Öğrenme hedefi
Bir rengin açıklık derecesini, yani değerini, rengin kendisinden ayırarak görebileceksin. Kurşun kalemle beyazdan siyaha dokuz basamaklı bir değer skalası kurabilecek, bir nesnenin ya da bir yüzün değerlerini bu skala üzerinde karşılaştırarak yerleştirebileceksin.
Kanca
Bir tabloyu telefonunla fotoğrafla ve siyah-beyaza çevir. Pek çok resim bu dönüşümden neredeyse hiç kayıp vermeden çıkar: yüzler hâlâ hacimlidir, pencereden giren ışık hâlâ odayı doldurur, uzaktaki tepeler hâlâ geride durur. Renkler gitmiştir ama resim yerindedir. Renkli bir tablo neden siyah-beyazda da güzel görünür?
Çünkü resmin taşıyıcı iskeleti çoğu zaman renk değil, açık ile koyunun düzenidir. Göz bir biçimi, bir derinliği ve bir ışık yönünü büyük ölçüde bu düzenden okur. Renk bu iskeletin üstüne giyilen bir kat gibidir. Ama bu kuralın ilginç bir istisnası da var ve o istisna, açık ile koyunun ne kadar güçlü bir araç olduğunu en iyi o gösterir.
Bağlam
Paris'teki Marmottan Monet Müzesi'nde, Claude Monet'nin 1872'de yaptığı İzlenim, Gün Doğumu bulunur: tuval üzerine yağlı boya, 48 × 63 cm. Sisli bir limanda, gri mavi bir gökyüzünün ortasında turuncu bir güneş asılıdır; suyun üstünde turuncu bir yansıma titrer. Renkli hâliyle güneş, resmin en çok göze çarpan yeridir.
Harvard'da görme üzerine çalışan nörobiyolog Margaret Livingstone, bu resmin siyah-beyaz bir kopyasında güneşin neredeyse tamamen kaybolduğunu söyler. Çünkü turuncu güneş ile çevresindeki gri gökyüzü, renkleri çok farklı olsa da aynı açıklıktadır. Bu duruma eş parlaklık (equiluminance) denir. Livingstone'a göre görme sisteminin konumu, derinliği ve hareketi işleyen bölümü renge değil, büyük ölçüde açıklık farklarına duyarlıdır; bu yüzden eş parlaklıktaki güneş hem ışıldar hem de yerinde tam durmuyormuş gibi görünür.
Monet'nin güneşi, bu dersin sorusuna ters yönden cevap verir. Çoğu resim siyah-beyazda yerinde kalır, çünkü açık ile koyu doğru kurulmuştur. Güneş kaybolur, çünkü ressam o noktada değeri bilerek ya da sezgiyle eşitlemiştir. İki durumda da belirleyici olan değerdir.
Ana anlatım
Değer nedir ve renkten nasıl ayrılır?
Her rengin üç ayrı niteliği vardır: hangi renk olduğu, ne kadar canlı ya da soluk olduğu ve ne kadar açık ya da koyu olduğu. Sonuncusu değerdir (value). Bir limon sarısı ile bir gökyüzü mavisi, renk olarak birbirinden çok uzaktır ama değer olarak birbirine yakın olabilir. Koyu bir bordo ile koyu bir yeşil ise renk olarak zıttır, değer olarak neredeyse aynıdır.
Değeri görmek başta zordur, çünkü göz renge dikkat eder. Bir kırmızı elmayı gördüğünde zihin «kırmızı» der ve elmanın ışık alan yanının ne kadar açık, gölgede kalan yanının ne kadar koyu olduğunu atlar. Değeri ayırmayı öğrenmek, bu otomatik adlandırmayı bir anlığına askıya almak ve yalnızca şunu sormaktır: bu yüzey, yanındakinden daha açık mı, daha koyu mu?
Göz, bir değeri tek başına tartmakta zayıf, iki değeri yan yana karşılaştırmakta ise çok iyidir. Bu yüzden değer çalışması her zaman bir karşılaştırmadır. Gözleri kısarak bakmak burada da yardımcı olur: ayrıntılar ve renkler zayıflar, büyük açık ve koyu kütleler öne çıkar.
Dokuz basamaklı skala nasıl kurulur?
Bir değer skalası, beyazdan siyaha eşit adımlarla ilerleyen bir dizi kutudur. Ressamlar ve renk bilimciler arasında sık kullanılan düzenlerden biri, Amerikalı ressam ve öğretmen Albert Munsell'in renk sisteminden gelir: Munsell sisteminde değer, sıfırdaki ideal siyahtan ondaki ideal beyaza uzanır. Kâğıt ve kalemle bu iki uca tam ulaşılamadığı için pratikte dokuz basamaklı bir skala kullanılır: birinci basamak elindeki en koyu siyah, dokuzuncu basamak kâğıdın beyazı.
Skalayı kurmanın en güvenilir yolu, uçlardan ve ortadan başlamaktır. Önce iki ucu belirle: dokuzuncu kutuyu boş bırak, birinci kutuyu elindeki en yumuşak kalemle olabildiğince koyu doldur. Sonra beşinci kutuya, iki ucun tam ortasında duran orta değeri (middle value) koy. Orta değer skalanın çapasıdır; ondan sonra her yarının ortasını bul: üçüncü kutu birle beşin, yedinci kutu beşle dokuzun arasında. Son olarak kalan kutuları, komşularının tam ortası olacak biçimde doldur.
Bu sıra, gözün ortayı bulmadaki becerisine dayanır. Kutuları birden dokuza doğru tek tek doldurmak ise genellikle açık uçta sıkışan, koyu uçta birbirine karışan basamaklar üretir. Her basamağı düz ve eşit bir ton olarak doldurmak da önemlidir; kutunun içinde açık ve koyu lekeler kalırsa o kutunun değerini okumak zorlaşır.
Beş basamaklı skala ne işe yarar?
Dokuz basamak, göz eğitimi için idealdir; ama resim yaparken her yüzeyi dokuz ayrı değere ayırmak çoğu zaman gereksizdir. Beş basamaklı bir skala, dokuzluk skalanın bir, üç, beş, yedi ve dokuzuncu basamaklarından oluşur: siyah, koyu, orta, açık ve beyaz. Bir sahneyi önce bu beş büyük değer grubuna ayırmak, resmin iskeletini kurmanın hızlı bir yoludur.
İki skala birbirinin alternatifi değil, birbirinin tamamlayıcısıdır. Beşlik skala, büyük kütleleri yerleştirmeye; dokuzluk skala, bu kütlelerin içindeki ince geçişleri ayırmaya yarar. Resim ilerledikçe beş basamaktan dokuz basamağa, oradan da basamaklar arasındaki ara tonlara doğru incelenir.
Beşlik skalanın bir başka yararı, bir resmin değer planını kâğıda dökmeden önce denemektir. Küçük bir kutuya, birkaç dakikada, sahneyi yalnızca beş düz tonla çizmek, hangi bölgenin en açık, hangisinin en koyu olacağına erkenden karar vermeyi sağlar. Bu tür küçük değer eskizleri, büyük resimde sonradan düzeltilmesi zor olan hataları baştan gösterir: iki önemli biçim aynı değerde kalmışsa birbirine karışır, en açık leke yanlış yere düşmüşse göz resmin kenarına kaçar. Beş ton, bu kararları görmeye yetecek kadar ayrıntılı, ayrıntıya boğulmayacak kadar da sadedir.
Bir yüz skala üzerinde nereye düşer?
Skala en çok, alışkanlıkların değer görmeyi engellediği yerde işe yarar ve bunların başında insan teni gelir. Zihin teni bir renk adıyla düşünür; ama resimde ten bir değer aralığıdır: ışık alan alın, yarı gölgedeki yanak, gölgedeki boyun her biri skalanın farklı bir basamağına düşer.
Açık tenli bir yüzde ışık alan bölgeler skalanın açık ucuna yakın durabilir ve gölgeler orta basamaklara iner. Koyu tenli bir yüzde bütün aralık skalanın koyu yarısına kayabilir; ama bu, yüzün tek bir koyu lekeye dönüşmesi demek değildir. Işık alan alın ya da burun sırtı, çevresindeki gölgeden belirgin biçimde açıktır ve parlak yansımalar skalanın açık ucuna kadar çıkabilir. Hangi basamakta durduğunu bilmenin tek yolu, yüzü kendi çevresiyle karşılaştırmaktır.
Marie-Guillemine Benoist'in 1800 tarihli Madeleine'in Portresi, bu karşılaştırmayı açıkça gösterir. Modelin koyu teni, üzerindeki beyaz kumaşın ve açık zemin tonunun yanında durur. Resmin değer aralığı, beyaz kumaştan tenin gölgelerine kadar skalanın geniş bir bölümünü kullanır; ten ise bu aralığın içinde kendi açık ve koyu basamaklarıyla modellenmiştir. Resmi siyah-beyaz bir kopyada görmek, yüzün hacminin rengin değil değerin işi olduğunu kendi gözünle sınamanın iyi bir yoludur.
Uygulama
- Malzeme: bir kurşun kalem seti (en azından sert, orta ve yumuşak birer kalem, örneğin 2H, HB ve 6B), düz bir kâğıt, cetvel ve bir hamur silgi. Süre yirmi dakika.
- Kâğıda yan yana dokuz eşit kare çiz; her birinin kenarı yaklaşık iki buçuk santim olsun. Kareleri soldan sağa birden dokuza numarala.
- Dokuzuncu kareyi boş bırak. Birinci kareyi yumuşak kalemle, kalemi yatırıp katman katman sürerek olabildiğince koyu ve düz doldur.
- Beşinci kareye, birinci ile dokuzuncunun tam ortasında duran bir orta değer sür. Kâğıdı kol mesafesinde tutup gözlerini kısarak bak; beşinci kare iki uca eşit uzaklıkta görünene kadar ayarla.
- Üçüncü ve yedinci kareleri, her biri kendi yarısının ortası olacak biçimde doldur. Sonra ikinci, dördüncü, altıncı ve sekizinci kareleri komşularının ortası olarak tamamla.
- Skalanın tamamını gözlerini kısarak kontrol et: adımlar eşit mi, iki komşu kare birbirine karışıyor mu? Karışan kareyi koyulaştır ya da hamur silgiyle hafifçe kaldır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışKareleri birden dokuza doğru sırayla doldurmak.
Sırayla ilerleyen skalada açık uçtaki adımlar sıkışır, koyu uçtakiler birbirine karışır. Önce iki uç ve orta, sonra her yarının ortası.
Yaygın yanlışDeğeri rengin adıyla karıştırmak.
«Sarı açık, mavi koyudur» gibi bir kısa yol çoğu zaman yanıltır. Değeri, yüzeyi yanındaki yüzeyle karşılaştırarak bul, rengin adıyla değil.
Yaygın yanlışKoyu teni tek bir koyu değere indirmek.
Koyu tenli bir yüzde de ışık alan ve gölgede kalan bölgeler farklı basamaklardadır. Yüzü tek bir tonla doldurmak hacmi yok eder.
Kapanış
Renkli bir tablo neden siyah-beyazda da güzel görünür? Çünkü resmin biçimi, derinliği ve ışığı büyük ölçüde açık ile koyunun düzeninde, yani değerde taşınır; renk bu düzenin üstüne gelir. Monet'nin güneşi, değer eşitlendiğinde ne olduğunu gösterir: renkte en parlak nokta, siyah-beyazda neredeyse kaybolur. Dokuz basamaklı skala bu düzeni görmeyi ve kurmayı öğretir: iki uç ve orta önce belirlenir, sonra her yarının ortası bulunur. Beşlik skala büyük kütleleri, dokuzluk skala ince geçişleri yerleştirmeye yarar ve her ten, kendi değer aralığı içinde modellenir.
Ödevde beş ve dokuz basamaklı iki değer skalası yapacak, sonra birkaç nesneyi bu skalalarla karşılaştıracaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Değer | Value | Bir rengin ya da yüzeyin ne kadar açık ya da koyu olduğu |
| Değer skalası | Value scale | Beyazdan siyaha eşit adımlarla ilerleyen basamaklar dizisi |
| Orta değer | Middle value | Skalanın iki ucuna eşit uzaklıktaki basamak; kurulumun çapası |
| Eş parlaklık | Equiluminance | Renkleri farklı iki yüzeyin aynı açıklıkta olması |
| Değer karşılaştırması | Value comparison | Bir yüzeyin değerini yanındaki yüzeyle karşılaştırarak bulmak |
Ödev
Beş ve dokuz basamaklı değer skalası yap.
- Uygulamadaki yöntemle dokuz basamaklı bir skala kur.
- Altına, dokuzluk skalanın birinci, üçüncü, beşinci, yedinci ve dokuzuncu basamaklarını kullanarak beş basamaklı bir skala çiz.
- Evden üç nesne seç: biri çok açık, biri çok koyu, biri renkli olsun. Her birinin ışık alan ve gölgede kalan yüzeyinin hangi basamağa denk geldiğini skalayı yanına tutarak bul ve yaz.
- Bir renkli fotoğrafı ya da bir tablo baskısını telefonda siyah-beyaza çevir ve beş büyük değer grubunu kâğıtta kaba lekelerle göster.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Dokuz basamak eşit adımlarla ilerliyor mu, iki komşu kare birbirine karışıyor mu?
- Kenar ve Ayrıntı: Her kare düz ve eşit bir tonla mı dolduruldu?
- Kompozisyon: Siyah-beyaza çevirdiğin görüntüde beş büyük değer grubunu ayırt edebildin mi?
- Renkli nesnenin değerini tahmin ettiğin basamak, skalayla karşılaştırınca doğru çıktı mı?
Kendini sına
1. Değer neyi ifade eder?
- A) Bir rengin hangi renk olduğunu.
- B) Bir rengin ne kadar canlı olduğunu.
- C) Bir rengin ya da yüzeyin ne kadar açık ya da koyu olduğunu.
- D) Bir boyanın fiyatını.
2. Monet'nin İzlenim, Gün Doğumu'nda güneş siyah-beyaz kopyada neden neredeyse kaybolur?
- A) Güneş ile çevresindeki gökyüzü aynı açıklıkta olduğu için.
- B) Güneş çok küçük çizildiği için.
- C) Tablonun boyası solduğu için.
- D) Siyah-beyaz fotoğraf turuncuyu göstermediği için.
3. Dokuz basamaklı skalayı kurmaya nereden başlamak en güvenilirdir?
- A) Birinci kutudan dokuzuncuya sırayla.
- B) Yalnızca orta değerden.
- C) Dokuzuncu kutudan birinciye sırayla.
- D) İki uçtan ve ortadan, sonra her yarının ortasından.
4. Beş basamaklı skala dokuzluk skalanın hangi basamaklarından oluşur?
- A) Bir, üç, beş, yedi ve dokuz.
- B) Bir, iki, üç, dört ve beş.
- C) Beş, altı, yedi, sekiz ve dokuz.
- D) İki, dört, altı, sekiz ve dokuz.
5. Koyu tenli bir yüzü resmederken hangisi doğrudur?
- A) Yüz tek bir koyu tonla doldurulur.
- B) Yüzün değer aralığı skalanın koyu yarısına kayabilir, ama ışık alan ve gölgede kalan bölgeler farklı basamaklardadır.
- C) Koyu ten skalada gösterilemez.
- D) Işık alan bölgeler her zaman beyaz çizilir.
Cevaplar
- C — Değer açıklık ve koyuluktur; renk özü ve canlılık rengin öbür iki niteliğidir.
- A — Renkleri farklı ama açıklıkları eşit olan iki yüzey siyah-beyazda birbirinden ayrılamaz.
- D — Göz ortayı iyi bulur; uçlar ve orta çapalandıktan sonra ara basamaklar kolayca yerleşir.
- A — Beşlik skala dokuzluğun tek numaralı basamaklarını alır: siyah, koyu, orta, açık ve beyaz.
- B — Aralık kayabilir ama yüzün hacmi, ışık ve gölge arasındaki basamak farklarıyla modellenir.
Referans görseller
- Özgün şema: dokuz basamaklı skalanın kurulma sırası: uçlar, orta, yarıların ortası, kalan kutular.
- Özgün fotoğraf: aynı natürmortun renkli ve siyah-beyaz hâli yan yana.
Sonraki derse köprü
Skala artık açıktan koyuya uzanan basamakları gösteriyor. Sonraki derste bu basamakların tek bir nesnenin üzerinde nasıl dağıldığını göreceğiz: bir kürenin üzerinde ışık, yarı ton, gölge sınırı, yansıyan ışık ve düşen gölge birbirinden ayrı bölgeler oluşturur ve her biri skalanın farklı bir yerine düşer.