Öğrenme hedefi
Bu dersin sonunda bir eskiz defterinin bitmiş bir resimden farklı olarak ne işe yaradığını açıklayabileceksin. Her gün kısa bir süre çizmeyi bir alışkanlığa bağlamak ve bu düzen aksadığında onu yeniden ayağa kaldırmak için somut bir yol kurabileceksin.
Kanca
11 Kasım 1994'te New York'taki bir müzayede salonunda yetmiş iki sayfalık bir defter el değiştirdi. Sayfalarda suyun nasıl aktığına, Ay'ın neden hafifçe parladığına, fosillerin dağlara nasıl çıktığına dair notlar ve çizimler vardı; yazılar aynaya tutulunca okunabilen ters bir el yazısıyla yazılmıştı. Defter Leonardo da Vinci'nindi ve otuz milyon doları aşan bir fiyata satıldı. O güne kadar müzayedede satılmış en pahalı el yazmasıydı. Leonardo'ya bugün genellikle yirmiyi geçmeyen sayıda tablo atfedilir, ama ondan binlerce defter sayfası kalmıştır. Ustaların defterleri neden bazen tablolarından daha değerlidir?
Fiyat bu sorunun yalnızca bir yüzü. Asıl cevap, defterin tablonun göstermediği bir şeyi göstermesinde: bir ressamın nasıl düşündüğünü, neye baktığını, neyi denediğini ve neyi bıraktığını. Bu derste o değeri görecek ve kendi defterini tutmaya başlayacaksın.
Bağlam
İngiliz ressam J. M. W. Turner 1851'de öldüğünde atölyesindeki işleri ulusa bıraktı. Bugün Londra'daki Tate'te duran bu mirasta yaklaşık üç yüz yağlı boya tablo vardır; ama yanında otuz bin civarında eskiz, suluboya ve çizimle birlikte yaklaşık üç yüz eskiz defteri durur. Turner yolculuklarında cebine sığan küçük defterler de taşır, bir köprüyü, bir bulutu, bir dağ yamacını birkaç çizgiyle not ederdi. Stüdyoda büyük tuvallerini boyarken bu sayfalara döndü. Tabloların arkasındaki gözlemin ne kadar geniş olduğu ancak defterlere bakınca anlaşılır.
Fransız ressam Eugène Delacroix 1832'de bir diplomatik heyetle birlikte altı ay boyunca Fas'ta bulundu. Yolculuk boyunca en az yedi defter doldurdu; bunların dördü bugün biliniyor ve üçü Louvre'dadır. Sayfalarda kurşun kalemle çizilmiş insanlar, avlular, atlar ve yanlarında «kırmızı», «yeşil», «mavi» gibi renk notları vardır. Paris'e döndükten sonra yaptığı büyük tablolar bu notlardan beslendi. Bu defterler bugün aynı zamanda bir dönemin bakışını da taşır: bir Avrupalının Kuzey Afrika'yı nasıl gördüğünü, neyi seçip neyi dışarıda bıraktığını.
Ana anlatım
Defter neden tablodan fazlasını gösterir?
Bitmiş bir tablo verilmiş kararların sonucudur. Hangi rengin kalacağı, hangi figürün silineceği, kompozisyonun nereye oturacağı çoktan seçilmiştir; izleyici yalnızca son hâli görür. Defter ise o kararların verildiği yerdir. Bir figürün üç farklı duruşu, bir gölgenin iki denemesi, yarım bırakılmış bir el, bir kenara not düşülmüş bir soru. Tablo bir cümleyse defter, o cümleye varan bütün müsveddelerdir.
Bu yüzden sanat tarihçileri ve ressamlar defterlere bu kadar değer verir. Leonardo'nun sayfalarında bir kuşun kanat çırpışı, bir yüzün öfkeli ifadesi ve bir kanal projesi aynı düzlemde yan yana durur; zihninin nasıl atladığını, bir gözlemden ötekine nasıl geçtiğini görürüz. Turner'ın defterleri, bir tablodaki ışığın hangi sabah hangi nehir kıyısında görüldüğünü söyler.
Senin için de aynı şey geçerli. Defter, kimse için çizmediğin tek yerdir. Bir sergi, bir ödev, bir beğeni kaygısı yoktur. Hata yapmak serbesttir ve hatalar sayfada kalır. Birkaç ay sonra defterini karıştırdığında yalnızca ne çizdiğini değil, neye bakmaya başladığını da görürsün; bu, bir önceki derste konuştuğumuz geri bildirimin en kişisel biçimidir.
İyi bir defter alışkanlığı neye benzer?
İyi bir defter önce taşınabilir olmalı. Cebe ya da çantaya giren küçük bir defter, evde bırakılan büyük ve güzel bir defterden daha çok dolar. Kâğıdı kurşun kaleme ve silgiye dayanacak kadar iyi olsun ama o kadar değerli olmasın ki üstüne çizmeye kıyamayasın. Pahalı bir defterin ilk sayfası, birçok kişiye boş kalmasının en iyisi gibi görünür.
İçerik tek türden olmak zorunda değil. Bir sayfada kahve fincanın, ötekinde otobüs durağında bekleyen birinin sırtı, bir başkasında yalnızca bir ağacın gövdesindeki gölge olabilir. Delacroix gibi yanına kelimeyle not düşebilirsin: ışığın geldiği yön, bir rengin adı, o an aklına gelen bir soru. Her sayfanın köşesine tarih yaz. Tarih, birkaç ay sonra ilerlemeni sıraya koymanı sağlar.
Bir kural daha var: sayfa koparmak yok. Beğenmediğin çizimi yırtmak, defteri bir vitrine çevirir ve geri bildirimi yok eder. Kötü sayfalar, iyi sayfaların nereden geldiğini gösteren kanıttır. Onları bırak; birkaç hafta sonra en çok şey öğreten sayfalar çoğu zaman onlar olabilir.
Alışkanlık nasıl sürdürülür?
Psikolog Phillippa Lally ve arkadaşları 2010'da yayımladıkları çalışmada doksan altı gönüllüden on iki hafta boyunca her gün aynı ortamda küçük bir davranışı tekrarlamasını istedi: bir bardak su içmek, kısa bir yürüyüş yapmak gibi. Davranışın ne kadar sürede kendiliğinden yapılır hâle geldiğini ölçtüler. Süre kişiden kişiye ve davranıştan davranışa çok farklıydı; kimi için birkaç hafta, kimi için aylar sürdü. Umut veren bir bulgu da vardı: tek bir günü kaçırmak süreci anlamlı biçimde bozmuyordu.
Bu sonuçtan defterin için üç şey çıkar. İlki davranışı her gün aynı bağlama bağlamak: sabah kahvesiyle, akşam yemeğinden sonra, işe giden otobüste. Bağlam tetikleyici olur; kahve fincanı masaya konduğunda defter de açılır. İkincisi çıtayı düşük tutmak: günde on dakika, hatta yorgun bir günde tek bir çizgi. Amaç her gün iyi bir sayfa değil, her gün açılan bir defterdir. Üçüncüsü bir günü kaçırdığında zinciri bitmiş saymamak. Ertesi gün kaldığın yerden devam etmek, alışkanlığı kurmanın bir parçasıdır.
Boş sayfa korkusu için de basit bir çare var: sayfayı ilk dakikada «bozmak». Köşeye bir çizgi çek, bir kareyi karala ya da sayfanın ortasına masadaki bir nesnenin yalnızca gölgesini çiz. Sayfa artık temiz değildir ve devam etmek kolaylaşır.
Haftada bir kez, örneğin pazar akşamı, defterini baştan sona karıştır. Bu kısa gözden geçirme defteri bir çekmeceden bir aynaya çevirir: hangi konulara sık döndüğünü, hangi sayfada bir şeyin ilk kez oturduğunu, hangi hatanın hâlâ tekrarlandığını görürsün. Gördüğün şey, bir önceki derste kurduğun pratik planının gelecek haftaki hedefini belirleyebilir.
Uygulama
Bu beş dakika defter alışkanlığının en küçük hâlidir: tarih, bir gözlem ve bir not. Yarın aynı saatte aynı üçlüyü tekrarlarsan, alışkanlık kurulmaya başlamıştır. Sayfanın güzel olup olmaması, bu aşamada önemli değil.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışGüzel defter alıp boş bırakmak.
Pahalı, deri kaplı bir defter kutsal bir nesneye dönüşür ve ilk sayfaya çizmek zorlaşır. Ucuz ve dayanıklı bir defter, dolmak için alınmış bir defterdir.
Yaygın yanlışKötü sayfaları koparmak.
Defteri yalnızca iyi çizimlerden oluşan bir albüme çevirmek, ilerlemenin kanıtını siler. Beğenmediğin sayfa kalmalı; birkaç ay sonra en çok şey anlatan o olabilir.
Yaygın yanlışUzun oturum beklemek.
«Bir saat vaktim olunca çizerim» diyen biri çoğu gün hiç çizmez. On dakikalık bir defter oturumu, gelmeyen bir saatten daha çok iş görür.
Kapanış
Ustaların defterleri neden bazen tablolarından daha değerlidir? Çünkü tablo bir sonuçtur, defter ise o sonuca giden düşüncenin kaydıdır. Leonardo'nun sayfaları bir zihnin nasıl çalıştığını, Turner'ın defterleri ışığın nerede görüldüğünü, Delacroix'nın notları rengin nasıl hatırlandığını gösterir. Fiyatın ötesinde değer, bu görünmeyen sürecin görünür olmasındadır.
Senin defterin de aynı işi görecek: neye baktığını ve nasıl değiştiğini kaydedecek. Ödevde yedi gün boyunca günde on dakika çizecek, her sayfaya tarih ve bir not düşeceksin. Bir günü kaçırırsan, ertesi gün kaldığın yerden devam et.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Eskiz defteri | Sketchbook | Gözlem, deneme ve not için taşınan, bitmiş iş beklenmeyen defter |
| Eskiz | Sketch | Bir şeyin ana çizgilerini hızla yakalayan, bitirilmesi amaçlanmayan çizim |
| Renk notu | Colour note | Çizimin yanına kelimeyle düşülen renk ya da ışık bilgisi |
| Alışkanlık | Habit | Aynı bağlamda tekrarlandıkça kendiliğinden yapılır hâle gelen davranış |
| Gözlem kaydı | Observation record | Bir sahnenin ya da nesnenin, tarihli olarak deftere düşülmüş çizim ve notu |
Ödev
Yedi gün boyunca günde on dakika eskiz yap.
- Defterini her gün yanına alacağın bir yere koy ve çizeceğin saati bir günlük alışkanlığa bağla: kahve, yemek sonrası ya da yolculuk.
- Her gün on dakika boyunca gördüğün bir şeyi çiz; bitirmeye çalışma.
- Her sayfanın köşesine tarihi, yanına da ışık ya da renkle ilgili en az bir not yaz.
- Hiçbir sayfayı koparma; beğenmediğin çizimi olduğu gibi bırak.
- Yedinci günün sonunda yedi sayfayı sırayla aç ve ilk gün ile son gün arasındaki farkı tek cümleyle yaz.
Kendini değerlendir
- Yedi günün kaçında deftere çizdin? Kaçırdığın günden sonra ertesi gün devam edebildin mi?
- Oran ve Çizim: İlk ve son sayfadaki nesnelerin oranlarına bak; son sayfada daha dikkatli ölçtüğün bir yer var mı?
- Notlarında ışığın yönünü ya da en koyu yeri kaç kez yazdın?
- Sayfaların arasında, bir sonraki hafta yeniden çizmek istediğin bir konu var mı?
Kendini sına
1. Leonardo'nun Codex Leicester defteri 1994'teki satışta neden dikkat çekti?
- A) İçinde bir yağlı boya tablo bulunduğu için.
- B) Leonardo'ya atfedilen tek defter olduğu için.
- C) Müzayedede o güne kadar satılmış en pahalı el yazması olduğu için.
- D) İçinde hiç çizim bulunmadığı için.
2. Bir eskiz defterinin bitmiş bir tablodan farklı olarak gösterdiği şey nedir?
- A) Ressamın düşünme ve deneme sürecini.
- B) Yalnızca ressamın en iyi işlerini.
- C) Tablonun satış fiyatını.
- D) Resmin çerçevesini.
3. Delacroix'nın Fas defterlerindeki renk notlarının işlevi neydi?
- A) Defteri süslemek.
- B) Tabloları satmak için fiyat yazmak.
- C) Renkleri kendi dilinde saklamak için.
- D) Paris'te büyük tabloları yaparken gördüğü renkleri hatırlamak.
4. Lally ve arkadaşlarının 2010 çalışmasına göre bir alışkanlığı kurarken tek bir günü kaçırmanın etkisi nedir?
- A) Süreci anlamlı biçimde bozmaz.
- B) Alışkanlığı tamamen sıfırlar.
- C) Süreyi iki katına çıkarır.
- D) Alışkanlığı güçlendirir.
5. Her gün eskiz yapmak isteyen biri için aşağıdakilerden hangisi en uygun başlangıçtır?
- A) Pahalı bir deri defter alıp yalnızca iyi günlerde çizmek.
- B) Haftada bir gün bir saat ayırmak.
- C) Ucuz ve taşınabilir bir defterle, her gün aynı saatte on dakika çizmek ve tarih atmak.
- D) Beğenmediği sayfaları koparıp defteri temiz tutmak.
Cevaplar
- C — 1994'teki satış, müzayedede o güne kadar satılmış en pahalı el yazmasıydı; defter çizim ve notlarla doludur, tablo içermez.
- A — Tablo verilmiş kararların sonucunu, defter ise o kararların alındığı deneme sürecini gösterir.
- D — Delacroix renkleri kelimeyle not etti ve Paris'e döndükten sonra büyük tablolarında bu notlardan yararlandı.
- A — Çalışmada tek bir günü kaçırmanın alışkanlığın kurulmasını anlamlı biçimde etkilemediği görüldü; bu yüzden kaçan gün zinciri bitirmez.
- C — Taşınabilir, çizmeye kıyılacak kadar değerli olmayan bir defter, sabit bir saat ve kısa oturum alışkanlığı kurmayı kolaylaştırır; sayfa koparmak ise ilerlemenin kanıtını siler.
Referans görseller
- J. M. W. Turner'ın eskiz defterleri, Tate Britain, Londra; Tate'in çevrimiçi kataloğunda sayfa sayfa incelenebilir. Neye bakılır: birkaç çizgiyle not edilmiş manzaralar ve bulutlar.
- Özgün fotoğraf: yedi günlük bir öğrenci defteri; her sayfada tarih ve bir not.
Sonraki derse köprü
Defterin ve planın hazır; ama herkesin çizim masası aynı değil. Sonraki ders solak ressamların gerçekten dezavantajlı olup olmadığını soruyor ve solaklık, renk algısı farklılığı ya da hareket kısıtlılığı gibi durumlarda çalışma düzeninin nasıl uyarlanacağını ele alıyor.