Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kültürler arası renk araştırması sözcükleri değil fiziksel örnekleri ortak zemin alır: Dünya Renk Araştırması 110 yazısız dilde, dil başına ortalama 24 konuşucuya 330 Munsell çipini adlandırtmış ve her terimin en iyi örneğini seçtirmiştir. Berlin ve Kay'in ilk verilerinin tek konuşucu, dilin konuşulduğu yerin dışı ve iki dilli konuşucular gibi sınırları, bugünkü tasarım ilkelerine dönüşmüştür.
- WEIRD örneklemlerde bulunan sonuçlar başka toplumlarda sınanmadan genellenemez. Çeviri gerektiğinde geri çeviri, anlamın araştırmacı fark etmeden kaymasını yakalar; ama «mavi» ile «blue» gibi doğru çevrilmiş terimlerin farklı renk bölgelerini kapsamasını yakalamaz, bu yüzden terimler çiplerle sınanır ve gerekirse kaynak metin değiştirilir.
- Alan çalışmasında onam katılımcının dilinde ve anlaşıldığı doğrulanarak alınır; ışık koşulları kaydedilir. Standart çip dizisi soluk renkleri örneklemediği için dört tenin en yakın doygun çipi 7 ile 18 birim uzaktadır; ten sözcüklerini araştıran bir çalışma kendi dizisini tasarlamalıdır.
Kısa cevap
Farklı dillerde renk araştırması yapmanın temel aracı, sözcükleri değil fiziksel örnekleri ortak nokta alan standart renk çipi dizisidir; katılımcılar aynı çipleri kendi dillerinde adlandırır ve her terimin en iyi örneğini seçer. Anket sorularının ya da renk terimlerinin çevrilmesi gerektiğinde geri çeviri, çevirinin anlamının araştırmacı fark etmeden kaymasını, yani hedef dildeki metnin kaynak metinden başka bir şey sorması hatasını önler; ama «blue»nun «mavi» olarak çevrilip yeniden «blue» olarak geri gelmesi, iki sözcüğün aynı renkleri kapsadığını göstermez. Bu yüzden terim çevirisi çiplerle sınanmalı, örneklem Batılı üniversite öğrencileriyle sınırlı kalmamalı ve alan çalışmasında onam, katılımcının kendi dilinde ve anlayacağı biçimde alınmalıdır.
Sözcük değil, çip
Renk sözcüklerinin sayısı ve sınırları dilden dile değişir; TK-12 bunu gösterirken Türkçede lacivertin kendi kategorisi olduğunu da ortaya koymuştu. Bir araştırmacının önündeki soru şudur: iki dilin renk sözcüklerini, hiçbirini ötekine çevirmeden nasıl karşılaştırırsınız? Yanıt, karşılaştırmanın ortak zemini olarak sözcükleri değil, herkesin aynı biçimde görebileceği fiziksel örnekleri kullanmaktır.
Bu yaklaşımın en büyük uygulaması Dünya Renk Araştırması'dır.
UZ-01 adlandırma görevini bir ölçekleme yöntemi olarak tanıtmıştı. Dünya Renk Araştırması bu görevi iki parçaya ayırır: adlandırma kategorinin nerede başlayıp bittiğini, en iyi örnek görevi merkezinin nerede olduğunu gösterir. Bu ayrım önemlidir, çünkü iki dilin kategorileri sınırlarda çok farklı olup merkezlerde benzeşebilir.
Kay ve Regier bu veriler üzerinde yaptıkları nesnel sınamalarla, hem sanayileşmiş hem sanayileşmemiş toplumların dillerinde renk adlandırmada güçlü evrensel eğilimler bulunduğunu gösterir. Dünya Renk Araştırması'nın verileri başka araştırmacılara da açık olduğu için, aynı veri kümesinden başka sorular da sorulabilmiştir.
Bu bulgunun yöntem açısından anlamı açıktır: bir dilin renk sistemini tek bir konuşucudan öğrenemezsiniz. Dil başına ortalama 24 kişi, yalnız istatistiksel güç için değil, dilin kendi içindeki çeşitliliği görmek için de gereklidir.
Berlin ve Kay'den Dünya Renk Araştırması'na
Dünya Renk Araştırması'nın neden böyle kurulduğunu, yanıt verdiği eleştirilerden anlamak mümkündür. Kay ve Regier, Berlin ve Kay'in 1969'daki ilk çalışmasının temsil gücünü sorgulatan nedenleri de sıralar: çoğu dil için tek bir konuşucu test edilmiş, veriler dillerin konuşulduğu yerlerde değil San Francisco Körfezi bölgesinde toplanmış ve test edilen konuşucuların hepsi aynı zamanda İngilizce konuşuyordu.
Bu üç eleştirinin her biri bugünkü bir tasarım ilkesine karşılık gelir. Tek konuşucu yerine her dilden çok sayıda konuşucu; laboratuvar yerine dilin konuşulduğu yer; iki dilli konuşucular yerine olabildiğince tek dilliler. Sonuncusu özellikle önemlidir: İngilizce de bilen bir konuşucunun kendi dilindeki renk terimlerini kullanışı, İngilizcenin kategorilerinden etkilenmiş olabilir. Araştırmacının kendi dili, ölçmek istediği şeye sızmış olur.
WEIRD örneklem sorunu
Bu sızmanın daha genel bir adı vardır.
Renk araştırmasında bu sorun iki yerde belirir. Birincisi renk tercihi ve renk anlamları gibi kültürle biçimlenmesi beklenen konulardır; PS-03'teki Himba karşılaştırması, İngiliz yetişkinlerde bulunan tercih örüntülerinin kırsal Namibya'daki bir toplulukta tekrarlanmadığını göstermişti. İkincisi, görme biliminin kendisidir: ekran başında yapılan deneylerin katılımcıları, belirli bir ışık ortamında, belirli renklerle dolu şehirlerde yaşamış ve belirli bir eğitim almış insanlardır. Bir sonucun ne kadar evrensel olduğu, ancak bu koşulları paylaşmayan insanlarla sınanarak öğrenilir.
WEIRD eleştirisi, sanayileşmiş toplumların verilerinin değersiz olduğu anlamına gelmez. Kay ve Regier'in çalışması tam da iki tür toplumun verilerini birlikte sınadığı için güçlüdür. Eleştirinin talep ettiği şey, örneklemin kimlerden oluştuğunun açıkça yazılması ve sonucun o örneklemin ötesine ancak kanıt varsa genellenmesidir.
Çeviri: sözcüğün taşımadığı şey
Çip dizisi renk terimlerini çevirme gereğini ortadan kaldırır, ama her araştırma çiple yapılamaz. Renk ile duygu arasındaki ilişkiyi ya da renklerin anlamlarını soran anketler, çoğu zaman renk terimlerini ve soruları çevirmek zorundadır.
PS-02'nin ele aldığı renk–duygu çalışmasında, Jonauskaite ve arkadaşlarının bildirdiğine göre 30 ülkeden 4.598 katılımcı 12 renk terimini 20 duygu kavramıyla ilişkilendirdi ve katılımcılar 22 ana dil konuşuyordu; yani «kırmızı», «öfke» ve on iki terimin geri kalanı yirmi iki dile çevrilmiş olmalıydı. Bu tür bir çalışmanın sonuçlarındaki her fark, ya kültürlerin gerçek farkından ya da çevirinin yarattığı farktan kaynaklanabilir.
Geri çevirinin gücü, araştırmacının hedef dili bilmesini gerektirmemesidir. Türkçe bilmeyen bir araştırmacı, Türkçe anketinin kendi sorusunu sorup sormadığını, geri çevrilen İngilizce metne bakarak denetleyebilir. Özgün soru «Bu renk sizde hangi duyguyu uyandırıyor?» iken geri çeviri «Bu renk hangi duyguyu temsil eder?» diye gelirse, çevirinin kişisel bir tepkiyi soran soruyu bir sembol bilgisi sorusuna çevirdiği anlaşılır. İki soru farklı şeyler ölçer.
Geri çevirinin görmediği hata
Geri çeviri sözcüklerin karşılığını denetler, ama sözcüklerin kapsadığı renkleri denetlemez.
İngilizce bir ankette «blue» sözcüğünü Türkçeye «mavi» diye çevirdiğinizi düşünün. İkinci çevirmen «mavi»yi «blue» olarak geri çevirir ve geri çeviri kusursuz görünür. Ama TK-12'deki Özgen ve Davies'in çalışması, Türkçede lacivertin kendi odağı olan ayrı bir temel kategori gibi davrandığını göstermişti. İngilizce konuşucuların «blue» dediği koyu mavi çiplerin bir kısmına Türkçe konuşucular «lacivert» der. «Mavi» ve «blue» aynı sözcük değil, farklı renk bölgelerini kapsayan iki sözcüktür.
Bu yüzden Brislin'in vardığı sonuç önemlidir: eşdeğerlik, metinlerin karşılaştırılmasıyla değil, iki metne verilen yanıtların incelenmesiyle gösterilir. Renk araştırmasında bunun en doğrudan yolu, çevrilecek her renk terimini iki dilde de çip dizisi üzerinde sınamaktır: iki dilin konuşucuları «blue» ve «mavi» için hangi çipleri seçiyor, en iyi örnekleri nerede?
«Blue» ve «mavi» örneğinde merkezden uzaklaştırma, soruyu değiştirmek anlamına gelebilir: tek bir «blue» terimi yerine, örneğin açık mavi ve koyu mavi için iki ayrı çip ya da iki ayrı soru. Kaynak dil araştırmanın merkezi olmaktan çıkar.
Kartın sorusu: geri çeviri hangi hatayı önler?
Geri çeviri, çevrilmiş anketin kaynak anketten başka bir şey sorması hatasını, araştırmacı hedef dili bilmese bile yakalar. Bir sorunun kişisel tepki yerine sembol bilgisini sorması, bir ölçek ucunun anlamının değişmesi ya da bir renk teriminin yanlış sözcükle karşılanması gibi sözlük ve anlam kaymaları, geri çevrilen metin özgün metinle karşılaştırıldığında görünür hâle gelir.
Önlemediği hata ise, sözlük karşılığı doğru olan iki terimin farklı renk bölgelerini kapsamasıdır. «Mavi» ve «blue» birbirinin doğru çevirisidir ve geri çeviriden geçer, ama aynı çipleri kapsamaz. Bu hatayı yakalamak için geri çeviriye ek olarak terimlerin çiplerle sınanması, ön denemeler ve gerekirse kaynak metnin kendisinin değiştirilmesi gerekir.
Alan çalışmasının etiği
Dünya Renk Araştırması, verileri dillerin konuşulduğu yerlerde, çoğu tek dilli konuşuculardan topladı. Bu tür bir çalışma, katılımcıların dilini ve yaşam biçimini bilmeyen bir araştırmacının, onlardan bir şey almak için geldiği bir karşılaşmadır. Araştırma etiği bu karşılaşmanın kurallarını belirler.
Raporun dil vurgusu, kültürler arası renk araştırmasını doğrudan ilgilendirir. Yazısız bir dilin konuşucusundan yazılı bir onam formu imzalaması istenemez; onam, katılımcının kendi dilinde, sözlü olarak ve anlaşıldığı doğrulanarak alınır. Çevirinin burada da önemi vardır: onam metninin çevirisi, anket sorularının çevirisi kadar dikkat ister.
Adalet ilkesi, araştırmanın yüklerinin ve yararlarının kime düştüğünü sorar. Bir topluluğun renk sözcükleri bir veri kümesine dönüştüğünde, o verinin topluluğa ne döndüğü, sonuçların onlara hangi dilde aktarılacağı ve katılımcıların emeğinin nasıl karşılanacağı tasarımın parçasıdır. Renk görme taraması da, UZ-02'de gördüğümüz gibi, alanda hangi testle ve hangi ışıkta yapıldığı kaydedilerek uygulanır; testin sonucu katılımcıya bir sağlık yargısı gibi değil, araştırmanın bir koşulu olarak açıklanır.
Sahada ışığın kendisi de değişkendir. Çipler bir odanın içinde, gölgede ya da güneş altında gösterildiğinde farklı görünür; araştırmacı bunu her oturum için kaydetmeli ve mümkünse aynı koşulları sağlamalıdır. Bir laboratuvar deneyinin ekran ölçümü, alan çalışmasında ışık koşullarının kaydına dönüşür.
Bir protokolün iskeleti
Bu dersin ilkelerini, iki dilde renk terimlerini karşılaştırmak isteyen bir araştırmacının izleyeceği sıraya dökebiliriz. Amaç, her adımın hangi hatayı önlediğini görmektir.
- Uyaranı sözcüklerden bağımsız tanımlayın. Soru renk terimleriyle ilgiliyse, iki dilde aynı çip dizisini kullanın ve çiplerin hangi renk düzeninden, hangi ölçütle seçildiğini yazın. Araştırmanın ilgilendiği renk bölgesi, örneğin tenler ya da pastel renkler, dizide yeterince örneklenmiyorsa diziyi genişletin.
- Görevleri ayırın. Önce her çipi adlandırtın, ardından her terimin en iyi örneğini seçtirin. Sınırlar ile merkezler ayrı ayrı karşılaştırılır.
- Örneklemi tanımlayın. Her dilden kaç konuşucu olduğunu, bunların kaçının başka bir dili, özellikle araştırmacının dilini bildiğini ve verilerin nerede toplandığını kaydedin. Sonuç yalnız bu örneklem için geçerlidir; genelleme için başka toplumlardan kanıt gerekir.
- Çeviriyi iki katmanda denetleyin. Yönergeler, sorular ve onam metni geri çeviriyle, renk terimleri ise iki dilde çip üzerinde sınanır. Eşdeğerlik sorunu çıkarsa, kaynak metni de değiştirmeye açık olun.
- Koşulları kaydedin. Çiplerin hangi ışıkta, hangi zeminde gösterildiği ve katılımcıların renk görmesinin nasıl tarandığı her oturum için not edilir.
- Onamı katılımcının dilinde alın ve anlaşıldığını doğrulayın; sonuçların topluluğa nasıl döneceğini baştan planlayın.
Bu liste bir reçete değil, bir denetim aracıdır. Her araştırma her adımı aynı ağırlıkta uygulamaz; ama bir adımın atlandığı yerde, sonucun hangi hataya açık kaldığı raporda açıkça yazılır.
Örnek — dört ten, bir çip dizisi
Standart çip dizileri renk uzayının tamamını eşit örneklemez. Dünya Renk Araştırması'nın dizisi, her ton ve açıklıkta elde edilebilen en yüksek kromayı kullanır; aradaki soluk renkler dizide yer almaz. Bu, bir dilin ten renkleri için kullandığı sözcükleri araştırmak isteyen biri için bir sorun olabilir, çünkü ten renkleri soluk renklerdir.
Dört ten örneğini Munsell düzenine çevirdik ve her birini, aynı ton sayfasında ve en yakın açıklık düzeyinde, Munsell yeniden gösterim verisinin izin verdiği en yüksek kromadaki renkle karşılaştırdık.
| Ten | Munsell gösterimi | En yakın en yüksek kromalı renk | ΔE00 |
|---|---|---|---|
| F1C7A9 | 4.9YR 8.3/4.0 | 5YR 8/14 | 18,1 |
| C68863 | 3.7YR 6.1/6.2 | 2.5YR 6/18 | 17,8 |
| 8D5524 | 6.1YR 4.1/7.0 | 5YR 4/12 | 9,0 |
| 4A2C1D | 5.2YR 2.1/3.4 | 5YR 2/6 | 7,0 |
Dört ten de sarı-kırmızı ton ailesinde, 3,4 ile 7 arasında bir kromadadır. Aynı ton ve açıklıktaki en doygun renkler ise 6 ile 18 arasındadır. En açık iki tende en yakın doygun renk yaklaşık 18 birim uzaktadır: bir katılımcıya bu tenlerin adını, yalnız doygun çiplerden oluşan bir dizi üzerinde sormak mümkün değildir. Koyu tenler doygun çiplere daha yakındır, çünkü koyu açıklık düzeylerinde elde edilebilen kroma zaten sınırlıdır; bu da dizinin tenleri eşit olmayan biçimde örneklediği anlamına gelir.
Bu hesap bir üst sınırdır: yeniden gösterim verisi kuramsal olarak elde edilebilen renkleri içerir, basılı çiplerin kroması bunun altında kalabilir ve gerçek uzaklıklar daha küçük olabilir. Ama sonuç değişmez: ten renkleri üzerine yapılacak bir kültürler arası adlandırma çalışması, soluk renkleri de kapsayan ve tenlerin bütün açıklık aralığını eşit örnekleyen kendi çip dizisini tasarlamalıdır. Hangi tenlerin dizide yer aldığı, araştırmanın hangi insanları gördüğünü de belirler.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Geri çeviriden geçen bir anket, iki dilde aynı şeyi ölçer."
Geri çeviri sözlük karşılığını denetler; «mavi» ve «blue» birbirinin doğru çevirisidir, ama Türkçede lacivert ayrı bir kategori gibi davrandığı için iki sözcük aynı renk bölgesini kapsamaz. Kavramsal eşdeğerlik, terimlerin çiplerle ya da iki dilde verilen yanıtlarla sınanmasını gerektirir.
Yaygın yanlış"Evrensel bir renk bulgusu için büyük bir örneklem yeterlidir."
Binlerce üniversite öğrencisi, tek bir toplumun tek bir kesimini temsil edebilir. Evrensellik iddiası örneklemin büyüklüğünden değil çeşitliliğinden gelir: Dünya Renk Araştırması'nın gücü, 110 dilden ve dilin konuşulduğu yerden veri toplamasındadır.
Özet
- Kültürler arası renk araştırması sözcükleri değil fiziksel örnekleri ortak zemin alır: Dünya Renk Araştırması 110 yazısız dilde, dil başına ortalama 24 konuşucuya 330 Munsell çipini adlandırtmış ve her terimin en iyi örneğini seçtirmiştir. Berlin ve Kay'in ilk verilerinin tek konuşucu, dilin konuşulduğu yerin dışı ve iki dilli konuşucular gibi sınırları, bugünkü tasarım ilkelerine dönüşmüştür.
- WEIRD örneklemlerde bulunan sonuçlar başka toplumlarda sınanmadan genellenemez. Çeviri gerektiğinde geri çeviri, anlamın araştırmacı fark etmeden kaymasını yakalar; ama «mavi» ile «blue» gibi doğru çevrilmiş terimlerin farklı renk bölgelerini kapsamasını yakalamaz, bu yüzden terimler çiplerle sınanır ve gerekirse kaynak metin değiştirilir.
- Alan çalışmasında onam katılımcının dilinde ve anlaşıldığı doğrulanarak alınır; ışık koşulları kaydedilir. Standart çip dizisi soluk renkleri örneklemediği için dört tenin en yakın doygun çipi 7 ile 18 birim uzaktadır; ten sözcüklerini araştıran bir çalışma kendi dizisini tasarlamalıdır.
Kendini sına
- (Kolay) Dünya Renk Araştırması'nın çip dizisi kaç çipten oluşur ve bu çipler nasıl seçilmiştir?
- (Kolay) WEIRD kısaltması hangi beş özelliği anlatır?
- (Orta) Çeviri geri kontrolü renk anketlerinde hangi hatayı önler?
- (Orta) Adlandırma görevi ile en iyi örnek görevi neyi farklı ölçer?
- (Zor) Berlin ve Kay'in ilk verilerine yöneltilen üç eleştiri nedir ve Dünya Renk Araştırması bunlara nasıl yanıt vermiştir?
- (Zor) Örnekte Dünya Renk Araştırması türünden bir dizi, ten renklerini neden eşit olmayan biçimde örnekler?
Cevaplar
- 330 çipten: kırk ton basamağı ve sekiz açıklık düzeyinde, her birinde elde edilebilen en yüksek kromada 320 renkli çip, artı on açıklık düzeyinde on nötr çip. Bkz. "Sözcük değil, çip".
- Western, Educated, Industrialized, Rich, Democratic: Batılı, eğitimli, sanayileşmiş, varlıklı ve demokratik. Bkz. "WEIRD örneklem sorunu".
- Çevrilmiş anketin kaynak anketten başka bir şey sorması hatasını önler: bir sorunun kişisel tepki yerine sembol bilgisini sorması ya da bir terimin yanlış sözcükle karşılanması gibi anlam kaymaları, geri çevrilen metin özgün metinle karşılaştırılınca görünür, araştırmacı hedef dili bilmese bile. Önlemediği hata, doğru çevrilmiş iki terimin farklı renk bölgelerini kapsamasıdır: «mavi» ve «blue» geri çeviriden geçer ama aynı çipleri kapsamaz; bunun için terimler çiplerle sınanmalıdır. Bkz. "Kartın sorusu: geri çeviri hangi hatayı önler?".
- Adlandırma görevi bir kategorinin sınırlarını, yani hangi çiplerin o terimle anıldığını; en iyi örnek görevi kategorinin merkezini, yani odağını ölçer. İki dilin kategorileri sınırlarda farklı olup merkezlerde benzeşebilir. Bkz. "Sözcük değil, çip".
- Çoğu dil için tek konuşucu test edilmesi, verilerin dillerin konuşulduğu yerde değil San Francisco Körfezi bölgesinde toplanması ve konuşucuların hepsinin İngilizce de bilmesi. Dünya Renk Araştırması dil başına ortalama 24 konuşucuyla, dilin konuşulduğu yerde ve olabildiğince tek dilli konuşucularla çalışmıştır. Bkz. "Berlin ve Kay'den Dünya Renk Araştırması'na".
- Çünkü dizi her ton ve açıklıkta en yüksek kromalı çipi kullanır; ten renkleri ise 3,4 ile 7 arası kromalı soluk renklerdir. Açık tenlerde en yakın doygun renk yaklaşık 18 birim uzaktayken koyu tenlerde 7 ile 9 birim uzaktadır, çünkü koyu açıklık düzeylerinde elde edilebilen kroma zaten sınırlıdır. Bkz. "Örnek".
Kaynaklar
- Brislin, R. W., «Back-translation for cross-cultural research», Journal of Cross-Cultural Psychology 1(3): 185–216, 1970.
- The National Commission for the Protection of Human Subjects of Biomedical and Behavioral Research, «The Belmont Report: Ethical principles and guidelines for the protection of human subjects of research», 1979.
- Kay, P. ve Regier, T., «Resolving the question of color naming universals», PNAS 100(15): 9085–9089, 2003.
- Lindsey, D. T. ve Brown, A. M., «World Color Survey color naming reveals universal motifs and their within-language diversity», PNAS 106(47): 19785–19790, 2009.
- Henrich, J., Heine, S. J. ve Norenzayan, A., «The weirdest people in the world?», Behavioral and Brain Sciences 33(2–3): 61–83, 2010.
- Jonauskaite, D. ve ark., «Universal patterns in color-emotion associations are further shaped by linguistic and geographic proximity», Psychological Science 31(10): 1245–1260, 2020.
Sonraki adım
UZ-04 okur tarafına geçiyor: bir makalenin özeti ile bulgusu arasındaki farkı, etki büyüklüğünü, uyaranın nasıl raporlandığını, meta-analizleri ve bir haber başlığından makaleye geri gitmeyi, on maddelik bir kontrol listesiyle ele alıyor; «Mavi oda verimliliği yüzde 25 artırıyor» diyen bir haberi okurken ilk hangi sorunun sorulacağını soruyor. Türkçenin renk terimleri TK-12'de, Himba karşılaştırması PS-03'te, çok ülkeli renk–duygu çalışması PS-02'de işlenmişti.