Öğrenme hedefi
Ten renklerini ışığa ve beden bölgelerine göre karıştırabileceksin. Tenin rengini oluşturan pigmentleri, kanı ve derinin kalınlığını tanıyıp bir tenin alt tonunu gözlemleyebilecek; yüzün ve bedenin farklı bölgelerinin neden farklı renkler taşıdığını açıklayabilecek; ışığın ve çevrenin rengini tene katabilecek ve açık, orta, koyu ve zeytin tenler için değerle başlayan, gözlemle düzeltilen karışımlar hazırlayabileceksin.
Kanca
Tenin tek bir rengi var mı?
Boya dükkânlarında hâlâ «ten rengi» adıyla satılan tüpler bulunur; çoğu, açık pembeye çalan tek bir renktir. Bu ad iki yönden yanıltır. İnsanların tenleri açıktan çok koyuya, sarımsıdan kızıla, zeytinden mora çalan bir aralığa yayılır; üstelik tek bir insanın teni bile tek renk değildir: alnı, yanağı, eli ve omzu farklı renklerdedir ve ışık değiştikçe bu renkler de değişir. Modülün bu son dersi, teni tek bir tüpten değil, gözlemden karıştırmayı öğretiyor.
Bağlam
Brüksel'deki Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Müzeleri, Peter Paul Rubens'in yaklaşık 1614–1616 yıllarına tarihlenen, tuval üzerine yağlı boya bir etüdünü saklar: Bir Başın Dört Etüdü (Four Studies of a Head), 66 × 51 santimetre. Tabloda aynı Afrikalı adamın başı dört farklı açıdan görülür: önden, profilden, yukarı bakarken ve başını eğmişken. Müze eseri 1890'da satın almıştı; 2022'de eski başlığındaki ayrımcı sözcüğü çıkararak adını bugünkü biçimine çevirdi. Modelin adı bilinmiyor.
Rubens bu etüdü hızlı, akıcı fırça darbeleriyle boyamıştır. Dört baş aynı kişiye aittir, ama her biri başka bir renk taşır: ışığa dönük alında ve burun sırtında serin, açık parlamalar; yanaklarda ve kulakta sıcak, kızıl kahverengiler; ışıktan uzak yüzlerde derin, doygun koyular. Aynı ten, yalnız başın açısı değiştiği için dört farklı renk düzeni kazanır. Kancadaki soruya bu tablonun cevabı açıktır: tek bir kişinin teni bile tek bir renk değildir.
Ana anlatım
Tenin rengi nereden gelir?
Tenin rengi birkaç kaynağın üst üste binmesinden oluşur. En belirleyici olanı melanindir: deride üretilen bu pigmentin iki ana türü vardır; biri kahverengiden siyaha çalan tonları, öbürü kırmızımsı ve sarımsı tonları verir. İki türün miktarı ve oranı, tenin açıklığını ve sıcaklığını büyük ölçüde belirler. Bunun üstüne kan eklenir: derinin altındaki kan damarları, kanın bol aktığı yerlerde tene kırmızı ya da pembe bir renk katar. Besinlerden gelen bazı sarı pigmentler de deride birikerek tene hafif bir sarılık verebilir.
Derinin kalınlığı ve yapısı da rengi değiştirir. Işık derinin yüzeyinden sekmekle kalmaz, bir kısmı derinin içine girer, orada saçılır ve yeniden çıkar. Doğal natürmortta meyvelerin kenarında gördüğün sıcak geçiş bandı, tende de ışıkla gölgenin buluştuğu yerde kırmızımsı bir şerit olarak görülür. Derinin ince olduğu ve kemiğe yakın durduğu yerlerde, örneğin alında ya da kaval kemiğinin önünde, bu içeriden gelen renk azalır; etli ve kanlı bölgelerde artar.
Ten yerel rengi (local skin color), bir bölgenin ışığın ve çevrenin etkisinden bağımsız olarak kendi taşıdığı renktir. Alt ton (undertone), bu yerel rengin altında sezilen genel eğilimdir: sıcak bir alt ton kırmızıya, turuncuya ya da altına, serin bir alt ton pembeye, mora ya da maviye, zeytin bir alt ton ise yeşilimsi bir sarıya çalar. Aynı açıklıkta iki ten, farklı alt tonlar taşıyabilir; açık bir ten pembemsi ya da sarımsı, koyu bir ten kızıl ya da morumsu olabilir. Bir tene başlamadan önce onun açıklığını ve alt tonunu ayrı ayrı gözlemlemek, karışımın iki ekseni olur.
Beden bölgeleri rengi nasıl değiştirir?
Renk bölgeleri (color zones), aynı tende kan akışına, derinin kalınlığına ve güneşe maruz kalmaya göre farklı renkler taşıyan bölgelerdir. Portre ressamlarının sık kullandığı bir gözlem, yüzü yukarıdan aşağıya üç kuşağa ayırır: alın çoğu zaman daha sarımsı ya da açık, burun, yanaklar ve kulaklar kanın bol akması nedeniyle daha kırmızı, ağız çevresi ve çene altı ise daha serin, bazen yeşilimsi ya da mavimsi bir tondadır. Tıraşlı bir erkek yüzünde sakalın deri altından görünen kökleri bu alt kuşağı daha da serinleştirebilir. Bu kuşaklar her yüzde aynı belirginlikte değildir, ama bir yüze bakarken onları aramak, düz bir ten rengiyle boyanmış yüzün kaçırdığı çeşitliliği tuvale taşır.
Bedende de benzer farklar vardır. Parmak uçları, dirsekler, dizler, topuklar ve ayak parmakları, kanın yüzeye yakın aktığı ya da derinin sık gerildiği yerler olarak çoğu zaman bedenin geri kalanından daha kırmızı ya da daha koyudur. Güneş gören bölgeler, yüz, boyun, el sırtları ve önkollar, giysinin altında kalan gövdeden farklı, çoğu zaman daha koyu ya da daha sıcak bir renk taşıyabilir. Göğüs ve karın gibi geniş, etli yüzeyler ise daha düzgün ve daha sıcak bir yerel renge sahiptir. Figürü boyarken bu bölgelerin hepsine aynı karışımı sürmek, bedeni bir heykel gibi tekdüze gösterir.
Koyu tenlerde bölge farkları kendi biçimlerini alır. Avuç içleri ve ayak tabanları daha açık, çoğu zaman pembemsi ya da bej tonlardadır; dudaklar yüzün geri kalanından daha koyu ya da daha morumsu olabilir; göz çevresi ve eklemlerin üstü, çevresindeki deriden daha koyu görünebilir. Açık tenlerde ise damarların serin mavisi, bileklerde ve şakaklarda daha kolay görülür, burun ve yanaklardaki kızarıklık daha çabuk dikkat çeker. Orta ve zeytin tenlerde yanağın kırmızısı daha kahverengiye, alt kuşağın seriniği daha yeşile kayabilir. Yaş da teni değiştirir. Bir bebeğin ya da çocuğun derisi ince ve kanla dolu olduğu için yanaklarda ve uçlarda daha pembe ya da kızıl görünebilir. Yaş ilerledikçe deri incelir, damarlar daha görünür hâle gelebilir, güneş gören yerlerde lekeler belirebilir ve renk bölgeleri arasındaki farklar belirginleşebilir; göz çevresi ve el sırtı bu değişimleri ilk gösteren yerler arasındadır. Yaşlı bir yüzü genç bir yüzün renkleriyle boyamak, çizgiler doğru olsa bile yaşı siler. Bu değişimler her tende görülür, ama biçimleri farklıdır: açık tende damarlar ve kızarıklık, koyu tende ise lekeler ve değer farkları daha belirgin olabilir.
Hangi tende olursa olsun, amaç bir kalıbı uygulamak değil, önündeki kişinin kendi bölge farklarını görmektir.
Işık tene nasıl renk katar?
Tenin yerel rengi, ona düşen ışığın rengiyle birleşir. Sıcak bir lamba ışığında ışık alan yüzler turuncuya ve sarıya kayar, gölgeler görece serin kalır; kuzeye bakan bir pencerenin serin gün ışığında ışıklı yüzler serinleşir, gölgeler görece sıcak görünür. Aynı modelin iki farklı ışıkta boyanmış iki etüdü, ten renginin ne kadar büyük bir kısmının aslında ışığın rengi olduğunu gösterir.
Işık her zaman tek renkli değildir. Bir odada pencereden gelen serin gün ışığı ile bir masa lambasının sıcak ışığı aynı figürün farklı yüzlerine düşebilir: pencereye dönük yanak serin, lambaya dönük omuz sıcak bir renk alır ve iki ışığın buluştuğu yerde renkler karışır. Böyle karışık bir ışıkta her yüzün hangi kaynağa baktığını belirlemek ve rengi ona göre kaydırmak, tenin tek bir karışımla boyanamayacağının bir başka nedenidir. İstersen karışık ışığı bir sorun değil, bir anlatım aracı olarak da seçebilirsin; hangisinin tercih edileceği resmin amacına bağlıdır.
Parlama (highlight), ışık kaynağının derinin yağlı yüzeyinden doğrudan yansıyan görüntüsüdür ve tenin kendi renginden çok ışığın rengini taşır. Rubens'in etüdünde alındaki ve burun sırtındaki serin, açık parlamalar, çevrelerindeki sıcak kahverengilerle keskin bir karşıtlık kurar. Koyu bir tende parlamalar genellikle daha görünür ve daha serindir, çünkü koyu yerel rengin üstünde açık yansıma daha kolay seçilir; açık bir tende parlamalar çevrelerine daha yakın bir değerdedir ve daha yumuşak kenarlarla kaybolabilir. Parlamayı tenin kendi renginin açık bir hâli olarak değil, ışığın küçük bir aynası olarak boyamak, onu inandırıcı kılar.
Yansıyan renk (reflected color), çevredeki yüzeylerin tene geri yansıttığı renktir. Kırmızı bir giysi çenenin altına sıcak bir ton, yeşil bir duvar gölgeli yanağa serin bir ton, beyaz bir çarşaf gövdenin gölgesine açık bir parıltı katar. Kumaş dersinde gördüğün kırmızı kumaşın tene yansıması, burada bir kuralın bir örneğidir: gölgeler, çevrenin rengini tende en çok gösteren yerlerdir. Koyu tenlerde bu yansımalar özellikle gölgelerde güçlü ve renkli okunabilir; açık tenlerde daha soluk ama daha geniş bir alana yayılabilir.
Ten nasıl karıştırılır?
Ten karıştırmanın en güvenilir sırası değer, sonra ton, en son doygunluktur. Değer, bir rengin ne kadar açık ya da koyu olduğudur ve bir tende yanlış değer, yanlış tondan çok daha fazla göze batar. Karışıma başlamadan önce bölgenin değerini bulmak, örneğin bir değer skalasıyla karşılaştırmak, sonra o değerde kalarak tonu sarıya, kırmızıya ya da maviye kaydırmak, sonunda doygunluğu artırmak ya da kırmak, karışımı adım adım gözleme yaklaştırır.
Sınırlı palet dersinde dört renkle açık ve orta tenlerin nasıl kurulduğunu gördün. Bir figürün bütün tenlerini kapsamak için bu çerçeveye birkaç renk eklemek işe yarar: serin kırmızılar için bir alizarin ya da kinakridon, serin gölgeler ve mavimsi yansımalar için ultramarin, derin ve sıcak koyular için yanık sienna ve yanık umbra, yeşilimsi alt kuşaklar için bir toprak yeşili. Açık bir ten için okra, beyaz ve az bir kırmızıyla başlayıp serin geçişleri çok az ultramarin ya da toprak yeşiliyle kurmak, orta bir ten için okra, sienna ve kırmızıyı dengelemek, koyu bir ten için yanık umbra ve sienna, ultramarin ve kırmızıyla derin doygun koyular hazırlamak birer başlangıç noktasıdır, birer reçete değil.
Koyu tenlerde sık karşılaşılan iki tuzak vardır. Koyulaştırmak için yalnız siyah eklemek doygunluğu düşürür ve teni griye, donukluğa çeker. Açık bölgeleri yalnız beyazla açmak ise teni tebeşir gibi soğuk ve soluk gösterebilir. Işık alan yüzleri beyaz yerine daha açık bir okra ya da sıcak bir toprak rengiyle açmak ve parlamaya ayrı, serin bir açık renk ayırmak, koyu tenin derinliğini korur. Açık tenlerde ise tuzak tersidir: ışıklı bölgeleri fazla kırmızı ya da fazla beyazla doldurmak, teni pembe bir maskeye çevirebilir; serin yarı tonları ve alt kuşağın yeşilimsi tonunu korumak bu maskeyi kırar.
Renk kontrol kartı (color checker card), ortasına küçük bir delik açılmış, genellikle orta gri bir karttır. Kartı kolunu uzatarak tutup delikten yalnızca tenin küçük bir bölgesine baktığında, çevrenin etkisi ortadan kalkar ve o bölgenin gerçek rengi daha kolay görülür. Aynı kartı paletindeki karışımın üstüne tuttuğunda, iki rengi yan yana karşılaştırabilirsin. Bu basit araç, göz yanılmalarını azaltır ve karışımı bir tahminden bir karşılaştırmaya çevirir. Karışımı tuvale koyduktan sonra da geri çekilip gerçek tenle karşılaştırmak, düzeltmenin son adımıdır.
Uygulama
- Malzeme: tuval ya da astarlı kâğıt, yağlı boya ya da akrilik, bir değer skalası, gri bir kart, bir ayna ve bir lamba. Bir buçuk saat ayır.
- Gri kartın ortasına bir delik aç; aynaya bakıp alnının, yanağının ve çenenin altının renklerini delikten ayrı ayrı gözlemle ve her birinin değerini skalayla karşılaştır.
- Bu üç bölge için üç karışım hazırla: önce değeri, sonra tonu, en son doygunluğu gözleme uydur; karışımları kartla karşılaştırarak düzelt.
- Elinin sırtı, parmak uçları ve önkolu için birer karışım daha hazırla ve yüz karışımlarıyla yan yana koy.
- Lambayı sıcak bir ışığa, sonra pencerenin serin gün ışığına çevirerek aynı bölgeleri yeniden gözlemle; ışık alan yüzün ve gölgenin nasıl değiştiğini not et.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışTek bir ten rengi karıştırıp bütün figüre yaymak.
Alın, yanak, çene, eller ve gövde farklı renkler taşır. Her bölge için ayrı bir karışım hazırla.
Yaygın yanlışKoyu teni siyahla koyulaştırmak.
Siyah doygunluğu düşürür ve teni donuklaştırır. Yanık umbra, sienna, ultramarin ve kırmızıyla derin, doygun koyular kur.
Yaygın yanlışParlamayı tenin açık bir hâli olarak boyamak.
Parlama ışığın rengini taşır. Onu çevresindeki tenden ayrı, ışık kaynağının rengine yakın bir açık renkle koy.
Kapanış
Tenin tek bir rengi var mı? Yok. Tenin rengi melaninin, kanın ve derinin kalınlığının üst üste binmesinden doğar; aynı kişide alın, yanak, çene, eller ve gövde farklı renkler taşır; ışığın rengi ve çevrenin yansımaları bu renkleri sürekli değiştirir. Bir teni boyamak, önce açıklığını ve alt tonunu gözlemlemek, sonra her bölge için değerle başlayan, tonla ve doygunlukla düzeltilen bir karışım hazırlamaktır. Rubens'in dört baş etüdü, tek bir kişinin teninin açıya ve ışığa göre dört ayrı renk düzeni kazandığını gösterir. Bu dersle anatomi ve figür modülü tamamlanıyor. Ödevde bir figür çalışması boyayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Ten yerel rengi | Local skin color | Bir ten bölgesinin ışıktan ve çevreden bağımsız olarak taşıdığı kendi rengi |
| Alt ton | Undertone | Tenin yerel renginin altında sezilen sıcak, serin ya da zeytin eğilim |
| Renk bölgeleri | Color zones | Aynı tende kan akışına, deri kalınlığına ve güneşe göre farklı renk taşıyan bölgeler |
| Yansıyan renk | Reflected color | Çevredeki yüzeylerin tene, özellikle gölgelere geri yansıttığı renk |
| Renk kontrol kartı | Color checker card | Ortası delik gri kart; bir rengi çevresinden yalıtıp karışımla karşılaştırmaya yarar |
Ödev
Bir figür çalışması boya.
- Poz veren birini, kendi yansımanı ya da kullanım izni olan bir fotoğrafı seç ve belden yukarı ya da tam boy bir figür seç; ışık yönünü ve ışığın rengini not et.
- Figürün tenini gözlemle: açıklığını, alt tonunu ve yüzün üç kuşağını, ellerin ve gövdenin renk farklarını kartla ayrı ayrı incele.
- Önce değerleri kuran bir altboyama yap, sonra her renk bölgesi için ayrı karışımlarla teni boya; gölgelere çevrenin yansıyan renklerini ekle.
- Parlamaları en son, ışığın rengine yakın ayrı bir açık renkle koy; resmin yanına kullandığın karışımları küçük renk lekeleri olarak ekle.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Tenin ışıklı ve gölgeli bölgeleri doğru değerlerde mi?
- Teknik ve Malzeme: Renk bölgeleri ayrı karışımlarla kurulmuş mu; koyular doygun, ışıklar tebeşirsiz mi?
- Bitmişlik ve Sunum: Kullandığın karışımlar resmin yanında okunur biçimde gösterilmiş mi?
- Hangi bölgenin rengini bulmak en uzun sürdü?
Kendini sına
1. «Ten rengi» adlı tek bir tüp neden yanıltıcıdır?
- A) Çok pahalı olduğu için.
- B) Hem insanların tenleri çok çeşitli olduğu, hem de tek bir kişinin teni bile tek renk olmadığı için.
- C) Hızlı kuruduğu için.
- D) Beyazla karışmadığı için.
2. Alt ton nedir?
- A) Tenin en koyu bölgesinin rengi.
- B) Gölgenin rengi.
- C) Tenin yerel renginin altında sezilen sıcak, serin ya da zeytin eğilim.
- D) Işığın rengi.
3. Yüzün orta kuşağı, yani burun, yanaklar ve kulaklar, çoğu zaman nasıl görünür?
- A) Kanın bol akması nedeniyle daha kırmızı.
- B) Daha yeşilimsi.
- C) Daha sarımsı ve açık.
- D) Alınla tamamen aynı renkte.
4. Koyu bir teni koyulaştırırken yalnız siyah eklemenin sakıncası nedir?
- A) Teni fazla parlak yapar.
- B) Teni turuncuya çeker.
- C) Hiçbir sakıncası yoktur.
- D) Doygunluğu düşürür ve teni griye, donukluğa çeker.
5. Renk kontrol kartı neye yarar?
- A) Tuvali ölçmeye.
- B) Fırçaları temizlemeye.
- C) Bir rengi çevresinden yalıtıp karışımla karşılaştırmaya.
- D) Paleti kurutmaya.
Cevaplar
- B — Tenler geniş bir aralığa yayılır ve tek bir tende bile bölgeler farklı renkler taşır.
- C — Aynı açıklıkta iki ten, sıcak, serin ya da zeytin gibi farklı eğilimler taşıyabilir.
- A — Bu bölgelerde kan yüzeye yakın akar; kızarıklık en çok burada görülür.
- D — Siyah rengin canlılığını kırar; koyu tenin derinliği doygun toprak renkleri ve mavilerle kurulur.
- C — Delikten bakınca çevrenin etkisi kalkar ve karışım gerçek renkle yan yana karşılaştırılabilir.
Referans görseller
- Özgün şema: yüzün üç renk kuşağı; açık, orta, koyu ve zeytin tende aynı kuşakların farklı görünüşleri.
- Özgün şema: bedende renk bölgeleri; parmak uçları, dirsekler, dizler ve güneş gören bölgeler.
- Özgün çekim: aynı modelin sıcak lamba ışığında ve serin gün ışığında teni; renk kontrol kartıyla karşılaştırma.
Sonraki derse köprü
Anatomi ve figür modülü burada tamamlanıyor. Bir sonraki modül bakışı bedenin tamamından yüze çeviriyor: portre. İlk derste başı bir küre ve iki yan düzlemle kurarak onu farklı açılardan çizmenin bir yöntemini öğreneceğiz.