İçeriğe geç

Ders 4F.07 · Seviye 4 — Konu Uzmanlıkları

Soyut bir resmi bitirmek

Soyut bir resim ne zaman biter?

4F Soyut Resim

1.721 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma · Hibrit, 8 dk video senaryosu · Orta-İleri

  • bitmişlik
  • bütünlük
  • niyet-sonuç uyumu
  • eleştirel sıra
  • bitmemiş eser

Önce okunması önerilen: 4F.06 Doku ve karışık teknik

Görseller hakkında: Bazı örnek eserler korumalı olabilir; görsel seçerken sanatçının ölüm tarihini kontrol edin.

Öğrenme hedefi

Kendi soyut çalışmanı eleştirel ölçütlerle değerlendirebileceksin. Soyut bir resimde bitmişliğin neden bir nesneye benzerlikle değil, bir niyet ile yüzeyin buluşmasıyla ölçüldüğünü açıklayabilecek; bütünlük, denge ve gerilim, göz yolu, değer yapısı, renk ilişkisi ve yüzey tutarlılığı gibi ölçütleri kendi çalışmana uygulayabilecek; betimlemeden değerlendirmeye uzanan bir eleştirel sırayla bakabilecek ve bir çalışmayı ne zaman durduracağına dair bilinçli bir karar verebileceksin.

Kanca

Soyut bir resim ne zaman biter?

Bir natürmortu ya da bir portreyi boyarken, bitmeyi çoğu zaman modelle karşılaştırarak anlarsın: elma doğru mu, yüz benziyor mu? Soyut bir resimde böyle bir model yoktur. Her zaman bir çizgi daha eklenebilir, bir renk değiştirilebilir, bir alan örtülebilir. Bu sonsuz olasılık, soyut resmi hem özgürleştirici hem de zor kılar: dışarıdan bir ölçü olmadığında, durma kararını nasıl verirsin? Bu ders, soyut bir çalışmanın bitip bitmediğini değerlendirmenin yollarını ele alıyor.

Bağlam

Mondrian'ın ağaç resimlerini de saklayan Hollanda müzesindeki Zafer Boogie Woogie (Victory Boogie Woogie), Piet Mondrian'ın 1942–1944 yıllarında tuval üzerine yağlı boya ve kâğıtla yaptığı, 127 × 127 santimetrelik bir resimdir. Bu, Mondrian'ın son eseridir. Kaynaklara göre sanatçı, 1 Şubat 1944'te New York'ta ölmeden üç gün öncesine kadar bu resim üzerinde çalışıyordu ve resim bu yüzden bitmemiş olarak kaldı. Yüzeyde boyanın yanında yapıştırılmış kâğıt parçaları, sanatçının kararlarını denediği ve henüz sabitlemediği yerleri gösterir.

Kaynaklar, resmin Mondrian'ın müziğe duyduğu sevgiyi ve New York'un onun üzerindeki etkisini yansıttığını belirtir. Müze bu eseri 1997'de satın aldı ve 1998'den beri sergiliyor. Bitmemiş bir resmin bir müzede böyle önemli bir yer tutması, bitmişlik sorusunu ilginç bir yere taşır: bir çalışmanın değeri yalnızca bitmiş olmasında mı, yoksa taşıdığı kararlarda ve sorularda mı? Zafer Boogie Woogie, bir resmin bitme sürecinin kendisinin de görülebilir ve anlamlı olabileceğini gösterir.

Ana anlatım

Bitmişlik ne demektir?

Bitmişlik (finish), bir çalışmanın sanatçının amacına ulaştığı ve üzerine bir şey eklemenin onu güçlendirmek yerine zayıflatacağı noktadır. Gerçekçi bir resimde bu nokta kısmen gözlemle belirlenir; soyut bir resimde ise dışarıda karşılaştırılacak bir model olmadığı için, bitmişlik resmin kendi iç ilişkilerinden ve sanatçının niyetinden okunur. Bu yüzden soyut bir resmin bitmişliği, ayrıntıların sayısıyla değil, yüzeyin bir bütün olarak ne kadar tutarlı ve ne kadar canlı olduğuyla ilgilidir.

Bitmişlik, yüzeyin her yerinin aynı ölçüde işlenmesi anlamına gelmez. Bazı soyut resimler, hızlı birkaç hareketle kurulmuş ve yüzeyin büyük bölümü boş bırakılmış hâlde bitmiş olabilir; bazıları ise haftalarca süren katmanlarla bitmiş olur. Jestüel soyut dersinde aşırı işlemenin bir yüzeyi nasıl bulanıklaştırabileceğini gördün; bitirme sorusu çoğu zaman eklemekten çok, durmayı bilmekle ilgilidir.

Bitmemiş eser (unfinished work), sanatçının bir nedenle tamamlamadığı ya da tamamlayamadığı çalışmadır. Zafer Boogie Woogie gibi bitmemiş eserler, sanatçının çalışma sürecini ve kararlarını açığa çıkardıkları için değerli olabilir. Ama bir öğrenci için «bitmemiş» ile «bilerek açık bırakılmış» arasındaki farkı bilmek önemlidir: ilki bir kesinti, ikincisi bir karardır.

Hangi ölçütler kullanılabilir?

Bütünlük (unity), bir yüzeydeki her öğenin bütüne hizmet etmesi, hiçbir parçanın yabancı ya da kopuk durmamasıdır. Bir çalışmanın bütünlüğünü sınamak için her bölgeye tek tek bakıp şu soruyu sorabilirsin: bu parça çıkarılsa resim zayıflar mı, güçlenir mi, yoksa hiçbir şey değişmez mi? Hiçbir şeyin değişmediği parçalar, çoğu zaman gereksizdir.

Bütünlüğün yanında birkaç ölçüt daha işe yarar. Geometrik soyut dersinde gördüğün denge ve gerilim, çalışmanın amacına uygun oranda mı? Göz yüzeyde bir yol izliyor mu, yoksa bir noktada takılıp kalıyor ya da dağılıyor mu? Değer yapısı, yani açık ve koyu alanların dağılımı, resmi okunur kılıyor mu? Renkler birbiriyle bir ilişki kuruyor mu, yoksa rastgele yan yana mı duruyor? Yüzeyin dokusu ve kenarların keskinliği tutarlı mı, yoksa bazı bölgeler başka bir resimden gelmiş gibi mi duruyor?

Niyet-sonuç uyumu (intention and outcome), bir çalışmanın başlangıçtaki amacı ile ortaya çıkan sonucun ne ölçüde örtüştüğüdür. Geometrik soyut ve renk alanı derslerinde bir çalışmaya başlamadan önce anlatmak istediğin atmosferi bir sözcükle adlandırmıştın; bu sözcük, bitirme anında da bir ölçüttür. Ama niyet her zaman sabit değildir; bazen çalışma süreç içinde başka bir yöne gider ve yeni yön ilk niyetten daha ilginçtir. Bu durumda niyeti değiştirmek de meşrudur; önemli olan, sonucu bir niyete göre değerlendirmektir.

Ten tonlarıyla çalışılmış bir soyut yüzeyde, renk ilişkisi ölçütüne bir soru daha eklenebilir: tenleri çağrıştıran renkler çeşitliliğini koruyor mu, yoksa tek bir kalıp tona mı indirgenmiş? Açık bejden derin kahverengiye, zeytinden bakır kızılına uzanan bir aralık, soyut bir yüzeyde de zenginliğin kaynağıdır.

Kendi çalışmana nasıl bakarsın?

Kendi çalışmana bakmanın en büyük güçlüğü, ona fazla alışmış olmandır. Saatlerce üzerinde çalıştığın bir yüzeyde göz, eksikleri ve fazlalıkları görmez olur. Bu alışkanlığı kırmanın yolları, önceki derslerde gördüğün araçlardır: birkaç adım geri çekilmek, çalışmayı bir gün dinlendirmek, onu ters çevirmek ya da bir aynada görmek, siyah beyaz bir fotoğrafını çekerek yalnızca değer yapısına bakmak.

Eleştirel sıra (critical sequence), bir çalışmaya bakarken yargıyı ertelemek için izlenen, betimlemeden değerlendirmeye uzanan adımlardır. Önce yalnızca betimlersin: yüzeyde hangi renkler, şekiller, çizgiler ve dokular var? Sonra çözümlersin: bu öğeler birbiriyle nasıl bir ilişki kuruyor, göz nereden başlayıp nereye gidiyor, denge ve gerilim nerede? Ardından yorumlarsın: bu ilişkiler sende ve başkalarında hangi havayı, hangi hissi uyandırıyor? En son değerlendirirsin: bu sonuç, niyetinle ve ölçütlerle ne ölçüde örtüşüyor? Bu sıra, «beğendim» ya da «beğenmedim» diye erken bir yargıya varmadan, çalışmayı görmeni sağlar.

Başkalarının gözü de değerlidir. Çalışmanı birine gösterip önce yalnızca ne gördüğünü betimlemesini istemek, senin görmediğin şeyleri ortaya çıkarabilir. Başkasının betimlemesi, niyetinle örtüşüyorsa bu bir işarettir; örtüşmüyorsa, ya çalışmanın başka bir şey söylediği ya da niyetin yüzeye tam geçmediği anlamına gelebilir.

Karar nasıl verilir?

Bir soyut çalışmayı bitirme kararı, çoğu zaman bir sonraki hamlenin ne katacağı ve ne alacağı sorusuyla verilir. Aklındaki bir sonraki çizgi, renk ya da katman, resmi güçlendirecek mi, yoksa şu anki canlılığı mı örtecek? Bu soruya emin bir cevap veremiyorsan, hamleyi önce denemek yararlıdır: çalışmanın bir fotoğrafını çekip üzerinde dijital olarak ya da çalışmanın üzerine koyduğun bir aydinger kâğıdında değişikliği denemek, geri dönüşü olmayan bir adım atmadan sonucu görmeni sağlar.

Vazgeçmek de bir karardır. Bazen bir çalışma kurtarılamaz görünür; onu bırakıp yeni bir çalışmaya başlamak, ama önceki çalışmadan öğrendiğini taşımak, bir diziyi ilerletir. Mondrian'ın ağaç dizisinde gördüğün gibi, bir sanatçının çalışmaları çoğu zaman birbirine bağlı bir zincir oluşturur; bir çalışmanın sorusu bir sonrakinin başlangıcı olabilir.

Bitirdiğine karar verdiğin bir çalışmaya bir başlık vermek, onu imzalamak ve tarih atmak, bu kararı kayda geçirir. Çalışmanın fotoğrafını çekip bir dosyada saklamak, zaman içinde kendi gelişimini izlemeni sağlar. Birkaç ay sonra aynı çalışmaya yeniden bakmak, onu bitmiş sayma kararının doğru olup olmadığını da gösterebilir.

Uygulama

  1. Malzeme: bitmiş ya da bitmek üzere olduğunu düşündüğün bir soyut çalışman, bir kâğıt ve kalem, bir telefon kamerası ve bir aydinger kâğıdı; kırk beş dakika ayır.
  2. Çalışmanı duvara as ve eleştirel sırayla bak: önce yalnızca betimle, sonra çözümle, sonra yorumla; her adımı birkaç cümleyle yaz.
  3. Ölçütleri tek tek uygula: bütünlük, denge ve gerilim, göz yolu, değer yapısı, renk ilişkisi, yüzey tutarlılığı ve niyet-sonuç uyumu; her birine kısa bir not düş.
  4. Çalışmanın siyah beyaz bir fotoğrafını çek ve ters çevirerek bak; değer yapısındaki sorunları işaretle.
  5. Aklındaki bir sonraki değişikliği aydinger kâğıdında ya da fotoğrafın üzerinde dene; resmi güçlendirip güçlendirmediğine karar ver ve kararını gerekçesiyle yaz.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışHer boşluğu doldurmak.
Doğrusu

Soyut bir resimde boş alanlar da kompozisyonun parçasıdır. Her yeni hamlenin ne katıp ne aldığını sor.

Yaygın yanlışBeğeniyle erken yargılamak.
Doğrusu

«Beğendim» ya da «beğenmedim» demek, çalışmayı görmeyi engeller. Önce betimle, sonra çözümle ve yorumla.

Yaygın yanlışDenemeden geri dönüşü olmayan bir adım atmak.
Doğrusu

Emin olmadığın bir değişikliği önce fotoğrafta ya da aydinger kâğıdında dene.

Kapanış

Soyut bir resim ne zaman biter? Dışarıda bir model olmadığı için, bitmişlik resmin kendi iç ilişkilerinden ve sanatçının niyetinden okunur: bütünlük, denge ve gerilim, göz yolu, değer yapısı, renk ilişkisi, yüzey tutarlılığı ve niyet-sonuç uyumu birer ölçüttür; betimleme, çözümleme, yorum ve değerlendirme sırası yargıyı erteler; bir sonraki hamlenin ne katacağı ve ne alacağı sorusu, durma kararını verdirir. Mondrian'ın ölümüyle yarım kalan Zafer Boogie Woogie, bitmemiş bir resmin bile taşıdığı kararlarla anlamlı olabileceğini hatırlatır. Bu dersle soyut resim modülü tamamlanıyor. Ödevde bir çalışmanı ölçütlerle değerlendireceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
BitmişlikFinishBir çalışmanın amacına ulaştığı ve üzerine eklemenin onu zayıflatacağı nokta
BütünlükUnityYüzeydeki her öğenin bütüne hizmet etmesi, hiçbir parçanın kopuk durmaması
Niyet-sonuç uyumuIntention and outcomeBir çalışmanın başlangıç amacı ile ortaya çıkan sonucun örtüşme ölçüsü
Eleştirel sıraCritical sequenceBetimleme, çözümleme, yorum ve değerlendirme adımlarıyla yargıyı erteleyerek bakma
Bitmemiş eserUnfinished workSanatçının bir nedenle tamamlamadığı ya da tamamlayamadığı çalışma

Ödev

Bir çalışmanı ölçütlerle değerlendir.

  1. Bu modülde yaptığın soyut çalışmalardan birini seç.
  2. Eleştirel sırayı izleyerek betimleme, çözümleme, yorum ve değerlendirmeyi yazılı olarak yap.
  3. Ölçütleri bir tabloya dök: bütünlük, denge ve gerilim, göz yolu, değer yapısı, renk ilişkisi, yüzey tutarlılığı, niyet-sonuç uyumu; her birine bir ile beş arasında bir puan ve bir cümlelik gerekçe yaz.
  4. Değerlendirmenin sonunda çalışmayı bitmiş mi sayacağına, bir değişiklik mi yapacağına yoksa yeni bir çalışmaya mı geçeceğine karar ver ve bu kararı gerekçesiyle yaz.

Kendini değerlendir

  • Kompozisyon: Denge, gerilim ve göz yolu ölçütlerini çalışmana somut örneklerle uygulayabildin mi?
  • Değer (Ton): Siyah beyaz fotoğrafla değer yapısını değerlendirdin mi?
  • Bitmişlik ve Sunum: Değerlendirme tablosu düzenli ve gerekçeli mi?
  • Değerlendirme sonunda çalışman hakkındaki düşüncen değişti mi?

Kendini sına

1. Soyut bir resimde bitmişlik neyle ölçülür?

  • A) Bir modele benzerlikle.
  • B) Resmin kendi iç ilişkileri ve sanatçının niyetiyle.
  • C) Kullanılan boya miktarıyla.
  • D) Harcanan süreyle.

2. Bütünlük ölçütünü sınamak için hangi soru sorulabilir?

  • A) Bu parça çıkarılsa resim zayıflar mı, güçlenir mi, yoksa değişmez mi?
  • B) Bu parça hangi renkte?
  • C) Bu parça ne kadar sürede yapıldı?
  • D) Bu parça pahalı mı?

3. Eleştirel sıranın doğru sırası hangisidir?

  • A) Değerlendirme, yorum, çözümleme, betimleme.
  • B) Yorum, betimleme, değerlendirme, çözümleme.
  • C) Çözümleme, değerlendirme, betimleme, yorum.
  • D) Betimleme, çözümleme, yorum, değerlendirme.

4. Emin olmadığın bir değişikliği denemenin güvenli yolu nedir?

  • A) Doğrudan boyamak.
  • B) Çalışmayı atmak.
  • C) Fotoğraf ya da aydinger kâğıdı üzerinde önce denemek.
  • D) Hiç değişiklik yapmamak.

5. Zafer Boogie Woogie neden bitmemiş kaldı?

  • A) Mondrian 1944'te ölmeden birkaç gün öncesine kadar üzerinde çalışıyordu.
  • B) Mondrian onu bilerek yarım bıraktı.
  • C) Müze onu yarıda kesti.
  • D) Boya bitti.

Cevaplar

  1. B — Dışarıda karşılaştırılacak bir model olmadığı için ölçüt yüzeyin kendisi ve niyettir.
  2. A — Hiçbir şeyin değişmediği parçalar çoğu zaman gereksizdir.
  3. D — Yargı en sona bırakılır; önce görülen şey betimlenir.
  4. C — Deneme, geri dönüşü olmayan bir adım atmadan sonucu görmeyi sağlar.
  5. A — Kaynaklara göre sanatçı ölümünden üç gün öncesine kadar resim üzerinde çalışıyordu.

Referans görseller

  • Özgün şema: eleştirel sıra; betimleme, çözümleme, yorum ve değerlendirme adımları bir soyut çalışma üzerinde.
  • Özgün şema: bitmişlik ölçütleri tablosu ve örnek puanlama.
  • Özgün çekim: bir çalışmanın siyah beyaz fotoğrafı, ters çevrilmiş hâli ve aydinger üzerinde denenen bir değişiklik.

Sonraki derse köprü

Soyut resim modülü, görünen dünyadan uzaklaşarak resmin kendi araçlarına odaklandı. Bir sonraki modül ise başka bir yöne bakıyor: görmediğin, hayal ettiğin ya da hatırladığın şeyleri çizmek. İlk derste ustaların nasıl referanssız çizebildiğini ve görsel hafızanın nasıl geliştirildiğini ele alacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu dersi içeren rotalar

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:40 · Kanca (animasyon). Soyut bir yüzeye birer birer yeni izler eklenir; bir noktada yüzey karışır. Soru ekranda.
  • 0:40–1:50 · Bağlam (görüntü). Zafer Boogie Woogie, müzenin izin verdiği görüntüyle; yapıştırılmış kâğıt parçalarına yakınlaşma.
  • 1:50–3:10 · Bitmişlik (animasyon). Bitmişlik ve bitmemiş eser; aşırı işlenmiş ve zamanında bırakılmış iki yüzey.
  • 3:10–4:40 · Ölçütler (animasyon). Bütünlük, denge ve gerilim, göz yolu, değer, renk, yüzey, niyet-sonuç.
  • 4:40–6:10 · Bakmak (çekim). Geri çekilme, ters çevirme, siyah beyaz fotoğraf; eleştirel sıra.
  • 6:10–7:30 · Karar (çekim, hızlandırılmış). Aydinger üzerinde deneme; imza, başlık ve belgeleme.
  • 7:30–8:00 · Kapanış (çekim). Değerlendirme tablosu ve imzalanmış çalışma.