İçeriğe geç

Ders 4E.02 · Seviye 4 — Konu Uzmanlıkları

İç mekân

Bir odanın ışığı neden pencereden okunur?

4E Mimari ve İç Mekân

2.117 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · Hibrit, 11 dk video senaryosu · Orta-İleri

  • oda kutusu
  • pencere duvarı
  • ışık düşüşü
  • ışık lekesi
  • ışık huzmesi

Önce okunması önerilen: 4E.01 Mimari detaylar

Öğrenme hedefi

İç mekân perspektifini ve ışığını kurgulayabileceksin. Bir odayı içeriden görülen bir kutu olarak, göz hizası ve kaçış noktasıyla kurabilecek; eşyaları bu kutunun zemini üzerine yerleştirebilecek; pencereden giren ışığın duvarlara, zemine ve tavana nasıl dağıldığını, pencere duvarının neden karanlık kaldığını ve ışığın pencereden uzaklaştıkça nasıl azaldığını gösterebilecek; zemine düşen güneş lekesini ve havadaki ışık huzmesini perspektife uygun çizebilecek ve pencerenin dışını, gece ışığını ve odadaki bir figürü bu ışık düzenine bağlayabileceksin.

Kanca

Bir odanın ışığı neden pencereden okunur?

Gündüz bir odaya girdiğinde ışığın nereden geldiğini düşünmezsin; oda aydınlıktır, o kadar. Ama bir odayı çizmeye ya da boyamaya başladığında, her duvarın, zeminin her köşesinin ve tavanın farklı bir değerde olduğunu fark edersin. Bu farkların hepsi tek bir yere bağlıdır: pencereye. Pencerenin nerede olduğunu, ne kadar büyük olduğunu ve ışığın ondan nasıl girdiğini bilen biri, odanın bütün ışık düzenini okuyabilir. Bu ders, bir iç mekânı perspektifiyle ve bu ışık düzeniyle kurmayı ele alıyor.

Bağlam

Kopenhag'daki Ordrupgaard müzesinde bulunan Güneş Işığında Dans Eden Toz Zerreleri (Støvkornenes dans i solstrålerne), Danimarkalı ressam Vilhelm Hammershøi'nin 1900'de yağlı boyayla yaptığı, 70 × 59 santimetrelik bir resimdir. Kaynaklara göre resim, Hammershøi'nin Kopenhag'ın Christianshavn semtindeki, 17. yüzyıldan kalma dairesinde boş bir odayı gösterir. Odada ne eşya ne süsleme ne de bir insan vardır: yalnızca çıplak, panelli duvarlar, ahşap bir zemin ve bir duvara açılmış girintili bir pencere.

Tablonun asıl konusu ışıktır. Pencereden giren, içinde tozun uçuştuğu ışık huzmeleri odanın griliğine çapraz olarak iner ve ahşap zeminde bir ışık ve gölge deseni bırakır. Odanın geri kalanı, bu tek pencereden gelen ışığın yarattığı değer geçişleriyle kurulmuştur. Boş bir oda, bu tabloda bir iç mekânın ışığının yalnızca pencereden okunabileceğini, bütün değerlerin ona göre dizildiğini gösteren bir alıştırmaya dönüşür.

Ana anlatım

Oda nasıl bir kutu olarak kurulur?

Oda kutusu (room box), bir odayı içeriden görülen, bir yüzü açık bir kutu olarak düşünme yöntemidir. Tek noktalı perspektif dersinde gördüğün gibi, karşındaki duvara doğrudan bakıyorsan, bu duvar kâğıtta düz bir dikdörtgen olarak görünür; yan duvarların, zeminin ve tavanın kenarları ise bu dikdörtgenin içindeki tek bir kaçış noktasına doğru yakınsar. Kaçış noktası göz hizandadır; ayakta duruyorsan karşı duvarın kabaca üçte ikisi yüksekliğinde, oturuyorsan daha aşağıda. Göz hizasını seçmek, zeminin mi tavanın mı daha çok görüneceğini belirler.

Odaya bir köşeden baktığında, iki noktalı perspektif devreye girer: iki duvar birbirinden uzaklaşan iki kaçış noktasına doğru kaçar ve odanın köşesi çizimin ortasına yakın bir dikey çizgi olur. Bu görünüş, odayı daha geniş ve daha derin gösterir, ama iki kaçış noktasının birbirine çok yakın seçilmesi kenarlarda bozulmaya yol açabilir. Kaçış noktalarını kâğıdın dışına, yeterince uzağa yerleştirmek, odanın açılarını doğal tutar.

Eşyalar kutunun zeminine oturtulur. Bir masa, bir yatak ya da bir dolap, önce zemin üzerinde perspektifte çizilmiş bir dikdörtgen olarak yerleştirilir, sonra bu dikdörtgenden yukarı doğru kaldırılır. Eşit aralık dersinde gördüğün köşegenler, zemine bir ızgara çizmeni ve eşyaları bu ızgaraya göre konumlandırmanı sağlar. Kapıların ve pencerelerin üst kenarları, göz hizasının üstündeyse aşağı, altındaysa yukarı doğru kaçış noktasına iner; bu, ayrıntıların tutarlı durmasının en basit denetimidir.

Bir odayı çizerken çok geniş bir görüş alanını tek bir çizime sığdırmaya çalışmak, köşelerde ve kenarlarda gerilmiş, çarpılmış biçimler üretir. Gözünün rahatça gördüğü alanı seçip kadrajı buna göre kurmak, odanın bir bölümünü inandırıcı biçimde çizmeyi, bütün odayı bozuk biçimde çizmeye tercih etmektir.

Işık pencereden odaya nasıl dağılır?

Gündüz, perdeleri açık bir odada ışığın ana kaynağı penceredir ve odadaki her yüzeyin değeri, o yüzeyin pencereye göre nerede durduğuna bağlıdır. Pencereye bakan karşı duvar ışığı doğrudan alır ve çoğu zaman odanın en açık duvarıdır. Pencereye dik duran yan duvarlar, pencereye yakın yerlerinde aydınlık, pencereden uzaklaştıkça giderek koyudur; bu duvarlar boyunca bir değer geçişi görülür.

Pencere duvarı (window wall), pencerenin açıldığı duvardır ve bir odada çoğu zaman şaşırtıcı biçimde karanlık görünür. Bu duvar ışığı doğrudan almaz; ışık onun içinden geçip odaya girer, ama duvarın kendisine yalnızca odanın içinden yansıyan zayıf ışık düşer. Üstelik hemen yanındaki pencere çok parlak olduğu için göz, duvarı olduğundan da koyu algılar. Pencere duvarını açık boyamak, bir iç mekân resminde sık görülen bir hatadır; onu koyu tutmak, pencerenin parlaklığını ve odanın ışık düzenini okunur kılar.

Işık düşüşü (light falloff), ışığın kaynağından uzaklaştıkça zayıflamasıdır. Bir odada pencerenin hemen önündeki alan çok aydınlıktır, birkaç adım içeride ışık belirgin biçimde azalır, odanın arka köşesinde ise yüzeyler yalnızca yansıyan ışıkla aydınlanır. Bu azalma pencerenin yakınında hızlı, uzağında daha yavaştır; bu yüzden değer geçişi pencere tarafında dik, odanın arka yarısında ise daha düz bir eğri çizer. Bu geçişi zeminde, yan duvarlarda ve tavanda aynı mantıkla göstermek, odanın derinliğini ışıkla kurar.

Tavan ve zemin de bu düzene katılır. Zemin, pencereden gelen ışığın önemli bir kısmını alır ve yansıtır; tavan ise ışığı çoğu zaman doğrudan değil, zeminden ve duvarlardan yansıyan ışıkla alır. Bu yüzden gündüz ışığında tavan çoğu zaman zeminden ve karşı duvardan daha koyu görünür; pencereye yakın bölgesinde ise zeminden yansıyan ışıkla hafifçe aydınlanabilir. Açık renkli bir zemin tavanı daha çok aydınlatır, koyu bir zemin daha az.

Güneş lekesi ve ışık huzmesi nasıl çizilir?

Işık lekesi (light patch), doğrudan güneş ışığının pencereden geçip zemine, bir duvara ya da bir eşyaya düşerek oluşturduğu aydınlık alandır. Güneş çok uzakta olduğu için ışınları neredeyse paralel kabul edilir; bu yüzden ışık lekesi, pencerenin biçiminin ışık doğrultusunda zemine kaydırılmış bir izdüşümüdür. Lekeyi kurmak için pencerenin köşelerinden, ışığın geldiği açıya uygun çizgiler zemine indirilir; bu çizgiler paralel oldukları için perspektifte ortak bir kaçış noktasına yönelir. Pencerenin çerçevesi ve kayıtları, lekenin içinde koyu şeritler olarak görünür.

Işık lekesinin kenarları, pencereye yakın yerde keskin, uzaklaştıkça hafifçe yumuşar. Lekenin rengi güneşin rengini taşır ve çoğu zaman sıcaktır; çevresindeki, yalnızca gökyüzünden ve yansımalardan aydınlanan zemin ise görece serin görünür. Leke bir duvara ya da bir eşyaya ulaştığında, o yüzeyin açısına göre bükülür ve yönünü değiştirir. Ayrıca leke, odanın içinde ikincil bir ışık kaynağı olur: zeminden yansıyan sıcak ışık yakındaki duvarı, eşyaları ve tavanı ısıtır.

Işık huzmesi (light shaft), havada asılı duran toz, duman ya da buhar parçacıkları ışığı yakaladığında görünen ışık demetidir. Temiz bir havada ışığın yolu görünmez; ancak içinde parçacıklar olduğunda ışık bir sütun gibi belirir. Hammershøi'nin tablosundaki huzmeler, pencereden zemindeki lekeye doğru çapraz uzanır. Bir huzmeyi çizerken onu pencerenin açıklığından lekeye uzanan, kenarları paralel ve yumuşak bir açık şerit olarak göstermek, arka plan ne kadar koyuysa o kadar belirgin görünür. Huzmeyi fazla açık ya da keskin yapmak, onu katı bir cisme dönüştürür; saydam ve hafif tutmak, havada asılı ışığı gösterir.

Pencerenin dışı, gece ve figür nasıl kurulur?

Gündüz bir pencereden görülen dış manzara, odanın içinden çok daha parlaktır. Hem iç mekânı hem de dışarıyı aynı resimde göstermek için, dışarıyı sadeleştirmek ve yüksek değerlerde tutmak gerekir; dışarıdaki bir ağaç ya da bina, odanın içindeki bir eşyadan çok daha açık ve daha az ayrıntılı görünür. Tül ya da ince bir perde bu parlaklığı süzer, ışığı yumuşatır ve odanın içine daha dağınık bir aydınlık yayar; perdenin kıvrımları, kumaş dersinde gördüğün gibi ışığı yakalar ve pencere boyunca ince değer farkları oluşturur.

Gece iç mekânın ışık düzeni tersine döner. Pencereler karanlık, hatta odanın en koyu yüzeyleri olabilir ve camlarında odanın içindeki lambaların yansımaları görülür. Işık artık bir ya da birkaç lambadan gelir; gece ve yapay ışık dersinde gördüğün ışık havuzu, bir masa lambasının altında yoğun ve sıcak bir aydınlık yaratır, ondan uzaklaştıkça oda hızla karanlığa geçer. Aynı odayı gündüz ve gece iki kez boyamak, iç mekânın ışığının tamamen kaynağına bağlı olduğunu en açık biçimde gösterir.

Odada bir figür varsa, onun ışığı da pencereden okunur. Pencereye yan duran bir kişinin yüzü, portrede ışık dersinde gördüğün yarım yüz ya da Rembrandt ışığına benzer bir düzen alır; pencereden gelen serin gün ışığında ışıklı taraf serinleşir, gölgeli taraf ise odanın duvarlarından yansıyan daha sıcak ışıkla aydınlanır. Açık bir tende pencere tarafı serin ve parlak, gölge tarafı ise duvarın rengini taşıyan ılık bir tonla okunabilir; koyu bir tende ışıklı yanakta serin ve belirgin bir parlama, gölgede ise odanın yansıyan renkleri görülebilir. Figürü pencerenin önünde, ışığa karşı yerleştirmek ise onu koyu bir silüete dönüştürür ve yüzün ayrıntıları yalnızca odadan yansıyan zayıf ışıkla seçilir.

Kendi odan, bu dersin bütün öğelerini çalışabileceğin en yakın yerdir. Bir günün farklı saatlerinde, sabah, öğle ve akşam, aynı odanın ışığının nasıl değiştiğini gözlemlemek; güneş lekesinin zeminde nasıl yer değiştirdiğini ve odanın hangi köşesinin hangi saatte aydınlandığını izlemek, iç mekânın ışığını anlamanın en doğrudan yoludur. Odadaki eşyalar da yalnızca biçimler değil, orada yaşayan kişinin izleridir; masadaki bir fincan, sandalyeye bırakılmış bir giysi ya da yarım kalmış bir kitap, boş bir odayı yaşanan bir yere çevirir.

Uygulama

  1. Hazırlık: çizim kâğıdı ve küçük bir tuval, kurşun kalem, boyaların ve kendi odan; gündüz, pencereden güneş girdiği bir saatte çalış. İki oturum ayır.
  2. Odayı bir kutu olarak kur: göz hizasını ve kaçış noktasını seç, karşı duvarı, yan duvarları, zemini ve tavanı çiz; eşyaları zemine bir ızgarayla yerleştir.
  3. Pencereye göre değer düzenini kur: karşı duvar açık, pencere duvarı koyu, yan duvarlar pencereden uzaklaştıkça koyulaşan, tavan zeminden daha koyu.
  4. Güneş lekesini pencerenin köşelerinden ışık doğrultusunda zemine indirdiğin paralel çizgilerle kur; kayıtların şeritlerini ve lekenin sıcak rengini ekle.
  5. Havada toz ya da buhar görüyorsan bir ışık huzmesi ekle; ikinci oturumda aynı odayı akşam ya da gece, lamba ışığıyla yeniden çiz ve iki çalışmayı karşılaştır.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışPencere duvarını açık boyamak.
Doğrusu

Pencere duvarı ışığı doğrudan almaz ve parlak pencerenin yanında koyu görünür. Onu odanın koyu yüzeylerinden biri olarak tut.

Yaygın yanlışIşık lekesini pencereden bağımsız çizmek.
Doğrusu

Leke, pencerenin ışık doğrultusundaki izdüşümüdür. Köşelerden paralel çizgiler indirerek kur.

Yaygın yanlışIşık huzmesini katı bir şerit gibi boyamak.
Doğrusu

Huzme havadaki parçacıkların yakaladığı saydam ışıktır. Kenarlarını yumuşak, değerini hafif tut.

Kapanış

Bir odanın ışığı neden pencereden okunur? Çünkü gündüz odanın bütün değerleri pencereye göre dizilir: karşı duvar ışığı doğrudan alır, yan duvarlar pencereden uzaklaştıkça koyulaşır, pencere duvarı ise ışığın içinden geçtiği için karanlık kalır; ışık pencerenin yakınında hızla, uzağında yavaşça azalır; tavan zeminden yansıyan ışıkla aydınlanır. Güneş lekesi pencerenin paralel ışınlarla zemine düşen izdüşümüdür, havadaki parçacıklar ise ışığın yolunu bir huzme olarak görünür kılar. Oda bir kutu olarak kurulur ve bu ışık düzeni kutunun her yüzeyine yerleştirilir. Hammershøi'nin boş odası, bir iç mekânın bütün hikâyesinin tek bir pencereden okunabileceğini gösterir. Ödevde kendi odanı çizip boyayacaksın.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Oda kutusuRoom boxBir odayı içeriden görülen, bir yüzü açık bir kutu olarak kurma yöntemi
Pencere duvarıWindow wallPencerenin açıldığı, ışığı doğrudan almadığı için çoğu zaman karanlık görünen duvar
Işık düşüşüLight falloffIşığın kaynağından uzaklaştıkça zayıflaması; pencereye yakın hızlı, uzakta yavaş
Işık lekesiLight patchDoğrudan güneş ışığının pencereden geçip bir yüzeye düştüğü, pencere biçimli aydınlık alan
Işık huzmesiLight shaftHavadaki parçacıkların ışığı yakalamasıyla görünür hâle gelen ışık demeti

Ödev

Kendi odanı çiz ve boya.

  1. Odanın bir köşesini ya da karşı duvarını, gözünün rahatça gördüğü bir kadrajla seç; göz hizasını ve kaçış noktalarını belirle.
  2. Odayı bir kutu olarak kur, eşyaları zemin ızgarasına göre yerleştir ve pencereye göre değer düzenini boya.
  3. Güneş lekesini ve varsa ışık huzmesini perspektife uygun ekle; pencerenin dışını sade ve açık tut.
  4. Odaya bir figür ya da odada yaşayan birinin izini ekle; resmin altına günün hangi saatinde çalıştığını ve ışığın odada nasıl yer değiştirdiğini not et.

Kendini değerlendir

  • Oran ve Çizim: Oda kutusunun kaçış noktası ve göz hizası tutarlı mı; eşyalar zemine oturuyor mu?
  • Değer (Ton): Pencere duvarı koyu, karşı duvar açık mı; ışık pencereden uzaklaştıkça azalıyor mu?
  • Teknik ve Malzeme: Güneş lekesi pencerenin izdüşümü olarak mı kuruldu; huzme saydam mı?
  • Günün farklı saatlerinde odanın hangi köşesi en çok değişti?

Kendini sına

1. Pencere duvarı neden çoğu zaman karanlık görünür?

  • A) Işığı doğrudan almadığı ve parlak pencerenin yanında durduğu için.
  • B) Boyası koyu olduğu için.
  • C) Tavana yakın olduğu için.
  • D) Işığı en çok aldığı için.

2. Işık pencereden uzaklaştıkça nasıl azalır?

  • A) Her yerde aynı hızda.
  • B) Pencerenin yakınında hızla, uzağında daha yavaş.
  • C) Hiç azalmaz.
  • D) Uzakta hızla, yakında yavaş.

3. Zemine düşen güneş lekesi nasıl kurulur?

  • A) Rastgele bir dikdörtgen olarak.
  • B) Pencerenin tam altına.
  • C) Pencerenin köşelerinden ışık doğrultusunda paralel çizgiler indirilerek.
  • D) Tavandan başlanarak.

4. Bir ışık huzmesi ne zaman görünür?

  • A) Her zaman.
  • B) Yalnızca gece.
  • C) Yalnızca bulutlu havada.
  • D) Havada ışığı yakalayan toz, duman ya da buhar olduğunda.

5. Gündüz ışığında tavan genellikle nasıl aydınlanır?

  • A) Güneşten doğrudan.
  • B) Zeminden ve duvarlardan yansıyan ışıkla.
  • C) Hiç aydınlanmaz.
  • D) Pencere duvarından.

Cevaplar

  1. A — Işık o duvarın içinden geçip odaya girer; duvar yalnızca zayıf yansımalar alır ve parlak pencerenin yanında daha koyu görünür.
  2. B — Pencerenin önündeki alan çok aydınlıktır, birkaç adım içeride ışık hızla azalır, arkada azalma yavaşlar.
  3. C — Güneş ışınları paralel kabul edilir; leke, pencerenin bu ışınlarla zemine düşen izdüşümüdür.
  4. D — Temiz havada ışığın yolu görünmez; parçacıklar ışığı yakalayınca huzme belirir.
  5. B — Tavan doğrudan güneş almaz; zeminden ve duvarlardan yansıyan ışıkla aydınlanır.

Referans görseller

  • Özgün şema: oda kutusu; göz hizası, kaçış noktası, zemin ızgarası ve eşyaların yerleşimi.
  • Özgün şema: pencereye göre değer düzeni; pencere duvarı, yan duvarlar, karşı duvar, tavan ve zemin; ışık düşüşü eğrisi.
  • Özgün şema: güneş lekesinin paralel ışınlarla kurulması ve ışık huzmesi; aynı oda gündüz ve gece.

Sonraki derse köprü

Bir oda, bir kutu ve bir pencereyle kuruldu. Ama bazı yapılar kutulardan çok daha karmaşıktır: üst üste binen kubbeler, yarım kubbeler, kemerler ve ince kuleler. Sonraki derste büyük bir tarihi yapıyı, bu karmaşıklığı basit formlara ayırarak nasıl çizebileceğimizi göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:40 · Kanca (animasyon). Aynı oda, pencere ortadan kalkınca bütün değerlerin birbirine karışması; pencere geri gelince her yüzeyin yerine oturması. Soru ekranda.
  • 0:40–2:00 · Bağlam (görüntü). Ordrupgaard'daki boş oda, müzenin yayımladığı görüntüden; huzmeler, zemindeki desen, boş duvarlar.
  • 2:00–3:40 · Oda kutusu (animasyon). Tek ve iki noktalı oda; göz hizası; zemin ızgarasıyla eşya yerleşimi.
  • 3:40–5:40 · Işık dağılımı (animasyon). Karşı duvar, yan duvarlar, pencere duvarı, tavan ve zemin; ışık düşüşü.
  • 5:40–7:30 · Leke ve huzme (animasyon ve çekim). Pencerenin köşelerinden paralel ışınlar; kayıtların şeritleri; tozlu havada huzme.
  • 7:30–10:20 · Dışarı, gece, figür (çekim, hızlandırılmış). Parlak dış manzara ve perde; gece lambası; pencere ışığında farklı tenlerde yüzler; kendi odasını çizen bir öğrenci.
  • 10:20–11:00 · Kapanış (çekim). Aynı odanın gündüz ve gece iki resmi yan yana.