İçeriğe geç

Ders EC-02 · Renk Ekonomisi

İndigo: bir boyanın sömürge ekonomisi

TarihTarihsel kaynaklara dayanır

İleri · 1.814 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma · seslendirme 13 dk

Bu dersin sonunda: indigo üretiminin sömürge ekonomisi, zorla üretim ve sentetik ikame ile dönüşümünü analiz eder.

Önerilen ön ders: TK-06 Mavi altın: indigonun hikâyesi

  • plantasyon
  • teşvik primi
  • avans sistemi
  • indigo ayaklanması
  • sentetik indigo
  • doğallık savunusu
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. İndigo 18. yüzyılda Güney Carolina'da büyük ölçüde köleleştirilmiş insanların emeğiyle, İngiliz devletinin primiyle ve ucuz kumaş üreticilerinin talebiyle büyüdü; bağımsızlıktan sonra primi ve pazarını kaybedince çöktü.
  2. Bengal'de üretim, çiftçileri indigo ekmeye bağlayan bir avans düzenine dayanıyordu; sömürge belgeleri bu düzenin zorlamayla işlediği yönündeki şikâyetleri kaydetti ve 1859–60'ta çiftçiler toplu direnişe geçti.
  3. 1897'de piyasaya çıkan daha ucuz ve daha saf sentetik indigo, plantasyonlara dayanan üretim düzenini sarstı; planterlerin "doğal" savunusu, ölçüldüğünde küçük bir renk farkına dayanıyordu.

Kısa cevap

Avrupa'nın sanayileşen tekstil üretimine mavi sağlayan indigo, on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda iki ayrı sömürge düzeninde üretildi: Güney Carolina'da büyük ölçüde köleleştirilmiş insanların emeğiyle, Bengal'de ise indigo ekmeye zorlanan ve 1859–60'ta toplu direnişe geçen çiftçilerin emeğiyle. Bu ekonomiyi asıl sarsan, 1897'de piyasaya çıkan sentetik indigo oldu; daha ucuz ve daha saf bir ikame, doğal indigonun pazarını daralttı ve plantasyonlara dayanan bir bölge ekonomisinin temelini çekti.

Bir boyanın bedelini kim ödedi?

İndigonun kimyası ve kültür tarihi TK-06'da anlatıldı: bitkinin yaprağından fermantasyonla elde edilen, suda çözünmeyen mavi. Bu ders, bu mavinin üretildiği ekonomik ve toplumsal düzene bakar. Renk tekellerini ve onları yıkan ikameleri EC-01 ele aldı; indigonun hikâyesi aynı ikamenin bu kez bir tekeli değil, bütün bir sömürge üretim düzenini nasıl sarstığını gösterir.

Bu hikâyenin merkezinde, rengi üreten ama ondan en az payı alan insanlar vardır. Bu yüzden ders, olabildiğince o dönemin belgelerine ve bu belgeleri inceleyen tarihçilere dayanır ve olayları, onları yaşayanların deneyimini küçültmeden anlatmaya çalışır.

Güney Carolina: pirinçten indigoya

Güney Carolina'da indigo, 1740'larda yeniden deneme konusu oldu. South Carolina Encyclopedia'nın aktardığına göre King George Savaşı (1739–1748), sigorta ve taşıma masraflarını artırarak koloninin başlıca ihraç ürünü pirincin ticaretini sarstı ve İngiltere'nin Fransız Batı Hint Adaları'ndan gelen indigo kaynağını kesti.

Kolonide indigo, mevcut plantasyon düzenine uydurularak büyüdü.

Bu kaydın bir ayrıntısı özellikle önemlidir: indigonun boyaya dönüştürülmesi, fermantasyonu ve çökeltmeyi doğru zamanda yapmayı gerektiren bir ustalıktı ve bu ustalık, "indigo köleleri" diye anılan insanların bilgisindeydi. Bir yılın ürünü onların becerisine bağlıydı; ama bu bilginin karşılığı onlara değil, onları mülk olarak tutanlara gidiyordu.

Ekonomi tarihçisi R. C. Nash, bu yükselişi daha geniş bir Atlantik çerçevesinde okur.

Bengal: avans ve zorlama

Güney Carolina'nın bıraktığı pazarı, 19. yüzyılda büyük ölçüde Bengal'deki Avrupalı plantasyon sahiplerinin, yani indigo planterlerinin işlettiği fabrikalar doldurdu. Burada üretim, Carolina'daki gibi köle emeğine değil, kendi toprağını işleyen çiftçilere, riyotlara, ektirilen indigoya dayanıyordu. Bu düzen, bir kredi ilişkisiyle kuruluyordu.

Bu düzenin gerçekte nasıl işlediği, sömürge yönetiminin kendi belgelerinde tartışıldı. İngiliz Parlamentosu'na 1861'de sunulan ve Bengal Indigo Komisyonu'nun raporunu ve ona yol açan yazışmaları içeren belge dizisi, 1854 tarihli bir yargıç notuyla açılır.

Belge, aynı düzen hakkında sömürge yönetiminin içinde bile keskin biçimde ayrışan görüşler bulunduğunu gösterir: bir yargıç zorlamayı düzenin özü sayarken, bir üst yetkili sorunu yasanın uygulanmasında görür. Tarihçi için değerli olan, bu tartışmanın ve çiftçilerin şikâyetlerinin resmî kayda geçmiş olmasıdır. Çiftçilerin kendi sesleri bu belgelere çoğu zaman başkalarının aktarımıyla girer; bu yüzden onları okurken kimin konuştuğunu ve kimin adına konuşulduğunu sormak gerekir.

1859–60 indigo ayaklanması

Zorlamaya karşı direniş, 1859–60'ta Bengal'in indigo bölgelerinde geniş bir hareket hâline geldi: çiftçiler indigo ekmeyi ve avans almayı toplu olarak reddetti. Tarihçi Blair Kling, bu olayları "The Blue Mutiny" (Mavi İsyan) adlı kitabında ayrıntılı olarak inceler.

Direniş edebiyata da yansıdı. Dinabandhu Mitra'nın Bengalce oyunu "Nil Darpan", yani "İndigo Aynası", planterlerin çiftçilere uyguladığı baskıyı sahneye taşıdı; oyunun İngilizce çevirisi 1861'de Kalküta'da, "yerli biri tarafından Bengalceden çevrildi" notuyla basıldı. Bir boyanın ekonomisi, bir tiyatro metninin konusu olmuştu.

Sentetik indigo: bir bölge ekonomisinin sarsılması

Bengal'deki indigo plantasyonları, ayaklanmadan sonra da 19. yüzyılın sonuna kadar sürdü. Onları asıl sarsan, bir ayaklanma değil, bir laboratuvar oldu.

Kartın sorusuna artık cevap verebiliriz. Sentetik bir ikame bir bölge ekonomisini nasıl çökertebilir? Bir bölgenin ekonomisi tek bir ürüne ve o ürünün pahalı, emek yoğun üretimine kurulmuşsa, aynı ürünü daha ucuza ve daha tutarlı kalitede üreten bir fabrika, o bölgenin bütün üretim düzenini gereksiz kılar. Fabrika ne toprağa, ne iklime, ne mevsime, ne de çok sayıda insanın emeğine bağlıdır; fiyatı düşürdükçe, plantasyonun maliyetini karşılayamadığı bir düzeye iner. Toprak, emek, kredi ve ticaret ilişkileri bir ürün etrafında örüldüğü için, ürünün pazarı daraldığında hepsi birlikte çözülür. EC-01'deki ikame mantığı burada bir tekeli değil, bir bölgenin geçim düzenini hedef alır.

Plantasyon sahiplerinin savunusu: "doğal" olan

Plantasyon sahipleri bu rekabete yalnız laboratuvarla değil, bir söylemle de karşılık verdi.

Bu savunuya ironik bir not düşmek gerekir: "doğal" diye yüceltilen ürün, bu dersin önceki bölümlerinde anlatılan zorlama düzeninin ürünüydü. Doğallık, üretimin toplumsal koşulları hakkında hiçbir şey söylemez.

Örnek — "doğal" mavi ne kadar farklı?

Planterlerin "doğal indigo daha üstündür" iddiası renk bakımından ölçülebilir mi? Kawahito ve Yasukawa, Japonya'da Tokushima bölgesinde fermantasyonla hazırlanan geleneksel Awa doğal indigosuyla ve iki farklı yöntemle indirgenmiş sentetik indigoyla, benzer koyulukta boyanmış pamuklu kumaşları ölçtü. Doğal indigoyla boyanan kumaşın CIELAB kroması 16,90, b* değeri −16,65; sentetik indigoyla boyananların kroması 15,40 ve 14,83 çıktı. Yani doğal indigo biraz daha doygun ve biraz daha maviydi.

Bu farkın büyüklüğünü görmek için, iki kumaşın açıklığının aynı olduğunu ve kırmızı–yeşil ekseninde küçük bir mavi-yeşil yönde durduğunu varsayarak, ölçülen kroma ve b değerlerinden iki rengi kurduk; açıklık ve a işareti bizim varsayımımızdır. Bu varsayımla doğal ve sentetik kumaş arasındaki CIE 2000 renk farkı yaklaşık 2,9 çıkar: yan yana konduğunda dikkatli bir gözün görebileceği, ama ayrı ayrı bakıldığında kolayca fark edilmeyecek bir fark.

Dört ten örneğimizle karşılaştırınca bu fark daha da küçülür. Açıklığı 35 varsaydığımızda, doğal indigonun dört tenle renk farkı 51,5, 42,2, 34,6 ve 29,2; sentetik indigonun 50,4, 40,7, 33,0 ve 27,0 çıkar. Bir kumaşın bir tenin yanında ne kadar ayrıştığı, doğal ya da sentetik oluşundan çok, tenin kendi açıklığına bağlıdır: en büyük fark en açık tende, en küçüğü en koyu tendedir ve doğal ile sentetik arasındaki fark her tende yalnız 1 ile 2 birim arasındadır. Doğal indigonun ölçülebilir bir renk farkı vardır; ama bu fark, bir bölge ekonomisini ayakta tutacak kadar büyük değildi.

Sık yapılan yanlış

Yaygın yanlış"Sentetik indigo doğal indigodan daha düşük kaliteliydi, bu yüzden plantasyonlar bir süre ayakta kalabildi."
Doğrusu

Sentetik indigo kimyasal olarak aynı boyarmaddedir ve Kumar'ın aktardığı gibi daha ucuz ve daha saf olarak pazara çıktı. Doğal indigonun ölçülebilir renk farkları küçüktür; plantasyon sahiplerinin "doğal" savunusu, rekabeti bir kalite sorunundan çok bir değer yargısı üzerinden kazanmaya çalışıyordu.

Özet

  1. İndigo 18. yüzyılda Güney Carolina'da büyük ölçüde köleleştirilmiş insanların emeğiyle, İngiliz devletinin primiyle ve ucuz kumaş üreticilerinin talebiyle büyüdü; bağımsızlıktan sonra primi ve pazarını kaybedince çöktü.
  2. Bengal'de üretim, çiftçileri indigo ekmeye bağlayan bir avans düzenine dayanıyordu; sömürge belgeleri bu düzenin zorlamayla işlediği yönündeki şikâyetleri kaydetti ve 1859–60'ta çiftçiler toplu direnişe geçti.
  3. 1897'de piyasaya çıkan daha ucuz ve daha saf sentetik indigo, plantasyonlara dayanan üretim düzenini sarstı; planterlerin "doğal" savunusu, ölçüldüğünde küçük bir renk farkına dayanıyordu.

Kendini sına

  1. (Kolay) Güney Carolina'da indigo üretimini kim yapıyordu?
  2. (Kolay) Avans sistemi nasıl işliyordu?
  3. (Orta) Sentetik bir ikame bir bölge ekonomisini nasıl çökertebilir?
  4. (Orta) 1861 Parlamento belgesinde indigo düzeni hakkında hangi iki farklı görüş yer alır?
  5. (Zor) Nash'e göre Güney Carolina indigosunun yükselişi neden bir tekelle açıklanamaz?
  6. (Zor) Örnekteki hesap, planterlerin "doğal indigo üstündür" savunusu hakkında ne söyler ve hangi varsayımlara dayanır?

Cevaplar

  1. Üretimin büyük bölümünü köleleştirilmiş insanlar yapıyordu: tarla işçileri ekim, çapalama ve hasadı, "indigo köleleri" denen usta işçiler ise bitkinin boyaya dönüştürülmesini üstleniyordu («Güney Carolina: pirinçten indigoya»).
  2. Plantasyon sahibi çiftçiye önceden para vererek belirli bir toprağa indigo ekme ve ürünü belirlenen fiyattan teslim etme sözü alıyordu; borç ilişkisi, çiftçinin başka ürün ekme özgürlüğünü kısıtlayabiliyordu («Bengal: avans ve zorlama»).
  3. Bir bölgenin ekonomisi tek bir ürünün pahalı ve emek yoğun üretimine kurulmuşsa, aynı ürünü daha ucuza ve tutarlı kalitede üreten bir fabrika, o üretim düzenini gereksiz kılar. Toprak, emek, kredi ve ticaret ilişkileri o ürün etrafında örüldüğü için, pazar daraldığında hepsi birlikte çözülür; sentetik indigo 1897'den sonra doğal indigo plantasyonlarına bunu yaptı («Sentetik indigo: bir bölge ekonomisinin sarsılması»).
  4. Yargıç Sconce'un notu, düzenin baştan sona zorlamayla ve haksız işlemlerle ayakta durduğu izlenimini kaydeder; Halliday ise şikâyetler doğru olsa bile sorunun indigo ekiminin kendisinde değil, yasaların ve mahkemelerin yetersizliğinde olduğunu savunur («Bengal: avans ve zorlama»).
  5. Çünkü Nash'e göre İngiliz pazarında böyle bir tekel hiç var olmadı; yükseliş, pirinçteki durgunluğun plantasyon düzenini yeniden biçimlendirmeye zorlaması ve ucuz kumaş üreticilerinin ucuz boyaya talebiyle açıklanır («Güney Carolina: pirinçten indigoya»).
  6. Ölçülen kroma farkından kurulan iki renk arasındaki renk farkı yaklaşık 2,9'dur ve her tenle kontrast farkı yalnız 1–2 birimdir; doğal indigonun ölçülebilir ama küçük bir renk üstünlüğü vardır. Hesap, iki kumaşın açıklığının aynı olduğu ve a değerinin mavi-yeşil yönde olduğu varsayımlarına dayanır; ölçülen değerler yalnız kroma ve b'dır («Örnek — "doğal" mavi ne kadar farklı?»).

Kaynaklar

  • Jelatis, V., «Indigo», South Carolina Encyclopedia, University of South Carolina.
  • Nash, R. C., «South Carolina indigo, European textiles, and the British Atlantic economy in the eighteenth century», The Economic History Review, 63(2), 2010, s. 362–392.
  • «East India (Indigo Commission)», Return to an Address of the Honourable the House of Commons, 15 Şubat 1861.
  • Kling, B. B., The Blue Mutiny, University of Pennsylvania Press, 1966.
  • Kumar, P., «Plantation science: improving natural indigo in colonial India, 1860–1913», The British Journal for the History of Science, 40(4), 2007, s. 537–565.
  • Kumar, P., «Plantation Indigo and Synthetic Indigo: European Planters and the Redefinition of a Colonial Commodity», Comparative Studies in Society and History, 58(2), 2016, s. 407–431.
  • Kawahito, M. ve Yasukawa, R., «Characteristics of Color Produced by Awa Natural Indigo and Synthetic Indigo», Materials, 2(2), 2009, s. 661–673.

Sonraki adım

Sentetik indigoyu pazara süren iki firma Alman'dı; sentetik boyanın ilk kez İngiltere'de bulunmasına karşın. EC-03 bu dönüşümü ele alır: İngiltere'de başlayıp Almanya'da büyüyen sentetik boya sanayisini, üniversite ile sanayi arasındaki işbirliğini, Ar-Ge laboratuvarlarının doğuşunu, boya şirketlerinin ilaç ve kimya devlerine dönüşmesini ve kartelleri; İngiltere'nin sentetik boyayı icat ettiği hâlde sanayide liderliği neden kaybettiğini sorar. İndigonun kimyası ve kültürü için TK-06'ya bak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • Açılış: bir indigo kalıbı ve bir terazi; kefelerden birinde "emek", öbüründe "fiyat" yazar.
  • Güney Carolina: bir harita, pirinç ve indigo tarlaları; üç basamaklı fermantasyon küvetleri şeması; ihracat rakamları bir zaman çizgisinde.
  • Bengal: bir avans senedi şeması; beegah ve rupi birimleri; 1861 belgesinin kapak sayfasının metni.
  • Ayaklanma: tarlalarda ekilmemiş toprak; "Nil Darpan" adının Bengalce ve İngilizce yazılışı.
  • Sentetik indigo: bir fabrika ve bir tarla yan yana; fiyat çubuğu fabrikadan yana eğilir.
  • Örnek: doğal ve sentetik indigo yamaları yan yana; dört ten yaması ve renk farkı değerleri.
  • Kapanış: bir Alman kimya laboratuvarı silueti ve EC-03'e geçiş.

Görsel notları

  • Köleleştirilmiş insanları ve Bengalli çiftçileri acı çeken figürler olarak değil, bilgi ve emek sahibi özneler olarak göster; şiddet sahnesi canlandırma.
  • Dönemin kişilerini yüzleriyle canlandırma; belgeleri kendi metinleriyle göster.
  • Örnekteki renk hesabının varsayıma dayandığını ekranda yaz; dört ten yamasını tek sırada ve aynı ölçekte diz.