Öğrenme hedefi
Eksiksiz bir karakalem portre tamamlayabileceksin. Bir modeli ya da referansı izinle seçip tek ve yönlü bir ışıkla kurabilecek; malzemeni ve kâğıdını portrenin ölçeğine göre hazırlayabilecek; başı kâğıda bir kadraj kararıyla yerleştirip Loomis kurgusu, göz birimi ve karşılaştırmalarla benzerliği ilk aşamada oturtabilecek; değer ailelerini, yüz öğelerini, saçı ve yaşın izlerini modelin tenine göre planlanmış bir ton aralığında geliştirebilecek ve kenarları, bitirme anını, sabitlemeyi ve sunumu bilinçli kararlarla yönetebileceksin.
Kanca
Baştan sona bir karakalem portre.
Portre modülünde başı bir top ve kesikle kurmayı, yüzü düzlemlere bölmeyi, gözü, burnu, ağzı ve kulağı biçimleriyle çizmeyi, saçı kütle olarak görmeyi, benzerliği oranlarda aramayı, yaşın izlerini okumayı, ışığı kurmayı ve kendi yüzünü aynada çalışmayı gördün. Bu derslerin her biri portrenin bir parçasını ele aldı. Bu proje, hepsini tek bir kâğıtta, bir modelin karşısında ya da onun fotoğrafının önünde, birkaç oturum boyunca bir araya getiriyor. Amaç kusursuz bir çizim değil, bir portrenin başından sonuna kadar hangi kararlarla ilerlediğini yaşamak.
Bağlam
Amerikalı ressam John Singer Sargent, kaynakların anlattığına göre 1907'de yağlı boya portre siparişlerini neredeyse tamamen bırakmış ve bundan sonra portreleri büyük ölçüde kömürle yapmıştır. Hızlıca bir kişinin özünü yakalayabildiği için bir kömür portreyi üç saatten kısa bir sürede bitirebildiği, bu portrelerin çoğunu dostluğun ya da saygının bir göstergesi olarak yaptığı ve sonunda birkaç yüz tane ürettiği belirtilir. Bu çizimler bugün büyük ölçüde beğenilir, ama seyrek sergilenir.
New York'taki Whitney Amerikan Sanatı Müzesi'nde bulunan Gertrude Vanderbilt Whitney portresi, Sargent'ın yaklaşık 1913'te kâğıt üzerine kömür ve grafit kalemle yaptığı bu çizimlerden biridir. Bu dönemin kömür portrelerinde yüz, dikkatle kurulmuş değerlerle ve birkaç keskin kenarla işlenir; saç, omuzlar ve giysi ise çoğu zaman daha serbest, geniş kömür darbeleriyle önerilir ve kâğıdın kenarlarına doğru dağılır. Sınırlı bir sürede yapılmış bu portreler, bir karakalem portrenin her yerinin aynı ölçüde bitirilmesi gerekmediğini, kararların nerede yoğunlaşacağını göstermesi bakımından bu proje için öğretici bir örnektir.
Ana anlatım
Hazırlık nasıl yapılır?
Bir portre projesi model ve ışıkla başlar. Canlı bir modelle çalışacaksan, canlı model dersinde gördüğün rıza ve düzen kurallarını uygula: oturumların sayısını ve süresini, molaları ve pozu önceden konuş, pozu sabitlemek için oturduğu yeri ve başının yönünü işaretle. Bir fotoğraftan çalışacaksan, fotoğrafın sahibinden ve fotoğraftaki kişiden izin al; yakın çekilmiş, mercek bozulması taşıyan fotoğraflar yerine biraz uzaktan çekilmiş, yüzün düzlemlerini gösteren tek ve yönlü bir ışığa sahip bir görüntü seç. Aynı kişiyi hem canlı hem fotoğraftan çalışabiliyorsan, oranları canlı oturumda, ayrıntıları fotoğrafla desteklemek iyi bir dengedir.
Canlı bir modelle çalışırken bakış noktası ve ifade de önceden düşünülmelidir. Modelin bakacağı sabit bir nokta, örneğin duvardaki küçük bir işaret, her oturumda gözlerin ve başın aynı yöne dönmesini sağlar. İfade için gülümseme gibi uzun süre tutulması zor bir hâl yerine, modelin rahatça koruyabileceği dinlenmiş, sakin bir ifade seçmek, oturumlar arasında yüzün değişmemesini sağlar. Modelle kısa bir sohbet, onun kendini rahat hissetmesine ve yüzünün gerilmemesine yardım eder; ama çizim sırasında konuşmak ağzın ve çenenin biçimini değiştireceğinden, sohbeti molalara bırakmak daha iyi sonuç verir.
Işık için portrede ışık dersindeki kurulumlardan birini seç. Rembrandt ışığı ya da yandan ve biraz yukarıdan gelen tek bir ışık, düzlemleri okunur kılar ve karakalemde güçlü bir değer düzeni kurar. Arka planın değeri de bir karardır: modelin ışıklı tarafının arkasında daha koyu, gölgeli tarafının arkasında daha açık bir arka plan başı kâğıttan ayırır. Arka plana düz bir bez ya da karton asmak, çizim boyunca aynı değeri korumayı kolaylaştırır.
Malzeme olarak birkaç grafit derecesi ve kömür yeterlidir. Sert bir kalem ilk kurgunun ince, silinebilir çizgileri için; orta sertlikte kalemler yarı tonlar için; yumuşak kalemler ya da sıkıştırılmış kömür en koyu değerler için kullanılabilir. Hamur silgi, yalnızca yanlışları silmek için değil, kâğıda bastırıp kaldırarak açık tonlar çıkarmak için de bir çizim aracıdır. Harmanlama kütüğü (blending stump), sıkıca sarılmış kâğıttan yapılan, ucu sivri bir çubuktur; tonları yumuşatmak ve geçişleri birleştirmek için kullanılır. Kütük dikkatli kullanıldığında yumuşak bir yarı ton verir; fazla kullanıldığında kâğıdın dişini doldurur ve üzerine yeni ton eklemeyi zorlaştırır.
Kâğıt, çizimin karakterini belirler. Hafif dişli, orta ağırlıkta bir çizim kâğıdı hem grafiti hem kömürü tutar ve birkaç kat tona izin verir. Kâğıdın boyutu, başın çizileceği ölçeğe göre seçilir: başın çevresinde omuzlara ve arka plana yer kalmalı, ama baş kâğıtta kaybolacak kadar küçük olmamalıdır. Birçok portreci başı gerçek boyutuna yakın ya da ondan biraz küçük çizer; bu ölçek hem ayrıntıya hem de genel etkiye izin verir. Çizim tahtasını dik ya da dike yakın bir açıyla tutmak, kâğıda bakarken ortaya çıkan kısalma bozulmasını azaltır.
Asıl çizime başlamadan önce modeli tanımak için birkaç kısa eskiz yapmak da hazırlığın bir parçasıdır. Aynı yüzü ayrı bir kâğıtta, beşer dakikalık iki üç hızlı çalışmayla, farklı açılardan çizmek, yüzün büyük şekillerini, burnun ve çenenin karakterini ve ışığın yüzde nerede döndüğünü asıl kâğıda dokunmadan öğrenmeni sağlar. Bu eskizler aynı zamanda eli ısıtır ve ilk oturumun ilk çizgilerini daha kararlı kılar. Hangi açının ve hangi ışığın o yüzü en iyi anlattığına da çoğu zaman bu kısa çalışmalar sırasında karar verilir.
Son olarak zamanı planla. Sargent'ın kömür portrelerini üç saatten kısa sürede bitirdiği anlatılır; ama onun yıllarca biriken deneyimini hesaba katmak gerekir. Bu proje için üç ya da dört oturum ayırmak, her oturuma bir amaç vermek ve oturumların arasında çizimi bir gün dinlendirmek, taze bir gözle yeniden bakma fırsatı verir.
Başlangıç ve benzerlik nasıl kurulur?
Portre kadrajı (portrait framing), başın ve omuzların kâğıt üzerindeki yerinin ve büyüklüğünün seçilmesidir. Başı kâğıdın tam ortasına koymak yerine, çoğu portrede baş biraz yukarıda durur ve bakışın yöneldiği tarafta daha fazla boşluk bırakılır; bu, bakışa gidecek bir yer verir. Başın tepesi ile kâğıdın üst kenarı arasında dar bir boşluk, altında ise omuzlar ve boyun için daha geniş bir alan kalabilir. Bu bir kural değil, yaygın bir tercihtir; kadrajı kâğıdın küçük bir kenarında iki üç küçük eskizle denemek, en uygun yerleşimi bulmanın en hızlı yoludur.
Kadraj belirlendikten sonra kurgu, sert bir kalemle ve çok hafif çizgilerle başlar. Başın en üst ve en alt noktalarını, genişliğini ve eğimini işaretle; Kafatasının küresini ve yan düzlemini, yüzün simetri eksenini ve kaşların hattını başın dönüşüne uyarak kur; saç çizgisi, burun ucu ve çene arasındaki üç bölümü işaretle, ardından alt çeneyi, kulağın yerini ve boynun eğimini yerleştir. Bu aşamada çizgiler yalnızca bir iskeledir; ne kadar hafif olurlarsa sonradan o kadar kolay kaybolurlar.
Başın dış hattını ilk anda eğrilerle çizmek yerine, birkaç düz çizgiden oluşan köşeli bir biçimle kurmak işe yarar. Alnın, şakağın, elmacığın, çene köşesinin ve çenenin dış hatta nerede yön değiştirdiğini kısa, düz çizgilerle işaretlemek, açıları ölçmeyi kolaylaştırır; yuvarlak bir çizginin açısını değerlendirmek düz bir çizginin açısını değerlendirmekten çok daha zordur. Bu köşeli biçim doğru oturduktan sonra eğriler onun içine yerleştirilir ve düz çizgiler kaybolur. Aynı yöntem saç kütlesinin ve omuzların dış hattı için de kullanılabilir.
Benzerlik bu ilk aşamada kurulur. Benzerlik dersinde gördüğün göz birimiyle yüzün genişliğini, gözler arası mesafeyi, burnun ve ağzın genişliğini ölç; yüzün üst, orta ve alt bölümlerinin birbirine oranını karşılaştır; göz ekseninin, ağız köşelerinin ve çene hattının açılarını kalemle al. Yüzün çevresinde kalan boş alanların biçimleri de, örneğin saçla yanak arasındaki aralık ya da boyunla omuz arasındaki arka plan, çizimi dolaylı yoldan denetler. Yüzün iki yarısı arasındaki asimetrileri ve kişisel izlerin yerini bu aşamada işaretlemek, onları sonradan kaybetmeni önler.
İlk oturumun sonunda çizim henüz bir portreye benzemeyebilir, ama doğru oranlara sahip olmalıdır. Çizimi ters çevirmek, aynada görmek ve birkaç adım geri çekilip modelle karşılaştırmak, bu aşamanın denetimidir. Ayrıntıya geçmeden önce oranlardan emin olmak, sonraki oturumlarda emek verdiğin bir bölümü söküp yeniden yapma zorunluluğunu azaltır.
Değer ve form nasıl geliştirilir?
Değer çalışması en büyük ayrımla başlar: ışık ve gölge. Düzlemler dersinde gördüğün değer ailelerini burada uygularsın. Işığın geldiği yöne göre gölgede kalan bütün düzlemleri, göz yuvalarını, burnun altını, yanağın gölgeli yanını, çenenin altını ve saçın gölgeli kütlesini tek bir orta koyu tonla doldur. Bu gölge kütlesini yüzün geri kalanından ayıran sınıra dikkat et: yuvarlak bölgelerde, örneğin yanakta, sınır yumuşak; köşeli bölgelerde, örneğin kaş çıkıntısının altında ya da burnun yanında, daha keskindir.
Ton aralığı (value range), bir çizimde kullanılan en açık ve en koyu değerler arasındaki genişliktir ve portrede modelin tenine göre planlanır. Açık tenli bir modelde ışıklı düzlemler kâğıdın beyazına yakın durabilir; yüzün formunu büyük ölçüde yarı tonlar ve gölge kütlesi kurar, en koyu değerler ise göz çukurlarında, burun deliklerinde, ağız çizgisinde ve saçta toplanır. Koyu tenli bir modelde bütün yüzün değer aralığı kâğıdın koyu yarısına kayar; ışıklı düzlemler bile orta bir değerde durur, gölgeler derinleşir ve yüzü ayrıştıran şey, bu koyu aralığın içindeki küçük değer farklarıdır. Orta tenli bir modelde aralık ikisinin arasına yerleşir. Bu planı başta yapmak, koyu bir teni açmaya ya da açık bir teni kirletmeye karşı en iyi korumadır.
Parlama payı (highlight reserve), kâğıdın en açık değerinin, yani beyazının, yalnızca parlamalara ayrılmasıdır. Karakalemde kâğıdın beyazına ulaşan tek şey parlamalar olmalıdır: gözdeki ıslak parlama, burun sırtındaki ışık, alt dudaktaki parıltı, alındaki ya da elmacıktaki yağlı yansıma. Bu payı baştan korumak, özellikle koyu tenli bir modelde önemlidir; koyu tenin parlamaları çoğu zaman serin ve belirgindir, ve onları kâğıdın beyazıyla göstermek, çevrelerindeki derin değerlerle güçlü bir karşıtlık kurar. Beyazı erkenden kirletmek, bu karşıtlığı sonradan geri getirmeyi hamur silgiye bırakır, ki bu her zaman tam olarak mümkün olmaz.
Gölge kütlesi ve ışık kurulduktan sonra yarı tonlar gelir. Işıklı yüzde, ışıktan uzaklaştıkça dönen düzlemlere, alnın yanlarına, yanakların dönüşüne, burnun yanlarına, çenenin kıvrımına küçük değer farkları eklenir. Burada yüz öğeleri dersinde gördüğün biçimler uygulanır: göz yuvasına oturan küre ve kapaklarının kalınlığı, burnun kemikli ve kıkırdaklı bölümleri, ağız namlusunun üstündeki dudaklar, kulak birkaç büyük kıvrımıyla. Saç, saç dersinde gördüğün gibi önce bir kütle olarak, sonra tutamlar ve birkaç kenar teli olarak kurulur. Yaşın izleri, kırışıklıklar ve kişisel izler bu aşamanın sonunda, formun üzerine oturan küçük değer değişimleri olarak eklenir.
Gölge kütlesinin içindeki ışığa dikkat etmek gerekir. Yansıyan ışık, çevredeki açık yüzeylerden, bir duvardan, beyaz bir yakadan ya da omuzdan gölgeye geri dönen zayıf ışıktır ve gölgeli yanağın kenarını, çenenin altını hafifçe açar. Bu ışık gölgeye hacim verir, ama ölçülü tutulmalıdır: yansıyan ışık, ışıklı taraftaki en koyu yarı tondan daha açık olursa ışık ile gölge ayrımı bozulur ve yüz iki yanından aydınlatılmış gibi görünür. Düşen gölgeler ise kendi kurallarıyla davranır: burnun yanağa ya da üst dudağa düşen gölgesi, çenenin boyna düşen gölgesi ve saçın alna düşen gölgesi, ışık kaynağına yakın yerlerde daha keskin, uzaklaştıkça daha yumuşaktır ve başladıkları noktada en koyudur.
En koyu değerler en son ve seçilerek konur. Göz bebekleri, göz çukurunun en derin yeri, burun deliklerinin içi, ağız çizgisinin köşeleri, düşen gölgelerin başlangıç noktaları ve saçın en koyu oyukları, çizimin koyu vurgularıdır. Bunları erken ve her yere koymak çizimi ağırlaştırır; en sona bırakmak ve seçmek, bakışı yönlendirir.
Kenarlar, bitirme ve sunum nasıl yönetilir?
Bir portrenin bütün kenarları aynı keskinlikte değildir. Bakışın gitmesini istediğin yerde, çoğu zaman gözler ve çevresinde, keskin kenarlar ve güçlü değer farkları yoğunlaşır; yüzün kenarlarında, saçın dış hattında, omuzlarda ve giysinin kâğıda dağıldığı yerlerde kenarlar yumuşar ya da kaybolur. Sargent'ın kömür portrelerinde görüldüğü gibi, giysi ve omuzları geniş, serbest darbelerle önerip kâğıdın kenarına doğru dağıtmak, bakışı yüze toplar. Hangi bölgenin ne kadar bitirileceği bir tercihtir; ama bu tercih bilinçli yapıldığında, portrenin her yeri aynı ölçüde işlenmiş bir portreden daha güçlü bir odak kurabilir.
Arka plan da portrenin bir parçasıdır ve çoğu zaman en son ele alınır. Başın çevresine yayılan hafif bir ton, yüzün ışıklı tarafını öne çıkarır; tonun yüzün gölgeli tarafına doğru açılması ya da koyulaşması, başı arka plandan ayırır ya da bazı yerlerde onunla birleştirir. Arka planı düz ve eşit bir tonla doldurmak yerine, başın çevresinde yoğunlaşıp kâğıdın kenarlarına doğru dağılan bir ton, bakışı yüzde tutar. Hangi yöntemin seçileceği bir tercihtir; önemli olan, arka planın değerini yüzün ton aralığıyla birlikte düşünmektir.
Tonların nasıl konduğu da portrenin karakterini belirler. Grafitle ya da kömürle yapılan taramaların yönü, formun yönünü izlediğinde, örneğin alnın kavsini, yanağın dönüşünü ya da boynun silindirini takip ettiğinde, çizgiler hacme katkıda bulunur. Rastgele yönlerde ya da hep aynı eğik açıyla yapılan taramalar ise yüzeyi düzleştirebilir. Bazı ressamlar tonları kütükle tamamen birleştirip çizgi izini yok etmeyi, bazıları taramaların görünür kalmasını tercih eder; bu bir üslup kararıdır ve iki yol da güçlü portreler üretebilir. Önemli olan, seçilen yolun bütün portre boyunca tutarlı olmasıdır.
Aşırı işleme (overworking), bir bölgenin gereğinden fazla kez tonlanması, harmanlanması ve silinmesiyle kâğıdın yıpranması ve tonun canlılığını kaybetmesidir. Aşırı işlenmiş bir bölgede kâğıdın dişi dolar, grafit parlak ve kaygan bir yüzey oluşturur, yeni tonlar tutmaz ve değerler bulanıklaşır. Bunu önlemek için bir bölgeye dönmeden önce ne yapacağına karar vermek, harmanlama kütüğünü yalnızca gerekli yerlerde kullanmak ve bir tonu tek seferde doğru değerde koymaya çalışmak işe yarar.
Bitirme anı, bir portrenin en zor kararlarından biridir. Birkaç adım geri çekilip çizime bir bütün olarak bak ve kendine birkaç soru sor: kişi tanınıyor mu, ışık tek ve tutarlı mı, en açık ve en koyu değerler yerinde mi, bakış odak noktasına gidiyor mu? Bu sorulara cevap evetse ve eklemek istediğin şey yalnızca daha fazla ayrıntıysa, durmak çoğu zaman en doğru karardır. Çizimi bir gün dinlendirip taze bir gözle yeniden bakmak, gerçekten eksik olan şeyi ya da hiçbir şeyin eksik olmadığını gösterir.
Bitirmeden önce dışarıdan bir göze başvurmak da yararlıdır. Modeli tanıyan birine ya da başka bir çizim yapan arkadaşına çizimi göstermek, uzun süre baktığın için artık göremediğin bir oran hatasını ya da benzerliği bozan bir ayrıntıyı ortaya çıkarabilir. Eleştiriyi, çizimi savunmak için değil, onu nasıl göreceğini öğrenmek için dinlemek, bir sonraki portrede de işe yarar.
Bitmiş bir karakalem çizim, dokunulduğunda kolayca bulaşır. Kömür ve yumuşak grafit için bir sabitleyici sprey kullanılabilir; ama sabitleyici değerleri biraz koyulaştırabilir ve parlamaları hafifçe matlaştırabilir, bu yüzden önce ayrı bir deneme kâğıdında sınamak iyi olur. Sabitleyici iyi havalandırılan bir yerde, ya da açık havada, kâğıttan uzak tutularak ince katlar hâlinde sıkılır. Çizimi saklarken üstüne asitsiz bir kâğıt koymak, çerçevelerken camın çizime değmemesi için bir paspartu kullanmak onu korur. Çizimi fotoğraflarken dağınık, yansıma yapmayan bir ışık ve kâğıdın tam karşısından bir açı seçmek, değerleri olduğu gibi kaydeder.
Uygulama
- Malzeme: orta ağırlıkta hafif dişli çizim kâğıdı, sert, orta ve yumuşak grafit kalemler, sıkıştırılmış kömür, hamur silgi, harmanlama kütüğü, çizim tahtası, tek ve yönlü bir lamba ve bir model ya da izinli bir referans fotoğrafı. Üç ya da dört oturum ayır.
- Birinci oturum: ışığı ve arka planı kur, kâğıdın kenarında iki üç kadraj eskizi yap, sonra sert bir kalemle Loomis kurgusunu ve oranları hafif çizgilerle yerleştir; göz birimiyle ölç ve çizimi ters çevirip denetle.
- İkinci oturum: modelin tenine göre ton aralığını planla, parlama payını koru ve gölge kütlesini tek bir tonla doldur; ışık ve gölge sınırını yuvarlak ve köşeli bölgelere göre yumuşat ya da keskinleştir.
- Üçüncü oturum: yarı tonları, yüz öğelerini, saç kütlesini ve yaşın izlerini forma bağlı değerlerle geliştir; en koyu vurguları seçerek ekle.
- Son oturum: kenar hiyerarşisini kur, giysiyi ve omuzları serbest bırak, bitirme sorularını sor; çizimi bir gün dinlendirdikten sonra son dokunuşları yap, sabitle ve fotoğrafla.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışOranlar oturmadan ayrıntıya geçmek.
Emek verilen bir göz, yanlış yerde durduğunu fark ettiğinde sökülmesi en zor bölümdür. İlk oturumu oranlara ve benzerliğe ayır.
Yaygın yanlışKâğıdın beyazını erkenden kirletmek.
Parlamalar için kâğıdın beyazı gerekir. Parlama payını baştan koru, özellikle koyu tenli bir modelde.
Yaygın yanlışAşırı harmanlamak.
Kütükle defalarca üzerinden geçmek kâğıdın dişini doldurur ve değerleri bulanıklaştırır. Tonu mümkün olduğunca tek seferde doğru değerde koy.
Kapanış
Baştan sona bir karakalem portre, bir dizi kararın sırayla verilmesidir. Model, ışık ve malzeme seçilir; baş bir kadraj kararıyla kâğıda yerleşir; kurgu ve ölçülerle benzerlik ilk oturumda oturtulur; modelin tenine göre bir ton aralığı planlanır ve kâğıdın beyazı parlamalara saklanır; gölge kütlesi, yarı tonlar, yüz öğeleri, saç ve yaşın izleri forma bağlı değerlerle geliştirilir; kenarlar bakışı odak noktasına toplayacak biçimde yönetilir ve çizim, eklemek istediğin şey yalnızca daha fazla ayrıntı olduğunda bitirilir. Sargent'ın kömür portreleri, sınırlı bir sürede bile kararların nerede yoğunlaşacağını seçmenin bir portreyi nasıl canlı tuttuğunu gösterir. Ödevde bu karakalem portre projesini tamamlayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Portre kadrajı | Portrait framing | Başın ve omuzların kâğıt üzerindeki yerinin ve büyüklüğünün seçilmesi |
| Ton aralığı | Value range | Bir çizimde kullanılan en açık ve en koyu değerler arasındaki genişlik; modelin tenine göre planlanır |
| Parlama payı | Highlight reserve | Kâğıdın beyazının yalnızca parlamalara ayrılması |
| Harmanlama kütüğü | Blending stump | Tonları yumuşatmak için kullanılan, sıkıca sarılmış kâğıttan sivri uçlu çubuk |
| Aşırı işleme | Overworking | Bir bölgenin gereğinden fazla tonlanıp silinmesiyle kâğıdın yıpranması ve tonun canlılığını kaybetmesi |
Ödev
Karakalem portre projesini tamamla.
- Bir model ya da izinli bir referans fotoğrafı seç; yüzün bir yanından gelen tek bir lamba ve düz bir fon hazırla.
- Portreyi üç ya da dört oturumda, her oturuma bir amaç vererek tamamla: oranlar ve benzerlik, gölge kütlesi ve ton aralığı, yarı tonlar ve öğeler, kenarlar ve bitirme.
- Her oturumun sonunda çizimin fotoğrafını çek; oturumlar arasında çizimi bir gün dinlendir.
- Bitmiş portrenin yanına, oturum fotoğraflarını sırayla koy ve modelin tenine göre planladığın ton aralığını ve kenar kararlarını birkaç cümleyle açıkla.
Kendini değerlendir
- Oran ve Çizim: Portre modele benziyor mu; oranlar, açılar ve asimetriler doğru mu?
- Değer (Ton): Ton aralığı modelin tenine uygun mu; parlamalar kâğıdın beyazıyla korunmuş mu?
- Kenar ve Ayrıntı: Keskin kenarlar odakta, yumuşak ve kaybolan kenarlar çevrede mi?
- Bitmişlik ve Sunum: Çizim sabitlenmiş, temiz sunulmuş ve oturum fotoğraflarıyla belgelenmiş mi?
- Hangi oturumda en çok karar vermek zorunda kaldın ve neden?
Kendini sına
1. Bir portrede benzerlik hangi aşamada kurulmalıdır?
- A) Son oturumda, ayrıntılarla birlikte.
- B) İlk aşamada, oranlar ve ölçülerle.
- C) Sabitleyiciden sonra.
- D) Saç çizildikten sonra.
2. Koyu tenli bir modelde ton aralığı nasıl planlanır?
- A) Işıklı düzlemler kâğıdın beyazında tutulur.
- B) Bütün yüz açık tonlarla çizilir.
- C) Bütün yüzün değer aralığı kâğıdın koyu yarısına kayar, parlamalar beyazla korunur.
- D) Gölgeler hiç çizilmez.
3. Parlama payı ne anlama gelir?
- A) Kâğıdın beyazının yalnızca parlamalara ayrılması.
- B) Parlamaların silgiyle sonradan açılması.
- C) Parlamaların hiç çizilmemesi.
- D) Parlamaların grafitle koyulaştırılması.
4. Aşırı işlemenin sonucu nedir?
- A) Değerlerin daha net olması.
- B) Kâğıdın daha beyaz kalması.
- C) Çizimin daha hızlı bitmesi.
- D) Kâğıdın dişinin dolması, grafitin parlaması ve değerlerin bulanıklaşması.
5. Sabitleyici kullanmadan önce neden bir deneme yapılmalıdır?
- A) Sabitleyici kâğıdı yırtabileceği için.
- B) Sabitleyici değerleri biraz koyulaştırıp parlamaları matlaştırabileceği için.
- C) Sabitleyici renkleri tamamen sileceği için.
- D) Deneme yapmak gerekmez.
Cevaplar
- B — Oranlar ilk aşamada oturtulursa sonraki oturumlarda emek verilmiş bölümler sökülmek zorunda kalmaz.
- C — Koyu tenin ışıklı düzlemleri bile orta değerdedir; yüzü bu koyu aralığın içindeki küçük farklar ayrıştırır.
- A — Karakalemde kâğıdın beyazına ulaşan tek şey parlamalar olmalıdır; beyaz baştan korunur.
- D — Defalarca işlenen bölgede yeni tonlar tutmaz ve değerler canlılığını kaybeder.
- B — Sabitleyicinin etkisi kâğıda ve malzemeye göre değişir; ayrı bir kâğıtta sınamak sürprizi önler.
Referans görseller
- Özgün şema: bir portrenin dört oturumu; her oturumun sonundaki çizim yan yana.
- Özgün şema: açık, orta ve koyu tenli üç model için ton aralığı planı; parlama payının yeri.
- Özgün çekim: kadraj eskizleri, harmanlama kütüğünün kullanımı ve aşırı işlenmiş bir bölgenin yakın görünümü.
Sonraki derse köprü
Karakalem portre, değerleri ve biçimi renk olmadan kurdu. Portre modülünün son dersi, bu değer bilgisini ten renkleriyle ve boyanın katmanlarıyla birleştirip aynı yüzü bu kez tuval üzerinde, renkle kurmayı ele alıyor.