Öğrenme hedefi
Sembolik anlamı olan klasik bir natürmortu, vanitas natürmortunu, baştan sona tasarlayıp boyayabileceksin. Vanitasın ne olduğunu ve hangi düşünceyi taşıdığını açıklayabilecek; kafatası, sönmüş mum, saat, kitap ve çiçek gibi sembolleri bağlamlarıyla birlikte okuyabilecek; anlatmak istediğin anlama göre nesneleri seçip bir anlam hiyerarşisi kurabilecek, ışığı ve boşluğu bu anlamın hizmetine koyabilecek ve natürmort modülünde tek tek çalıştığın saydam, yansıtıcı, kumaş, bitkisel ve meyve yüzeylerini tek bir resimde birleştirebileceksin.
Kanca
Bir kafatası neden sofraya konur?
Bir masayı düşün: kitaplar, bir müzik aleti, bir şarap şişesi, değerli bir kabuk, bir cep saati. Hepsi güzel, pahalı, zevkle toplanmış şeyler. Ve ortalarında bir insan kafatası. Bu nesneleri bir araya getiren ressam bir tuhaflık mı peşindeydi, yoksa izleyiciye bir şey mi söylemek istiyordu? On yedinci yüzyılda bu soruyu soran biri, cevabı bildiği bir metinde bulurdu.
Bağlam
Londra'daki ulusal koleksiyonda Hollandalı ressam Harmen Steenwyck'in yaklaşık 1640 tarihli küçük bir resmi vardır: Natürmort: İnsan Hayatının Boşluklarına Bir Alegori. Muhtemelen meşeden bir pano üzerindeki bu yağlı boya, 39,2 × 50,7 santimetrelik küçük bir resimdir. Tahta bir masanın üzerinde boş göz çukurlarıyla ve seyrek dişleriyle bir insan kafatası, bir cep saati, kitaplar, bir blok flüt, bir ud ve bir başka nefesli çalgı, bir Japon kılıcı, bir deniz kabuğu, bir şarap şişesi ve sönmüş bir kandil durur.
Müzenin açıklaması her nesnenin bir anlam taşıdığını anlatır: kafatası ölümlülüğü ve hayatın kısalığını, saat zamanın durmadan akışını, kitaplar bilgi uğraşlarını, çalgılar müziğin geçici zevklerini, kılıç lüksü ve dünyevi gücü, kabuk egzotik zenginliği, şarap şişesi geçici keyifleri, sönmüş kandil ise hayatın sonunu anıştırır. Işık kompozisyonu çapraz bir demetle keser; resim aşağıda dünyevi hazinelerle dolu bir üçgene ve yukarıda büyük ölçüde boş bir üçgene bölünür. Bu karşıtlık resmin konusunu kendi düzeniyle anlatır. Kancadaki sorunun yanıtı buradadır: kafatası sofraya bir uyarı olarak konur.
Ana anlatım
Vanitas nedir ve semboller nasıl okunur?
Vanitas (vanitas), Latince boşluk, geçicilik anlamına gelir ve bu adı taşıyan natürmort türü, adını Vaiz kitabının açılışındaki «vanitas vanitatum», yani «boşların boşu» sözünden alır. Vanitas natürmortları on yedinci yüzyılda özellikle Hollanda'da, Leiden gibi üniversite kentlerinde yaygınlaşan bir türdür. Bu resimler, dünyevi zevklerin, zenginliğin, bilginin ve güzelliğin geçici olduğunu, ölümün herkes için kaçınılmaz olduğunu hatırlatır. Benzer bir anlamı taşıyan memento mori (memento mori), Latince «öleceğini hatırla» demektir ve bu türün temel düşüncesini özetler.
Bir vanitas natürmortunda her nesne bir sembol (symbol) olarak, yani kendi görünüşünün ötesinde bir düşünceyi taşıyan bir işaret olarak okunabilir. Kafatası ölümün en doğrudan simgesidir. Sönmüş bir mum ya da kandil, yanıp biten bir hayatı; kum saati, cep saati ya da duvar saati zamanın akışını anlatır. Kitaplar ve bilimsel aletler bilginin, çalgılar zevkin ve sanatın, mücevherler, sikkeler ve değerli kabuklar zenginliğin sınırlarını hatırlatır. Solan çiçekler, çürümeye başlayan meyveler ve sabun köpükleri güzelliğin ve hayatın kırılganlığını gösterir.
Sembolleri okurken dikkatli olmak gerekir. Bir nesnenin anlamı resmin bağlamına bağlıdır; her çiçek ya da her kitap her resimde aynı anlamı taşımaz. Bazı nesneler birden çok anlama açıktır, bazıları ise yalnızca resmi zenginleştiren bir ayrıntıdır. Bir sembolü yorumlarken resmin bütününe, yanındaki nesnelere, ışığa ve kompozisyona bakmak, ona tek başına sabit bir anlam yüklemekten daha güvenilirdir.
Bu türün ilginç bir çelişkisi de vardır. Vanitas resimleri, dünyevi güzelliğin boşluğunu anlatırken bu güzelliği çoğu zaman olağanüstü bir ustalıkla, parlayan metaller, ışıldayan camlar ve incelikli dokularla gösterir. Resim hem bir uyarı hem de bir ustalık gösterisidir. Bu ikiliği fark etmek, vanitası yalnızca karamsar bir tür olarak görmekten kurtarır; o aynı zamanda görmenin ve boyamanın zevkine dair bir resimdir.
Semboller yalnızca tek tek nesnelerde değil, nesnelerin durumunda da bulunur. Devrilmiş bir kadeh, yarısı içilmiş bir şarap, yırtık sayfalı bir kitap, sönmüş ama hâlâ dumanı tüten bir fitil ya da kum saatinin üst haznesinde azalmış kum, nesnenin kendisi kadar anlamlıdır. Bir anın hemen sonrasını gösteren bu durumlar, resme bir zaman boyutu ekler: bir şey az önce olmuştur ya da birazdan olacaktır. Kendi vanitasını kurarken nesneleri yalnızca seçmekle kalmayıp onların durumunu da düşünmek, resmi durağan bir sergiden bir anın içine taşır.
Anlam için kurulum nasıl tasarlanır?
Bir vanitas kurulumuna bir anlamla başlarsın. Resmin neyi anlatmasını istiyorsun: zamanın geçişini mi, bilginin sınırını mı, zevklerin geçiciliğini mi? Bu soruya verdiğin yanıt, hangi sembolleri seçeceğini belirler. Üç ila beş sembol genellikle yeterlidir; çok fazla sembol, resmi okunur bir düşünceden bir eşya listesine dönüştürebilir.
Anlam hiyerarşisi (hierarchy of meaning), kurulumdaki sembollerin önem sırasına göre düzenlenmesidir. En güçlü sembol, çoğu zaman kafatası ya da onun yerine seçtiğin ana nesne, odak olur: ışığın en güçlü düştüğü, değer farkının en yüksek olduğu yerde durur. Öteki semboller onun çevresinde, ona bağlı ama ondan daha az dikkat çekecek biçimde yerleşir. Steenwyck'in resminde kafatası, ışığın çapraz demetinin içinde durarak ilk bakışta gözü kendine çeker.
Kendi vanitasına çağdaş bir nesne eklemek, bu eski türü bugüne bağlamanın bir yoludur. Bir telefon, bir kol saati, bir bilet ya da kurumuş bir kalem, geleneksel sembollerin yanında bugünün geçiciliğini anlatabilir. Bunu yaparken çağdaş nesneyi de aynı ışığın ve aynı anlam hiyerarşisinin içine yerleştirmek, resmin bütünlüğünü korur.
Işık ve boşluk da anlamın parçasıdır. Çapraz ışık (raking light), bir kurulumu bir köşeden ötekine keskin bir açıyla kesen ışıktır; güçlü gölgeler ve yüksek karşıtlık kurar ve bir vanitasın ciddi, düşündürücü havasına uygun düşer. Bu bir kural değil, anlamla ışık arasında kurulan bir uyumdur; yumuşak bir ışık da sessiz, hüzünlü bir vanitas kurabilir. Boşluk ise Steenwyck'in resmindeki gibi, doluluğa karşı bir yokluğu anlatır. Kurulumunda nesnelerin kaplamadığı alanı, onların kapladığı alan kadar bilinçli düzenlemek, anlamı güçlendirir.
Nesnelerin birbirine göre konumu da bir gerilim kurabilir. Masanın kenarından taşan bir kitap, düşmek üzere duran bir kadeh ya da eğik duran bir çalgı, dengenin geçici olduğunu düşündürür; natürmort derslerinin başında masa kenarından izleyiciye taşan bir sepetin gerilim kurduğunu görmüştün. Vanitasta bu gerilim, türün konusuyla doğrudan konuşur: her şey bir an sonra değişebilir. Öte yandan her nesneyi bir uçurumun kenarına yerleştirmek, gerilimi bir gösteriye dönüştürebilir; bir iki dengesiz öğe, sakin bir düzenin içinde daha etkili olabilir.
Kurulumda gerçek bir insan kalıntısı kullanmak gerekmez ve önerilmez. Plastik ya da alçı bir kafatası kopyası, bir kafatası çizimi ya da bir fotoğraf üzerinden yapılmış bir çalışma, bu ders için yeterlidir. Kafatası istemiyorsan, sönmüş bir mum, bir kum saati ya da solmuş bir çiçek de ana sembol olarak seçilebilir.
Yüzeyler tek bir resimde nasıl bir araya gelir?
Bir vanitas natürmortu, bu modülde öğrendiğin bütün yüzeyleri bir araya getirmek için iyi bir fırsattır. Bir şarap şişesi ya da bir bardak cam, bir saat ya da bir şamdan metal, bir örtü kumaş, solmakta olan bir çiçek, çürümeye yüz tutmuş bir elma, bir deniz kabuğu da organik yüzeydir. Her yüzeyi ayrı bir derste öğrendiğin ilkelerle boyarsın: camı arkadan öne, metali büyük yansıma bantlarından parlamalara, kumaşı büyük kıvrım kütlelerinden ayrıntılara, organik yüzeyleri kütleden seçici dokuya doğru.
Bu yüzeyleri bir arada tutan, ortak ışıktır. Bütün nesneler aynı kaynaktan aydınlanır; bu yüzden gölgelerin yönü, ışığın sıcaklığı ve parlamaların konumu bütün nesnelerde tutarlı olmalıdır. Bir nesnenin parlaması ötekilerinkiyle çelişirse, resim bir kurulum değil ayrı ayrı boyanmış nesnelerin bir kolajı gibi görünür. Ortak ışığı korumak için çalışmaya bütün nesnelerin aydınlık ve karanlık yığınlarını aynı anda kurarak başlar, her yüzeyin ayrıntısına ancak sonra geçersin.
Bir vanitas projesi, yağlı boyada birkaç oturuma yayılabilir. İlk oturumda kurulumu, değer eskizini ve imprimaturayı hazırlar; ikinci oturumda tek renkli bir altboyamayla bütün kütleleri ve ortak ışığı kurar; sonraki oturumlarda renk katmanlarını, yüzeyleri ve en sonda parlamaları eklersin. Katmanları yağsızdan yağlıya doğru ilerletmek ve kalın ışıkları sona bırakmak, bu karmaşık resmin de kalıcı olmasını sağlar.
Renk paleti de anlamı destekler. On yedinci yüzyıl Hollanda natürmortlarının bir bölümü, kahverengiler, griler ve soluk yeşillerden oluşan sınırlı, neredeyse tek renkli bir paletle boyanmıştır; Steenwyck'in resmi de büyük ölçüde toprak tonlarındadır. Sınırlı bir palet, resmi sakin ve ağırbaşlı tutar ve ışığın kendisini asıl olay hâline getirir. Kendi vanitasında bir iki güçlü renk kullanmak istersen, örneğin solan bir çiçeğin kırmızısı ya da bir kumaşın mavisi, bu rengi anlam hiyerarşisine uygun bir yere yerleştirmek onu bir vurguya dönüştürür.
Birkaç oturuma yayılan bir vanitasta canlı nesneler bir sorun yaratır: çiçekler solar, meyveler çürür, mumlar kısalır. Bu değişimi iki yolla yönetebilirsin. Canlı nesneleri ilk oturumlarda, henüz tazeyken öncelikli olarak boyayabilir ya da kurulumu ilk gün fotoğraflayıp değişen nesneler için o fotoğrafı yardımcı olarak kullanabilirsin. Bazı ressamlar ise bu değişimi resmin içine alır: solmaya başlamış bir çiçeği solmuş hâliyle boyamak, vanitasın konusuyla örtüşür.
Kafatası nasıl boyanır ve resim ne zaman biter?
Kafatası, bu projenin en özel nesnesidir. Kemik (bone) beyaz değildir; çoğu zaman sıcak bir fildişi, soluk bir sarımsı gri ya da yaşlandıkça kahverengiye çalan bir renktedir. Onu saf beyazla boyamak, onu plastik bir nesneye dönüştürebilir. Formu, bir küre olan kafatası kubbesi ile bir kutuya yakın olan yüz iskeletinin birleşimi olarak kurarsın. Göz çukurları ve burun boşluğu, resmin en derin gölgeleridir; onların içine bakan ışık yoktur. Elmacık kemikleri, alın ve çene ise ışığı yakalayan çıkıntılardır.
Kafatasının ayrıntılarını da seçici olarak boyarsın. Kubbe üzerindeki ince dikiş çizgileri, dişlerin tek tek sınırları ve kemiğin gözenekli yüzeyi, bütün kafatasına aynı netlikte işlendiğinde formun ağırlığını dağıtır. Bu ayrıntıları yalnızca ışığın vurduğu yerde ve karanlığa geçilen sınırda birkaç dokunuşla göstermek, meyvelerde öğrendiğin seçici dokunun burada da geçerli olduğunu gösterir. Göz çukurlarının kenarında, masadan ya da bir kitaptan yansıyan hafif bir ışık, bu derin gölgelerin içinde bile formu okunur tutar; bu yansıyan ışığı gölgenin kendisinden daha açık ama ışıklı bölgeden belirgin biçimde koyu tutmak gerekir.
Kafatasını boyamak, portre ve figür çalışmalarına da bir hazırlıktır. Bir yüzün ışığı ve gölgesi, büyük ölçüde altındaki bu kemik yapıdan gelir: alın, göz çukurları, elmacık kemikleri ve çene, her yüzün ortak iskeletidir. Açık ya da koyu, hangi tende olursa olsun bu yapı aynı ışık mantığıyla aydınlanır; tenlerin rengi ve değeri farklıdır, ama göz çukurunun gölgesi ve elmacık kemiğinin ışığı her yüzde bu iskeletin izini sürer. Kafatası çalışmasında gördüğün düzlemleri ileride bir yüzde aramak, portreyi yalnızca bir ten rengi olarak değil, bir yapı olarak görmeni sağlar.
Resmin bitme kararını, bu kez yalnızca görünüşe değil anlama göre de verirsin. Renksiz bir kopyada resim, kurulumun ton düzenini taşıyor mu? Ana sembol ilk bakışta okunuyor mu? Semboller arasındaki ilişki, bir izleyicinin resmin konusunu düşünmesine yetecek kadar açık mı, ama her şeyi söyleyecek kadar açık değil mi? Bir vanitas, izleyiciye bir düşünce önerdiğinde ve onu bir süre resmin önünde tuttuğunda amacına ulaşmıştır. Resmin başlığı da bu düşünceye bir kapı açabilir; Steenwyck'in resminin adı, izleyiciye neye bakması gerektiğini söyler.
Bitmiş resmi sunarken onu kısa bir metinle birlikte göstermek, bir portfolyo için de değerlidir. Metin, seçtiğin sembolleri tek tek açıklamak zorunda değildir; hangi düşünceden yola çıktığını ve hangi nesneyi neden ana sembol olarak seçtiğini anlatması yeterlidir. İzleyicinin kendi okumasına yer bırakmak, bir vanitası bir bilmecenin çözümüne değil, bir düşünceye davet eder. Resmi fotoğraflarken ışığın ve karanlık alanların ayrıntısını koruyacak biçimde, yansıma yapmayan yumuşak bir ışıkla çekmek de bu koyu ve karşıtlığı yüksek türde özellikle önemlidir.
Uygulama
- Malzeme: bir kafatası kopyası ya da onun yerine seçtiğin bir ana sembol, üç dört yardımcı sembol (örneğin bir cam şişe, bir saat, bir kitap, solmakta olan bir çiçek), bir kumaş, koyu bir fon, tek bir lamba, bir pano ya da tuval ve kullandığın boya türü. Birkaç oturum planla.
- Anlatmak istediğin anlamı bir cümleyle yaz ve bu anlama göre üç ila beş sembol seç; her birinin neden orada olduğunu not et.
- Nesneleri bir anlam hiyerarşisine göre yerleştir: ana sembol ışığın en yoğun olduğu noktada, ötekiler onun çevresinde. Lambayı bir köşeden çapraz gelecek biçimde ayarla ve kurulumu fotoğrafla.
- Bir değer eskizi yap, tuvale imprimatura sür ve tek renkli bir altboyamayla bütün nesnelerin aydınlık ve karanlık yığınlarını aynı anda kur.
- Renk katmanlarında her yüzeyi kendi ilkesiyle boya: camı arkadan öne, metali bantlardan parlamalara, kumaşı büyük kıvrımlardan ayrıntılara, organik yüzeyleri kütleden seçici dokuya.
- Kafatasını sıcak bir kemik rengiyle, derin göz çukurlarıyla ve ışığı yakalayan çıkıntılarıyla boya; en son bütün nesnelerin parlamalarını ortak ışığa göre ekle.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışÇok fazla sembol kullanmak.
Sayısız nesne resmi bir eşya listesine dönüştürür ve anlamı dağıtır. Üç ila beş sembol seç ve bir anlam hiyerarşisi kur.
Yaygın yanlışKafatasını saf beyazla boyamak.
Kemik sıcak bir fildişi ya da sarımsı gridir; saf beyaz onu plastik gösterir. Kemiğin rengini gözlemle ve beyazı yalnızca en parlak noktaya ayır.
Yaygın yanlışHer nesneyi ayrı bir ışıkla boyamak.
Çelişen gölgeler ve parlamalar resmi bir kolaja dönüştürür. Bütün nesneleri tek bir ortak ışığa göre boya.
Yaygın yanlışSembollere tek ve sabit bir anlam yüklemek.
Bir nesnenin anlamı bağlamına bağlıdır. Sembolleri resmin bütünü içinde, birbirleriyle ilişkileri içinde düşün.
Kapanış
Bir kafatası neden sofraya konur? Bir uyarı olarak: bir vanitas natürmortu, dünyevi zenginliğin, bilginin, zevkin ve güzelliğin geçici olduğunu, ölümün kaçınılmaz olduğunu hatırlatır. Steenwyck'in masasında kafatası, saat, kitaplar, çalgılar, kılıç, kabuk, şarap şişesi ve sönmüş kandil bu düşünceyi birlikte kurar; çapraz ışık ve boş bırakılmış üst yarı onu kompozisyonla da anlatır. Kendi vanitasını bir anlamla başlatır, sembolleri bu anlama göre seçip bir hiyerarşiye yerleştirir, bütün yüzeyleri ortak bir ışıkla birleştirir ve kafatasını sıcak bir kemik rengiyle boyarsın. Resim, izleyiciye bir düşünce önerdiğinde biter. Ödevde kendi vanitas natürmortunu tamamlayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Vanitas | Vanitas | Latince «boşluk»; dünyevi şeylerin geçiciliğini hatırlatan natürmort türü |
| Memento mori | Memento mori | Latince «öleceğini hatırla»; ölümlülüğü hatırlatan nesne ya da imge |
| Sembol | Symbol | Kendi görünüşünün ötesinde bir düşünceyi taşıyan, bağlamına göre okunan nesne ya da işaret |
| Anlam hiyerarşisi | Hierarchy of meaning | Kurulumdaki sembollerin önem sırasına göre ışık, yer ve değer farkıyla düzenlenmesi |
| Çapraz ışık | Raking light | Bir kurulumu bir köşeden ötekine keskin bir açıyla kesen, güçlü gölgeler kuran ışık |
Ödev
Vanitas natürmortunu tamamla.
- Anlatmak istediğin anlamı bir cümleyle yaz; üç ila beş sembol seç, bunlardan en az birini kendi hayatından ya da bugünden gelen çağdaş bir nesne olarak belirle.
- Kurulumu bir anlam hiyerarşisine göre düzenle, ışığı ve boşluğu anlama göre ayarla ve kurulumun bir fotoğrafını ve bir değer eskizini hazırla.
- Resmi birkaç oturumda, altboyamadan son parlamalara kadar, bütün yüzeyleri ortak bir ışıkla birleştirerek tamamla; her oturumun sonunda bir fotoğraf çek.
- Resme bir başlık ver ve yanına, seçtiğin sembolleri ve resmin anlatmasını istediğin düşünceyi açıklayan kısa bir metin yaz.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Ana sembol ilk bakışta okunuyor mu; semboller bir anlam hiyerarşisi içinde yerleşmiş mi?
- Değer (Ton): Resmin renksiz bir kopyası güçlü ve tutarlı bir ışık düzeni gösteriyor mu?
- Teknik ve Malzeme: Cam, metal, kumaş ve organik yüzeyler kendi ilkeleriyle ve ortak bir ışıkla boyandı mı?
- Bitmişlik ve Sunum: Resmin başlığı ve açıklama metni, sembolleri ve anlamı okunur biçimde sunuyor mu?
Kendini sına
1. «Vanitas» sözcüğü ne anlama gelir?
- A) Latince «boşluk» ya da «geçicilik».
- B) Latince «zenginlik».
- C) Hollandaca «masa».
- D) Latince «ışık».
2. Steenwyck'in resminde sönmüş kandil neyi anıştırır?
- A) Zenginliği.
- B) Müziğin zevklerini.
- C) Hayatın sonunu.
- D) Bilgiyi.
3. Bir vanitas kurulumunda anlam hiyerarşisi nasıl kurulur?
- A) Bütün nesneleri aynı ışıkla ve aynı netlikte boyayarak.
- B) Ana sembolü ışığın en güçlü düştüğü, değer farkının en yüksek olduğu yere yerleştirerek.
- C) Nesneleri rastgele dağıtarak.
- D) Yalnızca kafatasını boyayarak.
4. Kafatası neden saf beyazla boyanmamalıdır?
- A) Saf beyaz daha pahalı olduğu için.
- B) Kafatası her zaman siyah olduğu için.
- C) Beyaz boya hızlı kuruduğu için.
- D) Kemik sıcak bir fildişi ya da sarımsı gri olduğu için; saf beyaz onu plastik gösterir.
5. Kafatası çalışması portre için neden yararlıdır?
- A) Bütün tenleri aynı renkte boyamayı öğrettiği için.
- B) Her yüzün ışığını ve gölgesini belirleyen ortak kemik yapısını gösterdiği için.
- C) Portrelerde kafatası kullanılması gerektiği için.
- D) Yalnızca koyu tenler için geçerli olduğu için.
Cevaplar
- A — Tür adını Vaiz kitabının açılışındaki «vanitas vanitatum» sözünden alır.
- C — Müzenin açıklamasına göre sönmüş kandil hayatın sonunu simgeler.
- B — Işık ve değer farkı gözü ana sembole yönlendirir; öteki semboller onun çevresinde okunur.
- D — Kemiğin gerçek rengi sıcak ve soluktur; saf beyaz yalnızca en parlak noktaya ayrılır.
- B — Alın, göz çukurları, elmacık kemikleri ve çene her tende aynı ışık mantığıyla aydınlanır.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: aynı nesnelerle iki kurulum; biri çok sembollü ve dağınık, öteki beş sembollü ve bir anlam hiyerarşisiyle düzenlenmiş.
- Özgün fotoğraf: kafatası kopyası çapraz ışıkta; kemiğin sıcak rengi ve göz çukurlarının derin gölgesi.
- Özgün fotoğraf: bir vanitas resminin oturum oturum fotoğrafları; imprimatura, altboyama, renk katmanları, son parlamalar.
Sonraki derse köprü
Natürmort modülü, bir masanın üzerindeki nesnelerle ve onların anlamlarıyla kapanıyor. Sonraki modülde masadan kalkıp dışarı çıkıyoruz: ışığın her an değiştiği, rüzgârın ve havanın resme karıştığı açık havada, bir manzarayı doğrudan karşısında boyamanın nasıl bir iş olduğunu ele alıyoruz.