İçeriğe geç

Bölüm RH-09 · Bir Rengin Hikâyesi

Siyah: Yas, lüks ve isyan: siyahın üç hayatı

TarihTarihsel kaynaklara dayanır

Keşif · 1.302 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Bu dersin sonunda: izleyici rengi dört perdeden tanır ve en az bir alana geçiş yapar.

  • akromatik renk
  • renk dışı sayılma
  • yas krebi
  • açıklık ayrımı
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Siyah, ışığın çok azını yansıtan yüzeylerin akromatik rengidir; koyu bir ten siyah bir giysinin önünde esas olarak kroması sayesinde ayrışır, çünkü açıklık farkı küçüktür.
  2. Pastoureau'ya göre siyah ve beyaz, matbaa, Reform ve Newton'un tayfıyla Orta Çağ'ın sonundan on yedinci yüzyıla renklerin dışına itildi ve yaklaşık üç yüzyıl "renk olmayan" sayıldı.
  3. Siyahın üç hayatı: on dokuzuncu yüzyılın kurallı yas giyimi, 1926'da Vogue'un "Ford" dediği küçük siyah elbiseyle şıklığa dönüşümü ve sanatçıların 1946'da "siyah bir renktir" diyerek ona statüsünü geri vermesi.

Kısa cevap

Siyah, yüzeyine düşen ışığın çok azını geri yansıtan bir yüzeyin rengidir ve Avrupa'da yaklaşık üç yüzyıl boyunca "renk" bile sayılmadı; baskı, Reform hareketi ve Newton'un tayfı onu renklerin dışına itti. Aynı dönemde ve sonrasında siyah birbirine zıt üç hayat yaşadı: on dokuzuncu yüzyılda sıkı kurallarla giyilen bir yas rengi oldu, 1926'da bir tasarımcının elinde sade ve şık bir gündelik elbisenin rengine dönüştü, yirminci yüzyıl sanatçılarının elinde ise akademinin koyduğu kurala karşı bir ilan oldu. Siyahın anlamı, bu üç hayatın her birinde, onu kimin ve hangi amaçla giydiğine göre değişti.

Bilim — siyahı siyah yapan nedir?

Bir yüzey, üzerine düşen ışığın çoğunu soğurup çok azını yansıttığında siyah görünür. DT-06'da siyahın, beyazın ve grinin akromatik renkler olduğunu, yani belirgin bir tonu olmayan renkler olduğunu ele aldık; matbaadaki zengin siyahı ve ekranların siyah seviyesini de orada gördük.

Siyahın da dereceleri vardır. Günlük hayattaki en koyu kumaş bile ışığın bir kısmını yansıtır ve bu yüzden tamamen siyah değildir. Laboratuvarda, karbon nanotüplerden yapılan kaplamalar ışığı neredeyse tamamen hapseder; bu "en siyah siyahların" hikâyesi ve sanat dünyasında bir pigmentin kullanım hakkı üzerine çıkan tartışma MA-06'nın konusudur.

Siyahın bir ten önündeki davranışı, fotoğrafçıların ve tasarımcıların her gün karşılaştığı bir sorundur. Koyu bir kumaşın, örneğin CIELAB açıklığı yaklaşık 6 olan 141414'ün, dört ten örneğine uzaklığını CIEDE2000 ile ölçtük. En açık ten F1C7A9 bu siyaha 74,3 birim uzaklıktadır; C68863 50,0, 8D5524 33,8, en koyu ten 4A2C1D ise 18,3 birim uzaklıktadır.

En açık tende siyah bir giysiyle yüz arasındaki ayrım neredeyse tamamen açıklıktan gelir. En koyu tende açıklık farkı yalnızca yaklaşık 15 birimdir; ayrımın önemli bir kısmını tenin kroması, yani kırmızımsı kahverengi tonunun doygunluğu taşır. Bu yüzden siyah bir giysi ya da siyah bir fon önünde koyu bir yüzü fotoğraflarken, doygunluğu kısan bir renk ayarı ya da yetersiz bir pozlama, yüzü giysiden ayıran en önemli farkı silebilir. Hiçbir ten akromatik değildir (DT-06); en koyu ten bile, siyahın yanında bir renk olarak durur.

Tarih — siyah ne zaman "renk dışı" oldu?

Bugün siyahın bir renk olduğunu kimse sorgulamaz; ama bu her zaman böyle değildi.

Matbaanın bu dönüşümdeki payını anlamak zor değildir. Basılı kitap ve gravür yaygınlaştıkça, bilginin büyük kısmı beyaz bir zemin üzerinde siyah çizgilerle dolaşmaya başladı; siyah ile beyaz, renkli olanın karşısında bilginin, çizginin ve metnin kendisi hâline geldi. Pastoureau, Batı kültürünün altı "temel" rengini beyaz, kırmızı, siyah, yeşil, sarı ve mavi olarak sayar; siyah, bugün bu altı rengin biri olarak görülür.

Bu ayrımın izleri bugün de dilimizdedir. "Siyah-beyaz" bir fotoğraf ya da film, "renkli" olanın karşıtı olarak adlandırılır; sanki siyah ve beyaz renk değilmiş gibi. Pastoureau da fotoğrafta, sinemada, gazetecilikte ve yayıncılıkta eski ayrımın bazı kalıntılarının sürdüğünü not eder.

Kültür — yasın siyahı, lüksün siyahı

Siyahın ilk büyük hayatı yastır. On dokuzuncu yüzyılda yas giyimi, ne kadar süre, hangi kumaşla ve hangi tonla giyileceği ayrıntılı kurallara bağlanmış bir toplumsal törendi.

Beyazın bazı kültürlerde yas, bazılarında düğün rengi olduğu ve Victoria'nın eşinin ölümünden sonra ömrü boyunca siyah giydiği TK-14'ün konusuydu. Siyahın ikinci hayatı ise tam da bu yas geleneğinin içinden doğdu.

Aynı yazı, Avustralya yayın kurumu ABC için yazan Colin Bissett'ten bir gözlem aktarır: siyah, Birinci Dünya Savaşı'nın ve ardından gelen İspanyol gribi salgınının Fransa'da geride bıraktığı çok sayıda dul kadın için tanıdık bir gündelik giysi rengiydi. Chanel, başka tasarımcıların bu kasvete karşı renkli ve süslü giysilere yöneldiği bir dönemde, kasvetin rengini sade çizgilerle yeniden yorumladı.

Yasın ve hizmetin rengi, birkaç on yılda şıklığın rengine dönüştü. PZ-05'te lüks kategorilerde siyahın bir "lüks kodu" olarak nasıl işlediğini tartıştık; siyah elbisenin hikâyesi bu kodun kökenlerinden biridir. Aynı renk, bir kuşak önce kaybı, bir kuşak sonra zarafeti anlatabildi.

Bugün — isyanın siyahı ve sıradan siyah

Siyahın üçüncü hayatı, sanatçıların ona geri verdiği statüyle ilgilidir. Pastoureau'ya göre yirminci yüzyılın ikinci on yılından itibaren sanatçılar, siyaha ve beyaza Orta Çağ'ın sonuna kadar sahip oldukları gerçek renk statüsünü yavaş yavaş geri veren ilk kişiler oldu; bilim insanları ve sonra genel kamuoyu onları izledi.

Pastoureau bu dönüşümün bir anını da anar: 1946 sonunda Paris'teki Maeght Galerisi'nde düzenlenen ve bir tür küstahlıkla "siyah bir renktir" diye ilan eden sergi. Sergideki ressamların, on beşinci yüzyılın sonunda siyahın gerçekten bir renk olmadığını ilk ilan eden sanatçı olan Leonardo da Vinci'ye dört buçuk yüzyıl sonra cevap vermek istemiş olabileceklerini yazar. Siyahın isyanı burada bir kurala karşı çıkıştır: akademinin ve resim kuramlarının öğrettiğine karşı bir tutum.

Bugün siyah, bu üç hayatın hepsini aynı anda taşır. Bir cenazede yasın, bir davette şıklığın, bir sanat eserinde ya da bir sahnede bir karşı çıkışın rengi olabilir. Pastoureau'nun da belirttiği gibi, bugün "siyah bir renktir" demek neredeyse sıradan bir gözlemdir; asıl kışkırtıcı olan tersini söylemek olurdu.

Siyahın üç hayatı bir dersi paylaşır: rengin kendisi değişmedi, onu giyenler ve onu bir amaçla seçenler değişti. İnsanlar için kullanılan "siyah" sözcüğü de aynı ölçüde bir kategori adıdır, bir renk ölçümü değil; en koyu ten bile ölçüldüğünde akromatik değil, doygunluğu olan bir renktir.

Sık yapılan yanlış

Yaygın yanlış"Siyah her kültürde ve her dönemde yasın rengidir."
Doğrusu

Siyahın yasla bağı Avrupa'da güçlüdür, ama başka kültürlerde beyaz yasın rengidir (TK-14); Avrupa'da bile siyah, yirminci yüzyılda şıklığın ve sanatsal karşı çıkışın rengine dönüşmüştür.

Özet

  1. Siyah, ışığın çok azını yansıtan yüzeylerin akromatik rengidir; koyu bir ten siyah bir giysinin önünde esas olarak kroması sayesinde ayrışır, çünkü açıklık farkı küçüktür.
  2. Pastoureau'ya göre siyah ve beyaz, matbaa, Reform ve Newton'un tayfıyla Orta Çağ'ın sonundan on yedinci yüzyıla renklerin dışına itildi ve yaklaşık üç yüzyıl "renk olmayan" sayıldı.
  3. Siyahın üç hayatı: on dokuzuncu yüzyılın kurallı yas giyimi, 1926'da Vogue'un "Ford" dediği küçük siyah elbiseyle şıklığa dönüşümü ve sanatçıların 1946'da "siyah bir renktir" diyerek ona statüsünü geri vermesi.

Kendini sına

  1. (Kolay) Vogue, Chanel'in 1926'daki küçük siyah elbisesini hangi otomobile benzetti?
  2. (Kolay) Pastoureau'ya göre Newton'un tayfında siyaha neden yer yoktu?
  3. (Orta) Bu rengi bugün çevrende ilk nerede fark edeceksin ve artık neyi farklı göreceksin?
  4. (Orta) Met'in «Death Becomes Her» sergisi, on dokuzuncu yüzyıl yas giyiminin nasıl değiştiğini gösterdi?
  5. (Zor) En koyu ten örneği siyah bir kumaşın önünde neden esas olarak kroması sayesinde ayrışır ve bu, fotoğraf için ne anlama gelir?
  6. (Zor) 1946'daki "siyah bir renktir" sergisi neye karşı bir çıkıştı?

Cevaplar

  1. Model T'ye; dergi elbiseyi "Ford" diye tanımladı («Kültür — yasın siyahı, lüksün siyahı»).
  2. Newton'un 1665–66'da sunduğu yeni renk düzeni tayfın renklerinden oluşuyordu ve bu düzende beyaza ve siyaha artık yer yoktu («Tarih — siyah ne zaman "renk dışı" oldu?»).
  3. Okurdan okura değişen bir soru bu; dersin bakışıyla bir cevap şöyle kurulabilir: bir cenazede, bir davette ya da bir sahnede siyahı fark ettiğinde, onun yas, şıklık ya da karşı çıkış hayatlarından hangisini taşıdığını; siyah bir fonun önündeki bir yüzü fotoğraflarken ise yüzü fondan ayıran farkın açıklıktan mı yoksa tenin doygunluğundan mı geldiğini ayırt edebilirsin («Bugün — isyanın siyahı ve sıradan siyah»).
  4. Sergi 1815'ten 1915'e yas giysilerini gösterdi ve uygun kumaşların yas krebinden fitilli ipeklere doğru değişimini, ardından gri ve leylak tonlarıyla rengin yeniden girişini izledi («Kültür — yasın siyahı, lüksün siyahı»).
  5. En koyu ten ile siyah arasındaki açıklık farkı yalnızca yaklaşık 15 birimdir, oysa en açık tende bu fark 77 birime yaklaşır; koyu tenin siyahtan ayrışmasını büyük ölçüde doygunluğu sağlar. Doygunluğu kısan bir ayar ya da yetersiz pozlama bu farkı silebilir («Bilim — siyahı siyah yapan nedir?»).
  6. Pastoureau'ya göre on beşinci yüzyılın sonunda siyahın gerçekten bir renk olmadığını ilk ilan eden Leonardo da Vinci'ye ve akademik resim kuramlarında öğretilen görüşe karşı bir çıkıştı («Bugün — isyanın siyahı ve sıradan siyah»).

Kaynaklar

  • Pastoureau, M., «Black: The History of a Color», Princeton University Press, 2008.
  • The Metropolitan Museum of Art, «Death Becomes Her: A Century of Mourning Attire», sergi sayfası, 2014.
  • Eschner, K., «Why Coco Chanel Created the Little Black Dress», Smithsonian Magazine, 29 Eylül 2017.

Sonraki adım

RM-06 bir renk algısı iddiasına bakıyor: kadınların gerçekten daha çok renk görüp görmediğini, renk körlüğünün erkeklerde neden daha yaygın olduğunu, nadir görülen dört renk alıcılı görmenin ne olduğunu ve renk adlarının kullanımındaki farkların ne kadarının kültürden geldiğini tartışıyor. Siyahın, beyazın ve grinin renk olup olmadığı sorusunun bilimsel tarafı için DT-06'ya dön.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:30 Kanca: Ekran siyahla açılır; bir yas elbisesi, bir kokteyl elbisesi ve bir sergi duvarındaki "siyah bir renktir" yazısı yan yana belirir.
  • 0:30–3:00 Bilim perdesi: Bir yüzeye düşen ışık okları; siyah yüzeyde çoğu kaybolur. Dört ten yaması siyah bir fonun önünde; açıklık farkı ve kroma iki ayrı çubukla gösterilir. Ekranda DT-06 ve MA-06 kodları.
  • 3:00–5:30 Tarih perdesi: Bir matbaa baskısı, bir gravür; Newton'un prizmasından çıkan tayf ve tayfın dışında kalan siyah ile beyaz yamalar.
  • 5:30–8:30 Kültür perdesi: Mat bir yas elbisesi, zamanla gri ve leylak tonlarına geçiş; ardından 1926'nın küçük siyah elbisesi ve bir otomobil silueti. Ekranda PZ-05 kodu.
  • 8:30–10:30 Bugün perdesi: 1946'nın sergisi; Leonardo'nun defterinden bir sayfa ile sergi afişi karşı karşıya. Bir cenaze, bir davet ve bir sahne üç karede.
  • 10:30–11:00 Kapanış: Kartın sorusu; siyah ekran yavaşça açılır, RM-06 ve DT-06 kodları.

Görsel notları

  • Elbiseler, sergi ve afiş ekibin özgün çizimleridir; müze fotoğrafları, dergi kapakları ya da bir moda evinin logosu kullanılmaz.
  • Ten örnekleri siyah fonun önünde eşit boyutlarda ve doğru pozlamayla gösterilir; en koyu tenin doygunluğu korunur.