Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Pembe, yüksek açıklıkta ve düşük kromada bir kırmızıdır; tendeki pembelik hemoglobinden gelir ve ancak yüksek açıklıklı tenlerde pembe olarak algılanır, koyu tende aynı kırmızılık kırmızımsı bir kahverengiye dönüşür.
- İngilizcede «pink» önce bir çiçeğin adıydı ve renge 1680'lerden sonra aktarıldı; daha önce bu renk «ten rengi» anlamında bir sözcükle anılıyordu.
- Pembenin cinsiyet, hapishane ve farkındalık anlamları, rengin fiziğinden değil, onu seçen kurumların amaçlarından geldi; Baker-Miller pembesinin etkisi kontrollü bir deneyde tekrarlanamadı, pembe kurdele ise şeftali rengi bir kurdelenin ticari bir kampanyaya dönüşmesiyle doğdu.
Kısa cevap
Pembe, açık ve az doygun bir kırmızıdır; adını İngilizcede bir çiçekten almış, bundan önce ise «ten rengi» anlamına gelen bir sözcükle anılmıştır. Yirminci yüzyılda aynı renk, üç ayrı yolla üç ayrı anlama bağlandı: pazarlama onu kız çocuklarına ayırdı, 1970'lerin bir araştırması onu hücre duvarlarına sakinleştirici diye taşıdı, 1990'ların başında ise bir kurdele onu bir hastalığa karşı farkındalığın simgesi yaptı. Bu anlamların hiçbiri rengin fiziğinden gelmez; her biri, bir kurumun, bir araştırmanın ya da bir kampanyanın rengi belirli bir amaçla seçmesinin sonucudur.
Bilim — pembe neden ayrı bir renk sayılır?
Renk ölçümünün dilinde pembe, yüksek açıklıkta ve düşük kromada bir kırmızıdır. Bir kırmızıya beyaz eklendikçe renk açılır ve doygunluğu düşer; belirli bir noktadan sonra göz onu artık «açık kırmızı» değil, ayrı bir renk olarak, pembe olarak adlandırır. Pembe bu yüzden tayfta tek bir dalga boyuna karşılık gelmez; kırmızı ışığın yanına bol miktarda öbür dalga boylarının da karıştığı bir ışıktır.
Pembenin en tanıdık kaynaklarından biri insan tenidir. Tenin rengi büyük ölçüde iki maddenin, melanin ile kandaki hemoglobinin, ışığı nasıl soğurduğuyla belirlenir. Deri bilimcileri tendeki kırmızılığı, CIELAB'ın kırmızı–yeşil ekseni olan a ile, pigmentasyonu ise açıklık ekseni L ile ölçer. Takiwaki ve arkadaşlarının 2002'de yayımladığı çalışma, bu iki ölçünün iki maddeyle ilişkisini inceler ve yüz derisinin renginin, bol ve kolayca değişen kan akışından önemli ölçüde etkilendiğini vurgular.
Bu, gündelik bir ifadenin sınırını gösterir. «Pembe yanaklar» ifadesi, kan akışının açık bir tenin üzerinde pembe bir renk olarak görüneceğini varsayar. Bu serinin derslerinde kullandığımız ten örneklerinde en açık ton, #F1C7A9, CIELAB'da yaklaşık 83 açıklıkta ve 11 civarında bir a değerindedir; en koyu ton, #4A2C1D, yaklaşık 21 açıklıkta ve 12 civarında bir a değerindedir. İki tenin kırmızılığı benzerdir, ama pembe olarak algılanmak için gereken yüksek açıklık yalnız birinde vardır. Koyu bir tende aynı kan akışı, pembe değil, daha derin ve kırmızımsı bir kahverengi olarak görünür. Pembe, tenin bir özelliği değil, belirli bir açıklıktaki tenin bir görünüşüdür.
Tarih — pembe adını nereden aldı?
İngilizcedeki «pink» sözcüğü önce bir rengin değil bir bitkinin, karanfil ailesinden Dianthus'un adıydı. Etimoloji kaynaklarına göre bitkinin adı 1570'lerden, «pembe renkli» anlamındaki kullanım 1680'lerden, rengin kendisinin adı olarak kullanım ise 1733'ten belgelenir. Bundan önce İngilizcede bu renk için «ten rengi» anlamına gelen, Latince «et» sözcüğünden türemiş bir ad kullanılıyordu.
Bu küçük tarihsel ayrıntı, TK-18'in ele aldığı daha büyük bir sorunun eski bir izidir: bir rengi «ten rengi» diye adlandırmak, tek bir teni bütün insanların teni gibi sunmak demektir. TK-18, pembenin kız çocuklarının rengi olarak kodlanmasının sanıldığından daha yeni ve daha karmaşık olduğunu, ayrıca bir boya kaleminin adının bu yüzden nasıl değiştirildiğini anlatır; burada tekrar etmeyeceğiz.
Kültür — pembe ne anlama geldi?
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında pembeye iki yeni anlam daha yüklendi ve ikisi de bir amaçla seçilmişti.
İlki hapishanelerdendi. 1970'lerde yapılan bazı çalışmalar, belirli bir pembe tonun kaslardaki gücü azalttığını ve bu yoldan saldırgan davranışı yatıştırdığını ileri sürdü. Bu ton, Baker-Miller pembesi adıyla anıldı ve bazı gözaltı hücreleri bu renge boyandı.
Bu iddianın kanıtları ve neden tekrarlanamamış olabileceği RM-07'nin konusudur.
İkinci anlam bir kurdeleden geldi. Breast Cancer Action'ın yayımladığı tarihçeye göre 1990'ların başında, altmış sekiz yaşındaki Charlotte Haley kendi evinde şeftali rengi kurdeleler hazırlıyor ve bunları kanser önleme araştırmalarına daha fazla kaynak ayrılması çağrısını yapan kartlarla birlikte dağıtıyordu. Susan G. Komen vakfı 1991 sonbaharında New York'taki koşusunun bütün katılımcılarına pembe kurdeleler verdi. 1992'de Self dergisi, meme kanseri farkındalık ayı sayısı için bir kurdele kampanyası tasarladı ve Haley ile işbirliği yapmak istedi; Haley, dergiyi fazla ticari bularak reddetti. Derginin avukatları başka bir renk seçilmesini önerdi ve pembe seçildi.
Bugün — pembe nerede ve kaça?
Bugün pembe, üç eski anlamını birlikte taşır ve bu anlamlar birbirini zaman zaman zorlar. Bir oyuncak rafındaki pembe, TK-18'in anlattığı cinsiyet kodlamasını sürdürür. Bir hücre duvarındaki pembe, kanıtları tekrarlanamamış bir iddianın izini taşır. Ekim ayında bir ürün ambalajındaki pembe kurdele ise bir farkındalık çağrısıdır; ama aynı kurdele, onu ilk kez şeftali rengiyle dağıtan kadının kaçındığı ticarileşmenin de simgesidir. Breast Cancer Action'ın «Think Before You Pink», yani «Pembeye dönmeden önce düşün», adlı kampanyası bu gerilimi adıyla ortaya koyar.
Pembenin hikâyesi, bir rengin anlamının renkten değil, onu seçenlerin amacından ve onu yayan kurumların gücünden geldiğini gösterir. Aynı ton, bir kurum tarafından sakinleştirici, bir başkası tarafından kız çocuklarına özgü, bir üçüncüsü tarafından dayanışmanın simgesi olarak sunulabilir. Bu yüzden bir pembeyle karşılaştığımızda sorulacak soru «pembe ne anlama gelir?» değil, «bu pembeyi kim, neden seçti?» sorusudur.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Pembe hücreler saldırganlığı azaltır; bu kanıtlanmıştır."
Bu iddia 1970'lerin erken çalışmalarına dayanır; sonraki sıkı kontrollü bir deney özgün bulguları tekrarlayamamıştır ve uygulama bu nedenle sorgulanmaktadır.
Yaygın yanlış"Pembe yanaklar sağlıklı bir tenin evrensel işaretidir."
Pembe olarak algılanmak yüksek açıklık gerektirir; koyu bir tende aynı kan akışı pembe değil, daha derin ve kırmızımsı bir kahverengi olarak görünür. İfade, tek bir ten açıklığını varsayar.
Özet
- Pembe, yüksek açıklıkta ve düşük kromada bir kırmızıdır; tendeki pembelik hemoglobinden gelir ve ancak yüksek açıklıklı tenlerde pembe olarak algılanır, koyu tende aynı kırmızılık kırmızımsı bir kahverengiye dönüşür.
- İngilizcede «pink» önce bir çiçeğin adıydı ve renge 1680'lerden sonra aktarıldı; daha önce bu renk «ten rengi» anlamında bir sözcükle anılıyordu.
- Pembenin cinsiyet, hapishane ve farkındalık anlamları, rengin fiziğinden değil, onu seçen kurumların amaçlarından geldi; Baker-Miller pembesinin etkisi kontrollü bir deneyde tekrarlanamadı, pembe kurdele ise şeftali rengi bir kurdelenin ticari bir kampanyaya dönüşmesiyle doğdu.
Kendini sına
- (Kolay) İngilizcede «pink» sözcüğü önce neyin adıydı?
- (Kolay) Charlotte Haley'nin dağıttığı ilk kurdeleler hangi renkteydi?
- (Orta) Bu rengi bugün çevrende ilk nerede fark edeceksin ve artık neyi farklı göreceksin?
- (Orta) Tendeki pembelik neden her tende pembe olarak görünmez?
- (Zor) Baker-Miller pembesinin hapishanelerde kullanılmasına karşı Genschow ve arkadaşlarının deneyi ne gösterdi ve bu, bir rengin etkisi hakkındaki iddialar için ne öğretir?
- (Zor) Pembe kurdelenin tarihi, bir rengin anlamının nasıl oluştuğu hakkında ne söyler?
Cevaplar
- Karanfil ailesinden Dianthus bitkisinin adıydı («Tarih — pembe adını nereden aldı?»).
- Şeftali rengindeydi («Kültür — pembe ne anlama geldi?»).
- Okurdan okura değişen bir soru bu; dersin bakışıyla bir cevap şöyle kurulabilir: bir oyuncak rafında, bir ürünün üzerindeki kurdelede ya da bir yüzdeki pembelikte pembeyi fark ettiğinde, rafınkinin bir pazarlama kararı, kurdelenin bir kampanyanın ürünü, yüzdekinin ise yalnız belirli bir ten açıklığında pembe olarak görülen bir kan akışı olduğunu ayırt edebilir ve her seferinde bu pembeyi kimin, neden seçtiğini sorabilirsin («Bugün — pembe nerede ve kaça?»).
- Tendeki kırmızılık hemoglobinden gelir, ama pembe olarak algılanmak yüksek açıklık gerektirir; merdivenin iki ucundaki ten örneklerinin a* değerleri benzerdir, ama yalnız açık olanın açıklığı yüksektir ve koyu tende aynı kan akışı kırmızımsı bir kahverengi olarak görünür («Bilim — pembe neden ayrı bir renk sayılır?»).
- Sıkı biçimde standartlaştırılmış ve kontrollü bir deneyde özgün bulgular tekrarlanamadı. Bir rengin davranış üzerindeki etkisine dair erken ve çarpıcı bir iddia, kontrollü tekrarlarla sınanmadan uygulamaya geçirildiğinde yanlış bir kanıya dayanabilir («Kültür — pembe ne anlama geldi?»).
- Rengin anlamı fizikten değil seçimden gelir: şeftali rengi bir kurdeleyle başlayan bir farkındalık girişimi, bir derginin ve bir kozmetik şirketinin kampanyasında hukuki bir nedenle pembeye dönüştü ve bu seçim, rengin bugünkü anlamını belirledi («Kültür — pembe ne anlama geldi?», «Bugün — pembe nerede ve kaça?»).
Kaynaklar
- Takiwaki, H. ve ark., «Graphic analysis of the relationship between skin colour change and variations in the amounts of melanin and haemoglobin», Skin Research and Technology, 8(2), 2002, s. 78–83.
- Online Etymology Dictionary, «pink».
- Genschow, O., Noll, T., Wänke, M. ve Gersbach, R., «Does Baker-Miller pink reduce aggression in prison detention cells? A critical empirical examination», Psychology, Crime & Law, 21(5), s. 482–489.
- Breast Cancer Action, «History of the Pink Ribbon».
Sonraki adım
RM-02 renk ile ruh hâli arasındaki popüler bir inancı inceliyor: duvarları mavi bir odanın insanı sakinleştirdiği, kırmızı bir odanın gerdiği fikrinin arkasındaki uyarılma çalışmalarının ne kadar küçük ve tutarsız etkiler bulduğunu, ışığın ve kişisel tercihin neden daha belirleyici olabileceğini ele alıyor. RM-04 ise yiyeceklerle ilgili bir inanca bakıyor: kırmızı ile sarının iştah açtığı iddiasını, fast food logolarının hikâyesini ve bir rengin dikkati çekmesi ile iştahı gerçekten artırması arasındaki farkı soruyor.