Öğrenme hedefi
Bir kayayı ışığı farklı açılarla alan düzensiz düzlemlerden oluşan bir form olarak çizebileceksin. Kayanın silüetini kırık ve açılı çizgilerle kurabilecek, her düzleme ışığa dönüklüğüne göre bir değer verebilecek, çatlakları ve katmanları formun yüzeyini izleyen çizgiler olarak ekleyebilecek ve kayaları zemine oturtup bir grup içinde farklı büyüklüklerle düzenleyebileceksin.
Kanca
Masaya bir küp koy, yanına da bahçeden ya da sahilden topladığın bir taş. İkisinin de düz yüzleri var; ikisi de bir yandan gelen ışığı farklı yüzlerinde farklı tonlarda gösteriyor. Ama küpü çizmek kolaydır, taşı çizmek zor. Küpün yüzleri eşit, köşeleri dik ve düzenlidir; taşın yüzleri ise birbirine benzemez, köşeleri kırıktır, kenarları yer yer keskin, yer yer yumuşaktır. Bir kayayı küpten ayıran nedir?
Düzenlilik. Bir kaya da bir küp gibi düzlemlerden oluşur ve ışığı bu düzlemlerle alır; fark, düzlemlerin sayısında, açılarında ve büyüklüklerinde değil, onların düzensizliğindedir. Bu yüzden bir kayayı çizmenin yolu, onu yuvarlak bir leke gibi değil, düzensiz bir küp gibi, yüz yüz kurmaktır.
Bağlam
New York'taki Modern Sanat Müzesi'nde, Paul Cézanne'ın 1895–1900 yılları arasında yaptığı Château Noir Üstündeki Mağaraların Yakınında Kayalar bulunur: kâğıt üzerine suluboya ve kurşun kalem. Çalışma, Cézanne'ın Aix-en-Provence yakınında, Sainte-Victoire Dağı çevresinde, Château Noir adlı yapının üstündeki mağaraların yanındaki kaya oluşumlarını gösteren bir suluboya dizisinin parçasıdır.
Cézanne'ın kaya çalışmaları, kayaların ışık altında nasıl düzlemlere ayrıldığını görmek için öğreticidir. Kayalar yuvarlak kütleler olarak değil, farklı yönlere bakan, her biri kendi tonunu ve rengini taşıyan yüzeyler hâlinde kurulmuştur. Resme bakarken kayaların sınırlarının düz ve açılı parçalardan oluşup oluşmadığını, aynı yöne bakan yüzeylerin benzer tonlar alıp almadığını ara. Bu, bir önceki derslerde küp üzerinde gördüğün düzlem mantığının, düzensiz bir formda nasıl sürdüğünü gösterir.
Ana anlatım
Kaya nasıl bir formdur?
Temel formlar dersinde küpü, düz yüzleri ve keskin kenarlarıyla gördün. Bir kaya da düz ya da düze yakın yüzlerden oluşur; ama bu yüzler eşit büyüklükte değildir, birbirine dik açılarla birleşmez ve sayıları belirli değildir. Kayanın biçimi, kırılma, aşınma ve katmanlaşma gibi süreçlerin bir sonucudur; bu yüzden hem keskin kırıklar hem de yumuşamış yüzeyler taşır.
Bu yüzden kayanın silüeti de düzensizdir, ama yuvarlak değildir. Bir kayayı dalgalı, yumuşak bir çizgiyle çevirmek onu bir patates ya da bir bulut gibi gösterir. Kaya silüetini düz ve açılı parçalarla, kırık bir çizgiyle kurmak ona sertlik ve ağırlık verir. Parçaların uzunlukları ve açıları farklı olmalıdır; eşit parçalı bir çokgen de yapay görünür.
Silüet kurulduktan sonra kayanın içindeki büyük düzlemler belirlenir: üstte ışığı en çok alan bir yüz, yanlarda ışıktan farklı açılarla dönen yüzler, altta zemine yakın gölgede kalan yüzler. Başlangıçta üç ya da dört büyük düzlem yeterlidir; küçük kırıklar ve yüzeyler, büyük düzen kurulduktan sonra eklenir.
Düzlemlere nasıl değer verilir?
Tek ışık kaynağıyla formlar dersinde gördüğün kural burada da geçerlidir: bir yüzey ışığa ne kadar dönükse o kadar açıktır. Kayada bu, her düzleme ayrı bir düz ton vermek anlamına gelir. Işığa bakan üst yüz en açık, yan yüzler orta tonlarda, ışıktan tamamen uzak yüzler en koyudur.
Aynı yöne bakan düzlemler, kayanın farklı yerlerinde olsalar da benzer tonları alır. Bu, kayayı bir bütün olarak okunur kılar ve ışığın yönünü açıkça gösterir. Düzlemlerin içinde ton genellikle düz kalır; kürede gördüğün yumuşak geçişler yerine, kayada tonlar düzlemden düzleme belirgin adımlarla değişir. Bu adımlar kayaya sertliğini veren şeydir.
Kayanın aşınmış ve yuvarlaklaşmış bölgelerinde ise düzlemler birbirine yumuşak geçişlerle bağlanır. Bir kayada hem keskin hem yumuşak geçişlerin bulunması, onun hem kırılmış hem de rüzgâr ve suyla aşınmış bir cisim olduğunu anlatır. Kenar dersinde öğrendiğin gibi, keskin kenarlar göze kaya sertliğini, yumuşak kenarlar ise zamanın izini okutur.
Çatlak ve doku nasıl çizilir?
Çatlaklar ve katman çizgileri, kayanın yüzeyini izleyen çizgilerdir. Bir çatlak bir düzlemin üzerinde düz uzanır, iki düzlemin birleştiği kenarda ise yön değiştirir; bu, çapraz kontur dersinde gördüğün mantıktır. Çatlağı yüzeyin yönünü izleyerek çizmek, kayanın hacmini güçlendirir; yüzeyden bağımsız, rastgele çizilen çatlaklar ise hacmi bozar.
Derin çatlakların içi gölgededir ve kayanın en koyu değerlerinden birini taşır. Çatlağın ışığa bakan kenarı ise ince bir açık çizgi olarak görünebilir. Bir çatlağı tek bir koyu çizgi yerine, koyu bir gölge ile yanındaki ince bir açık kenarla çizmek, ona derinlik verir.
Doku, doku çizimi dersinde gördüğün gibi, en çok yarı tonlarda görünür. Kayanın ışık alan yüzünde doku parlamanın içinde erir, derin gölgede kaybolur. Pürüzler, liken lekeleri ve küçük kırıklar, bu yüzden orta tonlardaki yüzeylerde ve kenarlarda yoğunlaştırılır; kayanın her yerini aynı dokuyla kaplamak onu düzleştirir.
Kaya zemine ve gruba nasıl oturur?
Bir kaya havada durmaz; zemine gömülür ya da onun üzerinde oturur. Kayanın tabanında, zeminle birleştiği yerde koyu bir temas gölgesi ve kayanın zemine düşen gölgesi bulunur. Tabanı zeminle net bir çizgiyle ayırmak yerine, çimenin, toprağın ya da suyun kayanın alt kenarını yer yer örtmesine izin vermek, kayayı zemine oturtur.
Arazi de düzlemlerden oluşur. Bir yamaç, eğimli yüzeyler dersinde gördüğün gibi, ışığa açısına göre açık ya da koyu bir düzlemdir; bir vadinin iki yamacı, ışığın geldiği yöne göre farklı tonlar alır. Arazinin büyük düzlemlerini önce kurmak, kayaları bu düzlemlerin üzerine yerleştirmeyi kolaylaştırır.
Kayalar genellikle gruplar hâlinde bulunur. Bir grupta farklı büyüklüklerde kayalar kullanmak, önceki derslerde gördüğün birlik ve çeşitlilik dengesini kurar: bir büyük, birkaç orta ve çok sayıda küçük kaya. Kayaları kısmen birbirinin önüne geçirmek derinlik verir; aynı büyüklükte ve eşit aralıklarla dizilmiş kayalar ise bir duvar ya da bir sıra taş gibi yapay görünür.
Uygulama
- Malzeme: bir taş ya da birkaç taş, tek bir lamba ya da güneş ışığı, HB ve 4B kalem, hamur silgi, bir eskiz defteri. Bu çalışma yarım saatten kısa sürer.
- Taşı ışığın bir yandan ve biraz yukarıdan geldiği bir yere koy. Silüetini düz ve açılı parçalardan oluşan kırık bir çizgiyle kur; parçaların uzunluklarını ve açılarını farklı tut.
- Taşın üç ya da dört büyük düzlemini belirle ve aralarındaki kenarları hafif çizgilerle işaretle.
- Her düzleme ışığa dönüklüğüne göre düz bir ton ver: üst yüz açık, yanlar orta, ışıktan uzak yüzler koyu. Aşınmış bölgelerde düzlemleri yumuşak geçişlerle bağla.
- Çatlakları ve katman çizgilerini yüzeyin yönünü izleyerek ekle; derin çatlakların içini koyulaştır ve ışığa bakan kenarlarında ince bir açık çizgi bırak.
- Taşın tabanına temas gölgesini ve düşen gölgeyi ekle; dokuyu yalnızca orta tonlardaki yüzeylerde ve kenarlarda ima et.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışKayayı yuvarlak ve dalgalı bir çizgiyle çevirmek.
Yumuşak dalgalı bir silüet kayayı bir patates ya da bulut gibi gösterir. Silüeti düz ve açılı, farklı uzunlukta parçalarla kur.
Yaygın yanlışDüzlemlerin içini yumuşak geçişlerle doldurmak.
Her yüzeyi küre gibi tonlamak kayanın sertliğini yok eder. Düzlemlere düz tonlar ver ve tonu düzlemden düzleme adımlarla değiştir.
Yaygın yanlışÇatlakları yüzeyden bağımsız çizmek.
Rastgele çatlaklar hacmi bozar. Çatlakları düzlemlerin yönünü izleyerek ve kenarlarda yön değiştirerek çiz.
Kapanış
Bir kayayı küpten ayıran nedir? Düzenlilik: kaya da küp gibi düzlemlerden oluşur ve ışığı bu düzlemlerle alır, ama düzlemleri eşit değildir, açıları farklıdır ve sayıları belirsizdir. Bu yüzden kaya, kırık ve açılı bir silüetle, her biri ışığa dönüklüğüne göre düz bir ton alan büyük düzlemlerle, yüzeyi izleyen çatlaklarla ve yarı tonlarda yoğunlaşan dokuyla çizilir; tabanındaki temas gölgesi onu zemine, farklı büyüklüklerdeki komşuları da onu bir gruba oturtur. Cézanne'ın Château Noir kayaları, düzensiz bir formun bile düzlemlerle nasıl düşünülebileceğini gösterir.
Ödevde bir kaya grubu çizecek, her kayayı düzlemlerle kuracak ve grubu farklı büyüklüklerle düzenleyeceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Düzlem | Plane | Bir formun ışığı belirli bir açıyla alan, düz ya da düze yakın yüzeyi |
| Kırık silüet | Angular silhouette | Düz ve açılı, farklı uzunlukta parçalardan oluşan dış hat |
| Düzlem değeri | Plane value | Bir düzlemin ışığa dönüklüğüne göre aldığı düz ton |
| Çatlak | Crack | Kayanın yüzeyini izleyen, içi gölgede kalan kırık çizgi |
| Zemine oturma | Grounding | Temas gölgesi, düşen gölge ve örtücü zeminle formun yere bağlanması |
Ödev
Bir kaya grubu çiz.
- Gerçek bir kaya grubu bul ya da farklı büyüklüklerde üç ile beş taşı masaya grup hâlinde yerleştir.
- Her kayanın silüetini kırık ve açılı çizgilerle, büyük düzlemlerini hafif çizgilerle kur.
- Düzlemlere ışığa göre düz tonlar ver; çatlakları ve dokuyu yüzeyleri izleyerek ekle.
- Kayaları zemine temas gölgeleriyle oturt ve grubun büyüklük çeşitliliğini ve üst üste binmelerini kontrol et.
Kendini değerlendir
- Oran ve Çizim: Kayaların silüetleri kırık ve açılı mı; büyüklükleri grupta çeşitli mi?
- Değer (Ton): Her düzlem ışığa göre tutarlı bir ton aldı mı; aynı yöne bakan düzlemler benzer mi?
- Kenar ve Ayrıntı: Kırık kenarlar keskin, aşınmış bölgeler yumuşak mı; doku yarı tonlarda mı toplandı?
- Kayalar zemine oturuyor mu, yoksa havada mı duruyor?
Kendini sına
1. Kaya ile küp arasındaki temel fark nedir?
- A) Kayanın düzlemleri düzensizdir; küpün düzlemleri eşit ve dik açılıdır.
- B) Kayanın hiç düzlemi yoktur.
- C) Küp ışık almaz.
- D) İkisi arasında fark yoktur.
2. Bir kayanın silüeti nasıl çizilmelidir?
- A) Yumuşak ve dalgalı bir çizgiyle.
- B) Tam bir daire olarak.
- C) Düz ve açılı, farklı uzunlukta parçalardan oluşan kırık bir çizgiyle.
- D) Eşit parçalı düzgün bir çokgen olarak.
3. Kayada düzlemlerin tonu nasıl değişir?
- A) Küredeki gibi her yerde yumuşak geçişlerle.
- B) Hiç değişmez.
- C) Rastgele.
- D) Düzlemden düzleme belirgin adımlarla; ışığa dönük yüzler açık, uzak yüzler koyu.
4. Çatlaklar nasıl çizilmelidir?
- A) Rastgele yönlerde.
- B) Yüzeyin yönünü izleyerek ve düzlemlerin birleştiği kenarda yön değiştirerek.
- C) Yalnızca dikey çizgilerle.
- D) Hiç çizilmemelidir.
5. Bir kayayı zemine oturtan şey nedir?
- A) Tabanındaki temas gölgesi, düşen gölge ve kenarını yer yer örten zemin.
- B) Silüetinin kalın bir çizgiyle çevrilmesi.
- C) Kayanın en açık tonla boyanması.
- D) Kayanın zeminden net bir çizgiyle ayrılması.
Cevaplar
- A — Kaya da düzlemlerden oluşur; fark, bu düzlemlerin düzensizliğindedir.
- C — Kırık ve açılı bir silüet kayaya sertlik ve ağırlık verir; dalgalı çizgi onu yumuşatır.
- D — Düzlemler düz tonlar alır ve ton kenarlarda adımlarla değişir; bu kayayı sert gösterir.
- B — Yüzeyi izleyen çatlaklar çapraz kontur gibi davranır ve hacmi güçlendirir.
- A — Temas gölgesi ve örtücü zemin, kayanın havada değil yerde durduğunu gösterir.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: bir küp ve bir taş aynı ışık altında yan yana; her birinin düzlemleri işaretli.
- Özgün şema: bir kayanın kırık silüeti, büyük düzlemleri, düzlem değerleri ve yüzeyi izleyen çatlakları.
Sonraki derse köprü
Kayalar ışığı sert düzlemlerle aldı. Sonraki ders ışığı bir aynaya dönüşen bir yüzeye, suya geçiyor: bir göl yansımasının neden nesnenin birebir kopyası olmadığını, durgun ve hareketli suyun yansımayı nasıl değiştirdiğini göreceğiz.