geleneği, tanınırlığın bir bedeli olabileceğini de gösterir. Bölgesel ve etnik tipler, seyircinin onları giysileri ve ağızlarıyla anında tanımasına dayanır; ama bir insan grubunu tek bir görünüşe ve tek bir davranışa indirgemek, kalıp yargıyı hem yansıtır hem de pekiştirebilir. Sanat tarihinde yüz özelliklerini, ten rengini ya da beden biçimini abartan karikatürler, çeşitli dönemlerde belirli toplulukları aşağılamak için de kullanıldı. Bu, abartıdan vazgeçmeyi gerektirmez; abartının neyi hedef aldığını sormayı gerektirir. Bir karakterin inadını, telaşını ya da kibrini abartmak onun kişiliğini anlatır; bir grubun bedenini abartmak ise o gruba bir hüküm yükler.
Farklı ten renklerinde karakterler tasarlarken bir ayrıntıya daha dikkat etmek gerekir: silüet testi ten rengini göstermez, bu yüzden bir karakterin tanınırlığı onun ten rengine dayanmamalıdır. Karakterleri birbirinden ayıran şey biçimleri, giysileri ve duruşları olmalı; ten rengi ise o karakterin bir özelliği olarak, onu bir rol kısayoluna dönüştürmeden tasarlanabilir. Renkli aşamada koyu tenli bir karakterin yüzünü koyu bir giysi ve koyu bir fonla bir araya getirmek iç ayrıntıyı yutabilir; değerleri önceden planlamak bu sorunu önler.
Uygulama
- Malzeme: bir kalın keçeli kalem ya da fırça ve mürekkep, bir eskiz defteri, kurşun kalem, aydinger kâğıdı; bir buçuk saat ayır.
- Karakteri birkaç kelimeyle tanımla: kim, ne istiyor, neyden korkuyor, nerede yaşıyor.
- Keçeli kalemle, iç ayrıntı çizmeden, avuç içi büyüklüğünde on dolu siyah silüet yap; her birinde başın, gövdenin ve bacakların oranını, duruşu ve bir öğeyi değiştir.
- Silüetleri biraz uzaktan izle; karakterin tanımına en çok uyan ve öbürlerinden en çok ayrışan üçünü işaretle.
- Seçtiğin üç silüetin üzerine aydinger koy ve iç ayrıntıları, giysiyi ve ayırt edici öğeyi kurşun kalemle çiz.
- En güçlü olanı seç; aynı karakteri önden, yandan ve arkadan, aynı ölçüde bir sayfaya çiz ve değer gruplarını belirle.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışAyrıntıyla başlamak.
Yüz ve giysi ayrıntıları erken çizilince dış hat ihmal edilir ve karakter uzaktan tanınmaz. Önce dolu siyah silüetle başla.
Yaygın yanlışŞekil dilini kural sanmak.
Yuvarlak biçimlerin mutlaka iyi, sivri biçimlerin mutlaka kötü karakter anlatacağını düşünmek tasarımı öngörülebilir kılar. Çağrışımı bil, gerektiğinde bilerek boz.
Yaygın yanlışTanınırlığı kalıp yargıyla sağlamak.
Bir karakteri bir grubun abartılmış görünüşüyle tanıtmak kalıp yargıyı pekiştirir. Tanınırlığı karakterin kişisel biçimleri, öğeleri ve duruşuyla kur.
Kapanış
Bir karakter neden ilk bakışta tanınır? Çünkü ayrıntılar okunmadan önce dış hattı, büyük biçimleri ve tek bir ayırt edici öğesi bir şey söyler. Silüet testi bu dış hattın gücünü denetler; şekil dili büyük biçimlerin uyandırdığı çağrışımları ve aralarındaki karşıtlığı kullanır; ayırt edici öğe karakterin kim olduğunu tek bir ayrıntıda toplar; tip ise ancak kendine özgü bir çelişki kazandığında bir karaktere dönüşür. Karagöz perdesi silüetin gücünü ve tanınırlığın bedelini, Tenniel'in Şapkacı'sı tek bir öğenin bir karakteri nasıl özetleyebildiğini gösterir. Ödevde on silüetten bir karakter geliştireceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Karakter tasarımı | Character design | Bir kişinin dış görünüşünü, kim olduğunu anlatacak biçimde kurmak |
| Silüet testi | Silhouette test | Karakterin yalnızca dolu siyah biçimiyle tanınıp tanınmadığını denetlemek |
| Şekil dili | Shape language | Büyük biçimlerin belirli çağrışımlar uyandırmak için seçilmesi |
| Ayırt edici öğe | Distinguishing feature | Bir karakteri öbürlerinden ayıran ve onunla özdeşleşen belirgin ayrıntı |
| Karakter tipi | Character type | Bir toplulukta hemen tanınan, önceden bilinen özelliklerle kurulmuş kişi kalıbı |
Ödev
On silüetten bir karakter geliştir.
- Karakterini birkaç kelimeyle tanımla: kim olduğu, ne istediği, neyden korktuğu.
- İç ayrıntı çizmeden on dolu siyah silüet yap; her birinde oranı, duruşu ve bir öğeyi değiştir.
- En güçlü üç silüeti seç, aydinger üzerinde iç ayrıntıları ve ayırt edici öğeyi geliştir, sonra birini seç.
- Seçtiğin karakteri önden, yandan ve arkadan çiz ve bir renk ya da değer planıyla bitir; on silüeti ve seçim notlarını da sayfaya ekle.
Kendini değerlendir
- Oran ve Çizim: Karakterin oranları ve duruşu, tanımındaki kişiliği taşıyor mu?
- Kompozisyon: Silüet, iç ayrıntı olmadan tanınıyor ve öbür silüetlerden ayrışıyor mu?
- Değer (Ton): Değer grupları, ten, giysi ve fon arasında iç ayrıntıyı okunur tutuyor mu?
- Karakterini tanınır kılan şey onun kişiliğinden mi geliyor, yoksa bir grubun kalıp görünüşünden mi?
Kendini sına
1. Silüet testi neyi denetler?
- A) Karakterin renklerinin uyumunu.
- B) Karakterin yalnızca dolu siyah biçimiyle tanınıp tanınmadığını.
- C) Karakterin yüz ifadesini.
- D) Çizginin kalınlığını.
2. Şekil dili için hangisi doğrudur?
- A) Yuvarlak biçimler her zaman iyi karakter anlatır.
- B) Biçimlerin çağrışımı evrensel ve değişmezdir.
- C) Şekil dili yalnızca çocuk kitaplarında kullanılır.
- D) Biçimlerin çağrışımları eğilimdir; bilerek bozulabilir.
3. Tenniel'in Şapkacı'sında ayırt edici öğe nedir?
- A) Fiyat etiketli büyük silindir şapka.
- B) Renkli giysisi.
- C) Uzun sakalı.
- D) Elindeki asa.
4. Karagöz tasvirleri seyirci tarafından nasıl tanınır?
- A) Yüz ifadelerinin değişmesiyle.
- B) Yalnızca adlarının perdeye yazılmasıyla.
- C) Dış hatları, giysileri ve konuşmalarıyla.
- D) Perdenin rengiyle.
5. Bir karakterin tanınırlığı neden ten rengine dayanmamalıdır?
- A) Ten rengi çizilemez.
- B) Silüet ten rengini göstermez ve ten rengini rol kısayolu yapmak kalıp yargıya yol açar.
- C) Bütün karakterler aynı tende olmalıdır.
- D) Ten rengi karakter tasarımında önemsizdir.
Cevaplar
- B — Silüet testi, iç ayrıntı olmadan dış hattın tek başına ne anlattığını gösterir.
- D — Çağrışımlar kültürel alışkanlıklardan gelir; beklentiyi bilerek bozmak da bir tasarım kararıdır.
- A — Şapka ve etiket, karakterin mesleğini ve tuhaflığını tek bir öğede toplar.
- C — Değişmeyen yüzler yerine dış hat, giysi ve ağız karakterleri ayırt eder.
- B — Ten rengi karakterin bir özelliğidir ama tanınırlık biçimden, giysiden ve duruştan kurulmalıdır.
Referans görseller
- Özgün görüntü: bir Karagöz perdesinde ışıkla yansıyan tasvirler; dış hatları, başlıkları ve sakallarıyla ayrışan figürler.
- Özgün şema: aynı karakterin on dolu siyah silüeti; eleme ve seçim.
- Özgün şema: yuvarlak, köşeli ve sivri şekil dili ile büyük, orta ve küçük biçim karşıtlığı; farklı tenlerde karakterler için değer planı.
Sonraki derse köprü
Bir karakteri dış hattı, biçimleri ve ayırt edici öğesiyle kurmayı gördün. Ama bir karakter bir boşlukta yaşamaz; yürüdüğü sokak, girdiği oda, üstüne düşen ışık da onun kim olduğunu anlatır. Sonraki derste, bir mekânın havasını ve ışığını, henüz var olmayan bir dünyayı tasarlamak için nasıl kurabileceğini ele alıyoruz.