İçeriğe geç

Ders 1.4.04 · Seviye 1 — Çizim Temelleri

Üç noktalı perspektif

Gökdelenler aşağıdan bakınca neden daralır?

1.4 Perspektif

1.940 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · Animasyon, 10 dk video senaryosu · Başlangıç

  • üç noktalı perspektif
  • dikey kaçış noktası
  • solucan bakışı
  • kuş bakışı
  • dikeylerin yakınsaması

Önce okunması önerilen: 1.4.03 İki noktalı perspektif

Öğrenme hedefi

Başını kaldırarak ya da eğerek baktığında dikey kenarların da yakınsadığı üç noktalı perspektifi kurabileceksin. Bir kutuyu ve bir binayı hem aşağıdan yukarı bakan solucan bakışıyla hem yukarıdan aşağı bakan kuş bakışıyla çizebilecek, üçüncü kaçış noktasının yerinin görüntünün ne kadar çarpıcı görüneceğini nasıl belirlediğini açıklayabileceksin.

Kanca

Yüksek bir binanın dibinde dur ve tepesine bakmak için başını kaldır. Binanın köşeleri yukarı doğru birbirine yaklaşır; alt katlar geniş, üst katlar dar görünür ve bina sanki gökyüzünde bir noktaya doğru sivrilir. Oysa binanın duvarları dümdüz, birbirine paralel yükselir; hiçbir usta onları eğik örmedi. Gökdelenler aşağıdan bakınca neden daralır?

Cevap, iki noktalı perspektifte bilerek dışarıda bırakılan tek varsayımda saklı. Orada dikeyler dik kalıyordu, çünkü bakış yere paralel, dümdüz ileriye yönelikti. Başını kaldırdığın anda bu varsayım bozulur: binanın dikey kenarları artık senden uzaklaşan çizgilerdir ve uzaklaşan her paralel çizgi grubu gibi onlar da bir noktada buluşur.

Bağlam

Roma'daki Sant'Ignazio kilisesinin tavanında, Cizvit rahibi ve ressam Andrea Pozzo'nun 1691–1694 yılları arasında yaptığı büyük bir fresk bulunur: Aziz Ignatius'un göğe yükselişini ve dört kıtanın alegorisini gösteren bir sahne. Tavan aslında kavisli bir tonozdur; ama aşağıdan bakan kişi, kilisenin duvarlarının yukarı doğru devam ettiğini, sütunların, kemerlerin ve korkulukların açık gökyüzüne doğru yükseldiğini görür. Boyanmış bu mimari, tavan resminde yerleşik bir gelenek olan kuadratura (quadratura) tekniğinin en bilinen örneklerindendir.

Pozzo'nun boyanmış sütunları yukarı doğru birbirine yaklaşır; yani ressam, izleyicinin başını kaldırdığını hesaba katarak dikey çizgileri tepede bir noktaya yöneltmiştir. İllüzyon tek bir yerden kusursuz çalışır ve kilisenin zemininde bu yer işaretlenmiştir. Oradan uzaklaştıkça boyanmış sütunlar eğilip bükülmeye başlar. Pozzo ayrıca ressamlar ve mimarlar için perspektif üzerine resimli bir kitap yazmıştır; bu da onun bu etkiyi el yordamıyla değil, kurulmuş bir geometriyle elde ettiğini gösterir.

Ana anlatım

Dikey kenarlar neden birbirine yaklaşır?

Kâğıdını, gözünün önünde duran şeffaf bir cam gibi düşün. Dümdüz ileriye baktığında bu cam dik durur ve binanın dikey kenarları camla paraleldir. Camla paralel giden çizgiler kısalmaz ve yakınsamaz; bu yüzden iki noktalı perspektifte dikeyler dik kalıyordu.

Başını kaldırdığında cam da seninle birlikte geriye yatar. Binanın dikey kenarları artık camla paralel değildir: alt uçları sana yakın, üst uçları senden uzaktır. Bir kenarın bir ucu yakın, öbür ucu uzaksa o kenar derinliğe gidiyordur; derinliğe giden paralel kenarlar da ortak bir kaçış noktasına koşar. Binanın dört köşe kenarı bu yüzden tepede, gökyüzünde bir noktada buluşur. Bu nokta, üçüncü kaçış noktasıdır ve ufuk çizgisinin üstünde değil, ondan çok uzakta, dikey yönde durur.

Aynı şey tersine de olur. Yüksek bir terastan aşağıdaki sokağa eğildiğinde cam öne yatar ve binaların dikey kenarları aşağıya, yerin altında bir noktaya doğru yakınsar. Yani üçüncü kaçış noktası bakışın yönüne göre ya tepede ya da ayakların altındadır. Bu durumların ilkine solucan bakışı (worm's-eye view), ikincisine kuş bakışı (bird's-eye view) denir.

Solucan bakışında bir bina nasıl kurulur?

Solucan bakışında göz yere yakındır; bu yüzden ufuk çizgisini kâğıdın alt kısmına, hatta bazen kâğıdın altına yerleştir. İki yatay kaçış noktasını her zamanki gibi bu çizginin üstüne, birbirinden uzak koy. Üçüncü noktayı ise kâğıdın üst tarafına, iki noktanın arasında kalan bir yere, yukarıda işaretle.

Sonra binanın sana en yakın köşesini çiz; ama bu kez dik bir çizgi olarak değil, alt ucundan başlayıp üçüncü noktaya doğru uzanan bir çizgi olarak. Köşenin alt ucundan sol ve sağ kaçış noktalarına birer çizgi çek; bunlar binanın zemindeki iki kenarıdır. Bu kenarlar üzerinde binanın genişliğini işaretle; o iki işaretten da üçüncü noktaya doğru iki çizgi çıkar; bunlar binanın arka köşeleridir. Binanın üst kenarları da yine sol ve sağ kaçış noktalarına bağlanır; yalnız bu kenarlar köşe çizgilerini kestiği yerde, binanın tepesini oluşturur.

Katlar ve pencereler aynı mantıkla yerleşir. Pencerelerin yan kenarları artık dik değildir; üçüncü noktaya doğru hafifçe eğilir. Üst katlar yalnızca daralmaz, aynı zamanda alçalır: aynı yükseklikteki katlar yukarı çıktıkça daha kısa görünür. Bu kısalma, yolda uzaklaşan eşit aralıklı direklerin sıklaşmasıyla aynı olaydır; bu kez yön yataya değil, yukarıya doğrudur.

Kurulumu denetlemek için geometrinin verdiği bir ipucu var. Üç kaçış noktası kâğıt üzerinde bir üçgenin köşeleri gibi durur. Bakışın doğrudan yöneldiği nokta, yani görüş merkezi, bu üçgenin içinde kalır; perspektif kitaplarında bu noktanın üçgenin diklik merkezi olduğu gösterilir, yani her köşeden karşı kenara indirilen dik çizgilerin kesiştiği yer. Pratikte şu yeter: üçüncü noktayı iki yatay noktanın arasındaki bölgenin üstüne yerleştir. Onu bir yana, örneğin sol noktanın tam üstüne koyarsan bina yana devriliyormuş gibi görünür.

Kuş bakışı neyi değiştirir?

Kuş bakışında göz yüksektedir; bu yüzden ufuk çizgisi kâğıdın üst kısmına, hatta dışına çıkar. Üçüncü kaçış noktası ise aşağıda, kâğıdın alt tarafında yer alır. Kurulum solucan bakışının aynasıdır: köşe çizgileri aşağıdaki noktaya doğru iner, binanın tepesi geniş, tabanı dar görünür.

Kuş bakışının asıl kazancı, çatıların ve sokak düzeninin görünür olmasıdır. Yukarıdan bakan göz binaların üst yüzlerini, avluları, kavşakların biçimini görür. Harita okur gibi bir sahne ortaya çıkar. Bu yüzden kuş bakışı bir yerin düzenini göstermek, bir kentin dokusunu anlatmak ya da bir figürü çevresinin içinde küçük göstermek için sık başvurulan bir seçimdir. Solucan bakışı ise konuyu izleyicinin üstüne yükseltir ve onu büyük, ağır, bazen tehditkâr gösterebilir.

Hangisinin ne his yaratacağı yine de kesin bir kural değildir. Aşağıdan görülen bir figür kimi resimde güçlü, kimi resimde yalnız ve kırılgan okunur; aynı bakış açısı çevresindeki ışığa, renge ve anlatıya göre farklı çalışır. Bakış açısı bir etki eğilimi yaratır, anlamı tek başına belirlemez.

Figürlü sahnelerde ufuk çizgisi yine en güvenilir ölçüdür. Solucan bakışında sokakta seninle aynı zeminde duran insanların gözleri ufuk hizasına düşer; bir balkonda duran figürün ise ayakları ufkun çok üstündedir ve ona çenesinin altından bakarsın. Kuş bakışında aşağıdaki kalabalık ufkun çok altında kalır; başların tepesi ve omuzlar, yüzlerden daha çok görünür. Bu durumda yüzün görünen yüzeyleri de değişir: alın ve burun sırtı büyür, çene ve boyun kısalıp geri çekilir. Işık da tepeden geliyorsa yukarıdan bakan göz daha çok aydınlık yüzeyleri görür. Bu yüzeylerin tonunu çizerken tene göre karar ver: açık tende aydınlık alın ile gölgedeki yanak arasındaki fark küçük bir değer adımında kalabilir, koyu tende ise alındaki parlama çevresinden daha keskin ayrılabilir. Aynı bakış açısı, farklı tenlerde farklı değer ilişkileri kurar.

Üçüncü nokta nereye konmalı ve ne zaman gerekir?

Üçüncü noktanın uzaklığı, görüntünün ne kadar çarpıcı olacağını belirler. Nokta ufka yakın konursa dikeyler hızla yakınsar ve bina sert biçimde sivrilir; bu, başını neredeyse dik açıyla kaldırmış birinin gördüğüne benzer. Nokta uzağa konursa dikeyler yalnızca hafifçe eğilir ve görüntü daha sakin olur. İki yatay nokta için geçerli olan görüş konisi burada da işler: üç nokta birbirine fazla yaklaştığında kutunun köşeleri gerilir ve nesne bozulur.

Her durumda üçüncü noktaya ihtiyaç yoktur. Göz hizasına yakın bir masayı ya da ayakta bir insan boyundaki bir dolabı çizerken dikeylerin yakınsaması çok küçüktür ve genellikle görmezden gelinir; iki noktalı perspektif yeterlidir. Üçüncü nokta, yüksekliği göz hizasının çok üstüne ya da altına uzanan konularda, yani kuleler, binalar, derin kuyular ya da yukarıdan görülen meydanlarda belirleyici olur.

Fotoğrafçılık bu farkı iyi gösterir. Bir binanın fotoğrafını çekmek için makineyi yukarı eğdiğinde dikeylerin birbirine yaklaştığını görürsün. Mimari fotoğrafçıların kaydırmalı objektifler ya da görüntü düzeltme araçları kullanmasının bir sebebi, bu yakınsamayı ortadan kaldırıp dikeyleri yeniden dik yapmaktır. Ressam da aynı seçimle karşı karşıyadır: yakınsamayı vurgulayabilir ya da dikeyleri dik tutarak sakin, belgesel bir görüntü kurabilir. İkisi de geçerli bir seçimdir; önemli olan, seçimin bilinçli yapılması ve resmin tamamında tutarlı uygulanmasıdır.

Uygulama

İlk kutu sert biçimde sivrilecek, ikincisinin kenarları ise yalnızca hafifçe içe eğilecek. Aynı kutu, yalnızca üçüncü noktanın uzaklığı değiştiği için iki farklı yükseklik duygusu verir. Deneyi bir de ufku kâğıdın üstüne, üçüncü noktayı alta alarak kuş bakışıyla tekrarlayabilirsin.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışDikeylerin bir kısmını eğip bir kısmını dik bırakmak.
Doğrusu

Binanın köşe kenarları üçüncü noktaya giderken pencerelerin yan kenarlarını dik çizmek sahneyi kırar. Üç noktalı düzen seçildiyse bütün dikeyler aynı noktaya yönelir.

Yaygın yanlışÜçüncü noktayı ufka fazla yakın koymak.
Doğrusu

Dikey nokta yatay noktalara yakınken bina bükülmüş, gerilmiş görünür. Çarpıcı ama inandırıcı bir görüntü için üçüncü noktayı ek kâğıda, çizimin sınırının ötesine yerleştirmek gerekebilir.

Yaygın yanlışKat yüksekliklerini eşit çizmek.
Doğrusu

Solucan bakışında yukarıdaki katlar, uzaklaştıkları için kısalır. Bütün katları aynı yükseklikte bırakmak, dikeyler yakınsasa bile binayı yassı ve yapay gösterir.

Kapanış

Gökdelenler aşağıdan bakınca neden daralır? Çünkü başını kaldırdığında binanın dikey kenarlarının bir ucu sana yakın, öbür ucu uzak olur; derinliğe giden bu paralel kenarlar da, zemindeki yatay kenarlar gibi, ortak bir kaçış noktasında buluşur. Solucan bakışında bu nokta tepede, kuş bakışında ayakların altındadır. Üçüncü noktanın uzaklığı görüntünün ne kadar çarpıcı görüneceğini belirler; alçak ve orta boydaki konularda ise yakınsama çoğu zaman küçüktür ve iki nokta yeterli olur. Pozzo'nun tavanı bu geometrinin izleyicinin durduğu tek bir noktaya göre kurulabildiğini gösterir.

Ödevde bir gökdeleni ya da çevrendeki en yüksek binayı aşağıdan bakışla çizecek, üçüncü noktanın yerini bilinçli olarak seçeceksin.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Üç noktalı perspektifThree-point perspectiveYatay kenarlar iki noktaya, dikey kenarlar da üçüncü bir noktaya koşarken kurulan çizim
Dikey kaçış noktasıVertical vanishing pointYukarı ya da aşağı bakılırken dikey kenarların buluştuğu, ufuktan uzakta duran nokta
Solucan bakışıWorm's-eye viewAşağıdan yukarı bakış; ufuk alçakta, üçüncü nokta tepede
Kuş bakışıBird's-eye viewYukarıdan aşağı bakış; ufuk yüksekte, üçüncü nokta aşağıda
Dikeylerin yakınsamasıConverging verticalsBakış eğildiğinde dikey kenarların birbirine yaklaşması

Ödev

Bir gökdeleni aşağıdan bakışla çiz.

  1. Yakınındaki yüksek bir binanın dibine git ya da bir fotoğrafını aşağıdan yukarı çek; köşesinden görünen bir açı seç.
  2. Ufuk çizgisini kâğıdın altına yakın çiz ve iki yatay kaçış noktasını üstüne, birbirinden uzak yerleştir.
  3. Üçüncü noktayı yukarıda seç: önce kâğıdın hemen üstünde, sonra ek kâğıtla daha yukarıda iki küçük eskiz yap ve hangisinin binaya daha yakın durduğunu karşılaştır.
  4. Seçtiğin eskizi büyük çizime taşı; köşe kenarlarını, pencere sıralarının yan kenarlarını ve kat çizgilerini ilgili noktalara bağla.
  5. Kat yüksekliklerinin yukarı çıktıkça kısaldığını ve pencerelerin daraldığını kontrol et.

Kendini değerlendir

  • Oran ve Çizim: Binanın bütün dikey kenarları aynı üçüncü noktaya gidiyor mu?
  • Kenar ve Ayrıntı: Pencerelerin yan kenarları da köşelerle aynı eğimde mi, yoksa bazıları dik mi kaldı?
  • Kompozisyon: Üçüncü noktanın uzaklığını neye göre seçtin ve bu seçim binaya nasıl bir yükseklik duygusu verdi?
  • Yukarıdaki katlar aşağıdakilerden kısa mı çıktı?

Kendini sına

1. Üçüncü kaçış noktası hangi durumda ortaya çıkar?

  • A) Nesneye tam karşıdan bakıldığında.
  • B) Bakış yukarı ya da aşağı eğildiğinde, dikey kenarlar da derinliğe gitmeye başladığında.
  • C) Yalnızca çok uzak nesnelerde.
  • D) Nesne göz hizasında olduğunda.

2. Solucan bakışında üçüncü nokta nerededir?

  • A) Ufuk çizgisinin tam ortasında.
  • B) Aşağıda, kâğıdın altında.
  • C) Sol kaçış noktasının üstünde.
  • D) Yukarıda, ufuktan uzakta.

3. Üçüncü nokta ufka çok yakın konursa ne olur?

  • A) Dikeyler hızla yakınsar, bina sert biçimde sivrilir ve bozulma başlayabilir.
  • B) Dikeyler tamamen dik kalır.
  • C) Bina kuş bakışıyla görünür.
  • D) Kaçış noktaları birleşir ve tek noktalı perspektif oluşur.

4. Solucan bakışında eşit yükseklikteki katlar nasıl görünür?

  • A) Hepsi aynı yükseklikte.
  • B) Yukarıdakiler daha uzun.
  • C) Yukarıdakiler uzaklaştıkları için daha kısa.
  • D) Yalnızca en alttaki kat görünür.

5. Göz hizasına yakın bir dolabı çizerken üçüncü nokta neden çoğu zaman kullanılmaz?

  • A) Dolaplar perspektife uymadığı için.
  • B) Dikeylerin yakınsaması bu yükseklikte çok küçük olduğu için.
  • C) Üçüncü nokta yalnızca açık havada kullanıldığı için.
  • D) Dolabın köşesi olmadığı için.

Cevaplar

  1. B — Bakış eğildiğinde dikey kenarların uçları gözden farklı uzaklıklara düşer ve bu kenarlar da bir noktada buluşur.
  2. D — Aşağıdan yukarı bakarken dikeyler tepede, ufuk çizgisinden uzaktaki bir noktaya doğru yakınsar.
  3. A — Yakın nokta dikeyleri hızla kısaltır; görüş konisinin dışına taşan köşeler gerilir ve bina bükülmüş görünür.
  4. C — Yukarı çıkan katlar gözden uzaklaşır ve derinliğe giden her eşit aralık gibi kısalır.
  5. B — Yüksekliği göz hizasına yakın konularda yakınsama gözle zor fark edilecek kadar azdır ve iki noktalı düzen yeterlidir.

Referans görseller

  • Özgün şema: aynı kutu solucan bakışı, iki noktalı ve kuş bakışı olarak yan yana; üçüncü noktanın yeri işaretli.
  • Özgün şema: üçüncü nokta yakın ve uzak konmuş iki bina; sivrilme farkı.
  • Özgün fotoğraf: bir binanın dibinden yukarı çekilmiş görüntü ve üstüne uzatılmış köşe çizgileri.

Sonraki derse köprü

Kutuların ve binaların köşeli kenarları artık üç noktaya bağlanabiliyor. Sonraki derste düz kenarı olmayan biçimlere, bardak ağzı gibi dairelere geçiyoruz: bir daire perspektifte elipse dönüşür ve o elipsin ne kadar açık görüneceği göz seviyesine göre değişir.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:40 · Kanca. Kamera bir binanın dibinden yukarı çevrilir; köşe kenarları renklenir ve gökyüzünde bir noktaya uzatılır. Soru ekranda.
  • 0:40–2:00 · Bağlam. Pozzo'nun tavanı (kilisenin izin verdiği görüntü); boyanmış sütunlar yukarı uzatılır, zemindeki işaretten bakış canlandırılır.
  • 2:00–3:30 · Yakınsama. Göz önündeki şeffaf cam dik dururken dikeyler paraleldir; cam geriye yatınca köşe kenarları tepede buluşur.
  • 3:30–5:20 · Solucan bakışı. Alçak ufuk, iki yatay nokta, tepede üçüncü nokta; köşeden başlayarak adım adım bir bina ve kısalan katlar.
  • 5:20–6:50 · Kuş bakışı. Aynı kurulum ters dönerek yükseğe çıkan ufka ve aşağıdaki noktaya geçer; çatılar ve kavşak görünür olur.
  • 6:50–8:30 · Nokta seçimi. Üçüncü nokta yaklaşıp uzaklaşırken binanın sivrilmesi değişir; alçak bir dolapta yakınsamanın ne kadar küçük kaldığı gösterilir.
  • 8:30–9:20 · Deneyin. Yakın ve uzak üçüncü noktayla iki kutu yan yana.
  • 9:20–9:45 · Hatalar. Dik kalan pencere kenarları eğilir; bükülmüş bina nokta uzaklaşınca düzelir; eşit katlar kısalır.
  • 9:45–10:00 · Kapanış. Masadaki bir bardağın ağzı yakın plana gelir; daire göz hizasına göre inceleşip açılır.