Öğrenme hedefi
Küp, silindir, küre ve koniyi aynı sahnede, tek bir ışık kaynağıyla tutarlı biçimde gölgelendirebileceksin. Her formda gölge sınırının nereye düşeceğini ışığın yönünden çıkarabilecek, düşen gölgelerin yönünü ve boyunu ışık ayağı yardımıyla kurabilecek, ışığın yüksekliği ve yönü değiştiğinde aynı düzenin nasıl başka bir karakter kazandığını açıklayabileceksin.
Kanca
Karanlık bir odada masaya bir küp, bir silindir, bir küre ve bir koni koy ve elindeki fenerle onları yandan aydınlat. Uzun gölgeler masanın üzerine yayılır, formlar sert ve dramatik görünür. Feneri tam üstlerine kaldır: gölgeler kısalıp formların altına çekilir ve sahne sakinleşir. Feneri masanın hizasına indir ve aşağıdan yukarı tut: formlar tanıdık olmayan, tedirgin edici bir hâl alır. Nesneler yerinden kıpırdamadı. Işığı hareket ettirince gölge neden bambaşka bir hikâye anlatır?
Çünkü gölge, nesnenin değil, nesne ile ışık arasındaki ilişkinin resmidir. Işığın yeri değişince her formun hangi yüzü aydınlanacağı, gölge sınırının nereden geçeceği ve düşen gölgenin nereye uzanacağı birlikte değişir. Bu ilişkiyi kurallarıyla bilen biri, hem sahnedeki bütün gölgeleri tutarlı çizebilir hem de ışığı bilerek seçerek sahnenin havasını belirleyebilir.
Bağlam
İngiltere'deki Derby Müzesi ve Sanat Galerisi'nde, Joseph Wright of Derby'nin 1766'da yaptığı Bir Filozof Orrery Üzerine Ders Veriyor adlı tablo asılıdır: tuval üzerine yağlı boya, yaklaşık 147 × 203 cm. Karanlık bir odada bir grup insan, gezegenlerin hareketini gösteren mekanik bir modelin, bir orrerinin çevresine toplanmıştır. Güneşin yerine modelin ortasına bir lamba konmuştur. Lamba, ön plandaki bir çocuğun siluetinin arkasında gizlidir; ama odadaki bütün ışık ondan gelir.
Tablo, tek bir ışık kaynağının ne kadar çeşitli etkiler yaratabildiğini gösterir. Lambanın çevresindeki her yüz ışığı farklı bir açıdan alır: bir kısmı neredeyse karşıdan, bir kısmı yandan, bir kısmı aşağıdan aydınlanır. Işık tektir, ama her figür ona göre farklı bir yerde durduğu için kendi gölge düzenini taşır. Yine de sahne tutarlıdır, çünkü bütün aydınlık yüzler aynı noktaya dönüktür ve bütün gölgeler o noktadan uzağa düşer.
Ana anlatım
Tek ışık neden bütün formları birbirine bağlar?
Tek bir ışık kaynağı, sahnedeki her form için aynı soruyu sorar: bu yüzey o noktaya dönük mü? Dönük yüzeyler aydınlanır, dönük olmayanlar gölgede kalır. Bu yüzden bir formun gölge sınırını bilmek, ötekilerin gölge sınırı hakkında da bilgi verir. Küpün aydınlık yüzü sağdaysa, kürenin aydınlık yanı da, silindirin aydınlık şeridi de, koninin aydınlık kanadı da ışığın geldiği yöne, aynı tarafa bakar.
Tutarsız bir çizimde bu bağ kopar: küp sağdan, küre soldan aydınlanmış görünür ve göz sahnenin bir yerinde bir şeylerin yanlış olduğunu sezer, nedenini bilmese bile. Bunu önlemenin en basit yolu, çizime başlamadan önce kâğıdın kenarına ışığın yönünü gösteren bir ok çizmektir. Her form gölgelendirilirken bu oka bakılır.
Işık uzak bir kaynaksa, örneğin güneşse, ışınlar sahnede neredeyse paraleldir ve bütün formlar ışığı aynı açıyla alır. Işık yakın bir lambaysa, ışınlar lambadan dışarı doğru yayılır ve her form ışığı biraz farklı açıyla alır; lambaya yakın formlar ile uzak olanlar arasında bu fark belirgin olabilir. Orrery tablosundaki yüzler, bu yayılan ışığın en uç örneğidir.
Her formda gölge sınırı nereye düşer?
Küpte gölge sınırı bir kenardır. Küpün yüzleri düz olduğu için her yüz tek bir ton alır ve ton yüzden yüze birden değişir. Işığa en dönük yüz en açık, ışıktan tamamen uzak yüz en koyu, arada kalan yüz orta bir tondadır. Işık yukarıdan ve yandan geliyorsa bu üç yüz genellikle üç ayrı değer verir ve küp hemen hacimli görünür.
Silindirde gölge sınırı, silindirin ekseni boyunca uzanan düz bir çizgidir. Işıktan uzaklaştıkça ton kademeli koyulaşır ve bu şeritler eksene paralel kalır. Kürede gölge sınırı, kürenin çevresini saran bir çembere karşılık gelir; ışığa dik duran bu çember, kâğıtta çoğu zaman bir elips olarak görünür. Konide gölge sınırı tepeden tabana uzanan bir çizgidir; aydınlık ve gölge yanları tepeye doğru daralarak birleşir.
Bu dört davranış daha önce formların kendisi üzerinden görülmüştü. Burada eklenen şey, dördünün aynı ışığa bağlı olmasıdır: kürenin gölge sınırı elipsinin eğimi, silindirin gölge şeridinin tarafı ve koninin karanlık kanadı, hepsi aynı oka göre yerleşir. Formları çizmeden önce her birinin üzerine gölge sınırını hafif bir çizgiyle işaretlemek ve bu çizgilerin aynı ışığı işaret edip etmediğini kontrol etmek, tutarlılığı baştan kurar.
Düşen gölgeler nasıl kurulur?
Düşen gölgelerin yönünü ve boyunu tahmin etmek yerine kurmak mümkündür. Yakın bir lamba için önce ışık ayağını bul: lambanın tam altında, masa ya da zemin üzerindeki noktayı. Bir formun düşen gölgesi, ışık ayağından formun tabanına çekilen çizgi boyunca, formdan uzağa doğru uzanır. Gölgenin boyu ise lambadan formun tepesine çekilen ışınla bulunur: bu ışın, ışık ayağından çekilen çizgiyi nerede keserse gölge orada biter.
Bu iki çizgi, her formun gölgesini kurmaya yeter. Küpün her üst köşesi için aynı iki çizgiyi çekersen küpün gölgesinin köşeleri bulunur; bunları birleştirince gölgenin biçimi çıkar. Silindirin gölgesi, iki kenarının gölgelerini birleştiren ve ucunda yuvarlanan bir şerittir. Kürenin gölgesi masada bir elipstir; koninin gölgesi, tepesinin gölgesinde birleşen bir üçgene benzer.
Güneş gibi uzak bir ışıkta ışık ayağı sonsuz uzaktadır; bu yüzden bütün düşen gölgeler birbirine paralel uzanır. Perspektifte bu paralel gölgeler de bir kaçış noktasında buluşur ve o nokta ufuk çizgisi üzerindedir. Işık ne kadar alçaksa gölgeler o kadar uzar; ışık tam tepedeyse gölgeler formların altına çekilir ve neredeyse kaybolur.
Işığı hareket ettirmek neyi değiştirir?
Işığın yüksekliği ve yönü, aynı formlara farklı karakterler verir. Yandan ve biraz yukarıdan gelen ışık, formların her birinde aydınlık, yarı ton ve gölgeyi dengeli gösterir; hacmi en açık anlatan düzenlerden biri olduğu için çizim eğitiminde sık kullanılır. Alçak ve yandan gelen ışık, uzun gölgeler ve belirgin yüzey dokusu verir; sahne dramatikleşir. Tepeden gelen ışık gölgeleri kısaltır ve formların altında toplar; sahne sakin ama biraz düz görünebilir.
Aşağıdan gelen ışık tanıdık olmayan bir etki yaratır, çünkü gündelik hayatta ana ışık çoğunlukla yukarıdan, gökyüzünden ya da tavandan gelir. Göz aşağıdan aydınlanmış bir yüzü ya da nesneyi alışılmadık bulur. Bu etki bir kusur değildir; bir ressam onu bilerek seçebilir. Orrery tablosunda lamba masanın hizasında durduğu için ayaktaki figürlerin yüzleri alttan ışık alır; bu, sahneye gündelik bir odada görülmeyen bir hava katar ve izleyicinin dikkatini lambanın çevresinde toplar.
Aynı değişiklikler yüzlerde de geçerlidir ve farklı tenlerde farklı biçimde okunur. Tepeden gelen ışık göz çukurlarını gölgede bırakır; koyu tenli bir yüzde bu gölgeler çevredeki tenle yakın değerde kalabilir ve gözün biçimini okumak için yansıyan ışığa ve parlamalara daha çok dikkat gerekir. Açık tenli bir yüzde aynı gölge çevresinden daha belirgin ayrılır. Yandan gelen alçak ışık ise her tende yüzeydeki parlamayı ve dokuyu öne çıkarır. Işığı seçerken sahnedeki tenin değer aralığını da hesaba katmak, istenen karakterin gerçekten okunmasını sağlar.
Uygulama
- Malzeme: bir küp, bir silindir, bir küre ve bir koni (evdeki bir kutu, bir kavanoz, bir top ve bir huni de olur), yönü ayarlanabilen tek bir lamba, üç sertlikte kurşun kalem, yoğrulabilir silgi ve büyük bir kâğıt. Süre kırk dakika.
- Formları masaya aralıklı yerleştir, odadaki öbür ışıkları kapat ve lambayı bir yandan, formların biraz üstünde tut.
- Kâğıdın kenarına ışığın yönünü gösteren bir ok çiz. Formları hafifçe kur ve her birinin üzerine gölge sınırını ince bir çizgiyle işaretle; hepsinin aynı oka uyduğunu kontrol et.
- Masada lambanın tam altındaki noktayı, yani ışık ayağını işaretle ve düşen gölgelerin yönünü bu noktadan her formun tabanına çekilen çizgilerle kur. Gölgelerin boyunu lambadan formların tepesine çekilen ışınlarla bul.
- Önce bütün gölge ailesini tek bir orta koyu tonla doldur, sonra gölge sınırlarını, temas gölgelerini ve yarı tonları ekle; yansıyan ışıkları hamur silgiyle kaldır.
- Lambayı tepeye taşı ve aynı düzenin küçük bir eskizini yap; iki çizimi yan yana koyup gölgelerin boyundaki ve sahnenin havasındaki farkı yaz.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışFormları farklı yönlerden aydınlatmak.
Her formu ayrı ayrı gölgelendirince ışık yönü formdan forma kayar. Çizime başlamadan bir ışık oku çiz ve her gölge sınırını ona göre yerleştir.
Yaygın yanlışDüşen gölgeleri gelişigüzel yönlerde çizmek.
Yakın bir lambada gölgeler ışık ayağından dışarı doğru yayılır; uzak bir ışıkta paralel uzanır. Gölge yönünü tahmin etme, ışık ayağından kur.
Yaygın yanlışAşağıdan gelen ışığı kaçınılması gereken bir hata saymak.
Aşağıdan ışık alışılmadık bir etki verir, ama bir seçimdir. Onu yanlışlıkla değil, istenen bir hava için bilerek kullan.
Kapanış
Işığı hareket ettirince gölge neden bambaşka bir hikâye anlatır? Çünkü gölge, nesne ile ışık arasındaki ilişkinin resmidir: ışığın yeri değişince her formun aydınlık yüzü, gölge sınırı ve düşen gölgesi birlikte yer değiştirir. Tek ışık bütün formları aynı soruya bağlar; bir ışık oku, her formun gölge sınırını tutarlı kılar ve ışık ayağı, düşen gölgelerin yönünü ve boyunu tahmin etmeden kurmayı sağlar. Yandan ışık hacmi dengeli gösterir, alçak ışık dramatikleştirir, tepeden ışık sakinleştirir, aşağıdan ışık alışılmadık bir hava verir. Wright of Derby'nin orrerisi, tek bir lambanın bir odadaki her yüze nasıl farklı bir hikâye anlattırdığını gösterir.
Ödevde dört temel formu tek bir ışıkla gölgelendirecek ve düşen gölgelerini ışık ayağından kuracaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Tek ışık kaynağı | Single light source | Sahnedeki bütün formları aydınlatan tek bir lamba, pencere ya da güneş |
| Işık yönü | Light direction | Işığın formlara hangi yönden geldiği; çizimde bir okla işaretlenir |
| Işık ayağı | Light foot | Işık kaynağının tam altında, zemin üzerindeki nokta; düşen gölgelerin yönünü verir |
| Düşen gölge geometrisi | Cast shadow construction | Işık ayağından ve ışık kaynağından çekilen çizgilerle gölgenin yönünü ve boyunu kurmak |
| Işık yüksekliği | Light elevation | Işığın zemine göre ne kadar yukarıda olduğu; gölgelerin boyunu belirler |
Ödev
Dört temel formu tek ışıkla gölgelendir.
- Küp, silindir, küre ve koniyi ya da onlara benzeyen ev nesnelerini masaya yerleştir ve tek bir lambayla aydınlat.
- Kâğıdın kenarına ışık okunu çiz ve her formun gölge sınırını bu oka göre işaretle.
- Işık ayağını masada bul ve dört formun düşen gölgesini bu noktadan kur.
- Formları tam değer aralığıyla gölgelendir; en açık ışıktan temas gölgesine kadar 1.5.02'deki bütün bölgeleri kullan.
- Lambayı başka bir yüksekliğe ya da yöne taşıyıp ikinci, küçük bir çalışma yap; iki düzenin karakterini bir cümleyle karşılaştır.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Dört formun gölge sınırları aynı ışık yönüne uyuyor mu, aydınlık tonlarla gölge tonları birbirine karışmadan mı durdu?
- Oran ve Çizim: Düşen gölgeler ışık ayağından tutarlı yönlerde ve doğru boylarda mı uzanıyor?
- Kompozisyon: Dört form ve gölgeleri sayfada dengeli mi yerleşti, gölgeler formları birbirine bağlıyor mu?
- Işığı taşıdığında sahnenin havası nasıl değişti ve bu değişikliği hangi gölgelerde en çok gördün?
Kendini sına
1. Tek bir ışık kaynağında formların aydınlık yüzleri nasıl yerleşir?
- A) Her form rastgele bir yönden aydınlanır.
- B) Bütün aydınlık yüzler aynı ışık kaynağına dönüktür.
- C) Yalnızca küre aydınlanır.
- D) Aydınlık yüzler her zaman sola bakar.
2. Işık ayağı nedir?
- A) Işık kaynağının tam altında, zemin üzerindeki nokta.
- B) Lambanın ayaklığı.
- C) Formun en aydınlık noktası.
- D) Düşen gölgenin ucu.
3. Güneş gibi uzak bir ışıkta düşen gölgeler nasıl uzanır?
- A) Işık ayağından dışarı doğru yayılarak.
- B) Formların altına çekilerek, her zaman.
- C) Birbirine paralel olarak.
- D) Formlara doğru, ışığın geldiği yöne.
4. Işık alçaldıkça düşen gölgeler nasıl değişir?
- A) Kısalır.
- B) Kaybolur.
- C) Hiç değişmez.
- D) Uzar.
5. Aşağıdan gelen ışık neden alışılmadık bir etki verir?
- A) Fiziksel olarak imkânsız olduğu için.
- B) Gündelik hayatta ana ışık çoğunlukla yukarıdan geldiği için göz ona alışkın değildir.
- C) Gölgeleri tamamen yok ettiği için.
- D) Renkleri değiştirdiği için.
Cevaplar
- B — Tek ışık her formda aynı soruyu sorar; dönük yüzeyler aydınlanır ve hepsi aynı kaynağa bakar.
- A — Işık ayağı, kaynağın zemindeki izdüşümüdür ve düşen gölgelerin hangi yöne uzanacağını gösterir.
- C — Uzak bir kaynağın ışınları neredeyse paraleldir; bu yüzden gölgeler de paralel uzanır.
- D — Alçak ışık formların tepesine yatık bir açıyla ulaşır ve gölgenin ucu formdan uzağa düşer.
- B — Göz ışığı yukarıdan beklemeye alışkındır; aşağıdan ışık bu beklentiyi bozar ve tanıdık olmayan bir hava verir.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: aynı dört form, ışık yandan, tepeden, alçaktan ve aşağıdan dört ayrı çekimde.
- Özgün şema: ışık ayağı ve ışınlarla dört formun düşen gölgelerinin kurulumu.
- Özgün şema: uzak ışıkta paralel, yakın lambada yayılan düşen gölgeler yan yana.
Sonraki derse köprü
Değer modülü ışığı ve gölgeyi tonlarıyla kurdu. Sonraki modül bu tonların birbirine nerede ve nasıl değdiğine bakıyor: bir çizimi «fotoğraf gibi» gösteren şeyin ne kadarının kenarların sert, yumuşak ya da kayıp oluşundan geldiğini ve kenarları seçerek odak ile derinliğin nasıl yönetildiğini inceleyeceğiz.