Öğrenme hedefi
Ahşap, metal, cam ve kumaşı yalnızca kurşun kalemle, birbirinden ayırt edilecek biçimde çizebileceksin. Bir dokunun iki bileşenini, yüzeyin ışığı nasıl geri verdiğini ve yüzeyin üzerindeki deseni ayırarak düşünebilecek, parlak bir metali saydam bir camdan ayıran şeyin ne olduğunu değer, kenar ve yansıma üzerinden açıklayabileceksin.
Kanca
Masaya çelikten bir kaşıkla camdan bir bardağı yan yana koy, ikisini aynı lambayla aydınlat. Kaşık da bardak da parlaktır; ikisinin üzerinde de küçük, çok açık ışık lekeleri vardır. Ama kaşığın yüzeyinde odanın karanlık ve aydınlık parçaları birbirine keskin sınırlarla değer, bardaktan ise arkasındaki masa ve duvar, eğrilip kaymış biçimde görünür. İkisini aynı kalemle çizdiğinde ne yapman gerektiği tamamen farklıdır. Metal ile camı çizerken ne değişir?
Değişen, yüzeyin ışıkla ne yaptığıdır. Metal ışığı geri yansıtır ve çevresini bir ayna gibi taşır; cam ise ışığın çoğunu içinden geçirir ve arkasındaki dünyayı kırarak gösterir. Bir dokuyu çizmek, önce bu davranışı anlamak, sonra kalemle onu taklit etmektir.
Bağlam
Willem Kalf'ın yaklaşık 1653 tarihli natürmortu, Londra'daki Ulusal Galeri'nin (National Gallery) koleksiyonundadır: tuval üzerine yağlı boya, 86,4 × 102,2 cm. Uzun adı, resmin içeriğini sayar: Aziz Sebastian Okçular Loncası'nın içki boynuzu, bir ıstakoz ve kadehler. Gümüş bir kaideye oturtulmuş boynuz, parlak kırmızı ıstakoz, ince cam kadehler ve bir limon, koyu bir zeminin önünde masada bir arada durur.
Bu resim, farklı dokuların aynı ışık altında nasıl ayrıştığını görmek için verimlidir. Gümüşün yüzeyinde koyu ve açık bantlar keskin sınırlarla yan yana durur; camın içinden ise arkadaki nesnelerin ve zeminin tonları geçer ve camın kendisi çoğunlukla yalnızca birkaç parlak çizgi ve kenarla belirir. Istakozun kabuğu ile limonun kabuğu, ikisi de mat ama farklı pürüzlülükte yüzeyler olarak başka biçimlerde ışık alır. Resme bakarken her nesne için aynı soruyu sor: bu yüzey ışığı dağıtıyor mu, yansıtıyor mu, geçiriyor mu?
Ana anlatım
Doku neyle çizilir?
Bir dokunun iki bileşeni vardır. Birincisi yüzeyin ışığa verdiği karşılıktır: mat bir yüzey ışığı her yöne dağıtır ve yumuşak geçişler verir; parlak bir yüzey ışığı bir ayna gibi belli bir yöne geri yollar ve keskin parlamalar, sert kenarlar verir; saydam bir yüzey ışığın bir kısmını içinden geçirir. İkincisi yüzeyin deseni ya da pürüzlülüğüdür: ahşabın lifleri, kumaşın dokuması, taşın gözenekleri.
Başlangıçta sık yapılan şey, dokuyu yalnızca desenle çizmeye çalışmaktır: ahşap için lif çizgileri, kumaş için çapraz ızgara. Ama desen tek başına malzemeyi anlatmaz; lif çizgileriyle kaplı parlak bir yüzey cilalı ahşap, aynı çizgilerle kaplı mat bir yüzey eski bir tahta gibi okunur. Işık davranışı önce kurulmalı, desen onun üstüne gelmelidir.
Desenin nerede görüneceği de bir kurala bağlıdır. Doku en çok yarı tonlarda ve gölge sınırında görünür; ışığın tam vurduğu yerde parlamanın içinde erir, derin gölgede ise karanlıkta kaybolur. Yandan ve alçaktan gelen ışık, yüzeyin pürüzlerinde küçük gölgeler oluşturduğu için dokuyu en belirgin gösteren ışıktır. Bu yüzden bir dokuyu bütün yüzeye eşit çizmek yerine yarı tonlarda yoğunlaştırmak, hem daha gerçekçi hem daha sakin sonuç verir.
Mat yüzeyler: ahşap ve kumaş nasıl çizilir?
Ahşap, çoğu zaman mat ya da yarı mat bir yüzeydir ve tonu önce 1.5.02'deki bölgelerle kurulur. Lifler ondan sonra gelir. Lif çizgileri formun üzerinde çapraz kontur gibi davranır: yuvarlak bir sapın üzerinde kıvrılır, düz bir tahtada uzanır, budakların çevresinde göz biçiminde açılır. Her lifi çizmek gerekmez; birkaç belirgin lif, yarı tonda, ve aralarında daha soluk ve daha kısa izler yeterlidir. Işık bölgesinde lifleri incelterek kaybettirmek, gölgede ise gölgenin tonuna gömmek, yüzeyin ışık altında durduğunu gösterir.
Kumaşta asıl doku, kıvrımların biçimidir. Bir kıvrım, bükülmüş bir silindir ya da daralan bir koni gibi davranır ve kendi ışık bölgelerini taşır. Kalın ve mat bir kumaş, yün ya da keten, geniş ve yumuşak kıvrımlar, yavaş geçişler ve yumuşak kenarlar verir. İpek ya da saten gibi parlak bir kumaş ise dar ve keskin parlamalar, hızlı değer değişimleri ve kıvrım sırtlarında neredeyse beyaz çizgiler verir. Dokuma deseni, ancak odak noktasında ve yakın planda, birkaç yerde gösterilir.
Deri de bir yüzey olarak mat ile parlak arasında durur ve bu durum kişiden kişiye, hatta yüzün bölgesinden bölgesine değişir. Alın, burun sırtı ve elmacık kemiği gibi yerlerde deri daha parlak bir yansıma verebilir. Tenin genel değeri koyulaştıkça bu yansımalar çevrelerinden daha belirgin biçimde ayrılır ve keskin, görünür lekeler olarak okunur; açık bir tende aynı parlama çevresindeki değere daha yakın kalabilir. Deriyi çizerken hangi bölgenin daha mat, hangisinin daha parlak olduğuna bakmak, yüzü bir heykel gibi değil, canlı bir yüzey gibi gösterir.
Metal nasıl çizilir?
Parlak metal, neredeyse bir aynadır. Kendi tonu çok azdır; üzerinde gördüğün şey, büyük ölçüde çevresinin yansımasıdır: pencere, lamba, duvar, masa, hatta çizen kişinin kendisi. Bu yansımalar metalin biçimine göre eğrilir ve bükülür. Bir silindirde uzun ve dar şeritler, bir kürede merkeze doğru toplanan eğri lekeler olarak görünürler.
Metalin kalemle anlatılmasındaki anahtar, kontrasttır. Parlak metalde çok açık ve çok koyu değerler birbirine sert kenarlarla değer; mat yüzeylerdeki gibi uzun yarı ton geçişleri azdır. Parlama, kâğıdın beyazına kadar çıkar ve hemen yanında skalanın koyu ucuna yakın bir bant durabilir. Bu keskin atlamalar, göze «parlak» der. Aynı metali yumuşak geçişlerle çizmek, onu kurşuni boyanmış bir tahta gibi gösterir.
Fırçalanmış ya da eskimiş metal, bu iki uç arasında durur: yansımalar daha yumuşak ve daha dağınıktır, parlamalar geniştir, ama kontrast yine mat yüzeylerden yüksektir. Metalin türünü seçtiğinde önce kontrastın ne kadar sert olacağına karar ver, sonra yansımaların biçimini formun eğrisine göre yerleştir.
Cam nasıl çizilir ve metalden ne farkı vardır?
Cam, metalin tersine, ışığın çoğunu içinden geçirir. Bir cam bardağa baktığında büyük ölçüde onun arkasını görürsün: arkadaki masa, duvar ya da nesneler, camın biçimine göre kırılıp kaymış olarak görünür. Bu yüzden camı çizmek, çoğu zaman camın kendisini değil, onun arkasındaki şeyi değiştirerek çizmektir.
Camın kendisi birkaç ipucuyla belirir. Birincisi kenarlardır: camın kenarlarında göz, camın içinden daha uzun bir yol boyunca bakar ve bu yüzden kenarlar gövdeden farklı bir tonda, çoğu zaman daha koyu ya da daha açık bir çizgi olarak görünür. İkincisi parlamalardır: cam da ışığın bir kısmını yansıtır ve bu yansımalar küçük, keskin ve çok açık lekeler olarak durur. Üçüncüsü dip ve ağız gibi kalınlaşan yerlerdir; buralarda cam ışığı daha çok kırar ve daha yoğun tonlar toplar.
Metal ile camın farkı bu yüzden şuradadır: metal çevresini üzerinde taşır, cam arkasını içinden gösterir. İkisi de keskin parlamalar ve sert kenarlar ister, ama metalde koyu ve açık bantlar yüzeyin kendisini oluşturur, camda ise yüzeyin büyük kısmı arkadaki sahnenin tonunu alır ve cam yalnızca kenarları, parlamaları ve kırılmalarla kendini belli eder.
Uygulama
- Malzeme: 2H ile 6B arasında üç kalem, hamur silgi, harmanlama kalemi ve dört küçük kart ya da bir kâğıda çizilmiş dört kare. Model olarak bir tahta kaşık, bir çelik kaşık, bir cam bardak ve bir kumaş parçası. Süre kırk beş dakika.
- Dört nesneyi tek bir lambayla, yandan ve biraz yukarıdan aydınlat. Arkalarına düz bir karton koy.
- Her kareye bir nesne çiz. Önce her birinin ışık davranışını kur: tahta kaşıkta yumuşak geçişler, çelik kaşıkta sert kenarlı koyu ve açık bantlar, bardakta arkadaki kartonun tonu ve camın kenarları, kumaşta kıvrımların ışık bölgeleri.
- Sonra deseni ekle: tahta kaşıkta yarı tonlarda birkaç lif, kumaşta odak noktasında birkaç dokuma izi. Metalde ve camda desen yerine yansımaları ve kırılmaları çiz.
- Parlamaları hamur silgiyle ya da kâğıdın beyazını koruyarak aç; metalde ve camda keskin, ahşapta ve kumaşta yumuşak bırak.
- Dört kareyi yan yana koy ve her birinin yalnızca tonlara bakarak hangi malzeme olduğunun anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol et.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışDokuyu yalnızca desenle çizmek.
Lif ya da dokuma çizgileri malzemeyi tek başına anlatmaz. Önce ışık davranışını, yani mat, parlak ya da saydam oluşunu kur, deseni sonra ekle.
Yaygın yanlışMetali yumuşak geçişlerle çizmek.
Uzun ve yumuşak yarı tonlar metali boyanmış bir yüzey gibi gösterir. Parlak metalde koyu ve açık bantları sert kenarlarla yan yana koy.
Yaygın yanlışCamı bir çizgiyle çevirip içini boş bırakmak.
Boş bırakılan cam, kâğıttan kesilmiş bir biçim gibi durur. Camın içine arkadaki sahnenin kırılmış tonlarını koy ve camı kenarları ve parlamalarıyla belli et.
Kapanış
Metal ile camı çizerken ne değişir? Yüzeyin ışıkla ne yaptığı değişir. Metal ışığı geri yansıtır; kendi tonu azdır, üzerinde çevresi keskin kenarlı koyu ve açık bantlar olarak görünür ve gerçekçiliği güçlü kontrasttan gelir. Cam ışığı büyük ölçüde geçirir; çoğunlukla arkasındaki sahnenin kırılmış tonlarını taşır ve kendini kenarları, parlamaları ve kalınlaştığı yerlerle belli eder. Ahşap ve kumaş gibi mat yüzeylerde ise ton önce yumuşak geçişlerle kurulur ve desen, ışığın en az bozduğu yarı tonlarda gösterilir. Kalf'ın natürmortu, aynı ışığın gümüşte, camda ve mat yüzeylerde nasıl başka başka davrandığını gösterir.
Ödevde ahşap, metal, cam ve kumaş için dört doku kartı çizecek ve her birinde önce ışık davranışını, sonra deseni kuracaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Doku | Texture | Bir yüzeyin ışığa verdiği karşılık ile üzerindeki desenin birlikte oluşturduğu görünüş |
| Mat yüzey | Matte surface | Işığı her yöne dağıtan, yumuşak geçişler veren yüzey |
| Parlak yüzey | Glossy surface | Işığı ayna gibi belli bir yöne yansıtan, keskin parlamalar ve sert kenarlar veren yüzey |
| Saydam yüzey | Transparent surface | Işığın çoğunu içinden geçirip arkasındaki sahneyi kırarak gösteren yüzey |
| Yüzey deseni | Surface pattern | Liflerin, dokumanın ya da gözeneklerin yüzey üzerinde oluşturduğu tekrar eden izler |
Ödev
Dört farklı doku kartı çiz.
- Dört kart hazırla, her biri yaklaşık on santime on santim olsun.
- Birinci karta ahşap, ikinciye parlak metal, üçüncüye cam, dördüncüye kumaş çiz; her birini gerçek bir nesneden, tek ışık altında çalış.
- Her kartta önce ışık davranışını kur, sonra deseni ya da yansımaları ekle.
- Kartların arkasına malzemenin adını yaz, bir arkadaşına ön yüzlerini göster ve hangisinin hangi malzeme olduğunu tahmin etmesini iste.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Metalde kontrast sert, ahşapta ve kumaşta geçişler yumuşak mı; camın içinde arkadaki sahnenin tonu var mı?
- Kenar ve Ayrıntı: Parlamalar metalde ve camda keskin, mat yüzeylerde yumuşak mı; desen yarı tonlarda mı toplandı?
- Teknik ve Malzeme: Dört kartta farklı kalem sertliklerini ve silgiyi malzemeye uygun kullandın mı?
- Arkadaşın dört malzemeden kaçını doğru tahmin etti ve karıştırdığı kartta eksik olan neydi?
Kendini sına
1. Bir dokunun iki bileşeni nedir?
- A) Renk ve boyut.
- B) Yüzeyin ışığa verdiği karşılık ve yüzeyin deseni.
- C) Kalem sertliği ve kâğıt türü.
- D) Uzaklık ve perspektif.
2. Doku en çok hangi bölgede görünür?
- A) Parlamanın tam ortasında.
- B) Derin gölgenin içinde.
- C) Yarı tonlarda ve gölge sınırı çevresinde.
- D) Düşen gölgenin ucunda.
3. Parlak metali kalemle anlatmanın anahtarı nedir?
- A) Uzun ve yumuşak yarı ton geçişleri.
- B) Yüzeyi tek bir orta tonla doldurmak.
- C) Yalnızca dış hattı çizmek.
- D) Sert kenarlarla yan yana duran çok açık ve çok koyu değerler.
4. Cam çizilirken camın içine ne konur?
- A) Arkadaki sahnenin camın biçimine göre kırılmış tonları.
- B) Hiçbir şey; içi boş bırakılır.
- C) Düz bir orta gri.
- D) Sık çapraz tarama.
5. Koyu tenli bir yüzde deri üzerindeki parlak yansımalar neden belirgin görünür?
- A) Koyu ten ışığı hiç yansıtmadığı için.
- B) Yansımalar tenin genel değerinden belirgin biçimde açık olduğu için keskin lekeler olarak okunur.
- C) Koyu tende parlama yalnızca gölgede oluştuğu için.
- D) Koyu ten metal gibi davrandığı için.
Cevaplar
- B — Doku, ışık davranışı ile desenin birlikte oluşturduğu görünüştür; biri eksik kalırsa malzeme okunmaz.
- C — Işıkta desen parlamada erir, derin gölgede kaybolur; yarı tonda pürüzler kendi küçük gölgelerini gösterir.
- D — Metal çevresini keskin bantlar olarak yansıtır; güçlü kontrast ve sert kenarlar parlaklığı anlatır.
- A — Cam ışığın çoğunu geçirir; bu yüzden içinde arkasındaki sahne kırılarak görünür.
- B — Açık bir yansıma koyu bir tenin üzerinde güçlü bir değer farkı yaratır ve belirgin okunur.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: tahta kaşık, çelik kaşık, cam bardak ve kumaş parçası aynı ışık altında yan yana.
- Özgün şema: aynı silindirin mat, parlak metal ve cam olarak üç ayrı değer düzeni.
- Özgün fotoğraf: yandan alçak ışıkla aydınlatılmış bir tahta yüzeyde lif dokusunun yarı tonlarda belirginleşmesi.
Sonraki derse köprü
Kenarlar ve doku bir nesnenin yüzeyini anlattı. Sonraki derste aynı araçları mesafe için kullanacağız: öndeki nesneleri net kenarlar ve belirgin dokuyla, arkadakileri yumuşak kenarlar ve azalan ayrıntıyla çizerek bir sahnenin ön ve arka planını birbirinden nasıl ayırabileceğimizi ve arka planın bulanık olmasının ne zaman gerekli, ne zaman bir tercih olduğunu tartışacağız.