İçeriğe geç

Bölüm RM-03 · Renk Mitleri

Antik Yunanlılar maviyi göremiyor muydu?

MitYaygın ama yanlış bir iddia ele alınır

Keşif · 878 kelime · yaklaşık 4 dakika okuma · seslendirme 6 dk · Hüküm: Yanlış

  • anlam alanı
  • algı
  • şarap renkli deniz
  • üç renkli görme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Homeros'ta bugünkü anlamıyla "mavi" sözcüğü yoktur; Yunan renk sözcükleri tonla birlikte açıklık ve parlaklığı da taşıyordu.
  2. "Maviyi göremiyorlardı" fikri 19. yüzyılda Gladstone, Geiger ve Magnus'un dilden algıya yaptığı sıçramadan doğdu.
  3. İnsan gözünün üç renkli görmesi milyonlarca yıllıktır ve Yunanlılar maviyi heykellerinde kullandı; hüküm: yanlış.

Kısa cevap

Hayır. Homeros'un denizi "şarap renkli" diye anması ve gökyüzüne hiç "mavi" dememesi, Antik Yunanlıların renk sözlüğünün bizimkinden farklı kurulduğunu gösterir; gözlerinin maviyi algılayamadığını değil. İnsan gözünün renk görmesi birkaç bin yılda değil milyonlarca yılda şekillendi ve Yunan heykellerinin üzerinde bugün mavi pigment izleri bulunuyor.

İddia

İnternette sık dolaşan bir iddiaya göre eski insanlar, özellikle Antik Yunanlılar, maviyi göremiyordu. Kanıt olarak Homeros'un destanları gösterilir: İlyada'da ve Odysseia'da deniz "şarap renkli" diye anılır, gökyüzü için mavi bir sözcük kullanılmaz. Bazı anlatılar bir adım daha atar ve renk görmenin tarih boyunca yavaş yavaş geliştiğini, maviyi en son "keşfettiğimizi" ileri sürer.

İddia iki ayrı adım içerir. Birincisi dille ilgilidir: Homeros'un metninde mavi için bizim kullandığımız türden bir sözcük yoktur. İkincisi algıyla ilgilidir: sözcük olmadığına göre renk de görülmüyordu. İlk adım büyük ölçüde doğrudur. İkinci adım ise dersin sınayacağı sıçramadır.

Nereden çıktı?

İddianın kökeni 19. yüzyılın ortasına uzanır. İngiliz devlet adamı ve klasik edebiyat meraklısı William Gladstone, 1858'de yayımlanan Homeros çalışmasında destanlardaki renk sözcüklerini tek tek inceledi ve Yunan doğasının betimlenmesinde mavinin neredeyse hiç geçmediğini fark etti. Gladstone, Homeros'un renk sözcüklerini tondan çok açıklık ve koyuluğa göre kullandığını öne sürdü.

Birkaç yıl sonra Alman filolog Lazarus Geiger, 1867'de verdiği bir konferansta aynı eksikliği Vedalar'da, Eski Ahit'te ve başka eski metinlerde de buldu. Göz hekimi Hugo Magnus ise 1870'lerde bundan cesur bir sonuç çıkardı: eski insanların renk duyusu bugünkünden gelişmemişti ve renkleri görmeyi zamanla öğrenmiştik. Dilde görülen bir farkı gözün biyolojisine bağlayan sıçrama bu dönemin ürünüdür; o çağda evrimin yeni tartışıldığını ve birçok şeyin "ilerleme" hikâyesiyle okunduğunu da hatırlamak gerekir.

Kanıt ne diyor?

Kanıtın ilk parçası dilin kendisindedir. Homeros'ta mavi ve gri tonlarla ilişkili sözcükler vardır: kyaneos koyu, neredeyse siyaha yaklaşan bir tonu, glaukos ise gri-mavimsi, parlak bir tonu anlatır; Athena'nın gözleri bu ikinci sözcükle nitelenir. Ama bu sözcükler bugünkü "mavi" gibi tek bir ton bölgesini değil, parlaklık ve koyulukla karışık geniş alanları kapsar. "Şarap renkli deniz" ifadesi de tonu değil, denizin koyu ve hareketli görünümünü, belki çalkantısını anlatan şiirsel bir sıfat olarak okunur.

Kanıtın ikinci parçası biyolojidir. İnsanın üç koni tipiyle gördüğü renk sistemi, Eski Dünya primatlarında milyonlarca yıl önce ortaya çıkmış bir gen kopyalanmasına dayanır. Homeros'la bugün arasında geçen üç bin yıl kadar süre, gözün bu yapısını değiştirecek bir zaman aralığı değildir. Antik Yunanlıların gözü, bizimkiyle aynı gözdü.

Kanıtın üçüncü parçası, Yunanlıların maviyi kullandığıdır. Yunan tapınakları ve heykelleri bugün beyaz mermer olarak bilinse de aslında boyalıydı. British Museum'da, görünür ışıkla uyarılınca kızılötesinde parlayan pigmentleri görüntüleyen bir yöntemle Parthenon heykellerinin birçoğunda Mısır mavisi izleri bulundu. Görmediği bir rengi tanrıça heykellerine özenle süren bir toplum düşünmek zordur.

Hüküm — Yanlış

Antik Yunanlılar maviyi görebiliyordu. Doğru olan kısım, dillerinin rengi bizim gibi bölmediği ve Homeros'un maviyi bugünkü anlamıyla adlandırmadığıdır. Yanlış olan, bir sözcüğün yokluğundan bir algının yokluğuna geçen adımdır. Dilin algıyı hangi ölçüde etkilediği ise ayrı ve gerçek bir araştırma sorusudur; bugünkü bulgular, sözcüklerin renkler arasındaki ayrımları hızlandırabildiğini ama görmeyi yaratmadığını düşündürür. Bu tartışmanın ayrıntısı TK-12'de işlenir.

Örnek — Türkçede gök ve mavi

Kendi dilimiz bu mitin sessiz bir karşı örneğidir. Orta Asya'daki atalarımızın metinlerinde bugünkü "mavi" yoktur; o renk bölgesi "gök" diye adlandırılırdı ve "mavi" Türkçeye çok sonra, Arapçadan girdi. Eski Türkçe metinlerde "mavi" sözcüğünün bulunmamasına bakıp Türklerin eskiden maviyi göremediği sonucuna varan birini ciddiye almazdık. Aynı mantık Homeros için de geçerlidir: sözlük değişir, göz aynı kalır.

Sık yapılan yanlış

Yaygın yanlış"Bir dilde bir renk için sözcük yoksa, o dili konuşanlar o rengi göremez."
Doğrusu

Sözcüğün yokluğu, rengin algılanmadığını göstermez; iki tonu aynı adla anan biri, iki tonu yan yana koyduğunuzda yine farkı görür.

Yaygın yanlış"Antik Yunan heykelleri bembeyazdı, çünkü Yunanlılar rengi önemsemezdi."
Doğrusu

Heykeller ve tapınaklar boyalıydı; boyaların çoğu zamanla silindi. Mısır mavisi gibi pigmentlerin izleri bugün özel görüntüleme yöntemleriyle bulunuyor.

Özet

  1. Homeros'ta bugünkü anlamıyla "mavi" sözcüğü yoktur; Yunan renk sözcükleri tonla birlikte açıklık ve parlaklığı da taşıyordu.
  2. "Maviyi göremiyorlardı" fikri 19. yüzyılda Gladstone, Geiger ve Magnus'un dilden algıya yaptığı sıçramadan doğdu.
  3. İnsan gözünün üç renkli görmesi milyonlarca yıllıktır ve Yunanlılar maviyi heykellerinde kullandı; hüküm: yanlış.

Kendini sına

  1. (Kolay) Homeros denizi hangi sıfatla anar?
  2. (Kolay) "Eski insanlar maviyi göremiyordu" fikrini 19. yüzyılda ilk dile getiren isimlerden biri kimdir?
  3. (Orta) Bir renge ad vermemek onu görememek anlamına gelir mi?
  4. (Orta) Parthenon heykellerindeki bulgu iddiaya nasıl bir karşı kanıt sunar?
  5. (Zor) Üç bin yıllık bir sürenin gözün renk görmesini değiştirmesi neden olası değildir?
  6. (Zor) Dil ile renk algısı arasında gerçek bir ilişki araştırılıyorsa, bu mit neden yine de yanlıştır?

Cevaplar

  1. "Şarap renkli"; bu sıfat tondan çok denizin koyu ve hareketli görünümünü anlatan şiirsel bir ifade olarak okunur («Kanıt ne diyor?»).
  2. William Gladstone; 1858'deki Homeros çalışmasında mavinin yokluğunu tespit etti. Geiger ve Magnus bu gözlemi ilerletti («Nereden çıktı?»).
  3. Hayır. Sözcüğün yokluğu, dilin renkleri farklı böldüğünü gösterir; iki ton yan yana konduğunda konuşucular farkı yine görür. Göz aynı kalır, sözlük değişir («Hüküm — Yanlış»).
  4. Heykellerde Mısır mavisi izleri bulundu; Yunanlılar maviyi özenle kullanıyordu, bu da onu gördüklerini gösterir («Kanıt ne diyor?»).
  5. Üç renkli görme, yaklaşık 30–40 milyon yıl önce bir gen kopyalanmasıyla ortaya çıktı; birkaç bin yıl, böyle bir biyolojik değişimi açıklayacak süre değildir («Kanıt ne diyor?»).
  6. Araştırmalar sözcüklerin ayrım hızını etkileyebildiğini gösteriyor, ama algıyı yaratmadığını; mit ise sözcüğün yokluğundan görmenin yokluğuna geçiyor, bu kanıtın desteklemediği bir sıçramadır («Hüküm — Yanlış»).

Kaynaklar

  • Gladstone, W. E., Studies on Homer and the Homeric Age, Oxford University Press, 1858.
  • Jacobs, G. H. ve Nathans, J., «The Evolution of Primate Color Vision», Scientific American, 2009.
  • Dulai, K. S. ve ark., «The evolution of trichromatic color vision by opsin gene duplication in New World and Old World primates», Genome Research 9(7), 1999.
  • British Museum, «Paint and the Parthenon: conservation of ancient Greek sculpture».
  • King's College London, «Scientific analysis reveals the true colours of the Parthenon Sculptures».

Sonraki adım

TK-12 bu mitin arkasındaki gerçek soruyu ele alıyor: temel renk terimlerinin diller arasında nasıl farklılaştığını, Rusçadaki iki maviyi, Türkçedeki gök ile maviyi ve dil–algı deneylerinin gerçekte ne bulduğunu tartışıyor. BI-10 ise gözün tarafını açıyor: üç renk kuramını ve renk eşleme deneylerini anlatarak Homeros'un gözünün neden bizimkiyle aynı olduğunu gösteriyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:20 Kanca: Kapak kartında büyük harflerle "YANLIŞ" yazar; arkasında mavi bir Ege denizi ve üstünde bir soru: "Homeros bunu görmüyor muydu?"
  • 0:20–1:20 Hikâye: 1858, Gladstone'un masasında Homeros sayfaları ve renk sözcüklerinin tek tek sayıldığı bir defter.
  • 1:20–4:00 Açıklama: Yunanca renk sözcüklerinin, tonla parlaklığı karıştıran geniş bir haritası; ardından milyonlarca yıllık bir zaman şeridinde gen kopyalanması ve kısacık bir çizgi olarak üç bin yıl.
  • 4:00–4:50 Aha anı: Parthenon heykelinde, kırmızı ışık altında beyaz parlayan Mısır mavisi izleri.
  • 4:50–5:50 Gerçek dünya: "Gök" ve "mavi" sözcükleri; aynı gökyüzü, iki farklı ad.
  • 5:50–6:30 Yanlış bilinen: Bembeyaz bir heykel yavaşça boyanır.
  • 6:30–7:00 Kapanış: Hüküm yeniden ekranda; TK-12 ve BI-10.

Görsel notları

  • Parthenon görüntüleri: British Museum görsellerinin kullanım koşulları kontrol edilir; lüminesans görüntüsü yoksa yöntem sade bir çizimle anlatılır.
  • Ege mavisi #2E6DA4 ("deniz mavisi"), heykel boyası için #2567A8 ("antik mavi"), "şarap renkli" deniz için koyu mor-lacivert #3B2A4A ("şarap koyusu"); renk adları altyazıda yazılıdır.
  • Gladstone portresi kamu malıdır; uydurma alıntı kullanılmaz, Homeros'tan doğrudan dize alıntılanmaz.