Öğrenme hedefi
Gözlemden başlayarak kademeli soyutlama yapabileceksin. Bir manzarayı ya da bir ağacı önce gözleme dayalı bir çizimle kaydedip sonra onu aşamalar hâlinde sadeleştirebilecek; her aşamada neyi bıraktığını ve neyi tuttuğunu bilinçli seçebilecek; bir motifin ana yönlerini ve ritmini ayırt edebilecek; biçimleri parçalayıp düzlemlere ve bir ızgaraya dönüştürebilecek ve renk ile oran kararlarını son aşamada bir soyut kompozisyon olarak verebileceksin.
Kanca
Mondrian bir ağacı nasıl ızgaraya dönüştürdü?
Mondrian adı bugün çoğu insanın aklına beyaz bir zemin, siyah yatay ve dikey çizgiler ve birkaç kırmızı, mavi ve sarı dikdörtgen getirir. Bu resimler o kadar düzenli ve kesin görünür ki, bir cetvel ve bir kalemle birkaç dakikada yapılmış gibi gelebilir. Oysa Mondrian bu düzene bir anda ulaşmadı; oraya, yıllar boyunca bir ağacı ve bir manzarayı tekrar tekrar resmederek, her seferinde biraz daha az şey göstererek vardı. Bu ders, o yolu adım adım izleyip aynı yolu kendi manzaranda yürümeyi öğretiyor.
Bağlam
Lahey'deki Kunstmuseum Den Haag, Piet Mondrian'ın ağaç resimlerinden oluşan bir diziyi saklar. Dizinin erken örneklerinden Akşam: Kırmızı Ağaç (Avond: De rode boom), 1908–1910 yıllarında yapılmış, 70 × 99 santimetrelik bir yağlı boya tablodur; bu resimde ağaç hâlâ tanınır, ama dalları gökyüzüne karşı kıvrılan güçlü, kırmızımsı çizgilere ve mavi bir arka plana dönüşmüştür.
Aynı müzedeki Gri Ağaç (De grijze boom), 1911'de tuval üzerine yağlı boyayla yapılmış, 78,5 × 107,5 santimetrelik bir resimdir. Kaynaklara göre bu resim, Mondrian'ın Kübizmle deneme yaptığı döneme aittir: palet grilerle sınırlanmış, ön plan ile arka plan birbirine karışmış, ağaç Picasso ve Braque'ın resimlerini andıran hafif oval bir biçime yerleşmiştir. 1912 tarihli Çiçek Açan Elma Ağacı ise benzer boyutlarda ve oval bir çerçevelemede, ama çok daha parçalanmış ve soyut bir hâldedir. Üç resim yan yana konduğunda, bir ağacın gövdesinin ve dallarının nasıl bir çizgiler ve düzlemler ağına dönüştüğü adım adım görülür. Mondrian'ın sonraki yıllarda ulaştığı, yalnızca dik açılı çizgilere ve dikdörtgenlere dayanan kompozisyonlar, bu dizinin ucunda durur.
Ana anlatım
Kademeli soyutlama nasıl başlar?
Kademeli soyutlama (progressive abstraction), bir motifi gözlemden başlayarak, her aşamada biraz daha sadeleştirip sonunda soyut bir kompozisyona ulaşma yöntemidir. Bu yöntemin ilk adımı, soyutlamadan değil, dikkatli bir gözlemden geçer. Bir ağacı, bir tepeyi ya da bir kıyıyı önce gördüğün gibi, gövdesi, dalları, gölgeleri ve çevresiyle çizmek, sonraki aşamalarda neyi bırakacağını bilmeni sağlar. Gözleme dayanmayan bir sadeleştirme kolayca bir klişeye, örneğin yuvarlak bir tepe ve bir çubuk gövdeden oluşan bir ağaç simgesine düşer.
İkinci aşama sadeleştirmedir. Gözlem çiziminin üzerine ince bir kâğıt koyup onu kopyalarken, ayrıntıların bir bölümünü bilerek dışarıda bırakırsın: yaprakların tek tek biçimini, kabuğun dokusunu, gölgelerin küçük geçişlerini. Geride, ağacın büyük kütleleri, dallarının ana hatları ve çevresindeki gökyüzü ve zemin kalır. Bu aşamada motif hâlâ tanınır, ama artık bir kayıt değil, bir yorumdur.
Aşamalar arasında bir kural yoktur: kimi sanatçı bir motifi üç adımda, kimi on adımda soyutlar. Ama her adımda aynı soruyu sormak yol gösterir: bu çizimde motifi en çok anlatan şey ne ve onun dışındaki neyi bırakabilirim? Soyutlama dizisi (abstraction series), aynı motifin bu soruyla art arda yapılmış çizimleridir. Bir diziyi yan yana dizmek, soyutlamanın bir anda değil, bir karar zinciriyle ilerlediğini gösterir.
Ana yönler ve ritim nasıl bulunur?
Ana yönler (dominant directions), bir motifin ya da bir manzaranın içindeki baskın çizgi yönleridir. Bir ağaçta gövde dikey bir yön, dallar yukarıya ve yanlara açılan eğik yönler, ufuk ise yatay bir yön taşır. Bir kıyı manzarasında ufuk, deniz ve kum yatay, bir dalga kırılırken eğik, bir iskele ya da bir direk dikeydir. Kademeli soyutlamanın üçüncü aşaması, bu yönleri ayıklayıp birer çizgi ya da birer bant olarak göstermektir.
Bu aşamada ayrıntının yerini ritim alır. Bir ağacın dalları ayrı ayrı nesneler olarak değil, belirli aralıklarla tekrar eden eğriler ve açılar olarak görülür; bu tekrar bir müzik cümlesindeki vuruşlara benzer. Mondrian'ın Kırmızı Ağaç'ında dallar kıvrılan güçlü çizgilere, Gri Ağaç'ta ise birbirini kesen daha kısa ve daha düz yaylara dönüşür. Bu dönüşümde dalların doğru sayısı ya da doğru uzunluğu önemini yitirir; önemli olan, onların kâğıt üzerinde bir düzen ve bir hareket kurmasıdır.
Ana yönleri bulmak için gözlerini kısmak ya da çizimi ters çevirmek, nesnenin adını unutup yalnızca çizgilerin yönüne bakmanı kolaylaştırır. Bir çizimin üzerine ince bir kâğıt koyup yalnızca yatay, dikey ve eğik çizgileri, her birini bir cetvelle, işaretlemek, motifin iskeletini ortaya çıkarır. Bu iskelet, sonraki aşamaların temelidir.
Biçimler nasıl parçalanır ve ızgaraya dönüşür?
Parçalama (fragmentation), bir motifi kesintisiz bir biçim olarak değil, birbirine değen küçük düzlemler ve kesişen çizgiler olarak göstermektir. Kübist ressamlar, bir nesneyi birkaç açıdan aynı anda gösteren ve onu açılı düzlemlere bölen bir resim dili geliştirmişti; Gri Ağaç, Mondrian'ın bu dile yakınlaştığı bir döneme aittir. Bu aşamada ağacın gövdesi, dalları ve aralarındaki gökyüzü, benzer değerlerde ve birbirine kaynayan düzlemlere dönüşür; ön plan ile arka plan arasındaki sınır bulanıklaşır.
Parçalamanın bir sonucu, rengin azalmasıdır. Gri Ağaç'ın paleti grilerle sınırlıdır; renk, biçimin yerine geçmesin, biçimin yapısı öne çıksın diye geri çekilir. Kendi dizinde de bu aşamada paleti bir iki renge ya da yalnızca değerlere indirmek, düzlemlerin ilişkisini daha açık görmeni sağlar. Parçalama, düzlemler dersinde bir yüzü düz yüzeylere ayırdığın düşünceye benzer; ama burada amaç hacmi göstermek değil, yüzeyde bir düzen kurmaktır.
Izgara (grid), yatay ve dikey çizgilerin birbirini keserek yüzeyi dikdörtgenlere böldüğü düzendir. Parçalanmış düzlemlerin eğik çizgileri birer birer yataya ve dikeye çevrildiğinde, motifin iskeleti bir ızgaraya dönüşür. Mondrian'ın sonraki yıllarda vardığı kompozisyonlar, yalnızca yatay ve dikey çizgilerden ve onların oluşturduğu dikdörtgenlerden kurulur. Kademeli soyutlamanın dördüncü aşaması, kendi iskeletini bu yönde sadeleştirmek, yani eğik çizgileri ya bırakmak ya da yatay ve dikeylere dönüştürmektir. Bu noktada motif artık tanınmaz; ama ızgaranın aralıkları, yoğun ve seyrek bölgeleri, hâlâ ağacın ya da manzaranın ritminden gelir.
Renk ve oran kararları nasıl verilir?
Kademeli soyutlamanın son aşaması, ızgaranın içindeki alanların renklerine ve oranlarına karar vermektir. Artık bir ağacın renklerini taklit etmiyorsun; hangi dikdörtgenin hangi renkte olacağını, kompozisyonun dengesine ve anlatmak istediğin etkiye göre seçiyorsun. Büyük bir alan küçük ve yoğun renkli bir alanı dengeleyebilir; aynı renkler farklı büyüklüklerde farklı ağırlıklar taşır. Renk uyumları dersinde gördüğün ilişkiler, burada tamamen biçimden bağımsız olarak çalışır.
Oran kararları da ızgaranın karakterini belirler. Eşit aralıklı bir ızgara durağan ve düzenli, aralıkları farklı bir ızgara ise daha hareketli görünür. Kalın ve ince çizgiler, bazı alanları öne çıkarır, bazılarını geri iter. Bu kararların doğru ya da yanlış bir cevabı yoktur; ama her kararın bir etkisi vardır ve kompozisyonu birkaç kez farklı oranlarla denemek, bu etkileri görmeni sağlar.
Kademeli soyutlama yalnızca ağaçlar ve geometrik ızgaralar için geçerli değildir. Bir kıyı manzarası yatay bantlara, bir kent görünümü dikey ve yatay kütlelere, bir tepe dizisi dalgalı çizgilere indirgenebilir. Yol, her zaman aynı soruyla ilerler, ama varılan yer motife ve senin kararlarına göre değişir: geometrik bir ızgara, organik eğriler ya da renk alanları.
Manzarada figür de varsa, soyutlama onu da dönüştürür. Bir kıyıda yürüyen insanlar önce küçük dikey lekelere, sonra birer renk vuruşuna dönüşebilir; bu lekelerin rengi, figürlerin giysisinden ve teninden gelir. Farklı tenlerin sıcak kahverengileri, bakır tonları, zeytin ve açık pembe renkleri, soyut kompozisyonda birer renk vuruşu olarak ritmi zenginleştirebilir. Figürlerin hepsini aynı hazır tonla boyamak yerine, gözlem aşamasında kaydettiğin çeşitliliği soyut aşamaya da taşıyabilirsin.
Uygulama
- Hazırlık: çizim kâğıdı, kalem, aydinger, cetvel, boya ya da renkli kalemler ve pencereden ya da dışarıda görebileceğin bir ağaç veya manzara. Beş aşama yaklaşık doksan dakika sürer.
- Birinci aşama: bir ağacı ya da manzarayı gördüğün gibi, gövdesi, dalları, gölgeleri ve çevresiyle çiz.
- İkinci aşama: çizimin üzerine ince kâğıt koy ve ayrıntıları bırakarak yalnızca büyük kütleleri ve ana dalları kopyala. Üçüncü aşama: yeni bir kâğıtta yalnızca ana yönleri, yatay, dikey ve eğik çizgiler olarak cetvelle işaretle.
- Dördüncü aşama: çizgilerin oluşturduğu alanları birbirine değen düzlemler olarak göster ve paleti bir iki renge ya da değerlere indir; ardından eğik çizgileri yatay ve dikeylere çevirerek bir ızgara kur.
- Beşinci aşama: ızgaranın içindeki alanlar için renk ve oran kararlarını ver ve son kompozisyonu boya; beş aşamayı yan yana diz.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışGözlem yapmadan sadeleştirmeye başlamak.
Gözlemsiz soyutlama çoğu zaman bir klişeye düşer. Önce motifi gördüğün gibi çiz.
Yaygın yanlışBir aşamadan ötekine çok büyük bir sıçrama yapmak.
Aşamalar arasındaki bağ kopunca soyutlama keyfi görünür. Her aşamada yalnızca bir ya da iki öğeyi bırak.
Yaygın yanlışSon aşamada renkleri motiften kopyalamak.
Soyut aşamada renkler biçimden bağımsız, kompozisyonun dengesine göre seçilir. Renk ve oranı yeniden düşün.
Kapanış
Mondrian bir ağacı nasıl ızgaraya dönüştürdü? Yıllar boyunca, adım adım: Kırmızı Ağaç'ta ağaç hâlâ tanınırken dallar güçlü çizgilere dönüştü; Gri Ağaç'ta palet grilere indi, ön plan ile arka plan karıştı ve biçimler Kübizme yakın düzlemlere parçalandı; Çiçek Açan Elma Ağacı'nda motif neredeyse bir çizgiler ağına dönüştü; sonraki yıllarda bu ağ, dik açılarla kesişen çizgilerin düzenine ulaştı. Kademeli soyutlama, gözlemle başlar, ayrıntıyı bırakarak sadeleşir, ana yönleri ve ritmi ayıklar, biçimleri parçalayıp bir düzene dönüştürür ve renk ile oranı en sonda, biçimden bağımsız olarak seçer. Ödevde bir manzarayı beş aşamada soyutlayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Kademeli soyutlama | Progressive abstraction | Bir motifi gözlemden başlayarak aşama aşama sadeleştirip soyut bir kompozisyona ulaşma |
| Ana yönler | Dominant directions | Bir motifin içindeki baskın yatay, dikey ve eğik çizgi yönleri |
| Parçalama | Fragmentation | Bir motifi birbirine değen küçük düzlemler ve kesişen çizgiler olarak gösterme |
| Izgara | Grid | Yatay ve dikey çizgilerin kesişerek yüzeyi dikdörtgenlere böldüğü düzen |
| Soyutlama dizisi | Abstraction series | Aynı motifin art arda, her seferinde biraz daha sadeleştirilerek yapılan çizimleri |
Ödev
Bir manzarayı 5 aşamada soyutla.
- Bir ağaç, bir kıyı, bir tepe dizisi ya da bir kent görünümü seç ve onu yerinde ya da kendi çektiğin bir fotoğraftan gözlem çizimiyle kaydet.
- Motifi beş aşamada soyutla: gözlem, sadeleştirme, ana yönler, parçalama ve ızgara, renk ve oran.
- Her aşamada neyi bıraktığını ve neyi tuttuğunu aşamanın altına birer cümleyle yaz.
- Beş aşamayı soldan sağa bir şerit hâlinde diz ve son kompozisyona ilk bakan birinin motifi tahmin edip edemediğini sor.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Son aşamanın ızgarası ya da düzeni dengeli mi; yoğun ve seyrek bölgeler motifin ritminden mi geliyor?
- Oran ve Çizim: Aşamalar arasındaki geçişler izlenebilir mi, yoksa bir aşamada büyük bir sıçrama var mı?
- Değer (Ton): Parçalama aşamasında değerler düzlemleri ayırıyor mu?
- Hangi aşamada motifi tanınmaz hâle getirdin ve bu karar nasıl hissettirdi?
Kendini sına
1. Kademeli soyutlama nereden başlar?
- A) Doğrudan bir ızgaradan.
- B) Dikkatli bir gözlem çiziminden.
- C) Renk seçiminden.
- D) Rastgele çizgilerden.
2. Ana yönler nedir?
- A) Resmin çerçevesi.
- B) Renklerin sırası.
- C) Bir motifin içindeki baskın yatay, dikey ve eğik çizgi yönleri.
- D) Kâğıdın boyutu.
3. Mondrian'ın Gri Ağaç'ında paletin grilere inmesinin bir sonucu nedir?
- A) Biçimin yapısının öne çıkması.
- B) Ağacın daha gerçekçi görünmesi.
- C) Resmin daha parlak olması.
- D) Hiçbir etkisi yoktur.
4. Izgara nedir?
- A) Eğri çizgilerden oluşan bir düzen.
- B) Tek bir renk alanı.
- C) Bir fırça tekniği.
- D) Yatay ve dikey çizgilerin kesişerek yüzeyi dikdörtgenlere böldüğü düzen.
5. Kademeli soyutlamanın son aşamasında renkler nasıl seçilir?
- A) Motifin gerçek renklerinden kopyalanarak.
- B) Kompozisyonun dengesine ve istenen etkiye göre, biçimden bağımsız olarak.
- C) Rastgele.
- D) Yalnızca siyah ve beyaz kullanılarak.
Cevaplar
- B — Gözlem, sonraki aşamalarda neyin bırakılıp neyin tutulacağına karar vermek için gereken bilgiyi verir.
- C — Ana yönler, motifin iskeletini oluşturur ve soyut aşamaların temelidir.
- A — Renk geri çekildiğinde düzlemlerin ve çizgilerin ilişkisi daha açık okunur.
- D — Mondrian'ın sonraki kompozisyonları yalnızca bu tür yatay ve dikey çizgilerden kurulur.
- B — Soyut aşamada renk, bir nesneyi taklit etmek yerine kompozisyonun dengesini kurar.
Referans görseller
- Özgün şema: Mondrian'ın ağaç dizisinin aşamaları yan yana: Kırmızı Ağaç, Gri Ağaç, Çiçek Açan Elma Ağacı ve sonraki ızgara kompozisyonları, sade çizimlerle.
- Özgün şema: bir ağacın beş aşamalık kademeli soyutlaması; her aşamada bırakılan ve tutulan öğeler.
- Özgün çekim: bir kıyı manzarasının yatay bantlara, figürlerin renk vuruşlarına dönüşmesi.
Sonraki derse köprü
Mondrian'ın yolu bir ağaçtan yatay ve dikey çizgilere varırken, başka ressamlar doğrudan karelerden, dairelerden ve çizgilerden başlayarak resim kurdu. Böyle bir resimde duygu nereden gelir? Sonraki derste geometrik soyutlamayı ve basit şekillerin bir kompozisyonda nasıl denge ve gerilim yarattığını ele alıyoruz.