Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kırmızı–yeşil renk görme eksikliği X kromozomuna bağlı olduğu için erkeklerde çok daha yaygındır; renk görmesi normal olanlar arasında da küçük cinsiyet farkları ölçülmüştür.
- Taşıyıcı kadınların retinasında dört tür koni bulunabilir, ama dört boyutlu renk görmesi yalnızca çok az kişide gösterilmiştir.
- Kadınlar ortalamada daha çok renk adı kullanır; bu fark görmekten çok dil ve ilgiyle ilgilidir, çünkü temel adlarla konuşmaya zorlandığında insanlar renkleri aynı ana kategorilere yerleştirir.
Kısa cevap
Kısmen. Kadınlar arasında renk görme eksikliği erkeklere göre çok daha nadirdir ve bazı deneyler, renk görmesi normal olan erkeklerle kadınlar arasında da küçük ama ölçülebilir farklar bulmuştur; bu yüzden ortalama bir kadının bazı renk ayrımlarında biraz daha iyi olması beklenir. Ama "kadınlar dört renk alıcısıyla bambaşka renkler görür" fikri, çok az sayıda kişide gösterilmiş nadir bir durumu herkese genellemektir; kadınların daha çok renk adı kullanması ise görmekten çok dil, ilgi ve alışkanlıkla ilgilidir.
İddia
İnternette sık dolaşan bir karikatür, aynı renk kartelasını bir erkeğin ve bir kadının gözünden gösterir: erkek "mavi, yeşil, pembe" der, kadın "camgöbeği, zümrüt, pudra, leylak" diye sayar. Karikatürün arkasındaki iddia, kadınların gerçekten daha çok renk gördüğüdür; bazen buna biyolojik bir açıklama da eklenir: bazı kadınların fazladan bir renk alıcısı olduğu için milyonlarca fazla renk gördüğü.
İddia aslında üç ayrı sözü birleştirir. Kadınlar renkleri daha iyi mi ayırt eder? Bazı kadınlar dört tür koniyle mi görür? Kadınlar daha çok renk adı mı kullanır ve bu, daha çok renk gördükleri anlamına mı gelir? Her birinin cevabı farklıdır.
Nereden çıktı?
İddianın en sağlam kökü, renk görme eksikliğinin kalıtımıdır. Kırmızı ile yeşili ayırmaya yarayan konilerin genleri X kromozomu üzerindedir; tek X kromozomu olan erkeklerde bu genlerdeki bir değişiklik telafi edilemez (BI-12). Bu yüzden kırmızı–yeşil renk görme eksikliği Avrupa kökenli erkeklerde yaklaşık yüzde 8, kadınlarda binde birkaç görülür. Kalabalık bir grupta renk ayrımında zorlanan kişilerin çoğunun erkek olması, "erkekler renkleri daha kötü görür" gözlemini doğal olarak besler.
İkinci kök, bu genleri taşıyan kadınlarla ilgilidir. Kadınların iki X kromozomu vardır ve her hücrede bunlardan biri rastgele susturulur. Bir X kromozomunda olağan, öbüründe kaymış bir koni geni taşıyan bir kadının retinasında bu yüzden dört tür koni bulunabilir. Bu gözlem, "bazı kadınlar dört renk alıcısıyla görür" fikrinin kaynağıdır.
Kanıt ne diyor?
Önce en çarpıcı iddiaya, dört renk alıcısına bakalım.
Dört tür koniye sahip olmak, dört boyutlu renk görmek için yeterli değildir; beynin bu fazladan sinyali ayrı bir renk boyutu olarak işlemesi gerekir. Dört renkli görmenin ne olduğu ve bu tek vakanın ne anlama geldiği PS-10'un konusudur; burada önemli olan, bu yeteneğin taşıyıcıların bile küçük bir kısmında gösterilebildiğidir.
İkinci soru, renk görmesi normal olan kadınlarla erkekler arasında bir fark olup olmadığıdır.
Bu fark gerçektir ama küçüktür; aynı nesneye bakan bir kadınla bir erkeğin "başka renkler" gördüğü anlamına gelmez. Yazarlar farkı beyindeki hormon alıcılarıyla ilişkilendirmeyi önerir, ama bu bir açıklama önerisidir, kanıtlanmış bir mekanizma değil.
Üçüncü soru renk adlarıdır.
Daha çok renk adı kullanmak daha çok renk görmek anlamına gelir mi? Hayır, en azından doğrudan değil. Bir ressam, bir boya satıcısı ya da bir moda editörü, mesleği gereği renklere daha çok ad verir; bu, o kişinin gözünün farklı olduğunu değil, renkler hakkında daha sık konuştuğunu gösterir. Renk sözlüğündeki cinsiyet farkı, çocukluktan başlayarak renklere ne kadar ilgi gösterildiğine, hangi ürünlerle ve hangi sözcüklerle büyündüğümüze bağlı olabilir; aynı kişi yalnızca temel adlarla konuşmaya zorlandığında, renkleri yine aynı ana kategorilere yerleştirir.
Hüküm — Kısmen doğru
Kadınlar arasında renk görme eksikliği çok daha nadirdir ve renk görmesi normal kişiler arasında da küçük cinsiyet farkları ölçülmüştür; bu anlamda "kadınlar ortalamada renkleri biraz daha iyi ayırt eder" demek kanıtla uyumludur. Ama dört renk alıcısıyla görme çok az kişide gösterilmiştir ve kadınların daha çok renk adı kullanması, daha çok renk gördüklerinin kanıtı değildir.
Örnek — kızarıklığı kim görür?
Renk görme eksikliğinin gündelik bir sonucunu ten üzerinde hesapladık. Dört ten örneğine, yüzdeki hafif bir kızarıklığa karşılık gelecek kadar kırmızılık ekledik ve eklenen kırmızılığın yarattığı farkı CIEDE2000 ile ölçtük. Normal renk görmesinde fark, en açık ten F1C7A9'da 6,2, en koyu ten 4A2C1D'de 6,0 birimdir; yani kızarıklık her tende benzer büyüklükte bir değişimdir. Machado ve arkadaşlarının modeliyle tam döteranopi benzetiminde ise aynı fark dört tende de yaklaşık 0,5 birime iner: kızarıklık neredeyse görünmez olur.
Bu hesap, renk görme eksikliği olan bir kişinin, bir yakınının yüzündeki utanç kızarıklığını, güneş yanığını ya da bir hastalığın yol açtığı kızarıklığı fark etmekte zorlanabileceğini gösterir; ve bunun ten açıklığından bağımsız olduğunu. Bu tür eksiklikler erkeklerde çok daha yaygın olduğu için, gündelik hayatta "kadınlar bunu fark etti, erkekler etmedi" deneyimlerinin bir kısmının kökeni burada olabilir.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Kadınların çoğu dört tür koniyle görür ve erkeklerin göremediği milyonlarca rengi görür."
Taşıyıcı kadınların retinasında dört tür koni bulunabilir, ama deneyler taşıyıcıların çoğunun dört boyutlu renk görmesi göstermediğini, bunun yalnızca çok az kişide kanıtlanabildiğini ortaya koymuştur.
Özet
- Kırmızı–yeşil renk görme eksikliği X kromozomuna bağlı olduğu için erkeklerde çok daha yaygındır; renk görmesi normal olanlar arasında da küçük cinsiyet farkları ölçülmüştür.
- Taşıyıcı kadınların retinasında dört tür koni bulunabilir, ama dört boyutlu renk görmesi yalnızca çok az kişide gösterilmiştir.
- Kadınlar ortalamada daha çok renk adı kullanır; bu fark görmekten çok dil ve ilgiyle ilgilidir, çünkü temel adlarla konuşmaya zorlandığında insanlar renkleri aynı ana kategorilere yerleştirir.
Kendini sına
- (Kolay) Kırmızı–yeşil renk görme eksikliği neden erkeklerde daha yaygındır?
- (Kolay) Jordan ve arkadaşlarının çalışmasında 24 taşıyıcı kadından kaçı dört renkli görmeye özgü davranış gösterdi?
- (Orta) Daha çok renk adı kullanmak daha çok renk görmek anlamına gelir mi?
- (Orta) Abramov ve arkadaşları, renk görmesi normal erkeklerle kadınlar arasında nasıl bir fark buldu?
- (Zor) Retinasında dört tür koni bulunan bir kadın neden her zaman dört boyutlu renk görmez?
- (Zor) Kızarıklık hesabı, renk görme eksikliğinin gündelik bir sonucunu ve bunun tenle ilişkisini nasıl gösterir?
Cevaplar
- Kırmızı ve yeşil konilerin genleri X kromozomu üzerindedir; erkeklerin tek X kromozomu olduğu için bu genlerdeki bir değişikliği telafi edecek ikinci bir kopyaları yoktur («Nereden çıktı?»).
- Biri; döteranomali taşıyıcısı olduğu kesin olan 24 kadından yalnızca biri bütün testlerde dört renkli görmeye özgü davranış gösterdi («Kanıt ne diyor?»).
- Doğrudan değil. Lindsey ve Brown'un çalışmasında kadınlar daha çok renk adı kullandı, ama temel adlarla sınırlandığında insanlar renkleri aynı ana kategorilere yerleştirdi; daha çok ad, çoğunlukla renkler hakkında daha sık konuşmayı ve renklere duyulan ilgiyi yansıtır («Kanıt ne diyor?»).
- Tayfın neredeyse tamamında küçük ama anlamlı farklar buldular: erkekler aynı tonu görmek için genellikle biraz daha uzun bir dalga boyuna ihtiyaç duyuyordu ve tayfın ortasında ayrımları zayıf olan aralık daha genişti («Kanıt ne diyor?»).
- Çünkü dört tür koniye sahip olmak yetmez; beynin bu fazladan sinyali ayrı bir renk boyutu olarak işlemesi gerekir. Jordan ve arkadaşları taşıyıcıların çoğunun dört boyutlu renk görmesi göstermediğini buldu («Kanıt ne diyor?»).
- Eklenen kırmızılığın yarattığı fark normal görmede dört tende de 5 ile 6 birim arasındadır, tam döteranopi benzetiminde ise yaklaşık 0,5 birime iner. Renk görme eksikliği olan biri kızarıklığı her tende zor fark eder; bu, ten açıklığından değil, gözlemcinin renk görmesinden kaynaklanır («Örnek — kızarıklığı kim görür?»).
Kaynaklar
- Jordan, G., Deeb, S. S., Bosten, J. M. ve Mollon, J. D., «The dimensionality of color vision in carriers of anomalous trichromacy», Journal of Vision, 10(8):12, 2010.
- Abramov, I., Gordon, J., Feldman, O. ve Chavarga, A., «Sex and vision II: color appearance of monochromatic lights», Biology of Sex Differences, 3:21, 2012.
- Lindsey, D. T. ve Brown, A. M., «The color lexicon of American English», Journal of Vision, 14(2):17, 2014.
- Machado, G. M., Oliveira, M. M. ve Fernandes, L. A. F., «A Physiologically-based Model for Simulation of Color Vision Deficiency», IEEE Transactions on Visualization and Computer Graphics, 15(6), 2009, s. 1291–1298.
Sonraki adım
BI-02 renk görmenin fiziksel temeline iniyor: dalga boyu, frekans ve foton enerjisi arasındaki ilişkiyi, mavi bir fotonun neden kırmızı bir fotondan daha enerjik olduğunu ve macentanın tayfta yer almamasına rağmen neden gördüğümüz bir renk olduğunu anlatıyor. Renk görme eksikliğinin türlerini ve testlerini ayrıntılı görmek için BI-12'ye, dört renkli görme tartışması için PS-10'a geç.