İçeriğe geç

Ders 4D.11 · Seviye 4 — Konu Uzmanlıkları

Proje: Yağlı boya portre

Baştan sona bir yağlı boya portre

4D Portre

3.546 kelime · yaklaşık 16 dakika okuma · Demo, 30 dk video senaryosu · Orta-İleri

  • ten yığını paleti
  • renk eskizi
  • kenar birleştirme
  • portre oturumu
  • yağlama

Önce okunması önerilen: 4D.10 Proje: Karakalem portre, 3.6.06 Alla prima

Öğrenme hedefi

Eksiksiz bir yağlı boya portre tamamlayabileceksin. Tuvalin boyutunu ve oranını, zeminini ve paletini portreye göre hazırlayabilecek; karakalem etüdünden ve küçük bir renk eskizinden yola çıkarak oturumlarını planlayabilecek; tuvale fırçayla çizip değer kütlelerini bir altboyamayla kurabilecek; önceden karıştırılmış ten yığınlarını yüzün düzlemlerine yerleştirip kenarlarını ıslakken birleştirebilecek; gözleri, burnu, ağzı ve saçı yağlı boyanın kendi araçlarıyla işleyebilecek ve kurumuş bir yüzeye dönme, düzeltme, bitirme ve kurutma kararlarını bilinçli verebileceksin. Bütün bunları modelin tenine göre, tek bir kalıba bağlanmadan uygulayabileceksin.

Kanca

Baştan sona bir yağlı boya portre.

Kâğıt üzerindeki portrede yüzü yalnız açık ve koyunun diliyle kurdun. Yağlı boya portre, aynı değer düzenini renkle, sıcaklıkla ve boyanın kendi dokusuyla kurar; üstelik boya ıslakken birbirine karışır, kurudukça üzerine yeni katlar alır ve saatler, hatta günler boyunca değişir. Bu proje, yağlı boya modülünde öğrendiğin teknikleri, figür ve portre modüllerinde öğrendiğin yapı ve ten bilgisiyle birleştiriyor. Amaç, bir yüzü baştan sona, bir dizi bilinçli kararla boyamak.

Bağlam

Met'in Amerikan resmi salonlarında asılı duran Madame X (Madame Pierre Gautreau), John Singer Sargent'ın 1884'te tamamladığı, tuval üzerine yağlı boya, boy boyu bir portredir. Model, Paris sosyetesinde tanınan Amerikan doğumlu Virginie Amélie Avegno Gautreau'dur. Kaynaklara göre Gautreau lavanta tonlu bir pudra kullanırdı ve Sargent onu, koyu elbisesinin ve koyu arka planın önünde çarpıcı biçimde soluk bir tenle resmetti. Resimden önce Gautreau'nun Brittany'deki evinde yapılan oturumlarda, farklı pozları deneyen yaklaşık otuz çizim ortaya çıkmıştı.

Tablo 1884 Paris Salonu'nda büyük bir tartışmaya yol açtı. Kaynakların aktardığına göre eleştirmenler modelin görünüşüne ve tablodaki sert değer karşıtlıklarına saldırdı; resimde ilk başta modelin bir omuzundan kaymış olarak boyanan elbise askısı da uygunsuz bulundu. Sargent daha sonra askıyı omzun üzerine oturacak biçimde yeniden boyadı. Tabloyu 1916'da Metropolitan Müzesi'ne satarken, yaptığı en iyi şey olduğunu düşündüğünü yazmıştı. Madame X, bir yağlı boya portrenin arkasında uzun bir hazırlık, bir ten rengi kararı ve bitmiş sanılan bir resme yıllar sonra bile dönülebileceği bilgisini taşır.

Ana anlatım

Hazırlık nasıl yapılır?

Yağlı boya portrenin ilk kararı tuvaldir. Portreler için çoğunlukla dikey bir tuval seçilir; baş ve omuzları kapsayan bir portre için tuvalin boyu, başı gerçeğe yakın bir ölçekte taşıyabilmeli ve etrafında omuzlarla fon için nefes alacak bir alan bırakmalıdır. Karakalem projesinde gördüğün kadraj kararları burada da geçerlidir: baş biraz yukarıda, bakışın yöneldiği tarafta biraz daha fazla boşluk, omuzların tuvalin alt kenarında nasıl kesileceği. Bir karakalem etüdün varsa, kadrajı onun üzerinde denemek, tuvale başlamadan önce yerleşimi sabitler.

Tuvalin zemini, portrenin bütün renk düzenini etkiler. Tuval hazırlama dersinde gördüğün gibi, beyaz astarın üstüne ince bir renkli zemin, yani imprimatura sürmek, değerleri daha doğru değerlendirmeni ve tenin sıcaklığını kurmanı kolaylaştırır. Zeminin rengi modelin tenine göre seçilebilir: açık ve pembemsi bir ten için sıcak, orta değerde bir toprak zemin; koyu bir ten için daha koyu, sıcak bir toprak zemin; zeytin alt tonlu bir ten için serin, grimsi bir zemin iyi bir başlangıç olabilir. Zeminin kurumuş olması, üzerine çizim yaparken kalkmamasını sağlar.

Işık kurulumunun bir yanı da tuvalin ve paletin aydınlatılmasıdır. Model sıcak bir lambayla, tuval ise serin bir pencere ışığıyla aydınlanıyorsa, paletteki bir karışım tuvalde başka, modelde başka görünür ve renkler sürekli kayar. Tuvali ve paleti, modeldeki ışığa benzer renkte ve eşit güçte bir ışık altında tutmak, karıştırdığın rengin gerçekte ne olduğunu görmeni sağlar. Tuvale düşen ışığın parlama yapmayacak bir açıyla gelmesi de ıslak boyanın yüzeyinden yansıyan ışığın değerleri yanıltmasını önler; bu yüzden tuval çoğu zaman ışık kaynağına göre hafifçe açılı yerleştirilir.

Renk eskizi (color sketch), asıl portreden önce küçük bir tuval ya da kartona hızla yapılan, ayrıntısız bir renk ve değer çalışmasıdır. Bir iki saat süren bu eskiz, yüzün büyük renk bölgelerini, arka plan ile saç ve giysi arasındaki ilişkiyi ve ışığın rengini sınar. Sargent'ın Madame X için yaptığı çizimler gibi, bu ön çalışmalar asıl resmi yaparken karşılaşılacak kararların bir kısmını önceden verir. Renk eskizi, asıl tuvale geçildiğinde bir başvuru olarak yanında durur.

Ten yığını paleti (flesh-string palette), ten renklerinin portreye başlamadan önce değer basamaklarına ve bölgelere göre ayrı yığınlar hâlinde karıştırıldığı palet düzenidir. Ten renklerini karıştırma dersinde kurduğun tablodan yola çıkarak, modelin tenine en yakın satırları seçer, aydınlık, geçiş ve karanlık için üç ayrı yığın hazırlarsın. Buna yüz bölgelerine göre küçük kaydırmalar eklenebilir: alnın biraz daha sarımsı, yanakların ve burnun biraz daha kırmızı, çene ve ağız çevresinin biraz daha serin yığınları. Paletin bir kenarında saç, giysi ve arka plan için ayrı yığınlar, ortasında ise karıştırma için boş bir alan bırakmak, boyarken yeniden karıştırmaya harcanan zamanı azaltır ve renklerin tutarlı kalmasını sağlar.

Fırça seçimi de hazırlığın bir parçasıdır. Portrenin ilk aşamalarında büyük, düz ya da badem uçlu fırçalar kullanmak, büyük kütleleri birkaç darbede kurmanı ve ayrıntıya erken girmemeni sağlar; küçük ve yuvarlak fırçalar yalnızca son aşamada, göz kapaklarının kenarı, burun deliklerinin biçimi ya da parlamalar için gerekir. Badem uçlu bir fırça, bir yanağın ya da alnın düzlemini tek bir darbeyle koymaya özellikle uygundur. Açık, orta ve koyu ten yığınları için ayrı fırçalar ayırmak, fırçayı her seferinde temizleme zahmetini azaltır ve bir değerin öbürüne taşınıp karışımları kirletmesini önler.

Son hazırlık, oturumların planıdır. Portre oturumu (portrait sitting), modelin poz verdiği bir çalışma sürecidir ve bir portre birkaç oturuma yayılabilir. Yağlı boya yavaş kuruduğu için iki yol vardır: yüzü tek oturumda ıslak üstüne ıslak bitirmek ya da birkaç oturumda, her oturumun arasında boyanın yüzeyinin kurumasına izin vererek katman katman ilerlemek. Tek oturumlu yol taze ve birleşik bir yüzey verir, ama hızlı karar gerektirir; çok oturumlu yol düzeltmeye ve incelmeye zaman tanır, ama katmanların birbirine bağlanmasını gözetmeyi gerektirir. Canlı bir modelle çalışıyorsan her buluşmanın ne kadar süreceğini ve pozun nasıl tutulacağını baştan kararlaştırmak, fotoğraftan çalışıyorsan da aynı oturum düzenine uymak, çalışmayı bir disipline bağlar.

Çizim ve altboyama nasıl yapılır?

Eller portreye girecekse, onları da ilk çizimde yerleştirmek gerekir. El ve ayak dersinde gördüğün gibi eller birer ifade taşıyıcısıdır ve portrede yüzle yarışabilecek kadar dikkat çeker. Bu yüzden ellerin portredeki yeri ve bitmişlik düzeyi baştan kararlaştırılır: yüz kadar ayrıntılı mı işlenecek, yoksa birkaç geniş düzlem ve bir iki keskin kenarla mı önerilecek? Madame X'te olduğu gibi ellerin ve kolların pozu, modelin karakterini ve duruşunu anlatan kompozisyonun bir parçası olabilir.

Tuvale ilk çizim fırçayla, seyreltilmiş koyu bir toprak rengiyle yapılır. Kurşun kalemle çizmek yerine fırça kullanmak, çizgilerin boyayla birleşmesini sağlar ve üst katlarda kalemin grafiti boyanın içinden görünmez. Karakalem projesinde gördüğün sıra burada da işler: önce başın ve omuzların büyük şekli, köşeli bir dış hatla; sonra kafatası ile yüzün eksenleri; sonra alın, orta yüz ve alt yüzün sınırları, göz birimiyle ölçümler ve açılar. Fırçayla çizilen bu hatlar, bir bezle ya da temiz bir fırçayla kolayca silinebilir; bu, benzerliği düzeltmenin en ucuz anıdır.

Renk ve değer kararlarını denetlemenin basit bir yolu, paletteki bir karışımı modelin yüzüne göre sınamaktır. Palet bıçağının ucuna aldığın küçük bir miktar boyayı kolunu uzatarak modelin yanağının hizasına tut ve gözlerini kısarak ikisini karşılaştır; karışım daha açık, daha koyu, daha sıcak ya da daha serin görünüyorsa tuvale koymadan önce düzeltirsin. Gözleri kısmak ayrıntıyı bastırır ve büyük değer farklarını öne çıkarır; yüzün aydınlık ve karanlık yarılarının tuvalde doğru ayrılıp ayrılmadığını görmek için de aynı yöntem kullanılabilir.

Çizim oturduktan sonra altboyama gelir. Grisaille ve verdaccio dersinde gördüğün gibi, yüzün değer düzenini renk kararlarından ayırmak için tek bir renkle, örneğin yanık umbrayla ya da bir toprak rengiyle, ışık ve gölge kütleleri kurulur. Gölgede kalan düzlemler, göz yuvaları, burnun altı, yanağın gölgeli yanı, çenenin altı ve saçın gölgeli kütlesi ince ve saydam bir tonla doldurulur; ışıklı bölgeler ise zeminin rengine yakın bırakılabilir ya da bezle hafifçe açılabilir. Bu aşamada ayrıntı yoktur; yalnızca büyük değer kütleleri vardır.

Altboyamanın rengi de modelin tenine göre seçilebilir. Açık ve pembemsi bir tende serin bir yeşilimsi altboyama, sonradan üzerine konacak sıcak ten renklerini dengeleyebilir; koyu ve sıcak bir tende yanık sienna ya da umbra gibi sıcak ve derin bir altboyama, tenin zenginliğini alttan destekler. Bu seçimler bir kural değil, tenin sıcaklığını hangi yönden kuracağına dair bir karardır.

Altboyamanın ardından ilk renk katı büyük kütlelerle başlar. Arka plan, saç kütlesi, gölge kütlesi ve ışıklı tenin genel rengi, ayrıntıya girmeden, geniş fırçalarla ve ince katlarla konur. Arka planı yüzle birlikte ilerletmek önemlidir: yüzün dış kenarı, arka planın değerine ve rengine göre keskin ya da yumuşak görünür ve bu ilişki ancak ikisi birlikte boyandığında kurulabilir. Yağlı üzerine yağ dersinde gördüğün ilkeye göre gölgeler ince ve görece yağsız, ışıklar ise daha kalın ve biraz daha yağlı tutulur; bu hem katmanların sağlam kalmasını sağlar hem de gölgelerin geri çekilip ışıkların öne çıkmasına yardım eder.

İlk renk katının sonunda portre bir yüzden çok, doğru yerlerde doğru değer ve renkteki büyük lekelerden oluşur. Birkaç adım geri çekilip renk eskiziyle karşılaştırmak ve modelle yan yana bakmak, bu lekelerin yüzü taşıyıp taşımadığını gösterir. Bu aşamada bir oran hatası görülürse, düzeltmek hâlâ kolaydır.

Ten ve öğeler nasıl boyanır?

Ten, düzlemler dersinde gördüğün mantıkla boyanır: her düzlem, ona düşen ışığa göre bir değer ve bir renk alır. Ten yığını paletindeki yığınları düzlemlere yerleştirirsin: alnın ön düzlemine ışık yığınını, yan düzlemlerine yarı ton yığınını, elmacığın üst yüzüne ışığın biraz daha sıcak bir hâlini, yanak çukuruna yarı tonun serin bir hâlini, burnun altına ve çenenin altına gölge yığınlarını. Her düzleme önce kendi rengini tek ve temiz bir darbeyle koymak, onları hemen karıştırmaya çalışmaktan daha doğru değerler verir.

Kenar birleştirme (edge blending), komşu renk alanlarının arasındaki sınırın, boya ıslakken fırçayla yumuşatılarak birleştirilmesidir. Düzlemler yerleştikten sonra, yuvarlak bölgelerde, örneğin yanağın dönüşünde, aradaki sınırı temiz ve hafif yüklü bir fırçayla bir iki kez geçerek birleştirirsin; kemiğin yüzeye yaklaştığı yerlerde, örneğin göz yuvasının üst kenarında ya da burun köprüsünde, sınırı daha keskin bırakırsın. Fırçayı her birleştirmeden sonra silmek, bir alanın rengini öbürüne taşıyıp kirletmeyi önler. Aşırı birleştirmek ise yüzü bulanık ve yumuşak bir maskeye çevirir; birleştirme, yalnızca formun gerçekten yuvarlandığı yerlerde yapılır.

Ten dersinde gördüğün renk bölgeleri ve sıcak geçiş bandı burada boyanın içinde uygulanır. Işık ile gölgenin buluştuğu yerde, özellikle yanakta ve kulakta, tenin içinden gelen sıcak bir şerit görülebilir; bu şeridi ışık yığını ile gölge yığını arasına ince bir sıcak tonla koymak, teni canlı kılar. Gölgelere çevrenin rengi karışır: renkli bir yaka ya da elbise boynun ve çenenin gölgesine, renkli bir duvar gölgede kalan yanağa kendi tonunu taşıyabilir. Bu yansımaları ölçülü tutmak, gölgenin gölge olarak kalmasını sağlar.

Işığın rengi, tenin sıcaklığını bir bütün olarak yönlendirir. Kuzeyden gelen gün ışığı altında aydınlanan yüzeyler maviye doğru çekilir, karanlıkta kalan yüzeyler ise onlara oranla ılık kalır; akkor bir ampulün altında durum tersine döner, aydınlık taraf turuncuya kaçar ve gölge taraf görece soğuk okunur. Bu karşıtlığı yüzün bütününde tutarlı biçimde uygulamak, ten yığınlarını tek tek doğru karıştırmaktan daha çok şey söyler: izleyici, ışığın rengini ayrı ayrı alanlardan değil, sıcak ve serin ilişkisinin bütün yüz boyunca aynı kalmasından okur.

Arka planın ve saçın rengi de tenin nasıl görüneceğini değiştirir. Eşzamanlı karşıtlık dersinde gördüğün gibi, bir renk yanındaki renge göre farklı algılanır: yeşilimsi bir arka plan önündeki teni daha kızıl, sıcak bir kırmızı arka plan ise daha serin gösterebilir; koyu bir saç, açık bir tenin ışıklı bölgelerini daha parlak gösterir. Bu yüzden arka planın ve saçın rengini ten yığınlarını karıştırmadan önce seçmek, ten renklerini o çevrede doğru görünecek biçimde ayarlamanı sağlar.

Yüz öğeleri, yapıları üzerinde öğrendiğin bilgiyle boyanır. Göz beyazı tüpten çıkan beyazla değil, çevresindeki tenin bir parçası kadar kırılmış bir açık renkle konur; iris kürenin üzerinde bir elips olarak, üst kısmı kapağın gölgesinde kalarak; gözdeki parlama ise en son, küçük ve kalın bir dokunuşla eklenir. Burun sırtındaki ışık kalın ve kısa bir darbeyle, burun delikleri siyahla değil, sıcak ve koyu bir ten rengiyle; ağız çizgisi en koyu değeriyle, dudak kenarları ise köşelere doğru tene karışarak boyanır. Saçta önce geniş bir fırçayla bütün kütle ve onun aydınlık ve karanlık yarısı konur, ardından birkaç tutam ve kenardan taşan birkaç ince darbe gelir; saçın dış kenarı arka planla ıslakken birleştirilerek yer yer kaybolur.

Tenin çeşitliliği, bu aşamanın en önemli dikkatidir. Koyu bir tende, ışıklı bölgeleri beyazla açmak yerine daha açık, sıcak bir toprak rengiyle kurmak, gölgeleri siyah yerine toprak renkleri, bir mavi ve bir kırmızının karışımlarıyla derin ve doygun tutmak, parlamaları ise ayrı, serin ve ışığın rengine yakın bir açık tonla koymak, tenin zenginliğini korur. Açık bir tende gölgeleri fazla gri ya da koyu yapmak teni hastalıklı gösterebilir; açık tenin gölgeleri sıcak, kızıl kahverengiye çalan tonlarla, yarı tonları ise hafif serin tonlarla kurulur. Zeytin alt tonlu bir tende yeşilimsi alt tonu korumak, onu pembeye çekmemek benzerliğin bir parçasıdır. Madame X'in soluk teni, modelin kullandığı pudra ile sanatçının tercihinin birleşimidir; bir portrede tek bir doğru ten rengi yoktur, ama her ten, o kişiye ait olan ve gözlemle bulunan bir renktir.

Katmanlar, bitirme ve kuruma nasıl yönetilir?

Yüzü tek oturumda bitirmeyi seçtiysen, alla prima dersinde gördüğün ilkeler bu aşamanın bütün düzenini belirler. Bütün yüz aynı ıslak tabakada kalacağı için sıra önemlidir: önce büyük gölge kütlesi ve arka plan, ardından ışıklı tenin büyük düzlemleri, sonra geçişler ve öğeler, en son parlamalar ve en koyu vurgular. Islak boyanın üstüne yeni boya koyarken fırçayı bastırmadan, boyayı yüzeye değdirerek bırakmak, alttaki rengi kaldırıp karıştırmayı önler. Tek oturumlu bir portre birkaç saatlik yoğun bir çalışma ister; modelin molalarını ve kendi dikkatinin sınırını hesaba katmak, son dakikalardaki kararların yorgunlukla verilmesini engeller.

Çok oturumlu bir portrede, bir oturumun sonunda boyanın yüzeyi kurumaya başlar ve bir sonraki oturumda bazı bölgeler donuk ve matlaşmış görünebilir. Bu donuk bölgelerde renkler ve değerler olduğundan farklı görünür ve üzerine doğru rengi seçmek zorlaşır. Yağlama (oiling out), kurumuş ve donuklaşmış bir yüzeye çok ince bir kat yağ ya da medium sürüp fazlasını bezle alarak rengin derinliğini ve doygunluğunu geçici olarak geri getirmektir. Böylece yeni boya, altındaki katmanla aynı derinlikte görünen bir yüzeye konur ve üst kat alta daha iyi bağlanır.

Kurumuş bir katman üzerinde sırlama ve scumble, portrenin son aşamalarında işe yarar. Sırlama dersinde gördüğün gibi, gölgeli bir yanağa ince ve saydam bir sıcak sır, tenin derinliğini artırabilir; koyu bir tende sienna ya da kırmızı bir lake sırrı zenginliği korurken, açık bir tende çok ince bir kırmızı lake sırrı kanın sıcaklığını önerebilir. Işıklı bir bölgeye ince ve yarı saydam bir açık scumble, bir yüzeyi serinletir ya da yumuşatır. Bu katmanların hepsi ince tutulur ve yağlı üzerine yağ ilkesine uyar.

Düzeltme, yağlı boyanın en affedici yanıdır. Islak boyada bir hata, palet bıçağıyla boya kazınarak kaldırılabilir; kazıma, altındaki çizimi ve zemini açığa çıkarır ve o bölgeyi yeniden boyamayı kolaylaştırır. Kurumuş bir bölgede ise hata, üzerine yeni ve opak bir katla boyanabilir. Sargent'ın Madame X'teki askıyı yıllar sonra yeniden boyaması, bir resmin bitmiş sayıldıktan sonra bile değiştirilebileceğini gösterir; ama her değişiklik, resmin bütünüyle yeniden ilişki kurmayı gerektirir.

Bitirme kararı için karakalem projesindeki denetim listesine dönersin; benzerlik, ışığın tutarlılığı, değer uçları ve odak yine ilk bakılacak şeylerdir. Yağlı boyada bu listeye iki soru eklenir: renk sıcaklıkları ışığın rengiyle uyumlu mu ve ten, modelin kendi alt tonunu taşıyor mu? Hepsi yerindeyse ve aklındaki tek şey biraz daha süslemekse, fırçayı bırakmanın zamanı gelmiş olabilir. Tuvali birkaç gün yüzü duvara dönük bekletip sonra ters çevirip yeniden görmek, gözün alıştığı kusurları ortaya çıkarır.

Bir portrenin bitişine, çizilen kişinin görüşü de eklenebilir. Model, resme baktığında kendini farklı görebilir; bazı insanlar kendilerini daha genç ya da daha güzel görmeyi bekler, bazıları ise gözlemlenmiş ayrıntıların korunmasını ister. Portreci ile model arasında, portrenin ne kadar gözleme, ne kadar yoruma dayanacağı önceden konuşulabilir. Modelin tepkisini dinlemek ve bir oran ya da renk hatasını fark ettiriyorsa onu düzeltmek bir iyiliktir; ama modelin kimliğini silecek bir güzelleştirme isteğiyle, benzerlik dersinde gördüğün idealleştirme tuzağına düşmemek de portrecinin sorumluluğudur.

Giysi, takı ve aksesuarlar da son aşamada ele alınır. Bir kolye, bir küpe ya da bir düğme, birkaç kısa ve kararlı darbeyle, en parlak noktası ve ona düşen küçük gölgesiyle önerilebilir; her ayrıntıyı tek tek boyamak, bakışı yüzden uzaklaştırır. Giysinin kıvrımları, kıyafet dersinde gördüğün tutunma bölgelerine göre geniş ve sade darbelerle kurulur ve yüzden uzaklaştıkça daha serbest bırakılabilir.

Portre bittiğinde imzayı nereye ve nasıl koyacağın da bir karardır; imza, resmin kompozisyonuna karışmayacak bir yerde, genellikle alt köşelerden birinde, resmin bir rengiyle ve küçük tutulur. Yağlı boya yüzeyde kuruma, boyanın kalınlığına göre haftalar ya da aylar sürer; koruyucu vernik ancak boya tamamen kuruduktan sonra sürülür. Keten yağıyla bağlanmış boyalar karanlıkta uzun süre bekletildiğinde hafifçe sararabilir; bu sararma, resim yeniden ışığa çıkarıldığında büyük ölçüde azalır. Bu yüzden kurumakta olan bir portreyi karanlık bir dolapta değil, doğrudan güneş almayan ama aydınlık bir odada bekletmek daha uygundur. Kurumayı beklerken resmi tozdan uzak, dik ve havadar bir yerde tutmak, yüzeyin temiz ve düzgün kurumasını sağlar. Bitmiş portreyi fotoğraflarken yansımayı önlemek için ışığı iki yandan ve açılı vermek, renkleri ve değerleri olduğu gibi kaydeder.

Uygulama

  1. Malzeme: dikey bir tuval, imprimatura için bir toprak rengi, yağlı boyalar, bir palet, düz ve badem uçlu fırçalar, palet bıçağı, bez, medium ve güvenli bir fırça temizleme düzeni; modelin kendisi ya da kullanım izni alınmış fotoğrafı ile karakalem etüdün. Dört ila beş oturum ayır.
  2. Hazırlık oturumu: tuvale modelin tenine göre bir imprimatura sür ve kurumaya bırak; küçük bir kartona renk eskizi yap; ten yığını paletini üç değer yığını ve bölge kaydırmalarıyla hazırla.
  3. Çizim ve altboyama oturumu: seyreltilmiş koyu bir toprak rengiyle fırçayla çiz, oranları ve benzerliği denetle; tek renkli bir altboyamayla ışık ve gölge kütlelerini kur.
  4. Renk oturumları: büyük kütleleri, arka planı ve saçı yüzle birlikte ilerlet; ten yığınlarını düzlemlere yerleştir, kenarları yuvarlak yerlerde ıslakken birleştir; gözleri, burnu, ağzı ve saçı yapılarına göre boya, parlamaları en sona bırak.
  5. Son oturum: gerekiyorsa yağlama yap; sır ya da scumble ile gölgeleri ve ışıkları incelt; bitirme sorularını sor, imzala, resmi kurumaya bırak ve fotoğrafla.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışTen rengini boyarken her seferinde yeniden karıştırmak.
Doğrusu

Her darbede farklı bir karışım yüzü yamalı gösterir. Ten yığını paletini baştan hazırla ve yığınlardan çalış.

Yaygın yanlışArka planı en sona bırakmak.
Doğrusu

Yüzün kenarı arka planın değerine göre okunur. Arka planı yüzle birlikte ilerlet.

Yaygın yanlışHer kenarı birleştirmek.
Doğrusu

Aşırı birleştirme yüzü bulanık bir maskeye çevirir. Yalnızca formun yuvarlandığı yerlerde birleştir, köşeli yerleri keskin bırak.

Kapanış

Baştan sona bir yağlı boya portre, karakalem portredeki kararların renkle, sıcaklıkla ve boyanın katmanlarıyla yeniden verilmesidir. Tuval, zemin, renk eskizi ve ten yığını paleti hazırlanır; oturumlar tek oturumlu ya da katmanlı bir yola göre planlanır; tuvale fırçayla çizilip bir altboyamayla değer kütleleri kurulur; büyük kütleler ve arka plan yüzle birlikte ilerler; ten yığınları düzlemlere yerleşir ve yuvarlak yerlerde ıslakken birleştirilir; göz, burun, ağız ve saç yapılarına göre boyanır; kurumuş yüzeye yağlamayla dönülür, sır ve scumble ile incelir, bitirme soruları sorulur ve resim kurumaya bırakılır. Her ten, o kişiye ait ve gözlemle bulunan bir renktir. Sargent'ın Madame X'i, uzun bir hazırlığın, cesur bir ten kararının ve yıllar sonra bile yeniden dönülebilen bir resmin öyküsünü taşır. Bu dersle portre modülü tamamlanıyor. Ödevde yağlı boya portre projesini tamamlayacaksın.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Ten yığını paletiFlesh-string paletteTen renklerinin boyamaya başlamadan önce değer ve bölgeye göre ayrı yığınlar hâlinde hazırlandığı palet düzeni
Renk eskiziColor sketchAsıl portreden önce hızla yapılan, büyük renk ve değer ilişkilerini sınayan küçük çalışma
Kenar birleştirmeEdge blendingKomşu renk alanları arasındaki sınırın boya ıslakken fırçayla yumuşatılması
Portre oturumuPortrait sittingModelin poz verdiği ve portrenin bir aşamasının boyandığı çalışma süreci
YağlamaOiling outKurumuş ve donuklaşmış bir yüzeye ince bir yağ katı sürüp fazlasını alarak rengin derinliğini geri getirme

Ödev

Yağlı boya portre projesini tamamla.

  1. Poz verecek kişiyi ya da izinli fotoğrafını belirle; önce karakalem etüdünü, sonra küçük renk eskizini bitir.
  2. Tuvali modelin tenine göre bir imprimaturayla hazırla ve ten yığını paletini kur.
  3. Portreyi dört ila beş oturumda tamamla: çizim ve altboyama, büyük kütleler, ten ve öğeler, katmanlar ve bitirme; her oturumun sonunda fotoğraf çek.
  4. Bitmiş portrenin yanına, kullandığın ten yığınlarını küçük renk lekeleri olarak ve oturum fotoğraflarını sırayla koy; ten kararlarını ve bitirme kararını birkaç cümleyle açıkla.

Kendini değerlendir

  • Oran ve Çizim: Yüzü tanıyan biri onu tuvalde bulabiliyor mu?
  • Değer (Ton): Aydınlık ve karanlık kütleler tek bir ışığa bağlı mı; en parlak dokunuş gözde mi, başka bir yerde mi?
  • Teknik ve Malzeme: Ten yığınları tutarlı kullanılmış mı; kenarlar yuvarlak yerlerde birleşik, köşeli yerlerde keskin mi; katmanlar yağlı üzerine yağ ilkesine uygun mu?
  • Bitmişlik ve Sunum: İmza yerinde mi; resim kuruyana dek korunuyor ve süreç kayıt altında mı?
  • Modelin tenini bulmak için en çok hangi karışımı değiştirmek zorunda kaldın?

Kendini sına

1. Ten yığını paleti neden baştan hazırlanır?

  • A) Boyayı daha hızlı kurutmak için.
  • B) Boyarken yeniden karıştırmaya harcanan zamanı azaltmak ve renklerin tutarlı kalmasını sağlamak için.
  • C) Paleti süslemek için.
  • D) Boya tasarrufu için.

2. Tuvale ilk çizim neden fırçayla yapılır?

  • A) Fırça daha hızlı olduğu için.
  • B) Kalem kâğıda uygun olmadığı için.
  • C) Çizgiler boyayla birleşsin ve grafit üst katlardan görünmesin diye.
  • D) Çizim hiç gerekmediği için.

3. Kenar birleştirme nerede yapılmalıdır?

  • A) Formun yuvarlandığı yerlerde.
  • B) Her kenarda.
  • C) Yalnızca gözlerde.
  • D) Hiçbir yerde.

4. Yağlama ne işe yarar?

  • A) Tuvali temizler.
  • B) Boyayı daha hızlı kurutur.
  • C) Resmi vernikler.
  • D) Kurumuş, donuk bir yüzeyde rengin derinliğini geçici olarak geri getirir.

5. Koyu bir tende ışıklı bölgeler nasıl kurulabilir?

  • A) Daha açık, sıcak bir toprak rengiyle; parlamalar ayrı ve serin bir açık tonla.
  • B) Yalnızca beyazla.
  • C) Siyah ekleyerek.
  • D) Gri bir tonla.

Cevaplar

  1. B — Önceden karıştırılmış yığınlar her darbede aynı rengin kullanılmasını sağlar ve yüzü yamalardan korur.
  2. C — Fırçayla çizilen hatlar boyanın içinde erir; kalemin grafiti ise üst katlardan görünebilir.
  3. A — Yuvarlak bölgelerde geçiş yumuşaktır; köşeli bölgelerde keskin kenar formu anlatır.
  4. D — İnce bir yağ katı donuk yüzeye derinlik kazandırır ve yeni katın alta bağlanmasına yardım eder.
  5. A — Beyaz koyu teni soluklaştırabilir; sıcak açık bir toprak rengi tenin zenginliğini korur.

Referans görseller

  • Özgün şema: ten yığını paleti; üç değer yığını ve alın, yanak, çene kaydırmaları; saç, giysi ve arka plan yığınları.
  • Özgün şema: bir yağlı boya portrenin beş aşaması yan yana: çizim, altboyama, büyük kütleler, ten ve öğeler, bitirme.
  • Özgün çekim: dört farklı ten için seçilen zemin, altboyama rengi ve palet yığınları yan yana.

Sonraki derse köprü

Portre modülü burada tamamlanıyor. Bir sonraki modül bakışı insan yüzünden, insanların içinde yaşadığı yapılara çeviriyor: mimari ve iç mekân. İlk derste bir kemerin perspektifte nasıl çizileceğini soruyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:00 · Kanca (çekim). Boş bir tuval, hazırlanmış bir palet ve karakalem etüdü yan yana. Başlık ekranda.
  • 1:00–3:30 · Bağlam (görüntü). Madame X, müzenin izin verdiği görüntüyle; soluk ten ile koyu elbise karşıtlığı, askının yeri.
  • 3:30–8:00 · Hazırlık (çekim). Tuval ve imprimatura; renk eskizi; ten yığını paletinin kurulması; farklı tenler için zemin ve yığın seçimleri.
  • 8:00–13:00 · Çizim ve altboyama (çekim, hızlandırılmış). Fırçayla çizim, oran denetimi, tek renkli altboyama.
  • 13:00–21:00 · Ten ve öğeler. Büyük kütleler ve arka plan; ten yığınlarının düzlemlere yerleşmesi; kenar birleştirme; göz, burun, ağız ve saç.
  • 21:00–27:30 · Katmanlar ve bitirme (çekim). Yağlama, sır ve scumble, kazıyarak düzeltme; bitirme soruları, imza, kuruma.
  • 27:30–30:00 · Kapanış (çekim). Bitmiş portre, oturum fotoğrafları ve ten yığınlarının renk lekeleri yan yana.