Öğrenme hedefi
Figürde deri altından görünen iskelet noktalarını konumlandırabileceksin. Bir ressamın kemikleri tek tek ezberlemek yerine neden birkaç büyük kütle ve birkaç görünür nokta olarak bilmesi gerektiğini açıklayabilecek; kafatasını, göğüs kafesini ve leğen kemiğini figürün üç ana kütlesi olarak, omurgayı onları birbirine bağlayan esnek bir eğri olarak kurabilecek; köprücük kemiği, dirsek, diz kapağı ve ayak bileği gibi yüzeydeki kemik yer işaretlerini tanıyabilecek ve bir figürü iskelet kütlelerinden başlayarak çizebileceksin.
Kanca
Bir ressam neden kemikleri bilmeli?
Bir figürü çizdiğinde deriyi, kasları, kıvrımları ve gölgeleri görürsün; kemikleri görmezsin. Görmediğin bir şeyi neden öğrenesin? Oysa bir omzun neden orada kırıldığını, bir dizin neden o açıyla büküldüğünü, bir kalçanın neden bir yana taştığını anlamak istediğinde, cevap hep derinin altındadır. Kemikler, bedenin görünen biçiminin iskelesidir; onları bilmeyen biri, yalnızca yüzeyin gölgelerini kopyalayabilir.
Bağlam
Flaman hekim Andreas Vesalius'un 1543'te Basel'de yayımlanan İnsan Bedeninin Yapısı Üzerine Yedi Kitap (De humani corporis fabrica), insan kadavraları üzerinde yaptığı dikkatli diseksiyonlara dayanan büyük bir anatomi kitabıdır. Kitabın iki yüzü aşkın ağaç baskı levhası, kendi dönemindeki ve sonraki yüzyıllardaki anatomi resmini derinden etkiledi; Metropolitan Sanat Müzesi ve Kongre Kütüphanesi gibi kurumlar birer nüshasını saklar.
Levhaları yapan sanatçıların kimliği tartışmalıdır. Kaynaklar, Tiziano'nun atölyesinde yetişmiş Jan van Calcar'ın katkısı olabileceğini, ama bugün birçok araştırmacının levhaları daha genel olarak Tiziano çevresindeki bir atölyeye bağladığını aktarır. Kitabın iskelet levhaları, iskeleti bir manzaranın içinde, ayakta duran ve düşünceli pozlar veren figürler olarak gösterir. Bu levhalar hem bir bilim belgesi hem de sanatçılar için bir kaynak olmuştur: iskeleti canlı bir bedenin duruşuyla göstererek, kemiklerin bir figürün biçimini ve hareketini nasıl taşıdığını görünür kılar.
Ana anlatım
Ressam kemikleri nasıl bilmeli?
İnsan iskeletinde iki yüzü aşkın kemik vardır, ama bir ressamın bunları tek tek bilmesi gerekmez. Bir ressam için iskelet iki şeydir: bedenin büyük biçimlerini taşıyan birkaç ana kütle ve derinin hemen altında görülen birkaç nokta. İlki figürün genel yapısını, ikincisi onun ölçüsünü ve hareketini kurmaya yarar.
Kemikler, kasların tutunduğu ve bedenin ağırlığını taşıyan yapıdır. Bir kas her zaman iki kemik arasında gerilir ve hareket onların arasındaki eklemde olur. Bu yüzden iskeleti anlamak, kasları ve hareketi anlamanın temelidir. Bir kolun bükülmesi, dirsek ekleminin açısıdır; bir bacağın ağırlık taşıması, kalça, diz ve ayak bileğinin bir çizgiye girmesidir. Kemikleri bilmek, bir duruşu içeriden kurmayı sağlar.
İskeletin bir başka önemi, değişmemesidir. Kaslar gelişir, yağ dokusu artar ya da azalır, deri gevşer; ama kemik noktalarının birbirine uzaklığı büyük ölçüde sabit kalır. Bu yüzden bir önceki derste gördüğün oran yer işaretlerinin çoğu kemiklere denk gelir: kasık hizası leğen kemiğine, dirsek kolun kemiklerine, diz kapağı bacağın ortasına. Bir figürün ölçüsünü kemiklere göre kurmak, farklı bedenlerde de güvenilir sonuç verir.
Figürün üç ana kütlesi nelerdir?
İskeletin figür için en önemli bölümleri üç büyük kütledir. İskelet kütleleri (skeletal masses), kafatası, göğüs kafesi ve leğen kemiğidir; figürün duruşu büyük ölçüde bu üç kütlenin birbirine göre konumuyla belirlenir.
Kafatası, figürün en üstteki kütlesidir: yuvarlak bir beyin kutusu ve ona önden bağlanan, daha köşeli bir yüz iskeleti. Omurganın en üst ucuna, kulakların hemen arkasındaki bir noktada oturur; bu yüzden baş, boynun tam üstünde değil, biraz önünde durur. Başın öne, arkaya ya da yana eğilmesi, bu noktanın çevresinde olur ve bir figürün bakış yönünü ve ruh hâlini büyük ölçüde belirler.
Göğüs kafesi (rib cage), kaburgaların ve göğüs kemiğinin oluşturduğu, üstte dar, altta daha geniş, yumurtaya benzer bir kütledir. Önden bakıldığında alt kenarı ters bir V biçiminde açılır; yandan bakıldığında hafifçe geriye yatık durur. Göğüs kafesi, gövdenin üst yarısının biçimini belirler ve üzerinde kürek kemikleriyle köprücük kemikleri, yani omuz kuşağı, oturur.
Leğen kemiği (pelvis), gövdenin alt yarısını taşıyan, bir kâseye ya da bir kovaya benzeyen kütledir. Bacaklar ona bağlanır ve bedenin ağırlığı onun üzerinden bacaklara aktarılır. Leğen kemiğinin genişliği ve eğimi bireyden bireye değişir; kadınlarda genellikle daha geniş ve daha sığdır, ama bu fark da kişiden kişiye büyük ölçüde değişir.
Bu kütleleri birbirine bağlayan, omurgadır. Omurga eğrisi (spinal curve), yandan bakıldığında boyunda öne, sırtta arkaya, belde yeniden öne doğru kıvrılan S biçimli eğridir. Omurga esnektir; göğüs kafesi ve leğen kemiği, onun sayesinde birbirine göre eğilebilir, dönebilir ve bükülebilir. Ağırlığın bir bacağa verildiği bir duruşta leğen kemiği bir yana eğilirken göğüs kafesi karşı yana eğilir; jest çizimi dersinde gördüğün karşıt duruş (kontrapposto), bu iki kütlenin karşıt açılarından doğar.
Deri altında hangi kemikler görünür?
Kemik yer işareti (bony landmark), bir kemiğin derinin hemen altında durduğu ve kas ya da yağ dokusuyla örtülmediği için dışarıdan görülebilen ya da elle hissedilebilen noktasıdır. Bu noktalar figürün ölçüsü ve hareketi için güvenilir referanslardır.
Gövdenin üst kısmında, köprücük kemiği (klavikula) göğsün üstünde, boynun iki yanından omuzlara doğru uzanan, S biçimli bir çıkıntı olarak görünür. İki köprücük kemiğinin arasında, boynun dibinde göğüs kemiğinin üst çentiği bir çukur oluşturur. Arkada, başı öne eğdiğinde boynun dibinde belirginleşen çıkıntı, yedinci boyun omurudur. Omzun en dış ucunda kürek kemiğinin bir çıkıntısı, akromiyon, omzun köşesini belirler.
Kolda, dirseğin arkasındaki sivri çıkıntı ve bileğin iki yanındaki küçük topuzlar görünür kemik noktalarıdır. Leğen kemiğinin üst kenarı, özellikle yandan ve önden, kalçanın üstünde bir kanat gibi hissedilir; önünde küçük bir çıkıntı, ön üst kalça dikeni, belirgin bir yer işaretidir. Uyluğun üst dış yanında, kalçanın en geniş yerinde uyluk kemiğinin büyük çıkıntısı durur.
Bacakta diz kapağı ve onun altında kaval kemiğinin ön kenarı, derinin hemen altında uzanan uzun bir çizgi olarak görünür. Ayak bileğinin iki yanındaki çıkıntılar da önemli bir ayrıntı taşır: iç yandaki çıkıntı, dış yandakinden daha yukarıda durur. Bu küçük asimetri, ayak bileğinin doğru çizilmesi için yararlı bir kontroldür.
Bu noktaların bazıları hareketle yer değiştirir. Kürek kemiği göğüs kafesinin arkasında kayar: kol yukarı kalktığında kürek kemiğinin alt ucu dışarı ve yukarı döner, kollar öne uzandığında iki kürek kemiği birbirinden uzaklaşır. Köprücük kemiği de omuz kalktığında yukarı doğru açılır. Buna karşılık leğen kemiğinin dikenleri ya da diz kapağının kaval kemiğine göre konumu gibi noktalar, bağlı oldukları kemikle birlikte hareket eder. Bir figürde hangi noktaların kaydığını, hangilerinin sabit kaldığını bilmek, bir duruşun iç mantığını çözmeye yardım eder.
Bir figür iskeletten nasıl kurulur?
Bir figürü iskeletten kurmak, birkaç aşamada ilerler. Önce jest çizgisiyle figürün duruşunu ve hareketini yakalarsın. Sonra bu çizginin üzerine üç ana kütleyi, kafatasını, göğüs kafesini ve leğen kemiğini, doğru boyutta ve birbirine göre doğru eğimde yerleştirirsin. Ardından kolları ve bacakları, eklem noktalarını birer küçük daire olarak işaretleyerek, basit silindirlerle bağlarsın. En son, kemik yer işaretlerini ekler ve üzerlerine kasları ve deriyi giydirirsin.
Bu yöntem, figürün iç yapısını dış görünüşünden önce kurar. Bir omzun yüksekliği, bir kalçanın eğimi ya da bir dizin açısı, bu iskelet aşamasında doğru kurulursa, sonradan eklenen yüzey ayrıntıları bu doğruluğu korur. İskelet aşamasında yapılan bir hata ise ne kadar güzel gölgelendirilirse gölgelendirilsin, figürde bir yanlışlık duygusu bırakır.
Göğüs kafesi ile leğen kemiği arasındaki bölge de dikkat ister. Bu iki kütle arasında, yalnızca omurganın bel bölümü uzanır; önde ve yanlarda onları bağlayan bir kemik yoktur. Bu yüzden bel, gövdenin en esnek bölgesidir: gövdenin eğilmesi, bükülmesi ve dönmesi büyük ölçüde burada olur. Bir figürde bu boşluğu çok kısa tutmak gövdeyi katılaştırır, çok uzun tutmak ise gövdeyi sarkık gösterir. Göğüs kafesinin alt kenarı ile leğen kemiğinin üst kenarı arasındaki uzaklığı, figürün duruşuna göre ayrıca ölçmek, gövdenin hem sağlam hem de esnek görünmesini sağlar.
Kemik noktaları tenin görünüşünü de etkiler. Deri ile kemik arasında az doku bulunan yerlerde, köprücük kemiğinde, dirsekte, diz kapağında, ayak bileğinde ve parmak eklemlerinde, deri kemiğin biçimini izler ve ışığı küçük, belirgin bir çıkıntı olarak yakalar. Koyu bir tende bu noktalar çoğu zaman serin, açık parlamalar olarak belirginleşir; açık bir tende ise diz, dirsek ve parmak eklemleri gibi bölgelerde derinin rengi biraz daha sıcak ve kırmızımsı görünebilir. Bu küçük değer ve renk farklarını gözlemlemek, iskeletin bilgisini figürün yüzeyine taşımanın bir yoludur.
Uygulama
- Malzeme: kâğıt, kalem, bir iskelet görseli ya da modeli, ayakta duran birinin resmi ve bir ayna. Kırk dakika ayır.
- Bir iskelet görselinden kafatasını, göğüs kafesini ve leğen kemiğini üç basit kütle olarak kopyala: bir yumurta, ters V alt kenarlı bir yumurta ve bir kâse. Omurgayı yandan S eğrisi olarak aralarına çiz.
- Aynı üç kütleyi bir karşıt duruşta yeniden çiz: leğen kemiğini bir yana, göğüs kafesini karşı yana eğ ve ağırlığı taşıyan bacağı leğen kemiğinin alçak yanının altına yerleştir.
- Kendi bedeninde köprücük kemiğini, göğüs kemiğinin çentiğini, yedinci boyun omurunu, dirseği, ön üst kalça dikenini, diz kapağını ve ayak bileği çıkıntılarını elle bul.
- Bir figür fotoğrafının üzerine ince bir kâğıt koy ve bu kemik noktalarını ve üç kütleyi figürün içine yerleştir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışKemikleri tek tek ezberlemeye çalışmak.
Bir ressam için birkaç ana kütle ve birkaç görünür nokta yeterlidir. Kafatasını, göğüs kafesini, leğen kemiğini ve yüzeydeki kemik noktalarını öğren.
Yaygın yanlışGöğüs kafesi ile leğen kemiğini aynı eğimde çizmek.
Karşıt duruşta bu iki kütle karşı yönlere eğilir. İkisini ayrı ayrı yerleştir ve eğimlerini karşılaştır.
Yaygın yanlışAyak bileği çıkıntılarını aynı yükseklikte çizmek.
İç yandaki çıkıntı dış yandakinden daha yukarıdadır. Bu asimetriyi ayak bileğinde göster.
Kapanış
Bir ressam neden kemikleri bilmeli? Çünkü kemikler, bedenin görünen biçiminin iskelesidir: kaslar onlara tutunur, hareket eklemlerinde olur ve ölçüler onlara göre sabit kalır. Bir ressam için iskelet, kafatası, göğüs kafesi ve leğen kemiğinden oluşan üç ana kütle, onları bağlayan S biçimli bir omurga ve deri altından görünen birkaç yer işaretidir. Karşıt duruş, göğüs kafesi ile leğen kemiğinin karşı yönlere eğilmesinden doğar. Vesalius'un kitabındaki iskelet levhaları, kemiklerin canlı bir duruşu nasıl taşıdığını yüzyıllardır sanatçılara gösterir. Ödevde bir iskelet üzerine figür çizeceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| İskelet kütleleri | Skeletal masses | Figürün duruşunu belirleyen üç ana kütle: kafatası, göğüs kafesi ve leğen kemiği |
| Göğüs kafesi | Rib cage | Kaburgaların ve göğüs kemiğinin oluşturduğu, yumurtaya benzer gövde kütlesi |
| Leğen kemiği | Pelvis | Gövdenin alt yarısını taşıyan, bacakların bağlandığı kâse biçimli kemik kütlesi |
| Omurga eğrisi | Spinal curve | Omurganın yandan bakıldığında boyunda öne, sırtta arkaya, belde öne kıvrılan S biçimi |
| Kemik yer işareti | Bony landmark | Derinin hemen altında durduğu için dışarıdan görülen ya da hissedilen kemik noktası |
Ödev
Bir iskelet üzerine figür çiz.
- Ayakta duran, ağırlığı bir bacağa vermiş bir figürün fotoğrafını ya da bir modeli seç.
- Önce jest çizgisini, sonra kafatasını, göğüs kafesini ve leğen kemiğini doğru eğimleriyle, omurgayı da S eğrisiyle çiz.
- Kolları ve bacakları eklem noktalarını işaretleyerek silindirlerle bağla ve en az sekiz kemik yer işaretini figürün üzerine koy.
- Bu iskeletin üzerine figürün dış hattını ve temel biçimlerini ince çizgilerle giydir; iskeleti silmeden bırak ve yanına kullandığın yer işaretlerini yaz.
Kendini değerlendir
- Oran ve Çizim: Üç ana kütle doğru boyutta ve doğru eğimde mi; kemik yer işaretleri doğru yerlerde mi?
- Kompozisyon: Figürün duruşu ve ağırlığı iskelet aşamasında inandırıcı biçimde kuruldu mu?
- Kenar ve Ayrıntı: İskelet ile giydirilmiş figür arasındaki ilişki okunur mu?
- Kendi bedeninde bulmakta en zorlandığın kemik noktası hangisiydi?
Kendini sına
1. Bir ressam için iskeletin en önemli iki yönü nedir?
- A) Bütün kemiklerin adları ve sayısı.
- B) Birkaç ana kütle ve deri altından görünen birkaç nokta.
- C) Yalnızca kafatası.
- D) Kemiklerin iç yapısı.
2. Figürün üç ana iskelet kütlesi hangileridir?
- A) Kafatası, göğüs kafesi ve leğen kemiği.
- B) Kollar, bacaklar ve baş.
- C) Omuzlar, dirsekler ve dizler.
- D) Eller, ayaklar ve omurga.
3. Karşıt duruşta göğüs kafesi ile leğen kemiği nasıl eğilir?
- A) Aynı yöne.
- B) Hiç eğilmez.
- C) Yalnızca leğen kemiği eğilir.
- D) Karşı yönlere.
4. Ayak bileğinin iki yanındaki kemik çıkıntıları nasıl konumlanır?
- A) Aynı yükseklikte.
- B) Dış yandaki daha yukarıda.
- C) İç yandaki daha yukarıda.
- D) Görünmezler.
5. Koyu bir tende köprücük kemiği ve diz kapağı gibi noktalar nasıl görünebilir?
- A) Serin, açık parlamalar olarak belirginleşerek.
- B) Tamamen kaybolarak.
- C) Koyu lekeler olarak.
- D) Kırmızı çizgiler olarak.
Cevaplar
- B — Ana kütleler yapıyı, görünür noktalar ölçüyü ve hareketi kurar; tek tek kemik adları gerekmez.
- A — Duruş büyük ölçüde bu üç kütlenin birbirine göre konumuyla belirlenir.
- D — Ağırlık bir bacağa verildiğinde leğen bir yana, göğüs kafesi karşı yana eğilir.
- C — İç çıkıntı dış çıkıntıdan yukarıdadır; bu asimetri ayak bileğini inandırıcı kılar.
- A — Derinin kemiği sıkıca örttüğü yerler ışığı küçük parlamalar olarak yakalar.
Referans görseller
- Özgün şema: kafatası, göğüs kafesi ve leğen kemiğinin üç basit kütle olarak çizimi; önden ve yandan.
- Özgün şema: karşıt duruşta leğen ve göğüs kafesinin karşıt eğimleri.
- Özgün fotoğraf: farklı ten renklerinde omuz, dirsek ve diz bölgelerinde kemik noktalarının ışığı yakalaması.
Sonraki derse köprü
İskeletin üç ana kütlesini ve görünür noktalarını kurduk. Bu kütlelerin üzerini, özellikle göğüs kafesi ile leğen kemiği arasındaki alanı, kaslar doldurur. Sonraki derste gövdenin kaslarına geçiyoruz ve karın bölgesinin gerçekte nasıl bir yapıda olduğunu, kasların biçimini ve işlevini ele alıyoruz.