Öğrenme hedefi
Bir gezide, hatta kendi kentinde geçirdiğin bir günde, çizgiyi, kısa yazıları ve birkaç renk lekesini aynı sayfada buluşturan bir defter tutabileceksin. Bir şeyi çizmenin, onu yalnızca fotoğraflamaktan ya da yazmaktan farklı biçimde hatırlanmasına nasıl yardım edebildiğini araştırma bulgularıyla ve sınırlarıyla birlikte açıklayabilecek, bir defter sayfasını küçük bir kompozisyon olarak kurabilecek ve rengi sınırlı bir paletle ya da yazılı bir renk notuyla sayfaya ekleyebileceksin.
Kanca
Fotoğraf yerine çizim neden daha güçlü bir hatıradır?
Bir gezinin sonunda telefonunda yüzlerce fotoğraf birikir. Aylar sonra onlara baktığında bir kısmını nerede çektiğini bile hatırlamazsın. Oysa aynı gezide yirmi dakika oturup çizdiğin bir çeşme, yıllar sonra bile gözünün önüne gelebilir: taşın rengi, suyun sesi, yanında simit satan adam, o öğleden sonranın sıcağı. Bu yalnızca nostaljik bir izlenim mi, yoksa çizmenin hafızaya gerçekten bir etkisi mi var? Ve bir çizim defterini fotoğraf albümünden ayıran şey tam olarak nedir?
Bağlam
Fransız ressam Eugène Delacroix, 1832'nin ocak ayından hazirana kadar, Kont de Mornay başkanlığındaki bir Fransız diplomatik heyetine eşlik ederek Fas'ta ve kısa bir süre Endülüs'te bulundu. Yolculuk boyunca yanında taşıdığı defterlere çizimler, suluboyalar ve yazılı notlar ekledi. Bugün bilinen dört defterin üçü Paris'teki Louvre Müzesi'nde, biri Chantilly'deki Condé Müzesi'ndedir. Delacroix bu defterlerdeki malzemeye sonraki yıllarda, Fas'a dönmeden yaptığı resimlerde de başvurdu.
Defter sayfalarında hızlı kurşun kalem çizimleri, üzerlerine düşülmüş suluboya lekeleri ve el yazısıyla notlar bir aradadır; bir sayfa bazen birbirinden bağımsız birkaç küçük sahne taşır. Bu defterler aynı zamanda bir bakışın kaydıdır: bir Avrupa diplomatik heyetinin üyesi olan ressamın Kuzey Afrika'ya ve oradaki insanlara bakışı. Sanat tarihçileri bu defterleri dönemin sömürgeci genişlemesi bağlamında da tartışır. Bu, 2.5.03'te konuştuğumuz saygılı gözlem sorusunun, bir seyahat defteri için de geçerli olduğunu hatırlatır.
Ana anlatım
Çizim hatırlamaya nasıl yardım eder?
Kancadaki soruya kısmi bir yanıt deneysel psikolojiden gelir. Waterloo Üniversitesi'nden Jeffrey Wammes, Melissa Meade ve Myra Fernandes, 2016'da yayımladıkları bir dizi deneyde katılımcılara kelimeler gösterdi ve bir kısmını çizmelerini, bir kısmını yazmalarını istedi. Çizilen kelimeler, yazılanlardan daha iyi hatırlandı. Araştırmacılar bu etkiye çizim etkisi (drawing effect) adını verdiler ve bunun, çizmenin görsel, hareketle ilgili ve anlamsal bilgiyi tek bir bütünlüklü iz içinde birleştirmesinden kaynaklanabileceğini öne sürdüler.
Fotoğraf tarafında ise Fairfield Üniversitesi'nden Linda Henkel'in 2014'te yayımlanan bir çalışması ilginçtir. Bir sanat müzesi turunda katılımcılar bazı nesneleri yalnızca gözlemledi, bazılarının fotoğrafını çekti. Bir nesnenin bütününü fotoğraflayanlar, o nesneyi ve ayrıntılarını, yalnızca bakanlardan daha az hatırladı. Ancak bir istisna vardı: nesnenin belirli bir parçasına yakınlaşıp fotoğraf çekenlerde bu kayıp görülmedi. Dikkatin odaklanması, farkı ortadan kaldırıyordu.
Bu bulguları dikkatle okumak gerekir. Her iki çalışma da laboratuvar ya da müze koşullarında, sınırlı bir sürede yapılmış hatırlama testleridir; yıllar sonra bir gezinin nasıl hatırlandığını doğrudan ölçmezler. Ama ikisi de aynı yöne işaret eder: bir şeyi hatırlamamıza yardım eden, ona ayırdığımız dikkattir. Çizmek, seni bir sahnenin önünde uzun süre oturmaya, oranları karşılaştırmaya, neyi alıp neyi bırakacağına karar vermeye zorlar. Fotoğraf çekmek de bu dikkatle yapılabilir; ama bir düğmeye basmak, dikkati bir makineye devretmeyi kolaylaştırır.
Bir defter sayfası nasıl kurulur?
Seyahat defteri sayfası, 2.1'de öğrendiğin anlamda küçük bir kompozisyondur. Bir sayfanın ya da açık bir çift sayfanın içinde, bir ana eskiz, birkaç küçük yan eskiz ve yazılı notlar bir arada bulunur. Ana eskiz sayfanın odağıdır: günün en çok dikkatini çeken sahnesi, bir meydan, bir cephe, bir manzara. Yan eskizler daha küçük ve hızlıdır: bir fincan, bir kapı tokmağı, bir bilet, oturan bir yolcu.
Eskizleri sayfanın kenarlarına kadar dayamak zorunda değilsin. Kenarları sayfanın beyazında yavaşça eriyen, çerçevesiz bir çizime vinyet (vignette) denir; vinyetler sayfada notlara ve başka eskizlere yer bırakır ve bir sayfayı birkaç sahneyle doldurmayı kolaylaştırır. İki vinyet arasındaki boşluk, sayfanın nefes aldığı yerdir.
Yazı sayfanın bir parçasıdır. Tarih, yer ve hava gibi temel bilgilerin yanı sıra, çizimin yakalayamadığı şeyleri not et: bir ses, bir koku, duyduğun bir cümle, yediğin bir yemeğin adı, bir renk. El yazısını bir blok hâlinde bir köşeye yerleştirebilir, bir eskizin çevresine sarabilir ya da bir çizgiyle bir ayrıntıya bağlayabilirsin. Yazının satırları da sayfada bir değer ve bir doku olarak görünür; onu da çizimin bir öğesi gibi yerleştir.
Renk nasıl eklenir?
Seyahat defterinde renk, sayfaya canlılık katabileceği gibi zamanını da yiyebilir. İki basit yol vardır. Birincisi, küçük bir suluboya kutusundan birkaç renkle, yalnızca odak alana ya da sahnenin en belirgin renk lekelerine hızlı yıkamalar sürmektir. Bütün sayfayı boyamak yerine bir kapının mavisini, bir tentenin kırmızısını ya da gökyüzünün bir şeridini boyamak, sayfanın geri kalanını çizgi olarak bırakır ve rengi bir vurguya çevirir.
İkinci yol yazılı renk notudur. Zamanın yetmediğinde ya da rengi yerinde boyayamadığında, çizimin kenarına ya da üzerine renkleri kelimelerle yaz: «gölgede mor-gri», «duvar sıcak okra», «deniz yeşile çalan mavi». Bu notlar sonradan rengi hatırlamana ve gerekirse eve dönünce boyamana yardım eder. Delacroix'nın defterlerinde de çizim, renk ve yazı aynı sayfalarda bir aradadır.
Gezdiğin yerlerde karşılaşacağın insanlar farklı ten tonlarındadır ve ışık onları her yerde farklı gösterir: öğle güneşinde bir yüz, bir kafenin gölgesinde başka bir değerdedir. Tüpten çıkan tek bir hazır «ten rengi» bu çeşitliliği karşılamaz. Paletindeki birkaç renkten, örneğin bir kırmızı, bir sarı ve bir kahverengiden karışımlar yaparak her kişiye, o ışıkta gördüğün tonu vermeyi dene; yetmediğinde renk notuna yaz. Renk kuramını bir sonraki seviyede ayrıntılı olarak işleyeceğiz; şimdilik gözlemini kayda geçirmek yeterlidir.
Defter nasıl bir alışkanlığa dönüşür?
Seyahat defteri, yalnızca uzak bir gezide açılan bir defter değildir. Kendi kentinde bir günü, bir pazar alışverişini, bir hastane bekleme salonunu, bir düğünü de aynı biçimde kaydedebilirsin. Defteri bir alışkanlığa çeviren şey, onu her zaman yanında taşımak ve sık açmaktır.
Pratik birkaç seçim bu işi kolaylaştırır. Suluboya kullanacaksan, kâğıdı ıslaklığa dayanıklı, biraz kalın sayfalı bir defter seç; yalnızca kalem kullanacaksan ince kâğıt da iş görür. Defterin boyutu çantana sığmalı ve tek elle tutulabilmeli. Silinmeyen bir kalem seni, 2.5.03'te gördüğün gibi, ilk çizgine güvenmeye alıştırır.
Bir sayfanın bitmiş görünmesi gerekmez. Yarım kalmış bir eskiz, iki kelimelik bir not, bir biletin yapıştırıldığı bir köşe, defterin gerçek bir kayıt olduğunu gösterir. Bir defteri güzel bir sergi nesnesi gibi mükemmelleştirmeye çalışmak, onu açmayı zorlaştırabilir. Bazı çizerler defterlerini titizlikle düzenlenmiş sayfalar olarak tutar, bazıları dağınık bir günlük olarak; ikisi de meşru yollardır.
Uygulama
- Hazırlık: suluboyaya dayanıklı sayfaları olan küçük bir defter, silinmeyen bir kalem, üç ya da dört renkli küçük bir suluboya kutusu, su şişesi ve bir fırça.
- Bir sayfanın ya da çift sayfanın üst köşesine tarihi, yeri ve havayı yaz.
- Günün ana sahnesini seç ve sayfanın odağına bir vinyet olarak çiz; kenarlarını sayfanın beyazında bırak.
- Çevresine iki ya da üç küçük yan eskiz ekle: bir nesne, bir ayrıntı, bir insan.
- Rengi yalnızca birkaç vurguya sür ya da renk notlarını kelimelerle yaz. Son olarak çizimin yakalayamadığı bir ses, koku ya da cümleyi not et.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışHer sayfayı tek bir büyük çizimle bitirmeye çalışmak.
Zaman yetmez ve defter birkaç yarım sayfada kalır. Bir ana vinyet ve birkaç küçük yan eskizle çalış.
Yaygın yanlışBütün sayfayı boyamak.
Renk zamanı yer ve çizgiyi örter. Rengi odak alana ve birkaç vurguya sınırla ya da renk notu yaz.
Yaygın yanlışNotları çizimden sonra, sayfanın boş kalan bir yerine sıkıştırmak.
Yazı sayfanın öğesidir. Notların yerini baştan düşün ve onları eskizlere bağla.
Kapanış
Fotoğraf yerine çizim neden daha güçlü bir hatıradır? Kesin bir yanıt yok, ama araştırmalar bir yöne işaret ediyor: Wammes ve arkadaşlarının deneylerinde çizilen şeyler yazılanlardan daha iyi hatırlandı, Henkel'in müze çalışmasında ise dikkatsizce çekilen fotoğraflar hatırlamayı zayıflattı. Ortak nokta dikkattir. Seyahat defteri bu dikkati bir sayfaya dönüştürür: bir ana vinyet, birkaç yan eskiz, çizimin yakalayamadığını söyleyen el yazısı notlar ve seçerek kullanılmış bir renk. Delacroix'nın Fas defterleri bu birleşimin eski bir örneğidir ve bize bir bakışın da kaydı olduklarını hatırlatır.
Ödevde üç sayfalık bir seyahat defteri hazırlayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Seyahat defteri | Travel sketchbook | Eskiz, el yazısı not ve rengi bir yer ya da gün üzerine bir araya getiren defter |
| Çizim etkisi | Drawing effect | Çizilen bilginin yalnızca yazılan bilgiden daha iyi hatırlanması yönündeki deneysel bulgu |
| Sayfa düzeni | Page layout | Ana eskiz, yan eskizler ve notların sayfada birbirine göre yerleşimi |
| Vinyet | Vignette | Kenarları sayfanın beyazında eriyen, çerçevesiz çizim |
| Renk notu | Colour note | Yerinde boyanamayan rengin kelimelerle kayda geçirilmesi |
Ödev
Üç sayfalık bir seyahat defteri hazırla.
- Bir gezi, bir gün ya da kendi kentinde bir semt seç; üç ayrı sahne ya da üç ayrı an belirle.
- Her sayfaya tarih, yer ve hava yaz; bir ana vinyet ve en az iki yan eskiz çiz.
- Üç sayfanın en az birinde rengi sınırlı bir paletle, en az birinde yazılı renk notlarıyla kaydet.
- Her sayfaya çizimin yakalayamadığı bir şeyi, bir ses, koku ya da cümleyi yaz.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Her sayfada bir ana vinyet odak olarak okunuyor mu; yan eskizler ve notlar ona göre yerleşmiş mi?
- Teknik ve Malzeme: Renk seçici ve kâğıda uygun kullanıldı mı; renk notları rengi yeniden kurmaya yetecek kadar açık mı?
- Bitmişlik ve Sunum: Üç sayfa bir gezinin ya da bir günün kaydı olarak birlikte okunuyor mu?
- Aylar sonra bu sayfalara baktığında hangisinin sana o anı en çok geri getireceğini düşünüyorsun, ve neden?
Kendini sına
1. Wammes, Meade ve Fernandes'in 2016 deneylerinde ne bulundu?
- A) Yazılan kelimeler çizilenlerden daha iyi hatırlandı.
- B) Çizilen kelimeler yazılanlardan daha iyi hatırlandı.
- C) Çizim ve yazı arasında fark yoktu.
- D) Katılımcılar hiçbir kelimeyi hatırlamadı.
2. Henkel'in müze çalışmasında hangi durumda fotoğraf çekmek hatırlamayı zayıflatmadı?
- A) Nesnenin belirli bir parçasına yakınlaşarak çekildiğinde.
- B) Nesnenin bütünü çekildiğinde.
- C) Flaş kullanıldığında.
- D) Fotoğraflar hiç açılmadığında.
3. Vinyet nedir?
- A) Sayfayı kenarından kenarına dolduran bir çizim.
- B) Yalnızca yazıdan oluşan bir sayfa.
- C) Kenarları sayfanın beyazında eriyen, çerçevesiz bir çizim.
- D) Bir fotoğrafın defterde yapıştırılmış hâli.
4. Zaman yetmediğinde renk nasıl kayda geçirilebilir?
- A) Rengi hiç düşünmeyerek.
- B) Bütün sayfayı tek renge boyayarak.
- C) Yalnızca fotoğrafla.
- D) Renkleri kelimelerle, renk notu olarak yazarak.
5. Delacroix'nın Fas defterleri bugün nerede bulunur?
- A) Bilinen dördünün üçü Louvre'da, biri Chantilly'deki Condé Müzesi'nde.
- B) Hepsi Fas'ta.
- C) Hepsi kayıp.
- D) Yalnızca özel koleksiyonlarda.
Cevaplar
- B — Araştırmacılar bu farka çizim etkisi adını verdi; laboratuvar koşullarında, kelime listeleriyle ölçüldü.
- A — Belirli bir parçaya odaklanan dikkat, bütünü fotoğraflamada görülen kaybı ortadan kaldırdı.
- C — Vinyet sayfada notlara ve başka eskizlere yer bırakır.
- D — Renk notu, rengi sonradan hatırlamaya ve gerekirse eve dönünce boyamaya yardım eder.
- A — Defterlerde çizim, suluboya ve el yazısı notlar bir aradadır.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: bir günün kaydı olan açık bir çift sayfa; ana vinyet, yan eskizler, renk notları ve el yazısı.
- Özgün şema: aynı sahnenin tam boyalı ve yalnızca vurgusu boyanmış iki sayfa düzeni yan yana.
Sonraki derse köprü
Bu derste renk, defterin bir köşesinde birkaç vurgu ya da bir renk notuydu. Bir sonraki seviye doğrudan rengin kendisiyle başlıyor ve temelden bir soru soruyor: renk nesnenin içinde mi durur, yoksa onu gören gözde ve beyinde mi oluşur?