Öğrenme hedefi
Suluboyada en açık değerleri kâğıdın beyazıyla kurmayı planlayabileceksin. Boyamaya başlamadan önce hangi alanların beyaz kalacağını belirleyebilecek, maskeleme sıvısıyla küçük ve karmaşık beyazları koruyabilecek, ıslak ya da kuru boyayı kaldırarak ışıkları geri kazanabilecek ve kazıma gibi çıkarma yöntemlerini tanıyabileceksin. Opak beyaz boyanın suluboya geleneğindeki yerini de bir kural olarak değil, bir seçim olarak değerlendirebileceksin.
Kanca
Suluboyada beyaz boya neden kullanılmaz?
Yağlı boyada bir ışık parıltısı en son, kalın bir beyaz dokunuşla eklenir. Suluboyada ise çoğu öğretmen öğrencilerine beyaz boyayı kullanmamalarını söyler. Bunun nedeni, 3.3.01'de gördüğümüz gibi, suluboyanın saydam olması ve ışığın kâğıttan yansımasıdır: kâğıdın beyazı, bir boyanın verebileceği en parlak beyazdır. Beyaz boya ise opaktır; üzerine sürüldüğü yeri kapatır ve kâğıdın ışığını keser. Ama bu gerçekten bir yasak mı? Yoksa suluboya geleneğinin bir tercihi mi? Ve beyaz boya kullanmayan bir ressam, ışıklarını nasıl korur?
Bağlam
Chicago Sanat Enstitüsü'nün koleksiyonundaki Prout's Neck, Kıyıya Vuran Dalgalar (Prout's Neck, Breakers), Amerikalı ressam Winslow Homer'ın 1883 tarihli bir suluboyasıdır. Müzenin koruma uzmanları, Homer'ın suluboyaları üzerine yaptıkları incelemede bu yaprağın yüzeyinde zımpara kâğıdından kalmış çok küçük silika taneleri buldu. Homer gökyüzü için mavi-gri bir lavi sürmüş, kurumasını beklemiş ve sonra boyayı yer yer zımparayla hafifçe aşındırarak sis ve dalga serpintisi etkisi yaratmıştı.
Aynı inceleme, Homer'ın başka bir suluboyada, 1882 tarihli Gözcü, Tynemouth (The Watcher, Tynemouth) yaprağında, dalgaların kalın köpüğü için opak beyaz suluboya da kullandığını gösterir. Homer, beyazları korumak, boyayı kaldırmak, kazımak ve gerektiğinde opak beyaz eklemek arasında özgürce seçim yapan bir ressamdı. Bu, kancadaki sorunun yanıtının basit bir «asla» olmadığını gösterir.
Ana anlatım
Beyazı neden baştan planlamak gerekir?
Suluboyada boyanmış bir alanı yeniden beyaza döndürmek zordur; çoğu zaman tam olarak mümkün değildir. Bu yüzden en açık alanları, yani parıltıları, ışıkla vuran kenarları, beyaz nesneleri ve suyun üzerindeki parlamaları, boyamaya başlamadan önce belirlemek gerekir. Buna beyaz planı (white plan) diyebiliriz.
Beyaz planını yapmanın basit bir yolu, kurşun kalemle çizdiğin eskizde beyaz kalacak alanların çevresini hafifçe işaretlemektir. Bir başka yol, küçük bir değer eskizi yapmaktır: yalnızca üç değerle, beyaz, orta ve koyu, sahneyi kurmak. Bu eskizde beyaz kalan her alan, suluboyada korunması gereken bir alandır. Beyaz planı önceden yapıldığında, ilk laviler bu alanların çevresinden dolaşarak sürülür ve ışıklar baştan korunur.
Beyaz alanın büyüklüğü ve yeri, resmin ışığını ve kompozisyonunu belirler. Küçük ve dağınık beyazlar yüzeyde parıldayan bir ışık etkisi verir; geniş ve birleşik beyaz alanlar ise sakin, aydınlık bir etki. Odak noktasındaki en parlak beyaz, izleyicinin gözünü oraya çeker.
Maskeleme sıvısı nasıl kullanılır?
Küçük, karmaşık ya da ıslak lavilerin içinde kalması gereken beyazları korumak için maskeleme sıvısı (masking fluid) kullanılır. Bu, lateks ya da kauçuk esaslı bir sıvıdır; kâğıda sürülüp kuruduğunda su geçirmez bir kabuk oluşturur. Üzerine istediğin kadar lavi sürebilirsin; sıvı altındaki kâğıdı korur. Boya tamamen kuruduktan sonra kabuk sökülür ve altında temiz, keskin kenarlı bir beyaz kalır.
Maskeleme sıvısıyla çalışırken birkaç kurala dikkat etmek gerekir. Sıvı fırçada kuruyunca kılları kalıcı olarak yapıştırır; bu yüzden eski bir fırça kullanmak ya da fırçayı önce sabunlu suya batırmak, sonra hemen yıkamak gerekir. Sıvıyı kuru kâğıda sür ve tamamen kurumasını bekle. Kabuğu sökmeden önce boyanın da tamamen kuruduğundan emin ol; nemli kâğıttan sökülen kabuk yüzeyi yırtabilir. Kabuğu parmağının ucuyla ya da bir silgi parçasıyla yavaşça ovarak kaldır. Sıvıyı kâğıt üzerinde günlerce bırakmak, kâğıda yapışmasına ve sökülürken zarar vermesine yol açabilir; yumuşak ya da çok kaba yüzeyli kâğıtlar bu açıdan daha hassastır.
Maskeleme sıvısının bıraktığı kenarlar keskindir. Bu bazen istenen bir sonuçtur, bazen resmin geri kalanıyla uyumsuz bir kesiklik yaratır. Kabuk söküldükten sonra kenarı nemli bir fırçayla hafifçe yumuşatmak ya da beyaz alanın bir kısmına çok seyrek bir renk sürmek, geçişi yumuşatır.
Işık sonradan nasıl geri kazanılır?
Beyazı baştan korumanın yanında, suluboyada ışığı sonradan geri kazanmanın yolları da vardır; bunlara kaldırma ve çıkarma yöntemleri denir. Islak bir laviden bir alanı almak için temiz, kuru bir fırça, bir kâğıt havlu ya da bir sünger kullanılabilir; yumuşak kenarlı bulutlar bu yolla yapılır. Kurumuş bir boyayı kaldırmak için ise alanı temiz ve nemli bir fırçayla ıslatıp birkaç saniye bekler, sonra kâğıt havluyla bastırarak alırsın. 3.3.04'te gördüğümüz gibi, bazı pigmentler kolayca kalkar, bazıları kâğıda işler; kaldırmanın ne kadar başarılı olacağı buna bağlıdır.
Kazıma (scraping) ise boyanın kâğıt yüzeyinden fiziksel olarak alınmasıdır. Boya henüz nemliyken bir fırça sapının ucuyla ya da tırnakla kazımak açık çizgiler bırakır; kuruduktan sonra keskin bir bıçak ucuyla ya da ince zımparayla yüzeyi hafifçe aşındırmak, parlak ışık noktaları ya da Homer'ın dalgalarındaki gibi serpinti etkileri verir. Bu yöntem kâğıdın yüzeyine zarar verdiği için, genellikle resmin en sonunda ve küçük alanlarda kullanılır.
Opak beyaz boya, yani guaş ya da opak bir beyaz suluboya, bu yöntemlerin yanında bir seçenek daha sunar. Suluboya geleneğinde bazı ressamlar onu hiç kullanmaz, bazıları Homer gibi yerinde kullanır. Opak beyaz, kâğıdın beyazından farklı, daha mat ve daha yoğun bir etki verir. Bir resimde saydam beyazlarla opak beyazları yan yana kullanmak, bu farkı bilerek yapıldığında bir çeşitlilik kaynağıdır.
Tenlerde en parlak noktalar, alındaki, burun ucundaki ya da alt dudaktaki küçük parıltılar, çoğu zaman kâğıdın beyazıyla korunur. Açık bir tende bu parıltılar çevredeki renge çok yakındır ve çok küçük tutulur. Koyu bir tende ise parıltı çevresindeki koyu değerle güçlü bir karşıtlık kurar ve yüzün biçimini okutmada önemli bir rol oynar; bu parıltıyı tamamen beyaz bırakmak yerine, ışık kaynağının rengini taşıyan çok seyrek bir renk ince bir katman olarak sürmek, onu yüzle daha doğal biçimde birleştirebilir.
Uygulama
- Malzeme: tahtaya tutturulmuş kâğıt, maskeleme sıvısı, eski bir fırça ya da sabunlu su, bir yuvarlak fırça, iki ya da üç renk, kâğıt havlu, temiz bir nemli fırça ve bir silgi parçası. Konu olarak papatya, beyaz gül ya da soluk pembe bir lale gibi ışıklı yapraklı bir çiçek. Süre elli dakika.
- Çiçeği hafifçe çiz ve beyaz kalacak alanları, yaprakların parlak kenarlarını ve polen noktalarını belirle.
- Bu küçük beyazları maskeleme sıvısıyla kapla ve tamamen kurumasını bekle. Fırçayı hemen sabunlu suyla yıka.
- Arka planı ve çiçeğin gölgeli bölgelerini lavilerle boya; maskelenmiş alanların üzerinden rahatça geç. Boyayı tamamen kurut.
- Maskeleme kabuğunu parmak ucunla yavaşça sök. Bir yaprağın ışıklı kenarını nemli bir fırça ve kâğıt havluyla kaldırarak ikinci bir ışık yarat ve iki yöntemin kenarlarını karşılaştır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışBeyaz alanları boyadıktan sonra düşünmek.
Boyanmış bir alanı yeniden beyaza döndürmek çoğu zaman mümkün değildir. Işıkları boyamaya başlamadan önce planla.
Yaygın yanlışMaskeleme sıvısını iyi bir fırçayla ve korumasız kullanmak.
Sıvı kıllarda kuruyup fırçayı bozar. Eski bir fırça kullan ya da fırçayı önce sabunlu suya batır.
Yaygın yanlışMaskeleme kabuğunu nemli kâğıttan sökmek.
Kâğıdın yüzeyi yırtılabilir. Hem sıvının hem boyanın tamamen kuruduğundan emin olduktan sonra sök.
Kapanış
Suluboyada beyaz boya neden kullanılmaz? Aslında kullanılabilir; ama suluboyanın saydam ışığı kâğıttan geldiği için, en parlak beyaz çoğu zaman boyasız kâğıttır ve opak bir beyaz bu ışığı keser. Bu yüzden suluboyacılar beyazı önce planlar, maskeleme sıvısıyla korur, gerektiğinde boyayı kaldırarak ya da kazıyarak ışığı geri kazanır. Homer'ın dalgaları, zımparayla aşındırılmış bir gökyüzünün ve opak beyaz bir köpüğün aynı ressamın elinde birlikte var olabildiğini gösterir. Beyazı korumak bir yasak değil, bir ışık stratejisidir.
Ödevde maskeleme sıvısıyla bir çiçek boyayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Beyaz planı | White plan | Boyamaya başlamadan önce kâğıdın beyaz kalacak alanlarının belirlenmesi |
| Maskeleme sıvısı | Masking fluid | Kâğıdı boyadan korumak için sürülen, kuruyunca sökülen lateks ya da kauçuk esaslı sıvı |
| Kaldırma | Lifting | Islak ya da kurumuş boyayı fırça, kâğıt havlu ya da süngerle kâğıttan alma |
| Kazıma | Scraping | Boyanın kâğıt yüzeyinden bir uç, bıçak ya da zımparayla fiziksel olarak alınması |
| Opak beyaz | Opaque white | Kâğıdın beyazından farklı, örtücü ve mat bir beyaz veren guaş ya da opak suluboya |
Ödev
Maskeleme sıvısıyla bir çiçek boya.
- Açık renkli ya da beyaz yapraklı bir çiçek seç ve beyaz planını küçük bir değer eskiziyle yap.
- Korunması gereken küçük beyazları maskeleme sıvısıyla kapla ve kurut.
- Çiçeği ve arka planını en az iki katmanla boya, kurut ve maskeyi sök.
- En az bir ışığı kaldırma yöntemiyle geri kazan ve resmin altına, iki yöntemin kenarlarını ve etkilerini karşılaştıran kısa bir not yaz.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): En açık değerler planlandığı yerlerde, kâğıdın beyazıyla mı kaldı?
- Teknik ve Malzeme: Maske temiz söküldü mü; kâğıt yüzeyi zarar görmedi mi?
- Kenar ve Ayrıntı: Maskelenmiş keskin kenarlar ile kaldırılmış yumuşak kenarlar resimde uyumlu mu?
- Beyaz planını yaparken hangi ışığı atladığını fark ettin?
Kendini sına
1. Suluboyada en parlak beyaz çoğu zaman nedir?
- A) Opak beyaz boya.
- B) Boyasız bırakılan kâğıt.
- C) Gri boya.
- D) Kurşun kalem izi.
2. Maskeleme sıvısı kullanırken fırça nasıl korunur?
- A) Fırçayı sıvıda bekleterek.
- B) Fırçayı ısıtarak.
- C) Eski bir fırça kullanarak ya da fırçayı önce sabunlu suya batırarak.
- D) Fırçayı kurutarak.
3. Maskeleme kabuğu ne zaman sökülmelidir?
- A) Hem sıvı hem boya tamamen kuruduktan sonra.
- B) Boya ıslakken.
- C) Hiç sökülmemelidir.
- D) Sıvı sürülür sürülmez.
4. Homer'ın Prout's Neck, Kıyıya Vuran Dalgalar suluboyasında sis etkisi nasıl yaratılmıştı?
- A) Maskeleme sıvısıyla.
- B) Opak siyahla.
- C) Tuzla.
- D) Kurumuş boyanın zımparayla aşındırılmasıyla.
5. Opak beyaz boya hakkında hangisi doğrudur?
- A) Suluboyada kesinlikle yasaktır.
- B) Kâğıdın beyazından farklı, daha mat bir etki verir ve bir seçim olarak kullanılabilir.
- C) Kâğıdın beyazıyla aynıdır.
- D) Saydamdır.
Cevaplar
- B — Saydam katmanın arkasındaki kâğıt ışığın kaynağıdır; opak beyaz bu kaynağı örter.
- C — Lateks kıllarda kuruyunca fırçayı kalıcı olarak bozar.
- A — Nemli kâğıttan sökülen kabuk yüzeyi yırtabilir.
- D — Müzenin incelemesi yüzeyde zımpara kâğıdından kalmış taneler buldu.
- B — Homer da gerektiğinde opak beyaz kullandı.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: bir çiçeğin maskelenmiş, boyanmış ve maskesi sökülmüş üç aşaması.
- Özgün fotoğraf: maskelenmiş keskin kenarlı bir beyaz ile kaldırılmış yumuşak kenarlı bir beyazın yakından karşılaştırması.
- Özgün şema: üç değerli bir beyaz planı eskizi ve ona göre boyanmış suluboya.
Sonraki derse köprü
Bu derste ışıkları planlamayı ve korumayı öğrendik. Sonraki derste şimdiye kadar gördüğümüz bütün teknikleri manzaranın üç temel öğesinde birleştiriyoruz: ağaçları, gökyüzünü ve suyu olabildiğince az ve kararlı fırça darbesiyle nasıl kurabileceğimizi göreceğiz.