Öğrenme hedefi
Alla prima tekniğiyle küçük bir çalışmayı tek oturuşta başlatıp bitirebileceksin. Bu yöntemin katmanlı çalışmadan hangi noktalarda ayrıldığını, kurumamış boyaya yeni renk eklerken renklerin neden bulanıklaştığını ve bunun nasıl önleneceğini açıklayabilecek; resmi büyük lekelerden küçük ayrıntılara doğru kurmayı, rengi ve değeri paletinde önceden karıştırıp tuvale tek darbeyle koymayı ve çalışmayı zamanında bırakmayı uygulayabileceksin.
Kanca
Tek oturuşta bitmiş bir resim nasıl yapılır?
Önceki derslerde yağlı boyayı katman katman düşündük: bir zemin, kuruyan bir altlık, onun üstüne biraz daha yağlı bir katman. Bu düzen günler, bazen haftalar sürer. Ama bazı resimler tek bir öğleden sonrada başlar ve biter; boya daha kurumadan son dokunuş yapılır. Böyle bir resim acele edilmiş bir resim midir, yoksa ayrı bir düşünme biçimi mi?
Bağlam
Londra'daki Wallace Collection'da Frans Hals'in 1624 tarihli bir portresi asılıdır. On dokuzuncu yüzyıldan beri Gülen Süvari (The Laughing Cavalier) diye anılır, ama modelin kim olduğu bilinmiyor; sağ üst köşedeki yazıya göre yirmi altı yaşındadır. Tuval üzerine yağlı boya, 83 × 67,3 santimetre. Tablo, Hertford Markisi tarafından 1865'te Paris'te bir müzayededen alındı.
Hals, fırça darbelerini gizlemeyen, çabuk ve kendinden emin vuruşlarıyla tanınır. Portrelerinde bir yakanın kenarı, bir kolun kıvrımı ya da bir parmak, çoğu zaman birkaç ayrı darbeyle kurulmuş gibi görünür ve darbeler birbirine harmanlanmadan yan yana kalır. Bu tabloda da süvarinin yüzüne ve kolunun işlemeli kumaşına yakından bakıp aynı özeni ve aynı hızı arayabilirsin. Hals'in her tablosunu tek oturuşta bitirdiğini söyleyemeyiz; ama doğrudan, kesin darbelerle boyama biçimi, alla prima düşüncesinin tarihteki en çok incelenen örneklerinden biridir.
Ana anlatım
Alla prima nedir, katmanlı çalışmadan nasıl ayrılır?
Alla prima (alla prima) İtalyanca «ilk seferde» anlamına gelir. Fransızcada aynı fikir için «ilk vuruşta» (au premier coup) denir. Resmin, alttaki boya kurumadan, tek bir ıslak boya tabakası içinde bitirilmesidir. Katmanlı yöntemde her katman kurumaya bırakılır ve üzerine yenisi gelir; alla prima çalışmada ise bütün resim ıslakken kurulur, renkler tuvalde birbirine değer, düzeltmeler ıslak boyanın içinde yapılır. Bu yüzden bu yönteme ıslak üstüne ıslak (wet-into-wet) da denir.
Yöntem yeni değildir, ama on dokuzuncu yüzyılda belirgin biçimde yaygınlaştı. Tüpteki boya ressamların açık havaya çıkmasını kolaylaştırdığında, değişen ışığı yakalamak için bir manzarayı tek oturuşta bitirmek pratik bir gereklilik hâline geldi: bir saat sonra gölgeler başka yere düşmüş, gökyüzünün rengi değişmiş olur. Açık havada yapılan küçük etütler, atölyede büyük bir resme hazırlık olarak da kullanıldı. Bugün alla prima hem bitmiş resimler hem de hızlı etütler için kullanılan bir çalışma biçimidir.
İki yöntemin farkı yalnızca süre değildir. Katmanlı resimde bir karar, sonraki katmanlarla değiştirilebilir, derinleştirilebilir; saydam bir sır bir gölgeyi yıllar sonra zenginleştirebilir. Alla primada ise her darbe hem bir karar hem de sonuçtur: sürdüğün lekenin rengi, değeri ve kenarı çoğu zaman resmin son hâlidir. Bu, alla primayı daha az düşünülmüş bir yöntem yapmaz; tersine, düşünmenin büyük bölümünü fırçayı tuvale değdirmeden önceye, paletteki karışıma taşır.
Bu dersin katman kuralıyla ilişkisi de basittir. Alla prima resim tek bir ıslak tabakadır; bu yüzden yağlı üzerine yağ kuralının yerini, aynı tabaka içinde ince üzerine kalın ilkesi alır. Gölgeleri ve koyu alanları ince, az boyayla; ışıkları ve parlamaları kalın boyayla, en sona bırakarak sürersin. Böylece hem boya daha dengeli kurur hem de ışıklı bölgeler tuvalin yüzeyinde fiziksel olarak da öne çıkar.
Islak boya neden bulanıklaşır?
Alla prima çalışanın en büyük düşmanı kirli renktir (muddy colour). Islak bir koyu lekenin üzerine açık bir renk sürdüğünde fırça alttaki boyayı alır ve iki renk tuvalde karışır. Sonuç, ne alttaki ne de üstteki renk olan, grileşmiş ve cansız bir karışımdır. Bu çoğu zaman bir malzeme sorunu değil, bir el alışkanlığı sorunudur.
Bunu önlemenin birkaç yolu var. En temeli, bir kez sürdüğün lekeyi ikinci, üçüncü kez fırçalamamaktır. Islak boyanın üzerinde ileri geri gidip gelmek, renkleri tuvalde karıştırır. Bir darbeyi beğenmediysen, onu fırçayla ovmak yerine palet bıçağıyla kazıyıp yeniden sür. Açık bir rengi koyu bir alanın üzerine sürerken de fırçayı bol boyayla yükleyip yüzeye hafifçe, bastırmadan değdirmektir; boya alttaki katmana gömülmek yerine onun üstünde durur. Fırçayı sık sık temizlemek de aynı işe yarar; çok boyalı bir fırça, bir önceki rengin bir kısmını her yeni darbeye taşır.
Kenarlar da ıslak boyanın içinde kurulur. İki ıslak rengin birleştiği yeri bir kez, temiz ve kuru bir fırçayla hafifçe süpürmek yumuşak bir kenar verir; hiç dokunmamak ise sert bir kenarı korur. Hangi kenarın sert, hangisinin yumuşak kalacağına önceden karar vermek, resmin sonunda ıslak yüzeyde her şeyin birbirine karışmasını önler.
Tek oturuşluk bir resim nasıl kurulur?
Alla prima çalışmada sıra, büyükten küçüğe ve koyudan açığa doğrudur. Önce ince, seyreltik bir boyayla resmin büyük biçimlerini ve ana değer lekelerini çizersin. Orta tonlu bir imprimatura üzerinde çalışıyorsan, bu çizim ve ilk gölge lekeleri zemin sayesinde hızla okunur hâle gelir. Sonra en büyük renk alanlarını, gölge ailesini ve ışık ailesini kaba lekelerle yerleştirirsin. Ayrıntılar ancak bu büyük düzen oturduktan sonra gelir.
Burada paletteki hazırlık belirleyicidir. Karışım yığını (colour pile) yöntemi, her önemli renk ve değer için paletinde ayrı, yeterli miktarda bir boya yığını karıştırmaktır: bir ışıklı ten yığını, bir yarı ton yığını, bir gölge yığını gibi. Tuvale sürmeden önce yığının rengini ve değerini modelle karşılaştırırsın. Doğru olduğunda, fırçayı yığından doldurup lekeyi tuvale tek darbe (single stroke) ile koyarsın ve ona bir daha dokunmazsın. Bu, rengi tuvalde aramak yerine palette bulmak demektir.
Fırçanın büyüklüğü de sonucu etkiler. Resmin büyük bölümünü, tuvalin boyutuna göre rahatsız edici gelecek kadar büyük bir fırçayla boyamak, seni ayrıntıya erken girmekten korur ve darbeleri daha az, daha kesin yapar. Küçük fırça yalnızca sona, birkaç ayrıntıya kalır. Bir de sık sık geri çekilmek gerekir: şövaleden birkaç adım uzaklaşıp resme ve modele aynı bakışla bakmak, yakından fark edilmeyen değer hatalarını ve renk sapmalarını gösterir. Alla prima çalışan birinin oturum boyunca şövaleye yaklaşıp uzaklaşması bu yüzdendir; her dönüşte yeni bir karar verilir.
Zaman da planın parçasıdır. Tek oturuşluk bir çalışma için küçük bir tuval ve basit bir konu seçmek, yöntemi öğrenirken işini kolaylaştırır. Oturumun sonuna doğru resme bakıp «neyi eklemem gerekiyor?» diye değil, «bir darbe daha resme ne katar?» diye sormak, çalışmayı zamanında bırakmana yardım eder. Bir alla prima çalışması, fazladan yapılan son birkaç dokunuşla canlılığını yitirebilir.
Alla primada ten nasıl boyanır?
Tenler, alla primanın en zor sınavlarından biridir, çünkü ten tonları arasındaki geçişler incedir ve ıslak boyada kolayca bulanıklaşır. Karışım yığını yöntemi burada özellikle işe yarar. Açık, orta ya da koyu, hangi ten olursa olsun, önce üç yığın hazırla: ışık, yarı ton ve gölge. Sonra her birinin sıcaklığını modelle karşılaştır; bir tenin ışıklı yanı sıcak, gölgesi daha serin olabilir ya da tam tersi, bu ışığın kendisine bağlıdır.
Açık bir tende ışıklı bölümle gölge arasındaki geçişte çoğu kez görülebilen serin, hafif gri bir yarı ton vardır; bu tonu önceden karıştırmazsan, ıslak ışık ve gölge tuvalde karışarak onu kendi başına ama bulanık biçimde üretir. Koyu bir tende ise parlamalar ve çevreden gelen yansımalar belirgindir. Bunlar çoğu zaman gökyüzünden ya da çevredeki bir yüzeyden gelen serin, açık dokunuşlardır. Alla primada bu dokunuşlar en sona, temiz bir fırçayla, alttaki koyu boyaya gömmeden bırakılır. Bir yığın hazırlamadan, bir parlamayı tuvaldeki koyu boyanın içinde beyazla aramaya çalışmak, tenin rengini tebeşir gibi grileştirebilir.
Orta tonlu, örneğin zeytin ya da buğday rengi bir tende zorluk çoğu zaman yarı tonların doygunluğundadır. Bu tenlerde ışıktan gölgeye geçerken renk yalnızca koyulaşmaz; sıcaklığı ve doygunluğu da değişir. Yarı ton yığınını ışık yığınından biraz daha doygun karıştırmak, bu geçişi ıslak boyada kaybolmaktan korur. Hangi ten olursa olsun, yığınları hazırlarken model yerine fotoğraftaki bir renge bakmak yanıltabilir; ekran ve baskı tenin alt tonlarını çoğu zaman değiştirir.
Uygulama
- Malzeme: orta tonlu bir imprimaturayla hazırlanmış küçük bir panel veya tuval, beş altı renk, iki üç kıl fırça, bir palet bıçağı, iki bez. Konu olarak tek bir meyve ya da bir fincan seç ve tek yönden ışıkla. Kırk beş dakika ayır.
- İlk beş dakikada ince, seyreltik bir boyayla nesnenin biçimini ve gölgesini birkaç çizgi ve lekeyle yerleştir.
- Sonraki on dakikada paletinde karışım yığınlarını hazırla: arka plan, nesnenin ışığı, yarı tonu, gölgesi ve düşen gölge için birer yığın. Her yığını modelle karşılaştır ve gerekirse düzelt.
- Yirmi dakika boyunca yığınlardan doldurduğun fırçayla lekeleri tek darbeyle koy: önce koyular ve büyük alanlar, sonra orta tonlar, en son ışıklar. Bir leke yanlışsa ovma; palet bıçağıyla kazı ve yeniden sür.
- Son beş dakikada yalnızca iki üç işlem yap: en parlak ışık, bir iki kenarın yumuşatılması ve bir gölge ayrıntısı. Sonra fırçayı bırak ve resmi uzaktan değerlendir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışBir lekeyi tekrar tekrar fırçalamak.
Islak boyanın üzerinde ileri geri gitmek renkleri tuvalde karıştırır ve bulanıklaştırır. Lekeyi bir kez koy; beğenmediysen kazı ve yeniden sür.
Yaygın yanlışRengi tuvalde aramak.
Tuvalde karıştırarak doğru rengi bulmaya çalışmak, ıslak yüzeyi kirletir. Rengi ve değeri paletteki karışım yığınında bul, tuvale hazır koy.
Yaygın yanlışAyrıntıya erken başlamak.
Büyük değer düzeni oturmadan göz ya da parlama gibi ayrıntılara girmek, sonra hepsini yeniden boyamayı gerektirir. Büyükten küçüğe çalış, ayrıntıyı sona bırak.
Kapanış
Tek oturuşta bitmiş bir resim nasıl yapılır? Düşünmenin büyük bölümünü fırçayı tuvale değdirmeden önce yaparak. Alla prima, resmin alttaki boya kurumadan tek bir ıslak tabakada kurulmasıdır; katmanlı yöntemin yağlı üzerine yağ kuralının yerini burada ince üzerine kalın ilkesi alır. Renkleri bulanıklaştırmamak için lekeyi bir kez koyar, rengi palette karışım yığınında bulur, fırçayı temiz tutarsın. Resmi büyükten küçüğe, koyudan açığa kurar ve bir darbe daha resme bir şey katmadığında bırakırsın. Hals'in hızlı, kesin darbeleri bu düşünme biçiminin eski bir örneğidir. Ödevde iki saatlik bir oturumda aynı yöntemle daha büyük bir çalışmayı bitireceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Alla prima | Alla prima | İtalyanca «ilk seferde»; resmin alttaki boya kurumadan tek bir ıslak tabakada bitirilmesi |
| Islak üstüne ıslak | Wet-into-wet | Kurumamış boyanın üzerine yeni ıslak boya sürerek çalışma |
| Karışım yığını | Colour pile | Her önemli renk ve değer için palette önceden karıştırılan yeterli miktarda boya |
| Kirli renk | Muddy colour | Islak renklerin tuvalde istemeden karışmasıyla ortaya çıkan grileşmiş, cansız renk |
| Tek darbe | Single stroke | Rengi ve değeri önceden belirlenmiş bir lekenin tuvale bir kez konup bir daha dokunulmaması |
Ödev
2 saatlik alla prima çalışma yap.
- Üç dört nesneden oluşan basit bir natürmort ya da aynada kendi yüzünden bir etüt seç; tek yönden gelen bir ışıkla kur.
- Orta tonlu bir zemin üzerinde ilk on beş dakikayı çizime ve büyük değer lekelerine, sonraki yirmi dakikayı karışım yığınlarını hazırlamaya ayır.
- Kalan sürede lekeleri tek darbeyle, büyükten küçüğe ve koyudan açığa koy; bir lekeyi ovmak yerine gerektiğinde kazı ve yeniden sür.
- İki saat dolduğunda fırçayı bırak. Resmin yanına en canlı kalan ve en bulanık kalan birer bölümü işaretle ve nedenini yaz.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Büyük ışık ve gölge aileleri ilk bakışta okunuyor mu?
- Teknik ve Malzeme: Renkler temiz mi; ıslak boyanın içinde bulanıklaşan bölümler az mı?
- Kenar ve Ayrıntı: Sert ve yumuşak kenarlar bilinçli seçilmiş mi; ayrıntı yalnızca gereken yerlerde mi?
- Hangi darbeyi yapmasaydın resim daha iyi olurdu?
Kendini sına
1. «Alla prima» ne anlama gelir?
- A) İlk seferde; resmin tek bir ıslak tabakada bitirilmesi.
- B) Katman katman boyama.
- C) Önce gri boyama.
- D) Yalnızca bıçakla boyama.
2. Alla primada yağlı üzerine yağ kuralının yerini hangi ilke alır?
- A) Yavaş üzerine hızlı.
- B) Kalın üzerine ince.
- C) Aynı tabaka içinde ince üzerine kalın.
- D) Hiçbir ilke geçerli değildir.
3. Islak boyada kirli renk oluşmasının sık bir nedeni nedir?
- A) Fırçayı sık temizlemek.
- B) Rengi palette önceden karıştırmak.
- C) Tuvali orta tonlu bir zeminle hazırlamak.
- D) Bir lekeyi tekrar tekrar fırçalayarak alttaki boyayla karıştırmak.
4. Karışım yığını yöntemi neyi sağlar?
- A) Boyanın daha hızlı kurumasını.
- B) Rengi ve değeri tuvalde değil palette bulup lekeyi tek darbeyle koymayı.
- C) Tuvalin daha pürüzsüz olmasını.
- D) Alttaki katmanın görünmesini.
5. Koyu bir tende serin parlamalar alla primada nasıl boyanabilir?
- A) Tuvaldeki koyu boyanın içinde beyazla aranarak.
- B) İlk olarak, bütün tenin altına.
- C) En sona, temiz bir fırçayla, alttaki koyu boyaya gömmeden.
- D) Hiç boyanmadan.
Cevaplar
- A — İtalyanca «ilk seferde» demektir; bütün resim alttaki boya kurumadan kurulur.
- C — Tek bir ıslak tabaka olduğu için gölgeler ince, ışıklar kalın ve sona bırakılarak sürülür.
- D — Islak lekenin üzerinde ileri geri gitmek iki rengi tuvalde karıştırır ve grileştirir.
- B — Karar tuvale gelmeden verilir; tuvalde renk arayarak yüzeyi kirletmek önlenir.
- C — Parlama temiz ve dolu bir fırçayla, bastırılmadan konursa koyu boyaya karışmadan üstte kalır.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: aynı meyvenin iki alla prima etüdü yan yana; biri ovalanmış ve bulanık, öteki tek darbelerle temiz.
- Özgün fotoğraf: palette açık, orta ve koyu tenler için hazırlanmış üçer karışım yığını.
- Özgün fotoğraf: koyu ıslak bir lekenin üzerine bastırılarak ve bastırılmadan sürülmüş iki açık darbe.
Sonraki derse köprü
Alla prima, rengi ve değeri aynı anda, tek darbede çözmeyi ister. Sonraki derste bu iki işi birbirinden ayıran eski bir yola dönüyoruz: resmin ışık ve gölgesini önce tek renkle kurmak ve rengi ancak bu düzen kuruduktan sonra eklemek.