İçeriğe geç

Ders 4D.05 · Seviye 4 — Konu Uzmanlıkları

Benzerlik yakalamak

Çizim güzel ama kişiye benzemiyor. Neden?

4D Portre

1.902 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · Hibrit, 11 dk video senaryosu · Orta-İleri

  • benzerlik
  • göz birimi
  • ortalamadan sapma
  • idealleştirme
  • yüz asimetrisi

Önce okunması önerilen: 4D.04 Saç

Öğrenme hedefi

Benzerliği belirleyen oranları ve özellikleri yakalayabileceksin. Benzerliğin tek tek öğelerin güzelliğinde değil, aralarındaki ilişkilerde saklı olduğunu açıklayabilecek; göz birimiyle yüzün ölçülerini karşılaştırabilecek; bir yüzün ortalamadan nerede ayrıldığını görüp bu sapmaları koruyabilecek; idealleştirmenin ve öğrenilmiş kalıpların benzerliği nasıl sildiğini fark edebilecek ve çizimini ters çevirme, uzaklaşma ve karşılaştırmayla denetleyebileceksin.

Kanca

Çizim güzel ama kişiye benzemiyor. Neden?

Gözler özenle çizilmiş, burun düzgün, ağız zarif, saç ışıl ışıl. Çizime bakan herkes onu beğeniyor. Ama çizilen kişi ya da onu tanıyan biri bakınca bir duraksama oluyor: bu o değil. Yüzün her öğesi tek başına doğru görünürken bütün neden başka birine dönüşür? Bu ders, benzerliğin nerede saklandığını ve güzel bir çizimin onu nasıl kaybedebileceğini ele alıyor.

Bağlam

Jean-Auguste-Dominique Ingres, Napolyon'un düşüşünden sonra Roma'da kaldığı yıllarda geçimini büyük ölçüde, kente gelen varlıklı yolcuların, özellikle İngiliz turistlerin kurşun kalem portrelerini çizerek sağladı. Tarih resmi yapmayı isteyen Ingres bu işi küçümserdi; anlatılana göre kapısını çalıp «küçük portreleri çizen adam burada mı oturuyor» diye soran bir ziyaretçiye «hayır, burada oturan adam bir ressamdır» diye karşılık vermişti. Buna karşın bu dönemde yaptığı yaklaşık beş yüz portre çizimi, bugün onun en çok beğenilen işleri arasındadır.

Washington'daki National Gallery of Art'ta bulunan Bayan Charles Badham (Mrs. Charles Badham), 1816'da tel dokulu kâğıt üzerine grafitle çizilmiş bu portrelerden biridir. Müzenin açıklamasına göre Ingres'in erken portre çizimleri, keskin uçlu grafitle çekilmiş çok gergin dış çizgilerle ayırt edilir. Bu çizimlerde yüz küçük bir alanda, birkaç dikkatli ton geçişiyle kurulur; giysiler ve arka plan ise çoğu zaman hafif çizgilerle bırakılır. Bir yabancının yüzünü kısa bir oturumda tanınır biçimde kâğıda geçirmek, bu çizimlerin ticari ve sanatsal amacıydı; benzerlik, müşterinin ödediği şeydi.

Ana anlatım

Benzerlik nerede saklıdır?

Benzerlik (likeness), bir çizimin belirli bir kişiyi tanınır biçimde göstermesidir. Tek tek öğelerin güzelliği benzerliği garanti etmez, çünkü benzerlik öğelerin kendisinde değil, aralarındaki ilişkilerde saklıdır: gözlerin birbirine uzaklığı, burnun uzunluğu, burundan ağza ve ağızdan çeneye olan mesafeler, yüzün genişliği ile yüksekliği arasındaki oran, başın genel biçimi. Bu ilişkilerden birkaçı birkaç milimetre kaydığında, her öğe güzel kalsa bile yüz başka birine dönüşebilir.

Gündelik deneyim bunu doğrular. Birini uzaktan, yüzünün ayrıntılarını seçemeden, yalnızca başının biçiminden, saçının kütlesinden, duruşundan ve yürüyüşünden tanıyabiliriz. Bu, benzerliğin önemli bir kısmının büyük şekillerde taşındığını gösterir. Portreye bu büyük şekillerle başlamak, yani başın dış biçimini, saç kütlesini ve yüzün büyük ışık ve gölge düzenini doğru kurmak, benzerliğin temelini atar. Gözün kirpiği ya da dudağın parlaması benzerliğin temeline değil, son katmanına aittir.

Güzel ama benzemeyen bir çizimin en sık nedeni, ilk büyük şekillerin yanlış kurulup ardından ayrıntıların özenle işlenmesidir. Özenli ayrıntı, altta yatan yanlış oranı gizlemez; tersine onu daha kalıcı kılar, çünkü çok emek verilmiş bir bölümü düzeltmeye kıyamayız. Benzerliği ayrıntıdan önce, büyük şekiller ve oranlar aşamasında denetlemek, bu yüzden en ucuz düzeltme anıdır.

Hangi ölçüler benzerliği taşır?

Göz birimi (eye unit), bir gözün iç köşesinden dış köşesine uzanan genişliğin yüzün öteki ölçülerine karşı bir cetvel gibi tutulmasıdır. Portre eğitiminde sık kullanılan ortalamalara göre, önden bakılan bir yüzün şakaktan şakağa genişliği kabaca beş göz genişliğidir; iki göz arasındaki mesafe yaklaşık bir göz genişliği kadardır; burnun kanatları arasındaki genişlik çoğu zaman göz arası mesafeye yakındır; ağzın genişliği ise kabaca iki irisin merkezleri arasındaki mesafe kadardır. Bu ölçüler birer kural değil, karşılaştırma yapmak için başlangıç noktalarıdır.

Asıl iş, karşındaki yüzü bu ortalamalarla ölçüp karşılaştırmaktır. Gözler bir göz genişliğinden daha mı yakın, daha mı uzak? Burun, kaşla burun tabanı arasındaki mesafeye göre uzun mu, kısa mı? Ağız burun tabanına mı yakın, çeneye mi? Kalemle ölçerek ve bu soruları sırayla sorarak toplanan cevaplar, o yüzün kendine özgü oranlarını ortaya çıkarır.

Profilde ve dörtte üç açıda benzerliği taşıyan ilişkiler değişir. Profilde, alından burun ucuna, burun ucundan dudaklara ve dudaklardan çeneye uzanan dış çizgi, o yüzün en tanınır imzalarından biridir: alnın eğimi, burun köprüsünün derinliği, burun ucunun çıkıntısı, dudakların öne ne kadar çıktığı ve çenenin geri mi ileri mi durduğu bu çizgide bir arada okunur. Dörtte üç açıda ise uzak göz ile burun sırtı arasındaki mesafe, uzak yanağın dış çizgisi ve burnun yanağın önüne ne kadar taştığı benzerliği belirler. Bir yakınını farklı açılardan çizerken her açıda bu ilişkileri yeniden ölçmek gerekir; önden yakalanmış bir benzerlik, profile kendiliğinden taşınmaz.

Uzunlukların yanında açılar da ölçülür. İki gözün iç ve dış köşelerini birleştiren çizginin eğimi, ağzın köşelerinin yukarı ya da aşağı bakışı, burun sırtının eğimi, çene hattının açısı, her biri bir yüzün karakterini taşır. Negatif şekiller de işe yarar: saç ile yanak arasında kalan boşluğun biçimi, boynun iki yanındaki arka plan şekilleri, yüzün kendisinden çok daha az önyargıyla görülür ve oranları dolaylı yoldan denetler.

Ortalamadan sapma neden korunmalıdır?

Ortalamadan sapma (deviation from the average), bir yüzün öğrenilmiş oranlardan ve kalıplardan ayrıldığı yerlerdir. Bir yüzün tanınır olmasını sağlayan şey, çoğu zaman tam da bu sapmalardır: biraz daha geniş bir burun, biraz daha yüksek bir alın, biraz daha dar bir çene, birbirine biraz daha yakın gözler. Karikatür bu sapmaları bilerek abartır ve bu yüzden birkaç çizgiyle bile tanınır. Portre ise onları abartmadan korur.

İdealleştirme (idealization), bir yüzü öğrenilmiş bir güzellik kalıbına ya da oran kanonuna doğru düzeltmektir. Loomis üçlemesi, göz birimi, Asaro düzlemleri gibi araçlar bir yüzü kurmak için yararlıdır; ama onları bir hedef gibi kullanıp yüzü onlara uydurmak, sapmaları siler. İdealleştirmenin özellikle zararlı bir biçimi, farklı kökenlerden gelen yüzleri tek bir güzellik ölçüsüne göre değiştirmektir: bir burnu inceltmek, dudakları daraltmak, göz kapağının yapısını değiştirmek ya da bir teni olduğundan açmak. Böyle bir düzeltme yalnızca benzerliği değil, çizilen kişinin kimliğinin bir parçasını da siler.

Yüz asimetrisi (facial asymmetry), bir yüzün iki yarısı arasındaki küçük farklardır. Yüzler tam simetrik değildir: bir göz ötekinden biraz yüksek ya da biraz daha açık, ağzın bir köşesi biraz daha kalkık, burnun ucu bir yana hafifçe kaymış olabilir. Simetriyi öğrenmiş bir el bu farkları kendiliğinden düzeltir. Bu farkları gözlemleyip korumak, yüzü canlı ve tanınır kılar; onları düzeltmek, çizimi düzgün ama yabancı bir yüze dönüştürür.

Ten de benzerliğin bir parçasıdır. Bir tenin değerini ya da alt tonunu yanlış kurmak, oranlar doğru olsa bile kişiyi değiştirir: koyu bir teni açmak, zeytin bir teni pembeye çevirmek, açık bir teni sarartmak. Ten dersinde gördüğün değer ve alt ton gözlemi, burada benzerliğin doğrudan bir ölçüsüdür. Siyah beyaz bir çizimde de tenin genel değeri, yani yüzün kâğıttaki toplam açıklığı ya da koyuluğu, benzerliği etkiler.

Benzerlik nasıl denetlenir?

Göz, uzun süre baktığı bir çizimdeki hatalara alışır ve onları görmez olur. Bu alışkanlığı kırmanın birkaç yolu vardır. Çizimi ters çevirmek, onu bir yüz olarak değil, şekiller olarak görmeni sağlar ve oran hatalarını öne çıkarır. Çizimi bir aynada görmek, yüzü tersinden gösterir ve alışılmış görünüşü bozar. Birkaç adım geri çekilip uzaktan bakmak, ayrıntıları kaybettirip büyük şekilleri ve oranları gösterir.

Karşılaştırma da en güvenilir denetimdir. Çizimi modelin ya da fotoğrafın hemen yanına koyup aynı yükseklikte ve aynı büyüklükte görmek, farkları hızla ortaya çıkarır. Fotoğraftan çalışırken, fotoğrafın merceğin bozulmasını ve tek bakışlı düzleşmeyi taşıdığını unutmamak gerekir; yakından çekilmiş bir fotoğrafta burun olduğundan büyük, kulaklar olduğundan küçük görünebilir.

Benzerlik yalnız oranlardan oluşmaz; ifade ve duruş da onu taşır. Bir kişinin başını tutuş biçimi, kaşlarının dinlenirken aldığı hâl, ağzının köşelerindeki alışkın gerilim, onu tanıyanların ilk fark ettiği şeyler arasındadır. Ingres'in kısa oturumlarda yaptığı portrelerin tanınırlığı da, gergin dış çizgilerle kurulan doğru oranların yanında, bu küçük duruş ve ifade işaretlerinin yakalanmasına dayanır. Bir yakınını çizerken, onun sana en tanıdık gelen ifadesini aramak, benzerliğin son ve belki en kişisel katmanıdır.

Uygulama

  1. Malzeme: kâğıt, kalem, ölçmek için ikinci bir kalem, bir ayna ve bir yakınının önden çekilmiş bir fotoğrafı ya da kendisi; bir saat ayır.
  2. Hiçbir ayrıntıya girmeden yalnız üç şeyi yerleştir: başın dış biçimi, saçın kapladığı alan, yüzü ikiye bölen aydınlık ve karanlık bölgeler; çizimi uzaktan fotoğrafla karşılaştır.
  3. Göz birimiyle yüzü ölç: yüz genişliği, göz arası, burun genişliği, ağız genişliği; her ölçünün ortalamadan nerede ayrıldığını kâğıdın kenarına yaz.
  4. Göz ekseni, ağız köşeleri ve burun sırtı için açıları ölç; yüzün iki yarısı arasındaki küçük farkları işaretle.
  5. Öğeleri ancak bu oranlar ve açılar oturduktan sonra ekle; çizimi ters çevirerek ve aynada görerek oranları yeniden denetle.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışAyrıntıyla başlamak.
Doğrusu

Özenli ayrıntılar yanlış bir oranı düzeltmez, onu gizler. Önce büyük şekilleri ve oranları kur, benzerliği bu aşamada denetle.

Yaygın yanlışYüzü öğrenilmiş bir kalıba uydurmak.
Doğrusu

Oran kanonları bir başlangıç noktasıdır. Karşındaki yüzün ortalamadan ayrıldığı yerleri ölç ve koru.

Yaygın yanlışAsimetriyi düzeltmek.
Doğrusu

Yüzler tam simetrik değildir. İki yarı arasındaki küçük farkları gözlemle ve çizimde koru.

Kapanış

Çizim güzel ama kişiye benzemiyor. Neden? Çünkü benzerlik öğelerin güzelliğinde değil, aralarındaki ilişkilerde saklıdır: başın biçiminde, gözler arasındaki mesafede, burnun uzunluğunda, ağzın ve çenenin yerinde, yüzün iki yarısı arasındaki küçük farklarda ve tenin değerinde. Bir yüzü tanınır kılan, çoğu zaman onun ortalamadan ayrıldığı yerlerdir; idealleştirme bu yerleri siler. Benzerlik büyük şekiller ve oranlar aşamasında kurulur, ters çevirme, ayna ve karşılaştırmayla denetlenir ve ifade ile duruşla tamamlanır. Ingres'in Roma'daki kurşun kalem portreleri, kısa bir oturumda bile bir yabancının tanınır biçimde çizilebileceğini gösterir. Ödevde bir yakınının portresini çizeceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
BenzerlikLikenessBir çizimin belirli bir kişiyi tanınır biçimde göstermesi
Göz birimiEye unitBir gözün genişliğinin yüzün ölçülerini karşılaştırmak için birim olarak kullanılması
Ortalamadan sapmaDeviation from the averageBir yüzün öğrenilmiş oranlardan ve kalıplardan ayrıldığı, onu tanınır kılan yerler
İdealleştirmeIdealizationBir yüzü öğrenilmiş bir güzellik kalıbına ya da oran kanonuna doğru düzeltme
Yüz asimetrisiFacial asymmetryBir yüzün iki yarısı arasındaki küçük biçim ve yükseklik farkları

Ödev

Bir yakınının portresini çiz.

  1. Bir yakınını canlı olarak ya da önden ve yandan ışık alan bir fotoğrafından çiz; onun izniyle çalış.
  2. İlk yarım saati başın dış hattına, saçın kapladığı alana ve yüzün aydınlık-karanlık bölünmesine ayır; göz birimiyle ölç ve ortalamadan sapmaları yaz.
  3. Yüzün asimetrilerini, açılarını ve tenin genel değerini gözlemleyerek öğeleri ekle.
  4. Çizimi o kişiye ya da onu tanıyan birine göster; tanınıp tanınmadığını ve neyin tanıdık, neyin yabancı geldiğini sor ve not et.

Kendini değerlendir

  • Oran ve Çizim: Başın biçimi, göz arası, burun uzunluğu ve ağzın yeri ölçülerle uyuşuyor mu?
  • Değer (Ton): Tenin genel değeri ve alt tonu kişiye uygun mu?
  • Kenar ve Ayrıntı: Ayrıntılar oranlar oturduktan sonra mı eklendi; asimetriler korunmuş mu?
  • Çizimini gösterdiğin kişi neyi tanıdık, neyi yabancı buldu?

Kendini sına

1. Benzerlik en çok nerede saklıdır?

  • A) Tek tek öğelerin güzelliğinde.
  • B) Kirpiklerin ve dudak parlamasının ayrıntısında.
  • C) Öğeler arasındaki ilişkilerde ve oranlarda.
  • D) Kâğıdın kalitesinde.

2. Göz birimine göre önden bakılan bir yüzde iki göz arasındaki mesafe ortalama olarak ne kadardır?

  • A) Yaklaşık bir göz genişliği.
  • B) Yaklaşık üç göz genişliği.
  • C) Yarım göz genişliği.
  • D) Yüzün yarısı kadar.

3. Bir yüzü tanınır kılan şey çoğu zaman nedir?

  • A) Tam simetrik olması.
  • B) Ortalamadan ayrıldığı yerler.
  • C) Öğrenilmiş oranlara uyması.
  • D) Ayrıntıların sayısı.

4. İdealleştirmenin zararı nedir?

  • A) Çizimi yavaşlatması.
  • B) Kâğıdı yıpratması.
  • C) Işığı değiştirmesi.
  • D) Yüzün tanınır sapmalarını silip kişiyi bir kalıba dönüştürmesi.

5. Çizimi ters çevirmek neye yarar?

  • A) Yüzü şekiller olarak görmeni sağlayıp oran hatalarını öne çıkarır.
  • B) Çizimi daha güzel yapar.
  • C) Ten rengini düzeltir.
  • D) Ayrıntı eklemeyi kolaylaştırır.

Cevaplar

  1. C — Öğelerin yerleri ve birbirine uzaklıkları kaydığında, her biri güzel kalsa bile yüz başkasına dönüşür.
  2. A — Ortalama bir yüzde gözler arası kabaca bir göz genişliğidir; karşındaki yüz buna göre karşılaştırılır.
  3. B — Biraz geniş bir burun ya da biraz yakın gözler gibi sapmalar yüzün kimliğini taşır.
  4. D — Yüzü kanona ya da tek bir güzellik ölçüsüne uydurmak, onu tanınır kılan farkları ortadan kaldırır.
  5. A — Ters çevrilen çizimde beyin yüz tanımayı bırakır ve oranlar daha tarafsız görülür.

Referans görseller

  • Özgün şema: göz birimiyle yüz ölçümü; ortalama oranlar ve iki farklı yüzün bu oranlardan sapmaları.
  • Özgün şema: aynı yüzün idealleştirilmiş ve sapmaları korunmuş iki çizimi yan yana.
  • Özgün çekim: bir portrenin ters çevrilerek ve aynada denetlenmesi; farklı tenlerde değer ve alt tonun benzerliğe etkisi.

Sonraki derse köprü

Benzerliği oranlar ve sapmalar taşır. Bu sapmaların önemli bir kısmını ise zaman yazar: gençlikte dolgun olan yanaklar yaşla incelir, kaşlar ve göz kapakları değişir, çizgiler belirir. Sonraki derste bir yüzün yaşını ve kişiye özgü izlerini nasıl gözlemleyip aktaracağımıza bakıyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu dersi içeren rotalar

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:40 · Kanca (animasyon). Güzel çizilmiş bir portre ve yanında modelin fotoğrafı; oranlar üst üste bindirilince farklar ortaya çıkar. Soru ekranda.
  • 0:40–2:00 · Bağlam (görüntü). National Gallery of Art'ın açık erişim görüntüsünden Bayan Badham; gergin dış çizgilere yakınlaşma.
  • 2:00–3:40 · Benzerlik nerede (animasyon). Uzaktan tanınan bir siluet; büyük şekiller ve oranlar.
  • 3:40–5:30 · Ölçüler (animasyon). Göz birimi; göz arası, burun, ağız; açılar ve negatif şekiller.
  • 5:30–7:20 · Sapma ve idealleştirme (animasyon). Ortalamadan sapmalar; idealleştirilmiş ve korunmuş iki çizim; yüz asimetrisi; ten değeri.
  • 7:20–10:20 · Denetim ve uygulama (çekim, hızlandırılmış). Ters çevirme, ayna, uzaklaşma, yan yana karşılaştırma; bir yakının portresi.
  • 10:20–11:00 · Kapanış (çekim). Bitmiş portre ve modelin fotoğrafı yan yana.