Öğrenme hedefi
Bu dersin sonunda çalışma köşeni ışık, oturuş ve düzen açısından değerlendirip küçük değişikliklerle verimli bir alana dönüştürebileceksin. Işığın yönünün, renginin ve kâğıda düşüşünün çiziminin tonlarını nasıl etkilediğini açıklayabileceksin.
Kanca
Akşam, mutfak masasında, tavandaki tek lambanın altında bir natürmort çiziyorsun. Gölgeler yerinde gibi, tonlar dengeli gibi. Ertesi sabah kâğıdı pencerenin önüne götürdüğünde bambaşka bir resimle karşılaşıyorsun: koyular birbirine karışmış, gri alanlar kirli, bir köşe fazla karanlık. Çizim bir gecede değişmedi; değişen, ona baktığın ışık. Işığınız yanlışsa resminiz neden hep çamurlu çıkar?
Bu dersin cevabı üç yerde duruyor: ışığın nereden geldiğinde, ne renkte olduğunda ve kâğıdına nasıl düştüğünde. Bunlara oturuşun ve masanın düzeni eklenince, iyi bir çalışma alanının pahalı bir atölye olmadığı, birkaç doğru karardan oluştuğu görülecek.
Bağlam
Johannes Vermeer'in Viyana'daki Kunsthistorisches Museum'da duran Resim Sanatı tablosunda bir ressam, sırtı bize dönük, tuvalinin başında oturur. Karşısında tarihin esin perisi Klio kılığına girmiş bir model vardır. Odayı aydınlatan ışık, görmediğimiz bir pencereden, soldan gelir. Ressamın sağ eli fırçayı tutar ve elinin gölgesi tuvale düşmez. Tablo bir alegoridir ama bir atölyenin nasıl kurulduğunu da sessizce gösterir.
Yüzyıllar boyunca ressamlar bu ışığı aradı. Kuzey yarımkürede kuzeye bakan bir pencere güneşi doğrudan almaz; içeri gökyüzünden yansıyan dağınık bir ışık girer. Bu ışık gün boyunca yönünü ve rengini pek değiştirmez, sert gölgeler üretmez. Hollanda'nın on yedinci yüzyıl ressamlarından on dokuzuncu yüzyılın büyük atölyelerine kadar «kuzey ışığı» bir atölyenin en değerli özelliği sayıldı. Bugün Türkiye'de bir odanın kuzey penceresi aynı işi görür; olmadığında onu bir lambayla taklit etmeyi öğrenebilirsin.
Ana anlatım
Işık tonları nasıl bozar?
Tonların çamurlanmasının önemli bir sebebi, nesneye ve kâğıda farklı ışığın düşmesidir. Nesne loş bir köşedeyken kâğıdın parlak bir lambanın hemen altında durduğunu düşün. Nesnede koyu gördüğün bir gölgeyi, parlak ışıklı kâğıda aynı koyulukta aktardığında o gölge gündüz ışığında olması gerekenden koyu görünür. Tersinde de sorun var: kâğıt karanlıkta kalırsa koyular birbirinden ayrılmaz ve hepsi aynı kirli griye döner. Çözümün adı eşit aydınlatma: nesne ile kâğıt, aşağı yukarı aynı güçte ışık almalı.
İkinci sebep elin gölgesidir. Sağ elini kullanıyorsan ışık soldan gelmeli; sağdan gelen ışıkta elin sürekli çalıştığın yere gölge düşürür ve orada tonları doğru göremezsin. Solaksan tersi geçerlidir. Vermeer'in tablosundaki ressam da ışığı solunda tutuyor. Üçüncü sebep parlamadır: kâğıda tam tepeden ya da seni gözüne yansıyacak bir açıdan düşen ışık, özellikle yumuşak kalemle koyulaştırılmış alanlarda parlak bir leke yapar ve tonu okumayı imkânsızlaştırır. Lambayı hafifçe yana ve yukarı almak çoğu zaman bu yansımayı giderir.
Işığın rengi neden önemli?
Işığın bir rengi vardır ve bu renk, Kelvin cinsinden renk sıcaklığıyla anlatılır. Eski tip ampuller ve sarımsı ev lambaları düşük değerlerde, sıcak bir ışık verir; öğle güneşine yakın ışık yaklaşık beş bin Kelvin civarındadır, kuzey gökyüzünün ışığı ise daha soğuktur. Sarı bir ışığın altında sarılar solgun, maviler koyu ve donuk görünebilir. Karakalem çalışırken bu fark küçüktür; renge geçtiğinde ise yanlış ışıkta karıştırılan bir rengin gündüz başka bir renk olarak karşına çıkmasına yol açar.
Işığın rengi kadar, renkleri ne kadar doğru gösterdiği de önemlidir. Bunu renk sunum endeksi ölçer; en yüksek değer yüzdür ve ışığın altında renkler gün ışığındakine ne kadar yakın görünüyorsa değer o kadar yüksektir. Resim malzemesi satıcıları ve eğitmenler ressamlar için genellikle doksan ya da üzeri bir renk sunum endeksi ve beş bin Kelvin civarında bir renk sıcaklığı öneriyor. Bu değerler bir lambanın kutusunda yazar; bir lamba alacaksan bakacağın iki sayı bunlardır.
Beden ve masa nasıl kurulur?
Kâğıdını masaya düz yatırıp eğilerek çizdiğinde, gözünle kâğıt arasında bir açı oluşur. Kâğıdın sana yakın kısmı büyük, uzak kısmı küçük görünür; çizdiğin şey sen fark etmeden uzar. Kâğıdı bir altlığa koyup kucağında ya da masada bir kitaba dayayarak eğmek, bakışının kâğıda olabildiğince dik düşmesini sağlar. Çizim daha doğru çıkar, boynun da daha az yorulur.
Nesneyi, başını çevirmeden ve yalnızca gözlerini oynatarak hem ona hem kâğıda bakabileceğin bir yere koy. Her bakışta başını çevirmek, nesneyi her seferinde biraz farklı bir açıdan görmek demektir. Ara sıra kalkıp birkaç adım geri çekilerek çizimine uzaktan bakmak da çalışma alanının bir parçasıdır; yakından görünmeyen oran hataları uzaktan kendini gösterir.
Son olarak düzen. Kalemlerin, silgilerin ve kâğıdın, çizim elinin tarafında ve uzanınca ulaşılacak bir yerde durması, çalışırken dikkatinin dağılmasını önler. Küçük bir tepsi ya da bir kutu, her oturumda aynı malzemeyi aynı yerde bulmanı sağlar.
Uygulama
Evdeki bir köşeyi on beş dakikada bir çalışma alanına çevireceksin.
- Kuzeye ya da güneşi doğrudan almayan bir yöne bakan bir pencerenin yanındaki masayı seç. Pencere yoksa ya da akşam çalışıyorsan tek bir masa lambası hazırla.
- Sağ elini kullanıyorsan pencere ya da lamba solunda, solaksan sağında kalacak biçimde otur.
- Çizeceğin nesneyi, başını çevirmeden yalnızca gözlerinle hem ona hem kâğıda bakabileceğin bir noktaya koy.
- Kâğıdı bir altlığa sabitle ve bir kitaba dayayarak, bakışın ona olabildiğince dik düşecek şekilde eğ.
- Kâğıda eğilip kalemle birkaç koyu alan boya ve parlama olup olmadığına bak; parlıyorsa lambayı ya da kâğıdı biraz çevir.
- Nesnenin ve kâğıdın üzerine elini tut: iki yerde avucunun gölgesi aşağı yukarı aynı koyulukta mı? Değilse lambayı ya da nesneyi yaklaştırıp uzaklaştırarak eşitle.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışTavandaki tek lambaya güvenmek.
Tepeden gelen ışık kâğıda parlama yapar, başının gölgesini çizimin üstüne düşürür ve nesneyi düz aydınlatır. Yanda duran tek bir masa lambası, çoğu durumda tavandaki güçlü ışıktan daha iyi iş görür.
Yaygın yanlışKâğıdı yatay bırakmak.
Masaya düz yatırılmış kâğıtta çizimler sen fark etmeden uzar. Hata çoğu zaman ancak kâğıt duvara asıldığında görülür; o zaman düzeltmek için geç olabilir.
Yaygın yanlışGün boyu değişen ışıkta çizmek.
Doğrudan güneş alan bir pencerenin önünde başlayan bir çizim, bir saat sonra bambaşka gölgelere bakıyor olur. Güneş alan bir pencere varsa tül bir perde, ışığı dağıtarak onu kuzey ışığına yaklaştırır.
Kapanış
Işığınız yanlışsa resminiz neden hep çamurlu çıkar? Çünkü tonları ışığın içinde görürsün ve ışık yanlışsa gördüğün ton da yanlıştır. Nesne ile kâğıt farklı ışık alıyorsa koyular kaymış çıkar; elinin gölgesi ya da bir parlama çalıştığın yeri örtüyorsa tonları okuyamazsın; ışığın rengi yanlışsa renkler başka bir ışıkta değişir. Bunların hiçbiri pahalı bir atölye gerektirmez: soldan gelen dağınık bir ışık, eşit aydınlatılmış bir nesne ve kâğıt, eğik bir altlık ve düzenli bir masa yeter.
Ödevde kendi köşeni fotoğraflayıp bu dersteki soruların ışığında değerlendireceksin. Küçük bir değişikliğin, örneğin lambanın yerini değiştirmenin, çizimini nasıl etkilediğini kendi gözünle göreceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Kuzey ışığı | North light | Kuzey yarımkürede kuzeye bakan pencereden giren, gün boyu yönü ve rengi az değişen dağınık gün ışığı |
| Renk sunum endeksi | Color rendering index (CRI) | Bir ışık kaynağının renkleri gün ışığına göre ne kadar doğru gösterdiğinin ölçüsü; en yüksek değer yüzdür |
| Renk sıcaklığı | Color temperature | Işığın sıcak (sarımsı) ya da soğuk (mavimsi) rengini Kelvin cinsinden anlatan değer |
| Çizim açısı | Drawing angle | Bakışın kâğıda düştüğü açı; dik olmadığında çizim fark edilmeden bozulur |
| Eşit aydınlatma | Even lighting | Nesne ile kâğıdın aşağı yukarı aynı güçte ışık alması |
Ödev
Çalışma alanını fotoğrafla ve ışık kontrol listesiyle değerlendir.
- Çalıştığın köşeyi, oturduğun yerden ve biraz geriden olmak üzere iki kez fotoğrafla.
- Aşağıdaki kontrol listesini kendi köşen için doldur ve her maddenin yanına «evet» ya da «hayır» yaz.
- «Hayır» çıkan maddelerden birini seç ve bugün düzelt: lambayı taşı, kâğıdı eğ, nesneyi yeniden yerleştir.
- Düzeltmeden sonra köşeyi aynı yerlerden yeniden fotoğrafla ve iki fotoğrafı karşılaştır.
Kendini değerlendir
- Işık, çizim elinin karşı tarafından geliyor mu?
- Nesne ile kâğıt aşağı yukarı aynı güçte ışık alıyor mu?
- Kâğıdın koyu alanlarında parlama yok mu?
- Kâğıt eğik duruyor ve bakışın ona dik düşüyor mu?
- Nesneye ve kâğıda başını çevirmeden, yalnızca gözlerinle bakabiliyor musun?
Kendini sına
1. Sağ elini kullanan biri için ışık hangi taraftan gelmelidir ve neden?
- A) Sağdan, çünkü el daha iyi görünür.
- B) Soldan, çünkü elin gölgesi çalışılan yere düşmez.
- C) Tam tepeden, çünkü her yer eşit aydınlanır.
- D) Arkadan, çünkü kâğıtta parlama olmaz.
2. Nesne loş bir köşede, kâğıt parlak bir lambanın altındaysa hangi sorun beklenir?
- A) Gölgeler kâğıtta olması gerekenden koyu aktarılır ve gündüz ışığında fazla karanlık görünür.
- B) Çizim otomatik olarak daha doğru olur.
- C) Renk sunum endeksi yükselir.
- D) Kâğıt eğik durduğu için oranlar uzar.
3. Renk sunum endeksi neyi ölçer?
- A) Lambanın ne kadar enerji harcadığını.
- B) Işığın ne kadar sıcak ya da soğuk olduğunu.
- C) Işık kaynağının renkleri gün ışığına göre ne kadar doğru gösterdiğini.
- D) Kâğıdın ne kadar parlak olduğunu.
4. Kâğıt masaya düz yatırıldığında çizimde ne olur?
- A) Hiçbir şey değişmez.
- B) Tonlar açılır.
- C) Renkler soğur.
- D) Kâğıdın uzak kısmı küçük göründüğü için çizim fark edilmeden uzar.
5. Doğrudan güneş alan bir pencereden başka seçeneği olmayan biri için en iyi çözüm hangisi?
- A) Işığı tül bir perdeyle dağıtmak.
- B) Güneşe doğru oturup gözlerini kısmak.
- C) Işık değişirken çizime devam etmek.
- D) Tavandaki lambayı da yakmak.
Cevaplar
- B — Işık çizim elinin karşı tarafından gelmezse elin gölgesi çalışılan alanı örter ve tonlar görülmez.
- A — Parlak kâğıtta, loş nesnedeki gölgeyle eşleşen ton gerçekte fazla koyudur; eşit aydınlatma bu kaymayı önler.
- C — Endeks renklerin doğruluğunu ölçer; ışığın sıcaklığı ise ayrı bir değerdir, Kelvin ile anlatılır.
- D — Eğik bakış kâğıdın yakın kısmını büyük, uzak kısmını küçük gösterir ve çizim bu yüzden uzar; eğik bir altlık bunu önler.
- A — Tül perde doğrudan güneşi dağıtır, gölgeleri yumuşatır ve ışığı kuzey ışığına yaklaştırır; öbür seçenekler değişen ya da parlayan ışıkta çalışmayı sürdürür.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf dizisi: aynı mutfak masası üç ışıkta; tavan lambası, soldan masa lambası, kuzey penceresi.
- Özgün çekim: düz yatırılmış ve eğik altlıktaki aynı çizimin karşıdan fotoğrafı; oran farkı çizgilerle işaretli.
- Özgün şema: nesne ile kâğıdın eşit ve eşit olmayan aydınlatılması; iki ölçüm noktasında avuç gölgesi.
Sonraki derse köprü
Artık çalışacağın bir köşe var. Sonraki ders o köşede geçireceğin zamanın nasıl kullanılacağını soruyor: saatlerce çizip neden gelişemediğimizi, kasıtlı pratiğin ilkelerini ve haftalık bir çalışma planının nasıl kurulacağını orada göreceğiz.