İçeriğe geç

Bölüm RM-07 · Renk Mitleri

Pembe hapishane hücreleri saldırganlığı azaltır mı?

MitYaygın ama yanlış bir iddia ele alınır

Keşif · 1.123 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk · Hüküm: Belirsiz

  • Baker-Miller pembesi
  • körleme
  • deneyci beklentisi
  • tekrarlama
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Baker-Miller pembesi iddiası, Schauss'un 1979'da yayımlanan ve kontrolsüz cezaevi gözlemlerine ve deneyi yapanın elle uyguladığı bir kas testine dayanan kısa makalesinden çıktı; ad, hücreyi boyatan iki subaydan geldi.
  2. Sonraki kontrollü çalışmalar kas gücünde fark bulmadı, bazıları kaygıda ya da kan basıncında küçük farklar gördü; Genschow ve arkadaşlarının 2015'te yayımlanan sıkı deneyi saldırganlık üzerindeki etkiyi tekrarlayamadı.
  3. Hüküm belirsizdir: etki gösterilmemiştir, ama gerçek bir gözaltı hücresinde uzun süreli etki iyi tasarlanmış bir çalışmayla sınanmamıştır; pembe duvarların yansıttığı ışık ise tenlerin görünüşünü tenden tene farklı biçimde kaydırır.

Kısa cevap

Belirsiz. 1979'daki ilk rapor, pembe bir hücrenin tutukluları dakikalar içinde sakinleştirdiğini ve kaslarını zayıflattığını ileri sürdü; ama bu rapor kontrolsüz gözlemlere ve deneyi yapanın elle uyguladığı bir kas testine dayanıyordu. Sonraki kontrollü çalışmalar kas gücünde bir fark bulmadı ve saldırganlığı sıkı biçimde ölçen bir deney de etkiyi tekrarlayamadı; buna karşılık bazı çalışmalar kaygıda ya da kan basıncında küçük farklar gördü ve gerçek bir gözaltı hücresinde uzun süreli etki iyi tasarlanmış bir çalışmayla hiç sınanmadı.

İddia

Belirli bir pembe tona boyanmış bir hücre, içindeki kişinin öfkesini on ila on beş dakika içinde yatıştırır; renk kasları gevşetir, fiziksel gücü azaltır ve böylece şiddet olasılığını düşürür. RH-06, bu tonun Baker-Miller pembesi adıyla anıldığını ve bazı gözaltı hücrelerinin bu renge boyandığını anlattı.

Nereden çıktı?

İddianın kaynağı tek bir kısa makaledir. Alexander Schauss, 1979'da Journal of Orthomolecular Psychiatry'de yayımlanan yazısında, belirli bir pembenin öfkeli ya da gergin kişiler üzerinde yatıştırıcı bir etkisi olduğunu ve bu etkinin yaklaşık on ila on beş dakikada ortaya çıktığını yazdı.

Rengin adı böylece hücreyi boyatan iki subaydan geldi. Makale bu etkinin bilinçle ya da bilinçsizce kontrol edilemeyeceğini, renk körlerinde de ortaya çıktığını ve ortalama 2,7 saniyede başladığını da ileri sürer. Aynı metin, kol testinden önce kol saatlerinin çıkarılması gerektiğini, çünkü saatin ışımasının ve sentetik giysilerin gücü azalttığını söyler.

Kanıt ne diyor?

İlk raporun kanıtı iki türdür ve ikisi de zayıftır. Cezaevlerinden gelen bilgiler kontrol grubu olmayan gözlemler ve yazışmalardır: hücre boyanmadan önceki ve sonraki dönemleri aynı koşullarda karşılaştıran bir ölçüm yoktur. Kas testi ise deneyi yapanın deneğin koluna elle bastırmasına dayanır. Deneyi yapan, pembenin gücü azaltmasını bekliyorsa, bastırma kuvveti farkında olmadan değişebilir.

Makalenin kendi sayıları da dikkat ister: 153 kişiden iki kişinin etkilenmediği metinde «yüzde 0,01» diye yazılmıştır; oysa bu oran yaklaşık yüzde 1,3'tür.

Kartın sorusunun cevabı bu kanıtlardan çıkar. İlk sonuç büyük olasılıkla, körleme olmayan bir kas testinin deneyci beklentisine açık olması, cezaevi gözlemlerinin kontrol grubu içermemesi ve yeni bir uygulamanın kendisinin personelin ve tutukluların davranışını değiştirebilmesi yüzünden tekrarlanamadı. PS-06, renk araştırmalarında küçük örneklemin, yayın yanlılığının ve kontrolsüz renk uyaranlarının bu tür bulguları nasıl ürettiğini anlatıyor. RM-02 de piyasada «Cool Down Pink» adıyla sunulan bir pembenin, 170 lise öğrencisiyle yapılan kontrollü bir deneyde ne performansta ne duygu durumunda öngörülen etkiyi göstermediğini tartışmıştı.

Hüküm — Belirsiz

Pembe hücrelerin saldırganlığı azalttığı gösterilmemiştir: iddianın dayandığı kas gücü etkisi kontrollü ölçümlerde bulunmadı ve saldırganlığı en sıkı ölçen deney etkiyi tekrarlayamadı. Ama bu çalışmaların çoğu öğrencilerle ve birkaç dakikalık maruziyetle yapıldı; bazıları kaygıda ya da kan basıncında küçük farklar gördü. Gerçek bir gözaltı hücresinde, gerçek tutuklularla ve uzun süreli bir etkiyi ölçen iyi tasarlanmış bir çalışma yoktur. Bu yüzden «işe yaradığı kanıtlandı» demek yanlıştır; «kesinlikle hiçbir etkisi yoktur» demek de eldeki kanıtın ötesine geçer.

Örnek — pembe duvarın ışığı

Bir hücrenin pembe duvarları, içindeki kişinin yüzüne de pembe bir ışık yansıtır. Etkinin büyüklüğünü basit bir hesapla kestirebiliriz. Temsilî bir pembe olan F4A7B9'dan yansıyan ışığın, odadaki ışığın yarısını oluşturduğunu varsaydık ve gün ışığına ayarlanmış bir kameranın dört ten örneğini nasıl gördüğünü hesapladık. En açık ten F1C7A9 kırmızı eksende 13 birim kayar ve beyaz bir odadaki görünüşünden ΔE00 8,8 uzaklaşır; 4A2C1D ise yalnız 5 birim kayar ve fark 3,8'de kalır. Pembe bir oda böylece yalnız bir duvar rengi değil, oradaki herkesin kamerada ve gözde nasıl göründüğünü de değiştiren bir ışıktır. Bu kayma tenden tene farklıdır; bir gözaltı kaydında ya da fotoğrafında bir kişinin ten rengini değerlendiren birinin, odanın ışığını hesaba katması gerekir. Hesap bir modeldir; belirli bir hücrenin ya da boyanın ölçümü değildir.

Sık yapılan yanlış

Yaygın yanlış"Pembe hücrelerin etkisi bilimsel olarak kanıtlandı, bu yüzden cezaevlerinde kullanılıyor."
Doğrusu

Uygulama 1979'daki kontrolsüz bir rapora dayanır; sonraki kontrollü çalışmalar iddia edilen kas gücü etkisini bulmadı ve Genschow ve arkadaşlarının sıkı deneyi saldırganlık üzerindeki etkiyi tekrarlayamadı. Bir uygulamanın yaygınlaşması, etkisinin kanıtı değildir.

Özet

  1. Baker-Miller pembesi iddiası, Schauss'un 1979'da yayımlanan ve kontrolsüz cezaevi gözlemlerine ve deneyi yapanın elle uyguladığı bir kas testine dayanan kısa makalesinden çıktı; ad, hücreyi boyatan iki subaydan geldi.
  2. Sonraki kontrollü çalışmalar kas gücünde fark bulmadı, bazıları kaygıda ya da kan basıncında küçük farklar gördü; Genschow ve arkadaşlarının 2015'te yayımlanan sıkı deneyi saldırganlık üzerindeki etkiyi tekrarlayamadı.
  3. Hüküm belirsizdir: etki gösterilmemiştir, ama gerçek bir gözaltı hücresinde uzun süreli etki iyi tasarlanmış bir çalışmayla sınanmamıştır; pembe duvarların yansıttığı ışık ise tenlerin görünüşünü tenden tene farklı biçimde kaydırır.

Kendini sına

  1. (Kolay) Baker-Miller pembesi adını nereden aldı?
  2. (Kolay) Schauss'un raporundaki kas testi nasıl yapılıyordu?
  3. (Orta) İlk çalışmanın sonucu neden sonradan tekrarlanamamış olabilir?
  4. (Orta) Profusek ve Rainey'in 1987'deki çalışması neyi buldu, neyi bulmadı?
  5. (Zor) Hüküm neden «yanlış» değil de «belirsiz»dir?
  6. (Zor) Pembe bir hücrede farklı tenlerin kamerada görünüşü neden farklı ölçüde değişir?

Cevaplar

  1. Seattle'daki ABD Deniz Kuvvetleri Islah Merkezi'nde 1 Mart 1979'da bir bekleme hücresini pembeye boyatan astsubay Gene Baker ile tesis komutanı Ron Miller'dan («Nereden çıktı?»).
  2. Denek kolunu öne uzatır, deneyi yapan kolu elle aşağı bastırır ve deneğin direncini değerlendirir; sonra deneğin önüne pembe bir karton tutularak test tekrarlanır («Nereden çıktı?»).
  3. Çünkü kas testi körleme olmadan yapılıyordu ve deneyci beklentisine açıktı, cezaevi gözlemleri kontrol grubu içermiyordu ve yeni bir uygulamanın kendisi personelin ve tutukluların davranışını değiştirebilirdi; sıkı kontrollü bir deney bu etkiyi tekrarlayamadı («Kanıt ne diyor?»).
  4. Pembe odadaki öğrencilerin durumluk kaygısını kırmızı odadakilere göre daha düşük buldu, ama kavrama gücünde ve motor hassasiyette fark bulmadı; yazarlar bunu en az düzeyde destek saydı («Kanıt ne diyor?»).
  5. Çünkü etki gösterilmemiş olsa da, çalışmaların çoğu öğrencilerle ve birkaç dakikalık maruziyetle yapıldı ve bazıları küçük fizyolojik ya da kaygı farkları gördü; gerçek bir gözaltı hücresinde uzun süreli etkiyi ölçen iyi tasarlanmış bir çalışma yoktur («Hüküm — Belirsiz»).
  6. Çünkü duvardan yansıyan pembe ışık her tene aynı oranda eklenir, ama açık ten bu ışığın daha fazlasını geri yansıtır; modelde kayma en açık tende ΔE00 8,8, en koyu tende 3,8'dir («Örnek — pembe duvarın ışığı»).

Kaynaklar

  • Schauss, A. G., «Tranquilizing Effect of Color Reduces Aggressive Behavior and Potential Violence», Journal of Orthomolecular Psychiatry 8(4): 218–221, 1979.
  • Profusek, P. J. ve Rainey, D. W., «Effects of Baker-Miller Pink and Red on State Anxiety, Grip Strength, and Motor Precision», Perceptual and Motor Skills 65(3): 941–942, 1987.
  • Gilliam, J. E., «The Effects of Baker-Miller Pink on Physiological and Cognitive Behavior of Emotionally Disturbed and Regular Education Students», Behavioral Disorders 17(1): 47–55, 1991.
  • Genschow, O., Noll, T., Wänke, M. ve Gersbach, R., «Does Baker-Miller pink reduce aggression in prison detention cells? A critical empirical examination», Psychology, Crime & Law 21(5): 482–489, 2015.

Sonraki adım

RM-08 bir başka yaygın kaygıya bakıyor: ekranların mavi ışığının gözlere kalıcı hasar verip vermediğine. Ekran ışığını güneşle karşılaştırıyor, göz yorgunluğunun gerçek nedenleri olarak göz kırpmanın azalmasını ve yakın odaklanmayı, mavi ışık gözlüklerine dair incelemeleri ve bu sorunun uykuyla ilgili sorudan farkını ele alıyor; ekran başında göz yorgunluğunun asıl nedeninin ne olduğunu soruyor. Renk araştırmalarının neden sık sık tekrarlanamadığını daha geniş bir çerçevede görmek isteyen okur için PS-06 var.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:30 Kanca: Beyaz bir bekleme hücresi yavaşça pembeye boyanır; ekranda soru: bu renk öfkeyi söndürür mü?
  • 0:30–2:00 İddia ve kaynak: 1979 tarihli bir dergi sayfası; bir kol testi, deneğin önüne tutulan pembe bir karton; hücrenin kapısında iki subayın adı.
  • 2:00–4:00 Kanıt: Elle bastırılan kol ile bir dinamometre yan yana; «deneyi yapan ne bekliyor?» sorusu. Sonra kontrollü bir deney düzeneği ve iki kolonlu bir sonuç grafiği; fark sıfır çizgisinin çevresinde.
  • 4:00–5:30 Aha anı: Bir makale yığını; üstteki parlak sonuç, kontrollü denemeler geldikçe erir. Ekranda PS-06 ve RM-02 kodları.
  • 5:30–6:30 Gerçek dünya: Pembe bir odada dört ten; pembe ışık yüzlere yansır ve kayma açıktan koyuya azalır.
  • 6:30–7:00 Kapanış: Hüküm «Belirsiz» ekranda; bir bilgisayar ekranının mavi ışığı yüzü aydınlatır, RM-08 kodu.

Görsel notları

  • Hücre ve cezaevi sahneleri özgün çizimlerdir; gerçek kişiler, kurumlar ve tutuklular gösterilmez.
  • Temsilî pembe F4A7B9'dur ve Baker-Miller pembesinin kendisi olarak sunulmaz.
  • Pembe ışık hesabı bir modeldir ve ekranda bu belirtilir.