Öğrenme hedefi
Bir ağacı yaprak yaprak değil, büyük bir kütle, bir dal iskeleti ve ışık alan ile gölgede kalan yaprak kümeleri olarak çizebileceksin. Bir ağaç türünü silüeti ve dallanma biçimiyle tanıyabilecek, gövdeden dallara doğru incelen yapıyı kurabilecek, yaprak kütlesini değer gruplarına ayırabilecek ve kütlenin içinde gökyüzünün göründüğü açıklıklarla ağaca hava kazandırabileceksin.
Kanca
Bir parkta, birkaç adım uzaktaki bir ağacı çizmeye başla. Yaprakları tek tek çizmeye kalkarsan, birkaç dakika sonra kâğıdın bir köşesi küçük oval biçimlerle dolar ve daha ağacın yarısına gelmemişsindir. Sonunda ağaç, her yeri aynı dokuyla kaplanmış düz bir leke gibi görünür; hacmi, ışığı ve derinliği kaybolmuştur. Oysa gözünü kıstığında gördüğün şey yapraklar değil, birkaç büyük açık ve koyu kütleydi. Bir ağacı yaprak yaprak çizmek neden yanlış?
Burada «yanlış» bir zevk yargısı değil, bir gözlem hatasıdır. Birkaç adım uzaktan göz, bir ağacın yapraklarını tek tek ayırt etmez; ışık alan ve gölgede kalan kümeleri, bu kümelerin arasındaki boşlukları ve bütünün silüetini görür. Yaprak yaprak çizmek, gözün görmediği bir ayrıntıyı çizip gördüğü büyük düzeni kaybetmektir. Yakından bir dal incelerken yaprakları tek tek çizmek elbette doğrudur; ama bütün bir ağaç için değil.
Bağlam
İngiliz ressam John Constable, 1820'lerin başında Londra'nın kuzeyindeki Hampstead'de ağaçları ve gökyüzünü ayrıntılı olarak inceledi. Londra'daki Victoria ve Albert Müzesi'nin koleksiyonunda, yaklaşık 1821 tarihli Bir Karaağaç Gövdesi Çalışması bulunur: kâğıt üzerine yağlı boya, 30,6 × 24,8 cm. Çalışma, bir ağacın yalnızca alt gövdesini, kabuğunun dokusunu ve üzerine düşen ışığı yakından gösterir.
Aynı müzede Constable'ın o yıllara tarihlenen kurşun kalem ağaç çalışmaları da vardır. Bu çalışmalar bir ressamın ağacı iki farklı ölçekte incelediğini gösterir: yakından, gövdenin ve kabuğun yapısını; uzaktan, ağacın bütün kütlesini ve silüetini. İki bakışın da yeri vardır. Önemli olan, hangi uzaklıkta çizdiğini bilmek ve o uzaklıkta gözün gerçekte ne gördüğünü çizmektir.
Ana anlatım
Bir ağacı ne tanımlar?
Bir ağacı tanımlayan ilk şey silüetidir: dışarıdan bakıldığında bütünün biçimi. Bir kavak dar ve yükselen bir mızrak gibi, bir çam koni gibi, bir meşe geniş ve düzensiz bir kubbe gibi, bir söğüt ise yere doğru sarkan bir perde gibi durur. Bu silüetler bir ağaç türünün karakterini, yaprakların biçiminden çok daha hızlı anlatır. Çizime silüetle başlamak, ağacı ilk birkaç çizgide tanınır kılar.
İkinci şey dal yapısıdır. Gövde yerden yükselir ve dallara ayrılır; her dal kendinden daha ince dallara, onlar da daha ince sürgünlere ayrılır. Dallar ayrıldıkları yerde incelir; bir dalın kendisinden çıktığı daldan kalın olması, çizimde hemen göze batan bir hatadır. Leonardo da Vinci not defterlerinde bir ağacın dallarının kalınlıkları ile gövdenin kalınlığı arasında düzenli bir ilişki olduğunu öne sürmüştü; bu gözlem sonraki yüzyıllarda da ilgi gördü. Çizim için yeterli olan pratik sonuç şudur: dallar gövdeden uzaklaştıkça incelir ve sayıca çoğalır.
Dallanma biçimi de türe göre değişir. Bazı ağaçlarda dallar yukarı doğru, bazılarında yatay, bazılarında aşağı doğru uzanır. Kış aylarında yapraksız ağaçları çizmek, bu yapıyı görmenin en iyi yoludur; yaz geldiğinde aynı iskelet yaprak kütlesinin altında yine oradadır ve kütlenin biçimini belirler.
Yaprak kütlesi nasıl görülür?
Bir ağacın yaprakları tek tek değil, kümeler hâlinde okunur. Her dal, ucunda bir yaprak kümesi taşır ve bu kümeler birlikte ağacın büyük kütlesini oluşturur. Yaprak kümesi, çizimde küçük bir küre ya da oval gibi davranır: ışığa bakan üst yüzü açık, altı ve gölge yanı koyudur. Bu, önceki derslerde küre üzerinde gördüğün ışık bölgelerinin, bir ağacın içinde onlarca kez tekrar etmesidir.
Ağacın bütünü de büyük bir form gibi ışık alır. Işık bir yandan geliyorsa, ağacın o yanındaki kümeler açık, öbür yanındakiler ve kütlenin alt kısmı koyudur. Önce bu büyük düzeni kur: gözlerini kısarak ağacın ışık ailesini ve gölge ailesini birkaç büyük lekeyle yerleştir. Tek tek kümeler bu büyük düzenin içinde, onu bozmadan eklenir.
Ağacın kütlesi hiçbir zaman tamamen dolu değildir. Kümelerin arasında gökyüzünün göründüğü açıklıklar vardır; ressamlar bunlara kimi zaman gökyüzü delikleri der. Bu açıklıklar ağaca hava ve hafiflik verir; onlar olmadan ağaç ağır, katı bir top gibi görünür. Açıklıklar rastgele değil, farklı büyüklüklerde ve düzensiz aralıklarla bırakılmalıdır; eşit aralıklı delikler, ağacı bir kalıp gibi gösterir. Açıklıkların içinden görünen dallar da ağacın yapısını hatırlatır.
Ayrıntı ve kenar nerede kullanılır?
Yaprak yaprak çizmek yanlışsa, ayrıntı nereden gelir? Kenarlardan ve odaktan. Bir ağacın dış hattında, gökyüzüne karşı duran kenarlarda, kümelerin biçimi ve birkaç yaprağın silüeti görünür. Bu kenarları çeşitli, düzensiz ve yer yer kesik çizmek, ağacın yapraklı olduğunu anlatmaya yeter; iç kısımlar ise büyük değer kütleleriyle kalabilir.
Kenar dersinde gördüğün kenar hiyerarşisi burada da geçerlidir. Işığın gökyüzüne karşı en keskin durduğu yerler, genellikle ağacın ışık alan yanının dış hattıdır. Gölgedeki kümeler birbirine ve gövdeye kaybolan kenarlarla karışır. Arka plandaki ağaçlar, hava perspektifiyle, daha açık, daha yumuşak ve daha az ayrıntılı çizilir.
Doku, tek tek yapraklar yerine işaretlerle ima edilir. Kurşun kalemin yan yüzüyle çekilen kısa ve düzensiz darbeler, bir füzen çubuğunun kırık lekeleri ya da fırçanın hızlı dokunuşları, yaprak kütlesinin dokusunu çizmeden anlatır. Farklı türler için farklı işaretler seçmek de türü anlatmaya yardım eder: bir çamın iğne yaprakları için keskin ve yönlü darbeler, bir meşe için yuvarlak ve kümeli lekeler.
Farklı ağaç türleri nasıl ayırt edilir?
Farklı türleri ayırt etmek için üç şeye bak: silüet, dallanma ve kütlenin dokusu. İki ağacı yan yana çizdiğinde önce silüetlerini karşılaştır; biri dar ve yükselen, öbürü geniş ve alçak mı? Sonra dalların yönüne bak; yukarı mı uzanıyor, yatay mı açılıyor, aşağı mı sarkıyor? Son olarak kütlenin dokusuna bak; büyük ve seyrek kümeler mi, küçük ve sık kümeler mi, ince ve yönlü iğneler mi?
Gövde de bir ipucudur. Bazı ağaçların gövdesi pürüzsüz ve açık renkli, bazılarınınki koyu ve derin çatlaklıdır. Constable'ın karaağaç gövdesi çalışması, kabuğun dokusunun ve gövdeye düşen ışığın bir ağacın karakterini ne kadar anlattığını gösterir. Uzaktan çizilen bir ağaçta bu doku birkaç işarete iner; yakından çizilen bir gövde çalışmasında ise ana konu olabilir.
Mevsim de ağacın görünüşünü değiştirir. İlkbaharda seyrek ve açık, yazın yoğun ve koyu, sonbaharda seyrekleşen ve renk değiştiren, kışın yalnızca dal yapısından oluşan bir ağaç, aynı türün dört farklı çizimini gerektirir. Aynı ağacı farklı mevsimlerde çizmek, türün yapısını en iyi öğreten alıştırmalardan biridir.
Uygulama
- Malzeme: bir eskiz defteri, HB ve 4B kalem ya da bir füzen çubuğu, hamur silgi. Konu olarak birkaç adım uzakta duran tek bir ağaç. Süre otuz dakika.
- Ağaca bak ve gözlerini kıs. Önce silüeti birkaç düz ve eğri çizgiyle hafifçe kur; ağacın genişliği ile yüksekliğinin oranını ölç.
- Gövdeyi ve ana dalları kur; dalların ayrıldıkları yerde inceldiğine ve gövdeden uzaklaştıkça sayıca çoğaldığına dikkat et.
- Işığın yönünü belirle ve ağacın gölge ailesini, yani gölgedeki kümeleri ve kütlenin alt kısmını, tek bir orta koyu tonla doldur.
- Işık alan kümeleri daha açık bırak; kümelerin içine düzensiz gökyüzü delikleri aç ve bu deliklerden görünen birkaç dalı ekle.
- Ayrıntıyı yalnızca ışık alan dış kenarlarda ve bir odak bölgesinde kullan: kalemin yan yüzüyle kısa, düzensiz darbelerle dokuyu ima et.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışYaprakları tek tek çizmek.
Tek tek yapraklar ağacı düz bir doku yığınına çevirir ve hacmi yok eder. Önce büyük ışık ve gölge kütlelerini kur, dokuyu kenarlarda işaretlerle ima et.
Yaygın yanlışDalları gövdeden kalın ya da eşit kalınlıkta çizmek.
Dallar ayrıldıkları yerde incelmezse ağaç yapay görünür. Her dalı çıktığı daldan ince çiz.
Yaygın yanlışAğaç kütlesini tamamen doldurmak.
Delikleri olmayan bir yaprak kütlesi ağır bir top gibi durur. Farklı büyüklüklerde ve düzensiz gökyüzü delikleri bırak.
Kapanış
Bir ağacı yaprak yaprak çizmek neden yanlış? Çünkü birkaç adım uzaktan göz yaprakları tek tek görmez; bir silüet, bir dal iskeleti, ışık alan ve gölgede kalan yaprak kümeleri ve bunların arasındaki gökyüzü açıklıklarını görür. Yaprak yaprak çizmek, görülmeyeni çizip görüleni kaybetmektir. Ağaç önce silüetle, sonra dallanma yapısıyla, ardından büyük değer kütleleriyle kurulur; ayrıntı yalnızca kenarlarda ve odakta, dokunun ima edildiği işaretlerle gelir. Türler silüet, dallanma ve doku farkıyla ayrılır. Constable'ın gövde çalışması ise yakından bakıldığında bir ağacın ayrıntısının da bir konu olabileceğini hatırlatır.
Ödevde üç farklı ağaç türünü, silüetleri, dal yapıları ve kütle dokuları arasındaki farkları göstererek çizeceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Ağaç silüeti | Tree silhouette | Ağacın dışarıdan görülen bütün biçimi; türün karakterini hızla anlatır |
| Dal yapısı | Branch structure | Gövdeden dallara ve sürgünlere doğru incelip çoğalan iskelet |
| Yaprak kümesi | Foliage mass | Bir dalın ucundaki yaprakların birlikte oluşturduğu, küre gibi ışık alan kütle |
| Gökyüzü deliği | Sky hole | Yaprak kütlesinin içinde gökyüzünün göründüğü açıklık |
| Tür karakteri | Species character | Bir ağaç türünü silüet, dallanma ve doku farkıyla ayırt ettiren özellikler |
Ödev
Üç farklı ağaç türü çiz.
- Silüeti ve dallanması birbirinden belirgin biçimde farklı üç ağaç seç; gerçek ağaçlar tercihindir, bulamazsan fotoğraf kullan.
- Her ağacı silüet, dal yapısı, büyük ışık ve gölge kütleleri ve kenarlarda ima edilen doku sırasıyla kur.
- Her ağaçta en az birkaç gökyüzü deliği bırak ve dalların yapısını bu deliklerde göster.
- Üç çizimin altına, ağaçları birbirinden ayırt eden silüet, dallanma ve doku farklarını kısaca yaz.
Kendini değerlendir
- Oran ve Çizim: Ağaçların genişlik-yükseklik oranları ve silüetleri doğru mu; dallar gövdeden uzaklaştıkça inceliyor mu?
- Değer (Ton): Işık alan ve gölgede kalan kümeler iki ayrı kütle olarak okunuyor mu?
- Kenar ve Ayrıntı: Ayrıntı kenarlarda ve odakta mı toplandı; iç kısımlar sade mi kaldı?
- Üç ağaç, adları yazılmasa da birbirinden ayırt edilebiliyor mu?
Kendini sına
1. Birkaç adım uzaktaki bir ağaca bakan göz en çok neyi görür?
- A) Her yaprağı tek tek.
- B) Silüeti, dal yapısını ve ışık alan ile gölgedeki yaprak kümelerini.
- C) Yalnızca gövdeyi.
- D) Yalnızca yaprakların rengini.
2. Dallar gövdeye göre nasıl çizilmelidir?
- A) Gövdeden daha kalın.
- B) Hepsi eşit kalınlıkta.
- C) Ayrıldıkları yerde incelerek ve uzaklaştıkça çoğalarak.
- D) Yalnızca düz çizgilerle.
3. Gökyüzü delikleri ağaca ne kazandırır?
- A) Hava ve hafiflik; yapıyı görünür kılar.
- B) Daha koyu bir ton.
- C) Daha fazla ağırlık.
- D) Daha düzgün bir silüet.
4. Yaprak kümeleri çizimde nasıl davranır?
- A) Düz bir leke gibi.
- B) Bir çizgi gibi.
- C) Görünmez.
- D) Işığa bakan yanı açık, alt ve gölge yanı koyu olan küçük bir küre gibi.
5. Farklı ağaç türlerini ayırt etmek için hangi üç özelliğe bakılır?
- A) Yaprak sayısı, yaş ve boy.
- B) Silüet, dallanma ve kütlenin dokusu.
- C) Renk, koku ve ses.
- D) Gövde çapı, kök ve toprak.
Cevaplar
- B — Uzaktan göz büyük düzeni görür; tek tek yapraklar kümelerin içinde kaybolur.
- C — Her dal çıktığı daldan incedir; bu, ağacın yapısını inandırıcı kılar.
- A — Açıklıklar kütleyi hafifletir ve içlerinden görünen dallar yapıyı hatırlatır.
- D — Her küme küre gibi ışık alır; bu yüzden ağacın içinde ışık ve gölge onlarca kez tekrar eder.
- B — Silüet, dalların yönü ve kütlenin dokusu türü yapraklardan daha hızlı anlatır.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: aynı ağaç, bir kez yaprak yaprak, bir kez ışık ve gölge kütleleriyle çizilmiş olarak.
- Özgün şema: kavak, çam, meşe ve söğüdün silüetleri ve dallanma yönleri.
Sonraki derse köprü
Ağacın kütlesini gökyüzüne karşı çizdin. Sonraki ders gökyüzünün kendisine bakıyor: bulutların da hacmi, ışığı ve perspektifi olduğunu, ufka doğru nasıl küçülüp sıklaştıklarını ve onları bir yaprak kümesi gibi ışık alan formlar olarak nasıl çizebileceğini göreceğiz.