Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Renk, dikkati kuşkusuz yönlendiren özelliklerdendir; bir hedef, çeldiricilerden farkı arttıkça ve çeldiriciler birbirine benzedikçe daha çok öne çıkar.
- Doğal sahnelerin renkli görüntüleri siyah-beyaz olanlardan yüzde beş ile on daha iyi tanınır, ama bu avantaj yanlış renklendirilmiş sahnelerde kaybolur.
- Metnin tamamını işaretlemek ayırıcı farkı sıfırlar; işaretleme zaten öğrenme tekniği olarak düşük yararlı bulunmuştur.
Kısa cevap
Renk, görsel sistemin dikkati bir hedefe yöneltmek için kullandığı en güvenilir özelliklerden biridir: çevresinden renkçe ayrılan bir öğe, aramaya gerek kalmadan göze çarpar. Aynı zamanda renk, gördüğümüz sahnenin hafızaya kaydedilen bilgisinin bir parçasıdır; doğal renklerindeki fotoğraflar siyah-beyaz olanlardan biraz daha iyi hatırlanır. İki etkinin de bir koşulu var: dikkat için rengin çevresinden farklı olması, hafıza için ise rengin beklenen renge uyması gerekir, bu yüzden her satırı sarıya boyanmış bir sayfada renk hiçbir satırı ayırmaz.
Aramanın rehberi
Bir masanın üstünde kırmızı bir kalemi aradığınızı düşünün. Gözünüz masadaki her nesneye tek tek uğramaz; kırmızı olan yerlere yönelir. Görsel arama araştırmaları, bu yönelimin rastgele olmadığını, belirli özelliklerin dikkati hedefe doğru yönlendirdiğini gösterir.
Jeremy Wolfe ve Todd Horowitz, 2017'deki derlemelerinde aramayı yönlendiren beş etkeni sıralar: aşağıdan yukarı öne çıkma, aranan özelliğe göre yukarıdan aşağı yönlendirme, sahnenin yapısı ve anlamı, aramanın geçmişi ve hedeflerle çeldiricilerin göreli değeri. Bu çerçevede renk, dikkati "kuşkusuz" yönlendiren özellikler listesinde yer alır. Aynı derlemenin öne çıkma için verdiği kural da açıktır: bir hedefin öne çıkması, çeldiricilerden farkı arttıkça ve çeldiriciler birbirine benzedikçe artar.
Bu kural iki yarıdan oluşur ve ikincisi sık unutulur. Tek bir kırmızı kalem, yeşil kalemlerin arasında kolayca bulunur. Aynı kırmızı kalem, turuncu, pembe ve bordo kalemlerle dolu bir kutuda bulunmaz, çünkü hem hedefe benzeyen hem de birbirinden farklı çeldiriciler arasında kaybolur. GT-03'te arayüz tasarımı için aynı ilkeye bakılmıştı; burada önemli olan, ilkenin bir tasarım kuralı değil, görsel sistemin işleyişine dair bir bulgu olmasıdır.
Ön dikkat ve "öne fırlama"
Bir hedefin çevresinden renkçe farklı olduğu en temiz durumda, çeldiricilerin sayısı artsa bile hedefi bulma süresi neredeyse değişmez. Buna "öne fırlama" (pop-out) denir: hedef, dikkatin tek tek öğeleri taramasına gerek kalmadan, görsel alanın tamamında paralel işlenen bir farkla belirir. Treisman ve Gelade'nin özellik bütünleştirme kuramı ve bu kuramın tasarımdaki kullanımı DT-12'de anlatılmıştı.
Öne fırlamanın sınırı da aynı yerde görülür. Hedefi tek bir özellik değil, iki özelliğin birleşimi tanımlıyorsa, örneğin "yatay olan kırmızı çizgi" aranıyorsa ve çeldiriciler arasında hem kırmızı dikeyler hem yeşil yataylar varsa, arama yavaşlar ve çeldirici sayısıyla uzar. Renk dikkati güçlü biçimde yönlendirir, ama yalnız aradığımız şeyi tek başına tanımladığı ölçüde.
Renkli sahneler hafızada
Rengin ikinci işi hafızadadır. Felix Wichmann, Lindsay Sharpe ve Karl Gegenfurtner 2002'de bir tanıma deneyi yaptı. Katılımcılara doğal sahnelerin fotoğraflarını kısa süre gösterip sonra eski fotoğrafları yenilerinin arasından seçmelerini istediler. Renkli fotoğraflar, gösterim süresinden bağımsız olarak, siyah-beyaz olanlardan yüzde beş ile on arasında daha iyi tanındı.
Deneyin en öğretici kısmı sonraki adımlardır. Fotoğraf renkli gösterilip siyah-beyaz sorulduğunda, ya da tersi yapıldığında, başarı düştü. Buradan yazarlar rengin yalnız dikkati çekmekle kalmadığını, sahnenin hafızadaki temsilinin bir parçası olduğunu çıkardılar. Ek deneyler, renkli görüntülerin avantajının yalnız dikkat ya da öne çıkma farkından kaynaklanmadığını gösterdi. Son olarak doğal sahneler gerçekte sahip olmadıkları yanlış renklerle gösterildiğinde, renkli görüntünün hafıza avantajı ortadan kalktı.
Yani renk hafızaya "ne kadar parlak olursa o kadar iyi" diye girmez. Beklenen yerde, beklenen renkte olduğunda sahneyi tanımaya yardım eder; beklenmedik bir renk ise bu yardımı ortadan kaldırır.
Kartın sorusu: fosforlu kalem
Soruya önce dikkat tarafından bakalım. İşaretlemenin gücü, öne çıkma kuralının iki yarısından gelir: işaretli satır sayfanın geri kalanından farklıdır ve işaretsiz satırlar birbirine benzer. Sayfanın tamamı işaretlenince işaretli satırın "çeldiricileri" de işaretlidir; aradaki fark sıfıra iner. Renk artık hiçbir satırı öbürlerinden ayırmaz, yalnız sayfanın zeminini değiştirmiş olur.
Hafıza tarafında da tablo iç açıcı değildir. John Dunlosky ve arkadaşları 2013'te yaygın on öğrenme tekniğini değerlendirdi. İşaretleme ya da altını çizme, özetleme ve yeniden okumayla birlikte "düşük yararlı" teknikler arasında yer aldı: öğrencilerin çoğu bu tekniklere güvendiğini bildirse de bunlar başarıyı tutarlı biçimde artırmıyordu. Aynı değerlendirmede kendini sınama ve öğrenmeyi zamana yayma yüksek yararlı bulundu.
İki bulgu aynı yöne bakar. Renk, bir şeyi öbürlerinden ayırdığı ölçüde işe yarar. Her şeyi ayırmaya çalışan renk hiçbir şeyi ayırmaz; ve ayırmak bile öğrenmenin kendisi değildir, yalnız neyin önemli olduğuna karar verildiğini gösterir.
Örnek — sayfada sarı, kalabalıkta ten
Sayısal bir örnekle başlayalım. Beyaz bir sayfa (FFFFFF) üzerine koyu gri metin (222222) ve fosforlu sarı bir işaret (FFF59D, temsili bir değer) düşünelim. İşaretli satırın zemini sayfadan ΔE00 cinsinden yirmi iki buçuk birim farklıdır; bu, göze kolayca çarpan bir farktır. Okunabilirlik ise neredeyse değişmez: metnin kontrast oranı beyaz zeminde 15,9:1, sarı zeminde 14,2:1'dir. İşaret, metni okunmaz yapmadan ayırır. Sayfanın tamamı sarıya boyandığında ise her satırın komşusuyla farkı sıfırdır; yirmi iki buçuk birimlik ayırıcı güç kaybolur.
| Durum | İşaretli satırın komşusuyla ΔE00 farkı | Metin kontrastı |
|---|---|---|
| Tek satır işaretli | 22,5 | 14,2:1 |
| Hiçbir satır işaretli değil | 0 | 15,9:1 |
| Bütün satırlar işaretli | 0 | 14,2:1 |
Aynı kural insanlara bakarken de işler ve burada sonuçları ağırdır. Sosyal psikologlar Taylor, Fiske, Etcoff ve Ruderman 1978'de, karışık ırklı ya da karışık cinsiyetli küçük grupların konuşmalarını izleyen katılımcılarla üç çalışma yaptı. Katılımcıların kişileri ırka ve cinsiyete göre kodladığını, grup içi farkları küçültüp gruplar arası farkları büyüttüğünü ve bir alt grup ne kadar küçükse, o gruptaki kişilere atfedilen özelliklerin o kadar abartıldığını buldular.
Bu çalışma yalnız ten rengini değil, ırk ve cinsiyet kategorilerini inceler ve kategoriler görünüşten fazlasını taşır. Ama görsel dikkatin kuralıyla örtüşen bir örüntü gösterir: bir kalabalıkta tek farklı olan kişi, tek işaretli satır gibi öne çıkar ve bu öne çıkma, onun hakkında yapılan yargıları büyütebilir. Rengin dikkati yönlendirme gücü, yalnız sayfada ve ekranda değil, insanlara bakarken de çalışır.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Renkli not almak her durumda daha iyi hatırlamayı sağlar."
Renkli görüntülerin hafıza avantajı doğal sahnelerde ve beklenen renklerde, yüzde beş ile on arasında ölçülmüştür; işaretleme ise öğrenme tekniği olarak düşük yararlı bulunmuştur. Renk, ayırdığı ve doğru yerde durduğu ölçüde yardımcı olur.
Özet
- Renk, dikkati kuşkusuz yönlendiren özelliklerdendir; bir hedef, çeldiricilerden farkı arttıkça ve çeldiriciler birbirine benzedikçe daha çok öne çıkar.
- Doğal sahnelerin renkli görüntüleri siyah-beyaz olanlardan yüzde beş ile on daha iyi tanınır, ama bu avantaj yanlış renklendirilmiş sahnelerde kaybolur.
- Metnin tamamını işaretlemek ayırıcı farkı sıfırlar; işaretleme zaten öğrenme tekniği olarak düşük yararlı bulunmuştur.
Kendini sına
- (Kolay) Wolfe ve Horowitz'e göre bir hedefin öne çıkması hangi iki koşulla artar?
- (Kolay) Wichmann ve arkadaşlarının deneyinde renkli fotoğraflar siyah-beyazlara göre ne kadar daha iyi tanındı?
- (Orta) Bir metnin tamamını fosforlu kalemle işaretlemek neden işe yaramaz?
- (Orta) Yanlış renklendirilmiş doğal sahnelerde hafıza avantajının kaybolması, rengin hafızadaki rolü hakkında ne söyler?
- (Zor) Kırmızı kalem neden yeşil kalemlerin arasında kolay, turuncu ve bordo kalemlerin arasında zor bulunur?
- (Zor) Taylor ve arkadaşlarının bulgusu, görsel aramadaki öne çıkma kuralıyla nasıl ilişkilidir ve bu benzetmenin sınırı nedir?
Cevaplar
- Hedefin çeldiricilerden farkı arttıkça ve çeldiriciler birbirine benzedikçe («Aramanın rehberi»).
- Gösterim süresinden bağımsız olarak yüzde beş ile on arasında («Renkli sahneler hafızada»).
- İşaretlemenin ayırıcı gücü, işaretli bölümün geri kalandan farklı ve geri kalanın kendi içinde benzer olmasından gelir; sayfanın tamamı işaretlenince her satırın komşusuyla farkı sıfırlanır ve renk hiçbir şeyi ayırmaz. Üstelik işaretleme, öğrenme tekniği olarak zaten düşük yararlı bulunmuştur («Kartın sorusu: fosforlu kalem»).
- Renk, sahnenin hafızadaki temsilinin bir parçasıdır ve yardımı, görüntünün nesnelerin bilinen renkleriyle örtüşmesine bağlıdır; renk yalnız bir parlaklık ya da dikkat artışı olarak çalışmaz («Renkli sahneler hafızada»).
- Yeşillerin arasında hedef çeldiricilerden çok farklıdır ve çeldiriciler birbirine benzer; turuncu, pembe ve bordo kalemler hem hedefe benzer hem de birbirinden farklıdır, bu yüzden hedef öne çıkmaz («Aramanın rehberi»).
- Bir kalabalıkta tek farklı kişi, tek işaretli satır gibi öne çıkar; çalışma, alt grup küçüldükçe o gruptaki kişilere atfedilen özelliklerin abartıldığını gösterir. Sınırı, çalışmanın görsel bir özelliği değil ırk ve cinsiyet kategorilerini incelemesidir; kategoriler görünüşten fazlasını taşır («Örnek — sayfada sarı, kalabalıkta ten»).
Kaynaklar
- Wolfe, J. M. ve Horowitz, T. S., «Five factors that guide attention in visual search», Nature Human Behaviour, 1, 0058, 2017.
- Wichmann, F. A., Sharpe, L. T. ve Gegenfurtner, K. R., «The contributions of color to recognition memory for natural scenes», Journal of Experimental Psychology: Learning, Memory, and Cognition, 28(3), 2002, s. 509–520.
- Dunlosky, J., Rawson, K. A., Marsh, E. J., Nathan, M. J. ve Willingham, D. T., «Improving Students' Learning With Effective Learning Techniques», Psychological Science in the Public Interest, 14(1), 2013, s. 4–58.
- Taylor, S. E., Fiske, S. T., Etcoff, N. L. ve Ruderman, A. J., «Categorical and contextual bases of person memory and stereotyping», Journal of Personality and Social Psychology, 36(7), 1978, s. 778–793.
- Treisman, A. M. ve Gelade, G., «A feature-integration theory of attention», Cognitive Psychology, 12(1), 1980, s. 97–136.
Sonraki adım
Renk dikkati yönlendirir ve hafızaya girer; peki davranışı, örneğin bir yarışmanın sonucunu değiştirebilir mi? PS-05 bu iddiayı sınar: kırmızı formalı sporcuların daha sık kazandığını, kırmızıya bakan öğrencilerin sınavda daha kötü yaptığını öne süren çalışmaları ve bu sonuçları yeniden üretme girişimlerini. Orada soru, tek bir etkileyici çalışmanın neden yeterli kanıt sayılmadığıdır. Arayüzde durum renklerinin nasıl kullanıldığı için UX-02'ye bak.