Öğrenme hedefi
Bir resimdeki biçimlerin görsel ağırlığını, yani büyüklüklerinden, değer farklarından, ayrıntılarından ve konumlarından doğan çekim gücünü tartabileceksin. Simetrik ve asimetrik dengeyi ayırt edebilecek, büyük ve küçük biçimleri bir tahterevalli gibi dengeleyerek asimetrik bir düzen kurabilecek ve tekrar eden biçimlerin aralıklarını değiştirerek bir ritim oluşturabileceksin.
Kanca
Bir tablonun sol yarısında büyük, koyu bir kütle var; sağ yarısında ise yalnızca küçük bir biçim ve geniş bir boşluk. Mantığa göre resim sola doğru devrilmeli. Oysa bazı resimlerde böyle bir düzen, simetrik bir düzenden bile daha kararlı ve daha canlı görünür. Göz iki yarıyı tartar ve bir denge bulur, ama bu denge eşitlikten gelmez. Asimetrik bir tablo nasıl dengeli görünür?
Çünkü resimde ağırlık yalnızca büyüklükten gelmez. Küçük ama keskin bir biçim, merkeze uzak bir konum, güçlü bir değer farkı ya da bir yüz, büyük ama sakin bir kütleyi dengeleyebilir. Asimetrik denge, bu farklı ağırlıkları bilerek karşılıklı yerleştirmektir.
Bağlam
Katsushika Hokusai'nin Fuji Dağı'nın Otuz Altı Görünümü dizisinden Kanagawa Açıklarında Dalganın Altında, 1830–1832 yıllarına tarihlenen çok renkli bir tahta baskıdır; Metropolitan'ın Havemeyer bağışıyla gelen baskısı 25,7 × 37,9 cm'dir. Dünyanın en tanınmış görüntülerinden biri olan bu baskıda sol tarafta dev bir dalga yükselir ve köpüklü ucuyla aşağıya kıvrılır; dalganın altında, kürekçilerle dolu uzun kayıklar suyun üzerinde eğilir; uzakta, iki dalganın arasındaki çukurda, küçük bir Fuji Dağı durur.
Baskı, asimetrik dengenin en açık örneklerinden biridir. Görsel ağırlığın büyük kısmı sol ve üst taraftadır; dalga çerçevenin neredeyse yarısını kaplar. Ama sağ alttaki küçük dağ, keskin beyaz tepesi ve sakin üçgen biçimiyle bu devasa kütlenin karşısında durur ve resim devrilmez. Dalganın ucundaki pençeye benzer köpük kıvrımları ve kayıkların tekrar eden biçimleri de resme ritim verir. Büyüklük ile anlam arasındaki bu karşıtlık, küçük bir biçimin büyük bir kütleyi taşıyabildiğini gösterir.
Ana anlatım
Görsel ağırlık nedir?
Görsel ağırlık (visual weight), bir biçimin gözü ne kadar güçlü çektiğini ve resimdeki dengeye ne kadar katkı yaptığını anlatan bir kavramdır. Sanat kuramcısı ve psikolog Rudolf Arnheim, 1954'te yayımlanan Art and Visual Perception adlı kitabında, resimde dengenin fiziksel ağırlıkla değil, algılanan kuvvetlerle kurulduğunu ayrıntılı biçimde tartışır.
Ağırlığı birkaç etken belirler. Büyüklük en açık olanıdır: büyük bir biçim küçük bir biçimden ağırdır. Değer farkı da ağırlık verir: çevresiyle güçlü karşıtlık kuran bir biçim, çevresine karışan bir biçimden ağır görünür. Ayrıntı ve doku, sade yüzeylere göre daha ağırdır. Yüzler ve figürler, boyutlarından çok daha fazla çeker. Yalnız duran bir biçim, bir grubun içindeki eşinden ağır görünür. Renk konusu işlendiğinde doygunluk ve sıcak renkler de bu listeye eklenecek.
Konum da ağırlığı değiştirir. Merkeze uzak bir biçim, merkeze yakın aynı biçimden daha ağır etki yapar; tıpkı bir tahterevallide ucuna oturan hafif bir çocuğun ortaya yakın oturan ağır bir yetişkini dengeleyebilmesi gibi. Arnheim, resmin üst kısmındaki biçimlerin alt kısımdakilerden ağır algılanma eğiliminde olduğunu da öne sürer; bu yüzden birçok kompozisyonda ağır kütleler aşağıda, hafif olanlar yukarıda durur.
Simetrik ve asimetrik denge arasındaki fark nedir?
Simetrik denge (symmetrical balance), resmin iki yarısının birbirinin aynası ya da ona yakın olmasıdır. Merkezde bir figür, iki yanında eşleşen öğeler; sakinlik, düzen ve tören duygusu verir. Rönesans sunak resimleri ya da resmî portreler bu dengeyi sık kullanır. Simetri bir hata değildir; ama tam simetri gözü merkeze bağlar ve hareketi azaltır.
Asimetrik denge (asymmetrical balance), iki yarının birbirine benzemediği ama göz için eşit ağırlıkta olduğu dengedir. Büyük bir kütle merkeze yakın durup küçük bir biçim uzakta durduğunda, ya da sakin ve büyük bir alan küçük ama keskin ve kontrastlı bir biçimle karşılandığında, göz iki tarafı tartar ve bir denge bulur. Bu denge simetriden daha hareketlidir; göz iki taraf arasında gidip gelir.
Bu iki türün yanında sık anılan bir üçüncüsü radyal dengedir (radial balance): öğeler bir merkez noktanın çevresinde, bir çiçeğin yaprakları ya da bir tekerleğin parmakları gibi dizilir. Kubbe resimlerinde, gül pencerelerinde ve bazı süsleme düzenlerinde görülür; göz merkezden dışarı, dışarıdan merkeze doğru hareket eder. Bir de bütün yüzeye yayılmış, belirgin bir merkezi olmayan düzenler vardır; bir desen ya da bir çiçek tarlası gibi. Bu düzenlerde denge tek bir kütleden değil, ağırlığın yüzeye eşit dağılmasından gelir.
Bir düzenin dengeli olup olmadığını sınamanın basit yolları vardır. Resmi yatay olarak aynalayıp bakmak, bir tarafa devrilme duygusunu belirginleştirir. Resmin ortasından bir çizgi hayal edip iki yarıyı ayrı ayrı örtmek de her yarının ağırlığını karşılaştırmayı sağlar. Bilerek kurulan bir dengesizlik de bir seçimdir: tedirginlik ya da düşme anlatan bir sahnede ağırlığın bir yana yığılması, resmin söylediğiyle uyumlu olabilir.
Ritim nasıl kurulur?
Ritim (rhythm), biçimlerin, çizgilerin ya da tonların tekrarıyla kurulan düzendir. Müzikteki vuruşlar gibi, göz tekrar eden öğeleri bir dizi olarak okur ve bu dizi resme bir akış verir. Bir çitin kazıkları, bir sıra pencere, dalgaların tepeleri ya da bir kalabalığın başları birer ritim kurar.
Ritmin karakterini aralık (interval) belirler. Eşit aralıklı tekrar düzenli ve durgun bir ritim verir; askerî bir yürüyüş gibi. Aralıkları değiştirmek, örneğin sık bir grup, bir boşluk, sonra seyrek bir grup, ritmi canlandırır. Kademeli değişen bir ritim, yani biçimlerin giderek büyüdüğü ya da aralıkların giderek daraldığı bir dizi, gözü bir yöne taşır ve bir hareket duygusu verir; perspektifte uzaklaşan direkler bunun en tanıdık örneğidir.
Ritim, göz yolunun da bir parçasıdır. Tekrar eden biçimler bir ton basamağı dizisi gibi davranır ve gözü taşır. Hokusai'nin dalgasındaki köpük kıvrımları ve kayıkların eğimleri, aynı biçimi farklı ölçeklerde tekrarlar; bu tekrarlar büyük dalgayı küçük dalgalara, küçük dalgaları da uzaktaki dağın biçimine bağlar.
Birlik ile çeşitlilik nasıl dengelenir?
Bir resmi bir arada tutan şey benzerliklerdir: tekrar eden biçimler, yakın tonlar, ortak bir yön. Onu canlı tutan şey ise farklılıklardır: büyüklüklerin, aralıkların ve değerlerin değişmesi. Yalnızca benzerlikten oluşan bir resim tekdüze, yalnızca farklılıktan oluşan bir resim dağınık görünür.
Bu dengeyi kurmanın pratik bir yolu, bir biçim ailesi seçip onu çeşitlemektir. Bir natürmortta üç yuvarlak nesne aynı aileye aittir; ama biri büyük, biri orta, biri küçük olduğunda aile hem birlik hem çeşitlilik taşır. Aynı şey aralıklar için de geçerlidir: aralar birbirine benzer ama eşit değildir. Değerlerde de bir baskın ton ve ona eşlik eden birkaç farklı ton, eşit dağılmış tonlardan daha canlı bir düzen verir.
Figürlü bir sahnede çeşitlilik figürlerin boyundan, duruşundan ve birbirine uzaklığından gelir. Ten tonları da bu çeşitliliğin bir parçasıdır; farklı tenlerden figürler bir ritmin farklı vuruşları gibi davranabilir. Ressam bu değerleri, ağırlığı sahnenin bir yanına istemeden yığmayacak ve ritmi bozmayacak biçimde dağıtmayı düşünebilir; koyu tenli figürlerin hepsini bir yanda, açık tenli figürlerin hepsini öbür yanda toplamak, istenmeyen bir dengesizlik ve anlam yaratabilir.
Uygulama
Bu kısa denemede büyüklük, değer ve konumun birlikte ayarlanarak eşit olmayan iki tarafın nasıl dengelenebildiğini göreceksin.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışDengeyi yalnızca büyüklükle tartmak.
Değer farkı, ayrıntı, konum ve yüzler de ağırlık verir. Küçük ama kontrastlı bir biçimin büyük bir kütleyi dengeleyebileceğini hesaba kat.
Yaygın yanlışRitmi eşit aralıklarla sınırlamak.
Eşit aralıklar durgun ve mekanik bir ritim verir. Aralıkları kısalıp uzayarak ya da kademeli değişerek canlandır.
Yaygın yanlışÇeşitliliği birlikten koparmak.
Her biçim farklı olduğunda resim dağınık görünür. Bir biçim ailesi seç ve onu büyüklük, aralık ve değerle çeşitle.
Kapanış
Asimetrik bir tablo nasıl dengeli görünür? Çünkü resimde ağırlık yalnızca büyüklükten değil, değer farkından, ayrıntıdan, konumdan ve yüzlerden de gelir. Merkeze yakın büyük ve sakin bir kütle, kenara yakın küçük ama keskin bir biçimle bir tahterevallideki gibi dengelenebilir. Simetrik denge sakinlik verir, asimetrik denge hareket; ikisi de bir seçimdir. Ritim, tekrar eden biçimlerin aralıklarıyla kurulur ve göz yolunun parçası olur; birlik ile çeşitlilik ise bir biçim ailesini büyüklük, aralık ve değerle çeşitleyerek dengelenir. Hokusai'nin dalgası, küçük bir dağın dev bir kütleyi nasıl taşıyabildiğini gösterir.
Ödevde aynı nesnelerle biri simetrik, biri asimetrik iki kompozisyon eskizi yapacak ve asimetrik olanın dengesini hangi araçlarla kurduğunu yazacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Görsel ağırlık | Visual weight | Bir biçimin büyüklük, değer farkı, ayrıntı ve konumdan doğan çekim gücü |
| Simetrik denge | Symmetrical balance | Resmin iki yarısının birbirinin aynası ya da ona yakın olduğu denge |
| Asimetrik denge | Asymmetrical balance | Birbirine benzemeyen iki yarının göz için eşit ağırlıkta olduğu denge |
| Ritim | Rhythm | Biçimlerin, çizgilerin ya da tonların tekrarıyla kurulan düzen |
| Aralık | Interval | Tekrar eden öğeler arasındaki boşluk; ritmin karakterini belirler |
Ödev
Simetrik ve asimetrik iki kompozisyon eskizi yap.
- Masadan birkaç nesne seç, en az üç tane; aynı nesneleri iki eskizde de kullan.
- Birinci eskizde nesneleri simetrik bir düzende yerleştir: merkezde bir ana öğe, iki yanında eşleşen öğeler.
- İkinci eskizde aynı nesneleri asimetrik ama dengeli bir düzende yerleştir; büyüklük, değer ve konumu kullanarak iki tarafı dengele.
- Her iki eskizde tekrar eden bir ritim öğesi, örneğin bir sıra küçük biçim ya da aralıkları değişen çizgiler ekle ve eskizlerin altına dengeyi hangi araçlarla kurduğunu yaz.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Asimetrik eskiz dengeli mi; aynada bakıldığında bir yana devrilme duygusu var mı?
- Değer (Ton): Değer farkı dengeyi kurmakta bilinçli olarak kullanıldı mı?
- Oran ve Çizim: Nesnelerin büyüklükleri iki eskizde tutarlı mı ve aralıklar bilinçli mi seçildi?
- Ritim öğesi eşit aralıklarla mı, yoksa değişen aralıklarla mı kuruldu ve bu seçim resme ne kattı?
Kendini sına
1. Görsel ağırlığı hangisi artırmaz?
- A) Biçimin çevresiyle güçlü değer farkı kurması.
- B) Biçimin çevresindeki tona karışması.
- C) Biçimin yoğun ayrıntı taşıması.
- D) Biçimin bir yüz olması.
2. Tahterevalli benzetmesi asimetrik denge hakkında neyi anlatır?
- A) Büyük biçimlerin her zaman kenara konması gerektiğini.
- B) Denge için bütün biçimlerin aynı büyüklükte olması gerektiğini.
- C) Merkeze uzak küçük bir biçimin merkeze yakın büyük bir kütleyi dengeleyebileceğini.
- D) Resmin ortasının boş bırakılması gerektiğini.
3. Simetrik denge hakkında hangisi doğrudur?
- A) Sakinlik ve düzen verir ve bilinçli bir seçim olabilir.
- B) Her zaman bir kompozisyon hatasıdır.
- C) Yalnızca manzarada kullanılır.
- D) Gözü resmin kenarlarına taşır.
4. Kademeli değişen bir ritim nasıl bir etki verir?
- A) Tamamen durgun bir düzen.
- B) Resmi ikiye böler.
- C) Hiçbir etki vermez.
- D) Gözü bir yöne taşıyan bir hareket duygusu.
5. Hokusai'nin Dalga baskısında sol taraftaki dev dalgayı dengeleyen öğe nedir?
- A) Sağ alttaki küçük, keskin ve sakin Fuji Dağı.
- B) Baskının kenar boşluğu.
- C) Dalganın kendi gölgesi.
- D) Hiçbir şey; baskı dengesizdir.
Cevaplar
- B — Çevresine karışan bir biçim karşıtlık kurmaz ve daha hafif algılanır.
- C — Merkeze uzaklık ağırlığı artırır; küçük bir biçim uzakta durarak büyük bir kütleyi dengeler.
- A — Simetri sakinlik ve tören duygusu verir; amaca göre seçilebilir.
- D — Büyüyen biçimler ya da daralan aralıklar gözü bir yöne doğru çeker.
- A — Küçük dağ keskin tepesi ve sakin biçimiyle dev dalganın karşısında bir karşı ağırlık kurar.
Referans görseller
- Özgün şema: simetrik ve asimetrik iki düzen yan yana; tahterevalli benzetmesiyle ağırlıklar işaretli.
- Özgün şema: eşit, değişen ve kademeli aralıklarla kurulmuş üç ritim dizisi.
Sonraki derse köprü
Denge ve ritim, kütlelerin nasıl dağıldığını anlattı. Sonraki derste bu kütlelerin sık başvurulan birkaç iskelet biçimine bakacağız: S, L ve üçgen gibi kalıpların ustaların resimlerinde nasıl göründüğünü ve bunları bir başlangıç iskeleti olarak nasıl kullanabileceğini.