Öğrenme hedefi
Soyutlamanın türlerini ve amaçlarını açıklayabileceksin. Görünen bir nesneden yola çıkan soyutlamayı, hiçbir nesneyi temsil etmeyen resimden ayırt edebilecek; geometrik, jestüel ve renk alanına dayalı soyut resim eğilimlerini tanıyabilecek; sanatçıların soyutlamaya hangi amaçlarla yöneldiğini tartışabilecek ve bir soyut resmi çizgi, şekil, renk, değer, doku ve kompozisyon üzerinden biçimsel olarak inceleyebileceksin. «Bunu bir çocuk da yapar» itirazına, beğenini dayatmadan, gözleme dayalı bir cevap verebileceksin.
Kanca
"Bunu bir çocuk da yapar" mı?
Bir müzede beyaz bir zemin üzerinde siyah bir karenin önünde duran biri, bu cümleyi çoğu zaman yüksek sesle ya da içinden söyler. Cümle bir kızgınlığı ve bir soruyu birlikte taşır: bu kadar basit görünen bir şey neden bir müzede, neden bu kadar önemli sayılıyor? Bu ders, bu soruyu küçümsemeden ele alıyor. Soyutlamanın ne olduğunu, nereden geldiğini ve bir soyut resme nasıl bakılabileceğini görünce, soruya kendi cevabını verebileceksin; o cevap «evet» de olabilir, «hayır» da.
Bağlam
Moskova'daki Tretyakov Galerisi'nde bulunan Siyah Kare (Black Square), Rus ressam Kazimir Malevich'in 1915'te keten tuval üzerine yağlı boyayla yaptığı, 79,5 × 79,5 santimetrelik bir resimdir. Resim ilk kez aynı yıl, o dönemde Petrograd adını taşıyan Sankt Petersburg'da açılan «Son Fütürist Sergi 0,10»da gösterildi. Malevich onu, Ortodoks evlerinde ikonların asıldığı köşeye, duvarların birleştiği yere yakın, yüksekçe bir yere asmıştı; kaynaklar bu yerleşimin modern sanat ile geleneksel dinî kültür arasında bilerek kurulmuş bir çarpışma olduğunu belirtir.
Malevich bu yeni resim anlayışına Süprematizm adını verdi ve onu resmi taklitten ve temsilden «kurtarma», biçimi ve rengi her şeyin üstüne koyma çabası olarak tanımladı. Resmin yüzeyi zamanla çatlamıştır; 2015'te yapılan incelemeler, siyah karenin altında daha önce boyanmış iki kompozisyon bulunduğunu ortaya koydu: parlak renkli bir çalışma ve onu örten erken bir Süprematist kompozisyon. Malevich sonraki yıllarda kareyi birkaç kez yeniden boyadı. Bu basit görünen resim, bir sanatçının birçok denemesinin, bir sergi düzeninin ve bir düşüncenin sonucu olarak ortaya çıktı.
Ana anlatım
Soyutlama ne demektir?
Soyutlama (abstraction), bir şeyin ayrıntılarını ayıklayıp ondan bir özellik, bir biçim ya da bir ilişki çekip almaktır. Gündelik dilde bir kavramı somut örneklerinden ayırmak için kullanılan bu sözcük, resimde görünen dünyanın ayrıntılarından uzaklaşıp çizgiye, şekle, renge ve ritme yaklaşmak anlamına gelir. Aslında her resim bir miktar soyutlamadır: doğada kontur çizgisi yoktur, ama bir desen bir nesneyi çizgiyle gösterir; bir natürmort resmi, bir elmanın bütün ayrıntılarını değil, ressamın seçtiklerini taşır. Karmaşık nesneleri basitleştirme dersinde bir çaydanlığı birkaç temel forma indirdiğinde de bir soyutlama yapmıştın.
Soyutlamayı bir yelpaze olarak düşünmek yararlıdır. Bir ucunda, görünen dünyayı olabildiğince yakından izleyen resimler durur; öbür ucunda, hiçbir nesneye gönderme yapmayan resimler. Aradaki geniş alanda, nesnesi hâlâ seçilebilen ama biçimleri sadeleşmiş, renkleri serbestleşmiş, ayrıntıları bırakılmış resimler yer alır. Soyut resmi bir anda ortaya çıkmış bir kopuş olarak değil, bu yelpazenin bir ucu olarak görmek, onu anlamayı kolaylaştırır.
Gözlemden soyutlama (abstraction from observation), bir nesneden, bir manzaradan ya da bir figürden yola çıkıp onu adım adım sadeleştirerek soyut bir biçime ulaşmaktır. Bir ağaç önce gövdesi ve dallarıyla çizilir, sonra dalların ritmi birkaç çizgiye iner, sonra bu çizgiler bir ızgaraya dönüşür; sonuç soyuttur, ama kökü görünen dünyadadır. Nesnesiz resim (non-objective painting) ise hiçbir nesneden yola çıkmaz; yalnızca şekillerden, renklerden ve onların ilişkilerinden kurulur. Siyah Kare bir şeyin resmi değil, bir karenin kendisidir. Bu iki yol, aynı sonuca, soyut bir resme, farklı yönlerden ulaşır.
Figürden ya da portreden yapılan bir soyutlamada, ten de bir renk alanına dönüşür. Bir yüzün ışıklı ve gölgeli düzlemleri birkaç düz renk lekesine, bir bedenin kütlesi bir iki şekle indirgenebilir. Ten dersinde gördüğün geniş renk aralığı, açıktan koyuya, sıcaktan serine, zeytinden kızıla uzanan tonlar, soyut bir paletin de zengin bir kaynağıdır; bir soyutlama, bu çeşitliliği tek bir kalıp renge indirmek zorunda değildir.
Soyutlamanın türleri nelerdir?
Soyut resim tek bir üslup değil, birbirinden farklı yönelimlerin toplamıdır. Geometrik soyutlama, kareler, dikdörtgenler, daireler ve düz çizgiler gibi kesin şekillerle çalışır; Malevich'in Süprematist resimleri ve Mondrian'ın yatay ve dikey çizgilerle bölünmüş kompozisyonları bu eğilimin örnekleridir. Burada kenarlar keskin, renkler çoğu zaman düz ve sınırlıdır; resmin anlamı, şekillerin birbirine göre yerinden, oranından ve dengesinden doğar.
Jestüel ya da lirik soyutlama ise fırçanın hareketini, çizginin hızını ve boyanın kendi davranışını öne çıkarır. Kandinsky'nin 1910'ların başındaki doğaçlama niteliğindeki resimleri, renklerin ve çizgilerin müzik gibi akabileceği fikrine dayanır. Bu resimlerde kenarlar yumuşar, şekiller birbirine karışır ve izleyici, resmin nasıl yapıldığının izini fırça darbelerinde okuyabilir. Jest dersinde bir figürü canlı yapan hareket çizgisini gördün; jestüel soyutlama, o hareketi nesnesinden ayırıp resmin konusu yapar.
Renk alanına dayalı soyutlamada, geniş, düz ya da hafifçe dalgalanan renk yüzeyleri resmin neredeyse bütününü kaplar; izleyici, rengin kendisiyle ve onun büyüklüğüyle karşı karşıya kalır. Organik soyutlamada ise şekiller geometrik değil, yumuşak, kıvrımlı ve canlı biçimlere benzer. Bu türler kesin sınırlarla ayrılmaz; bir resim birden çok eğilimi birlikte taşıyabilir. Türleri tanımak, bir soyut resme bakarken neye dikkat edeceğini seçmeni sağlar: kenarlara mı, fırça izine mi, renk yüzeyinin büyüklüğüne mi?
Soyut resim ne için yapılır?
Sanatçılar soyutlamaya farklı amaçlarla yöneldi. Malevich için amaç, kendi sözleriyle, resmi taklitten kurtarmak ve biçimi ve rengi kendi başına değerli kılmaktı. Kandinsky, renklerin ve çizgilerin, tıpkı müzikteki sesler gibi, bir nesneyi temsil etmeden duygu uyandırabileceğini düşündü. İsveçli ressam Hilma af Klint'in 1906'dan itibaren yaptığı soyut resimler, görünen dünyanın ötesindeki düşünceleri ve inançları görselleştirme çabasıyla ilişkilendirilir. Mondrian ise yatay ve dikey çizgilerin ve temel renklerin dengesinde evrensel bir düzen aradı.
Bu amaçların ortak noktası, resmin yalnızca bir şeyin görüntüsü olmak zorunda olmadığı düşüncesidir. Bir resim, bir düzen, bir ritim, bir duygu ya da bir düşünce olabilir. Bu düşünce, fotoğrafın görünen dünyayı kaydetmeyi büyük ölçüde üstlendiği bir dönemde, resmin kendine başka bir alan araması olarak da yorumlanır.
Nesne temsil etmeyen biçimler, modern Batı resminin icadı değildir. Geometrik süslemeler, dokuma ve kilim motifleri, çini ve tezhip desenleri, farklı kültürlerde yüzyıllardır çizgi, şekil, renk ve ritimle, bir nesneyi göstermeden çalışır. Anadolu'da bir kilimin ya da bir çini panonun önünde duran biri, soyut bir düzenin göz için ne kadar zengin olabileceğini zaten bilir. Yirminci yüzyılın başındaki soyut resmin yeniliği, bu tür biçimleri bir yüzeyi süsleyen öğeler olarak değil, tuvalin kendisinde, bağımsız ve tek başına anlam taşıyan bir resim olarak öne sürmesidir. Bu bağlamı hatırlamak, soyut resme bakarken yabancılık duygusunu azaltabilir.
Soyut resmin izleyiciye düşen rolü de farklıdır. Bir manzara resmi, izleyiciye neye baktığını söyler; bir soyut resim ise çoğu zaman bu kararı izleyiciye bırakır. Bazı izleyiciler bir soyut resimde bir manzara, bir yüz ya da bir duygu görür; bazıları yalnızca renklerin ve şekillerin ilişkisiyle ilgilenir. Bu serbestlik bazıları için rahatsız edici, bazıları için özgürleştiricidir; ikisi de meşru tepkilerdir.
Bunu bir çocuk da yapar mı?
İtiraz ciddiye alınmayı hak eder, çünkü görünüşte doğrudur: bir çocuk da bir kâğıda siyah bir kare boyayabilir. Ama bir soyut resmi anlamlı kılan şey, çoğu zaman yalnızca yüzeydeki biçim değil, onun arkasındaki kararlar ve bağlamdır. 1915'te, bir sergide, ikonların yerine asılmış siyah bir kare, resmin ne olabileceğine dair bir soruydu; bu soruyu soran ilk resimlerden biri olması, onu tarihsel olarak önemli kılar. Aynı kare bugün ilk kez boyansaydı, aynı soruyu sormuş olmazdı.
Süreç de bir farktır. Siyah Kare'nin altında daha önce boyanmış iki kompozisyonun bulunması, onun bir anlık bir işaret değil, denemelerin, vazgeçmelerin ve yeniden boyamanın sonucu olduğunu gösterir. Birçok soyut ressamın aynı fikri yıllar boyunca dizi hâlinde geliştirmesi, her resmin bir öncekiyle ilişki içinde okunmasını gerektirir. Oranlar, kenarlar, boşluklar ve renk ilişkileri üzerine verilen kararlar, bir soyut resmin yüzeyinde çoğu zaman görünmez, ama resmi onlar kurar.
Bunlar, her soyut resmi beğenmen gerektiği anlamına gelmez. Bir resmin tarihsel önemini anlamak ile onu sevmek ayrı şeylerdir; bir soyut resmi önemli bulup beğenmemek de mümkündür. Çocukların resimleri de kendi başına değerlidir ve birçok soyut ressam çocuk resimlerinin serbestliğinden etkilendiğini belirtmiştir. Soru «bunu kim yapabilir» yerine «bu resim ne yapıyor» olduğunda, konuşma değişir.
Biçimsel analiz (formal analysis), bir resmi konusundan önce, çizgi, şekil, renk, değer, doku ve kompozisyon gibi görsel öğeleri ve bunların ilişkileri üzerinden incelemektir. Bir soyut resme bakarken şu sorular yol gösterir: resimde hangi şekiller var ve nasıl dağılmış? Kenarlar keskin mi, yumuşak mı? Renkler sıcak mı, serin mi, birbirleriyle nasıl bir karşıtlık kuruyor? Resmin en aydınlık ve en karanlık noktaları nerede duruyor? Yüzey pürüzsüz mü, dokulu mu, fırça izi görünüyor mu? Göz resmin neresinden başlıyor ve nereye gidiyor? Bu soruların cevapları, bir resmi beğenip beğenmemekten bağımsız olarak, onu görmeni ve konuşmanı sağlar.
Uygulama
Bu kısa deneme, soyut bir kompozisyonun her şeklinin bir karar olduğunu ve «basit» görünen bir resmin bile kaç seçimden oluştuğunu kendi elinle göstermeyi amaçlıyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışSoyut resmi rastgele bir karalama sanmak.
Birçok soyut resim, oran, kenar, renk ve boşluk üzerine verilen kararlarla kurulur. Bu kararları biçimsel analizle ara.
Yaygın yanlışHer soyut resmi nesnesiz saymak.
Bazı soyut resimler görünen bir nesneden, bir manzaradan ya da bir figürden yola çıkar. Gözlemden soyutlama ile nesnesiz resmi ayırt et.
Yaygın yanlışÖnemli bulmak ile beğenmeyi karıştırmak.
Bir resmin tarihsel önemini anlamak, onu sevmeyi gerektirmez. İkisini ayrı ayrı değerlendir.
Kapanış
"Bunu bir çocuk da yapar" mı? Yüzeydeki biçim açısından belki evet; ama bir soyut resmi anlamlı kılan çoğu zaman o biçimin arkasındaki kararlar, süreç ve bağlamdır. Soyutlama, görünen dünyanın ayrıntılarını ayıklayıp çizgiye, şekle, renge ve ritme yaklaşmaktır; bir nesneden yola çıkabilir ya da hiçbir nesneye gönderme yapmayabilir. Geometrik, jestüel ve renk alanına dayalı eğilimler, soyut resmin farklı yollarıdır; sanatçılar bu yollara resmi taklitten kurtarmak, müziğe benzer bir etki yaratmak, düşünceleri görselleştirmek ya da bir düzen aramak gibi amaçlarla yöneldi. Malevich'in Siyah Kare'si, altındaki katmanları, sergideki yeri ve sorduğu soruyla, basit görünen bir resmin arkasında ne kadar çok şey olabileceğini gösterir. Ödevde üç soyut tabloyu biçimsel olarak inceleyeceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Soyutlama | Abstraction | Görünen dünyanın ayrıntılarını ayıklayıp çizgiye, şekle, renge ve ritme yaklaşma |
| Gözlemden soyutlama | Abstraction from observation | Bir nesneden, manzaradan ya da figürden yola çıkıp adım adım sadeleştirerek soyut biçime ulaşma |
| Nesnesiz resim | Non-objective painting | Hiçbir nesneye gönderme yapmayan, yalnızca şekil ve renklerden kurulan resim |
| Süprematizm | Suprematism | Malevich'in resmi taklitten kurtarıp biçimi ve rengi öne çıkarmayı amaçlayan soyut resim anlayışı |
| Biçimsel analiz | Formal analysis | Bir resmi çizgi, şekil, renk, değer, doku ve kompozisyon gibi görsel öğeleri üzerinden inceleme |
Ödev
3 soyut tabloyu biçimsel olarak incele.
- Üç soyut tablo seç: biri geometrik, biri jestüel, biri renk alanına ya da organik biçimlere dayalı olsun; mümkünse ölümünün üzerinden yetmiş yıldan fazla geçmiş sanatçılardan seç ve bir müzenin çevrimiçi koleksiyonunda künyelerini bul.
- Her tablo için biçimsel analiz sorularını yanıtla: şekiller, kenarlar, renkler, değerler, doku ve gözün izlediği yol.
- Her tablonun gözlemden mi yola çıktığını, yoksa nesnesiz mi olduğunu ve sanatçının amacına dair ne bildiğini kısaca yaz.
- Son olarak her tablo için, onu beğenip beğenmediğini ve önemli bulup bulmadığını ayrı ayrı birer cümleyle belirt.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Her tablonun kompozisyonunu, gözün izlediği yolu ve şekillerin dağılımını açıklayabildin mi?
- Değer (Ton): Her tabloda ışık ve karanlık dağılımının göze nasıl yol çizdiğini yazdın mı?
- Bitmişlik ve Sunum: Künyeler doğru ve analizler üç tablo için de düzenli mi sunuldu?
- Bu dersten önce ve sonra «bunu bir çocuk da yapar» sorusuna verdiğin cevap değişti mi?
Kendini sına
1. Soyutlama ne anlama gelir?
- A) Görünen dünyayı olabildiğince ayrıntılı kopyalamak.
- B) Görünen dünyanın ayrıntılarını ayıklayıp çizgiye, şekle, renge ve ritme yaklaşmak.
- C) Yalnızca siyah ve beyazla çalışmak.
- D) Rastgele boya sürmek.
2. Gözlemden soyutlama ile nesnesiz resim arasındaki fark nedir?
- A) İkisi aynıdır.
- B) Nesnesiz resim bir nesneden yola çıkar.
- C) Gözlemden soyutlama bir nesneden yola çıkar, nesnesiz resim hiçbir nesneye gönderme yapmaz.
- D) Gözlemden soyutlama yalnızca renk kullanır.
3. Malevich Siyah Kare'yi ilk kez sergilediğinde onu nereye asmıştı?
- A) Ortodoks evlerinde ikonların asıldığı köşeye yakın, yüksek bir yere.
- B) Sergi salonunun girişine.
- C) Yere.
- D) Tavana.
4. 2015'teki incelemeler Siyah Kare hakkında neyi ortaya koydu?
- A) Resmin başka bir sanatçıya ait olduğunu.
- B) Resmin hiç çatlamadığını.
- C) Resmin sonradan kesildiğini.
- D) Siyah karenin altında daha önce boyanmış iki kompozisyon bulunduğunu.
5. Biçimsel analiz neyi inceler?
- A) Yalnızca resmin fiyatını.
- B) Çizgi, şekil, renk, değer, doku ve kompozisyon gibi görsel öğeleri ve ilişkilerini.
- C) Yalnızca sanatçının hayatını.
- D) Yalnızca resmin konusunu.
Cevaplar
- B — Soyutlama, ayrıntıları ayıklayıp görsel öğelerin kendisine yaklaşmaktır; her resim bir miktar soyutlama içerir.
- C — İki yol da soyut bir resme ulaşır, ama biri görünen dünyadan başlar, öbürü doğrudan şekil ve renkten.
- A — Kaynaklara göre bu yerleşim, modern sanat ile geleneksel dinî kültür arasında bilerek kurulmuş bir çarpışmaydı.
- D — Bu bulgu, resmin denemelerin ve yeniden boyamanın sonucu olduğunu gösterir.
- B — Biçimsel analiz, bir resmi konusundan önce görsel öğeleri üzerinden okumayı sağlar.
Referans görseller
- Özgün şema: gerçekçilikten nesnesiz resme uzanan soyutlama yelpazesi; aynı nesnenin birkaç aşamada sadeleşmesi.
- Özgün şema: geometrik, jestüel, renk alanı ve organik soyutlamanın birer örnek kompozisyonu.
- Özgün animasyon: bir soyut kompozisyonda biçimsel analiz soruları ve gözün izlediği yol.
Sonraki derse köprü
Bu derste soyutlamanın bir nesneden yola çıkabileceğini gördük. Bu yolun en tanınmış örneklerinden biri, bir ressamın bir ağacı yıllar boyunca adım adım çizip sonunda onu yatay ve dikey çizgilerden oluşan bir düzene dönüştürmesidir. Sonraki derste gözlemden başlayarak kademeli bir soyutlamanın nasıl yapıldığını adım adım izleyeceğiz.