Öğrenme hedefi
Metal yüzeylerdeki yansımaları gözlemleyip doğru boyayabileceksin. Parlak bir metalin neden kendi renginden çok çevresini gösterdiğini, gümüş gibi nötr metallerle altın ve bakır gibi renkli metallerin yansımayı nasıl farklı tonladığını açıklayabilecek; bir silindirin, bir kürenin ve bir içbükey yüzeyin çevreyi nasıl büktüğünü tanıyabilecek ve metal bir nesneyi büyük koyu ve açık bantlardan başlayıp en parlak noktalarla biten bir sırayla, keskin ve yumuşak kenarları ayırarak boyayabileceksin.
Kanca
Gümüş bir çaydanlık neden odanın haritasıdır?
Parlak bir gümüş çaydanlığa yakından bak. Onun yüzeyinde pencereyi, tavandaki lambayı, masadaki fincanları, odanın duvarlarını ve belki kendi yüzünü görürsün; hepsi küçülmüş, bükülmüş ve çaydanlığın kıvrımlarına sarılmış. Çaydanlığın kendi rengi nedir diye sorsan, bir yanıt bulmakta zorlanırsın. Gümüş, çevresindeki her şeyi toplayıp kendi biçimine göre yeniden düzenler. Onu boyamak, aslında bükülmüş bir odayı boyamaktır.
Bağlam
Flaman ressam Clara Peeters 1612'de, bugün Almanya'da Karlsruhe'deki Staatliche Kunsthalle'de korunan bir natürmort yaptı: Çiçekler ve Yaldızlı Onur Kupalarıyla Natürmort, meşe panoya yağlı boya, 59,5 × 49 santimetre. Masada altın sikkeler, altın bir zincir, iki yaldızlı kupa, Çin'den gelmiş seladon bir kâse, egzotik deniz kabukları ve nadir çiçeklerle dolu bir vazo vardır.
Resmin en şaşırtıcı ayrıntısı kupaların yüzeyindedir. Peeters, sağdaki yaldızlı kupanın dışa doğru kabaran yuvarlak kabartmalarının her birinde kendi yüzünün küçük bir yansımasını boyamıştır; her kabartmada biraz farklı bir açıdan görülen en az altı küçük otoportre bulunur. Bu küçük yüzler hem bir ustalık gösterisi hem de metalin doğasına dair bir derstir: parlak ve kavisli bir yüzey, önündeki her şeyi, onu boyayan ressamı bile, küçültüp bükerek geri verir.
Ana anlatım
Metal ışığı nasıl yansıtır?
Çoğu yüzey ışığı dağıtarak geri verir; bir kâğıt ya da bir kumaş, üzerine düşen ışığı her yöne saçar ve kendi rengini gösterir. Parlak metal ise ışığı düzenli bir biçimde, gelme açısıyla aynı açıda geri gönderir. Buna aynasal yansıma (specular reflection) denir. Bu yüzden parlak bir metal, bir ayna gibi, önündeki dünyanın görüntüsünü taşır. Kendi rengi, bu görüntünün arkasında büyük ölçüde gizlenir.
Bu yansıma, metalin yüzeyinde keskin sınırlarla ayrılmış koyu ve açık alanlar olarak görünür. Bir pencere metalin yüzeyinde çok açık bir leke, odanın karanlık bir köşesi çok koyu bir şerit olarak yansır. Metal nesnelerde değer aralığı genellikle çok geniştir: aynı çaydanlığın üzerinde neredeyse beyaz parlamalarla neredeyse siyah yansımalar yan yana durabilir. Yansıma bandı (reflection band), metalin kavisli yüzeyinde çevredeki bir öğenin yansımasının oluşturduğu uzun, bükülmüş şerittir; metal nesneleri tanıtan en belirgin öğelerden biridir.
Metallerin rengi yansımaya karışır. Gümüş, krom ya da çelik gibi metaller yansımayı büyük ölçüde nötr bırakır: pencere mavimsi bir gökyüzü gösteriyorsa, gümüşteki yansıma da mavimsi olur. Altın, pirinç ve bakır gibi renkli metaller (coloured metals) ise yansıyan her şeyi kendi renkleriyle tonlar: altının üzerindeki beyaz bir pencere sıcak bir sarımsı beyaz, koyu bir köşe ise koyu bir kahverengimsi sarı olarak görünür. Peeters'in yaldızlı kupalarındaki yüzler de bu yüzden altının sıcaklığıyla tonlanmıştır.
Bütün metaller ayna gibi parlamaz. Kalay, dövme demir ya da fırçalanmış çelik gibi mat metaller (matte metals), ışığı yarı dağıtarak yansıtır. Yansımaları bulanık, kenarları yumuşak, değer aralıkları daha dardır. Bir kalay tabak ile bir gümüş tepsi yan yana durduğunda, ikisini ayıran şey renkten çok yansımaların keskinliğidir.
Biçim yansımayı nasıl büker?
Metal nesnelerin yüzeyi nadiren düzdür; bu yüzden yansımalar biçim tarafından bükülür. Bükülen yansıma (distorted reflection), kavisli bir yüzeyin çevreyi büyüterek, küçülterek ya da eğerek göstermesidir ve metal bir nesnenin biçimini anlatan en güçlü ipucudur.
Silindir biçimli bir nesnede, örneğin bir metal kupada ya da bir şamdanın gövdesinde, çevre yatay yönde sıkışır ve dikey yönde uzar. Bu yüzden silindirin üzerinde yansımalar uzun, dikey bantlar olarak görünür: bir pencere ince, uzun ve parlak bir şerit, odanın koyu bir duvarı geniş, koyu bir bant hâline gelir. Bu bantlar silindirin eksenine paraleldir ve silindirin yuvarlaklığını, yan yana dizilmiş değer şeritleriyle anlatır.
Küre ya da çaydanlığın gövdesi gibi dışa kabaran bir yüzeyde ise çevre ortada toplanır ve kenarlara doğru giderek sıkışır. Ortadaki yansımalar görece büyük ve tanınabilir, kenardakiler ise küçülmüş ve sıkışmış görünür. Peeters'in kabartmalarındaki küçük yüzler bu türden yansımalardır. İçbükey bir yüzey, örneğin bir kaşığın içi, bu davranışı tersine çevirir: yansımalar ters döner ve farklı biçimde büyür.
Bir metal nesnede yansıyan her ayrıntıyı tek tek kopyalamaya çalışmak gerekmez. Önemli olan, büyük yansımaların biçimini, yönünü ve değerini doğru yakalamaktır. Pencerenin yansıyan parlak lekesi, odanın koyu köşesinin yansıyan bandı ve yanındaki bir nesnenin rengini taşıyan küçük bir alan, metalin biçimini ve çevresini anlatmaya yeter.
Metal nasıl boyanır?
Metal bir nesneyi boyarken önce büyük yansıma bantlarını yerleştirirsin. Nesneyi koyu, orta ve açık bantlara ayırıp her bandı kendi değerinde ve kendi renginde, keskin kenarlarla sürersin. Bantların sınırlarını yumuşatmamak, parlak metalin sert ve cilalı görünüşünü korur. Mat bir metalde ise bantların kenarlarını hafifçe birbirine karıştırırsın.
Ardından yansıyan çevrenin daha küçük öğelerini eklersin: yanındaki bir meyvenin renkli yansıması, masanın kenarının yansıyan çizgisi, bir pencerenin çerçevesinin koyu çizgileri. Bu öğeler nesneyi kendi ortamına bağlar ve onun gerçekten o masada durduğunu gösterir. Yansımaları, metalin eğriliğine uygun biçimde, silindirde dikey, kürede toplanan biçimde yerleştirmek gerekir.
En son en parlak noktaları koyarsın. Parlak bir metalde bu noktalar çok küçük ve çok keskin kenarlıdır; kalın, açık bir boyayla tek bir dokunuşta konmaları gerekir. Renkli metallerde bu noktalar bile metalin rengini taşır: altının en parlak noktası saf beyaz değil, sıcak ve açık bir sarıdır. Her yere saf beyaz koymak, altını gümüşe dönüştürebilir.
Metalin gölgedeki yanı da tamamen karanlık değildir. Çevredeki açık yüzeylerden, örneğin beyaz bir masa örtüsünden gelen ışık, metalin gölgedeki yanına açık bir yansıma olarak düşer. Bu yansıyan ışığı koymak, metalin kütlesini ve yuvarlaklığını güçlendirir.
Peeters'in kabartmalardaki yüzleri, metalin tenle kurduğu ilişkiyi de gösterir. Metal bir yüzeyde yansıyan bir yüz, metalin rengiyle tonlanır: altında sıcak ve sarımsı, gümüşte ise görece nötr görünür. Yansımanın okunurluğu da tenin değerine ve arka plana bağlıdır. Açık bir ten, açık bir odanın yansımaları arasında kaybolabilir; koyu bir ten ise aynı yüzeyde koyu, belirgin bir leke olarak öne çıkar. Tersine, koyu bir odada açık bir ten parlak bir leke olarak belirir. Bir metalde yüz boyarken, yüzü bir portre gibi değil, çevresine göre değeri belirlenmiş küçük, bükülmüş bir yansıma olarak düşünmek gerekir.
Uygulama
- Malzeme: parlak bir metal nesne (bir kaşık, bir metal fincan ya da küçük bir çaydanlık), mümkünse mat bir metal nesne (bir kalay tabak ya da fırçalanmış bir kap), renkli iki nesne, yandan ışık veren bir masa lambası ve astarlanmış bir karton. Kırk dakika ayır.
- Parlak metal nesneyi renkli nesnelerin arasına yerleştir; ışık bir yandan gelsin. Nesnenin yüzeyinde gördüğün en büyük üç koyu ve üç açık yansımayı, neyin yansıması olduklarını belirterek not et.
- Nesneyi silindir biçimliyse dikey, yuvarlaksa ortada toplanan bantlar hâlinde, önce yalnızca üç değerle boya; bantların kenarlarını keskin tut.
- Yanındaki renkli nesnelerin küçük yansımalarını ve gölgedeki yanına düşen yansıyan ışığı ekle; en son en parlak noktaları tek dokunuşlarla koy.
- Varsa mat metal nesneyi aynı yere koyup aynı yoldan boya ve iki nesnenin kenar keskinliklerini karşılaştır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışMetalin kendi rengini aramak.
Parlak metal büyük ölçüde çevresini yansıtır. Nesnenin «gri» ya da «sarı» olduğunu varsaymak yerine, üzerinde gördüğün yansımaların değerlerini ve renklerini boya.
Yaygın yanlışYansıma bantlarının kenarlarını yumuşatmak.
Parlak metalde yansımalar keskin sınırlarla ayrılır; kenarları yumuşatmak nesneyi mat ya da plastik gibi gösterir. Keskinliği yalnızca mat metallerde azalt.
Yaygın yanlışRenkli metalde her parlamayı saf beyazla koymak.
Altının ya da bakırın parlamaları bile metalin rengini taşır. Parlamayı metalin rengiyle hafifçe tonla.
Kapanış
Gümüş bir çaydanlık neden odanın haritasıdır? Çünkü parlak metal ışığı aynasal biçimde yansıtır ve önündeki dünyayı, pencereleri, lambaları, nesneleri ve seni, kendi biçimine göre büküp küçülterek gösterir. Gümüş yansımayı büyük ölçüde nötr bırakır, altın ve bakır onu kendi rengiyle tonlar, mat metaller ise yansımaları bulanıklaştırır. Silindirde yansımalar dikey bantlar olur, kürede ortada toplanır ve kenarda sıkışır. Metal, büyük keskin kenarlı bantlardan başlayıp komşu nesnelerin yansımalarıyla ve en son en parlak noktalarla boyanır. Peeters'in kupalarındaki küçük yüzler, bir metal yüzeyin ressamı bile yansıttığını hatırlatır. Ödevde metal bir nesne boyayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Aynasal yansıma | Specular reflection | Işığın gelme açısıyla aynı açıda düzenli biçimde geri gönderilmesi; parlak metalde çevrenin görüntüsünü verir |
| Yansıma bandı | Reflection band | Metalin kavisli yüzeyinde çevredeki bir öğenin yansımasının oluşturduğu uzun, bükülmüş şerit |
| Renkli metal | Coloured metal | Altın, pirinç ve bakır gibi yansıttığı her şeyi kendi rengiyle tonlayan metal |
| Mat metal | Matte metal | Işığı yarı dağıtarak yansıtan, bulanık ve yumuşak kenarlı yansımalar veren metal yüzey |
| Bükülen yansıma | Distorted reflection | Kavisli bir yüzeyin çevreyi büyüterek, küçülterek ya da eğerek göstermesi |
Ödev
Metal bir nesne boya.
- Parlak bir metal nesne seç ve yanına rengi belirgin iki nesne koy; kurulumu tek bir ışıkla ve ışıklı nesnelerden belirgin biçimde koyu bir fonla kur.
- Boyamadan önce nesnenin küçük bir değer eskizini yap; en büyük yansıma bantlarını ve neyin yansıması olduklarını eskizin üzerine not et.
- Nesneyi büyük bantlardan başlayarak boya; komşu nesnelerin yansımalarını ve gölgedeki yanına düşen yansıyan ışığı ekle; en parlak noktaları en sona bırak.
- Bitmiş resmin yanına, nesnenin biçiminin yansımaları nasıl büktüğünü ve yansımalarda kendi yüzünü ya da elini görüp görmediğini yaz.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Metalin üzerindeki en koyu ve en açık yansımalar arasında geniş bir değer aralığı var mı?
- Kenar ve Ayrıntı: Yansıma bantlarının kenarları parlak metalde keskin, mat metalde yumuşak mı?
- Teknik ve Malzeme: Parlamalar temiz ve kesin mi; renkli metalde parlamalar metalin rengini taşıyor mu?
- Nesnenin biçimini en çok hangi yansıma anlatıyor?
Kendini sına
1. Parlak metalin kendi rengini göstermemesinin nedeni nedir?
- A) Metalin renksiz olması.
- B) Işığı aynasal biçimde yansıtarak çevresinin görüntüsünü taşıması.
- C) Işığı tamamen soğurması.
- D) Işığı her yöne eşit dağıtması.
2. Altın bir kupanın yüzeyinde beyaz bir pencere nasıl görünür?
- A) Sıcak, sarımsı bir beyaz olarak.
- B) Saf beyaz olarak.
- C) Mavi olarak.
- D) Siyah olarak.
3. Silindir biçimli bir metal nesnede yansımalar nasıl görünür?
- A) Ortada toplanmış küçük lekeler olarak.
- B) Ters dönmüş görüntüler olarak.
- C) Silindirin eksenine paralel, uzun dikey bantlar olarak.
- D) Hiç yansıma görünmez.
4. Mat bir metali parlak bir metalden ayıran en belirgin fark nedir?
- A) Renginin daha koyu olması.
- B) Hiç yansıma vermemesi.
- C) Her zaman daha ağır olması.
- D) Yansımalarının bulanık ve kenarlarının yumuşak olması.
5. Açık bir odanın yansımaları arasında, parlak bir metalde koyu bir ten nasıl görünür?
- A) Kaybolur.
- B) Koyu, belirgin bir leke olarak öne çıkar.
- C) Beyaz görünür.
- D) Metalin rengini tamamen kaybeder.
Cevaplar
- B — Aynasal yansıma, önündeki dünyayı ayna gibi gösterir ve metalin kendi rengini geri plana iter.
- A — Renkli metaller yansıyan her şeyi kendi renkleriyle tonlar.
- C — Silindir çevreyi yatayda sıkıştırıp dikeyde uzatır; yansımalar dikey şeritlere dönüşür.
- D — Mat metal ışığı yarı dağıtarak yansıttığı için görüntüler bulanıklaşır.
- B — Açık yansımalar arasında koyu bir değer güçlü bir karşıtlık kurar.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: bir gümüş ve bir bakır nesnenin yan yana; aynı pencerenin iki metalde farklı renkli yansıması.
- Özgün fotoğraf: bir silindir ve bir küre metal nesne; dikey bantlar ve ortada toplanan yansımalar.
- Özgün fotoğraf: parlak ve mat iki metal nesne aynı ışıkta; yansıma kenarlarının keskinlik farkı.
Sonraki derse köprü
Metal ışığı sert ve keskin sınırlarla yansıtır. Sonraki derste bunun tam tersi bir yüzeye geçiyoruz: ışığı yumuşakça yayan, katlandıkça ve büküldükçe biçim değiştiren ve ressamların yüzyıllar boyunca ayrı bir ustalık alanı olarak gördüğü kumaşa ve kıvrımlarına.