İçeriğe geç

Ders 3.2.01 · Seviye 3 — Renk ve Boya

Pigment ve bağlayıcı

Suluboya, akrilik ve yağlı boya aslında aynı toz mu?

3.2 Pigmentler ve Malzeme Bilimi

1.669 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma · Animasyon, 9 dk video senaryosu · Orta

  • pigment
  • bağlayıcı
  • boyarmadde
  • Colour Index adı
  • kuruma biçimi

Önce okunması önerilen: 3.1.01 Renk nedir?

Öğrenme hedefi

Bir boyanın iki temel bileşenden oluştuğunu açıklayabileceksin: rengi veren pigment ve pigmenti bir arada tutup yüzeye bağlayan bağlayıcı. Suluboya, guaş, yumurta temperası, yağlı boya ve akriliğin çoğu zaman aynı pigmentleri kullanıp farklı bağlayıcılarla ayrıldığını gösterebilecek, bir pigmenti boyarmaddeden ayırabilecek, bir boya tüpünün üzerindeki pigment kodunu okuyabilecek ve her boya türünün nasıl kuruduğunu ve bunun çalışma biçimini nasıl değiştirdiğini anlatabileceksin.

Kanca

Suluboya, akrilik ve yağlı boya aslında aynı toz mu?

Bir sanat malzemeleri dükkânında üç ayrı rafa bak: suluboya tabletleri, akrilik tüpleri, yağlı boya tüpleri. Üçünde de «ultramarin mavisi» adında bir renk bulursun. Üç boya birbirine hiç benzemez: biri suyla açılıp kâğıda şeffaf bir leke olarak yayılır, biri birkaç dakikada kuruyup plastik gibi bir tabaka bırakır, biri günlerce ıslak kalır ve parlak, derin bir yüzey verir. Ama tüplerin arkasındaki küçük yazılara bakarsan, üçünde de aynı pigment kodunu görebilirsin. Aynı mavi toz, üç ayrı boyanın içinde neden bu kadar farklı davranır?

Bağlam

İtalyan ressam Cennino Cennini, yaklaşık 1400 yılında yazdığı Sanat Kitabı (Il Libro dell'Arte) adlı el kitabında, döneminin atölye bilgisini adım adım anlattı: ahşap panelin alçı astarla hazırlanması, pigmentlerin taş üzerinde ezilmesi, altlık boyama ve yumurta temperasının uygulanması. Cennini'nin tarif ettiği yöntemde pigment, önce suyla ince bir hamur hâline gelene kadar ezilir; sonra yumurta sarısıyla karıştırılarak boyaya dönüştürülür. Boya her gün taze hazırlanır, çünkü yumurta uzun süre saklanmaz.

Cennini'nin kitabı bize bir boyanın dükkândan hazır bir tüp olarak gelmediği bir dünyayı gösterir. Ressam ya da atölyesi, rengi veren tozu ve onu tutacak maddeyi ayrı ayrı bilir, ayrı ayrı hazırlar ve birleştirirdi. Bugün hazır tüpler bu ayrımı gizler; ama her tüpün içinde hâlâ aynı iki şey vardır. Bu dersin sorusu, bu ikisini yeniden ayırmaktır.

Ana anlatım

Pigment nedir?

Pigment (pigment), rengi veren, ince öğütülmüş ve kullanıldığı ortamda çözünmeyen katı parçacıklardır. Bu son özellik önemlidir: pigment, bağlayıcının içinde erimez; küçük taneler hâlinde asılı kalır. Bir suluboyada, bir yağlı boyada ya da bir akrilikte aynı pigment tanesi, farklı bir maddenin içine gömülmüştür ama aynı tanedir.

Pigmentler farklı kaynaklardan gelir. Bazıları topraktan çıkar: sarı okra, kırmızı ve kahverengi toprak renkleri, çoğu zaman demir oksitlerdir. Bazıları taşlardan ya da minerallerden elde edilir. Bir kısmı on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda kimyacılar tarafından laboratuvarda üretilmeye başlandı; Sıcak ve soğuk renkleri konuşurken andığımız yapay ultramarin ve ftalo mavisi bunlara örnektir (3.1.04).

Pigmenti boyarmaddeden (dye) ayırmak gerekir. Boyarmadde, kullanıldığı sıvıda çözünür ve bir kumaşın liflerine ya da bir kâğıda işleyerek onu renklendirir; mürekkeplerin ve keçeli kalemlerin çoğu boyarmaddeyle çalışır. Ressamlar boyarmaddeleri de pigmente dönüştürebilir: bir boyarmadde, beyaz ya da renksiz bir mineral tozunun üzerine sabitlendiğinde, çözünmeyen bir pigment elde edilir. Bu tür pigmentlere lake (lake pigment) denir.

Bir boya tüpünün arkasında, pigmentin uluslararası bir kod sistemiyle yazılmış adı bulunur. Bu sisteme Colour Index denir; ilk kez 1924'te İngiltere'deki Boyacılar ve Renkçiler Derneği (Society of Dyers and Colourists) tarafından yayımlandı ve bugün Amerikalı tekstil kimyacıları derneğiyle birlikte sürdürülür. Kodda harfler renk ailesini, sayı ise pigmenti gösterir: PB29 ultramarin mavisi, PR101 kırmızı demir oksittir. Farklı markalar aynı pigmente farklı ticari adlar verebilir; ama kod aynıysa, içindeki renkli toz aynıdır.

Bağlayıcı ne yapar?

Bağlayıcı (binder), pigment tanelerini birbirine ve yüzeye bağlayan maddedir. Pigment tek başına bir tozdur; bir kâğıda serpildiğinde üfleyince uçar. Bağlayıcı kuruduğunda taneleri bir film içinde tutar ve boyayı kalıcı kılar. Boya türlerini birbirinden ayıran asıl şey budur.

Suluboyada bağlayıcı, bir ağaç özsuyundan elde edilen arap zamkıdır; suyla kolayca çözünür, bu yüzden kurumuş suluboya yeniden ıslatılınca açılabilir. Guaşta aynı zamk kullanılır, ama pigment oranı daha yüksektir ve çoğu zaman örtücülüğü artıran ek maddeler bulunur; bu yüzden guaş şeffaf değil örtücüdür. Yumurta temperasında bağlayıcı yumurta sarısıdır. Yağlı boyada bağlayıcı çoğunlukla keten tohumu yağıdır. Akrilikte ise suyun içinde minik küreler hâlinde dağılmış akrilik bir polimerdir; buna akrilik emülsiyon denir.

Bağlayıcı yalnızca bir yapıştırıcı değildir, pigmentin görünüşünü de değiştirir. Işık, bir pigment tanesinden yansımadan önce bağlayıcının içinden geçer. Bağlayıcının ışığı kırma biçimi pigmentinkine ne kadar yakınsa, tane o kadar saydam görünür; farkı ne kadar büyükse, tane o kadar çok ışık saçar ve örtücü görünür. Bu yüzden aynı toprak kırmızısı, yağın içinde daha koyu ve derin, suluboyada ya da guaşta daha açık ve mat görünebilir. 3.1.07'de gördüğümüz gibi beyaz pigmentin gücü de ışığı saçmasından gelir; bağlayıcı bu saçılmayı artırabilir ya da azaltabilir.

Her boya nasıl kurur?

Boyaların kuruma biçimi, onlarla nasıl çalışacağını belirler. Suluboya ve guaş, içindeki su buharlaştığında kurur; zamk yerinde kalır ama suyla yeniden çözülebilir. Bu, kurumuş bir lekeyi ıslak bir fırçayla yumuşatmaya ya da kaldırmaya izin verir; aynı zamanda üzerine gelen her ıslak katmanın alttakini bozabileceği anlamına gelir.

Akrilikte önce su buharlaşır; sonra, suyun içinde dağılmış polimer küreleri birbirine yaklaşır ve kaynaşarak tek bir esnek film oluşturur. Bu film kuruduktan sonra suda çözünmez. Akrilik bu yüzden hızlı kurur ve bir kez kuruduktan sonra üzerine rahatça yeni katmanlar eklenebilir.

Yağlı boya ise buharlaşarak değil, kimyasal bir tepkimeyle kurur. Keten tohumu yağı havadaki oksijenle tepkimeye girer ve moleküllerini birbirine bağlayarak katı bir ağa dönüşür. Bu süreç günlerden haftalara uzanabilir ve tuhaf bir sonucu vardır: kuruyan yağlı boya, oksijen aldığı için hafifçe ağırlaşır. Uzun kuruma süresi, ressama renkleri tuval üzerinde uzun süre karıştırma ve yumuşatma imkânı verir; ama katmanlar arasında sabır ister.

Aynı pigment farklı boyalarda nasıl davranır?

Kancadaki sorunun yanıtı artık belli: üç boya aynı tozu kullanabilir, ama onu farklı bir maddenin içine gömer. Aynı ultramarin, suluboyada kâğıdın beyazının içinden parlayan saydam bir mavi, guaşta düz ve mat bir alan, akrilikte hızlı kuruyan ve suyla bir daha açılmayan bir katman, yağlı boyada ise derin ve günlerce işlenebilen bir renk olur.

Bu fark, malzeme seçerken sorulacak soruyu değiştirir. «Hangi renk?» sorusu kadar «hangi bağlayıcı?» sorusu da önemlidir: saydamlık mı, örtücülük mü, hızlı mı, yavaş mı, suyla açılan mı, açılmayan mı? Pigment kodunu bilmek ise aynı rengi farklı markalarda ve farklı boyalarda bulmanı sağlar.

Ten tonlarında kullanılan pigmentlerin önemli bir kısmı demir oksit temelli toprak renkleridir: sarı okralar, kırmızı ve kahverengi topraklar. Aynı toprak pigmentleri, yağlı boyada daha koyu ve saydam, suluboyada daha açık görünebildiği için, bir boya türünde işe yarayan bir ten karışımı başka bir boya türüne birebir taşınamayabilir. Açıktan koyuya farklı tenler için karışım tariflerini boya türüne göre ayrı ayrı denemek, bu farkı baştan hesaba katmanın yoludur.

Uygulama

Bu kısa denemede, aynı pigmentin farklı bağlayıcılarla nasıl farklı bir boyaya dönüştüğünü kendi gözünle göreceksin.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışBoyanın rengini yalnızca ticari adından tanımak.
Doğrusu

Markalar aynı pigmente farklı adlar, farklı pigmentlere benzer adlar verebilir. Tüpün üzerindeki pigment kodunu oku.

Yaygın yanlışYağlı boyanın buharlaşarak kuruduğunu sanmak.
Doğrusu

Yağ oksijenle tepkimeye girerek sertleşir; kalın katmanlar ve ısıtma bu süreci düzgün biçimde hızlandırmaz. Katmanları ince tut ve kuruma süresine göre planla.

Yaygın yanlışKurumuş suluboyanın üzerine ıslak katmanı çekinmeden sürmek.
Doğrusu

Arap zamkı suyla yeniden çözülür ve alttaki leke bozulabilir. Üst katmanları hızlı ve az fırça darbesiyle uygula.

Kapanış

Suluboya, akrilik ve yağlı boya aslında aynı toz mu? Çoğu zaman evet: aynı pigment kodunu taşıyan renkli tozlar farklı boya türlerinde bulunur. Onları ayıran, pigmenti tutan bağlayıcıdır: suluboya ve guaşta arap zamkı, temperada yumurta sarısı, yağlı boyada keten tohumu yağı, akrilikte polimer emülsiyonu. Bağlayıcı hem pigmentin görünüşünü hem de boyanın kuruma biçimini belirler; su buharlaşarak, polimerlerin kaynaşmasıyla ya da oksijenle tepkimeyle. Cennini'nin yumurta ile ezdiği pigmentler, bugünkü tüplerin içindeki aynı ayrımı açıkça gösterir.

Ödevde üç boya türünün bileşenlerini bir tablo hâlinde yazacaksın.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
PigmentPigmentRengi veren, ince öğütülmüş ve kullanıldığı ortamda çözünmeyen katı parçacıklar
BağlayıcıBinderPigment tanelerini birbirine ve yüzeye bağlayarak kalıcı bir film oluşturan madde
BoyarmaddeDyeKullanıldığı sıvıda çözünerek bir yüzeyi renklendiren renklendirici
Colour Index adıColour Index Generic NameBir pigmenti marka adından bağımsız olarak tanımlayan kod; PB29, PR101 gibi
Kuruma biçimiDrying mechanismBoyanın sertleşme yolu: su buharlaşması, polimer kaynaşması ya da oksijenle tepkime

Ödev

Üç boya türünün bileşenlerini tablo hâlinde yaz.

  1. Suluboya, akrilik ve yağlı boyadan üçer tüp ya da tablet seç; bir türü bulamıyorsan üreticinin teknik sayfasına bak.
  2. Bir tablo hazırla: her satırda bir boya, sütunlarda ticari ad, pigment kodu, bağlayıcı, kuruma biçimi ve kuruduktan sonra suyla açılıp açılmadığı.
  3. Aynı pigment kodunu taşıyan boyaları tabloda işaretle.
  4. Tablonun altına, bir ten karışımında sık kullandığın bir toprak renginin farklı boya türlerinde nasıl göründüğünü kısaca yaz.

Kendini değerlendir

  • Teknik ve Malzeme: Tablodaki pigment kodları ve bağlayıcılar tüplerden ya da teknik sayfalardan mı alındı?
  • Bitmişlik ve Sunum: Tablo, aynı pigmentin farklı boyalarda bulunduğunu bir bakışta gösteriyor mu?
  • Değer (Ton): Aynı pigmentin farklı bağlayıcılarda açık ya da koyu görünüşünü not ettin mi?
  • Tabloyu hazırlarken bir boyanın bileşimi seni şaşırttı mı?

Kendini sına

1. Bir boyanın rengini veren bileşen hangisidir?

  • A) Bağlayıcı.
  • B) Pigment.
  • C) Su.
  • D) Tüp.

2. Yağlı boya nasıl kurur?

  • A) İçindeki su buharlaşarak.
  • B) Polimer küreleri kaynaşarak.
  • C) Keten tohumu yağı oksijenle tepkimeye girerek.
  • D) Soğuyarak.

3. Pigmenti boyarmaddeden ayıran temel özellik nedir?

  • A) Pigmentin daha pahalı olması.
  • B) Boyarmaddenin yalnızca mavi olması.
  • C) Pigmentin sıvı olması.
  • D) Pigmentin kullanıldığı ortamda çözünmemesi.

4. Tüpün üzerindeki «PB29» ne anlatır?

  • A) Pigmentin Colour Index'teki adını: ultramarin mavisi.
  • B) Tüpün hacmini.
  • C) Boyanın fiyat sınıfını.
  • D) Boyanın kuruma süresini.

5. Kurumuş suluboya neden ıslak bir fırçayla yeniden açılabilir?

  • A) Pigment suda çözülür.
  • B) Bağlayıcısı olan arap zamkı suyla yeniden çözülür.
  • C) Suluboya hiç kurumaz.
  • D) Kâğıt boyayı emer.

Cevaplar

  1. B — Bağlayıcı rengi vermez; pigment tanelerini tutar.
  2. C — Yağ bir ağ oluşturarak sertleşir ve bu sırada oksijen aldığı için hafifçe ağırlaşır.
  3. D — Boyarmadde çözünür; pigment asılı taneler hâlinde kalır.
  4. A — Kod aynıysa, farklı markalardaki renkli toz aynıdır.
  5. B — Akrilikten farklı olarak suluboyanın bağlayıcısı kuruduktan sonra da suda çözünür.

Referans görseller

  • Özgün şema: bir boya filminin kesiti; bağlayıcının içinde asılı pigment taneleri ve ışığın yolu.
  • Özgün fotoğraf: aynı pigment kodu üç ayrı bağlayıcıda; her biri ince ve kalın iki leke olarak.
  • Özgün şema: üç kuruma biçimi; buharlaşan su, kaynaşan polimer küreleri ve oksijenle bağlanan yağ molekülleri.

Sonraki derse köprü

Bu derste pigmentin boyanın renkli tozu olduğunu gördük. Sonraki derste o tozların tarihine iniyoruz: bazı pigmentlerin neden taşınamayacak kadar değerli, bazılarının neden tehlikeli olduğunu ve bir mavinin nasıl altından pahalı olabildiğini göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 · Kanca. Üç raf, üç «ultramarin mavisi»; tüplerin arkasındaki aynı kod büyür. Soru ekranda.
  • 0:50–2:00 · Bağlam. Cennini'nin kitabından sayfalar; bir taş üzerinde ezilen pigment ve yumurta sarısıyla karışması.
  • 2:00–3:50 · Pigment. Toprak, taş ve laboratuvardan gelen pigment tozları; çözünen bir boyarmadde ile asılı kalan pigment taneleri yan yana; bir tüpün arkasındaki kod.
  • 3:50–5:30 · Bağlayıcı. Aynı pigment tanesinin arap zamkı, yumurta, yağ ve akrilik emülsiyon içinde gösterimi; ışığın bağlayıcıdan geçip saçılması.
  • 5:30–7:20 · Kuruma. Buharlaşan su, kaynaşan polimer küreleri, oksijenle bağlanan yağ; kuruyan yağlı boyanın hafifçe ağırlaşması.
  • 7:20–8:20 · Aynı toz, dört boya. Ultramarinin dört boya türündeki görünüşü; bir toprak kırmızısının yağda ve suluboyada farklı açıklığı.
  • 8:20–9:00 · Hatalar ve kapanış. Ticari ada göre seçilen iki farklı mavi, bozulan bir suluboya lekesi; son görüntü bir lapis lazuli taşı.