İçeriğe geç

Bölüm RH-10 · Bir Rengin Hikâyesi

Beyaz: Sayfanın, temizliğin ve kurşun zehirlenmesinin rengi

TarihTarihsel kaynaklara dayanır

Keşif · 1.316 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Bu dersin sonunda: izleyici rengi dört perdeden tanır ve en az bir alana geçiş yapar.

  • dağınık yansıma
  • kurşun beyazı
  • seruz
  • kireç badana
  • açıklık ayrımı
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Beyaz, ışığın bütün dalga boylarını her yöne saçan dağınık yansımanın rengidir; beyaz bir kumaş en açık tenden 0,5, en koyu tenden 4,7 durak daha fazla ışık yansıtır, bu yüzden açıklık ayrımı koyu tende en büyüktür.
  2. Kurşun beyazı antik çağdan yirminci yüzyılın başına kadar başlıca beyaz pigmentti ve zehirliydi; ILO'nun 1921 tarihli 13 sayılı sözleşmesi onu onaylayan ülkelerde iç mekân boyasından çıkarmayı hedefledi, ABD'de iç mekân boyasında 1978'de yasaklandı.
  3. Kurşunlu seruz makyajı teni dağınık yansımayla açık ve pürüzsüz gösteriyordu ve deriden kurşun geçirebiliyordu; 1925'te Le Corbusier beyaz badanayı temizliğin ve ahlakın rengi ilan etti.

Kısa cevap

Beyaz, üzerine düşen ışığın bütün dalga boylarını büyük ölçüde ve her yöne saçarak geri gönderen bir yüzeyin rengidir; bu yüzden sayfanın, duvarın ve ışığın kendisinin rengi gibi görünür. Yüzyıllar boyunca en iyi beyazlardan biri kurşundan yapıldı ve bu beyaz, onu tuvale süren ressamları, yüzüne süren kadınları ve evleri boyayan işçileri zehirledi; 1921'de uluslararası bir sözleşme onu iç mekân boyasından çıkarmaya çalıştı. Aynı yüzyılın başında beyaz, bir mimarın elinde temizliğin ve ahlakın rengi ilan edildi.

Bilim — beyazı beyaz yapan nedir?

Bir yüzey, üzerine düşen ışığın bütün dalga boylarını büyük ölçüde geri gönderdiğinde ve bunu tek bir yöne değil her yöne yaptığında beyaz görünür. Aynı ışığı tek bir yöne gönderen yüzey ayna olur; her yöne dağıtan yüzey ise beyazdır.

Beyazın sırrı saçılmadadır. DT-06'da beyazın, siyahın ve grinin tonu olmayan akromatik renkler olduğunu ele aldık. Beyaz bir boya, ışığı soğurmayan ama güçlü biçimde saçan taneciklerden yapılır; tanecik ile çevresindeki bağlayıcının kırılma indisleri birbirinden ne kadar farklıysa, ışık o kadar çok kez sapar ve boya o kadar örtücü olur. MA-05, bugün dünyanın en çok kullanılan pigmenti olan titanyum dioksitin bu yüzden bu kadar beyaz ve örtücü olduğunu anlattı; aynı pigmentin güneş kreminde koyu tende bıraktığı beyaz izi de orada gördük.

Beyazın bir ten önündeki davranışı, siyahın tam tersidir. RH-09, siyah bir kumaşın en koyu tene açıklıkta yalnız yaklaşık 15 birim uzak olduğunu hesaplamıştı. Beyaz bir kumaş, örneğin F2F2F2, için tablo ters döner: açıklık farkı en açık ten F1C7A9'da yaklaşık 12 birimdir, en koyu ten 4A2C1D'de ise 74 birime çıkar. Aynı fark ışık miktarıyla da ölçülebilir. Beyaz kumaş en açık tenden yalnız 1,4 kat, en koyu tenden ise 26,5 kat daha fazla ışık yansıtır; fotoğrafçıların diliyle bu, 0,5 duraklık ile 4,7 duraklık bir farktır.

RH-09'da tanımlanan açıklık ayrımı, yani iki alanın birbirinden esas olarak açıklık farkıyla ayrılması, beyaz bir giysi ile en koyu ten arasında en büyük değerine ulaşır.

Bu yüzden beyaz bir gömlek giyen koyu tenli birini fotoğraflamak, kameradan gömleğin ayrıntısını ve yüzün ayrıntısını aynı anda korumasını ister. FS-11 bu ayarın nasıl yapıldığını anlatır. Beyazın kendisi de mutlak değildir: göz, bir odanın ışığına uyum sağladıkça, sarımsı bir lambanın altındaki kâğıdı da beyaz görür.

Tarih — kurşunun beyazı

Beyazın uzun tarihinin büyük kısmı kurşunla yazıldı. CAMEO'ya göre kurşun beyazı antik çağdan beri metalik kurşunun sirke buharına tutulmasıyla yapay olarak üretildi ve yirminci yüzyılın başında çinko beyazı ile titanyum beyazı yerini alana kadar tablolarda ve seramik sırlarında kullanılan başlıca beyaz pigment oldu. MA-05, bu geçişin ressamların atölyesinde nasıl yavaş gerçekleştiğini anlattı.

Kurşun beyazının bedeli, onu kullananların bedeniydi. CAMEO pigmenti solunduğunda ya da yutulduğunda zehirli olarak sınıflar. Bu tehlike yalnız ressamları değil, evleri boyayan işçileri de kapsıyordu. 1921'de Uluslararası Çalışma Örgütü bunu bir sözleşmeyle ele aldı.

Sözleşme bir dünya yasağı değildi; yalnız onu onaylayan ülkeleri bağlıyordu. CAMEO'ya göre kurşun beyazı yirminci yüzyılın ortalarına kadar bazı dış cephe boyalarında ve seramik sırlarında kullanılmaya devam etti; ABD'de iç mekân boyalarındaki kullanımı 1950'lerde kısıtlandı ve 1978'de yasaklandı. Beyazın zehirli olmayan bir karşılığı, ancak titanyum dioksit endüstrisinin büyümesiyle, EC-05'te anlatılan küresel pazarın kurulmasıyla sıradanlaştı.

Kültür — yüzdeki beyaz

Kurşun beyazı yalnız duvarlara ve tuvallere değil, yüzlere de sürüldü. Avrupa'da yüzyıllar boyunca, beyaz kurşunla yapılan yüz makyajı, seruz adıyla, pürüzsüz ve açık bir ten görünümü elde etmek için kullanıldı; bugün elde kalan tarifler on altıncı yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla uzanır.

Bu makyaj Bilim perdesindeki dağınık yansımanın bedene uygulanmış hâliydi: ışığı her yöne saçan kurşun tanecikleri teni açık ve kusursuz gösteriyordu. Beyaz ten bir güzellik ölçüsü olarak kurulduğunda, o ölçüye ulaşmanın bedeli de bedene ödetildi. TK-14, beyazın bazı kültürlerde yasın, bazılarında düğünün rengi olduğunu gösterdi; seruzun hikâyesi, beyazın bir de beden üzerinde bir statü ölçüsü olarak nasıl işlediğini gösterir. Bugün de ten açıcı ürünlerin güvenliği ve arkasındaki güzellik ölçüsü tartışılmaya devam eder; bu ders o ürünler hakkında bir öneri vermez.

Bugün — temizliğin beyazı

Yirminci yüzyılın başında beyaz bir mimarın elinde bir programa dönüştü. Le Corbusier 1925'te yayımlanan «L'Art décoratif d'aujourd'hui» kitabında, bir Fransız emaye boya markasının adıyla anılan «Ripolin yasası»nı önerdi: her yurttaşın duvar kâğıtlarını ve süslerini kaldırıp evini düz bir beyaz boya katıyla kaplaması.

MI-06, tarihi yapılarda kullanılan kireç badananın ne olduğunu anlattı; Le Corbusier'nin beyaz duvarı ise o eski malzemeye yeni bir anlam yükledi: temizlik, açıklık, dürüstlük. Aynı anlam bugün de çevremizdedir. Hastane çarşafları, laboratuvar önlükleri, mutfak fayansları ve mağaza vitrinlerindeki beyaz, bu yüzyıllık «temiz» vaadini taşır. MI-04 ise hastanelerde her yerin beyaz olmasının bir gerekçesi kadar bir sorunu da olabileceğini, göz kamaşmasını tartıştı.

Bugünün beyazı çoğunlukla titanyumdur ve çoğu zaman bir mavi dokunuş taşır: DT-15'teki optik beyazlatıcılar, kâğıdın ve kumaşın sarımsı tonunu görünmez bir morötesi ışıkla bastırır. Sayfa, duvar, gömlek ve yüz; beyaz dört yüzyılda dört yüzeyin rengi oldu ve her birinde bir ölçü, bir vaat ya da bir bedel taşıdı.

Sık yapılan yanlış

Yaygın yanlış"Beyaz, rengin yokluğudur."
Doğrusu

Beyaz bir yüzey ışığın bütün dalga boylarını büyük ölçüde ve her yöne yansıtır; akromatik bir renktir ama bir yüzey rengi olarak ölçülür, ışığın kendisinin yokluğu değildir. Siyah, gri ve beyazın renk olup olmadığı sorusu DT-06'da tartışıldı.

Özet

  1. Beyaz, ışığın bütün dalga boylarını her yöne saçan dağınık yansımanın rengidir; beyaz bir kumaş en açık tenden 0,5, en koyu tenden 4,7 durak daha fazla ışık yansıtır, bu yüzden açıklık ayrımı koyu tende en büyüktür.
  2. Kurşun beyazı antik çağdan yirminci yüzyılın başına kadar başlıca beyaz pigmentti ve zehirliydi; ILO'nun 1921 tarihli 13 sayılı sözleşmesi onu onaylayan ülkelerde iç mekân boyasından çıkarmayı hedefledi, ABD'de iç mekân boyasında 1978'de yasaklandı.
  3. Kurşunlu seruz makyajı teni dağınık yansımayla açık ve pürüzsüz gösteriyordu ve deriden kurşun geçirebiliyordu; 1925'te Le Corbusier beyaz badanayı temizliğin ve ahlakın rengi ilan etti.

Kendini sına

  1. (Kolay) Bir yüzeyi ayna değil de beyaz yapan nedir?
  2. (Kolay) ILO'nun 1921 tarihli 13 sayılı sözleşmesi neyi yasaklamayı hedefliyordu?
  3. (Orta) Bu rengi bugün çevrende ilk nerede fark edeceksin ve artık neyi farklı göreceksin?
  4. (Orta) McNeill'in araştırmasına göre kurşun beyazlı makyaj teni neden daha açık ve pürüzsüz gösteriyordu?
  5. (Zor) Beyaz bir giysi ile en koyu ten arasındaki fark neden fotoğrafçı için bir sorundur?
  6. (Zor) Wigley'e göre Ripolin'in beyazı yüzyıl dönümünde hangi iki anlamı birlikte taşıyordu?

Cevaplar

  1. Işığı tek bir yöne değil, her yöne saçarak geri göndermesi; ayna ışığı tek yöne yansıtır, beyaz yüzey dağınık yansıtır («Bilim — beyazı beyaz yapan nedir?»).
  2. Onaylayan ülkelerde kurşun beyazının, kurşun sülfatın ve bunları içeren ürünlerin binaların iç mekân boyasında kullanılmasını, belirli istisnalar dışında («Tarih — kurşunun beyazı»).
  3. Okurdan okura değişen bir soru bu; dersin bakışıyla bir cevap şöyle kurulabilir: bir hastane koridorunda, bir mutfak fayansında ya da bir defter sayfasında beyazı fark ettiğinde, onun «temiz» vaadini, titanyumdan gelen örtücülüğünü ve bir zamanlar kurşunla ödenen bedelini; beyaz bir giysinin önündeki bir yüzü fotoğraflarken ise tenle giysi arasındaki açıklık farkını görebilirsin («Bugün — temizliğin beyazı»).
  4. Çünkü makyaj derinin dağınık yansıtmasını artırıyor, ışığı her yöne saçarak kırışıklıkları ve lekeleri bulanıklaştırıyor ve derinin yansıttığı ışığın miktarını yükseltiyordu («Kültür — yüzdeki beyaz»).
  5. Çünkü beyaz giysi en koyu tenden 26,5 kat, yani 4,7 durak daha fazla ışık yansıtır; tek bir pozlama ya giysinin ayrıntısını ya yüzün ayrıntısını kaybetme riski taşır («Bilim — beyazı beyaz yapan nedir?»).
  6. Mikroplara düşman, sağlıklı bir yüzey olarak tıbbi bir anlamı ve Le Corbusier'nin sözleriyle ahlaki bir anlamı; Wigley bunun toplumsal denetimle ve ırksallaştırmayla da bağlantılı olduğunu savunur («Bugün — temizliğin beyazı»).

Kaynaklar

  • CAMEO, «Lead white», Museum of Fine Arts, Boston, cameo.mfa.org.
  • International Labour Organization, «White Lead (Painting) Convention, 1921 (No. 13)», NORMLEX.
  • McNeill, F. E., «Dying for makeup: Lead cosmetics poisoned 18th-century European socialites in search of whiter skin», The Conversation, 27 Şubat 2022.
  • Wigley, M., «Chronic Whiteness», e-flux Architecture, Sick Architecture, Kasım 2020.

Sonraki adım

RH-11'de adını bir maddeden değil, bir taştan ve o taşın geldiği yoldan alan bir renk var: turkuaz. Renk adının bir taştan ve bir yerden nasıl doğduğu ve bu mavi-yeşilin Osmanlı çinisinin paletinde nasıl yer bulduğu dört perdede anlatılıyor. Beyazın zehirsiz yüzü olan titanyum ise kimyasıyla MA-05'te, pazarıyla EC-05'te duruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:30 Kanca: Ekran beyazla açılır; bir sayfa, bir duvar, bir gömlek ve bir yüz dört karede belirir.
  • 0:30–3:00 Bilim perdesi: Bir aynaya düşen ışık tek yöne döner, beyaz bir boyaya düşen ışık her yöne saçılır. Dört ten yaması beyaz bir kumaşın önünde; aralarındaki durak farkı çubuklarla gösterilir. Ekranda DT-06, MA-05 ve FS-11 kodları.
  • 3:00–5:30 Tarih perdesi: Kurşun levhalar sirke buharının üstünde beyazlaşır; bir ressamın paleti; 1921 tarihli sözleşmenin ilk maddesi ekranda. Ekranda EC-05 kodu.
  • 5:30–8:00 Kültür perdesi: Bir aynanın önünde yüze sürülen beyaz makyaj; ışık okları derinin üstünde her yöne saçılır. Ekranda TK-14 kodu.
  • 8:00–10:30 Bugün perdesi: Duvar kâğıtları sökülür, oda beyaza boyanır; bir hastane koğuşu, bir laboratuvar önlüğü, mavimsi bir defter sayfası. Ekranda MI-06, MI-04 ve DT-15 kodları.
  • 10:30–11:00 Kapanış: Kartın sorusu; beyaz ekranın ortasında turkuaz bir taş belirir, RH-11 kodu.

Görsel notları

  • Makyaj ve boyama sahneleri özgün çizimlerdir; tarihî kişiler canlandırılmaz, gerçek bir markanın ambalajı gösterilmez.
  • Ders makyaj ürünleri ya da sağlık hakkında öneri vermez; kurşunun zehirliliği yalnız tarihsel bağlamda anlatılır.
  • Dört ten yaması ve beyaz kumaş dersteki renk kodlarıyla boyanır; ekranda renklerin ekrana göre değişebileceği belirtilir.