Öğrenme hedefi
Yumuşak pastelle katmanlar kurup çalışmanı sabitleyebileceksin. Pastelin boyadan ve kuru boya kalemlerinden nasıl ayrıldığını, yumuşak ve sert pastelin farkını, kâğıt dişinin kaç katman taşıyabileceğini nasıl belirlediğini açıklayabilecek; rengi palette değil kâğıt üzerinde, katman katman ve yan yana koyarak kurmayı, fiksatifin ne zaman ve nasıl kullanılacağını, bitmiş bir pastelin nasıl korunacağını uygulayabileceksin.
Kanca
Degas neden pastelle bu kadar çok çalıştı?
Edgar Degas bugün en çok balerinleriyle tanınır. Ama bu balerinlerin önemli bir bölümü yağlı boyayla değil, pastelle yapılmıştır; kariyerinin ilerleyen yıllarında pastel onun en sık kullandığı malzemelerden biri oldu. Yağlı boyayı ustaca kullanan bir ressam neden kuru, kırılgan, tozlu bir çubuğa yöneldi? Pastel ona boyanın vermediği neyi veriyordu?
Bağlam
Degas'ın yaklaşık 1890–1895 tarihli büyük bir pasteli 1959'dan beri Londra'nın ulusal koleksiyonundadır: Banyodan Sonra, Kurulanan Kadın. Kâğıda yapılmış ve sonradan bir kartona yapıştırılmış resim 103,5 × 98,5 santimetre boyutundadır; pastel için alışılmadık ölçüde büyüktür. Müzenin açıklamasına göre Degas işe kadının kollarının ve gövdesinin görünür bir kömür çiziminden başlamış, kömürle yaptığı modelleme pastel katmanlarının altında hâlâ seçilebilir. Kumaşın kıvrımları kısa, koyu çizgilerle kurulmuş; kadının saçındaki çarpıcı kırmızının yanında başka alanlarda renk daha yaygın biçimde sürülmüş, parlak sarıyı mavi çizgiler dengelemiştir.
Degas'ın pastele yönelmesinin nedenleri üzerine birkaç açıklama birlikte anılır. Kaynaklar, 1880'lerden itibaren görme gücünün zayıfladığını ve bu dönemde çok ince bir görsel keskinlik istemeyen malzemelere, pastele ve heykele, giderek daha çok yöneldiğini aktarır. Pastel, çizgiyle renk arasındaki sınırı kaldırıyordu: Degas bir çizgi çekerken aynı anda renk koyabiliyordu. Kurumayı beklemeden, aynı gün içinde katman katman çalışabiliyordu. Bu derste o olanakları kendi elinle deneyeceksin.
Ana anlatım
Yumuşak pastel nedir?
Yumuşak pastel (soft pastel), toz pigmentin çok az bir bağlayıcıyla, genellikle bir bitki zamkıyla ya da selüloz türevi bir yapıştırıcıyla karıştırılıp çubuk hâline getirilmesiyle yapılır. Bağlayıcı yalnızca çubuğu bir arada tutacak kadardır; kâğıda sürüldüğünde pigment, sıvı bir bağlayıcıyla yüzeye yapıştırılmaz, kâğıdın liflerine ve pürüzlerine takılarak tutunur. Bu yüzden pastelin rengi, kurumuş bir boya filminin arkasından değil, doğrudan pigmentin kendisinden gelir ve yüzey kadifemsi, mat bir görünüm alır.
Pastelin iki temel türü vardır. Yumuşak pastel çok az bağlayıcı içerir, kâğıda kolayca bırakılır, yoğun ve geniş izler verir, ama kolayca dağılır ve toz bırakır. Sert pastel (hard pastel) daha fazla bağlayıcı ve dolgu içerir; daha ince çizgiler, daha kontrollü taramalar verir ve kâğıdın dişini daha az doldurur. İkisinin arasında pastel kalemler de vardır: tahta bir kılıfın içindeki sert pastel uçları, ayrıntı için elverişlidir.
Pastelin boyadan en büyük farkı, rengin palette karıştırılmamasıdır. Yağlı boyada bir yeşili sarıyla maviyi karıştırarak elde edersin; pastelde ise ya yeşil bir çubuk seçersin ya da sarı ve mavi izleri kâğıt üzerinde üst üste ya da yan yana koyarsın. Bu nedenle pastel setleri, aynı rengin açık ve koyu değerlerini içeren çok sayıda çubuktan oluşur. Yan yana konmuş küçük renk izlerinin uzaktan bakınca göz tarafından tek bir renk olarak birleştirilmesine optik karışım (optical mixing) denir; Degas'ın sarıyı mavi çizgilerle dengelemesi bu türden bir karışımdır.
Kâğıt dişi neyi belirler?
Pastelin tutunması tamamen kâğıdın yüzeyine bağlıdır. Kâğıt dişi (tooth), yüzeydeki küçük pürüzlerin, tepelerin ve çukurların pigment tutabilme kapasitesidir. Diş doldukça yüzey kayganlaşır ve yeni bir katman tutunmak yerine kayar ya da alttaki katmanı sürükler. Kâğıdın taşıyabileceği katman sayısını bu yüzden büyük ölçüde dişi belirler.
Pastel için üretilen kâğıtların bir bölümü belirgin bir dokuya sahiptir; bazılarının bir yüzü petek, öbür yüzü daha ince dokuludur. Zımpara kâğıdına benzeyen, yüzeyi ince bir mineral tozuyla kaplanmış pastel kâğıtları ise çok daha fazla pigment tutar ve pek çok katmana izin verir. Bu kâğıtlar yumuşak pastelin gücünü artırır ama parmakla harmanlamayı zorlaştırır ve çubukları daha hızlı tüketir.
Pastel kâğıtları genellikle renkli üretilir. Renkli kâğıt, yağlı boyadaki imprimatura gibi çalışır: orta tonlu bir kâğıt üzerinde ışıkları yukarı, gölgeleri aşağı doğru aynı anda kurabilirsin, izlerin arasından görünen kâğıt rengi de resmin bir parçası olur. Manzara için sıcak bir toprak rengi ya da serin bir gri, gökyüzü ve tarlaların altında farklı bir hava kurar.
Katmanlar nasıl kurulur ve nasıl sabitlenir?
Yumuşak pastelle çalışırken genel bir ilke, sertten yumuşağa ve hafiften bastırarak yoğuna doğru ilerlemektir. İlk katmanlarda sert pastel ya da yumuşak pastelin hafif baskısı, kâğıdın dişini doldurmadan resmin büyük biçimlerini ve değer düzenini kurar. Sonraki katmanlarda yumuşak pastel daha yoğun ve geniş izlerle üstte kalır. Dişi ilk katmanda doldurursan, sonraki katmanlar tutunmaz.
İzleri farklı biçimlerde koyabilirsin. Çubuğun ucuyla çizgi ve tarama yapar, yan yüzünü yatırarak geniş alanlar kaplarsın. Bir rengi başka bir rengin üzerine hafifçe, kırık bir örtü gibi sürmek, yağlı boyadaki scumblinge benzer bir etki verir: alttaki renk izlerin arasından görünür. Parmakla ya da bir harmanlama kalemiyle ovmak yumuşak geçişler sağlar, ama rengi bulanıklaştırabilir ve dişi hızla doldurur; bu yüzden harmanlamayı her yerde değil, gerçekten yumuşak bir geçiş istediğin yerlerde kullanmak gerekir.
Fiksatif (fixative), pastelin kâğıda daha iyi tutunması için püskürtülen ince bir bağlayıcı çözeltisidir. Katmanlar arasında ince bir fiksatif püskürtmek, dişi yeniler ve üstüne yeni katman eklemeyi kolaylaştırır. Ama fiksatifin bir bedeli vardır: pastelin rengini koyulaştırabilir ve matlığını azaltabilir. Degas da bu sorunla uğraşmıştı. Kaynakların aktardığına göre, piyasadaki fiksatiflerin renkleri değiştirmesinden memnun olmadığı için ressam ve kimyacı dostu Luigi Chialiva'nın hazırladığı ve tarifi gizli kalan bir fiksatif kullandı; bu sayede katmanları, renklerini değiştirmeden sabitleyerek üst üste kurabildi. Bugün bazı ressamlar yalnızca ara katmanlarda fiksatif kullanır ve son katmanı sabitlemeden bırakır; bitmiş resmi ise camın arkasında, cam ile resim arasında bir boşluk bırakan bir paspartuyla korur.
Pastel tozu soluma yoluyla sağlığa zarar verebilir; tozu üflemek yerine kâğıdı hafifçe dik tutup vurarak dökmek ve fiksatifi açık havada püskürtmek atölye güvenliğinin bu malzemeye özgü biçimidir.
Pastelle ten nasıl kurulur?
Pastelde ten, tek bir çubuğun rengi değildir. Işıklı bölgede sıcak, yarı tonda biraz daha serin ve gölgede daha koyu ve farklı sıcaklıkta birkaç çubuğun izleri üst üste ve yan yana konarak kurulur. Degas'ın kurulanan kadınının sırtında soluk pembenin yanında başka tonlar da vardır ve kıvrımlar koyu çizgilerle belirtilmiştir.
Açık bir tende pembe, şeftali ve açık okra tonlarının arasına serin bir yeşilimsi ya da mavimsi gri bir tarama, yarı tonları canlandırabilir. Koyu bir tende ise koyu kahve ve kırmızımsı toprak tonlarının üzerinde, alında ve elmacık kemiklerinde serin, açık bir mor ya da mavi izle yansımalar verilebilir; bu izleri beyazla açmak yerine renkli, açık bir çubukla koymak tenin grileşmesini önler. Kâğıt rengi de burada bir karar olur: sıcak orta tonlu bir kâğıt, izlerin arasından görünerek her tende ortak bir sıcaklık bırakır. Hangi ten olursa olsun, bir ten için bir renk yerine birkaç rengin ailesini hazırlamak, pastelin optik karışımını tenin katmanlı görünüşüne yaklaştırır.
Uygulama
- Malzeme: orta tonlu, renkli bir pastel kâğıdı, bir takım yumuşak pastel ve birkaç sert pastel, bir kömür çubuğu, bir fiksatif, bir bez ya da kâğıt havlu. Açık havada ya da iyi havalanan bir odada çalış. Kırk dakika ayır.
- Kâğıdın bir köşesinde küçük bir deneme şeridi yap: aynı rengi bir kez sert, bir kez yumuşak pastelle sür; birini parmakla harmanla, ötekini tarama olarak bırak; farkı gözle.
- Basit bir manzarayı, örneğin bir gökyüzünü, bir ağaç kümesini ve bir tarlayı, önce kömür ya da sert pastelle hafif çizgilerle yerleştir; büyük açık ve koyu alanları belirle.
- Sert pastelle ya da yumuşak pastelin hafif baskısıyla ilk renk katmanını sür; dişi doldurmamaya dikkat et. Ardından çok ince bir fiksatif püskürt ve kurumasını bekle.
- Yumuşak pastelle ikinci katmanı kur: gökyüzünde yan yana açık mavi ve açık sarı izler, ağaçlarda koyu yeşilin üzerine sıcak bir kahve tarama. Son olarak en açık ışıkları yumuşak pastelle, bastırarak koy.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışİlk katmanda kâğıdın dişini doldurmak.
Yoğun bir ilk katman yüzeyi kayganlaştırır ve sonraki katmanlar tutunmaz. İlk katmanları hafif baskıyla ya da sert pastelle kur.
Yaygın yanlışHer yeri parmakla harmanlamak.
Harmanlama rengi bulanıklaştırır ve dişi hızla doldurur. Harmanlamayı yalnızca gerçekten yumuşak bir geçiş istediğin yerlerde kullan.
Yaygın yanlışPastel tozunu üflemek.
Havaya karışan toz solunabilir. Kâğıdı dik tutup hafifçe vurarak tozu bir kâğıda dök ve çalışma alanını ıslak bezle sil.
Kapanış
Degas neden pastelle bu kadar çok çalıştı? Kaynakların aktardığına göre görme gücünün zayıfladığı yıllarda pastel, çizgiyle rengi aynı harekette birleştirmesine ve kurumayı beklemeden katman katman çalışmasına olanak tanıyordu; fiksatif sorununu da bir dostunun hazırladığı özel bir karışımla çözdü. Yumuşak pastel, az bağlayıcılı saf pigmenttir ve kâğıdın dişine takılarak tutunur. Rengi palette değil, kâğıt üzerinde üst üste ve yan yana koyarak kurarsın. Sertten yumuşağa, hafiften yoğuna ilerler; dişi korur, ara katmanlarda fiksatifi dikkatle kullanır, bitmiş resmi camın arkasında saklarsın. Ödevde bu katman düzeniyle bir manzara eskizi yapacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Yumuşak pastel | Soft pastel | Toz pigmentin çok az bağlayıcıyla çubuk hâline getirildiği, yoğun ve geniş iz bırakan kuru boya |
| Sert pastel | Hard pastel | Daha fazla bağlayıcı ve dolgu içeren, ince çizgi ve kontrollü tarama için elverişli pastel |
| Kâğıt dişi | Tooth | Kâğıt yüzeyindeki pürüzlerin pastel pigmentini tutabilme kapasitesi |
| Fiksatif | Fixative | Pastel ya da kara kalem izlerinin kâğıda tutunmasını artırmak için püskürtülen ince bağlayıcı çözeltisi |
| Optik karışım | Optical mixing | Yan yana konmuş küçük renk izlerinin uzaktan bakınca göz tarafından tek bir renk olarak birleştirilmesi |
Ödev
Pastelle bir manzara eskizi yap.
- Renkli, orta tonlu bir pastel kâğıdı seç ve kâğıt renginin manzarada nerede görünür kalacağına önceden karar ver.
- Bir pencereden, bir fotoğraftan ya da açık havada bir manzarayı sert pastel ya da kömürle hafifçe yerleştir; üç dört büyük değer alanını belirle.
- İlk renk katmanını hafif baskıyla kur, ince bir fiksatif püskür; ikinci katmanda yumuşak pastelle optik karışımlar dene: gökyüzünde, ağaçlarda ve gölgelerde en az üç yerde iki rengi yan yana koy.
- Bitmiş eskizin yanına, hangi alanı harmanladığını, hangisini tarama olarak bıraktığını ve fiksatifin renkleri nasıl etkilediğini not et.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Gökyüzü, ağaçlar ve tarla birbirinden değer olarak ayrılıyor mu?
- Teknik ve Malzeme: Katmanlar kâğıdın dişini koruyarak mı kuruldu; harmanlama yalnızca gereken yerlerde mi kullanıldı?
- Kompozisyon: Ufuk çizgisinin ve büyük biçimlerin yerleşimi dengeli mi?
- Optik karışım denediğin yerlerden hangisi uzaktan bakınca en inandırıcı çalıştı?
Kendini sına
1. Yumuşak pastel kâğıda nasıl tutunur?
- A) Kuruyan bir yağ filmiyle.
- B) Kâğıdın liflerine ve pürüzlerine takılarak.
- C) Suyla çözünüp kâğıda işleyerek.
- D) Isıyla eriyerek.
2. Kâğıt dişi dolduğunda ne olur?
- A) Yeni katmanlar tutunmaz ve yüzey kayganlaşır.
- B) Renkler daha parlak olur.
- C) Kâğıt daha fazla katman taşır.
- D) Fiksatife gerek kalmaz.
3. Katmanlarda genel ilke nedir?
- A) Yumuşaktan serte, yoğundan hafife.
- B) Her katmanı eşit baskıyla sürmek.
- C) İlk katmanda bütün dişi doldurmak.
- D) Sertten yumuşağa, hafiften yoğuna doğru ilerlemek.
4. Fiksatifin bilinen bir sakıncası nedir?
- A) Kâğıdı yırtar.
- B) Pastelin rengini koyulaştırabilir ve matlığını azaltabilir.
- C) Pasteli sıvılaştırır.
- D) Hiçbir sakıncası yoktur.
5. Koyu bir tende yansımaları beyaz yerine açık, renkli bir çubukla koymak neyi sağlar?
- A) Resmin daha hızlı bitmesini.
- B) Kâğıdın daha az kullanılmasını.
- C) Tenin grileşmeden yansımayı taşımasını.
- D) Fiksatife gerek kalmamasını.
Cevaplar
- B — Pastelde sıvı bir bağlayıcı film yoktur; pigment yüzeyin pürüzlerinde tutunur.
- A — Pürüzler pigmentle dolunca yeni pigment tutunacak yer bulamaz ve alttakini sürükler.
- D — Hafif ilk katmanlar dişi korur; yoğun, yumuşak izler üstte kalır.
- B — Püskürtülen bağlayıcı, pigmentin ışığı yansıtma biçimini değiştirerek rengi koyulaştırabilir.
- C — Beyaz karışımı tebeşirleştirir; renkli açık bir iz yansımanın sıcaklığını ya da serinliğini korur.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: aynı rengin sert ve yumuşak pastelle, harmanlanmış ve taranmış olarak sürüldüğü deneme şeridi.
- Özgün fotoğraf: dokulu pastel kâğıdı ile zımparalı pastel kâğıdında aynı iz, yakın çekimde.
- Özgün fotoğraf: fiksatif püskürtülmüş ve püskürtülmemiş iki yarı; renk koyulaşmasının karşılaştırması.
Sonraki derse köprü
Yumuşak pastel kuru ve tozlu bir malzemedir; kâğıdın dişine takılır ve fiksatif ister. Sonraki derste aynı çubuk biçimini paylaşan ama bambaşka davranan bir malzemeye geçiyoruz: pigmentin toz yerine yağ ve mumla bir arada tutulduğu, kâğıda yapışkan ve parlak bir iz bırakan, kazınarak alttaki rengi ortaya çıkarabilen bir pastel.