Öğrenme hedefi
Elindeki kalemi bir cetvel ve bir açıölçer gibi kullanarak nesnenin oranlarını ve kenarlarının eğimini kâğıda doğru aktarabileceksin. Kolun neden gergin, gözün neden tek, kalemin neden görüş çizgine dik tutulduğunu açıklayabilecek ve bir parçayı birim alıp öbür parçaları ona göre ölçebileceksin.
Kanca
Bir parkta ya da bir müze salonunda çizim yapan birini izle. Arada bir kolunu dümdüz öne uzatır, kalemini dik tutar, bir gözünü kapatır, başparmağını kalemin üstünde kaydırır ve sonra kâğıdına döner. Dışarıdan tuhaf bir ritüel gibi görünür. Ressamlar neden kolunu uzatıp tek gözle bakar?
Bu hareketin her parçasının bir sebebi var. Bu derste o sebepleri tek tek açacak, sonra aynı hareketi kendi elinle deneyecek ve bir önceki derste gördüğün yanılgıları nasıl dengelediğini göreceksin.
Bağlam
Basit bir deneyle başla. İşaret parmağını yüzünden yarım kol uzaklıkta dik tut ve uzaktaki bir kapı pervazına hizala. Önce sol gözünü, sonra sağ gözünü kapat. Parmağın pervazın bir yanından öbür yanına zıplar. İki gözün dünyaya biraz farklı yerlerden bakar ve beyin bu iki görüntüyü birleştirerek derinlik duygusu üretir. Günlük hayatta bu harika bir beceridir; ama bir uzunluğu kâğıda aktarmak istediğinde iki farklı görüntü iki farklı ölçü demektir.
Şimdi parmağını yüzüne yaklaştır ve uzaklaştır. Yaklaştıkça parmak pervazın daha büyük bir kısmını kapatır, uzaklaştıkça daha küçük bir kısmını. Yani bir şeyi ölçmek için kullandığın aracın gözüne olan uzaklığı değişirse ölçü de değişir. Kalemle ölçmenin kuralları bu iki gözlemden doğar: tek göz görüntüyü sabitler, gergin kol uzaklığı sabitler.
Ana anlatım
Kalemle ölçme nasıl yapılır?
Kolunu dirseği kilitlenmiş olarak dümdüz öne uzat. Dirsek her seferinde aynı ölçüde gergin olursa kalem gözünden her zaman aynı uzaklıkta durur ve ölçülerin birbiriyle karşılaştırılabilir kalır. Kalemi yumruk içinde değil, parmak uçlarıyla tut ki başparmağın serbestçe kayabilsin.
Bir gözünü kapat ve kalemi görüş çizgine dik tut. Bu, kalemin kâğıda paralel hayalî bir düzlemde, yani görüş düzleminde durması demektir. Kalemi bu düzlemden öne ya da arkaya yatırırsan kendisi de kısalır ve ölçü yanlış çıkar. Kalemin ucunu ölçmek istediğin uzunluğun bir ucuna hizala, başparmağını kalemin üstünde kaydırarak öbür uca getir. Kalem ile başparmak arasında kalan parça, o uzunluğun senin görüş açındaki boyudur.
Bu ölçüyü doğrudan kâğıda taşıyamazsın, çünkü çizimin nesnenin kendisinden büyük ya da küçük olabilir. Ölçü mutlak değil, karşılaştırmalıdır: bir uzunluğu başka bir uzunluğa göre bulmak için kullanılır.
Nesneye ne kadar uzaktan baktığın da önemlidir. Çok yakından bakıldığında nesnenin sana yakın kısmı ile uzak kısmı arasındaki boy farkı abartılı büyür ve ölçüler birbirini tutmaz görünür. Resim eğitiminde bu yüzden nesneyi, en büyük boyutunun birkaç katı uzaklıktan çizmek genellikle önerilir; bir sandalye için bu, birkaç adım geriye çekilmek demektir. Böylece bakışın nesnenin tamamını başını oynatmadan kavrar.
Birimle karşılaştırma nasıl işler?
Önce nesnenin açıkça görülen, kolay ölçülen bir parçasını birim olarak seç. Bir sandalye için bu oturma yerinin eni olabilir; bir şişe için şişenin gövde genişliği; bir insan figürü için başın boyu. Bu birimi ölç ve kalemin üstünde başparmağınla işaretli tut.
İyi bir birim, kenarları net görülen ve ne çok küçük ne çok büyük olan bir parçadır. Çok küçük bir birim, örneğin bir düğme, uzun bir uzunluğa karşı birçok kez sayılmak zorunda kalır ve her sayımda küçük bir hata eklenir; bu hatalar toplanarak büyür. Çok büyük bir birim ise küçük parçaları ölçmeye yaramaz. Kesin bir kural yok; ama nesnenin toplam boyunun kabaca beşte biri ile yarısı arasında kalan bir parçayla başlamayı deneyebilir, işe yaramazsa birimi değiştirebilirsin.
Sonra bu birimi öbür uzunluklara karşı sayarsın. Sandalyenin sırt yüksekliği oturma yerinin eninin kaç katı? Ayakların boyu? Kalemi sırtın yanına taşıyıp birimin kaç kez sığdığını sayarsın: bir buçuk, iki, iki buçuk. Bu oranları kâğıdına aynen aktarırsın: kâğıtta oturma yerinin eni ne kadarsa, sırt yüksekliği onun iki katı olur.
Dikey ile yatayı karşılaştırmak da aynı yolla yapılır. Kalemi önce dikey tutup bir yüksekliği ölçer, sonra aynı başparmak işaretini koruyarak kalemi yatay çevirip bir genişlikle karşılaştırırsın. Bir önceki derste gördüğün dikey–yatay yanılgısı tam burada yakalanır: göz dikeyi uzun tartar, kalem tartmaz.
Açılar ve hizalar nasıl bulunur?
Kalem aynı zamanda bir açıölçerdir. Nesnenin eğik bir kenarını, örneğin sandalyenin arkaya yatan sırtını ya da bir masa kenarının kaçışını bulmak için, kolunu yine gergin ve kalemi görüş düzleminde tutarak kalemi o kenarla hizalanana kadar çevir. Kalemin açısını bileğini oynatmadan koru ve aynı açıyla kâğıdının üstüne indir; kenarı bu açıyla çiz.
Açıyı korumak zor gelirse, onu bir saat kadranı gibi düşünebilirsin: kalem dikeyse on ikiyi, yataysa üçü gösterir; eğik bir kenar örneğin «bire doğru» ya da «ikiye yakın» diye adlandırılabilir. Bir açıyı adlandırmak, onu kâğıda taşırken hatırlamayı kolaylaştırır. Dar açıların olduğundan geniş görünme eğilimini de yine bu karşılaştırma yakalar.
Hizalar için kalemi tam dikey tutup bir çekül gibi kullanırsın. Bir noktadan aşağı inen hayalî bir dikey çizgi hangi noktalardan geçiyor? Sandalyenin sırtının üst köşesi, ön ayağın hizasına mı düşüyor, yoksa daha içeride mi? Aynı işi yatay tutarak da yaparsın: bir noktadan yana giden yatay hangi noktaya denk geliyor? Bu hizalar, parçaların birbirine göre yerini sağlam bir ağa bağlar.
Ölçüm hangi sırayla yapılır?
Ölçümün de bir sırası vardır ve bu sıra, bir önceki modülde gördüğün büyükten küçüğe kuruluşla aynıdır. Önce nesnenin toplam eni ile toplam boyu arasındaki oranı bulursun; bu, çizimin kâğıttaki kutusunu belirler. Sonra büyük parçaların bu kutu içindeki yerini, en son küçük parçaları ölçersin. Küçük bir parçadan başlayıp dışarı doğru ölçmek, hataları çizimin kenarına doğru biriktirir. Bir sandalyede bu sıra şöyle işler: önce sandalyenin toplam yüksekliği ile eni, sonra oturma yerinin yerden yüksekliği, sonra sırtın üst kenarı, en son sırt çubukları ve ayakların arasındaki bağlantılar.
Her şeyi ölçmek gerekmez. Bir önceki dersin kuralı burada da geçerli: çizimi göz kararıyla hızlıca kur, sonra en kritik birkaç ilişkiyi ölçerek kontrol et. Bir hata bulduğunda yalnızca o parçayı değil, ona bağlı parçaları da gözden geçir; bir oran kaydığında ona dayanan öbür oranlar da onunla birlikte kaymış olabilir. Çizim ilerledikçe ara ara bir iki ölçüyü yeniden almak, küçük sapmaların birikmesini önler.
Uygulama
Bir sandalyeyi karşına koy ve ölçüm yöntemiyle çizmeye başla. Bir kâğıt, bir kalem ve ölçü için ayrı, uzun bir kalem ya da bir şiş yeterli.
- Sandalyeyi iki üç metre öteye koy ve çizim boyunca yerini değiştirmeyecek şekilde otur.
- Kolunu gergin uzat, bir gözünü kapat ve oturma yerinin enini ölç; bu, birimin olacak.
- Birimle sandalyenin toplam yüksekliğini, sırtın yüksekliğini ve ayakların boyunu karşılaştır; oranları kâğıdın kenarına not et.
- Kâğıda önce oturma yerinin enini istediğin büyüklükte çiz, sonra notlarındaki oranlara göre toplam yüksekliği ve sırtı işaretle.
- Sırtın ve ayakların eğimlerini kalemle hizalayıp aynı açıyla kâğıda taşı.
- Kalemi çekül gibi tutarak sırtın üst köşesiyle ön ayağın hizasını kontrol et ve gerekirse düzelt.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışDirseği bükmek.
Her ölçüde kol biraz farklı bükülürse kalemin gözden uzaklığı değişir ve ölçüler birbirini tutmaz. Dirsek her seferinde tam kilitli olmalıdır.
Yaygın yanlışKalemi yatırmak.
Kalem görüş düzleminden öne ya da arkaya eğilirse kendisi kısalır ve ölçüyü yanlış verir. Kalem, kâğıda paralel hayalî bir düzlemde dik tutulmalıdır.
Yaygın yanlışÖlçüyü doğrudan kâğıda taşımak.
Kalemdeki uzunluğu olduğu gibi kâğıda işaretlemek çizimi nesnenin görünür boyuna kilitler. Kalem oranı bulur; kâğıttaki büyüklüğü sen seçersin.
Kapanış
Ressamlar neden kolunu uzatıp tek gözle bakar? Çünkü gergin kol kalemi gözden hep aynı uzaklıkta tutar, tek göz iki görüntünün kaymasını ortadan kaldırır ve dik tutulan kalem görüş düzleminde kalarak kısalmaz. Bu üç kural sağlandığında kalem bir cetvele ve bir açıölçere dönüşür: bir parçayı birim alıp öbürlerini ona göre sayar, kenarların eğimini kopyalar, dikey ve yatay hizalarla parçaları birbirine bağlarsın. Göz kararının yanıldığı yerlerde güvenilir bir ikinci görüş sağlar.
Ödevde bir sandalyeyi bu yöntemle çizecek, birimini ve bulduğun oranları çizimin kenarına not edeceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Kalemle ölçme | Sighting | Gergin kol, tek göz ve dik kalemle görünür uzunlukları karşılaştırma |
| Ölçü birimi | Unit of measure | Öbür uzunlukların karşılaştırıldığı, kolay ölçülen bir parça |
| Çekül çizgisi | Plumb line | Bir noktadan tam dikey inen, parçaları hizalamak için kullanılan hayalî çizgi |
| Açı kopyalama | Angle sighting | Kalemi bir kenarla hizalayıp aynı açıyı kâğıda taşıma |
| Görüş düzlemi | Picture plane | Gözle nesne arasında, kâğıda paralel düşünülen hayalî düzlem |
Ödev
Bir sandalyeyi ölçüm yöntemiyle çiz.
- Sandalyeyi hafif yandan, üç dört yüzü görünecek bir açıyla koy.
- Oturma yerinin enini birim al ve en az dört oranı ölçüp kâğıdın kenarına yaz.
- En az üç eğik kenarın açısını kalemle kopyala.
- En az iki dikey ve bir yatay hizayı kontrol et ve kâğıtta hafif çizgilerle göster.
- Çizimi bitirdikten sonra birkaç adım geri çekil ve sandalyeyle çizimini, gözlerini kısarak karşılaştır.
Kendini değerlendir
- Oran ve Çizim: Çizimdeki oranlar notlarındaki oranlarla tutuyor mu?
- Kenar ve Ayrıntı: Kopyaladığın açılar sandalyenin gerçek eğimleriyle uyuşuyor mu?
- Teknik ve Malzeme: Ölçüm yaparken dirseğini her seferinde kilitledin ve bir gözünü kapattın mı?
- Hizalardan hangisi göz kararıyla çizdiğin hâlinden en çok farklı çıktı?
Kendini sına
1. Kalemle ölçerken kolun neden gergin tutulur?
- A) Kalem daha iyi görünsün diye.
- B) Kalem gözden hep aynı uzaklıkta kalsın ve ölçüler karşılaştırılabilir olsun diye.
- C) Kol yorulmasın diye.
- D) Nesne daha büyük görünsün diye.
2. Ölçerken bir gözün kapatılmasının sebebi nedir?
- A) İki göz farklı yerlerden baktığı için ölçü kayar; tek göz görüntüyü sabitler.
- B) Işık tek gözü rahatsız eder.
- C) Tek gözle renkler daha iyi görünür.
- D) Bir gözü dinlendirmek için.
3. Kalem görüş düzleminden öne doğru yatırılırsa ne olur?
- A) Ölçü daha doğru çıkar.
- B) Hiçbir şey değişmez.
- C) Kalemin kendisi kısalır ve ölçü yanlış çıkar.
- D) Açı otomatik olarak kopyalanır.
4. Bir sandalyeyi çizerken oturma yerinin enini birim almak ne işe yarar?
- A) Sandalyeyi birebir boyutta çizmeyi sağlar.
- B) Yalnızca oturma yerini doğru çizmeyi sağlar.
- C) Ölçmeyi gereksiz kılar.
- D) Öbür uzunlukları bu birime göre sayarak oranları kâğıda aktarmayı sağlar.
5. Çekül çizgisi ne için kullanılır?
- A) Bir noktadan tam dikey inip hangi noktalarla hizalandığını görmek için.
- B) Gölge tonunu ölçmek için.
- C) Rengi karşılaştırmak için.
- D) Kâğıdın kenarını çizmek için.
Cevaplar
- B — Dirsek kilitli olduğunda kalem gözden sabit uzaklıkta durur; uzaklık değişirse aynı nesne farklı ölçülür.
- A — İki göz dünyaya biraz farklı yerlerden bakar; tek gözle bakmak bu kaymayı ortadan kaldırır.
- C — Yatırılan kalem görüş düzleminden çıkar, kendisi kısalır ve uzunluğu yanlış verir.
- D — Birim, mutlak ölçü değil karşılaştırma sağlar; öbür uzunluklar onun katları olarak bulunur, kâğıttaki büyüklüğü ise sen seçersin.
- A — Çekül çizgisi parçaların dikey hizalarını gösterir ve çizimi sağlam bir ağa bağlar.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf dizisi: kalemle ölçen bir ressamın yandan ve karşıdan görünüşü; gergin kol, kapalı göz, dik kalem ve başparmak işareti.
- Özgün şema: bir sandalye üzerinde birim (oturma yerinin eni) ve onun katları olarak işaretlenmiş yükseklikler; çekül ve yatay hizalar kesik çizgiyle.
- Özgün şema: saat kadranı üzerinde açı adlandırma; «on iki», «bire doğru», «iki buçuk» gibi kalem konumları.
- Özgün çekim: iki gözle sırayla bakıldığında zıplayan parmak deneyinin yakın planı.
Sonraki derse köprü
Kalemle nesnenin kendisini ölçmeyi öğrendin. Sonraki ders tam tersinden bakıyor: nesneyi değil, etrafındaki ve arasındaki boşlukları çizersen ne olur? Negatif alanın oranları nasıl ele verdiğini orada göreceğiz.